Katarakt

Katarakt, göz merceğinin parlaklığını yitirmesi sonucu oluşmakta olup, hastanın görme durumuna göre tedavi yöntemleri değişkenlik gösterir.

Katarakt Hastalığı Nedir?

Göz merceğimiz (lens) herhangi bir cisme, bir nesneye veya bir insana baktığımız zaman net görebilmemiz için göz uyumunu yapmakla görevlidir. Bu merceğin bir sebepten dolayı hiç olmayışına afaki denir. Bu merceğin şeffaflığını kaybedip matlaşmasına (parlaklığını yitirmek) ise katarakt adı verilir. Katarakt halk dilinde akbasma, perde veya aksu olarak da bilinir.

Normal sağlıklı bir merceğin diğer önemli olan bir görevi ise gelen görüntüyü retinaya aktarmaktır. Yaşlanmaya bağlı veya doğuştan bulunabilen bir kusur olarak göz merceğinin çevresinde bazı lif tabakları ve protein birikimleri oluşabilir. Aynı zamanda mercek üzerinde kahverengi lekelenmeler de bulunabilir. Bu yapılar merceği sıkıştırır ve sert bir hale getirir. Göz merceği bu oluşumlar sonucunda dışarıdan aldığı görüntüyü net bir şekilde retinaya odaklayamaz. Görüntü retina dışında da dağılır ve katarakt süreci başlar.

Katarakt gelişmeye başlamış veya gelişmiş kişiler buğulu bir camdan bakıyormuş gibi gördüklerini ifade ederler. Oluşmuş kataraktın boyutuna, miktarına ve mercekteki oluştuğu bölgeye bağlı olarak sağlıklı görme engellenebilir. Katarakt genelde her iki gözde oluşur. Ancak bir gözdeki diğerinden daha ağır gelişmiş olabilir.

Katarakt çeşitleri

  1. Senil Katarakt: Artmış yaşa bağlı olarak görülen katarakt çeşididir. Ortalama görülmeye başlanma yaşı 60 olarak bildirilmiştir.
  2. Konjenital Katarakt: Katarakt ile doğmuş bebekler konjenital (doğuştan) katarakt başlığında değerlendirilir. Katarakt sebebi olarak ise enfeksiyonlar, yaralanmalar veya anne karnındayken gelişim geriliğine bağlı olarak göz merceğinin tam olgunlaşmaması görülebilir.
  3. Sekonder Katarakt: Bu grupta ise diyabet gibi diğer metabolik sorunların bir sonucu olarak meydana gelen kataraktlar sınıflandırılır. Ayrıca vücudumuz ve gözümüz için toksik (zehirli) maddelerin, radyasyonun ve ultraviyole ışınların maruziyeti sonucu sekonder katarakt oluşabilir. Sekonder katarakt aynı zamanda bazı ilaç kullanımları sonucu da oluşabilir. Bu ilaçlar: kortikosteroidler veya diüretikler olabilir.
  4. Travmatik Katarakt: Göze gelen herhangi bir darbe sonucunda oluşur.

Katarakt Belirtileri Nelerdir?

Katarakt hemen her yaşta görülebilse de genellikle belirtiler yaşlı kişilerde ortaya çıkar. Katarakt başlangıcı genellikle yavaş olduğu için katarakt başında henüz bir belirti olmayabilir. Hastalık ilerledikçe şikayetler ortaya çıkar. Şikayetler kataraktın  zamanla ilerlemesine bağlı olarak şiddetlenir ve görme problemlerinin artması hastalar tarafından belirtilir.

Görmedeki bulanıklığın zamanla artışının yanı sıra göz merceğinin bulanıklaşması dışarıdan da görülebilir.

