Ebola

Ebola, hayvanlardan insanlara daha sonra insandan insana bulaşabilen virüs kökenli bir hastalıktır. Kesin bir tedavi olmamakla beraber DSÖ hastalık için iki aşı geliştirmiştir.

Ebola Nedir?

Ebola ismini hastalığın görülmeye başladığı köyün yakınındaki ebola nehrinden almıştır. Ebola bir virüsün sebep olduğu ölümcül bir hastalıktır. Bu virüs hayvan kaynaklı bir virüstür. Yani hayvanlardan insanlara bulaşmış ve daha sonra insandan insana da bulaşmaya devam etmiştir.

Ebola virüsü ‘flaviviridae’ denilen bir virüs ailesinin üyesidir. Ebola virüsünün 5 çeşidi vardır ve bunlardan 4 tanesi hastalığa sebep olmaktadır. Nadir görülen bir hastalık olan ebolada, virüs vücuda girdiği andan itibaren hücreleri öldürür, bağışıklık sistemine ve organlara zarar vermeye başlar. Hastalık, kanda pıhtılaşmayı sağlayan hücrelerin hızla düşmesine neden olmaktadır. Bu sebeple vücudun çeşitli bölgelerinde kontrol edilemez kanamalar görülmektedir. Bu kanamalar hastada ciddi zararlara neden olmaktadır. Ebola virüsünün sebep olduğu bu hastalığa ebola kanamalı ateş hastalığı da denmektedir.

Virüs bulaştığı hastaların yüzde doksanına yakınını öldürmüştür. Öldürme oranı çok yüksek bir hastalıktır. Bu sebeple hastalığa yakalanmamak, hastalığın yayılmasına sebep olacak ortamı engellemek çok önemlidir.

Ebola Belirtileri Nelerdir?

Ebola hastalığının sebep olduğu şikayetler erken safhada gribe çok benzerdir. Hastalığın şikayetleri 2 gün ila 3 hafta arasında ortaya çıkmaktadır.

Genelde hastalığın erken safhalarında görülen şikayetler şu şekildedir:

Hastalık ilerledikçe daha kötü bir hal alır. İç kanamalar giderek artar. Kulakta, gözde, burunda kanamalar görülebilir. Hatta bazı hastalar kanlı tükürük öksürür, kan kusar, kanlı ishal görür veya vücudunda morluklar, döküntüler de görmeye başlar.

Hastalığın ileri safhalarında görülen şikayetler:

  • Kusma
  • İshal
  • Döküntüler
  • Bozulmuş böbrek ve karaciğer işlevleri
  • Kanamalar

Ebola Nedenleri Nelerdir?

Ebola; grip, nezle, kızamık virüsleri gibi kolayca bulaşan bir virüs değildir. Virüsün bulaşabilmesi için hasta olan maymun, yarasa gibi hayvanlara ciltten temas ya da virüs içeren vücut sıvılarına temas gerekmektedir. Daha sonra virüs insandan insana da bu yollarla bulaşmaya devam etmektedir. Hasta olan kişinin bakımını yapan kişiler veya bu hastalıktan dolayı ölmüş kişileri gömenler hastanın cildine, vücut sıvılarına temasıyla hastalığa yakalanmaktadırlar.

Hastalığın diğer bulaşma yollarından biri de virüs bulaşmış iğneler, enjektörler veya yüzeylere temas ile olmaktadır. Ebola virüsünü havadan, sudan ya da yiyeceklerden kapamazsınız. Ebola virüs vücudunda olduğu halde hiçbir belirti vermeyen kişiler de hastalığın yayılmasına sebep olmaktadırlar. Hastalığın görülmeye başladığı zamandan 61 gün sonra bile semende virüs görülmüştür. Bu da demek oluyor ki hasta tamamen iyileşse bile hala virüs vücut sıvılarıyla yayılmaya devam etmektedir. Ayrıca hasta anneden bebeğine de anne sütü, vücut sıvıları yoluyla bulaştırabilir.

