Kişilik Bozuklukları

Kişilik bozuklukları; kişilerin sağlıklı düşünce, işleyiş ve davranış örtüsünü sağlamasını önleyen zihinsel bozukluklara verilen genel bir addır. Temel olarak psikoterapi üzerine kurulu bir tedavi prensibi mevcuttur.

Kişilik Bozuklukları Nedir? 

Kişilik bozuklukları; kişilerin sağlıklı düşünce, işleyiş ve davranış örtüsünü sağlamasını önleyen zihinsel bozukluklara verilen genel bir addır. Kişilik bozukluğu olanlar; insanları, insan ilişkilerini, durumları ve olayları anlamakta ve bunlar arasındaki örüntüleri kurmakta güçlük çeker. Kişilik bozuklukları; kişilerin insan ilişkilerinde, sosyal hayatında, iş ve akademik hayatında ciddi sorunlara yol açabilen durumlar olması sebebi ile oldukça önemlidir. 

Bazı kişilerde normal düşünce ve davranış algısı o kadar bozulur ki kişilik bozukluğu mevcut olan bir birey olduğunu idrak dahi edemez. Bu kişilerin hayatlarında ya da sosyal ilişkilerinde yaşadıkları sorunları ve olumsuzlukları başka insanlara yükleyerek durumlar için karşı tarafı suçlaması kaçınılmaz olmaktadır. 

Genellikle genç yaşta ve erken yetişkinlik dönemlerinde başlayan kişilik bozukluklarının bazı türlerinin görülme sıklığı ve şiddeti ilerleyen yaşla birlikte azalabilir. 

Kişilik Bozukluklarının Tipleri Nelerdir?   

Kişilik bozuklukları kendi içlerinde gruplara ayrılarak değerlendirilir. Kişilik bozukluğu türleri şu şekilde gruplandırılır:

