DSM-5 Nedir?

DSM, Dünyadaki ünlü bilim adamları ve psikoloji uzmanlarınca Amerikan Psikoloji Derneği tarafından hazırlanan psikolojik rahatsızlıkların teşhisi amacıyla yazılan bir kitaptır 

DSM, Amerikan Psikoloji Derneği tarafından Dünya'nın dört bir yanından bilim adamları ve uzmanların önerisi ile 'psikolojik rahatsızlıkların tanılanması' amacıyla hazırlanan bir el kitabıdır. Bu kitapçığın içerisinde uzmanlar tarafından ortak bir görüş belirlenerek ruhsal hastalıkların açıklamaları, semptomları ve diğer önemli bilgiler bulunmaktadır. DSM-5 açıklaması kısaca Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı'dır. 

Amerikan Psikoloji Derneği işbirliği ile hazırlanan bu kitap sayesinde hastalıklar üzerinde ortak bir oluşturulması amaçlanmıştır. Örneğin, depresyon ya da farklı bir ruhsal hastalığın tanılanması için el kitabı yol gösterici olarak kabul edilmektedir. Bu sayede uzman hekimler semptonları dinleyerek ve değerlendirerek bireylerin hastalığı hakkında daha profesyonel bir tanılama yapma imkanına ulaşmaktadır.

Ruhsal ve zihinsel hastalıklar için bir ölçüt haline gelen DSM-5 el kitabının işleyişi ise şu şekildedir. DSM 5 tanı kriterleri herhangi bir hastalık için uzman hekimler tarafından belirlenir. Bu doğrultuda belirlenen kriterler uzman hekimlerin benzeri hastalıklar ya da aynı hastalık ile karşılaştığında semptonları değerlendirerek el kitabından yararlanır. 

DSM-5 Tanı Ölçütleri

DSM-5 sınıflandırması içerisinde çok eksenli tanının en önemli sorunlarından biri çok sayıda hastalığın eş tanılara yol açmasıydı. DSM-5 sınıflandırması günümüzde hastalıkların klinik görünümüyle uyumlu olma ve birden çok hastalıkta karşılaşılan eş tanının azaltılması yönünde çalışmalar yapılmıştır. El kitapçığı uluslararası bir alana hitap ettiği için yüzbinlerce uzmanın önerisi ile gerekli görüldüğü takdirde güncellenmektedir.

DSM kitapçığını 5 eksen değerlendirilmesinde; birinci olarak klinik bozukluklar ve ilgi odağı, 2 eksende kişilik bozuklukları ve mental retardasyon, 3 eksen kısmında ise mental bozukluğu ek olarak ilave edilen tıbbi ve fiziksel bozukluklar, 4 kısımda mental bozukluğun ilerlemesine katkıda bulunan psikososyal ve çevresel kodlar ve son olarak 5 eksende ise hastalığın bireye yansıttığı sosyal, iş ve psikolojik işlevselliğin ne durumda olduğu ve şiddeti hakkında bilgi içermesidir. 

Bu kriterler değerlendirilirken hafif, orta derece, ağır, kısmi remisyon ve tam remisyonun yer aldığı bir skala kullanılır. 

Otizm

Otizm, bebeklik ve çocukluk çağında başlayan ve yaşam boyunca devam eden, sözel ya da sözel olmayan iletişim kurmada karşılaşılan zorlukları içeren gelişimsel bir bozukluktur. DSM 5 otizm kriterleri;

  • Sosyal-iletişimsel yetersizlik (ilgilerini ve duygularını paylaşamama, toplumsal yaklaşım ve karşılıklı konuşamama, toplumsal ve duygusal karşılıklık eksikliği, akranlara ilgi göstermeme)
  • Sınırlı ilgiler ve yineleyici/tekrarlayıcı davranışlar (herhangi bir istek/konu için direnme, basmakalıp ya da tekrarlayıcı motor eylemler, değişikliklere/yeniliklere esneklik gösterememe)

Bu hastalığın her yaşa göre farklı ayırıcı belirteçleri bulunmaktadır. Örneğin, 6-24 ay için farklı, 24-36 için farklı ayırıcı belirteçlerdir.