Ebola Teşhisi

Ebola hastalığını sıtma, tifo, menenjit gibi diğer bulaşıcı hastalıklardan ayırt etmek pek kolay değildir. Bu sebeple ebola hastalığı teşhisi için birkaç özel test yöntemi kullanılır:

  • ELISA yöntemi: Bu yöntemle virüste bulunan bir protein ve insan vücudunda bu proteine karşı üretilen başka bir protein aranır. Ebola virüsüne özel bir protein laboratuvar koşullarında hastanın alınan kanıyla birleştirilir ve tepkisi izlenir. Virüs proteine bağlanma eğilimi olursa test pozitif olur.
  • PCR yöntemi: Virüse özel genetik materyal çoğaltılarak yapılan bir yöntemdir.
  • Virüs izolasyonu: Virüsün üreyebileceği uygun bir koşul oluşturularak virüsün çoğalıp çoğalmadığı araştırılır.

Virüs ölümcül olduğu, vücut sıvılarından bulaştığı ve laboratuvarda testler için vücut sıvıları kullanıldığı için testi yapan kişilerin çok dikkatli olması gerekmektedir. Yoksa hastalık bu kişilere de bulaşır. Ayrıca hastalık görülen kişilerde beyaz kan hücre sayısı ve trombosit sayısı düşer. Karaciğer enzim seviyesi kanda yükselir.

Ebola Tedavisi

Ebola hastalığı için halen kesin tedavi yoktur. Hasta kişilere ağız ya da damar yoluyla sıvı tedavisinin hastalıktaki ölüm riskini azalttığı görülmektedir. Oksijen tedavisi, kan basıncı kontrolü ve diğer bulaşıcı hastalıkların da engellenmesi hastalığın tedavisinde önemlidir. Hastada görülen kan kaybına bağlı kan bağışı da tedavi seçenekleri arasındadır. Dünya sağlık örgütüne göre hastalığa tedavi geliştirilmektedir.

Bunlar dışında ebola hastalığı için iki aşı geliştirilmiştir:

  • cAd3-ZEBOV: Adenovirüs adlı bir virüs taşıyıcı olarak kullanılarak yapılan bir aşıdır.
  • rVSV-ZEBOV: Aşı, çiftlik hayvanlarından bulunan bir virüs zayıflatılarak ve ebola virüsündeki bir geni bu virüsün genine katarak yapılmaktadır. Dünya sağlık örgütünün istatistiklerine göre çok etkili bir aşı olduğu görülmektedir.

Dünyada kabul görülmüş ilaçlar olmasa bile ebola salgının görüldüğü Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde virüse karşı bazı ilaçlar kullanılmış ve başarılı olduğu görülmüştür. Fakat hala yeterli veriler bulunmadığı için bu antiviral ilaçlar hakkında net bilgiler yoktur. Dünya sağlık örgütüne göre tedavi olabilecek ilaçlar üzerinde çalışmalar devam etmektedir.

Ebola Tedavi Edilmezse

Ebola kesin tedavisi olmayan bir hastalıktır. Fakat verilen sıvı, oksijen tedavileri, kan basıncı kontrolü, kan bağışı gibi destek tedaviler hastalıkta ölüm riskini azaltır. Bu tedaviler de verilmezse daha ciddi sağlık sorunları ile karşılaşılabilir.

Bunlar:

Hastalığın ölümcül olma sebebi bağışıklık sistemini çökertmesi ve virüse karşı savaşamamasını sağlamasıdır. Fakat hastalık bazı hastalarda ölümcül bir duruma sebep olmamaktadır. Bunun sebebi ise hala bilinmemektedir. Hastalığın iyileşme süreci çok yavaştır. Şikayetler geçse bile virüs haftalarca vücutta kalmaktadır. Bu süreçte hastalar saç dökülmesi, halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı gibi başka şikayetler de görebilmektedir.

Ebolaya Ne İyi Gelir?

Ebola yüzde doksan oranında ölümcül olan bir hastalıktır. Bu sebeple hastalığa neyin iyi geleceğinden çok hastalığa hiç yakalanmamak çok daha kritiktir.

