Pnömotoraks

Pnömotoraks, akciğeri örten tabaka ile göğüs duvarını örten tabaka arasına hava girmesi sonucu oluşan durum olup, göğüs boşluğundaki havanın çeşitli yöntemler ile çıkarılması sonucu tedavi edilir.

Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi) Nedir?

Visseral plevra, akciğeri örten plevra tabakasıdır. Göğüs duvarını örten tabakaya ise parietal plevra adı verilir. Pnömotoraks, pariyetal ve visseral plevralar arasına hava girmesiyle akciğerlerin kollapsı (akciğerlerin sönmesi) anlamına gelir. Göğüs boşluğu akciğerleri, kalbi ve çok sayıda ana kan damarlarını içerir. Boşluğun her iki tarafında bir plevral membran akciğer yüzeyini (visseral plevra) kaplar ve ayrıca göğüs duvarının içini (pariyetal plevra) kaplar. İki tabaka arasında az miktarda plevra sıvısı vardır. Bu membranlardan birinin veya her ikisinin yırtılması veya tahribatıyla akciğerlerin birinden veya her ikisinden, iki katlı membran arasındaki boşluğa (plevral boşluk) hava sızmasıyla pnömotoraks oluşur.

Dışarıya sızan hava zamanla birikerek plevral boşlukta bir basınç etkisi yaratır ve akciğerin üzerine baskı yapar. Akciğerler üzerine binen bu basınca karşı koyamaz ve sönmeye başlar (kollabe olur). Genellikle sadece bir akciğer söner ancak bazı nadir durumlarda her iki akciğer de kollabe olabilir. Akciğerlerin arasında yer alan kalp de bu baskıdan etkilenebilir. Böyle bir durumda nefes alma sırasında akciğerler üzerine binen basıncı yenemeyeceği için yeterince genişleyemez ve hasta ciddi nefes darlığıyla gelir.

Basit veya kapalı pnömotoraks: Genellikle akciğer parankimini zedeleyen, plevral boşluğa hava sızmasıyla sonuçlanan trajik olmayan travma ile ilişkilidir.

Açık pnömotoraks: Plevral boşluk ile atmosfer arasındaki iletişime izin veren, göğüs duvarında delici bir yaralanmadan kaynaklanır.

Pnömotoraks tedavisi genellikle fazla havayı gidermek için kaburgaların arasına bir iğne veya göğüs tüpü yerleştirmeyi içerir. Bununla birlikte, küçük bir pnömotoraks kendi başına iyileşebilir.

Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi) Belirtileri

Pnömotoraks belirtileri şiddetine göre değişmektedir. Hafif bir pnömotoraks başlangıçta pek fark edilemez ve diğer bozukluklarla karışabilir. 

Ancak ciddi bir pnömotoraks belirtileri aniden ortaya çıkabilir:

  • Ani nefes darlığı (dispne)
  • Göğsün bir tarafında daha şiddetli olabilen, derin bir nefes veya öksürük sonrası daha kötü hale gelen keskin göğüs veya omuz ağrısı
  • Göğüs içinde zamanla kötüleşen baskı hissi
  • Cilt veya dudaklarda mavi-mor renk değişikliği (siyanoz)
  • Artan kalp atış hızı (taşikardi)
  • Hızlı nefes alma (takipne)
  • Anormal solunum düzenleri veya artan solunum çabası
  • Konfüzyon veya baş dönmesi
  • Yorgunluk
  • Bilinç kaybı veya koma

Bazı pnömotoraks vakalarında neredeyse hiçbir belirti yoktur. Bunlar sadece röntgen veya başka bir tarama ile teşhis edilebilir. Diğerleri acil tıbbi yardım gerektirir.

Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi) Nedenleri Nelerdir?

Pnömotoraksın nedenleri tiplerine göre değişmektedir.

