Böbrek Yetmezliği

Böbrek yetmezliği olan hastada böbrek, vücut için yapması gereken görevleri yerine getiremez. Tedavisi de altta yatan sebebe göre uygun seçilir ve uygulanır.

Böbrek Yetmezliği Nedir?

Böbrek yetmezliği pek çok nedene bağlı olabilen ve neticesinde böbreğin vücuttaki yaşamsal fonksiyonlarını yerine getirememesi ile sonuçlanan ciddi bir hastalıktır. Nasıl geliştiğini anlatmak için kısaca böbrek ve fonksiyonlarına değinmek gerekir.

Böbrek, insanda 2 adet (sağ-sol) bulunur ve üst karnın yan taraflarına, sırta doğru yerleşmiş durumdadır. Ortalama 10-12 cm boyutlarındadır. Vücuttaki ana fonksiyonu, kanın süzülmesini (filtre edilmesini) sağlayıp gerekli maddeleri vücuda geri kazandırırken (proteinler, besin maddeleri, elementler) vücuda zararlı olanları (amonyak, toksinler, çeşitli ilaç kalıntıları) idrar ile atmaktır. Bu anlamda temel boşaltım organıdır. Süzme fonksiyonuna ek olarak, böbrek tansiyonun ayarlanması ile ilgili pek çok hayati yolda kilit maddeleri sentezleyerek metabolizmada önemli yer tutar. Bu yüzden böbrek hastalıkları tansiyon ile ilgili belirtiler verirler.

Fonksiyon kaybının sonucu olarak böbrek yetmezliğinde sık görülen tablolar gerekli minerallerin eksikliği/fazlalığı, idrar oluşturulmasında azalma, kanın pH (asitlik-bazlık) dengesinde bozulma, bilinç bozuklukları, kaşıntı gibi pek çok belirtiyi kapsar.

Böbrek yetmezliğinin nedenleri söz konusu olduğunda ise önemli bir ayrım yapılması gerekir. Akut (ani gelişen) ve kronik (uzun süreli) böbrek yetmezliği hastalığın genel olarak farklı seyreden ve farklı nedenlere bağlı iki ana türüdür. Kronik böbrek yetmezliğine en sık sebep olan hastalık diyabettir, akut böbrek yetmezliğinde ise ilaçlardır. Bunların dışında böbreğin yapısal hastalıkları da böbrek yetmezliğine yol açabilir.

Böbrek yetmezliği tedavisi için ise yine tür ayrımı yapılmalı ardından hastalığa neden olan sebep bulunmalıdır. En yaygın ve uzun süreli böbrek yetmezliği tedavisi diyaliz olup diyaliz öncesi aşamalarda çeşitli ilaçlar da kullanılır. Nihai ve en ideal tedavi şekli ise böbrek naklidir.

Böbrek Yetmezliği Çeşitleri Nelerdir?

Böbrek yetmezliği oluşum süreci ve şekline göre akut böbrek yetmezliği ve kronik böbrek yetmezliği olarak 2 ana grupta incelenir. 

Akut böbrek yetmezliği: Böbreğin ani (1-2 gün içinde) başlayan, hızlı ilerleyen, şiddetli belirti veren ve genelde geri dönüşlü olabilen fonksiyon kaybıdır. Genel olarak hastanede yatan, yoğun bakım ihtiyacı olan ve ya zehirlenme gibi ani problemler yaşayan hastalarda görülür. Belirtileri, nedenleri ve tedavisi gerekli başlıklar altında detaylı anlatılacaktır.

Kronik böbrek yetmezliği: Kronik böbrek yetmezliği ise çoğu zaman aylar hatta yıllar içerisinde tüm vücudu tutan hastalıklara veya yavaş gelişen böbrek hastalıklarına bağlı olarak görülen fonksiyon kaybıdır. Başlangıçta semptomlar hafiftir, zamanla artar. Tedavisi altta yatan sebebe bağlıdır. Son dönem böbrek yetmezliğine ilerlerse böbrek nakli ve diyaliz gerektirebilir. 

Böbrek yetmezliği başlangıcı evreleri ise böbreklerin madde süzme hızına bağlı olarak derecelendirilir. Bunun için GFR adlı parametre kullanılır. GFR normal sağlıklı kişilerde 125’in üzerindedir. Böbrek yetmezliğinde ise,

  • Evre 1, belirtisiz: GFR 125-90 aralığında,
  • Evre 2, hafif: GFR 89-60 aralığında,
  • Evre 3a, orta: GFR 59-45 aralığında,
  • Evre 3b, orta: GFR, 44-30 aralığında
  • Evre 4, ağır: GFR 29-15 aralığında
  • Evre 5, son dönem: GFR 15 ve altı

Olarak değerlendirilir. Evre 1,2 ve 3a erken evre; 3b, 4 ve 5 ise geç evre olarak nitelenir. Tedavi planlaması, beklenen belirtiler ve komplikasyonlar açısından evreleme faydalıdır.

