Kaşıntı

Kaşıntı ciltte ortaya çıkan ve kişinin kendini kaşıması, kaşınan yere baskı uygulaması, soğuk ya da sıcak uygulaması gibi durumlara yönlendiren bir his olarak tanımlanabilir. Fototerapi, ilaç ve krem tedavileri uygulanabilir.

Kaşıntı Nedir?

Kaşıntı ciltte ortaya çıkan ve kişinin kendini kaşıması, kaşınan yere baskı uygulaması, soğuk ya da sıcak uygulaması gibi durumlara yönlendiren çoğu zaman rahatsız edici bir his olarak tanımlanabilir. Kaşıntı genelde altta yatan bir hastalığa bağlı ortaya çıkmaktadır. Bu hastalık herhangi bir cilt hastalığı olabileceği gibi, karaciğer, böbrek, sinir sistemi gibi birçok farklı faktöre bağlı da oluşabilmektedir. 

Bunun yanında bazen belli bir sebep bulunamayan idiyopatik kaşıntılar da bulunmaktadır. Cilt hastalıkları arasında da en sık kaşıntı nedeni kuru cilttir. Özellikle yaşlanmayla birlikte ciltte kuruma arttığı için yaşlılarda oldukça sıklıkla görülmektedir. 

Kaşıntı vücudun farklı yerlerinde ortaya çıkabilir. Bu durum kaşıntının nedenine göre değişiklik gösterebilir. Örneğin avuç içi kaşıntısı, avuca değen herhangi bir maddeye karşı gösterilen alerjik yanıttan kaynaklanabilir. Güneşten etkilenen yerlerde güneş yanığı kaşıntısı ortaya çıkabilir. Bunun dışında ellerde kaşıntı, sırt kaşıntısı, damak kaşıntısı, diş eti kaşıntısı, kulak içi kaşıntısı, kollarda kaşıntı, yüzde kaşıntı, koltuk altı kaşıntısı, memede kaşıntı, topuk kaşıntısı, sakal kaşıntısı, testis kaşıntısı, boyun kaşıntısı, dil kaşıntısı, eklem yerlerinde kaşıntı, kirpik dibi kaşıntısı gibi birçok farklı vücut bölgesinde de birçok farklı nedene bağlı olarak kaşıntı görülebilir. 

Kaşıntı genelde kişinin cildini kaşırken tahriş etmesine neden olabilmektedir. Kaşıntının nedenine bağlı değişebilmekle birlikte kaşıntı hissine sahip bir insanın cildi yapılan kaşıma hareketleri nedeni ile veya hastalığın kendine bağlı nedenlere bağlı olarak kızarık, pürtüklü, kabarık, kabuklanmış, kalınlaşmış görünebilir. Tekrarlayan kaşıma sonrası cilt travması durumunda da ciltte kanamalar oluşabilmektedir. Cilt travmasının fazla olması durumunda da o bölgelerde enfeksiyona yatkınlık oluşur. 

Yine altta yatan nedene bağlı değişmekle birlikte özellikle cilt hastalıklarının çoğunda günlük uygun nemlendirmeler, tahriş edici olmayan temizleyiciler, ılık su banyoları gibi kişisel bakım yöntemleri ile kaşıntı kontrol altına alınabilir. Bunun dışında cilt hastalıklarında steroidli kremler, kaşıntı kremi, kaşıntı hapı, ıslak pansumanlar gibi çeşitli yöntemler de kullanılabilmektedir.

Kaşıntı Çeşitleri Nelerdir?

Kaşıntının çeşitleri genelde altta yatan nedene bağlı olarak belirlenir. Bu yüzden birçok çeşit kaşıntı türü bulunabilmektedir. Ancak tıbbi olarak belli başlı kaşıntı çeşitleri şu şekilde sıralanabilir:

Kolestatik kaşıntı: Kolestatik kaşıntı, aslında karaciğere bağlı görülebilen kaşıntılar için kullanılan bir terimdir. Bunların içinde de en sık olarak bu çeşide atfedilen neden safra yollarındaki tıkanıklıklardır. Safra yollarının tıkanması sonucunda veya diğer karaciğer hastalıklarında kandaki safra asitlerinde artış görülür. Safra asitleri de ciltte ciddi kaşıntılara neden olabilen maddelerden biridir.  