Hastalığa yakalanmamak için dikkat edilmesi gereken hususlar şu şekildedir:

  • Hastalığın bulaşma riski olan hayvanlardan uzak durulmalı. Eğer bu hayvanlar tüketiliyorsa çiğ ete çıplak elle dokunulmamalı. Çiğ etler iyice pişirilmelidir.
  • İnsandan insana bulaşmaları engellemek için ebolaya yakalanmış kişilere ve vücut sıvılarına temastan kaçınılmalı. Hastalarla ilgilenen kişiler eldiven, gözlük gibi koruyucu elbiseler giyerek hastalıktan korunmalıdır.
  • Hastalığın daha fazla yayılmasını engellemek için hastayla teması olan kişilerin listesi tutulmalı. 21 güne kadar uzayan kuluçka süresinden dolayı kişi gözetim altında olmalıdır.
  • Kişisel hijyen ve ortamın temizliği virüsü uzak tutmak için kritik önem taşımaktadır. Sık sık eller yıkanmalı.
  • Hastalık kandan yapılan testlerde negatif olsa bile aylarca semende virüs bulunmaktadır. Bu sebeple cinsel ilişki yoluyla hastalığın bulaştığı durumlar görülmektedir. Böyle durumlarda virüs içeren vücut sıvısının temas ettiği bölge bol sabun ve suyla iyice yıkanmalıdır.
  • Gebelik döneminde bebeğe virüs geçebileceği için bu kişiler yakın gözlem altında tutulmalıdır.

Ebolaya Ne İyi Gelmez?

Ebola hastalığında şikayetlerin daha kötü hale gelmesine sebep olacak bazı durumlar şöyledir:

  • Hastalıkta kanamalar sık görüldüğü için vücutta sıvı dengesi bozulmaktadır. Bu sebeple susuzluk hastalığa kötü gelmektedir.
  • Kan basıncındaki düşüklükler organların yeterince kanlanmasını engellemektedir. Kan basıncını düzenlememek organların daha çok hasar almasına ve organ yetmezliklerine sebep olabilir.
  • Kanamalara bağlı dokulara yeterince oksijen yetersizliği organlara hasar vermektedir. Yeterli oksijen alamayan kişilerde bu durum çok daha kötü bir şekilde hastayı etkiler.

Ebola İlaçları

Ebola için şu an resmi olarak onaylanmış bir ilaç yoktur. Kongo Cumhuriyeti’nde ebola için bazı ilaç tedavileri uygulanmış. Bu ilaçlardan ikisi regeneron ve mAb114 tedavi sağ kalım şansını ciddi anlamda yükseltmiştir. Bu ilaçlar virüsün kopya üretmesini engellemektedir.

Lütfen doktorunuzun reçete etmediği ve tavsiye etmediği ilaçları kullanmayınız.

Hamilelikte Ebola

Gebelikte görülen pek çok şikâyetle ebola hastalığında görülen şikayetler oldukça benzerdir. Bu sebeple eğer bir gebede ebola hastalığı düşünülüyorsa derhal gerekli testler yapılmalıdır. Gebelik sırasında ebolaya yakalanmış kadınlarda iyileşme olsa bile anne sütünde ya da diğer vücut sıvılarında hala virüs olabilir. Bu durumda hastalık kendi bebeklerine ya da başka insanlara bulaşabilir.

Ebola hastalığını geçirmiş ve iyileşmiş kadınların daha sonra gebe olmasında sakınca görülmemiştir. Emziren kadınlarda bebeklerini emzirmeye devam etmeleri için destek verilmelidir. Fakat öncesinde anne sütünde virüs olup olmadığı araştırılmalıdır.

Çocuklarda ve Bebeklerde Ebola

Çocuklarda ebola hastalığı çok yıkıcı olmaktadır. Yetişkinlerden farklı olarak dikkat edilmesi gereken farklı hususlar da ortaya çıkmaktadır. Ebola virüsüne yakalanmış çocuklarda tıbbi, beslenme, ruhsal, sosyal açıdan daha özel bakım gerekmektedir. Bu çocuklar hali hazırda beslenme açısından yetersiz çocuklar olduğu için özel hazırlanmış mamalarla beslenmeleri sağlanmaktadır.

