Şizoaffektif Bozukluk

Şizoaffektif bozukluk, şizofreninin ve duygudurum bozukluğunun belirtilerinin beraber gözükmesi ile oluşan hastalık olup psikoterapi ve ilaç kullanımı ile tedavi edilmektedir.

Şizoaffektif Bozukluk Nedir?

Şizoaffektif bozukluk hem şizofrenide görülen halüsinasyon, delüzyon (sanrı) gibi belirtilerin hem de duygudurum bozukluğunda görülen depresyon ve mani gibi belirtilerin beraber görülmesiyle tanımlanan bir akıl sağlığı bozukluğudur.

Şizoaffektif bozukluğun şizofreniye mi yoksa duygudurum bozukluğuna mı daha yakın olduğuna karar verilememiş ve bu bozukluğun ikisinin arasında olduğu bildirilmiştir. İki tip şizoaffektif bozukluk vardır. Bunlardan ikisinde de şizofreni belirtileri görülmektedir.

  • Bipolar Tip: Belirli dönemlerde mani ve bazen depresyon görülür.
  • Depresif Tip: Sadece depresif dönemler görülür.

Şizoaffektif bozukluk vaka örnekleri farklı şekilde seyir gösterir. Tedavi edilmeyen şizoaffektif bozukluğu okul, ev veya iş hayatındaki fonksiyonla ve sosyal yaşamla ilgili (yalnızlık, iş kaybetme tehlikesine yol açan davranışlarda bulunma vb.) problemlere yol açar.

Alınan tedavi belirtilerin düzelmesini sağlayarak hayat kalitesini artırır.

Şizoaffektif bozukluk kadınlar ve erkekleri eşit etkiliyor gibi görünmektedir. Fakat erkekler bu hastalıkla hayatlarının daha erken bir döneminde karşılaşır.

Şizoaffektif Bozukluk Belirtileri Nelerdir?

Şizoaffektif bozuklukta görülen belirtiler kişiden kişiye ve şizoaffektif bozukluğun tipine göre (bipolar ya da depresif tip) değişiklik göstermektedir.

Aşağıda şizoaffektif bozukluğu belirtileri sıralanmıştır:

  • Delüzyon: Kişinin kanıt gösterilmesine rağmen yanlış ve sabit düşüncelere sahip olması
  • Halüsinasyon görmek: Kişinin gerçekte olmayan sesler duyması veya başkalarının göremediği şeyler görmesi
  • Kişide tutarsızlık gösteren bozulmuş iletişim şekli olması
  • Kişinin tuhaf ve olağan dışı davranışlar göstermesi
  • Kişide depresyon belirtileri olması (kişinin üzgün yalnız veya değersiz hissetmesi)
  • Kişide manik duygudurum dönemleri görülmesi (kişide hızlı konuşma, uykuda azalmaya rağmen enerjik olma gibi normal dışı davranışlar)
  • Kişinin iş, okul veya sosyal hayatındaki işlevselliğinde bozulma görülmesi
  • Kişinin kendi bakımıyla ilgili problemler yaşaması (kişisel temizlik ve hijyene verilen önemin azalması ya da nasıl göründüğünü önemsememe vb.)

Şizoaffektif Bozukluk Nedenleri Nelerdir?

Şizoaffektif bozukluğun nedenleri günümüzde hala araştırılmaktadır. Genetiğin bir risk faktörü olduğu bilinmektedir.

Şizoaffektif bozukluk geliştirme riskini artıran faktörler aşağıda sıralanmıştır:

  • Genetik: Ailede şizoaffektif bozukluk, şizofreni ya da bipolar bozukluğa sahip yakın bir bireyi olması
  • Çevre: Yaşanan stresli olaylar (belirtileri tetikleyebilir). Bazı araştırmacılar geçirilen viral enfeksiyonların da risk faktörü olabileceğini belirtmiştir.
  • İlaç veya madde kullanımı: Zihni değiştiren birtakım ilaçların alınması belirtileri kötüleşmesine sebep olabilir.
  • Beyin kimyası ve yapısı: Eğer kişide duygudurum bozukluğu ya da şizofreni varsa bu kişinin beyninde duygudurum ve düşünceyle ilgili bölümlerde problemler oluşabilir. Şizofreni beyin kimyasının bozulması ve dopamin seviyesindeki değişime bağlı olarak görülür.

Şizoaffektif Bozukluk Teşhisi

Şizoaffektif bozukluk tedavisi koymak için diğer akıl sağlığı hastalıkları ve bozukluklarının dışlanması ve kişide görülen belirtilerin ilaç, madde ya da başka bir hastalığa bağlı olmadığının gösterilmesi gerekir.