  • A tipi kişilik bozuklukları (eksantrik kişilik bozuklukları)
    1. Paranoid kişilik bozukluğu: Sürekli güvensizlik hali içerisinde olma ve diğer kişilerden şüphe etme ile giden paranoyalar paranoid kişilik bozukluğunun en göze batan özelliğidir. Paranoid kişilik bozukluğu olan kişiler, diğer insanların onları küçümsemeye, onlara zarar vermeye ve sürekli tehdit oluşturmaya çalıştıklarına inanırlar.
    2. Şizoid kişilik bozukluğuİnsanlardan uzak durma ve sosyal ilişkilere ilgisizlik ile kendini gösteren şizotipal kişilik bozukluğu bulunan kişiler genellikle duygulanımda zorluk yaşarlar ve yalnız etkinlikler içerisinde olma eğilimindedirler.
    3. Şizotipal kişilik bozukluğu: Sıra dışı düşünce ve davranışların yoğun olduğu şizotipal kişilik bozukluğu tipinde garip inanışlar yaygındır. Şizotipal kişilik bozukluğunda batıl inançlar çoğu zaman mevcuttur.
  • B tipi kişilik bozuklukları (dramatik kişilik bozuklukları)
    1. Antisosyal kişilik bozukluğuSosyopat ya da psikopat olarak adlandırılan bu kişiler başkalarının güvenliğini, duygularını ve yaşantılarını önemsemeyen, toplumsal kurallara uymayan, sorumsuz ve agresif davranışlar sergileyen insanlardır. 
    2. Borderline kişilik bozukluğu: Sınırda kişilik bozukluğu ya da sınır kişilik bozukluğu olarak da adlandırılan bu gruptaki kişilerin kimlik bütünlüklerinde, duygularında ve ilişkilerinde belirgin ve yaygın tutarsızlık mevcuttur. Kolayca hayal kırıklığına uğrayıp, depresyon ve tedirginlik belirtileri gösterebilen bu kişilerde başkaları ya da kendi içsel çatışmaları için intihar girişimleri sıklıkla gözlenir. Yanlışlıkla bipolar kişilik bozukluğu tanısı alma oranının yüksek olduğu sınır kişilik bozukluğunda her olay ve duyguyu uçlarda yaşama göze batan bir özelliktir. 
    3. Histrionik kişilik bozukluğu: Olayları abartma, dramatize etme ve yalan öyküler anlatma özelliği göze batan kişilik bozukluğu tipinde aşırı duygusallık, ilgilenilme ihtiyacında fazlalık ve ilgiyi üstünde tutma isteği mevcuttur. Gösterişli ve çekici olma ihtiyaçları oldukça yüksek olan bu kişiler sosyal hayatta kolayca arkadaş olan ancak aynı zamanda kolayca reddedilmiş hissedebilen kişilerdir. İntikam almak ya da ikna etmek için sinir krizleri geçiren Histriyonik kişilik bozukluğu bulunan şahıslar qistediklerine ulaşamayınca ağlama ya da saldırma krizleri yaşarlar. 
    4. Narsistik kişilik bozukluğu: Abartılı bir üstünlük duygusu, başarı ve güç isteği ile karakterize narsist kişilik bozukluğunda bu durumlara zıt şekilde aşırı kaygı ve kırılgan bir özgüven siz konusudur. Ben merkezci olan kişilerde empati eksikliği ve sürekli olarak dikkat çekmeye yönelik davranışlarda bulunmak göze batar.
      • C kümesi kişilik bozuklukları (endişeli / kaygılı kişilik bozuklukları)
        1. Çekingen kişilik bozukluğuBu gruptaki insanlar utandırılma ya da sert bir şekilde eleştirilme korkusu ile sosyal temastan kaçınma eğiliminde olurlar. Reddedilme korkusu nedeniyle bir çok sosyal deneyimi kaçıran Kaçıngan kişilik bozukluğu olan kişiler hayatta genellikle geri planda kalırlar.   
        2. Bağımlı kişilik bozukluğu: Karar verememe, boyun eğme ve çaresizlik hislerinin baskın olduğu bağımlı kişilik bozukluğunda kişiler bir güvenceye ihtiyaç duyarlar.
        3. Obsesif kompulsif kişilik bozukluğuKusursuzluk isteği, hata yapma korkusunun baskın olduğu obsesif kompulsif bozuklukta kusursuzluk ve her şeyi kontrol etme, düzenli yapma isteği genellikle karar verememe, işleri sonuçlandırmada zorluk ve ayrıntılarda kaybolma ile sonuçlanır. Takıntılı kişilik bozukluğu, saplantılı kişilik bozukluğu ya da anankastik kişilik bozukluğu olarak da bilinen tablo kişilerin hayatlarını oldukça kısıtlar.
      • Dissosiyatif kişilik bozukluğu: Çoklu kişilik bozukluğu olarak da bilinen tabloda normalde tekil ve bütüncül olması gereken zihnin parçalanarak dağılması sonucu tek bedende birden fazla düşünce ve kişilik ortaya çıkar. Çoklu kişilik bozukluğunda çocukluktan beri kafanın içinde birden fazla (genellikle birbiri ile zıt) ses gelmesinden, farklı kişiliklerin bedenini kontrol ettiği ve her kişiliğin diğerinin yaptığını hatırlamadığı durumlara kadar geniş bir tablo mevcuttur.
      • Sadomazoistik kişilik bozukluğu: Cinsel sapkınlıklar için kullanılan bir terim olarak algılanmasına rağmen cinsel niteliği olsun olmasın başkasına eziyet etmeyi, kendisine eziyet edilmesini ya da eziyet altında kalmayı yaşam biçimi haline getirme durumuna verilen isimdir. 
      • Mazoşist kişilik bozukluğu: Mazoşist kişilik bozukluğunda ise sadomazoşizmden farklı olarak kişiler eziyet etmeyi ya da aşağılamayı tercih etmezken sadece aşağılanmayı, kendilerine hakaret edilmesini ya da eziyet edilmesini isteyen kişilerdir.
      • Hassas kişilik bozukluğu: Hassas kişilik bozukluğu; kişilerin olumsuz olaylar, düşünceler ve duygulardan normal insanlara göre daha fazla etkilendiği, bu sebeple de aşırı gergin ve endişeli ruh hali içerisinde oldukları bir tablodur.
      • Pasif agresif kişilik bozukluğuPasif agresif kişilik bozukluğu olan şahıslar, kendilerinin hoşuna gitmeyen ya da olumsuz bir durumda karşılaştıkları zaman normal şekilde tepki vermek yerine olayı ya da durumu kabullenmiş görünüp sonrasında alttan alta tepki gösterebilecek davranışlarda bulunurlar. Bu tepkiler; durumları ya da işleri engelleyici tavırlar, erteleme davranışları ve hatta sabote etme şekilde olabilir.
      • Aktif agresif kişilik bozukluğu: Aktif agresif kişilik bozukluğu ise kişilerin olaylara aşırı tepkiler vermesi ile seyreden bir durum olup normalde insanların sinirlenmeyeceği olaylara bile aşırı sinirlenerek tepki verme ile kendini gösterir.
      • Epileptik kişilik bozukluğu: Epileptik kişilik bozukluğu; kişilerin olumsuz ya da hoşlarına gitmeyen durumlar karşısında bayılma atakları ile kendileri ifade ettiği bir durumdur. 
      • Manipülatif kişilik bozukluğu: Manipülatif kişilik bozukluğu olan kişiler istediklerini elde etmek, amaçlarına ulaşmak için insanları manipüle etmeleri ile bilinen kişilerdir.
      • Kontrolcü kişilik bozukluğu: Kontrol deliliği olarak da bilinen tablodaki kişiler; hayatlarındaki her şeyin kusursuz ve mükemmel olması gerektiğine inanan, herhangi bir işi en iyi kendisinin yapabileceğine inandığı için kimseye güvenmeyen insanlardır. 

