Amfizem

Amfizem akciğerdeki alveollerin zayıflayıp yırtılmasıyla oluşan, solunum sistemi hastalığı olup kesin tedavisi bulunmamakla beraber belirtileri hafifletmeye yönelik tedaviler mevcuttur.

Amfizem Nedir?

Amfizem, ilerleyici obstrüktif bir akciğer rahatsızlığıdır. Akciğerler, oksijenin nefes almakla kan ile birlikte kalbe ve diğer organlara taşınmasını; karbondioksitin ise nefes vermekle dışarı atılmasını sağlayan organlardır. Akciğerlerde alveol adı verilen küçük hava keseleri, solunan karbondioksit ve oksijen değişimi için çalışır. Amfizemde, alveollerin iç duvarları zayıflar ve yırtılır, çok küçük olanlar yerine daha büyük hava alanları oluşur ve işlevsiz hale gelirler. İşleyen alveollerin sayısı azaldıkça, akciğerlerden karbondioksitin dışarı atılması güçleşir ve tekrardan oksijen alabilmek için daha az alana sahip olur. Bu da nefes darlığı, kronik bir öksürük, ve solunum zorluğu ile sonuçlanır.

Sigara içmek amfizemin en yaygın nedenidir ancak, amfizem genetik de olabilir. Sigara içmek, akciğerlere zarar veren binlerce zehir, kimyasal ve toksin teneffüs edilmesi ve aynı zamanda içen kişinin inme ve kalp hastalığı gibi diğer ciddi sağlık problemleri riskini alması anlamına gelir. Sigarayı bırakmak amfizem ve diğer akciğer rahatsızlıklarının gelişme riskini azaltmaya yardımcı olur ve amfizem tanısı almış olan insanlar için akciğer hasarının ilerleme hızını yavaşlatabilir.

Amfizem, akciğer anatomisini birkaç önemli yolla değiştirir. Bu, kısmen daha küçük hava yollarının çevresindeki akciğer dokusunun tahrip olmasından kaynaklanmaktadır. Bu doku normalde bronşiyol adı verilen bu küçük hava yolunu açık tutar, soluma sırasında alınan havanın, nefes verirken dışarı çıkışına izin verir. Bu doku hasar gördüğünde solunum yolları daralarak akciğerlerdeki havanın boşaltılmasını zorlaştırır ve akciğerlerden atılamayan hava alveollerde sıkışır; tekrardan nefes alındığında, oksijen bakımından zengin hava alveollere ulaşamaz.

Amfizem hastalarının çoğunda kronik bronşit de bulunur. Kronik bronşit, sürekli öksürüğe neden olan, akciğerlere hava taşıyan bronşiollerin iltihaplanmasıdır. Amfizem ve kronik bronşit, kronik obstrüktif akciğer hastalığına (KOAH) neden olan iki durumdur.

Amfizem Tipleri

Sentriasiner (sentrilobüler) amfizem: Daha sık görülür. Kronik bronşit ile birlikte ağır sigara içicisi olanlarda ortaya çıkar. Distal (en uç kısımlardaki) alveoller korunurken, asinüslerin merkezi veya proksimal (respiratuar bronşiollere yakın kısım) kısımları etkilenir. Akciğerlerin üst loblarında (apikal segmentler) daha yaygın ve şiddetli görülür.

Panasiner (panlobüler) amfizem: Alfa-1 antitripsin eksikliğinde yaygın görülen tiptir. Solunum bronşiyolünden alveollere kadar tüm solunum asinüs içerir. Alt loblarda, özellikle bazal segmentlerde ve akciğerlerin ön kenarlarında daha sık görülür.

Paraseptal (distal) amfizem: Alveolar kanal ve alveoller dahil distal solunum asinüsü genişler. Özellikle akciğer üst loblarında plevra ve bağ dokusu septasına bitişik olarak ortaya çıkar. Akciğerin yaygın tutulumu nadirdir. Bazı spontan pnömotoraks vakaları bu tip amfizeme bağlı olabilir. Sigara içenlerin yanı sıra alfa-1 antitripsin (AAT) eksikliği ile de ortaya çıkabilir