Primer spontan pnömotoraks (PSP): Herhangi bir bariz akciğer hastalığı olmayan kişilerde spontan (kendiliğinden) bir pnömotoraks gelişebilir. En sık 20 ile 40 yaş arasındaki uzun boylu, zayıf erkeklerde ve sigara içenlerde görülür.

Bu tip pnömotoraks birincil olarak tanımlanır, çünkü amfizem gibi diğer akciğer hastalıklarının yokluğunda oluşur. Primer spontan pnömotoraks, akciğer dokusunda patlayan ve plevral boşluğa hava kaçmasına neden olan küçük hava keseleri (kabarcıklar, blebler) oluşumundan kaynaklanmaktadır. Plevral boşluktaki hava, akciğer üzerinde baskı oluşturur ve sönmesine neden olabilir. Bu durumu olan bir kişi, sönmüş akciğer tarafında göğüs ağrısı ve nefes darlığı hissedebilir.

Bir kişinin akciğerinde rüptüre (kabarcıkların patlaması) olmadan önce bir sürü kabarcıklar (blebler), büller olabilir. Birçok şey, hava basıncındaki değişiklikler veya ani bir derin nefes gibi kabarcıkların patlamasına (rüptüre olmasına) neden olabilir. Çoğunlukla, primer spontan pnömotoraks yaşayan kişilerin önceden hastalık belirtisi yoktur; kabarcıkların kendileri tipik olarak herhangi bir belirtiye neden olmaz ve sadece tıbbi görüntüleme ile görülebilir.

Derhal tedavi edilirse, genellikle ölümcül değildir.

Sekonder spontan pnömotoraks (SSP): Çok çeşitli parankimal akciğer hastalıkları olan kişilerde görülür. Bu kişiler normal akciğer yapısını değiştiren altta yatan bir akciğer patolojisine sahiptir. Hava plevral boşluğa; şişmiş, hasar görmüş veya tehlikeye atılmış alveoller yoluyla girer. Bu hastalar, eşlik eden durumlar nedeniyle daha ciddi klinik semptomlar ve sekeller içerebilir.

Genellikle amfizemde, bül adı verilen hava dolu keseler oluşur. Bu keselerden biri patladığında, hava plevral boşluğa salınır. Bu da akciğerin çökmesine neden olur. Ayrıca astım, kistik fibroz ve zatürree olan kişilerde görülür.

Sekonder spontan pnömotoraks gelişme riskini artırabilen bazı akciğer hastalıkları şunlardır:

  • Amfizem, kronik bronşit, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH)
  • Tüberküloz veya zatürre gibi akut veya kronik enfeksiyon
  • HIV ile ilişkili olan ve büllere neden olabilen Pneumocitis carini gibi akciğeri enfekte eden bazı organizmalar
  • Akciğer kanseri ve akciğerleri tutan sarkomlar
  • Kistik fibrozis, akciğerlerde mukus birikmesine neden olan genetik bir akciğer hastalığı
  • Şiddetli astım, iltihaplanmaya neden olan kronik obstrüktif hava yolu hastalığı
  • Sarkoidoz
  • Pulmoner fibrozis

Travmatik pnömotoraks: Penetran, künt ve delici olmayan yaralanma, kaburga kırığı, yüksek riskli meslek (örneğin dalış, uçma) gibi hem delici hem de delici olmayan akciğer yaralanmalarından kaynaklanabilir. Travmatik pnömotorakslar sıklıkla tansiyon pnömotoraksa neden olabilir. Acil bir şekilde tedavi edilmesi gerekir.

Tansiyon Pnömotoraks: Bir akciğer veya göğüs duvarı hasarı, plevral boşluğa havanın girmesine izin verecek, ancak dışarı çıkmasına izin vermeyecek şekilde (tek yönlü bir valf) meydana geldiğinde gelişir. Sonuç olarak, hava birikir ve akciğerleri sıkıştırır. Sonunda mediasteni (toraks boşluğu) kaydırır, karşı akciğeri sıkıştırır ve kalbe kanın geri dönüşünü azaltacak kadar göğüs içi basıncı artırarak şoka neden olur. Kalbe kan geri dönüşü azaldığı için hastalarda ciddi bir hipotansiyon gelişir.