Kişilik Bozukluklarının gelişiminde genetik, fizyolojik ve çevresel faktörlerin birleşiminden söz edilebilir.  

Kişilik bozukluğu risk faktörleri:

  • Genetik yatkınlık 
  • Karmaşık ve çatışmalı aile yapısı 
  • Erken çoğunluk döneminde yoğun ihmal ya da fiziksel / duygusal / cinsel istismara maruz kalmak 
  • Tutarsız ebeveyn davranışları 

Kişilik Bozukluklarının Teşhisi 

Kişilik bozukluklarının tespiti için mevcut herhangi bir tahlil ya da radyolojik görüntüleme yöntemi bulunmamaktadır. Kişilerin kendi istekleri ya da yakın çevresinin isteği ile doktora başvuru yapması sonrası hem kişilerin kendilerinden hem de aile ya da yakın çevresinden anamnez (hasta öyküsü) alınarak hem kişilerin durumları ve şikayetleri hakkında bilgi sahibi olunur hem de kişinin anlattıklarının doğruluk seviyesi değerlendirilir.  

Kişilik bozuklarının tanısı için DSM – V olarak bilinen ve İngilizcesi Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disord olup Türkçeye Mental bozuklukların tanısal ve istatistiksel el kitabı olarak çevrilebilen tüm Dünya ‘da yaygın olarak psikiyatristler tarafından tanı için kullanılan kitap kullanılmaktadır. Bu kitapta her kişilik bozukluğu için ayrı ayrı tanı kriterleri olup başvuru yapan kişilerin bu kriterleri sağlama oranına göre tanı alması kolaylaşmaktadır. Bu noktada unutulmamasını gereken kişilik bozukluklarının birbirinden net sınırlar ile ayrılamadığı olup genellikle kişilerin birden fazla kişilik bozukluğunun kriterlerini karşılayabileceğidir.

Kişilik Bozukluklarının Tedavisi  

Kişilik bozukluklarının tedavisindeki en büyük sorun kişilerin sorunlarının farkında olmaması dolayısı ile tedavi arayışına girmemesi sonucu tedavinin gecikmesidir.  

Kişilik bozuklukların tedavileri alt türüne göre değişebilmekle birlikte temel olarak psikoterapi (psikolojik danışmanlık) üzerine kurulu bir tedavi prensibi mevcuttur. Hatalı düşünce kalıplarının değerlendirilerek yerine yeni ve sağlıklı düşünce ve davranış kalıplarının öğrenilmesi temeline dayanan psikoterapilere ek olarak ataklarla seyreden kişilik bozukluklarında atağı önlemek amacı ile medikal tedaviye (ilaçla tedavi) başvurulabilir. 

Kişilik bozukluğu tanısı alan kişilerin ve yakınlarının en çok merak ettiği sorulardan birisi ‘Kişilik bozukluğu tedavisi ne kadar sürer’ olup bu sorunun cevabının kişiden kişiye değiştiğinin bilinmesi önemlidir. Bazı kişilerde kısa süreli tedavi yeterli olabilse de genellikle yıllar hatta ömür boyu süren bir tedavi süreci gerekmektedir. 