Renal kaşıntı: Renal kaşıntı veya üremik kaşıntı da böbrek hastalıklarına bağlı görülen kaşıntılar için kullanılır. Renal kaşıntı en sık olarak kronik böbrek hastalığı nedeni ile ortaya çıkar. Her iki böbreğin de çalışmasında azalması sonucunda kanda üre miktarı artar. Buna üremi adı verilir. Üremi de kaşıntı nedenlerinden biridir. Renal kaşıntı özellikle son dönem böbrek hastalarında sıktır. 

Hematolojik kaşıntı: Hematolojik kaşıntı da kan hastalıklarına bağlı ortaya çıkan kaşıntıları tanımlar. Bunların içinde en sık olan da polisitemia vera adı verilen hastalıktır. Polisitemia verada özellikle kırmızı kan hücrelerinde anormal bir artış vardır. Bu hastalarda özellikle su ile temas veya sıcak su ile banyo sonrası kaşıntı görülebilmektedir. 

Endokrin kaşıntı: Endokrin kaşıntı da hormon sistemleri ile alakalı problemlerden dolayı oluşan kaşıntılardır. Endokrin kaşıntının en sık nedenlerinden biri de tirotoksikoz adı verilen durumdur. Tirotoksikoz herhangi bir nedenle kanda tiroid hormonlarının artışı durumudur. Tiroid hormonlarının azalması durumunda da bazı hastalarda ciltte kuruma gelişir ve buna bağlı kaşıntılar da görülebilmektedir. 

Dermatolojik kaşıntı: Dermatolojik kaşıntı, tüm kaşıntılar içinde en sık ortaya çıkan durumdur. Herhangi bir cilt hastalığının sonucunda kaşıntı olması durumu olarak tanımlanabilir. Bunlar arasında da en sık görülenler egzamalar, kuru ciltler gibi durumlardır. 

İdiyopatik kaşıntı: İdiyopatik kaşıntı tam olarak bir neden bulunamayan veya belli bir hastalık grubuna dahil edilemeyen kaşıntı türleri için kullanılır. Bazı durumlarda bu kaşıntıların psikolojik kaşıntı ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir. 

Kaşıntı Belirtileri Nelerdir?

Vücutta kaşıntı, cilt, kafa derisi, gövde, kol, bacak gibi uzuvlar veya tüm vücutta ortaya çıkabilecek bir durumdur. Kaşıntının belirtileri daha çok kaşıntı sonrasında ciltte oluşan travma belirtileri veya altta yatan hastalığa bağlı olan belirtiler olarak düşünülür. Kaşıntı ile ilişkili olabilecek belirtiler şu şekilde sıralanabilir: 

  • Ciltte kırmızılık
  • Ciltte kaşımaya bağlı çizikler 
  • Ciltteki kaşıntı bölgelerinde kabuklanmalar
  • Ciltte lekeler ve kabarmalar
  • Ciltte kuruma ve çatlama
  • Ciltte kırmızı, mor, gri plaklar
  • Sarılık
  • Aşırı terleme veya ciltte kuruma
  • Gece kaşıntısına bağlı uykusuzluk

Altta yatan hastalıklara bağlı olarak kaşıntılar uzun sürebilir. Kaşınma hissi, cildi kaşıma döngüsü çok uzun sürdüğü için ve altta yatan neden ortadan kaldırılamazsa kırılamaz bir döngü içine girilebilir. Bu noktada önemli olan tedaviye uyum sağlamaktır. 

Kaşıntı Nedenleri Nelerdir?