Kataraktın belirtileri aşağıdaki gibi olabilir:

  • Katarakt gelişmesi sonrasında kişi bulanık bir görüşe sahip olduğundan şikayetçidir. Bunun yanında baş ağrısı da görülebilir. Bunu sıklıkla buğulu bir camdan bakıyormuş tarifi ile anlatırlar. Bu bulanık görüşün sebebi göz merceğinin gelen görüntüyü retina üzerine tam olarak odaklayamamasından kaynaklıdır.
  • Geceleri görme güçlüğü şikayeti olabilir.
  • Renkleri soluk olarak görme zaman içerisinde gelişebilir.
  • Gece araba kullanırken ışıkların parlamasına karşı artan hassasiyet şikayeti vardır. Bunun sebebi ise merceğin katarakt sebebiyle ışığı yeterli seviyede kıramamasından kaynaklanır.
  • Katarakt gelişmiş kişiler fazla güneş olan günlerden rahatsız olabilir. Bu fazla parlaklığı göz merceği kaybettiği uyum özellikleri sebebiyle tolere edemez.
  • Katarakt hastaları gözlüklerinin veya kontakt lenslerinin yeterli gelmediğini ve sıklıkla gözlük derecelerini değiştirme gereği duyduklarını belirtirler.
  • Katarakt sonucu tek gözde çift görme şikayetleri de olabilir.
  • Göz yanması ve göz kuruluğu görülebilir.

Katarakt Nedenleri Nelerdir?

Katarakt göz merceğinin şeffaf yapısını kaybetmesi ve göz merceğinin etrafında sonradan oluşan lifler, proteinimsi yapılar sonucu oluşabilir.

Bu şeffaf yapının kaybedilmesinde veya oluşamamasının altında bazı sebepler yatmaktadır.

Bu sebepler:

  • Artan yaştan etkilenen organlardan birisi de gözdür. İlerleyen yaşlara bağlı olarak göz merceği şeffaf yapısını koruyamaz. Yaşlanma sürecine bağlı olarak göz merceğinin proteinleri zamanla denatüre (protein yapısının bazı fiziksel ve kimyasal dış etkilerle bozulması) olabilir. Bununla birlikte protein birikimleri sonucunda da göz merceği şeffaflığını kaybeder ve katarakt gelişebilir.
  • Bazı travmalar sonucunda katarakt gelişebilir. Bu travmalar göze alınan herhangi bir darbe veya elektrik çarpması olabilir. Travma sonrası göz merceğinin lifleri bombeleşir ve şişer. Kalınlaşan ve beyaz bir görüntüye bürünen göz merceğinin şeffaf yapısını bozarak retinaya giden normal görüntünün bozulmasına sebep olur.
  • Genetik olarak aktarılan bazı genlerde merceğin şeffaf yapısını korumaya yönelik mekanizmalar bulunur. Katarakt ile bağlantısı olan genetik rahatsızlıklar: Down sendromu, Patau sendromu, cri-du-cat sendromu, Turner sendromu gibi sendromlar olabilir. Bu hastalıklarda göz merceğinin yapısı genetik olarak gelişimini tamamlamaya veya yapısını korumaya uygun değildir.
  • Vücudumuz gelişirken daha henüz anne karnında olduğumuz zamanlarda deri ve göz merceği aynı kökenden gelişir. Bu sebepten dolayı atopik dermatit ve egzama gibi deri hastalıklarına sahip olan bazı kişilerde katarakt gelişebilmektedir.
  • Yetersiz C vitamini alımına bağlı olarak katarakt gelişebileceği gösterilmiştir.
  • Bazı ilaçlar katarakt gelişimine sebep olabilir. Bu ilaçlar arasında iltihabi reaksiyonları bastırmak için kullanılan kortikosteroid grubu ilaçlar bulunabilir.
  • Uzun yıllar boyunca güneş ışığı maruziyeti ile göz merceğine fazla miktarda ultraviyole ışın gelebilir. Bununla birlikte bazı boyun ve baş kanser hastalarını tedavi etmek için radyoterapiler yapılır. Bu gibi durumlarda radyasyon maruziyeti arttığı için katarakt gelişebilir.
  • Yapılan araştırmalarda sigara içen kişilerin veya pasif olarak sigara dumanına maruz kalan kişilerin hiç sigara içmeyen kişilere göre daha fazla katarakt riski altında olduğu bildirilmiştir.
  • Bazı metabolik rahatsızlıkların katarakt oluşumunda riskli olduğu gösterilmiştir. Eğer bir diyabet hastası yeteri kadar kan şekerini kontrol edemez ise buna bağlı olarak diyabetik retinopati adı verilen ve katarakta yol açabilen bir hastalığa yakalanabilir.
  • Başka göz hastalıkları da katarakta sebep olabilir. Buna örnek olarak gözde iltihabi bir reaksiyon olan ve otoimmun hastalıklarla birlikte görülebilen üveit verilir.
  • Katarakt doğuştan da bulunabilir. Bunun sebepleri arasında anne karnında iken olan bazı travmalar,  enfeksiyonlar ve gelişim  problemleri olabilir.

