Verem

Verem (Tüberküloz) başta akciğer olmak üzere bütün organları etkileyebilen ve insandan insana bulaşabilen bir enfeksiyon hastalığıdır. Enfeksiyon kaynaklı olduğu için antibiyotik kullanımı tedavinin önemli bir parçasıdır.

Verem (Tüberküloz) Hastalığı Nedir?

İnce hastalık veya verem olarak da bilinen tüberküloz hastalığı, genellikle mycobacterium tuberculosis adlı bir bakterinin neden olduğu; başta akciğer olmak üzere tüm organları etkileyebilen, insandan insana bulaşabilen ve tedavi edilmezse ölümle sonuçlanabilen bir enfeksiyon hastalığıdır.

Verem hastalığı olanların öksürdüğü veya hapşırdığı havada çokça bulunan bakterilerin, sağlıklı olan bireyler tarafından hava yoluyla alınmasıyla bulaşma gerçekleşir. Bulaşma ve hastalık gelişimi, havada bulunan bakteri yoğunluğundan, ortamın havalanmasından, sağlıklı bireylerin bağışıklık durumundan etkilenir. Verem bakterisi, HIV enfeksiyonu olanlarda, 5 yaş altı çocuklarda, kronik hastalığı olan kişilerde, sigara içenlerde, ilaç veya alkol bağımlılarında, bağışıklığın düşmesine neden olabilecek bir nedene sahip olanlarda (AIDS, kanser, kemoterapi ilaçları gibi bağışıklığı düşüren ilaçlar) daha kolay hastalık yapmaktadır.

Verem olgularının büyük bölümü Çin, Hindistan, Güneydoğu Asya ülkeleri, Batı Pasifik ülkeleri ve Afrika ülkelerinden bildirilmektedir. Hastalık ülkemizde de yaygın olarak görülmektedir.

Verem, vücutta tutulan alana göre Akciğer veremi ve Akciğer dışı verem olarak değerlendirilir. Akciğer dışı verem akciğer zarlarını, lenf nodlarını, kemikleri, üreme ve boşaltım sistemini, beyin zarını, kalp zarını, karın zarını, kanı ve mide-bağırsak sistemini tutabilir.;

Verem hastalığında Primer enfeksiyon dönemi ve Reenfeksiyon dönemi olmak üzere iki ayrı dönem bulunmaktadır.

Primer enfeksiyon dönemi bakteriyle ilk kez karşılaşma sonrası gelişen hastalık dönemini,

Reenfeksiyon dönemi ise primer enfeksiyonun iyileşmesinden yıllar sonra tekrar ortaya çıkan hastalık dönemini ifade eder.

Verem (Tüberküloz) Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Verem hastalığı belirtileri genellikle sinsi başlar ve yavaş ilerler. Bu belirtilerin bazıları akciğerlerle ilgili iken bazıları ise başka hastalıklarda da görülebilen genel belirtilerdir.

Öksürük, verem hastalığında en sık bilinen belirtilerden biridir. Verem hastalarında öksürük genelde 2-3 haftadan uzun süren, az şiddetli, kesik kesik, daha ziyade kuru ancak bazen de az balgamla veya kan tükürme ile birlikte olmaktadır.

Akciğerlerdeki enfeksiyonun ağrı duyusuna hassas akciğer zarlarını da içine alması veya sık sık öksürmeden dolayı göğüs ağrısı görülebilir.

Genel belirtilerde ise diğer bulaşıcı hastalıklarda, bazı kas ve iskelet sistemi hastalıklarında ya da bazı kanserlerde de görülebilen ateş yükselmesi, verem hastalığında da vücudun enfeksiyona vermiş olduğu faydalı bir yanıt olarak karşımıza çıkar.

Gece terlemesi belirtisi hastanın elbiselerini, yatağını, yorganını veya nevresimini değiştirmesine neden olabilecek kadar şiddetli olabilir.

Son zamanlarda anlam verilemeyen kilo kaybı, günlük hayatta halsizlik, güçsüzlük, iştah azalması da görülebilen diğer belirtilerdendir.