Subkutan (cilt altı) amfizem: Diğer amfizem tiplerinden çok farklıdır. Subkutan amfizem, cildin altındaki dokulara hava girdiğinde ortaya çıkar. Bu genellikle göğüs duvarını veya boynu kaplayan cilt bölgesinde görülür, ancak vücudun diğer bölgelerinde de ortaya çıkabilir. Subkutan amfizem genellikle cildin düzgün bir şekilde şişmesi olarak görülebilir. Bir doktor muayene sırasında dokunduğunda (palpe ettiğinde); gaz, dokudan itilirken alışılmadık bir çıtırtı hissi (krepitus) üretir. Bu nadir bir durumdur. Prognoz, subkütan amfizemin nedenine bağlıdır. Majör travma, tıbbi bir prosedür veya enfeksiyon ile ilişkili ise, bu koşulların ciddiyeti sonucu belirleyecektir.

Olası nedenler şunlardır:

  • Sıklıkla kaburga kırığı ile ortaya çıkan sönmüş akciğer (pnömotoraks)
  • Yüz kemik kırığı
  • Rüptüre bronşiyal tüp
  • Yırtık yemek borusu

Bu durumlar şunlardan dolayı olabilir:

  • Künt travma
  • Patlama yaralanmaları
  • Yemek borusu aşındırıcıları veya kimyasal yanıkları
  • Dalış yaralanmaları
  • Kuvvetli kusma (Boerhaave sendromu)
  • Ateşli silah yaralanmaları
  • Boğmaca
  • Bıçaklanma
  • Bazı tıbbi prosedürler. Bunlar arasında endoskopi (yemek borusuna ve mideye ağızdan tüp takılması), kalbe yakın bir damara ince kateter takılması, endotrakeal entübasyon (ağız veya burun yoluyla trakeaya tüp takılması) ve bronkoskopi dahildir (ağız yoluyla bronşiollere tüp takılması).
  • Kangren dahil bazı enfeksiyonlardan ve tüplü dalıştan sonra, kollar, bacaklar veya gövde üzerindeki deri tabakaları arasında da hava bulunabilir. (Astımlı tüplü dalgıçların bu probleme sahip olma olasılığı diğer tüplü dalgıçlardan daha fazladır.)

Büllöz amfizem: Özellikle akciğerlerin en üst kısımlarında anormal derecede büyük hava boşlukları oluşturmaya meyilli, hasarlı alveollerle karakterizedir. Bu durum bazen sağlıklı genç yetişkinlerde ortaya çıkar. Büllöz amfizem genellikle ilk önce anormal bir hava alanı (bül, bleb gibi) patladığında, plevral boşluğa hava sızdırarak etkilenen akciğerin sönmesine neden olduğunda dikkat çeker (pnömotoraks). Hasta aniden başlayan keskin göğüs ağrısı ve nefes darlığı yaşar. Göğüs tüpü takılmasını gerektirir. Şiddetli vakalarda, akciğerin rüptüre olan bölgelerini onarmak için cerrahi gerekebilir.

Amfizem Belirtileri

Durum genellikle zor fark edilebilecek hafif belirtilerle başlar.

Amfizemin yaygın belirtileri:

  • Nefes darlığı, nefes almakta zorlanmak
  • Devam eden, geçmeyen öksürük
  • Balgam
  • Sık göğüs enfeksiyonları geçirmek
  • Nefes alırken veya egzersiz yaparken hırıltı

Durum ilerlerse, amfizem belirtileri şunları içerebilir:

Erken aşamalardaki nefes darlığı günün belirli saatlerinde, örneğin egzersizden sonra veya gece boyunca ortaya çıkabilir. İnsanların belirtileri daha da kötüleştirdiğini bildirdikleri birçok amfizem tetikleyicisi vardır; soğuk, kirli hava gibi.

Amfizem Nedenleri Nelerdir?

Bilinen iki önemli amfizem nedeni vardır.

Amfizemin ana nedeni sigara içmektir. Sigara içenlerin yaklaşık %10-15'i yaşamları boyunca amfizem geliştirir. Bu, sigara içiminin miktarına ve süresine bağlıdır. Pasif içicilik, toz ve duman gibi “kötü havanın” solunması da akciğerlere zarar verebilir.