Teşhis koymak için yapmak gerekenler aşağıda sıralanmıştır:

  • Fiziksel muayene: Bu diğer sağlık problemlerini elemek için ve hastalığın sebep olduğu diğer durumları kontrol etmek için faydalıdır.
  • Tıbbi testler ve görüntüleme teknikleri: Kişi bu sayede alkol ve madde kullanımları için taranmış olur. Bazı özel durumlar için doktorunuz MR ve BT gibi görüntüleme tekniklerinden yararlanabilir.
  • Psikiyatrik değerlendirme: Doktor veya akıl sağlığı profesyoneliniz mental durumunuzu kontrol etmek için sizin dış görünüşünüzü ve tavrınızı gözlemler. Size düşünceleriniz, duygudurumunuz, delüzyonlar, halüsinasyonlar, madde kullanımı hakkında ve intihar potansiyelinizi belirlemek için sorular sorar. Doktorunuz aynı zamanda sizden aile hikayesi alır ve size tıbbi geçmişinizi sorar.
  • Şizoaffektif bozukluk tanı kriteri: Doktorunuz ya da akıl sağlığı profesyoneliniz sizi teşhis edebilmek için aynı zamanda Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayınlanan DSM-5’i (diagnostic and statistical manual of mental disorders, fifth edition) kullanır. Şizoaffektif bozukluk DSM-5 tanı kriterlerine bakmak teşhis koyarken önemlidir.

Şizoaffektif Bozukluk Tedavisi

“Şizoaffektif bozukluk iyileşir mi?” sorusuna verilebilecek cevap şu şekildedir: Şizoaffektif bozukluk tamamen kişinin hayatından çıkmaz. Fakat alınan tedavi ile belirtiler kontrol altında tutulur ve kişi normal ve sağlıklı bir hayat sürebilir.

İlaçlı Tedavi

Doktorlar genellikle psikotik belirtileri gidermek, duygudurumda stabilizasyon sağlamak ve depresyonu tedavi etmek için kullanılan ilaçları reçete eder.

  • Antipsikotik ilaçlar: FDA tarafından özellikle şizoaffektif bozukluğunu tedavi etmek için uygun bulunan tek antipsikotik ilaç paliperidondur. Ama doktorlar diğer antipsikotik ilaçları da delüzyon ve halüsinasyon gibi psikotik belirtileri gidermek amacıyla reçete edebilir.
  • Duygudurumu stabilize eden ilaçlar: Şizoaffektif bozukluk eğer bipolar tipteyse duygudurum stabilizasyonu sağlayan ilaçlar mani durumunda görülen duygudurum yükselişlerinden (pozitif semptomlar) ve depresyonda görülen duygudurum düşüşlerinden (negatif semptomlar) hastayı koruyabilir.
  • Antidepresanlar: Depresyon şizoaffektif bozuklukta görüldüğü için antidepresanlar kişiye yalnızlık, umutsuzluk gibi duygularıyla başa çıkmada ve uyku ve konsantrasyon problemlerini düzeltmede yardımcı olur.

Psikoterapi

İlaçlı tedaviye ek olarak psikoterapi diğer adıyla konuşma terapisi tedavi seçenekleri arasındadır.

  • Bireysel terapi: Psikoterapi kişideki düşünce yollarını normalleştirebilir ve belirtileri azaltabilir. Kişi psikoterapi sayesinde şizoaffektif bozukluğu daha iyi tanıyabilir ve belirtilerle nasıl başa çıkabileceğini öğrenir. Psikoterapide güven ilişkisi önemlidir. Seanslar hayatla ilgili gerçek planlar, problemler ve ilişkiler ve bunlarla nasıl başa çıkılabileceğini öğretmek amaçlıdır.
  • Aile ya da grup terapisi: Tedavi şizoaffektif bozukluğa sahip kişiler bu durumu başkalarıyla konuşup paylaştığında daha etkilidir. Destek grupları sosyal izolasyonu azaltır, psikoz esnasında gerçeklikle bağın kopmamasına yardım eder, ilaçlı tedaviye olan devamlılığı sağlar ve daha iyi sosyal beceri geliştirmeye olanak verir.

Şizoaffektif Bozukluk Tedavi Edilmezse

Şizoaffektif Bozuklukta görülebilecek komplikasyonlar aşağıda sıralanmıştır:

  • İntiharla ilgili düşünceler, intihar girişiminde bulunma, intihar riski
  • Sosyal izolasyon
  • Ailede ve kişiler arası çatışma
  • İşsizlik
  • Kaygı bozuklukları
  • Alkol ya da başka zararlı madde bağımlılığı
  • Önemli sağlık sorunları
  • Evsizlik, iş kaybı veya ekonomik zorluklar

Şizoaffektif bozukluk tedavi edilmezse bu durumlar görülebilir, kişinin belirtileri kötüleşebilir, kişinin yaşam kalitesi düşer. Şizoaffektik bozuklukta intihar riski olduğu için kesinlikle bir profesyonelle görüşülmeli ve tedavi planlaması yapılmalıdır.