Akut ve kronik böbrek yetmezliği farklarından en önemli olanı elbette gelişim süresidir. Bunun dışında genel olarak altta yatan sebepler genel olarak ani böbrek yetmezliklerinde zehirlenmeler, ilaçlar, vücutta meydana gelen ani mineral değişimleri gibi faktörler iken, kronik böbrek yetmezliğine daha çok tüm metabolizmayı etkileyen ve uzun süreli başka hastalıklar neden olmaktadır.

Böbrek Yetmezliği Belirtileri Nelerdir?

Böbrek yetmezliğinde akut veya kronik fark etmeksizin ortak görülen belirtiler şunlardır:

  • İdrar miktarında azalma (günde 500 mililitreden –2,5 su bardağı kadar- az idrar çıkarma)
  • Hiç idrar çıkaramama (günde 200 mililitreden -1 su bardağı kadar- az idrar çıkarma)
  • Ödem (özellikle alt bacaklarda, bileklerde, ayaklarda şişme, su toplama)
  • Nefes darlığı
  • Bilinç bulanıklığı, konfüzyon (düşünce keskinliğinde azalma, kafa karışıklığı, tarihleri karıştırma, kişileri hatırlayamama gibi)
  • Mide bulantısı, kusma
  • Halsizlik, uykuya eğilim, çabuk yorulma
  • Kalpte ritim düzensizlikleri, çarpıntı
  • Göğüs ağrısı, daralma hissi

Bunların yanı sıra, akut böbrek yetmezliği, zaman zaman hiç belirti ve bulgu vermeyebilir, hastanede yatan hastalarda başka laboratuvar testleri uygulanırken tesadüfen fark edilebilir. Bunun yanı sıra, eğer belirti vermeye başlarsa şiddetli, hastanın durumunu ani kötüleştiren, pek çok vücut fonksiyonunu bozan, yoğun bakım ihtiyacı meydana getiren bir tablo yaratır. Nöbetlere sebep olabilir ve komaya ilerleyebilir.

Kronik böbrek yetmezliği ise, uzun zaman boyunca hiç spesifik belirti vermeyebilir. Altta yatan hastalığın yol açtığı belirtiler genelde ön plandadır. Eğer böbrek yetmezliği tek taraflı ise, diğer böbrek büyüyüp fonksiyonlarını arttırarak diğer böbreğin işlevini de üstlenmeye çalışır, bu da belirtilerin ortaya çıkmasını geciktirir. Dönülmez noktaya gelene kadar belirti vermesi nadir olduğundan tedavisi daha zor ve uzun sürelidir.

Kronik böbrek yetmezliğine özel belirtiler olan, iştah ve kilo kaybı, anemi (kansızlık), uyku problemleri, kadınlarda adet düzensizliği, sürekli kaşıntı genelde akut böbrek yetmezliğinde görülmez, çünkü oluşmaları için uzun süre gerekir.

Böbrek Yetmezliği Nedenleri Nelerdir?

Böbrek yetmezliği nedenleri incelenirken akut ve kronik böbrek yetmezliği ayrımı yapılması gerekir çünkü oldukça farklılık arz ederler. Bu nedenle makalemizde de ayrı başlıklar altında incelenecektir.

Akut böbrek yetmezliği nedenleri problemin kaynaklandığı vücut bölgesine göre 3 ana başlıkta incelenir. Genel olarak ortadan kaldırılabilir problemlerdir, kronik böbrek yetmezliğinin aksine geri dönüşlü olabilmektedir. 3 ana başlık ve bunlara bağlı sebepler şunlardır:

  • Prerenal böbrek yetmezliği:vücutta kanın böbreklere ulaştığı aşamaya kadar görülen problemlerdir, genelde kanın böbreklere ulaşmasında problem vardır:
  • Renal böbrek yetmezliği:Böbreğin kendisinden ve yapısından kaynaklı bozuklukları içerir.
    • Böbrek atar ve toplardamarlarına pıhtı atması sonucu organın beslenememesi
    • Kolesterol kaynaklı damar tıkanıklıkları
    • Böbreğin süzücü birimlerinde meydana gelen bozukluklar (glomerülonefritler)
    • Hemolitik üremik sendrom (kırmızı kan hücrelerinin aniden ciddi yıkıma uğraması)
    • Enfeksiyonlar
    • Lupus hastalığı
    • İlaçlar (görüntülemelerde kullanılan kontrast maddeler, bazı antibiyotikler, kanser ilaçları gibi)
    • Skleroderma hastalığı
    • Toksinler, zehirlenmeler
    • Rabdomyoliz (ani ve aşırı kas yıkımına bağlı maddeleri atmak amacı ile böbreğin aşırı çalışması ve iflası)
    • Tümör lizis sendromu (tümör hücrelerinin ani yıkımına bağlı maddeleri atmak amacı ile böbreğin aşırı çalışması ve iflası)
  • Postrenal böbrek yetmezliği:Böbrekten boşaltım organlarına idrarın taşındığı aşamada meydana gelen bozukluklardır.
    • Mesane kanseri
    • İdrar yollarını tıkayan ciddi büyüklükte pıhtılar
    • Prostat büyümesi ve kanseri
    • Serviks (rahim ağzı) kanseri
    • Kolon (kalın bağırsak) kanseri
    • Böbrek taşları