Göz merceğinin yapısı bir soğanın yapısı gibi katmanlardan meydana gelmektedir. Bu katmanlardan hangisinde katarakt oluştuğuna bağlı olarak kataraktlar değerlendirilir.

Katarakt oluştuğu yere göre 3 e ayrılır:

  1. Nükleer Katarakt: Göz merceğinin çekirdeğinde oluşan kataraktlara denir. Nükleer katarakt oluşan kişiler ilk başlarda yakını görme yeteneklerinin arttığını ve daha rahat okuyabildiklerini söylerler. Bu etkiler zamanla geçer. Göz merceği zamanla yoğun sarıya döner ve kişinin görüşünü bulanıklaştırır. Katarakt daha da ilerledikçe, göz merceği kahverengiye dönebilir. Merceğin ileri derecede sararması veya kızarmasına bağlı olarak renk tonlarını ayırt etmede zorluklar meydana gelebilir.
  2. Kortikal Katarakt: Göz merceklerinin kenarlarını etkileyen tipte kataraktlardır. Kortikal katarakt, göz merceğinin korteksinin dış kenarında beyaz bir, kama şeklinde alanlar veya şeritler şeklinde görülebilir. Kataraktın seviyesi ilerledikçe bu şeritler göz merceğinden geçerken görüntünün normal geçişini bozar. Bu anormal geçiş sonucunda katarakt hastalarının şikayetleri başlar.
  3. Arka Subkapsüler Katarakt: Göz merceğinin arka kısmını etkileyen kataraktlardır. Genellikle göz merceğinin arkasına yakın yerlerde, görüntünün gelme yolunda oluşan küçük, beyaz bir alan olarak başlar. Okuma yeteneğine müdahale eder, parlak ışıktaki görüşü azaltabilir ve gece ışıkların etrafında parlamalara veya halkalı görünüme neden olur. Bu katarakt şekli, diğer türlerden daha hızlı ilerler.

Katarakt Teşhisi

Katarakt teşhisi için göz hastalıkları uzmanı tıbbi öykünüzü, diyabet gibi sistemik hastalıklarınızı ve şikayetlerinizi gözden geçirir ve detaylı bir göz muayenesi yapacaktır. Doktor aşağıdakiler de dahil olmak üzere bazı testler yapabilir.

Bu testler:

  • Görme keskinliği testi: Görme keskinliği testi bir tabeladaki harflerin  ne kadar iyi okunabildiğini ölçmek için yapılır. Farklı büyüklükteki farklı harfler sıra sıra test yapılan kişiye okutulur. Gözler teker teker test edilirken, test edilmeyen göz kapalıdır. Göz doktoru görüşünüzün tam olup olmadığını veya kişinin görüşünde bozulma belirtilerinin olup olmadığını test eder.
  • Yarık lamba muayenesi: Bir yarık lamba ile yapılan muayenede, göz doktorunun gözün içindeki yapıları büyüten bir mikroskop aracılığıyla detaylı olarak görmesini kapsar. Yani mikroskobun adı yarık lambadır. Bu isim verilmesinin sebebi ise göz içindeki yapıların: kornea, iris, göz merceği ve iris ile kornea aralarındaki boşlukların aydınlatılabilmek için yoğun bir ışık hattı ve bir yarık kullanır. Bu yapılan yarık sayesinde göz içindeki bu yapılar küçük bölgelerde görülür, bu da küçük olsa dahi gözdeki anormallikleri çok iyi bir şekilde tespit etmeyi sağlar. Katarakt testleri arasında en değerli olan yarım lamba muayenesidir.
  • Retina muayenesi: Bir kişiye retina muayenesi yapabilmek için bir damla aracılığıyla göz bebeklerinin büyütülmesi gerekir. Büyümüş göz bebekleri sayesinde gözlerin arkasını incelemeyi kolaylaştırır. Bu bahsedilen arka bölgede retina vardır. Retina görme olayının gerçekleştirildiği asıl yerdir. Görüntü mercekten kırıldıktan sonra buraya düşer. Bir yarık lamba (mikroskop) veya oftalmoskop (göz içini incelemeye yardımcı cihaz) adı verilen özel bir alet kullanarak doktor mercekleri katarakt belirtileri açısından inceleyebilir.