Panik Bozukluk

Toplumda oldukça sık görülen hastalıklardan biri olan panik bozukluk, ataklarla birlikte göğüs ağrısı, nefes darlığı ve sıkışma gibi fizyolojik belirtilerin görülmesidir. Yoğun korku ve rahatsızlık duyma dönemi yüksek bir şekilde geçirilir. Panik bozukluk DSM 5 belirteçleri;

  • Soluğun kesilmesi
  • Nefes darlığı ya da boğulur gibi hissetme,
  • Göğüs ağrısı ve göğüste sıkışma
  • Terleme
  • Çarpıntı ve kalbin dışarı çıkacakmış gibi hissetmesi,
  • Uyuşma ya da karıncalanma,
  • Ölüm korkusu,
  • Denetimi kaybetme, çıldırmaya bağlı kendini kontrol edememe
  • Titreme ve sarsılmalar
  • Üşüme ve ürperme
  • Bulantı ya da karın ağrısı

DSM kitapçığına göre bu yukarıda belirtilen belirtilerden en az 4 tanesini ya da daha çoğunun görülmesidir.

Stres Bozukluğu

Bireyin gün içerisinde ya da yaşamının devam ettiği süre içerisinde bir takım olaylardan olumsuz etkilenerek vücudunun göstermiş olduğu ruhsal ve fizyolojik tepkilerin bütününe stres denir. Stres farklı nedenlere bağlı olarak akut stres ya da travma sonrası stres durumu ortaya çıkabilir. 

Akut Stres Bozukluğu

Akut Stres Bozukluğu ile Travmatik Stres Bozukluğu karşısında vücudumuzun verdiği tepkiler hemen hemen aynıdır. Akut Stres Bozukluğu DSM 5 için ayırıcı tanı olarak her ikisinde de görülen belirtilerin en fazla 4 hafta içerisinde olaydan etkilenme olmalı ve görülen belirtilerin yaklaşık 2 ile en fazla 4 hafta içinde sonlanması halinde Akut Stres Bozukluğuna işaret ettiği el kitapçığında belirtilmiştir.

Travmatik Stres Bozukluğu

Herhangi bir travma/korku sonrasında ortaya çıkan stres halidir. Travmatik sonrası stres bozukluğu DSM 5 kriterleri ise;

  • Travmayı akıllara getiren ya da canlandıran olaylar karşısında kaçınma, konuşmama isteği
  • Travma yaşadığı olay ile ilgili etkinliklerden uzak durma
  • Travmanın önemli bir kısmını hatırlayamama, diline gelmemesi
  • İnsanlardan uzaklaşma, kaçma çabaları
  • Duyguların bir kısmında eksiklik, yaşamama (sevgi duygusunu hissetmemesi ya da istememesi)
  • Bir geleceği olmadığını düşünme/korku duyma/istememe (evlilik yapmama isteği, mesleğini devam ettirmemek istemesi)

Bu belirtilerin en az 3 tanesinin görülmesi ya da daha fazlasının görülmesi gerekmektedir. Bununla birlikte uzman hekim eşliğinde travma sonrası oluşan stres bozukluğu tanısı koyulabilmektedir.

Somatoform Bozukluklar

Organik temeli olmayan herhangi bir rahatsızlığın uzman hekim tarafından güvence alınma ihtiyacı duyulmasıdır. Örneğin, baş ağrısının organik bir nedeni olmamasına karşın ağrı hissetmesi ya da az hissetmesine rağmen çok aşırı bir panik halinde birinci sağlık kuruluşuna başvurması olarak değerlendirilebilir. Konversiyon bozukluğu, bedensel belirti bozukluğu, hipokondriyasiz gibi türleri bulunmaktadır.

Konversiyon Bozukluğu 

Konversiyon bozukluğu, kişinin psikolojik savunmasını kendi içinde yaşamama durumu olarak değerlendirebilir. Örneğin, bireyin içerisinde yaşaması gereken stresi fizyolojik olarak dışa vurmasını düşünebilirsiniz.

Konversiyon bozukluğu DSM 5 kriterleri ise şu şekilde; 

  • Fiziksel bozukluklarda görülen; fiziksel fonksiyon kaybı ya da işlevselliğini yitirme.
  • Hastanın son zamanlarında sürekli olarak stres ve çatışma halinde olması.
  • Semptomları (belirtileri) bilinçsiz bir şekilde üretmesi.
  • Belirteçler ağrı ya da seksüel disfonksiyon ile sınırlı olmaması gerekir.