Kronik böbrek yetmezliği nedenleri ise genel olarak uzun süreli hastalıkların sonucudur. Yavaş gelişir ve tedavisi altta yatan hastalığa göre yapılmalıdır. En sık görülenleri şunlardır:

  • Tip 1 veya tip 2 diyabet (en sık görülen kronik böbrek yetmezliği sebebi tip 2 diyabettir)
  • Yüksek tansiyon
  • Glomerulonefritler (böbreğin süzücü birimlerini bozan hastalıklar grubu)
  • İnterstisyel nefritler (böbreğin süzücü kısımları arasında kalan bölgede meydana gelen hastalıklar grubu)
  • Polikistik böbrek hastalığı (böbrekte çok sayıda ve durdurulamayan genetik kökenli kistler oluşturan hastalık)
  • Uzamış idrar yolu tıkanıklıkları (böbrek taşları, mesane tümörleri gibi)
  • Vezikoüretral reflü (idrar kesesinden idrar yollarına idrar kaçağı olması)
  • Tekrarlayan böbrek ve idrar yolu enfeksiyonları (pyelonefritler)

Böbrek Yetmezliği Teşhisi

Böbrek yetmezliği teşhisi için çeşitli belirtilerle idrar miktarında azalma, bulantı, kaşıntı, ailede böbrek yetmezliği öyküsü, hekime başvurulduğunda öncelikle hekim şikayetleri ve tıbbi hikâyeyi dinleyecektir. Bunun ardından ise fizik muayene yapılır ve tanıyı güçlendirecek başka belirtiler olup olmadığı incelenir.

Genelde poliklinik şartlarında hekime başvurulan durumlar kronik böbrek yetmezliğidir. Çünkü hastalar uzun süre boyunca kendilerinde küçük küçük belirtiler görür. Akut böbrek yetmezliği ise hastanede hali hazırda yatmakta olan hastalarda yaygındır veya acil bir problem sonucu oluştuğundan acil servis ya da yoğun bakım şartlarında tanı alır.

Akut ve kronik böbrek yetmezliği teşhis bakımından genelde farklılık arz etmez. İki hastalık için de kullanılan parametreler ve yöntemler benzerdir fakat ayrı olarak altta yatan sebebi belirlemek için ek testlere ihtiyaç duyulabilir, bu durum hastaya özel değerlendirilir. Böbrek yetmezliği teşhisi genel olarak şu testler yardımı ile konur:

  • İdrar miktarı ölçümü: Genel olarak hastaya tüm gün (24 saat) idrarını ölçülü bir kaba biriktirerek hekime getirmesi şeklinde uygulanır. Böbrek fonksiyonlarının en önemlisi olan idrar oluşturabilme yeteneğini ölçmeyi amaçlar. Hastanede yatan hastalarda ise sonda takılarak tam olarak ölçüm yapılır. İdrar miktarı normal kişilerde 24 saatte en az 500 mL (2.5 su bardağı kadar) olmalıdır.
  • İdrar tahlili: İdrar tahlili hastanın verdiği tek idrar örneğinin laboratuvar koşullarında incelenmesi ve içeriğine göre yorumlanması işlemidir. Böbrek yetmezliğinde idrarda belirli maddeler azalırken belirli maddeler artar veya enfeksiyona ait belirtiler görülebilir.
  • Kan tahlili: Kan testi ise özellikle böbrek yetmezliği ile ilişkili 2 belirteç olan kreatin ve üreyi (ya da BUN) ölçer. Yükselmeleri böbreğin madde atma görevini eksik yaptığını gösterir. Kreatin değeri normal kişilerde 0.6-1.2, üre 10-40 mg/dL, BUN ise 5-20 mg/dL aralıklarında seyreder. Bu aralıklar yaş, cinsiyet ve ek sağlık durumlarında farklılık gösterebilir, hekimden bilgi almak en sağlıklı eylem olacaktır.
  • Görüntüleme yöntemleri: En sık kullanılanı ultrason olup gerekirse şüphelenilen sebebe göre tomografi veya MR istenebilir. Böbreklerin yapısal problemleri ile ilgili bilgi verir. Böbrek boyutu yetmezlik sebebine göre küçük, normal ya da büyümüş olabilir bu da tanıda yönlendirici bir veri sağlar.
  • Böbrek biyopsisi: Böbreklerden oldukça küçük örnek doku parçaları alarak bunların patoloji laboratuvarında incelenmesi yöntemidir. Genelde süzücü birimlerin (glomerülonefritler) ve bu birimler arasında kalan dokunun (interstisyel nefritler) hastalıklarında öncelikli istenir.