Kişilik bozukluğu tanısı alan kişilerin akıllarındaki bir diğer soru ise ‘kişilik bozukluğu olan kişiye nasıl davranmalıyız’ olup, esasen oldukça önemli bir sorudur. Bu konuda yakınların bilmesi gereken ilk ve en önemli konu bu duruma kendilerinin sebep olmadığıdır. Bunun dışında ise; kişilik bozukluğu tanısı alan kişileri tehdit etmemek, kötü ve uygunsuz davranışlarını görmezden gelmemek, tedaviyi bırakmalarına izin vermemek ve intihar tehditlerini göz ardı etmemek oldukça önemlidir.

Kişilik Bozuklukları Tedavi Edilmezse Ne Gibi Komplikasyonlara Yol Açar? 

Gündelik hayatta içimizde kişilik bozukluğu tanısı almış ya da başvuru yapsa alacak birçok insan bulunmasına karşın, tedavisiz kalan kişilerde zamanla sorunlar ilerleyerek durum daha kötüye gidebilir. 

Tanısız ve kontrolsüz kalan kişilik bozukluğu bulunan şahıslarda ileri dönemlerde;

  • Alkol ya da uyuşturucu bağımlılığı 
  • Bazı kişilik bozuklarının atak dönemlerinde intihar girişimleri 
  • Şiddete meyil ve sonucunda ailesindeki, yakın çevresindeki ve hatta tanımadığı insanlar dahil yaşadığı yerdeki insanlar için tehlike arz etme

Gibi durumlar gelişebileceği için uzun vadede hastaneye yatış gerekebilmektedir. Bu sebeple kişilik bozukluğu bulunan şahısların ailesinin, akrabalarının ya da yakın çevresinin durumu fark eder etmez doktora başvuru yapmasını sağlaması hayati önem taşımaktadır. 

Kişilik Bozukluklarının Tedavisinde Kullanılan İlaçlar

Her ne kadar kişilik bozukluklarının tedavisinde öncelik psikoterapi olsa da kişilik bozukluğu bulunan şahısların durumlarını fark etmemesi, çeşitli sebepler ile doktora başvuru yapmak istememesi nedeni ile hastalara tanı konulduktan sonra ilaç tedavisi başlanma oranı oldukça yüksektir.  

Kişilik bozukluklarının tedavisinde psikotrop / psikoaktif ilaçlar olarak bilinen ve esas olarak merkezi sinir sisteminde etki gösteren ilaçlar kullanılır. Kişilik bozukluklarının tedavisinde kullanılan ilaçlar şu şekilde sınıflandırılabilir:

  • Antipsikotik ilaçlar: Mevcut dürtü kontrol bozukluklarını ve bilişsel bozuklukları düzenlemek amacı ile haloperidol, olanzapin, klozapin, risperidon ve ketiyapin gibi antipsikotik ilaçlar kullanılabilir.
  • Duygu durum düzenleyiciler (DDD): Sinirlilik, saldırganlık ve aşırıya kaçan davranışların kontrolü amacı ile lityum karbonat, valproat, lamotrijin, topiromat ve karbamazepin gibi duygu durum düzenleyiciler kullanılabilir. 
  • Anksiyolitik ilaçlar: Kişilik bozuklukları bulunanlarda sıklıkla anksiyete de görüldüğü için  anksiyeteyi azıtmak amacı ile benzodiazepinler olarak bilinen lorazepam, alprazolam, diazepam ve klonazepam kullanılabilir. Ancak benzodiazepinler bağımlılık yapıcı özellikleri dolayısı ile madde kötüye kulllanım öyküsünü arttırabileceği için günümüzde benzodiazepinlere alternatif buspiron tercih edilmektedir. 

Kişilik Bozukluklarında Hangi Doktora Gidilir?

Kişilik Bozuklukları farklı belirtiler ile ortaya çıkan durumlar olmakla birlikte olaylara normal dışı tepkiler verme, olaylara uygunsuz duygulanım gösterme, normal dışı insanlardan kaçma ya da özgüven patlaması gibi belirtileri olan kişilerin psikiyatri bölümünde psikiyatri uzmanına başvuru yapması gerekmektedir. 

 

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
1
Makeleyi Paylaşın