Böbrek Hastalıkları

Böbrek hastalıkları, böbreklerin normal işlevlerini yerine getirememesi ile ortaya çıkan sağlık problemlerini kapsamaktadır. Tedavisi altta yatan nedenin kontrol edilmesine yönelik kurgulanır.

Böbrek Hastalıkları Nedir? 

Farklı nedenlere bağlı olarak gelişebilen böbrek hastalıkları, böbreklerin normal işlevlerini yerine getirememesi ile ortaya çıkan sağlık problemlerini kapsamaktadır. Böbrek hastalıklarının gelişmesine neden olan böbrek hasarı, diyabet, yüksek tansiyon (hipertansiyon) ve diğer kronik (uzun vadeli) hastalıklardan kaynaklanabilir. Böbrek hastalıkları, kemik erimesi, sinir hasarı ve beslenme bozukluklarına sebep olabilir.

Böbreklerin insan vücudunda oldukça önemli ve hayati önem taşıyan görevleri vardır. Böbrekler, vücuttaki zararlı ve atık maddeleri filtreleyerek idrar yolu ile vücuttan uzaklaştırmaktadır. Böbrekler ayrıca, kan basıncını yani tansiyonu düzenleyen ve kan hücrelerinin üretimini kontrol eden hormonların üretiminden sorumlu bir organdır.  

Böbrekler, vücuda alınan D vitaminini aktivite ederek kandaki kalsiyum ve fosfor seviyelerini dengede tutarak kemik gelişiminde önemli rol üstlenir. 

Böbrek hastalıkları zamanla daha da kötüleşerek böbrek fonksiyonlarının tamamıyla bozulmasına neden olabilir. Diyaliz tedavisi ile böbrek yetmezliği kontrol altına alınmaya çalışılır. Diyaliz, vücutta birikmiş atık maddeleri ve fazla suyu yarı geçirgen zar aracılığıyla vücuttan atmaktadır. Bu yöntem ile ile böbrek hastalıkları tedavi edilemez. Lakin, bu yöntem eşliğinde hastaların yaşam süresi ve yaşam kalitesi artırılabilir.  

Böbrek Hastalıklarının Tipleri Nelerdir? 

Böbrek hastalıkları, organların kanda bulunan toksinleri temizleyememesi ile ilgili bir sağlık problemidir. Bunun temelinde glomerüler filtrasyon hızında (böbrekler süzme kabiliyeti) yaşanılan düşüklük söz konusudur. Glomerül (böbrek süzgeçleri), kanın süzülmesinden sorumlu olan kılcal damar yumakları şeklindeki yapıdır. Eğer glomerül yapısında bir hasar gelişirse vücutta ciddi hastalıklara neden olabilecek toksin artışı gözlemlenebilir. 

En yaygın görülen böbrek hastalıkları şunlardır: 

Kronik böbrek hastalığı: Kronik böbrek hastalığında böbrekler hasar görür ve buna bağlı olarak kanı gerektiği gibi filtreleyemezler. Kronik böbrek hastalığı, zaman içerisinde belirtileri şiddetlenen ve kötüleyerek ilerleyici bir seyir gösteren bir böbrek rahatsızlığıdır. Bu nedenle erken müdahale, hastalığın ilerlemesini yavaşlatarak böbrek fonksiyonlarının daha uzun süre korunmasına yardımcı olur. 

Glomerülonefrit: Halk arasında 'nefrit' olarak adlandırılan glomerülonefrit, böbreklerde bulunan ve glomerül olarak bilinen küçük filtrelerin iltihaplanmasıdır. Glomerüllerdeki akut ya da kronik iltihaplanmanın eşlik ettiği yıkım ya da hasarlanma durumu, glomerülonefrit olarak tanımlanır. Akut glomerülonefrit, geçirilmiş bir streptokok enfeksiyonundan (boğaz ya da deri enfeksiyonu) sonra ortaya çıkabilir. Ülkemizde kronik böbrek yetmezliğinin en sık nedenlerinden birisi glomerülonefrittir. 

Otoimmün hastalıklarına bağlı gelişen böbrek rahatsızlıkları: Otoimmün hastalık durumunda, bağışıklık sistemi düzgün bir şekilde çalışmayarak doku veya organlara zarar verir. Sistemik Lupus Eritematozus (kelebek hastalığı) veya Romatoid Artrit (eklem romatizması) gibi otoimmün hastalıklar, böbrek dokusunu hasara uğratarak böbrek fonksiyonlarında bozulmaya neden olabilir. Bu süreç akut ya da kronik bir seyir izleyebilir. 