Böbrek Yetmezliği Tedavisi

Tedavi stratejisi de genel olarak akut ve kronik böbrek yetmezliğine göre seçilir. İki tür için de ortak olan yöntem, altta yatan hastalığın tedavisi ve komplikasyonların (hastalığa bağlı ek problemler) önlenmesidir.

Akut böbrek yetmezliği tedavisinde,

  • Öncelikle, altta yatan sebebin belirlenmesi ve mümkünse tedavi edilmesi hedeflenir. İlaç kaynaklı ise ilacın kesilmesi, kalple alakalı müdahaleler yapılması, enfeksiyonların tedavi edilmesi, tıkanıklığa sebep olan tümör veya organ büyümelerinin ameliyatla küçültülmesi ya da alınması bu amaçla uygulanabilen yöntemlerin bazılarıdır.
  • Ardından gelen aşamada ise, hasta kontrol altında tutulur ve böbrek yetmezliğinin ek sağlık problemlerine (komplikasyon) yol açması önlenir. Bu amaçla şu adımlar izlenir:

Vücuttaki ödemin azaltılması: Akut böbrek yetmezliğinde çok hızlı bir şekilde kollar, bacaklar, ayaklar gibi uç organlar başta olmak üzere tüm vücutta yaygın bir ödem gelişir. Bu fazla sıvı bir süre sonra kalp, akciğerler gibi hayati organlara baskı yapacağı için kontrol alınması gerekir. Bu amaçla genelde hastaya idrar söktürücü ilaçlar verilir.

Potasyum seviyesinin ayarlanması: Ani gelişen böbrek hasarlarında vücut hızla artan potasyum düzeyine uyum sağlayamaz ve buna bağlı olarak kas zayıflığı, bilinç bozukluğu, kalpte ritim bozuklukları, kalp durması, kalp krizi gibi hayati problemler ortaya çıkar. Çeşitli ilaçlarla potasyum düzeyi düşürülmeye çalışılır.

Kalsiyum seviyesinin ayarlanması: Kalsiyum normal zamanda böbreğin vücutta tutması gereken bir mineraldir fakat böbrek yetmezliğinde tutulmaz ve seviyesi düşer. Kalsiyum kalp de dahil olmak üzere vücuttaki kaslar ve daha pek çok organ için hayati bir elementtir. Bu amaçla hastaya kalsiyum takviyesi yapılır.

Diyaliz: Diyaliz özellikle zehirlenme ve toksin kaynaklı akut böbrek yetmezliğinde başvurulan bir yöntemdir. Diyaliz, yapay bir kan filtreleme cihazıdır. Vücuttaki kan böbreklerde filtre edilemediği zaman, damarlarla böbreğe gider gibi bu makineye bağlanır ve süzüldükten sonra yavaş yavaş vücuda geri verilir. Bu sayede böbrek devreden çıkarılır ve hastanın kanı temizlenmiş olur.

Kronik böbrek yetmezliği tedavisinde,

  • Öncelikle yine altta yatan hastalığın tedavisi mümkünse yapılır değilse hastalık kontrol altına alınmaya çalışılır.
  • Ardından böbrek yetmezliği kaynaklı ek sağlık problemlerinin oluşması önlenmeye çalışılır. 

Bu amaçla uygulanan önemli adımlar şunlardır:

Tansiyonun kontrol altına alınması: Yüksek tansiyon hem böbrek hasarına sebep olur hem de böbrek hasarı sonrasında tansiyon daha da yükselir yani bir kısır döngü oluşur. Bunu kırmak için çeşitli ilaçlarla kan basıncı normal düzeyde tutulur.

Kolesterolü düşürmek: Kolesterole bağlı böbrek damarlarında meydana gelen daralma kronik böbrek yetmezliğine neden olur. Bunun önüne geçilerek böbreğe gelen kan miktarı arttırılmaya çalışılır.

Kansızlığı tedavi etmek: Birçok kronik hastalık vücutta bir mekanizma ile kansızlığa yol açmaktadır. Bunun yanı sıra böbrekler kan yapımını uyaran eritropoietin hormonunu salgılar. Böbrek yetmezliğinde salgı fonksiyonu azalır, kansızlık oluşur. Gerekirse kan ürünleri verilmesi gerekmezse de ilaçlarla kansızlık önlenmeye çalışılır çünkü kansızlık solunum güçlüğünden kalp yetersizliğine pek çok ciddi hastalığa zemin hazırlar.