Bu etkiler, özellikle pozitif basınçlı ventilasyon (invaziv olmayan bir yol ile (nazal maske, yüz maskesi veya burun yastıkları gibi) solunum desteği sağlanması) uygulanan hastalarda hızla gelişebilir.

En sık nedenler arasında mekanik ventilasyon ve penetran göğüs travması vardır.

Tansiyon pnömotoraks, yakındaki akciğerin tamamen çökmesine neden olabilir, kalbi ve büyük kan damarlarını göğsün diğer tarafına iter. Bu hayatı tehdit edici bir acil durumdur.

Tedavisinde, derhal orta klaviküler çizgideki 2. interkostal boşluğa geniş delikli bir iğne sokularak basıncın azalmasını sağlamaktır. Bu işleme iğne dekompresyonu denir. O kadar büyük bir basınç vardır ki, iğne sokulunca hava genellikle direk fışkırır. İğne dekompresyonu basit bir pnömotoraksa neden olduğundan, hemen ardından tüp torakostomi yapılmalıdır.

Katamenial pnömotoraks (perimenstrüel dönemde ortaya çıkan pnömotoraks): Eşlik eden solunum yolu hastalıkları olmayan üreme çağındaki kadınlarda plevral boşlukta tekrarlayan hava birikimi olarak tanımlanır. Olmazsa olmaz kriter, pnömotoraksın adetlerden önce veya sonra 72 saatlik periyotta (perimenstrüel periyot) meydana gelmesidir. Nadir görülen bir durumdur.

Katamenial pnömotoraks ile ortaya çıkabilecek semptomlar arasında her ay omuzlara yayılabilen göğüs ağrısı, nefes darlığı veya nefes darlığı, baş dönmesi, yorgunluk ve kuru öksürük vardır.

Daralan bir akciğerle ilişkili göğüs ağrısı genellikle şiddetlidir ve durum genellikle acil tıbbi yardım gerektirir.

Katamenial pnömotoraks en sık (% 85-95) tek taraflıdır. Göğsün sağ tarafında görülür, ancak sol tarafta veya bilateral olarak da ortaya çıkabilir. Ek kriterler karakteristik plevral lezyonları ve endometriozisin bir arada bulunmasını içerir.

Katamenial pnömotoraksın kesin nedeni bilinmemektedir. Metastatik, hormonal ve anatomik anormallikleri içeren birkaç farklı teori öne sürülmüştür. Katamenial pnömotoraksın farklı vakalarda farklı nedenleri olabilir.

Endometrial doku uterusun dışında bulunduğunda, endometriozis terimi kullanılır. Katamenial pnömotorakslı birçok kadın endometriozislidir. Endometriozis, diyaframda hava ve sıvının plevral boşluğa geçmesine izin verecek küçük deliklere veya açıklıklara (fenestrasyonlara) neden olabilir. Katamenial pnömotorakslı birçok kadın akciğerlerde endometriyal dokuya sahiptir. Bu duruma torasik endometriozis denir. Ancak, katamenial pnömotorakslı bazı kadınlarda akciğerlerde diyafragma fenestrasyonları veya endometriyal doku yoktur. Bu da diğer faktörlerin hastalığın gelişiminde rol oynayabileceğini veya hastalığın diğer nedenlerinin (endometriozis dışında) bulunduğunu gösterir.

Katamenial pnömotoraks nedeni olarak öne sürülen bir başka teori de kabarcıkların (bleblerin) spontan rüptürüdür. Kabarcıklar sıvı veya hava ile doldurulabilen ve akciğerlerde gelişebilen küçük kabarcıklar veya püstüllerdir. Bazı araştırmacılar adet döngüsü sırasındaki hormonal değişimlerin kabarcıkların patlamasına ve bunun da pnömotoraks ile sonuçlanabileceğine inanıyor.