Klasik olmayan akciğer tutulumu olanlarda ise, tutulan sisteme göre belirtiler değişebilir. Örneğin; kalp zarının verem enfeksiyonunda sertleşmesi, kalbin yeterince gevşeyip kasılmasını engeller. Böylece vücuda etkin bir şekilde kan pompalanamaz ve kalp yetmezliği belirtileri görülebilir.

Verem (Tüberküloz) Nedenleri Nelerdir?

Verem hastalığının tek nedeni, hastalığa sebep olan bakterinin vücutta yol açtığı enfeksiyondur.

Verem hastaları bu bakteriyi çeşitli yollarla (hapşırma, öksürme, konuşma vb.) damlacıklar içerisinde havaya salarlar. Bu damlacıkların sağlıklı akciğerler tarafından solunmasıyla bakteri vücuda girer ve enfeksiyon başlar.

Vücuda bakterinin girmiş olması kesinlikle hastalık olacağı anlamına gelmez. Çünkü verem, bakterilerinin vücuda girip enfeksiyon yaptığı durumların yalnızca %5’inde aktif hastalık şeklinde görülür. Kalan %95 oranda ise hastalık belirtisiz, muayenede bulgu vermeyen ve tetkikleri normal olacak şekilde izlenebilir.

Verem (Tüberküloz) Teşhisi

Verem hastalığı teşhisinde öncelikle bu hastalık için klinik olarak şüphelenilir, ardından daha ileri tetkiklerle hastalık kanıtlanmaya çalışılır. Hastanın öyküsünde şikayetleri verem hastalığı ile uyumlu ise, fizik muayenede ve akciğer grafisi, bilgisayarlı tomografi gibi radyolojik tetkiklerde verem hastalığının yapabileceği hasarlara ait değişimler var ise klinik şüphe ortaya çıkar.

Hasta öyküsünde şikayet olarak özellikle 2-3 haftayı geçen ve beraberinde balgam veya kan tükürme ile seyreden öksürük, ateş, kilo kaybı, gece terlemesi, halsizlik, güçsüzlük, iştahta azalma şikayetleri Türkiye’de bu hastalığın akla gelmesi için yeterlidir. 

Yapılacak fizik muayenede ise hastaya bakılarak aşırı zayıflama, nefes alıp vermede zorluk, genel durumda bozukluk görülebilir. Akciğerler steteskop ile dinlenince çıtırtı sesine benzeyen ek bir solunum sesi (ral) duyulabilir. Uzun sürmüş, ilerlemiş hastalıkta parmak uçları davul tokmağı gibi şişmiş (çomak parmak) görülebilir. Yine hastaların yarısından fazlasında ise ılımlı bir ateş yüksekliği beklenir.

Akciğer grafisi ve Bilgisayarlı Tomografi ile varsa akciğerdeki hasar gösterilebilir. Ancak hasar görüntülerinin hiçbiri akciğer veremine özgü değildir. Lezyonlar veremin aktif veya inaktif olduğu hakkında bilgi vermez ve filmlerin yorumlanması, okuyucular arasında farklılık gösterebilir.

Bakteriyoloji, verem tanısında en kolay ve güvenilir yöntemdir.

Bakteriyolojik işlem için balgam örneği uygundur. Etken balgam yayması yöntemi ile mikroskop altında görülebilir veya etken balgam kültürü ile üreyebilir. Böylece bakteri varlığı kanıtlanır.

Günümüzde en önemli yeri ilaç direnci tespiti olan moleküler yöntemler ise verem tanısında kullanılabilir ve hızlı sonuç verir. Ancak komplike ve pahalı olmalarından dolayı bakteriyolojinin (balgam yayması ve balgam kültürü) yerini alamazlar. 

Tüberkülin Deri Testi (PPD testikişinin verem bakterisi ile karşılaşıp karşılaşmadığını anlamak amacıyla yapılır. Pozitif sonuç vermesi, aktif hastalığa ait bir bulgu değildir.