Ödemi azaltmak: Kronik böbrek yetmezliğinde vücutta yaygın sıvı toplanması yani ödem görülür. Ödemin tedavisi için genelde su attırıcı ilaçlara başvurulur.

Kemik yapısını korumak: Kronik böbrek yetmezliği kanda kalsiyum seviyesini düşürerek belirli metabolik yolları aktive eder ve bu sayede kemiklerin minerallerle oluşturulan sağlam ve düzenli yapısı bozulmaya başlar. Kemiklerde depolanan kalsiyum kana verilmeye çalışılır bu sebepten de kemiklerde erime oluşur. Kalsiyum desteği ve çeşitli kemik sağlamlaştırıcı ilaçlarla bu kemik erimesinin önüne geçilir.

Düşük proteinli diyet: Böbrek yetmezliğinde diyet düşük protein prensibi üzerine kurulur çünkü böbreğin atmak zorunda olduğu maddeler proteinlerin sindirimi sonucu ortaya çıkar. Az protein alınırsa böbreğin yükü azalmış olur. Genelde yaşam tarzı değişikliği olarak önerilir ve hastaların ömür boyu dikkat etmesi gereken bir faktördür. Protein içeren gıdaların en sık tüketilenleri, et, tavuk, balık, yumurta, süt ve süt ürünleri, kuru baklagillerdir.

Kronik böbrek yetmezliği eğer üstteki basamaklarda tedavi edilip geçirilmezse (ki çoğunlukla geri dönüşlü değildir) bir süre sonra kaçınılmaz olarak son dönem böbrek yetmezliği gelişecektir. Son dönem böbrek yetmezliği tedavisinde 2 yöntem mevcuttur:

Diyaliz: Yapay bir kan filtreleme yöntemi olan diyaliz, böbreklerin yerine getiremediği işlevi görür. Kanı süzerek atılması gereken maddeleri ayırıp atar, tutulması gereken maddeleri ise vücuda geri verir. Fazla suyun atılması için de faydalıdır. 

Diyaliz hemodiyaliz (cihazla yapılan) ve periton diyalizi (karından yapılan) olarak 2 yöntemle uygulanabilir. Genelde akut böbrek yetmezliğinde tamamen hemodiyaliz tercih edilirken, kronik böbrek yetmezliğinde kullanımın kolaylığı ve yaşam düzenini daha az etkilemesi sebebiyle belirli bir düzeye kadar periton (karın) diyalizi önerilir. 

Karın diyalizinde hasta herhangi bir cihaza bağlanmaz, karından geçen bir tüp yardımı ile belirli yoğunluk ve içerikte torba içerisinde bir sıvı yavaşça karın boşluğuna verilir ve gereken maddeler torbadaki filtre yardımı ile süzülerek kandan uzaklaştırılır. Belirli hastalar periton diyalizine uygun değildir, bu kararı vermek hekimin sorumluluğundadır.

Hemodiyalizde ise, hasta haftanın belirli günlerinde ihtiyaca bağlı olarak hastane veya çeşitli diyaliz merkezlerinde bir cihaza bağlanır bu sayede kan filtrelemesi gerçekleştirilir. Uzun süren ve hastayı yorabilen bir yöntemdir fakat böbrek yetmezliğinde maalesef alternatifsiz bir yöntemdir.

Böbrek nakli: Son dönem böbrek yetmezliğinde uygun verici bulunması durumunda hastadaki işlevsiz böbrek çıkarılır ve alınan sağlam böbrek hastaya nakledilir. Canlı kişilerden ve ya kadavradan böbrek nakli uygulanabilmektedir. Canlı kişilerden alınacaksa genelde öncelikle birinci dereceden aile bireyleri denenir. Böbrek nakli, tüm hayat boyu ilaç kullanmayı ve belli bir yaşam tarzını sürdürmeyi gerektirir. İlaç kullanımı ile bağışıklık sistemi baskılanır ve organın atılması önlenmeye çalışılır. Bu sebepten her hastaya her koşulda nakil uygulanamamaktadır. Böbrek nakli olan kişilerin daha sonra diyalize girmesi gerekmez.

Böbrek Yetmezliği İlaçları

Böbrek yetmezliği esas itibariyle ilaçlarla tedavi edilen bir durum değildir. İlaçlar kronik böbrek yetmezliğinde genellikle durumun daha da kötüleşmesini engellemek ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak amacı ile kullanılır. 