Nadiren, amfizem akciğerlerdeki elastik yapıları koruyan kalıtsal bir protein eksikliğinden kaynaklanır. Buna alfa-1 antitripsin eksikliği (AAT) denir. Başlıca işlevi, beyaz kan hücrelerinin normal dokulara zarar vermemesidir. Vücudun enfeksiyonlarla savaşması için bu hücrelere ihtiyacı vardır. Alfa-1 proteini normalde akciğeri hasarlardan korur. Bu protein kalıtımsal olarak eksik veya düşük düzeyde olduğunda, sigara içmenin veya “kötü hava” solumanın etkileri akciğerlere daha kolay zarar verir. Bu durum 40'lı veya 50'li yaşlarda ortaya çıkabilir.

Amfizem Teşhisi

Amfizemin teşhis edilmesi için anamnez yani hastanın öyküsü alınır, fiziki muayene yapılır ve solunum testleri, akciğer grafisi, bilgisayarlı tomografi gibi tetkik yöntemleri kullanılır.

Anamnez (Hasta Öyküsü)

Doktor tarafından tanıya gidebilmek amaçlı hastaya birtakım sorular yöneltilir. Eğer hastada amfizem varsa, muhtemelen aylar veya yıllar boyunca var olan nefes darlığı şikayetlerini dile getirecektir. Ayrıca hırıltı ve geçmeyen bir öksürük yakınması da olabilir. Özellikle hasta sigara içiyorsa ne kadar süredir ve günde kaç sigara içtiği, işte veya evde yanında sigara içen birileri olup olmadığı da sorulacaktır.

Hasta nefes darlığı çekiyorsa, hangi faaliyetlerin bu şekilde hissetmesine neden olduğu ve uyurken nefes almakta zorluk çekip çekmediği de sorulacaktır. Solunum alerjileri var mı, tekrarlayan kötü soğuk algınlığı öyküsü var mı bunların da sorulması önemlidir. AAT eksikliği açısından da ailede kronik akciğer hastalığı olup olmadığı da sorgulanacaktır.

Fizik Muayene

Doktor hastayı detaylı bir şekilde muayene edecektir çünkü herhangi bir pozitif bulgu tanıya yaklaştırabilir. 

Gelişmiş amfizem varsa, hastada aşağıdakilerden herhangi biri veya birkaçı olabilir:

  • Normalden daha büyük akciğerlerin neden olduğu bir "fıçı göğüs" görünümü
  • Hırıltı, hışıltı ile birlikte hastanın nefes almakta zorluk çekmesi
  • Hastanın tırnaklarında dışarıya doğru açılanma olması. Buna “çomak parmak (clubbing)” denir.
  • Dudaklarda morarma olması (siyanoz), kanda düşük oksijen seviyesine işaret eder.

Tetkikler

Solunum Fonksiyon Testleri (SFT): Amfizem tanısını doğrulamak, hastalığın gidişatını izlemek ve tedaviye yanıtı değerlendirmek için akciğerlerin doğru çalışıp çalışmadığını kontrol eden bir test grubudur. Hastadan, derin bir nefes aldıktan sonra, ucunda bir ağızlık olan tüpe tüm gücüyle üflemesi istenecektir. Tüp, akciğer kapasitesini ölçen bir makineye bağlanır.

  • Spirometri: En sık kullanılan akciğer fonksiyon testi türüdür. Havanın akciğerleri ne kadar çabuk ve ne kadar hızlı hareket ettirebileceğini ölçer. Bu test sayesinde, nefes alma (inspiryum) ve nefes verme (ekspiryum) sırasında akciğerlerin hava giriş çıkış kapasiteleri de ölçülür.
  • Bronkodilatör reversibilite testi: Hava yolunda daralma, tıkanıklık (obstrüksiyon) olan hastalıklarda hava yolu genişletici (bronkodilatör) ilaç verilerek bu obstrüksiyonun ne kadarının normale dönebildiğinin testidir.
  • Akciğer hacim testi: Vücut pletismografisi olarak da bilinir. Bu test, akciğerlerde tutulabilecek hava miktarını ve soluduktan (nefes verdikten) sonra akciğerlerde kalan hava miktarını ölçebilir. Bu test bir telefon kulübesine benzeyen hava geçirmez bir odada yapılır. Odanın içindeki basınç değişiklikleri akciğer hacmini ölçmeye yardımcı olur.
  • Karbonmonoksit difüzyon kapasitesi ölçümü (DLCO): Bu test, oksijen ve diğer gazların akciğerlerden kan dolaşımına nasıl geçtiğini ölçer. Hastanın çok küçük, tehlikeli olmayan miktarda karbonmonoksit soluması istenir. Ölçümler nefes alırken veya nefes verirken yapılır.
  • Egzersiz stres testi (genellikle 6 dakikalık yürüme testi olarak adlandırılır): Egzersizin akciğer fonksiyonunu nasıl etkilediği test edilir. Hasta sabit bir bisiklet sürer veya koşu bandında yürür bu sırada kan oksijenini, kan basıncını ve kalp atışını ölçecek monitör ve makinelere bağlanır. Bu, egzersiz sırasında akciğerlerin ne kadar iyi performans gösterdiğini göstermeye yardımcı olur.