Polikistik böbrek hastalığı: Kalıtsal (herediter böbrek hastalıkları) geçiş gösteren bu hastalıkta böbrek üzerinde çok sayıda kist gelişir. Gelişen kistler nedeniyle böbrekler büyür ve işlev kaybı yaşar.  

Böbrek kanseri: Böbrek hücreli karsinom olarak da bilinen böbrek kanseri, yetişkin kanserlerinin yüzde 4’ünü oluşturmaktadır. Toplumda 45 yaş ve üstü kişilerde daha yaygın olarak olarak görülür. Erken evredeki böbrek kanseri hiçbir belirti vermeden sessizce ilerleyebilir. Düzenli sağlık kontrolleri sayesinde erken evrede tespit edilen böbrek kanserlerinde tedavi başarısı yüksek olmaktadır. 

Böbrek taşı: Böbreklerde kanın temizlenmesi sırasında sert minerallerin ve tuzların oluşturduğunu sert tortular böbrek taşının yapısını oluşturmaktadır. Böbrek taşları tek bir böbrekte oluşabileceği gibi her iki böbrekte de görülebilir. Böbrek taşları idrar yoluna düştüklerinde belirti vermektedir. Özellikle idrar yollarında böbrek taşı kaynaklı oluşacak tıkanıklıklar şiddetli ağrıya neden olmaktadır. Sık sık böbrek taşı şikayeti yaşayan kişilerde kronik böbrek hastalığı gelişme riski yüksektir. 

Böbrek enfeksiyonu: Uygun şekilde tedavi edilmeyen idrar yolu enfeksiyonları böbreklere zarar verebilir. Böbrek enfeksiyonu ise idrarın idrar kesesinden (mesane) böbreklere doğru ilerlemesi sonucunda meydana gelir ve tıbbi literatürde piyelonefrit olarak adlandırılır. Belirtiler arasında ateş, karın ağrısı, sık sık idrara çıkma isteği, hematüri (idrarda kan varlığı), bulantı ve kusma yer alır. Bu türde belirtileri olan kişilerin en yakın süre içinde uzman bir hekim tarafından muayene edilmesi çok önemlidir. 

Akut böbrek yetmezliği: Akut böbrek yetmezliği (ABY), enfeksiyon, düşük tansiyon, vaskülit (kan damarlarının iltihaplanması) veya fiziksel travmaya nedenli, ani başlangıçlı böbrek yetmezliğidir. Özellikle ABY, kalp damar hastalıklarının cerrahi tedavileri sonrasında gelişen majör komplikasyonlardan birisidir.  

Bazı nadir hastalıkların da böbrek üzerinde problemlere neden olduğu bilinmektedir. Bu nadir hastalıklardan birkaçı ise şunlardır:  

Alport sendromu: Böbreklerde bulunan küçük damarların hasar görmesi sonucunda alport sendromu ortaya çıkabilir. Bu sendrom, aileden çocuğa geçen bir sağlık problemi olarak yaygınlık göstersede sonradan kazanılmış da olabilir. Alport sendromunu ortadan kaldıran kesin bir tedavi bulunmamaktadır. 

Goodpasture sendromu: Bu sendrom hem böbreklerde hem de akciğerlerde hasara neden olmaktadır. Organların bazal membranlarında (dokuları kaplayan hücre dışı yapılar) otoimmün yıkım sonucu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bu sendrom, kişilerde kronik böbrek yetmezliğine neden olabilecek böbrek tutulumu ile karakterize olabilir. 

Wegener granülomatozu: Özellikle üst ve alt solunum yolları ile birlikte böbreklerdeki küçük ve orta çaplı damarları tutabilen kronik seyirli bir hastalıktır. 

Böbrek Hastalıklarının Belirtileri Nelerdir? 

Böbrek hastalığının şiddetine bağlı olarak ortaya çıkabilecek çeşitli belirtiler vardır. Böbrek hastalığı bazen şiddetli belirtilere neden olmadan sinsice ilerleyebilir. Özellikle hastalığın erken evrelerinde belirtiler olmayabilir. Bu nedenle çoğu hastaya erken tanı konulamaz. Bu yüzden risk grubunda olan kişilerin düzenli olarak sağlık kontrollerini yaptırması çok önemlidir. 