Katamenial pnömotoraksın kesin olarak doğrulanmasına izin veren radyolojik veya patolojik durumlar yoktur. Katamenial pnömotoraks durumunda, tedavi başarısızlığı en sık hastalık nüksünden oluşur. İlk tedaviden birkaç yıl sonra bile oluşabilir. Cerrahi tedavi geçiren hastalarda nüks oranı %8 ile %40 arasında değişmektedir.

Görünür plevral lezyonların bulunması ve çıkarılması cerrahi tedavi sırasında kilit öneme sahiptir. Diyaframın delindiği her hastada diyaframın rekonstrüksiyonu (tamiri) yapılmalıdır. Hormonal terapi, cerrahi tedavinin etkilerini sürdürmede etkili görünmektedir.

Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi) Teşhisi

Eğer hasta aniden nefes darlığı veya göğüs ağrısı çekiyorsa, göğsüne travma aldıysa doktor pnömotorakstan şüphelenebilir. Acil olmayan durumlarda, doktorlar ilk önce hastanın var olan hastalıklarını tıbbi geçmişini ve sigara içme gibi alışkanlıklarını da soracaklardır. Ayrıca ailede herhangi bir akciğer hastalığı öyküsü olup olmadığı hakkında da soru sorabilirler.

Daha sonra fizik muayene yapılacaktır. Pnömotoraksta steteskopla dinlemeyle daraltılmış bir akciğerde, akciğer sesleri biriken hava dolayısıyla azalmış veya etkilenen tarafta sesler yoktur. Tansiyon ölçüldüğünde düşük olabilir.

Kan oksijen seviyesini ölçmek için kandan bir arteriyel kan gazı testi yapılabilir. Normal seviyelerden yüksek karbondioksit ve düşük oksijen seviyeleri akciğerlerin havasız kaldığını gösterir.

Bir pnömotoraks olup olmadığını anlamak için bir göğüs röntgeni (akciğer grafisi) yapılan ilk araştırmadır. Çünkü basit, ucuz, hızlı ve invaziv değildir. Yoğun olan (kemik gibi) yapılar, beyaz görünecektir. Metal ve kontrast maddede (vücudun alanlarını vurgulamak için kullanılan özel boya) beyaz görünecektir. Hava içeren yapılar siyah olacakZXWA<a<q ve kas, yağ ve sıvı gri tonları olarak görünecektir. Bu yüzden pnömotoraksta normalden daha fazla hava olduğu için, röntgende göğüs bölgesi daha siyah görünecektir. Bununla birlikte röntgen, blebs (kabarcıklar), bül veya küçük bir pnömotoraks tespitinde bilgisayarlı tomografi (BT) taramasından çok daha az hassastır.

Yüksek çözünürlüklü ince dilimli bilgisayarlı tomografi (BT) taraması kabarcıklar ve bül için gerekebilir. BT taramaları akciğer röntgeni ile karşılaştırıldığında daha iyi bir görüntü elde etmek için kullanılır.

Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi) Tedavisi

Tedavi, pnömotoraks boyutuna ve önceden geçirilme durumuna göre değişir. Tedavi seçenekleri yatak istirahati, oksijen desteği, manuel aspirasyon (bir şırınga kullanarak havayı çok ince bir borudan (kateterden) çekmek), göğüs tüpü drenajı, torakoskopi ve cerrahi girişimleri içerir.

Altta yatan akciğer hastalığı olmayan küçük bir pnömotoraks, bir ile iki hafta içinde kendiliğinden düzelebilir. Sadece oksijen tedavisi ve dinlenmeye ihtiyaç olabilir. Ancak hasta solunum veya kardiyak sorun belirtileri için yakından izlenmelidir.