Genellikle bu testler katarakt hastalığını teşhis etmeye yeterlidir.

Katarakt Tedavisi

Katarakt her hastada aynı şikayetlere neden olmaz. Bazı hastalarda ciddi görme zorlukları, bulanıklıklar ve baş ağrılarına sebep olurken bazı kişilerde ise görüşü minimum düzeyde veya hiç etkilemediği için tedaviye ihtiyaç duyulmaz. Bu yüzden katarakt tedavileri kişilere göre planlanır.

Kataraktın belirtilerinin ciddi olduğu durumlarda kişinin yaşam kalitesi düşer. Görüntünün yetersizliğine bağlı olarak hasta günlük hayattaki işlerini yerine getiremez ve bu durum çok can sıkıcıdır. Tedavi edilmesi gerekir.

Kataraktın ilerlemesi ilaçlarla, kontakt lenslerle veya gözlüklerle durdurulamaz.

Ancak bazı durumlarda, gözlük numaralarının değiştirilmesine bağlı olarak geçici de olsa görme iyileştirmesi sağlanabilir. Bununla birlikte gözlük camlarına ek olarak takılan parlama önleyici kaplamalar, gece görüşünü iyileştirmek için ve parlamayı azaltmaya yardımcı olmaya yönelik işe yarayabilir. Okuma yapılan sırada odadaki ışık miktarını arttırmak da faydalı olabilir.

Eğer bir katarakt, hastanın normal günlük görevlerini yapmasına engel olacak noktaya ulaşırsa ameliyat gerekir.

Buradan anlaşıldığı üzere kataraktın tedavisinde en etkili yöntem cerrahidir. Diğer yöntemler kalıcı sonuçlar vermez.

Katarakt ameliyatında, kişinin sahip olduğu kendi göz merceğinin çıkarılması ve yapay bir mercekle değiştirilmesi hedefi vardır. Yapay katarakt lensi bakım gerektirmez ve görüşü önemli ölçüde artırabilir. Bazı yapay katarakt lensleri, genç ve sağlıklı bir lensin doğal odaklanma yeteneğine sahiptir. Etkin ve kalıcı sonuçlar verebilir.

Katarakt Tedavi Edilmezse

Katarakt tedavi edilmezse kişinin sağlıklı görüşünü ciddi oranda kaybetmesiyle sonuçlanabilir. Görme kaybına bağlı kişinin hayat kalitesinin düşmesinin yanı sıra günlük hayatta yaptığı işler sonucunda kazalar meydana gelebilir. Araba sürerken kaza yapmak veya bir şeyler doğrarken elini kesmek gibi kazalar meydana gelebilir.

Bu sağlıklı görüntünün kaybı tamamen görme yetisini kaybetmeye kadar gidebilir. Yani katarakt hastalığı zamanında tedavi edilmezse körlük meydana gelebilir. Eğer bulanık görme şikayetleri varsa mutlaka geç olmadan göz hastalıkları uzmanına gitmek gereklidir.

Katarakta Ne İyi Gelir?

Katarakt da dahil olmak üzere bazı göz hastalıklarının riskini azaltmaya yönelik ve göz sağlığını korumaya yardımcı olmak amacıyla bazı besinler tüketilebilir. Bu besinler teşhis edilmiş katarakt veya diğer göz rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılmaz. Ancak belirtiler ve şikayetleri biraz da olsa azaltmaya yarayabilir.

Bu besinler:

  • Göz vitaminleri (lutein ve zeaksantin) içeren besinler katarakt oluşumunu yavaşlatabilir. Bu göz vitaminleri en çok yeşil sebzelerde bulunur.
  • Bu sebzeler: Lahana, maydanoz, ıspanak, şalgam, brokoli, bezelye ve havuç, portakal suyu, kavun, kivi, kırmızı biber, kabak ve üzüm bu vitaminleri alma amacıyla tüketilebilir.
  • A vitamini görüş keskinliği ve kalitesi için çok önemlidir. Bu sebeple sadece katarakt hastasıyken değil tüm hayat boyunca A vitaminini diyetimizde yaşımızın gerektirdiği ölçüde bulundurmalıyız.