Akut böbrek yetmezliğinde ise yetmezliğin sebebi ortadan kaldırılana kadar hastanın yaşamsal fonksiyonlarını sabit tutmak ve korumak için ilaçlara başvurulur. Böbrek yetmezliği tedavisinde en sık başvurulan ve tedavinin farklı basamaklarında yer alan ilaçlar genel olarak şunlardır:

  • Tansiyon ilaçları (ACE inhibitörleri, ARB’ler): kaptopril, enapril, kandesartan, losartan gibi
  • Kolesterol yüksekliği ilaçları (statinler): atorvastatin, pravastatin gibi
  • İdrar söktürücü ilaçlar (diüretikler): furosemid, mannitol, asetazolamid
  • Kalsiyum takviyeleri
  • Potasyum bağlayıcı ve attırıcı ilaçlar
  • Eritropoietin
  • Kemik koruyucu, osteoporoz ilaçları

Böbrek Yetmezliği Tedavi Edilmezse

Akut böbrek yetmezliği tedavi edilmezse, kronik böbrek yetmezliği haline gelir. Kronik böbrek yetmezliği ise tedavi edilmezse mutlaka ölümle sonuçlanır. Yani böbrek yetmezliği mutlaka tedavi edilmesi gereken ölümcül bir hastalıktır. Tedavi edilmemesi durumunda:

  • Kalp ve damar hastalıkları
  • Kemik erimesi
  • Ödem
  • İleri derece hipertansiyon
  • Kansızlık
  • Psikiyatrik hastalıklar, karakter değişimi, nöbet gibi nörolojik sorunlar
  • Gebelik problemleri ve düşükler
  • Çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği

Gibi önemli ve ölümcül tablolar ortaya çıkacaktır.

Böbrek Yetmezliğine Ne İyi Gelir?

Böbrek yetmezliğine iyi gelen faktörler altta yatan sebebe göre değişse de genel olarak şunlar sayılabilir:

  • Tuz kısıtlaması, tuzdan fakir diyet
  • Potasyumdan fakir yiyecekler (elma, lahana, havuç, bezelye, üzüm, çilek gibi)
  • Protein kısıtlaması (et, süt, bakliyatlar gibi yüksek proteinli gıdaları sınırlı tüketmek)
  • Düzenli kontrollere gitmek ve tedaviyi aksatmamak
  • Hekimin önerilerine titizlikle uymak
  • Beslenme için bir uzmandan destek almak
  • Diyaliz günleri hariç aktif ve doğal sosyal hayatı mümkün olduğunca sürdürmek, hayattan uzaklaşmamak
  • Psikolojik destek

Böbrek Yetmezliğine Ne İyi Gelmez?

Böbrek yetmezliğine iyi gelmeyecek faktörler hastalığın sebebine bağlı değişse de genel olarak şu faktörler sayılabilir:

  • Kraker, cips, salamura, turşu, hazır paketli ve fast food gıdalar gibi tuzlu yiyecekler
  • Potasyumdan zengin yiyecekler (tuzlu ve paketli gıdaların çoğu, muz, portakal, patates, ıspanak, domates gibi)
  • Proteinden zengin beslenmek (et, süt ürünlerinin fazla tüketilmesi)
  • Tedavi, ilaç kullanımı, diyaliz gibi hayati önem taşıyan konularda özensizlik
  • Kronik hastalık psikolojisi ile sosyal ve akademik hayattan çekilme, içe kapanma, umutsuzluk
  • Alkol ve sigara tüketimi
  • Fazla kilolu olmak
  • Hareketsiz yaşam

Böbrek Yetmezliği Ameliyatı

Böbrek yetmezliği için ameliyatla tedavi seçeneği mevcut değildir fakat son dönem böbrek yetmezliği gelişmesi durumunda böbrek nakli (transplantasyon) alıcı uygunsa ve verici bulunabilirse bir tedavi seçeneği haline gelir. Her böbrek yetmezliği hastası nakle uygun değildir. Yetmezliğe neden olan hastalığın nakledilen böbrekte de tekrarlayacak nitelikte olması, hastanın ek ölümcül bir hastalığı daha olması veya nakil sonrası tedaviyi sürdürmekte zorlanacak bir zihinsel problemi bulunması gibi durumlarda nakil yapılamayabilir. Hastalar nakil listesine alınmadan önce tıbbi konsey tarafından tartışılır ve uygunsa verici aranmaya başlanır.

Böbrek nakli oldukça büyük ve ciddi bir operasyondur. Ameliyat sonrasında hayat boyu kullanılması gereken ilaçlar ve dikkat edilmesi gereken bir yaşam düzeni vardır. Aksi takdirde nakledilen böbrek vücut tarafından reddedilir ve yetmezlik yeniden başlar.

Gebelikte Böbrek Yetmezliği

Gebelikte böbrek yetmezliği genellikle nedenler, belirtiler ve tedavi bakımından diğer bireylerden ciddi fark arz etmez.