Kaşıntının birçok farklı sebebi bulunabilmektedir. Bu nedenler bir hekim tarafından ayırt edilmeli ve buna uygun tedaviler uygulanmalıdır. Kaşıntının nedenleri genel olarak şu şekilde sıralanabilir:

1-) Cilt hastalıklarıCilt hastalıkları kaşıntı hastalıkları içinde en sık görülen nedenlerdir. Kaşıntıya neden olabilecek cilt hastalıkları şu şekilde sıralanabilir:

Bu tarz hastalıklarda ek olarak birçok farklı belirti de görülür. Tüm bunlar bir dermatoloji hekimi tarafından ayırt edilerek tedavi edilebilir.

2-) Dahili hastalıklar: Dahili olarak organlara ait olan hastalıklardan bazıları da kaşıntıya sebep olabilmektedir. Bu hastalıklarda görülen kaşıntı genelde belli bir bölgede değil tüm vücutta görülür. Kaşıntıya neden olabilecek dahili hastalıklardan bazıları şu şekilde sıralanabilir:

Bu dahili hastalıkların dışında bazı bölgelerde özel kaşıntılara neden olabilen durumlarda bulunmaktadır. Makatta kaşıntı hemoroid gibi hastalıklarda, göz kaşıntısı, burun kaşıntısı alerji gibi durumlarda, kulak kaşıntısı kulakta kir birikmesi, enfeksiyon gibi durumlarda, boğaz kaşıntısı alerji, boğaz enfeksiyonu gibi durumlarda, genital bölge kaşıntısı, genital enfeksiyonlarda, ayak kaşıntısı, ayağın uzun süre ayakkabı içinde kalması gibi durumlarda, bacak kaşıntısı herhangi bir alerjik reaksiyon sonucunda, saç derisinde kaşıntı seboreik dermatit gibi durumlarda ortaya çıkabilmektedir. 

3-) Sinir sistemi hastalıkları: Bazı sinir sistemi hastalıkları, kaşıntı ile kendini gösterebilmektedir veya hastalığın belli dönemlerinde kaşıntılar olabilmektedir. Bu hastalıklar şu şekilde sıralanabilir:

  • Sinirleri direkt olarak etkileyen bir hastalık olan multipl skleroz (MS)
  • Sinirlerde herhangi bir nedene bağlı sıkışma
  • Herpes zoster virüsünün neden olduğu bir hastalık olan zona

4-) Psikiyatrik hastalıklar: Bazı psikiyatrik hastalıklarda kişide kaşıntıya neden olabilecek maddeler olmamasına rağmen kişinin kendinde kaşıntı hissedebildiği gözlenmiştir. Bu hastalıklara örnek olarak şunlar verilebilir: 

  • Anksiyete
  • Obsesif kompulsif bozukluk 
  • Depresyon 

5-) Tahrişler ve alerjik reaksiyonlar: Ciltte tahriş yaratan bazı maddelere temas edilmesine bağlı tahriş veya çeşitli maddelere, gıdalara karşı oluşan yanıta bağlı alerjik kaşıntı sık görülen durumlardan biridir. İlaçlara karşı gelişen alerjik reaksiyonlar da kaşıntıya neden olur. Ciltte en sık tahriş oluşturan ve kaşıntı yaratan maddeler şu şekilde sıralanabilir: 

  • Yün
  • Bazı kimyasallar
  • Bazı sabunlar 
  • Deterjanlar
  • Kozmetik maddeler 
  • Nikel içeren maddeler 

6-) Enfeksiyonlar: Bazı cilt enfeksiyonları veya vajinada enfeksiyon gibi durumlar kaşıntılara sebep olabilmektedir. Vajinada kaşıntı, enfeksiyon veya bazı kadın hastalıklarında görülebilmektedir. En sık nedenlerinden biri de mantar kaşıntısıdır. Bunların teşhisi ve tedavisi için kadın doğum ve hastalıkları bölümüne başvurmak gerekir. 

Kaşıntı Teşhisi

Kaşıntı şikayeti ile gelen bir hastada tanının konması için öncelikle hastadan ayrıntılı bir öykü alınmalıdır. Öykü alma sırasında daha önce kaşıntının olup olmadığı, ek hastalıklar, diğer belirtiler gibi durumlar sorgulanır. Bunun ardından da fizik muayeneye geçilir. 