Böbrek hastalıklarında görülebilecek en yaygın belirtiler ise şunlardır: 

• Yorgunluk

• Dikkat eksikliği ve konsantrasyon problemleri

Uyku bozuklukları

• İştah değişikliği

Kas ağrıları

• Ayak ve ayak bileklerinde şişlik

Göz kapaklarında şişlik

Kaşıntı ve cilt kuruluğu

Gece sık idrara çıkma 

Böbrek hastalıkları, böbrek yetmezliğine doğru ilerlemesi sonucunda ortaya çıkabilecek daha ciddi belirtiler ise şunlardır: 

Mide bulantısı ve kusma

• İştah kaybı

• İdrarda renk değişikliği

• Hipertansiyon (yüksek kan basıncı)

Oligüri (günlük idrar miktarının 500 ml’den az olması) ya da Anuri (günlük idrar miktarının 50 ml’den az olması) 

• Hematüri (idrarda kan görülmesi)

Anemi

Cinsel isteksizlik

• Tat almada bozukluk

• Ellerde ve yüzde şişlik

• Kandaki potasyum seviyesinin aniden yükselmesi (hiperkalemi)

• Kalp zarı iltihabı (perikardit)

• Nefes darlığı

• Akciğer ödemi 

Böbrek Hastalıklarının Nedenleri (Risk Faktörleri) Nelerdir? 

Böbrek hastalıkları birden fazla nedenden ötürü kaynaklanabilir. Böbrek hastalığının toplumda en çok görülen nedenleri ise şunlardır: 

Yüksek tansiyon: Yüksek tansiyon damar sistemine zarar vererek kanın böbreklere olan akışını azaltabilir. Yüksek tansiyon, kronik böbrek hastalığının en sık nedeni olarak kabul edilmektedir. Bu yüzden yüksek tansiyon hastaları böbrek hastalığı yönünden düzenli olarak muayene edilmelidir. 

Şeker hastalığı (Diyabet): Yüksek tansiyon gibi şeker hastalığı da böbreklerde doku hasarına neden olabilir. Diyaliz tedavisi alan her beş kişiden birinde diyabete bağlı böbrek hastalığı (diyabetik nefropati) görülmektedir. 

Beta enfeksiyonu: Streptococcus pyogenes bakterisinin neden olduğu bu enfeksiyon tipi tedavi edilmediği takdirde böbrek iltihabına (nefrit) neden olmaktadır. 

Vaskülit: Sistemik vaskülitler, kan damarlarının iltihabı ile karakterize, görülme sıklığı az olan bir hastalık türüdür. Kan damarları bakımından zengin olan böbrekler, vaskülit seyrinde sıklıkla olumsuz yönde etkilenmektedir. Vaskülitler, ciddi organ yetmezliğine hatta ölüme sebep olmasından ötürü tanı ve tedavide etkin ve dinamik olmak çok önemlidir.

Otoimmün hastalıklar: Otoimmün hastalıklar, bağışıklık sisteminin yanlışlıkla normal dokulara ve organlara saldırması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Özellikle lupus ya da tam adıyla sistemik ‌lupus ‌eritematozus hastalığında böbrek tutulumu (akut böbrek hasarı ve kronik böbrek hastalığı) sıklıkla görülmektedir.  

İlaçlar: İbuprofen veya Naprosen sodyum içeren ilaçların aşırı kullanımına bağlı olarak böbreklerde hasar gelişebilir. 

Böbrek hastalığı riskini artıran diğer faktörler ise şunlardır: 

• Kalp ve damar hastalıkları

• Obezite 

• Sigara 

• Aile öyküsü

• Yaş

• Düşük doğum ağırlığı 

Böbrek Hastalıklarının Teşhisi 

Böbrek hastalıkların teşhisinde hasta öyküsü çok önemlidir. Kişilerin geçmiş tıbbi öyküsü ve ailesindeki böbrek hastalıkları sorgulanır. Kişilerin yüksek tansiyon şikayeti, kullandığı ilaçlar ve idrar yapma alışkanlığında yaşadığı değişiklikler dikkatli bir şekilde sorgulanır.

Hasta öyküsü alındıktan sonra böbrek fonksiyonlarını değerlendirmek için çeşitli testler yapılmaktadır.  

Böbrek hastalıklarının teşhisinde sıklıkla kullanılan testler şunlardır; 

Glomerül filtrasyon miktarı (GFR): Bu test, böbreklerin fonksiyonunu değerlendirir ve ayrıca böbrek yetmezliğinin evresini belirleyebilir. 