Bu testler, spesifik belirtilere veya duruma bağlı olarak, birlikte veya kendi başlarına kullanılabilir.

  • Arteriyel kan gazları: Kandaki oksijen ve karbondioksit seviyelerini ölçer. Kan, el bileğindeki küçük bir arterden iğne ile alınır.
  • Elektrokardiyogram (EKG): Nefes darlığına neden olabilecek kalp problemleri var mı diye bakılır. Bir EKG ayrıca amfizemden kaynaklanan kalp atım değişikliklerini de gösterebilir.
  • Alfa-1 antitripsin testi (AAT): Doktor AAT eksikliğini doğrulamak için bir kan testi isteyebilir. AAT üretimi normalin %30'unun altına düştüğünde kişi, alfa-1 antitripsin eksikliği denilen genetik bir bozuklukla karşılaşacaktır. Bu bozukluğu olan insanlar, erken yaşta ilerleyici bir akciğer hastalığı olan amfizem geliştirme riski altındadır. Sigara içiyorlarsa, mesleki toz veya dumanlara maruz kalıyorlarsa, akciğer hasarı daha erken meydana gelme eğiliminde ve daha ağırdır.
  • Akciğer grafisi: İleri amfizem tanısını destekleyebilir ve diğer nefes darlığı nedenlerini dışlayabilir. Amfizem varsa göğüs röntgeninde hiperinflasyon ve düzleştirilmiş bir diyafram dikkat çekebilir. Bunun yanında amfizem hastasında röntgen normal de olabilir.
  • Bilgisayarlı tomografi (BT) taramaları: İç organların enine kesitsel görünümlerini oluşturmak için birçok farklı yönden çekilen X-ışını görüntülerini birleştirir. BT taraması, amfizemde akciğerlere verilen hasarı daha net gösterebilir. Bununla birlikte, göğsün BT taramaları amfizem teşhisi için rutin olarak yapılmaz.

Amfizem Tedavisi

Amfizem kesin bir tedavi yoktur. Ancak nefes almayı kolaylaştıran, belirtileri hafifleten bir dizi tedavi vardır. Ayrıca bu tedaviler, diğer sorunları önleyebilir ve hastalığın daha da kötüleşmesini önleyebilirler. Tedavi hem farmakolojik hem de farmakolojik olmayan önlemlerden oluşur.

Doktorların en iyi tedavi önerisi sigarayı bırakmaktır.

Bu, sağlıklı akciğerleri korumak için en önemli faktördür. Sigarayı bırakmak en çok amfizemin erken aşamalarında etkilidir. Ayrıca hastalığın sonraki aşamalarında akciğer fonksiyon kaybını da yavaşlatabilir. Sigarayı bırakmak, daha fazla akciğer tahribatını önlemenin en önemli yoludur.

Bu hastalarda kontrendike (yasak) olmadıkça uygun pnömokok ve yıllık grip aşıları şarttır. Sağlıklı ve dengeli beslenme için tercihen bir beslenme uzmanının yardımı bu hastalarda kilo kaybını veya kilo fazlalığının önlenmesinde yardımcı olabilir.

AAT eksikliği olan kişiler replasman tedavisi için aday olabilirler. Bu, donörlerden elde edilen doğal AAT infüzyonları ile yapılır. Bu tedavi şekli etkili görünmektedir.

Tedavi ile, nefes darlığının iyileştirmesi ve alevlenme (genellikle göğüs enfeksiyonu nedeniyle solunum belirtilerinin kötüleşmesi) riskini azaltması amaçlanmıştır.