Kendi arasında türleri bulunduğu için ayırıcı tanı/ölçüt olarak farklı testler değerlendirilmektedir.

Somatizasyon Bozukluluğu (Bedensel Belirti Bozukluluğu)

Kişinin, ağrı ve yorgunluk gibi fiziksel durumlar karşısında aşırı endişelenme halidir. Bu durumlar karşısında kişi aşırı bir şekilde etkilenir ve davranışlarına bu etkiler yansımaktadır. Bedensel belirti bozukluğu DSM-5 kriterleri ise;

  • Bir ya da daha fazla bedensel belirtinin (ağrı, yorgunluk gibi); bireyin yaşamını aksatmaya uğratması.
  • Aşırı kaygı; endişelenme, enerjisini bedensel belirtileri durdurmak için kullanma.
  • En az 6 boyunca bu durumun devam ediyor olmasıdır.

Bağımlılık Kriterleri

Bağımlılık, herhangi bir madde/nesnenin yol açtığı sorunlar fark edilmesine rağmen alımına/kullanılmasına devam edilmesi halidir. Tıpta kumar, oyun, internet ve alkol/madde bağımlılığı değerlendirebilir. DSM 5 bağımlılık kriterleri kendi içerisinde ayrılmaktadır. 

Alkol Bağımlılığı

12 aylık süre içerisinde aşağıda belirtilen kriterlerin en az ikisinin kendini klinik ve psikolojik kendini göstermesidir. DSM-5 alkol bağımlılığı kriterleri ise şu şekilde;

  • Alkol kullanma isteğini bırakmak üzerine eğilim olmasına karşın sonuç vermeyen çabaların bulunmasıdır.
  • Sıklıkla; istenilen ölçüden daha fazla alkol alma isteği.
  • Alkol elde etmek ya da kullanmak için çok fazla zaman ayırma, bunun için planlar yapma.
  • Belli başlı yükümlülüklerini (iş ya da okul) alkol kullanımına bağlı yerine getirememe
  • Sıklıkla yineleyici bir biçimde alkol alma durumu.
  • Alkole karşı tolerans göstermesi.
  • Alkol kullanmamaya bağlı ortaya çıkan yoksunluk belirtileri (kullanmadığı zaman agresifleşme, sinirlenme gibi)

İnternet/Oyun Bağımlılığı

DSM-5 internet bağımlılığı ise tanı kriterleri şu şekilde sıralanmıştır;

  • İnternet oyunlarıyla meşgul olma,
  • İnternet oyunları oynanmadığı zaman yoksunluk çekme,
  • Tolerans gösterme durumu 
  • İnternet oyunlarını oynamayacağına dair sözler kullansa bile bırakma çabalarının sonuçsuz olması
  • Psikolojik sorunların bilinmesine rağmen oyun oynamaya devam etme
  • İlgi kaybı ve önceliklerin değişmesi
  • İnternet/oyun oynama süresi hakkında aile bireyleri ya da psikiyatristleri aldatma

şeklinde sıralanabilir.

Yeme Bozuklukları

Pika, geri çıkarma, kaçıngan/kısıtlı yiyecek alımı bozukluğu, Anoreksiya Nervoza, Bulimiya Nernoza hastalıkları DSM 5 el kitapçığı içerisinde yeme bozuklukları kategorisinde detaylandırılmıştır. 

DSM-5 yeme bozuklukları kendi alt kategorisi içerisinde ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Pika :  Özellikle gelişmekte olan ülkelerde görülen daha çok bebek ve çocuklarda yaygın olarak tespit edilen toprak yeme hastalığıdır.

Anoreksiya Nervova : Kişinin kendisini aşırı kilolu hissetmesi üzerine kalori/enerji alımından neredeyse tamamen kaçınması olarak ifade edilebilir. 

Bulimiya NervozaAnoreksiya yeme bozukluğuna karşılık kişinin her fırsatta enerji/kalori alma isteğidir.