Ultrason ve bilgisayarlı tomografi: Görüntüleme yöntemleri ile böbrekler ve idrar yolu sistemi net bir şekilde görüntülenir. Böbreklerin boyutları ve yapısal bozuklukları bu testler ile ayrıntılı bir şekilde değerlendirilir. Bilgisayarlı tomografi ile böbrekteki tümörün yapısı ve organ dışı tutulumları gözlemlenir.  

Böbrek biyopsisi: Çok küçük miktarda alınan böbrek dokusu patoloji laboratuvarında mikroskop altında incelenir. İnceleme neticesinde böbrek hastalığına kesin tanı koyulabilir. 

İdrar tahlili: İdrarda tespit edilecek kan ve protein, böbrek fonksiyonlarında problem yaşandığının işareti olabilir. 

Kan testleri: Özellikle kandaki yüksek üre ve kreatinin miktarı kronik böbrek hastalığının habercisi olabilir.   

Böbrek Hastalıklarının Tedavisi 

Böbrek hastalığının tedavisi altta yatan nedenin kontrol edilmesine yönelik kurgulanır. Kronik böbrek hastalığının genel olarak kesin tedavisi yoktur. Doğru tedavi ile birlikte kişilerin şikayetleri kontrol altına alınır, hastalığın ilerlemesi yavaşlatılır ve olabilecek komplikasyonlar engellenir.  

Erken dönem kronik böbrek hastalığının tedavisinde tipik olarak şunlara odaklanılır; 

Hipertansiyonu kontrol altına almak: Böbrek hastalıklarının tedavisinde tansiyon kontrolü çok önemlidir. Kontrol altında tutulan kan basıcı, böbrek hastalığının ilerlemesini yavaşlatabilir. ACE inhibitörleri (anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri) ve Anjiyotensin 2 reseptör blokerleri (ARB’ler) hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar arasındadır. 

Anemi (kansızlık) tedavisi: Kronik böbrek yetmezliğindeki hastalarda demir eksikliğine bağlı anemi görülebilir. Doktor kontrolünde alınacak demir takviyesi ile yorgunluk ve halsizlik belirtilerinde iyileşme görülebilir.

Vücut genelinde oluşan şişliklerin kontrolü: Vücudun fazla su tutmasına bağlı yaşanılan şişliklerin tedavisinde idrar söktürücü (diüretikler) ilaçlar reçete edilebilir. 

Kemik sağlığını korumak: Böbrek hastalıkları nedeniyle ortaya çıkabilecek kemik kırığı riskini azaltmaya yardımcı olması için kişilere kalsiyum ve D vitamini reçete edilebilir. 

Kronik böbrek hastalığının son evresinde ise daha ciddi tedavi seçenekleri gündeme gelmektedir. Genel olarak son dönem böbrek hastalığının tedavisinde diyaliz veya böbrek nakli gündeme gelir. 

Böbrek Hastalıkları Tedavi Edilmezse Ne Gibi Komplikasyonlara Yol Açar? 

Kronik böbrek hastalığının olası komplikasyonları şunlar olabilir;

• Ayaklarda ve dizlerde sıvı birikimine bağlı ödem

• Akciğer ödemi (pulmoner ödem)

• Hiperkalemi (kanda yüksek potasyum seviyesi)

• Kemik kırığı riski artar

• Cinsel fonksiyon bozuklukları

• Konsantrasyon ve odaklanma sorunları

• Bağışıklık sisteminin zayıflaması 

• Perikardit (kalp zarı iltihaplanması)

• Gebelik komplikasyonları

• Son dönem böbrek yetmezliği

Böbrek Hastalıklarına Ne İyi Gelir? 

Böbrek hastalıklarında yaş, ırk veya aile öyküsü gibi risk faktörlerinin kontrol edilmesi imkansızdır. Bununla birlikte, böbrek hastalığını önlemeye yardımcı olması için alınabilecek tedbirler ise şunlardır; 

• Bol bol su içmek

• Diyabet hastalarının sıklıkla şeker ölçümü yapması

• Yüksek tansiyon hastalarının sıklıkla tansiyonlarını takip etmesi

• Günlük tuz alımını sınırlamak

• Sigarayı bırakmak

• Böbrek hastalıklarında sağlıklı beslenmeye dikkat etmek

• Reçetesiz ilaç kullanmamak

• Düzenli aralıklarla kan testi yapmak

• Kalsiyum takviyesi almadan önce doktora başvurmak

• Uzman bir doktor veya diyetisyen kontrolünde diyet yapmak

• Bitkisel ürünlerin böbrek sağlığı üzerindeki etkinliğini inceleyen çalışmalar çok azdır. Bu nedenle bu tür ürünler doktor kontrolü altında dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır 

Gebelikte Böbrek Hastalıkları 

Böbrek hastalığı ya da böbrek yetmezliği olan kadınların hamilelik süreci hem kendileri hem de bebekleri için çeşitli riskler barındırmaktadır.