Daha büyük bir pnömotoraks veya altta yatan akciğer hastalığına bağlı bir pnömotoraks, genellikle havanın boşaltılması için serbest havanın aspirasyonunu veya bir göğüs tüpünün yerleştirilmesini gerektirir.

Göğüs tüpü (tüp torakostomi): Biriken havayı serbest bırakmak için kaburgaların arasından veya köprücük kemiği altından plevral boşluğa küçük bir tüp yerleştirilmesini ve akciğer eski haline dönene kadar havayı göğüs boşluğundan sürekli olarak alan tek yönlü bir cihaza takılır. Göğüs tüpü birkaç gün yerinde kalabilir ve hastanede yatış gerekebilir.

Bazı durumlarda özellikle terkrarlayan pnömotorakslarda, sızıntı kendi kendine kapanmaz. Akciğerdeki deliği onarmak için göğüs ameliyatı veya plöredezis prosedürü gerekebilir.

Plöredezis prosedürü: İki katlı plevra zarlarını ilaçla veya ameliyatla birbirine yapıştırarak plevra boşluğunda tekrar hava birikiminin önlenmesidir.

Hayatı tehdit edici bir tansiyon pnömotoraks gelişirse, göğüs boşluğundaki basıncın derhal serbest bırakılması gerekir ve iğne torakostomisi adı verilen acil bir prosedür uygulanabilir.

Doktorlar ağrıyı kesmek, toksinlerin uzaklaştırılmasına yardımcı olmak veya vücutta enfeksiyonu önlemek için çeşitli ilaçlar yazabilir. Bazı insanlar hipoksiye girmişlerse (vücut uzun süre oksijensiz kalmışsa) oksijen tedavisine ihtiyaç duyabilirler. Anksiyete ve ağrı stresini azaltmak için analjezi ve sedasyon gerekebilir.

Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi) Tedavi Edilmezse

Pnömotoraks küçükse genellikle kendiliğinden kısa sürede iyileşir. Tansiyon pnömotoraksta olduğu gibi fazla hava içeren ve kalbe, damarlara bası yapan daha ciddi durumlar tedavi edilmezse ölümcül olabilir.

Bir göğüs travmasına bağlı olan pnömotoraksın hızlı tedavisi hayati öneme sahiptir. Belirtiler genellikle şiddetlidir ve acil tedavi edilmezse kalp durması, solunum yetmezliği, şok ve ölüm gibi komplikasyonlara sebep olabilir.

Pnömotoraksa (Akciğer Sönmesi) Ne İyi Gelir?

İyileşmesi genellikle 1 veya 2 hafta sürer. Bu süreçte düzenli olarak doktor kontrolüne gidilmelidir.

Tamamen iyileşene kadar dinlenmek, ağırlık kaldırmamak gereklidir.

Yürüyüşe çıkmak veya diğer düşük eforlu egzersizlere katılmak akciğerin iyileşmesini hızlandıracaktır. Ancak çok yorulmamaya dikkat etmek gerekir.

Pnömotoraksa (Akciğer Sönmesi) Ne İyi Gelmez?

Sigara içen kişilerin amfizem yaşama olasılığı ve akciğerlerinde bül denilen hava dolu keseciklerin oluşma ihtimali belirgin artar. Spontan olarak bu büllerin patlaması pnömotoraks oluşumuna sebep olacaktır. Bu nedenle özellikle genç yaştaki erkekler olmak üzere sigara kullanan herkesin sigarayı acilen bırakması, kullanmayanların asla başlamaması gerekmektedir.

Normal fiziksel aktivite zararlı değildir ama yoğun aktivitenin veya yüksek temaslı sporların akciğer iyileşene kadar ertelenmesi önerilmektedir.