Şizoaffektif Bozukluğuna Ne İyi Gelir?

  • Yapılan bazı araştırmalar omega-3 yağ asidi suplementlerinin şizoaffektif bozukluğa iyi geldiğini göstermiştir. Aynı zamanda kişinin yalnız bırakılmaması ve iyi gözlenmesi bu hastalığın fark edilmesine, kişinin erken tedavi almasına ve intihar gibi görülebilecek durumların engellenmesine olanak sağlamaktadır.
  • Bu kişilerde depresyon ve duygudurumla ilgili başka hastalıklar da görülebileceği için kişinin beslenmesine, uyku düzenine dikkat etmesi, düzenli spor yapması genel olarak kişinin mental sağlığı üzerinde olumlu etkilere sahiptir. Aile ve sosyal destek de kişilerin tedavi almasında ve tedavilerini sürdürmesinde büyük öneme sahiptir.

Şizoaffektif Bozukluğuna Ne İyi Gelmez?

  • Kişinin kaygı ve stresini attıracak durumlar, kötü beslenme düzeni, düzensiz uyku ve hareketsiz yaşam kişinin genel olarak duygudurumunu olumsuz etkileyecektir ve şizoaffektif bozukluğuna iyi gelmeyecektir.
  • Yalnız bırakılmak ve sosyal desteğin olmaması bu bozukluğa sahip kişilerin durumlarını kötüleştirmekte ve kişileri tedaviden uzaklaştırmaktadır.
  • Tedaviyi reddetmek kişinin belirtilerinin kötüleşmesine ve kişinin kendisine ve etrafındakilere zarar vermesine yol açabilir. Şizoaffektif bozuklukta intihar riski de olduğu için mutlaka tedavi alınmalıdır.

Şizoaffektif Bozukluk İlaçları

Aşağıda şizoaffektif bozukluğu tedavisinde kullanılan ilaçlar sıralanmıştır:

  • Atipik antipsikotik ve duygudurum stabilize edici ilaçlar: Beyinde dopamin miktarını değiştirerek duygudurumda düzelme sağlayabilir. (risperidon, aripiprazol, olanzapin, lityum, valproik asit)
  • Antidepresanlar: Depresyonda görülen negatif semptomlar (mutsuz, halsiz ve yorgun hissetme) içindir. (SSRI ve SNRI grubu ilaçlar)
  • Benzodiazepinler: Kaygı bozukluğu ve uykusuzluk için tercih edilebilir.
  • Antiepileptikler

Hamilelerde Şizoaffektif Bozukluk

Şizoaffektif bozukluk şizofreni ve duygudurum bozukluğunun birlikte görülmesiyle oluşur. Bununla ilgili bilgi vermek gerekirse hamilelerde şizofreni görülme oranı düşük olmakla beraber bu durum tehlikeli olabilir.

Hamile kişi halüsinasyonlar görebilir, düşünce yollarında bazı aksaklıklarla karşılaşılır, kişi kendini yalnız ve mutsuz hissedebilir.

Genel olarak psikiyatrik hastalığa sahip hamileler rutin doktor kontrollerine diğer hamilelerden daha az gitmekte ve doktor tavsiyelerine daha az uyuma eğilimi göstermektedir.

Bu durum hamile bireyin ve bebeğin sağlığını riske sokabilir. Bu sebeple bu kişileri yakından takip etmek gereklidir.

Şizofreni hastalığı olan kadınlar diğer kadınlara göre hamilelikte alkol, sigara ve diğer madde kullanımına daha yatkındır. Bu durum hamilelikte görülen erken doğum ve preeklampsi (hamilelikte annede tehlikeli derecede yüksek kan basıncı olması) gibi komplikasyonların görülme riskini artırır.

Tedaviyle ilgili olarak doktorunuz hangi ilaçları hamilelikte kullanmaya devam edeceğinizi size söyleyecektir. Doktorunuza sormadan ilaç almayı bırakmamalısınız.

Bazı antidepresanlar hamilelikte kullanılabilir. Şizoaffektif bozukluğu olan hamilelerden bazıları antidepresan almayı bebeğe zarar verir düşüncesiyle bırakmaktadır. Araştırmalar göstermiştir ki bu kişilerde görülen depresyon kötüleşme riski antidepresana devam eden hamilelere göre 5 kat daha fazladır.

Çocuklarda Şizoaffektif Bozukluk

Şizoaffektif bozukluk çocuklukta çok nadir görülür. Çocuklar ve gençlerde şizoaffektif bozukluğu teşhisini doğru bir şekilde yapmak zordur.

Şizoaffektif bozukluk bulunan gençlerde psikotik belirtilerin şiddeti ve çeşitliliği ve aynı zamanda fonksiyonellikte görülen bozulma şizofrenidekiyle benzerlik gösterir.