Ebola salgınlarının görüldüğü bölgelerde anne babalarda görülen hastalıkların tedavisinde de çocuklar ailesinden ayrılmak zorunda kalmaktadır. Diğer türlü çocukta ebola varken yine anne babasından ayrılmak zorunda kalır. Böyle durumlarda çocukla ilgilenmek, tedavi, beslenme desteği dahil planlanmalıdır. Bebeklik çağında olup da ailesinden ayrı kalanlar anne sütünü alıp alamayacağı açısından da değerlendirilmelidir.

Ebolaya yakalanmış çocuklar bulaşıcı bir hastalık olduğu için toplum tarafından dışlanmış hissedebilir. Bu yüzden psikolojik destek de diğer tedaviler kadar önem arz eder. Okul çağındaki çocuklar için okul, bu hastalıklar için eğitimde ve ebola şüphesi olabilecek çocukların erken saptanmasında önemli rol oynayabilir. Okulda çocuğa eğitimli kişiler tarafından hijyen dersleri verilebilir, psikolojik destek sağlanabilir. Termometreler ile çocukların ateş takibi yapılabilir. Okul sistematik bir bölge olduğu için çocuklarla ilgili bilgiler dosyalanıp takip edilmesi de kolaylaşır. Böylece hem hastalığın yayılması engellenmek için eğitim verilir hem de hasta olabilecek çocukların takibi yapılır.

Ebola için Hangi Doktora Gidilir?

Ebola hastalığı için Enfeksiyon Hastalıkları bölümüne başvurmanız gerekmektedir. Hastalık açısından risk altında olan kişilerin doktora başvurması gerekmektedir.

Bu kişiler:

  • Ebola hastalığına yakalanmış kişilerin herhangi bir önlem almadan bakımını yapan sağlık görevlileri, bakıcılar ya da aile bireyleri
  • Hayvan kaynaklı bir virüs olduğu için şempanze, yarasa, goril, maymun, antilop gibi ebola virüsü şüphesi olan hayvanlarla teması olan kişiler
  • Ebola hastalığından ölen kişileri gömenler veya ölüye temas edenler
  • Ebola hastası annenin emzirdiği bebekler

Ayrıca ebola hastalığında görülen belirtiler olan kimselerin de acilen doktora başvurması önerilmektedir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Ebola ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Ebola virüsü, hayvan kaynaklı yayılan bir virüstür. Meyve yarasaları, şempanzeler, goriller, maymunlar, orman antilopları gibi hayvaların kanına, vücut sıvılarına, organlarına ya da ciltten temas ile bulaşmaktadır. Daha sonra insandan insana da virüs ciltte bulunan çatlaklardan, yaralardan virüs girerek yayılmaktadır. Vücut sıvılarından bulaştığı için anneden bebeğe hastalık geçebilir. Solunum, yiyecek ya da su yoluyla hastalık bulaşmaz.

Ebola virüsü vücuda girince bağışıklık sistemine ve organlara zarar vermeye başlar. Başta grip benzeri belirtilere sebep olurken ilerledikçe daha ciddi sağlık sorunlarına sebep olmaktadır. Kandaki pıhtılaşmayı sağlayan hücrelere girip hızlı bir şekilde bu hücreleri öldürür. Bu sebeple vücudun çeşitli yerlerinde kanamalar görülmeye başlar. Kontrol edilemeyen bu kanamalar, çoklu organ yetmezlikleri hastayı ölüme götürür.Hastalığın ölümcül olma sebebi bağışıklık sistemini çökertmesi ve virüse karşı savaşamamasını sağlamasıdır.

Ebola hastalığı ilk olarak Sudan ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde salgınlara sebep olmuştur. Hastalık ismini Ebola nehri yakınlarında bir köyde salgın çıktığı için almıştır. Daha sonra hastalık diğer Afrika ülkelerinde de görülmeye başlamıştır. Virüs ara ara bu ülkelerde salgınlara sebep olmuştur.

Ebola virüsü Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Sudan’da ilk olarak 1976 senesinde görülmüştür. Hastalık daha sonra buradan diğer Afrika ülkelerine de yayılmıştır.  O zamandan beri ara ara Afrika ülkelerinde salgınlara sebep olmuştur. 1976 senesinde birbirini takip eden iki salgın hastalığa dikkat çekmiştir.