Doku örneklemesi yapılarak hastalığa özgü doku görünümü Histopatolojik olarak ortaya konabilir.

Verem (Tüberküloz) Tedavisi

Antibiyotik Tedavisi: Verem tedavisinin en önemli parçasıdır. Bakterileri öldürücü etkileri olan antibiyotiklerle, hastalık etkeni bakteri ortadan kaldırılmaya çalışılır.

KortikosteroidlerKalp zarı tüberkülozu ile tüberküloz menenjiti gibi, genellikle akciğer dışı verem tutulumlarında ve diğer verem ilaçlarına karşı aşırı duyarlılık durumlarında kullanılmaktadırlar.

Cerrahi Tedavi: Çoklu ilaç direnci, ciddi miktarda kan tükürme, kalp zarı tutulumu ya da hastalığa ait ciddi doku bozukluğu var ise düşünülebilir. 

Vereme (Tüberküloz) Ne İyi Gelir?

Esas iyileşme ilaç tedavisi ile mümkün olduğu için ilaç kullanım uyumuna dikkat edilmeli. Özel bir diyet listesi elzem değildir. Sigara kullanılıyor ise bırakılmalı, hasta aşırı zayıf ise duruma göre ağızdan, direk bağırsaktan veya damardan beslenme uygulanmalıdır.

Vereme (Tüberküloz) Ne İyi Gelmez?

Verem hastalığı tanısı aldıktan sonra içiliyorsa sigara bırakılmalıdır.  Tedavi uyumsuzluğu, tedavide yanıt alamamanın ve direnç gelişiminin en sık nedenidir. Bu nedenle ilaçlar mutlaka düzenli ve tam kullanılmalıdır.

Verem (Tüberküloz) İlaçları

Verem, temel olarak aşağıda yazan antibiyotiklerle tedavi edilir. Hasta bazlı karar verilmekle birlikte bu ilaçların kullanımı yaklaşık 6, 9, 12 ay kadar kombine (3’lü , 4’lü veya daha fazla) bir şekilde olabilmektedir.

  • İzoniazid,
  • Rifampisin,
  • Pirazinamid,
  • Etambutol,
  • Streptomisin,
  • Morfozinamid.

Hastalar antibiyotik kullanırken akılcı ilaç kullanımına dikkat etmelidir, doktorun önerilerine uymalıdır.

Verem (Tüberküloz) Ameliyatı

Verem ameliyatı, tedavide öncelikli değildir ve yalnızca tamamlayıcı tedavi olabilmektedir. Verem ameliyatı genel olarak ilaçlarla tamamen tedavi olmamış veya olamamış, şikayetleri önemli ölçüde gerilememiş, ciddi doku bozukluğu olan ve hastalığa ait komplikasyonları olanlar kişilerde düşünülür. 

Veremde uygulanacak ameliyat teknikleri farklılık gösterir. Çünkü operasyonun yapılma sebepleri hayli çeşitlidir.

  • Tedavi uyumsuzluğu olanlarda ve çoklu ilaç direncinin olduğu durumlarda bakteriyel yükü daha çok içeren kısımlar cerrahi müdahale ile alınabilir,
  • 24 saatte 600 mililitreden fazla kan tüküren hastalarda (abondan hemoptizi) kanama odağı bulunur ve cerrahi olarak durdurulabilir. Ayrıca operasyon sırasında hastalıklı kısım çıkarılabilir,
  • Verem sonucu gelişen hava yolu darlıklarında, dar kısım cerrahi müdahale ile çıkarılabilir,
  • Göğüs boşluğunda irin içeren sıvı birikirse (ampiyem) bu sıvı ameliyatla boşaltılabilir.