Pnömotoraks meydana geldikten sonra yaklaşık bir ay uçağa, helikoptere binmek; deniz seviyesinden çok yükseğe çıkmak tehlikeli olabilir. Bunun nedeni, basınç dengesizliği nedeniyle pnömotoraks tekrarlama riskinin belirgin artmasıdır. Doktor güvenli olduğunu söyleyene kadar beklemek önemlidir. Bu, genellikle ve bir göğüs röntgeni başarıyla tedavi edildiğini onayladıktan sonradır.

Akciğerin su altında tekrar sönme riski nedeniyle bir pnömotoraks geçirdiyseniz, tüple dalış yapılmamalıdır. Bazı durumlarda, cerrahi tedavi bu riski ortadan kaldırabilir. Daha fazla bilgi için göğüs hastalıkları uzmanına danışılabilir.

Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi) İlaçları

Pnömotoraks tedavisi için kullanılan bir ilaç yoktur. Yalnızca pnömotoraks geçiren hastalarda göğüs tüp takılması işleminde, ameliyatta, iğne aspirasyon işleminde lokal anestezik ajanlar enjekte edilir. Ayrıca hastanın şiddetli ağrısı varsa bunun için NSAİİ bir analjezik ilaç verilebilir.

Bunun dışında hastanın altta yatan astım, KOAH gibi başka bir hastalığı varsa o hastalığın belirtilerini önlemeye yönelik ilaçlar verilebilir.

Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi) Ameliyatı

Bir pnömotoraks, aynı tarafta bir defadan fazla meydana gelirse, aspirasyon veya göğüs tüpüne rağmen hava sızıntısı devam ederse, küçük bir ameliyat yapılması gerekebilir. Ayrıca, tansiyon pnömotoraks geçirenlere de önerilir. Cerrahi tedavi ile pnömotoraksın tekrarlama ihtimali belirgin derecede azalır.

  • Torakotomi: Bu ameliyat sırasında, cerrah plevral boşluktaki problemi görebilmek için kesi yapacaktır.
  • Video yardımlı torakoskopik cerrahi (VATS): Cerrah, göğüs duvarı içinden göğsün içini görmeye yardımcı olması için küçük bir fiber optik kamera yerleştirir. Bir torakoskopi, cerrahın pnömotoraks tedavisi için karar vermesine yardımcı olur. Cerrah sızıntı yapan bölgeyi arayacak, kabarcıkları (bülleri) kapatacak veya akciğere lobektomi adı verilen akciğerin sönmüş bir lobunun çıkarılması dahildir.
  • Plörodez prosedürü: Akciğeri göğüs duvarına yapıştırmak için ilaç kullanılan bir işlemdir. Pnömotoraksın tekrar gelişmesini önlemek için pariyetal plevra (akciğerin dış zarı) ile göğüs duvarı arasındaki boşluğu (plevral boşluk) kapatır.

Tekrarlayan pnömotoraks veya akciğerlerin etrafında sürekli bir sıvı birikmesi varsa (plevral efüzyon) plörodezise ihtiyaç olabilir. Plöredezde plevral boşluğa bir ilaç (talk karışımı gibi) enjekte edilir. Kullanılabilecek çeşitli maddeler vardır. Akciğeri göğüs duvarına yapıştırarak, plöredez sıvının veya havanın toplayabileceği alanı ortadan kaldırır. Ayrıca akciğerleri şişirilmiş halde tutmaya yardımcı olur.

Hamilelikte Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi)

Gebelikte spontan pnömotoraks oluşumu nadir görülen bir durumdur. Hamilelik sırasında spontan pnömotoraks, nadir bir patolojik durumdur. Bu durum genellikle diğer akciğer hastalıklarının yokluğunda küçük kabarcıkların veya büllerin yırtılmasından kaynaklanır. Belirtilen yaygın risk faktörleri altta yatan solunum yolu enfeksiyonu, astım veya önceki bir pnömotoraks öyküsüdür. Anne için ana risk solunum yetmezliği iken, fetal riskler ise oksijen tedariğinde azalma ve erken doğum eylemini içerir. İyi yönetilen vakalarda anne ve bebek için kötü sonuç bildirilmemiştir.