A vitamini içeren besinlerHavuç, domates, kavun, patates, kırmızı biber.

  • C vitamini, E vitamini ve çinko içeren besinler göz dostu besinlerdir. Göz sağlığını korumak amacıyla tüketilebilir.

Bu besinlerŞeftali, sığır ciğeri, domates.

  • Ispanak gözün retina tabakasının sağlığı için tüketilebilir.
  • Sarımsak yemenin bulanık görmeyi azalttığı belirtilmektedir.

Katarakta Ne İyi Gelmez?

Uzun süre televizyon izlemek, kitap okumak katarakt hastalığına sahip kişiler kişiler için iyi değildir. Bunların yanında ultraviyole ışınlarına uzun süre maruz kalmak, korumasız bir şekilde güneşe uzun süre bakmak katarakt şikayetlerini arttırabilir.

Bunların dışında bazı yiyecekler ve zararlı alışkanlıklar katarakt şikayetlerini arttırabilir.

Bunlar:

  • Sigara içmek gözlerde oluşan ve gözler için zararlı olan serbest oksijen radikallerini arttırarak katarakt belirtilerinin şiddetlenmesine sebep olur. Bu nedenle katarakt hastalığı gelişmiş kişilerin sigara içmemesi önerilir. Aynı zamanda vücudumuzdaki kötü kimyasallarla savaşan bizim için faydalı olan antioksidan maddelere sigara zarar vererek katarakt şikayetlerini artırır.
  • Kan şekerinin sürekli yüksek olması katarakt şikayetlerini arttırabilir. Kan şekerini fazla yükselten kalitesiz karbonhidratlardan uzak durmak gerekiyor. Bu besinler: hazır pastane ürünleri ve çikolatalar olabilir.
  • Fazla alkol kullanımı katarakt şikayetlerini arttırabilir.

Katarakt Ameliyatı

Göz doktorunun ve hastanın tercihine göre katarakt ameliyatı gerekebilir. Eğer gerekiyorsa ve hasta tarafından isteniyorsa yapılmalıdır.

Katarakt ameliyatlarında genelde iki yaklaşım kullanılır:

  1. Küçük kesilerle katarakt ameliyatı, korneanın (gözün en ön kısmı) yan kısımlarında bir küçük bir kesi yapılmasını ve ardından göze oldukça küçük bir prob (ultrason aletinin incelenmesi gereken yer ile temas eden kısmı) yerleştirmeyi içerir. Prob, merceği yumuşatan ve parçalayan ultrason dalgaları yayar, böylece katarakt sebebi olan parçacıklar emilebilir. Bu sürece fakoemülsifikasyon denir. Halk arasında bu yönteme lazer ile katarakt ameliyatı denir.
  2. Ekstrakapsüler cerrahi adı verilen bir ameliyat çeşidi daha vardır. Bu ameliyat ile korneada ilk ameliyat seçeneğine göre biraz daha büyük bir kesi açılır. Böylece lens çekirdeği tek parça halinde dışarı çıkartılır. Doğal merceğin yerine göz içi mercek adı verilen şeffaf olan bir mercek yerleştirilir.

Hangi ameliyat olursa olsun, katarakt ameliyatında da enfeksiyon ve kanama riskleri mevcuttur. Katarakt ameliyatı bunlara ek olarak bazı sıkıntılı durumlara yol açabilir. Bunların en önemlisi ise retina dekolmanı (bir organın yerinden ayrılması) riskidir. Katarakt cerrahisinin kişiye olan yararlarını ve risklerini düşünüp göz doktoru ile görüşmek gereklidir. Diğer göz koşullarına bağlı olarak katarakt cerrahisi ihtiyacı artabilir veya katarakt cerrahisine aday olmasını engelleyebilir.