Hamilelikte Verem (Tüberküloz)

Verem hastalığı kanıtlanmış gebeler hemen tedavi edilmelidir. Yeni tanı olgular 2 ay izoniazid, rifampisin, pirazinamid, etambutol ve 4 ay izoniazid, etambutol etken maddelerini içeren ilaçlar ile tedavi edilir. Eğer pirazinamid kullanılamıyorsa 9 ay izoniazid, rifampisin, etambutol etken maddelerini içeren ilaçlar ile tedavi edilir. Gebelikte streptomisin kullanımı önerilmemektedir. Pirazinamid ise bebeğe etkileri tam olarak bilinmese de önerildiği için kullanılır. İlaç kullanımı doktor tavsiyesi ile yapılmalıdır.

Bebeklerde Verem (Tüberküloz)

Bakteri ile enfekte olan bir bebeğin yaşı ne kadar küçük ise, hastalığın meydana gelme olasılığı o kadar yüksektir.

Bağışıklık zayıflaması, yetersiz beslenme ve ek hastalıklar veremin meydana gelmesi için kolaylaştırıcı etkenlerdir.

Verem hastası bebeklerde, diğer yaş çocuklara göre hastalık belirtileri daha fazla görülür. Bu yüzden ateş yükselmesi, huzursuzlanma, beslenememe, öksürük, gece terlemesi ve diğer belirtilerin varlığında verem akla gelmelidir.

Çocuklarda Verem (Tüberküloz)

Tüberkülin deri testi (TDT veya PPD) pozitif olan çocuklarda öykü, fizik muayene ve radyolojik sonuçlar hastalık ile uyumlu ise bakteriyoloji (kültür) ile kesin tanıya gidilir.Tanı alan çocuklar 3 veya 4 ilaçla tedavi edilir.

Çocuklar verem bakterisini büyüklerden alırlar. Bu yüzden tanı konulan çocuğun ailesi de ister hasta olsun, ister hasta olmasın tedavi edilmelidir. 

Verem (Tüberküloz) için Hangi Doktora Gidilir?

Verem hastalığı ile Göğüs Hastalıkları adlı bölüm ilgilenmektedir.

Bundan dolayı akciğer ile ilgili belirtiler (2-3 haftadan uzun süren öksürük, balgam, kan tükürme, göğüs ağrısı, nefes darlığı) başta olmak üzere hastalık belirtilerinin taşındığı düşünülüyorsa zaman geçirilmeden göğüs hastalıkları bölümüne randevu alınmalıdır.

Hastalık tedavi edilmediğinde son derece ölümcül seyretmektedir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Verem ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Evet. Verem hastalığı insandan insana bulaşabilen bir hastalıktır. Bulaş yolları kesilmelidir. Ayrıca bu bulaşıcılık toplum sağlığını ciddi ölçüde etkileyebileceği için her hasta mutlaka tedavi edilmelidir.

Verem hastalığı antibiyotiklerle kesin olarak tedavi edilebilir. Yaklaşık 6-9 ay sürecek ilaç tedavisi ile hastalık yok edilebilir. Tedavi edilmezse hastalık genellikle ölümcül seyreder.

Verem için kesin ve tek bir tanı koyucu test olmamakla birlikte verem testi denilince akla tüberkülin deri testi (TDT veya PPD) gelir. Bu test sol ön kol derisine PPD adı verilen maddenin enjekte edilmesiyle yapılır. 3 gün sonunda meydana gelen kızarıklık-şişlik milimetrik olarak ölçülür. Test pozitif veya negatif olarak değerlendirilir.

Verem savaş dispanserlerine randevu almadan başvurabilirsiniz. Verem tanısı alanlara ücretsiz tedavi verilir. Toplum sağlığı sorunu olduğu için hastaların tedavi uyumluluğunu arttırmak gerekir. Bunun için düzgün tedavi olanlara veya iyileşenlere para yardımı, erzak yardımı, yol masraflarının ödenmesi gibi ödüller verilir.

Verem hastası bireylerle yakın ortam içerisinde bulunmak hastalık etkenini vücuda alma olasılığını arttırır. Verem hastalığına neden olan bakteriler hapşırma, öksürme, konuşma yoluyla insandan insana bulaşır.