Fizik muayene sırasında da kaşıntılı cildin yeri, ciltteki kızarıklık, pullanma gibi cilt hastalıklarına ait olabilecek özel bulgular ve genel muayene yapılabilir. Öykü alındıktan ve fizik muayene yapıldıktan sonra da hekim hem tanıyı kesinleştirmek hem de bazı diğer hastalıkları dışlamak için çeşitli testler yapmak isteyebilir. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:  

Kan testleri: Özellikle kaşıntıya neden olabilecek dahili hastalıkların tespiti için kan testleri yapılabilmektedir. Kan testleri içinde tam kan sayımı, biyokimya testleri gibi testler sayılabilir. Örneğin tiroid bozuklukları, anemi, kan hastalıkları, karaciğer ve böbrek hastalıkları gibi kaşıntı nedenli olabilecek durumlar kan testleri ile tespit edilebilir. 

Göğüs röntgeni: Göğüs bölgesine çekilen röntgenlerde özellikle lenf bezlerinin genişlemesi durumu olan lenfoma hastalığı teşhis edilebilir. Lenfoma yerine göre nefes darlığı, sırt ağrısı gibi birçok şekilde kendini gösterebilirken bazen hastalarda anormal kaşıntılar da görülebilmektedir.

Alerji testleri: Hekim hastanın kaşıntı durumunun bir alerjiye bağlı olduğunu düşünüyorsa, alerjen olunan maddenin tespiti için alerji testleri yapılabilir. 

Dermoskopi: Dermoskopi bir çeşit cilt mikroskopisi olarak düşünülebilir. Birçok cilt hastalığında dermatoloji hekimi dermoskopi kullanılarak tanı koyabilmektedir. 

Kaşıntı Tedavisi

Kaşıntının tedavisi öncelikle kaşıntının nedenini ortaya koymak ve buna bağlı tedavi uygulamaktır. Bu süreçte de kişinin ani olarak kaşıntı semptomlarını azaltmak için kaşıntı ilaçları veya bunlara yönelik müdahaleler yapılabilmektedir. 

Hafif kaşıntılarda öncelikle kişinin evde kendi kendine uygulayabileceği basit nemlendirme yöntemleri denenebilir. Kantaron gibi kaşıntıya iyi gelen bitkiler kullanılabilir. Ancak gerekli görüldüğü takdirde de hekim ilaç reçete edecektir. Bazı durumlarda da kaşıntıyı kontrol etmek gerçekten güç olabilmektedir.

Kaşıntı tedavisinde kullanılan ilaçlar ve yöntemler şu şekilde sıralanabilir:  

Kortikosteroid içeren kremler ve merhemler: Özellikle cilt hastalıklarına bağlı görülen cilt kaşıntılarının çoğunda altta yatan hastalığın ve kaşıntının tedavisi için steroid içeren krem ve merhemler kullanılabilmektedir. Bu ilaçlar sürüldükten sonra etkisini arttırmak için krem sürülen bölge bir pamuk gibi madde ile kapatılabilir. Bu süreçte cildin ilacı emme gücü ve miktarı artacaktır. 

Özellikle şiddetli ve uzun süreli olan kaşıntılarda hekim genelde hastaya bir yatma rutini şeklinde bu ilaçların kullanımını önerebilmektedir. Hastaya öncelikle kaşınan bölgeyi 20 dakika boyunca sade ılık suda yıkama önerilir. Bunun ardından da hafif ıslak olan cilde çeşitli steroid kremler uygulanır. Bu süreçtede genelde gece yatarken eski pijamalar giyilir. Çünkü kremin etrafı yayılması mümkündür.

Diğer kremler ve merhemler: Steroidli kremler dışında cilde uygulanabilecek farklı krem türleri de bulunmaktadır. Bunlar arasında takrolimus gibi etken maddeleri olan kalsinörin inhibitörleri sayılabilir. Bunların dışında da akut olarak kaşıntı engelleme açısından topikal anestezikler, kapsaisin içeren kremler kullanılabilir. Kapsaisin kremler ciltte yanmaya neden olabilmektedir.