  • Bronkodilatörler: İnhale bronkodilatör ilaçlar (fısfıs şeklindeki ilaçlar) amfizem tedavisinin temel taşıdır. Bu ilaçlar, akciğerlerde hapsolmuş tüm havanın dışarı atılmasını kolaylaştırmak ve böylece nefes almayı kolaylaştırmak için hava yollarını açar. Kısa etkili ve uzun etkili bronkodilatörler vardır. Kısa etkili ilaçlar daha hızlı çalışır, ancak etkisi çok uzun sürmez. Uzun etkili olanlarda etki daha yavaş ortaya çıkmasına rağmen daha uzun süre etkilidirler. Amfizem belirtileri hafifse, doktor alevlenme sırasında kısa etkili bronkodilatörler almayı önerebilir. Belirtiler kötüleştikçe günlük uzun etkili bronkodilatör almak gerekebilir. En büyük etki için sık sık birlikte kullanılırlar. Bu ilaçlar daralmış solunum yollarını gevşeterek öksürük, nefes darlığı ve solunum problemlerini hafifletmeye yardımcı olabilir.

Bronkodilatörler iki çeşittir;

  • Antikolinerjikler: Solunum yollarının etrafındaki kasların gerilmesini önler. Ayrıca mukusun akciğerlerden temizlenmesini kolaylaştırırlar. Kısa etkili antikolinerjikler yaklaşık 15 dakika içinde çalışmaya başlar ve etki 6-8 saat sürer. Bu ilaçların uzun etkili formlarının çalışması 20 dakika kadar sürebilir ve etkisi 24 saate kadar sürebilir. Bu ilaçların en yaygın yan etkileri ağız kuruluğu ve işeme güçlüğüdür.
  • Beta-agonistler: Hava yolları çevresindeki kasları gevşetir. Doktor semptomları kontrol etmek için kısa etkili beta-agonistleri sadece ihtiyaç olduğunda kullanılması için reçete edebilir. 3-5 dakika içinde etkilemeye başlar ve etkisi 4-6 saat sürer. Ancak kalp hızında artışa neden olabilirler. Ayrıca ellerde, bacaklarda ve ayaklarda titreme ve kramplara neden olabilirler. Bu yan etkiler endişeli hissettirebilir. Yan etkiler görülüyorsa doktora bildirmek gerekir.

Gelişmiş amfizem varsa, doktor uzun etkili bir bronkodilatör ilaç reçete edebilir. Hava yollarını açmak ve açık tutmak için düzenli olarak kullanılırlar.

  • İnhale steroidler: Aerosol spreyleri ile solunan kortikosteroid ilaçlar iltihabı azaltır ve nefes darlığını hafifletmeye yardımcı olur. Steroidler solunum yollarındaki şişliği ve mukusu azaltır, böylece daha kolay nefes alınır. Zamanla steroidlerin kilo alımı, diyabet, katarakt, yüksek tansiyon, zayıflamış kemikler ve artan enfeksiyon riski gibi ciddi yan etkileri olabilir. Bu nedenle doktor kontrolü altında kullanılmalıdır.

Doktor beta-agonist veya antikolinerjik bronkodilatörler ile birlikte steroid kullanmayı tavsiye edebilir. Bu, tek başına her iki ilacı kullanmaktan daha fazla yarar sağlar. Ayrıca daha kolaydır, çünkü iki yerine bir soluma cihazı vardır.