Böbrek yetmezliği ileri düzeyde olan kadınlarda adet düzensizliği sebebiyle gebe kalma zorlaşır. Gebe kalınsa bile düşük ve erken doğum riski yüksek olacaktır. Başlangıç ve orta düzeyde olan böbrek yetmezliği varlığında ise gidişatı hastanın gebe kalmadan önceki durumu belirler. Gebelik esnasında mevcut böbrek yetmezliğinde ilerleme görülebilir, bu ilerleme gebelik ardından kalıcı da olabilir.

Gebelikte böbrek yetmezliğine etki eden önemli bir faktör de preeklampsi (gebelik hipertansiyonu) ve hipertansiyondur. Preeklampsisi ya da gebelik öncesinden beri tansiyon yüksekliği olan, kreatin değeri yüksek, GFR’si düşük hastalarda böbrek yetmezliğinin gebelik için problem yaratma ihtimali yüksektir.

Çocuklarda ve Bebeklerde Böbrek Yetmezliği

Çocuklarda da böbrek yetmezliği hem akut hem kronik formu ile ortaya çıkabilir fakat yetişkinlere göre daha nadirdir. 

Genel olarak çocuklarda da akut böbrek yetmezliğine sebep olan faktörler ilaçlar, sıvı kaybı, kanamalar, toksinler, enfeksiyonlar, idrar yolunda tıkanıklık başta olmak üzere yetişkinlerdeki gibidir. Belirtiler de başta idrar miktarında azalma olmak üzere, iştahsızlık, mide bulantısı, genel durumda kötüleşme olmak üzere yine yetişkinlere benzer olmaktadır. Tedavi ise, genel olarak altta yatan durumun ortadan kaldırılması prensibine dayanır. Diyaliz ve gerek duyulursa ilaç tedavisi verilebilir. Akut böbrek yetmezliği iyileşme ile sonuçlansa bile ileri dönemde bu çocuklar başta kronik böbrek yetmezliği olmak üzere böbrek problemlerine daha açık olacaktır, düzenli kontrollerin aksatılmaması önerilir.

Çocuklar kronik hastalıklar bakımından risk grubu değildir. Bu sebeple 10 yaşa kadar olan bebek ve çocuklarda kronik böbrek yetmezliği genelde böbrek ve idrar yollarında doğumsal anomalilerden (darlıklar, damar hastalıkları, organ gelişim problemleri, organların yokluğu, mesane reflüsü gibi) kaynaklanır. 10 yaşın üzerindeki çocuklarda ise, böbreğin süzücü birimlerinin hastalıkları (glomerülonefritler) sebep olarak daha sık görülmeye başlanır.

Belirtiler, yetmezliğin altında yatan sebebe bağlı olarak ortaya çıkar fakat genel olarak görülme ihtimali olan belirtiler şunlardır:

  • Bebeklerde; ağlama, huzursuzluk, emme güçlüğü
  • Çocuklarda; halsizlik, çabuk yorulma, konsantrasyon bozukluğu, okul başarısında düşme
  • Yapısal nedenlere bağlı yetmezliklerde; tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, ateş, çok su içme, sık idrara çıkma
  • Süzücü birimlerin hasar gördüğü hastalıklarda; ödem, ayaklarda şişmeler, kanlı idrar, tansiyon yüksekliği
  • Büyüme ve gelişmede gerilik
  • Kemik hastalıkları
  • Kansızlık
  • Kalpte ritim düzensizlikleri ve genişlemeler
  • Ergenliğin gecikmesi, adet düzensizliği, adet görememe

Çocuklarda böbrek yetmezliği tedavisi ise yetişkinlerde olduğu gibi altta yatan sebebe ve hastalığın evresine göre verilir. Altta yatan sebep bazen ortadan kaldırılabilir, bu durumda gidişat olumludur. Evre 1 ve 2 yani hafif evrede hastalık takip edilir ve genelde ek tedaviye ihtiyaç duyulmaz, uzun süre hafif evrelerde sebat eden hastalıkta gidişat genellikle daha olumludur.

Evre 3 ve 4 yani orta ve ağır böbrek yetmezliği ise genelde daha agresif ve gürültülü ilerler ve genellikle son dönem böbrek yetmezliğine (evre 5) varır. Bu aşamada düşünülmesi gereken tedavi bir yandan yaşamsal fonksiyonlar için diyaliz sürdürülürken bir yandan da nakil planlaması yapılmasıdır. Çocuklarda diyaliz süresi arttıkça böbrek nakli sonrası problemler gelişme ihtimali artmaktadır bu yüzden mümkün olan en kısa sürede nakil planlanır ve verici aranmaya başlar.

Böbrek Yetmezliği için Hangi Doktora Gidilir?

Böbrek yetmezliği tedavisi ile asıl ilgilenen tıp bölümü Dahiliyenin (İç Hastalıkları) bir alt dalı olan Nefrolojidir. Bunun yanı sıra, hastalığın altında yatan sebebe göre farklı tıp bölümleri de tedaviye dahil olabilmektedir.