Duygu Durum Bozuklukları

Neşe, üzüntü, hüzün ve öfke gibi çeşitli duyguların aşırı/uygunsuz ya da abartılı olarak yaşanmasına duygudurum bozukluğu adı verilir. Depresyon, bipolar, şizofreni, yaygın anksiyete bozukluluğu gibi hastalıklar bu kategorisi içerisinde değerlendirilmektedir. Duygudurum bozuklukları DSM 5'e göre;

Depresyon

Depresyon, ruh halini tam olarak tanımlayan bir kelimedir. Majör depresif bozukluk ya da klinik depresyon olarak karşımıza çıkması halinde ise sürekli üzüntü hali ya da ilgi kaybı yaşaması olarak değerlendirilmektedir. Uzun süre depresyon halinin devam etmesi halinde kişinin hayatını olumsuz etkilemesi ve aile ya da sosyal çevresi ile ilişkilerinin zayıflamasına yol açar.

Herhangi bir nedene bağlı depresyon oluşumu tıpta görülebilir. Örneğin, madde/ilaç kaynaklı depresyon, başka bir medikal nedene bağlı depresyon gibi. DSM 5 depresyon tanı kriterleri için ise her türün kendi içinde değerlendirilmesi gerekir. Majör depresif bozukluk DSM 5 tanı kriterleri göz önünde bulunursa şu şekilde; 

  • İlgi ve zevk kaybı,
  • Depresif ruh hali, üzüntü ve çökkünlük,
  • Uykusuzluk ya da aşırı uyuma,
  • Düşük enerji,
  • Kötü konsantrasyon,
  • Değersizlik ve suçluluk hissi,
  • Tekrarlayan bir halde ölüm ya da intihar düşünceleri,
  • Psikomotor retardasyon ve ajitasyon,
  • İştah kaybı ya da kilo değişikliği

Bu belirti ve bulguların neredeyse her gün en az 5 tanesinin görülmesi gerekmektedir. DSM 5 depresif bozukluklar bir tip için değerlendirilmesi yanlış olur; bu sebeple her depresif bozukluk kendi içinde değerlendirilmektedir.

Şizofreni

Şizofreni bireyin ruh halinde farklı duygu ve düşüncelere inanması ve bu düşüncelerin davranışlara yansıması olarak değerlendirilmektedir. Bu ruh halindeki değişimler bireyin hal ve hareketlerine yansıdığı için ailesi ve sosyal çevresi ile ilişkilerinin giderek bozulmasına yol açmaktadır. Şizofreni hastalıkları sıkça başkaları tarafından yönlendirildiklerini düşünürler. 

Şizofreni hastalığının farklı tipleri ve çeşitleri bulunduğu için kısa bir tanımla değerlendirilmesi mümkün değildir. Şizofreni tiplerinin ve türlerinin teşhisi klinik ve psikiyatrik muayene ile sağlanır. Şizofreni DSM-5 tanı kriterleri ise şu şekilde;

  • Karakteristik Semptonlar, bu semptonların bir aylık süre içerisinde belirtilerden iki ya da daha fazla bulunmasıdır. (Hezeyanlar, Hallüsinasyonlar, Deorganize Konuşma, İleri derece dezorganize ya da katatonik davranış, negatif semptonlar, affektif düzleşme)
  • Toplumsal/Mesleki bozukluklar, iş ya da sosyal çevresi ile ilgili ilişkilerinde bozulmaların görülmesi, bu bozuklukların bir ya da birden fazla olması.
  • Süreklilik, Şizofreni ya da psikolojik rahatsızlıklara bağlı gösterdiği belirtilerin 6 ay süre ile kalıcı olması ve en az 1 ay süre içerisinde tanı ölçütlerini karşılaması.

Bu semptonlar teşhisi aşamasında kullanılmaktadır. Şizofreni türlerinin her biri için ayrı kategorilendirme/değerlendirme bulunmaktadır.

Bipolar

Bipolar, kişinin dengesiz bir şekilde yaşantısını sürmesidir. Örneğin, bir anda kendini çok iyi hissederken birkaç saniye içerisinde kendini çok kötü hissettiğini ifade etmesidir. Bipolar tanısı koyabilmek için en az bir mani döneminin görülmesi yeterlidir. Hem mani dönemi hem de bipolar bozukluk DSM 5 kriterleri ise şu şekilde;