  • Antibiyotikler: Akut bronşit veya zatürree gibi bakteriyel bir enfeksiyon varsa, antibiyotikler uygundur.
  • Mukolitikler: Bu ilaçlar, akciğerlerdeki mukusu inceltmeye, kolayca balgam atmaya yardımcı olur. Çalışmalar, özellikle amfizem daha şiddetli ise, bunları kullanmanın alevlenmeleri azaltabileceğini göstermektedir.
  • Aşılar: Grip aşısı doğrudan amfizemi tedavi etmez, ancak doktorlar her yıl bir defa influenza (grip) aşısını önerir. Ayrıca enfeksiyonu önlemek için her 5 ila 7 yılda bir zatürree (pnömokok) aşısı önerirler. Eğer amfizem varsa, grip ve zatürree nedeniyle ciddi problemler gelişebilir.
  • Pulmoner rehabilitasyon programına başlamak, nefes darlığı, yaşam kalitesi ve egzersiz yeteneğini geliştirmenin en iyi yollarından biridir.
  • Beslenme tedavisi: Ayrıca doğru beslenme hakkında tavsiye alınmalıdır. Amfizem erken evrelerinde, çoğu insan kilo vermek zorunda iken; geç evre amfizemli insanların genellikle kilo alması gerekir.
  • Ek oksijen tedavisi: Oksijen saturasyonu (doygunluk değeri) %88 veya daha düşükse oksijen verilebilir. Oksijen saturasyonu, parmağa oksimetre adı verilen bir cihaz koyarak ölçülür. Kandaki düşük oksijen seviyesi ile birlikte ciddi amfizem varsa, evde düzenli olarak oksijen kullanmak rahatlama sağlayabilir. Birçok insan günde 15-16 saat oksijen kullanıyor. Genellikle burun deliklerinize uyan dar tüplerle (nazal kanül) uygulanır.
  • Cerrahi tedavi: Bazı durumlarda, duruma bağlı olarak cerrahi tedaviler düşünülebilir. Bir operasyon, akciğerin çok hasarlı veya tahrip olmuş ve akciğerin daha normal kısımlarına müdahale eden kısımlarını çıkarabilir.

Amfizem Tedavi Edilmezse

Amfizem, ilerleyici tıkayıcı bir akciğer hastalığıdır. Çoğunlukla sigara içenlerde gelişir. Amfizemi tamamen iyileştirecek bir tedavi yoktur. Ancak var olan hayat kalitesini düşürücü nefes darlığı, göğüs ağrısı, öksürük vb. belirtileri hafifletecek tedaviler hasta için rahatlatıcı olacaktır. En önemli ve mortaliteye yararlı (ömrü uzatan) tedavi sigarayı bırakmaktır. Sigara bırakılmadığı takdirde veya diğer tedaviler olmadığı sürece amfizem, normalden daha hızlı ilerleyecek ve kronik bronşit hastalığının da dahil olduğu KOAH hastalığı gelişecektir. Yine tedavisiz kalırsa hasta, sağ kalp yetmezliği (cor pulmonale) gelişecektir. Bu şekilde hastanın belirtileri daha da ağırlaşabilir hatta solunum yetmezliğinden ölümüne bile sebep olabilir.

Amfizeme Ne İyi Gelir?

İnhalatör ilaç tedavisi ile birlikte özellikle sigarayı bırakmak semptomları azaltmaya yardımcı olur, hastalığın ilerlemesini geciktirir ve hastaların aktif bir yaşam tarzını sürdürmelerini sağlar.

Daha iyi bir amfizem prognozuna sahip olmak ve amfizem belirtilerini ilerlemesini önlemek için, sigarayı bırakmak çok önemlidir.

Uzun süreli oksijen tedavisi, sigaranın bırakılması gibi hastalığın prognozunu iyileştirip, ömrü uzatan bir adımdır.

Amfizem komplikasyonlarını önlemek için önemli olan diğer bir adım da aşıların güncel olmasıdır. Grip (influenza) aşısı her yıl bir defa ve zatürree (pnömokok) aşıları özellikle önemlidir.

Pulmoner rehabilitasyon, amfizemi olan insanlar için bir bakım programıdır. İnsanların sigarayı bırakarak, sağlıklı bir diyet uygulayarak ve egzersiz yaparak yaşam tarzlarını iyileştirmelerine yardımcı olmayı amaçlamaktadır.

Solunumun geliştirilmesine yardımcı olabilecek hem nefes egzersizleri hem de haftanın en az beş günü, günde en az 30 dk yürüyüş gibi orta yoğunlukta fiziksel aktivite belirtileri azaltmak ve iyi bir amfizem prognozuna sahip olmak için önerilmektedir.

Bol miktarda su içmek, mukusu gevşeterek hava yollarının temiz kalmasına yardımcı olabilir.

Sağlıklı bir kiloda kalmak; sağlıklı yiyecekler yemek, amfizemi olan insanlar için akciğerlerin ve kalbin ek stres altına alınmamasına yardımcı olmak için önemlidir. Amfizem bazen iştah kaybına veya nefes darlığı nedeniyle yeme ve içme güçlüğüne neden olabilir. Bu durumda doktorun verdiği tavsiyelere ve tedavilere uyum sağlamak yardımcı olacaktır.