Katarakt ameliyatı ile göz merceği çıkarıldığı için tekrar katarakt gelişmesi mümkün değildir. Ancak çıkarılan merceğin yerine ince bir zar içerisine yapay mercek takılır. Bu ince zar zamanla kalınlaşabilir. Buna ikincil katarakt denmektedir ve tedavisi ameliyat değildir. Bu ince zar kalınlaşması bazı basit lazer işlemleri ile kolayca giderilir.

Katarakt ve Glokom

Glokom (göz tansiyonu) yükselmiş göz içi basıncına bağlı olarak görme kayıplarına yol açabilen bir hastalıktır. Artmış göz içi basıncı görme sinirine zarar verebilir. Buna bağlı sağlıklı görme yetisi etkilenir.

Katarakt ameliyatına bağlı olarak göz içi basıncında değişimler meydana gelebilir. Bu basınç değişimleri genellikle kısa sürelidir ve ilaç tedavilerine yanıt verir. Ancak bazı durumlarda yükselmiş göz içi basıncı kalıcı olabilir. Bu kalıcı göz içi basınç artışının tedavisi doktor tarafından planlanmalıdır.

Bebeklerde Katarakt

Yeni doğan bebeklerde doğuştan katarakt görülebilir. Konjenital katarakt yaşlılarda olduğu gibi yeni doğan bebeklerin göz merceğinde bulutumsu bir yapının kaplı olmasıyla fark edilebilir. Bu katarakt çeşidi bir veya iki gözde olabilir. Eğer erkenden tedavi edilmezse bebeklerde görme kayıplarına ve hatta körlüğe sebep olabilir.

Konjenital kataraktlar ikiye ayrılır:

  1. Sendromik Doğumsal Katarakt: Bu katarakt çeşidinde doğumsal olarak bulunan kataraktın diğer doğum kusurları veya sağlık sorunları ile beraberliği söz konusudur. Bir örnek verecek olursak doğumsal kataraktı olan bazı bebeklerde aynı zamanda Down sendromu da vardır. Down sendromu, zihinsel ve gelişimsel olarak bebeği etkiler, kalp problemleri, bazı down sendromuna has olan yüz özellikleri, işitme ve görme sorunları gibi doğum kusurlarının kombinasyonu söz konusudur.
  2. Sendromik Olmayan Doğumsal Katarakt: Bu doğumsal katarakt çeşidinde ise bebekte sadece katarakt  mevcuttur.

Doğumsal katarakt çok sık görülen bir sağlık sorunu değildir. Oldukça nadir görülür. Bazı sebeplere bağlı olarak görülebilir.

Doğumsal katarakt sebepleri:

  • Genetik etkilere bağlı olarak doğumsal katarakt görülebilir.
  • Hamilelik sırasında yaralanmalar, fiziksel travmalar, bebeğin anne karnındayken gözlerinde yaralanmaya neden olabilecek sebepler doğumsal kataraktlara yol açabilir.
  • Hamilelik sırasında kan şekerinin sürekli düşük olması doğumsal kataraktlara sebep olabilir. Kontrol altında olmayan bir diyabet varsa kan şekeri sürekli düşük olabilir. Veya diyabete bağlı olarak kan şekeri aşırı fazla olabilir. Bu durumlarda kan damarları, sinirler, gözler ve böbrekler dahil olmak üzere vücudunuzdaki organlar zarar görebilir. Bunun sonucunda doğumsal kataraktlar meydana gelebilir.
  • Bazı enfeksiyonlar da çocuklarda doğumsal kataraktlara yol açabilir.

Bu enfeksiyonlar: Suçiçeği, sitomegalovirüs, genital herpes, sifiliz, toksoplazma olabilir.

Her yeni doğana hastaneden ayrılmadan önce göz muayenesi yapılması önerilir. Bu sayede doğuştan katarakt gibi hastalıkların teşhisi için geç kalınmamış olur. Yenidoğanlarda katarakt teşhisi için göz muayenesi yapılabilir.

Doğuştan katarakt tedavisi yeni doğanlar için çok önemlidir. Doğru tedavi ile bebeğin kör olması engellenebilir. Normal görüşü sağlanabilir.