Ağızdan yoluyla alınan ilaçlar: Fluoksetin ve sertralin gibi etken maddeleri olan seçici serotonin geri alım inhibitörleri olarak adlandırılan antidepresan ilaçlar ve trisiklik antidepresanlar, bazı uzun süreli olan kaşıntı türlerinin hafifletmede kullanılan ilaçlardandır. Bu ilaçlarda önemli olan nokta etkinin başlamasının 1 aya kadar uzayabilmesidir.  

Işık tedavisi (fototerapi): Fototerapi tedavisinde kaşınan bölgeye veya genel olarak cilde belirli ışıklar gönderilir. Bu yöntem özellikle ilaçları alamayan kişilerde iyi bir seçenek olarak kullanılabilmektedir. Fototerapi genelde kaşıntı kontrol alınana kadar belli bir süre, birden fazla seans olarak kullanılabilir.  

Kaşıntı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Kaşıntının en önemli komplikasyonları genelde kişiyi rahatsız etmesi nedeni ile ortaya çıkar. Özellikle şiddetli olan veya 1.5-2 aydan uzun süren kronik kaşıntı hastalarında yaşam kalitesi oldukça fazla etkilenir. Kişi kaşıntıdan dolayı normal işlerini düzgün yapamaz hale gelebilir. Sosyal hayatı da bu süreçte oldukça etkilenir. Uyku problemleri yaparak, aksiyete, depresyon gibi durumlara neden olabilir. Bu tarz psikolojik etkilerinin yanında uzun süren kaşıntı ciltte yaralanmalara neden olarak cildi enfeksiyonlara açık hale getirir. Bazı durumlarda da ciltte izler kalabilmektedir.

Hamilelikte Kaşıntı

Hamilelikte kaşıntı tıpkı normalde dönemlerde olduğu gibi nedenlerle görülebileceği gibi hamileliğe özel bazı durumlarda da ortaya çıkabilmektedir. Hamilelikte olası kaşıntı nedenleri şu şekilde sıralanabilir:  

Ciltte gerilme: Ciltte gerilme özellikle ilk gebelikler, çoğul gebelikler gibi durumlarda kaşıntıya neden olabilmektedir. 

Ciltte kuruluk: Hamilelikte meydana gelen hormon değişiklikleri, ciltte kuruluk, pullanma ve kaşıntıya neden olabilmektedir. 

Parfüm gibi kimyasallar: Hamilelikte çeşitli kimyasallara duyarlılık artabilir ve bunlar kaşıntıya neden olabilmektedir. 

İntrahepatik kolestaz: Gebeliğin intrahepatik kolestazı, gebelerde meydana gelen bir çeşit safta tıkanıklığına bağlı gelişen bir durumdur. Bu durum hastaneye gidilerek müdahale gerektiren bir hastalıktır. Bu hastalıkta ciltte safra asitleri birikerek kaşıntıya neden olabilmektedir. 

Prurigo: Herhangi bir ayda ortaya çıkabilen ve kol, bacak, karın gibi bölgelerde kaşıntılı yumrular gelişmesine neden olan prurigo kaşıntının nedenlerinden biri olabilmektedir.  

Gebelerde de tıpkı diğer insanlarda olduğu gibi kaşıntının nedeni çeşitli teşhis yöntemleriyle tespit edilir. Daha sonra da bunlara uygun benzer tedaviler uygulanabilir. Ancak bazı ilaçlar ve yöntemler gebelikte zararlı olacağı düşünülüyorsa farklı olarak kullanımından kaçınılabilir. 

Kaşıntı için Hangi Doktora Gidilir?

Kaşıntı için esas olarak gidilmesi gereken bölüm dermatolojidir. Dermatoloji hekimi hastalığın hem teşhisi hem tedavisi yönünden hastaya yardımcı olur. Ancak bazı dahili ve nörolojik hastalıkların da kaşıntıya sebep olmasından dolayı, bazı kaşıntı türleri ile dahiliye, gastroenteroloji, hematoloji ve nöroloji gibi bölümler ilgilenebilir. 