Kışın soğuk havadan korunmak, kas spazmlarını ve soğuk algınlığına yakalanmayı önleyebilir.

Bu değişiklikler, hastalığın genel seyrini değiştirmeyebilir, ancak insanların bu durumla yaşamalarına yardımcı olabilir ve egzersiz kapasitesini, yaşam kalitesini iyileştirebilir.

Amfizeme Ne İyi Gelmez?

Amfizemin en sık sebebi sigara olmakla birlikte, tanısından sonra bırakılmadığı takdirde hastalık daha da kötüye gidecektir. Nefes darlığı artacak, sıklaşacak hatta hastanın geceleri uyumasını engelleyecek, çok basit aktiviteleri bile yapamaz hale getirecektir. Göğüs ağrıları artacak, balgam, öksürük atakları sıklaşacaktır. Hastalığa kronik bronşit eklenmesiyle KOAH’a dönüşecektir. Bu sebeple sigara ne kadar erken bırakılırsa hastalığın gidişatı o kadar iyi olacaktır.

Hava kirliliği de hastalığı kötü etkilemektedir. Yaşanılan şehrin havasındaki kirlilik ve düşük oksijen, amfizem hastasını neredeyse sigara kadar olumsuz etkiler. Ayrıca hasta hiç sigara içmemiş veya sigarayı bırakmış olsa bile bulunduğu alanlarda içilen sigara dumanına maruz bırakılması da hastalığın gidişatını sigara kadar olumsuz etkiler.

Kötü beslenme, bronşiyal hiperreaktivite, bakteri kolonizasyonu, birlikte bağışıklık sistemi baskılanmış durum, kalp veya diğer solunum yolu hastalıklarının varlığı kötü prognoz taşır.

Amfizem İlaçları

Hiçbir tedavi amfizemi tamamen iyileştiremez. Ancak tedavi belirtileri hafifletir, komplikasyonları azaltır, yaşam kalitesini arttırır.

Bronkodilatörler: Bronş düz kaslarını gevşeten ve hava akışını iyileştiren ilaçlardır. Bronkodilatörler, hem ölçülü doz formunda hem de toz inhaler ve nebülizör makineleri (bir sıvıyı aerosole dönüştürür) içinde inhaler olarak mevcuttur. Bronkodilatörler, belirtilerden hızlı bir şekilde kurtulmak isteyenler için kısa süreli kullanım veya uzun süreli günlük kullanım için kullanılabilir. Böylece nefes darlığı, hırıltılı solunum ve öksürüğü azaltırlar. Ancak tek başına kullanılmamalıdırlar, reçete edilirken bir kortikosteroid ile kombine formdaki ilaçlar reçete edilirler.

Antikolinerjikler:

  • Kısa etkili antikolinerjikler: Iptatropium bromür
  • Uzun etkili antikolinerjikler: Tiotropium

Beta 2 agonistler:

  • Kısa etkili Beta 2 agonistler: Salbutamol, Terbutalin
  • Uzun etkili Beta 2 agonistler: Salmeterol, Formoterol, Indacaterol

Kortikosteroidler: 

Bu ilaçlar, akciğerlerdeki iltihabı azaltmaya yardımcı olur. Steroidler bir aerosol spreyi olarak solunur (inhaler). Astım ve bronşit ile ilişkili amfizem semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabilirler. Kortikosteroidler, bir bronkodilatör kullanılmasına rağmen düzenli olarak alevlenmeler yaşayan kötü kontrollü semptomları olan insanlara yardımcı olabilir.

Sigara içmeye devam eden hastalarda, kortikosteroidler ve diğer ilaçlar hastalığın seyrini değiştirmez, ancak bazı hastalarda semptomları hafifletebilir ve kısa süreli akciğer fonksiyonlarını iyileştirebilir. Bronkodilatörlerle birlikte kullanıldığında, atak sıklığını azaltabilirler. Bununla birlikte, osteoporoz ve katarakt oluşumunu içeren uzun süreli bir yan etki riski vardır. Akut semptomların alevlenmesi sırasında, genellikle hap şeklinde veya enjeksiyonla verilir.