Böbrek hastalığı olan kadınlar, hamilelik planlarını kendi doktorları ile paylaşması çok önemlidir. Doktorlar, gebelik planı yapan kadınların sağlığını ön planda tutarak gebelik planlamasına destek olurlar  

Sağlıklı bir gebelik sürecini etkileyebilecek faktörler şunlardır;  

• Böbrek hastalığının evresi

• Genel sağlık durumu

• Yaş

• Yüksek tansiyon, diyabet veya kalp hastalığı 

• İdrardaki protein kaybının miktarı 

Bebeklerde ve Çocuklarda Böbrek Hastalıkları

Böbrek hastalıkları bebek doğmadan önce yapılan testler ile teşhis edilebilir. Böbrek hastalıkları,  çocuklar henüz küçükken ilaç veya ameliyat seçenekleri ile kontrol altına alınabilir. İdrar yolu enfeksiyonu, büyüme problemleri veya hipertansiyon gibi şikayetler ilerki dönemde ortaya çıkabilir. 

Çocukluk çağında görülen doğumsal veya kazanılmış böbrek hastalıkları şunlardır: 

Posterior üretral valv (PUV): PUV kliniğinde idrarın boşaltılmasını sağlayan idrar borusunda valv şeklinde doku oluşarak tıkanma gerçekleşir. Özellikle valvin idrar yolunu tamamen tıkaması durumunda doğum önceside sıkıntılar ortaya çıkabilir. Tedavide ise endoskopik yöntemle valv bulunduğu bölgeden uzaklaştırılır. 

Hidronefroz (böbrek büyümesi): Özellikle idrar kanalının kısmi daralması sonucunda çocuklarda zamanla hidronefroz gelişebilir. Genel olarak hidronefroz, doğumdan önce teşhis edilebilir. Doğum sonrası bebeklerin sürekli takibi yapılır ve bazı durumlarda hidronefroz doğum sonrası kendiliğinden gerileyebilir. Çocuk üroloji uzmanı tarafından yapılan değerlendirme sonrasında cerrahi müdahale gözden geçirilir. 

Polikistik böbrek hastalığı (PKD): Kalıtsal olarak geçiş gösteren bu hastalık, başta böbrek olmak üzere çeşitli organlar üzerinde kist oluşumuna sebep vermektedir. PKD, çocuklarda idrar yolu enfeksiyonlarına, böbrek taşı oluşumuna ve yüksek tansiyona neden olabilir. Genel tedavi şemasında diyaliz ve böbrek nakli yer alır. Bazı durumlarda PKD, diyet değişiklikleri ile kontrol altında tutulabilir.

Çocuklarda görülebilecek diğer böbrek hastalıkları ise şunlardır; 

• Renal tubuler asidoz

• Wilms tümörü 

• Glomerülonefrit

• Nefrotik sendrom

• Atnalı böbrek

• Böbrek taşı

• Böbrek iltihabı (nefrit) 

Böbrek Hastalıklarında Hangi Doktora Gidilir?

Kronik böbrek hastalığı olan veya başka bir böbrek problemi yaşayan kişiler hastanelerin Nefroloji bölümünden randevu alarak uzman bir Nefrolog (Nefroloji bölümü doktoru) tarafından muayene edilmesi önemlidir. Böbrek taşı gibi sorunları olan kişiler ise Üroloji bölümüne yönlendirilebilir.

Aşağıdaki belirtilere sahipseniz en yakın sağlık kuruluşu ile iletişime geçmeniz önerilmektedir: 

• Yüksek tansiyon şikayeti yaşıyorsanız

• İdrar miktarında ve idrar renginde değişiklik yaşıyorsanız

• Ayak ve ayak bileklerinde, göz ve yüz çevresinde şişlik şikayeti yaşıyorsanız

• Mide bulantısı, kusma ve iştah kaybı  gibi belirtileriniz varsa

• Odaklanma ve konsantrasyon sorunları yaşıyorsanız.

Makaleyi faydalı buldun mu?
2
0
Makeleyi Paylaşın