Kaşıntının aşağıdaki özelliklere sahip olması durumunda bir hekime başvurmak gerekir:

  • İki, üç haftadan daha uzun süren ve basit yöntemlerle geçmeyen kaşıntı
  • Şiddetli olan ve kişiyi günlük işlerinden alıkoyan kaşıntılar  
  • Aniden gelen ve bir nedene bağlanamayan kaşıntılar 
  • Tüm vücudu etkileyen kaşıntılar
  • Kaşıntıya kilo kaybı, ateş veya gece terlemesi gibi ek semptomların eşlik etmesi
Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Kaşıntı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Kaşıntıya iyi gelen şeyleri yapmadan önce, kaşıntıyı tetikleyen şeylerin tespit edilebilmesi durumunda bunlardan uzak durmak gerekmektedir. Bunun haricinde altta yatan neden doktor tarafından tedavi edilmelidir. Ancak bu süreçte kaşıntıya iyi gelebilecek bazı durumlar uygulanabilir: 

Cildi nemlendirme: Kaşıntı olan bölgedeki cilde en az bir kez alerjik yanıt oluşturmayan, tahriş etmeyen nemlendirici kullanmak kaşıntıyı azaltabilir. Özellikle kuru ciltlerde bu durum daha etkili olmaktadır. 

İlaçlı şampuanlar: Kuru ve kaşıntılı saç derisi olan kişilerin bazı ilaçlı şampuanları kullanması gerekmektedir. Bunlar hekim tarafından önerilecektir.  

Stres veya kaygıyı azaltmak: Stres ve endişe duyguları var olan kaşıntıyı daha da şiddetlendirir. bu yüzden kişiyi rahatlatıcı terapiler duruma iyi gelecektir.  

Cildi aşırı kaşımaktan kaçınma: Cildi aşırı kaşıma hem kaşıntının bir döngü olarak sürekli artmasına hem de kaşımaya bağlı sorunlara yol açabilir. Bu yüzden mümkün olduğunca cildi kaşımaktan kaçınmak gerekir. 

Siyah çay: Siyah çaya batırılan bezler gibi maddeleri kaşınan yerlere koymak kaşıntının azalmasına yardımcı olabilmektedir. 

Kaşıntının nasıl geçeceğinin tespiti için öncelikle kaşıntının nedeni tespit edilmelidir. Alerjik bir duruma bağlı olarak ortaya çıkan kaşıntılar, kaşıntı ilaçları veya kremleri ile kontrol altına alınabilir. Aynı şekilde cilt hastalıklarına bağlı kaşını da hekimin durumu tespiti ve tedavisi ile iyileştirilir. Bunların dışında sinir hastalıkları, dahili hastalıklar, psikolojik hastalıklar gibi kaşıntı nedenlerinin tedavisi ise ancak hekimin kişiyi incelemesi sonrası yapılabilir.

Normalde çoğu korona vakasında kaşıntı beklenen bir bulgu değildir. Ancak virüs, ciltte bazı döküntülere yol açabilmektedir. Bu döküntülerinden çeşitli mekanizmalarla kaşıntıyı tetiklemesi mümkün olabilmektedir.

Hamilelikte kaşıntının çoğu nedeni karın gibi bölgelerdeki derinin gerilmesi sonrası oluşan cilt yapısı değişiklikleridir. Bu kaşıntı da çoğu zaman hafiftir ve kendiliğinden müdahaleye gerek duymadan geçer. Ancak gebeliğin intrahepatik kolestazı gibi ciddi hastalıklardaki kaşıntılar ise doktor kontrolünde ileri tedaviler gerektirir.

Kantaron yağı özellikle kuru olan ciltlerdeki kaşıntılar için kullanılan bir bitkisel yağdır. Ayrıca kantaron yağının cilt yenileyici etkisinin kaşıntıya iyi gelebileceği düşünülmektedir.