Özellikle son zamanlarda meydana gelen idrar miktarında değişim, kontrol altına alınması güç tansiyon yüksekliği, bulantı, kusma, kaşıntı gibi belirtiler kişide veya yakınlarında ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurulması gerekir.

Belirtilerin ortaya çıkmasının yanı sıra, eğer kişide uzun süreli başka hastalıklar (diyabet, hipertansiyon) gibi mevcutsa, ailede böbrek yetmezliği ve böbrek hastalığı öyküsü varsa, idrar yollarında herhangi bir problem bulunuyorsa, uzun süreli ilaç kullanımı mevcutsa mutlaka kontrollerini düzenli olarak yaptırmalı, tedavi edilebilen sağlık problemlerinin tedavisini almalıdır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
3
0
Makeleyi Paylaşın

Böbrek yetmezliği ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Böbrek yetmezliği, böbreklerin çeşitli sebeplerden kanı süzme ve atık maddeleri uzaklaştırma görevi başta olmak üzere pek çok görevini yerine getirememesi sonucu oluşur. Buna pek çok faktör sebep olabilir. 

Kan ve su kaybı, enfeksiyonlar, ilaçlar, çeşitli tedaviler, böbreğin yapısal hastalıkları, uzun süreli idrar yolu tıkanıklıkları, diyabet, hipertansiyon gibi uzun süreli hastalıklar farklı mekanizmalarla böbrek yetmezliğe neden olabilir. 

Böbreğe gelen kan akımının azalması, böbreğin süzücü birimlerinin hastalıkları, tıkanma sonucu idrarın böbreklere geri kaçması ve burada yangı oluşturması, zehir ve toksinlerin vücutta çok artarak böbrekten atılma aşamasında böbreği harap etmesi bu mekanizmaların en sık görülenleridir. Bunun yanı sıra, her böbrek yetmezliği sebebinin kendine özel bir mekanizması mevcuttur.

Böbrek yetmezliğinde diyaliz genelde son dönemde başvurulan bir tedavi yöntemidir. Hastaya özel durumlara bağlı olarak daha erken dönemlerde de tercih edilebilir, bu konuda en doğru bilgiyi hastanın tedavisini sürdüren hekim verecektir. 

Son dönem böbrek yetmezliği sınırı genelde GFR ölçümü ile belirlenir. Hastaya zararsız bir madde verilerek böbreklerin bu maddeyi süzme hızı ölçülür. Normal kişilerde 125 civarıdır. Son dönem böbrek yetmezliğinde ise 15’in altına düşmüştür. Genellikle diyaliz bu sınırda tedaviye dahil olur.

Böbrek yetmezliği bütün vücudu etkileyen çok önemli bir sağlık problemi olduğu için çeşitli mekanizmalarla ağrıya sebep olması olasıdır. Özellikle kronik böbrek yetmezliğinde kemiklerden kaynaklı ağrılar görülebilir. Bazı hastalarda bulantı ve kusmaya karın ağrısı da eşlik edebilir. Tansiyon düzensizliğine bağlı baş ağrısı da görülebilmektedir. Bunun yanı sıra böbrek yetmezliğine sebep olan hastalık da ağrıya yol açabilir, bu hastaya özel değerlendirilmesi gereken bir durumdur.

Dikkat edilmesi gereken hususlardan biri herhangi bir ağrı durumunda ağrı kesici kullanımıdır. Böbrek yetmezliği varlığında ağrı kesiciler çok özenli ve kesinlikle hekim bilgisi dahilinde kullanılması gereken ilaçlardır çünkü böbrek yetmezliğini derinleştirebilir, kronik böbrek yetmezliğini akut hale geçirebilirler.

Böbrek yetmezliği özellikle kronik duruma geldiyse ciddi kaşıntı yapar. Buna üremik kaşıntı adı verilir. Tam olarak mekanizması çözülebilmiş değildir fakat vücudun böbrek yetmezliğine verdiği bağışıklık tepkisinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Aynı zamanda böbreğin atılımından sorumlu olduğu çeşitli maddelerin yetmezlik sonucu kanda birikmesi de kaşıntıya neden olabilir.

Böbrek yetmezliği akut ve kronik iki formu ile de ölümcül bir hastalıktır çünkü böbrekler hayati fonksiyonların devamı için yeri çok büyük organlardır. Kanı temizler ve süzerler, hormon salgılarlar, tansiyon düzenlenmesinde rol alırlar. Çok işlevli bir organ olduğu için eksikliğinde de oldukça yaygın problemler ortaya çıkacaktır. 

Akut böbrek yetmezliğinden dönüş olması ve iyileşme ile sonuçlanması daha olasıdır fakat kronik böbrek yetmezliğinin çoğu vakada böbrek nakli ile nihai çözüme kavuşturulmadıysa uzun vadede ölüme sebep olması kaçınılmazdır.