Genellikle sosyal çekilme ve izolasyon, akademik başarıda düşüş, konuşma ve dil problemleri görülebilmektedir. Fakat unutulmaması gereken nokta bu belirtiler normal çocuklarda da gelişimlerinin bir parçası olarak görülebilir.

Çocuklarda ve gençlerde görülen şizofreninin aksine çocuklar ve gençlerde görülen şizoaffektif bozukluğun sebepleri, risk faktörleri ve prognozuyla ilgili literatürde kısıtlı bilgi vardır.

Çocuklar ve gençlerde görülen şizofreni bilişsel bozukluklarla (dikkat eksikliği, hafıza kayıpları vb.) kendini gösterir. Şizofreni gençler ve çocuklarda sinsi ilerleme gösterdiği için hastalığın belirtilerinin fark edilmesi zordur.

Dil gelişiminde gecikme ve sosyal izolasyon gibi problemler psikotik belirtileri olan çocukta kendini gizleyebilir. Aynı zamanda görsel halüsinasyonları çocuğun normal oyun fantezilerinden ayırmak gereklidir.

Konuşmada bozukluk şizofreni dışında çocuklukta görülen otizm spektrum bozukluğu ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi birçok farklı rahatsızlıkta da bulunabilir.

Erken çocukluk döneminde görülen travma öyküsü psikotik belirtilerin gelişmesinde risk faktörü olarak gösterilmektedir. Şizofreninin 15 yaşında pik yaptığının bilinmesi bazı araştırmacılara  göre puberteyi de bir risk faktörü yapmaktadır.

Pubertede görülen nörobiyolojik değişimler (progresif ventrikül genişlemesi, total beyin ve talamus bölümünde azalma vb.) de kimilerine göre bu düşünceyi destekler niteliktedir.

Çocuklar ve gençlerde görülen şizoaffektif bozukluk tedavisi erişkinlerdeki yönergelere göre yapılmaktadır çünkü şimdiye kadar çocuklar ve ergenler için  yayınlanmış özel bir yönerge yoktur.

Tedaviler arasında ilk olarak;

  • Aile psikoeğitimi ve destek: Ailedeki işlevselliği geliştirir, problem çözme ve iletişim becerilerini güçlendirir. Hastalığın nükslerini azaltabilir.
  • Kognitif davranışsal terapi: Çocuğa ve ergene sosyal becerilerini nasıl geliştirebileceğini öğretir, problem çözme stratejileri geliştirmeye ve kişinin kendine yardım etmesine olanak sağlar.
  • Atipik antipsikotik ve duygudurum stabilize edici ilaçlar: Beyinde dopamin miktarını değiştirerek duygudurumda düzelme sağlayabilir. (risperidon, aripirazol, olanzapin, lityum, valproik asit)

İkinci olarak;

  • Antidepresanlar: Depresyonda görülen negatif semptomlar içindir.
  • Benzodiazepinler: Anksiyete ve uykusuzluk için tercih edilebilir.
  • Antiepileptikler

Doktorunuzun yapacağı değerlendirme sonucunda tedavi için uygun görülebilir.

Şizoaffektif Bozukluk için Hangi Doktora Gidilir?

Eğer kendinizde veya size yakın bir kişide şizoaffektif bozukluğu belirtileri (halüsinasyon görme, mani, depresyon vb.) olduğunu düşünüyorsanız yardım almaktan çekinmeyin ve bir akıl sağlığı profesyoneline danışın.

Bunun için hastanelerin Psikiyatri bölümüne başvurarak bir psikiyatri doktorundan randevu alabilirsiniz.

Eğer randevuyu bir yakınınız ya da arkadaşınız için aldıysanız bu kişiye sizle gelmesi için teklifte bulunun.

Şizoaffektif bozukluk hakkında bilgiyi birinci elden almak size ve sevdiklerinize ciddi anlamda yardım edecektir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
8
1
Makeleyi Paylaşın

Şizoaffektif bozukluk ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Şizoaffektif bozukluk ailesinde bu bozukluk olan bireylerde daha sık görülmektedir. Aynı zamanda stresli bir yaşama sahip kişilerde veya duygudurum ve şizofreni hastalığı olan kişilerde görülme riski diğer kişilere göre daha yüksektir. Zihin yapısını değiştiren bir takım ilaç ve maddelerin alınması da bu hastalığı tetikleyebilir.

Şizoaffektif bozukluk tamamen kişinin hayatından çıkmaz fakat alınan tedavi ile belirtiler kontrol altında tutulur ve kişi normal ve sağlıklı bir hayat sürebilir. Tedavi planınızla ilgili doktorunuza danışarak gereken bilgiyi alabilir ve bu tedavi planına uyarak hayat kalitenizi yükseltebilirsiniz.