Doğuştan katarakt tedavileri

  1. Ameliyat: Doğuştan kataraktı olan bebeklerin hemen hemen çoğunun sağlıklı görebilmesi için ameliyat olması gereklidir. Doktor bebeğin gözündeki katarakt bölgesinin üzerinde küçük bir kesi yapar ve bulutlu olan merceği çıkarır. Bu çıkarılan mercek yerine yeni bir mercek gerekir. Bu da iki çeşit yolla sağlanabilir. Birincisi kontakt lens kullanımı, ikinci ise göz içi lens uygulamasıdır.
  2. Yama terapisi: Görme yeteneği konusunda bir göz diğer göze göre daha iyiyse yama terapisi işe yarayabilir. Yama terapisinde, zayıf olan  gözü güçlendirmek için bebeğin daha sağlıklı olan gözünün üstüne bir göz bandı yerleştirilir. Bu bant doktorun önerdiği tedavi planlamasına göre günlük belli saatlerde takılır. Yama terapisi ile bebeğin beyni zayıf olan gözde görme yeteneğini geliştirebilmek için daha fazla sinyaller gönderir. Zayıf olan göz biraz gelişebilir.

Katarakt için Hangi Doktora Gidilir?

Aşağıda yazılan belirtilere ve şikayetlere sahipseniz:

  • Bulutlu ya da bulanık görme şikayeti. Artmış yaşla birlikte zamanla görüşünüzün kötüleştiğini ve bulanık gördüğünüzü fark edebilirsiniz. Daha iyi görebilmek için kendinizi sıklıkla göz kırparak bulabilirsiniz. Bunun sebebi katarakt olabilir.
  • Tek gözde çift görme şikayetiniz varsa kataraktın başlangıç safhasında olabilirsiniz.
  • Oda ışığında kitap okurken veya başka bir işle uğraşırken daha fazla ışığa ihtiyaç duyuyorsanız katarakt belirtisi olabilir.
  • Küçük parlaklık değişimlerinde dahi göz kırpma gereği duyuyorsanız katarakt hastalığınız olabilir.
  • Gece araba kullanırken görme problemleri yaşıyorsanız katarakt hastalığınız olabilir.
  • Bir araba farına veya ışık süzmesine bakıyorken ışığın etrafında halkalar oluşuyorsa katarakt hastalığınız olabilir.

Bir Göz Hastalıkları uzmanına gitmeniz gereklidir. Bu durumlarda Göz Hastalıkları uzmanı basit bir göz muayenesi ile katarakt teşhisi koyabilir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
10
0
Makeleyi Paylaşın

Katarakt ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Katarakt hastası bulanık ve puslu görür. Bir pencerenin arkasından sisli bir havaya bakıyormuşçasına bir görüşü olduğundan şikayetçidir. Parlak ışıklara baktığı zaman ışığın çevresinde halkalar görebilmektedir. Normal renkleri eskiye oranla soluk görmekten şikayetçidir. Gece görüşünü azalmış olabilir.

Katarakt normalde şeffaf olan göz merceğimizin şeffaflığını yitirip mat bir hal almasıdır. Katarakt genelde yaşlılarda görülür ama bazı durumlarda konjenital (doğuştan) olarak da görülebilir. Yaşlılarda zamanla göz merceğinin önünde lif tabakaları ve protein birikimlerine bağlı olarak görülebilir. Doğuştan kataraktta ise annenin karın içindeyken bazı travmalar, enfeksiyonlar ve gelişim yetersizlikleri sebebiyet verebilir. 

Kataraktın kesin tedavisi ameliyattır. Bu ameliyatta göz merceği yerinden çıkarılır ve ince bir zar içerisine yapar mercek takılır.  Bu sebeple ameliyat olmuş kişilerin göz merceği çıkartıldığı için tekrar katarakt gelişme riski yoktur. Ancak yapay mercek takılan ince zar zamanla kalınlaşabilir. Buna bağlı olarak ikincil katarakt oluşabilir. Bu ikincil kataraktın tedavisi için ameliyata gerek yoktur. Basit bir lazer işlemi ile tedavi edilir.

Katarakt her yaşta gelişebilir ancak genellikle yaşlılarda görülür. Ortalama katarakt teşhis yaşı 60 civarındadır. Bununla birlikte olarak doğuştan katarakt görülme ihtimali vardır. Anne karnında travmaya maruz kalmış bebekler, bazı enfeksiyonlar ve gelişim yetersizlikleri katarakt yapabilir.