Ani göğüs ağrısı ve nefes darlığı yaşayan gebelerin ayırıcı tanısında pnömotoraks düşünülmelidir. Altta yatan bir akciğer hastalığı varlığında, araba kazası gibi travmatik durumlarda, önceden sigara içmiş veya hala içen gebe kadınlarda pnömotoraks ihtimal dahilindedir.

Gebe kadınlarda pnömotoraks tedavisi, göğüs doktorları, doğum uzmanları ve göğüs cerrahları arasında yakın işbirliği gerektirir ve tedavi, pnömotoraksın büyüklüğüne bağlıdır. Hastaların% 75'e kadarı ilk tedavi olarak göğüs tüpü drenajı ile tedavi edilir. Yeterli drenaja rağmen cerrahi, kalıcı veya tekrarlayan pnömotoraks için bir seçenektir. Cerrahi, genellikle plörektomi, torakotomi veya video yardımlı torakoskopi (VATS) ile. Cerrahi müdahale için en uygun zaman ikinci trimesterdır (4-6. aylar). Özellikle doğum sırasında tekrarlama riski %30-40 arasındadır.

Çocuklarda Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi)

Çocuklarda pnömotoraks nadir görülür, ancak hayatı tehdit edebilir. İdiyopatik (bilinmeyen bir sebep) veya altta yatan akciğer hastalığı ile ilişkili olabilir. Nüks (tekrar) sık olmasına rağmen prognoz (hastalığın seyri) genellikle iyidir.

Çocukta bir pnömotoraks belirtisi varsa, nefes almakta zorlanıyorsa 112 aranmalıdır. Pnömotoraks tedavisi, ne kadar büyük olduğuna, hangi belirtilere neden olduğuna, çocuğun yaşına bağlıdır. Belirtilere veya sıkıntıya neden olmayan bazı hava sızıntıları, tedavi olmadan kendi başına iyileşebilir. Sızıntı giderildikçe hava çocuğun vücuduna emilir.

Semptomlara neden olan hava sızıntıları için tedavi şunları içerebilir:

  • Fazladan oksijen vermek: Çocuğa oksijen vermek, hava sızıntısının daha çabuk iyileşmesine yardımcı olabilir.
  • Toplanan havanın alınması: Doktor, göğüs duvarından hava boşluğuna bir şırınga veya ince bir tüp (kateter) koyar. Şırınga ile hava alınabilir veya kaçak sızdırmaz hale gelinceye kadar havanın boşaltılmasına yardımcı olmak için tüp drenaj sistemine bağlanabilir. Göğüs tüpü birkaç gün yerinde kalabilir. Bu süre zarfında çocuk sürekli değerlendirme için hastanede kalmalıdır. Pnömotoraksı izlemek ve iyileşip iyileşmediğini belirlemek için bir dizi göğüs röntgeni çekilecektir.

Belirli şartlar altında çocuklar sekonder spontan pnömotoraks (SSP) için de risk altındadır.

Çocuklarda SSP'nin nedenleri arasında şunlar vardır:

  • Konjenital malformasyonlar
  • Yabancı cisim solumak
  • Kızamık
  • Aile SSP öyküsü

Bebeklerde Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi)

Pnömotoraksın bebeklerde en sık nedeni solunum cihazı (mekanik ventilatör) tarafından verilen havadan kaynaklanmaktadır. Akciğer hastalığı olan bir bebeğin solunum makinesinde olması gerekebilir.

Bir diğer neden de mekonyum aspirasyonudur. Bu, bir bebek hala annenin rahimi içindeyken ilk dışkısının (mekonyum) ciğerlerine kaçmasıdır. Bu, hava sızıntısına neden olabilir.