  • En az bir hafta günün bir bölümünde çabuk kızan, kabarmış ve taşkın olan ve sürekli hale duygu durum.
  • Büyüklük düşüncesine bağlı benlik saygısında abartılı artış.
  • Uyku gereksiniminde azalma (örneğin, yalnızca gün içerisinde birkaç saat)
  • Düşünce uçuşması; düşüncelerin birbiri ile yarışması olarak ifade edilir.
  • Dikkat dağınıklığı
  • Her zamankinden daha konuşkan olma ya da unutkanlık durumu
  • Kötü sonuçlar doğurabilecek etkinliklere katılma arzusu ya da katılma

DSM 5 bipolar semptonları/tanıları bu şekildedir. Uzman hekimler tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Şizoaffektif Bozukluk

Şizoaffektif bozukluk, birçok psikolojik ve ruhsal hastalığın karışımı olarak değerlendirilmektedir. Örneğin, şizofrenide, bipolarda, major depresifde karşılaşılan semptonlar bu hastalık içinde geçerli olabilir. Genellikle kişinin halsiz olmasına ve düşünmesine neden olan bu hastalıkta; mantık dışı düşünceler, hayali nesneler/insanlar görme, depresyon ve mani görülebilir.

Bu belirtiler tamamen kişiden kişiye değişebilir. Şizoaffektif bozuluk DSM-5 kriterleri için ayırıcı tanılar kullanılmaktadır.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu

Kişinin sürekli ve aşırı halde "endişelenme ya da kaygılanma" durumu olarak ifade edilir. Kaygı, günlük hayatın normal bir parçası iken aşırı hale gelmesiyle anskiyete bozukluğuna neden olur. Yaygın anksiyete bozukluğu dsm 5 tanı kriterleri ise şu şekilde;

  • Kişi; endişelerini veya kuruntularını kontrol altına almakta güçlük çeker.
  • Sürekli olarak kişi uygulamış olduğu aktiviteler, iş ya da ders karşısında kaygılı bir beklentisi olur. (başarılı olma gibi)
  • Kaygı ve kuruntulara karşı altı farklı belirti ortaya çıkar. Bu belirtilerin üçü ya da daha çoğunun görülmesi beklenir. (Dinginleşememe, kolay yorulma, odaklanmada güçlük, kolay kızma, kas gerginliği, uyku bozukluğu)
  • Toplumsal ya da iş alanında kaygı ve kuruntuya bağlı olarak işlevsellikten düşme, azalma.

Kişilik Bozuklukları

Kişilik bozuklukları, hastanın sağlıksız düşünmesi ve yersiz davranışları ile birlikte bu durumu kabullenememe olarak ifade edilir. Bu bozukluklar hastaların sosyal, iş ve okul yaşantısında önemli sorunlara neden olur. 

Antisosyal Kişilik Bozukluğu

Hasta birey, toplumda kabul görmüş düşünceler karşısında aldırış etmeme ve kurallara uymama eğilimi olarak bilinir. Antisosyal kişilik bozukluğu DSM-5 tanı kriterleri; 

  • Dürtüsel davranışlar,
  • Sürekli yalan söyleme, takma isimler kullanarak kötü işlere bulaşma, zevk için başkalarına zarar verme
  • Yasalar ve toplumsal kurallara uymama, tutuklanmasını önemsememe
  • Sürekli kavga hali ve saldırganlık
  • Kendisinin ve başkalarının güvenliğini hiçe sayma
  • Davranışlardan pişmanlık duymama

Antisosyal kişilik bozukluğu DSM 5 ölçütlerine göre yukarıdaki belirtilen özellikten en az üçüne ya da daha çoğuna sahip olması ile tanı eşleşmesi içerir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
7
1
Makeleyi Paylaşın

DSM-5 ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Ruhsal hastalıkların ayırt edilebilmesi insanlık ve tıp tarihi boyunca sürekli bir tartışma konusu olmuştur. Uzman hekimlerin tek bir çatı altında birleşmesi, uluslararası alanda hastalığın nerede görüldüğü fark edilmeksizin ortak kararlar alabileceği bir çalışma için el kitapçığı hazırlanmıştır.

DSM-5, Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatiksel El Kitabı olarak değerlendirilebilir. Bu el kitabı sayesinde mental hastalıkların uluslararası alanda tanılanması hedeflenmektedir. El kitapçığını kullanarak uzman hekimler hasta bireylerin semptonlarını uygun hastalığa göre değerlendirme imkanı bulunur.