Pnömotoraks riski taşıyan bebekler:

  • Solunum sıkıntısı sendromu gibi diğer akciğer hastalıkları olan bebekler
  • Mekanik ventilatördeki bebekler
  • Akciğer dokusu daha frajil olan prematüre bebekler
  • Mekonyum aspirasyonlu bebekler

Belirtiler her bebek için biraz farklı olabilir. Bazı sağlıklı bebekler belirtilere veya sıkıntıya neden olmayan bir hava kaçağı geliştirebilir.

Diğerleri bu belirtilere sahip olabilir:

  • Sinirlilik ve huzursuzluk
  • Hızlı nefes alıp verme
  • Göğüs üzerindeki cilt, çocuk nefes aldığında kaburgaların çevresinde batar (göğüs duvarı retraksiyonları)
  • Soluk veya mavi-morumsu cilt rengi

Tedavi, ekstra oksijen verilmesini veya havanın bir şırınga veya tüp ile çıkarılmasını içerebilir. Bazı hava kaçakları işlem görmeden iyileşebilir.

Bu semptomlar varsa derhal hastaneye gidilmelidir.

Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi) için Hangi Doktora Gidilir?

Göğüse künt travma sonrası (kaburgaların üzerine düşme gibi), nefes darlığı veya solunumla ilgili herhangi bir sıkıntı varsa, aniden şiddetli bir göğüs ağrısı yaşanıyorsa ve ya travma yaşanmadıysa ancak ciddi nefes darlığı ve şiddetli göğüs ağrısı varsa derhal 112 acil yardım hattı aranmalı veya en yakın hastanenin acil servisine gidilmeli.

Acil tıbbi müdahaleden sonra doktor Göğüs Hastalıkları bölümüne sevk edecektir ve tedaviye orada devam edilecektir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
6
0
Makeleyi Paylaşın

Pnömotoraks ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Sağlıklı bir yetişkinde küçük bir pnömotoraks tedavi edilmeden birkaç gün içinde iyileşebilir. Aksi halde, sönmüş bir akciğerin iyileşmesi genellikle 1 veya 2 hafta sürer. Bu süre içinde düzenli doktor kontrolüne gitmek gerekmektedir.

Pnömotoraks olduğu zaman akciğerler küçüldüğü için gaz değişimi yapamaz. Bu da nefes darlığıyla kendini gösterir. Pnömotoraks çeşitlerine göre ciddiyet değişmekle beraber eğer kişi semptomları yaşamaya başladıktan itibaren derhal hastaneye gitmezse durum solunum yetmezliği ve şok tablosuna kadar ilerleyebilir. Özellikle tansiyon pnömotoraks ve travmatik pnömotoraks gibi ciddi durumlarda hasta hemen tedavi edilmezse ölümle sonuçlanabilir.

Hasar görmüş bir akciğerden kuvvetli öksürükte, bir hava kesesi (blebler) patlar ve akciğer ile göğüs duvarı arasında hava birikimi (pnömotoraks) meydana gelebilir.

Bir akciğerle yaşamak genellikle günlük işleri veya yaşam beklentisini etkilemez, ancak bir akciğerli bir kişi iki akciğerli sağlıklı bir kişi kadar yorucu egzersiz yapamaz. Bir akciğerli birçok kişi normal bir yaşam beklentisi yaşayabilir, ancak hastalar güçlü aktiviteler gerçekleştiremezler ve hala nefes darlığı yaşayabilirler.

Bir pnömotoraks olması, durumun tekrar gelişme riskini arttırır. Hem primer hem de sekonder pnömotoraks için nüks oranı yaklaşık% 40'dır; çoğu nüks 1.5 ila 2 yıl içerisinde ortaya çıkar. Özellikle uzun boylu erkeklerde, 60 yaş üzeri kişilerde ve özellikle sigara içmeyi hala bırakmamış kişilerde tekrarlama olasılığı çok yüksektir.