  • Sistemik kortikosteroidler: Bir inhaler kullanmanın yanı sıra, amfizemi olan kişilere prednizon gibi bir oral steroid reçete edilebilir.
  • İnhaler kortikosteroidler: Beklametazon, Budesonid, Flutikazon

Kombinasyon Kortikosteroid / Uzun Etkili Bronkodilatör İnhalatörleri:

  • Budesonid ve formoterol
  • Flutikazon ve salmeterol
  • Mometazon ve formoterol

Bu kombinasyon ürünleri, bir inhalerde hem anti-enflamatuar etki hem de hava yolu açıklığı sağlar.

Fosfodiesteraz 4 inhibitörleri: Roflumilast (Teofilin ile birlikte kullanılmamalıdır.)

Teofilin: Bronkodilatörün bir hap şeklidir. İlaçlar ile etkileşime girebileceği ve yan etkilere neden olabileceğinden, inhaler ilaçlarından daha az kullanılır. Ancak inhaler ilaçlara ulaşmanın mümkün olmadığı durumlarda, sosyal güvencesi olmayan ve inhaler ilaçları alamayan hastalarda kullanılabilir.

Antibiyotikler: Bunlar tipik olarak solunum yolu enfeksiyonları tarafından tetiklenen akut KOAH alevlenmeleri için kullanılır. Antibiyotikler ayrıca pnömoni gibi tehlikeli durumlara yol açabilecek enfeksiyonları önleyen tedavilerdir.

Mukolitikler: Bu tedaviler balgam söktürücü olarak geçerler; N-asetilsistein (NAC), karbosistein (NCMC).

Tedavi için belirtilen ilaç türevleri sadece bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tavsiyesi olmadan hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.

Amfizem Ameliyatı

Amfizemin cerrahi ve bronkoskopik tedavileri, şiddetli amfizemi olan ancak tedaviden yanıt alamayan insanlar bazen akciğer hacmini azaltmak veya akciğer nakli için ameliyat geçirir.

Ameliyat türleri şu şekildedir:

  • Akciğer Volüm Azaltıcı Cerrahi (AVAC): Amaç, çalışmayan alveolleri (hava keselerini) çıkarmak, böylece nefes almayı kolaylaştırmaktır. Hastalıklı dokuyu çıkarmak, kalan akciğer dokusunun genişlemesine ve daha verimli çalışmasına yardımcı olur ve nefes almayı iyileştirmeye yardımcı olur. Ameliyattan önce sigarayı bırakmak ve bir pulmoner rehabilitasyon programı tamamlamak gerekir.
  • Büllektomi: Nadir durumlarda, amfizemin neden olduğu hasarlı alveoller büyür ve akciğerin sağlıklı kısımlarına baskı yapabilir. Bu büyük boy keselere bül denir. Bir büllektomi operasyonu bunları çıkarmak için yapılan ameliyattır.
  • Akciğer Nakli: Ağır amfizemi olan insanlar için yaşam kalitesini iyileştirir, ancak yaşam beklentisini iyileştirmez. Bağışıklık sisteminin yeni dokuyu reddetmesini önlemek için yaşam boyu ilaç tedavisi gereklidir. Akciğerlerden biri veya her ikisi de nakledilebilir. Operasyonun en büyük iki riski, nakledilen organın enfeksiyonu ve reddidir.
  • Bronkoskopik Volüm Azaltıcı Cerrahi : Şiddetli amfizemi olan hastalar için olumlu sonuçlar veren umut verici bir yöntemdir. AVAC yöntemine potansiyel bir alternatif olarak amfizem ve hiperinflasyonu olan hastalarda akciğer hacminin azaltılmasını sağlayan daha az invaziv bir yöntem olarak ortaya çıkmıştır.

Hamilelikte Amfizem

Normal şartlar altında pulmoner amfizem gebelerde çok nadir görülür. Eğer gebe; risk faktörlerine sahipse, ailede geçirilmiş amfizem veya başka akciğer hastalığı öyküsü varsa, özellikle en önemli risk faktörü olan sigarayı kullanıyorsa amfizem geçirmesi ihtimal dahilindedir. Bu nedenle gebenin öncelikle tüm risk faktörlerinden uzak durması, düzenli olarak doktor kontrolüne gitmesi gerekmektedir.

Subkutan amfizem, özellikle hamileliğin sonlarında nadir görülen doğum komplikasyonudur. Ancak genellikle kendi kendini sınırlarlar. Tedavi, riskli faktörlerden kaçınmayı ve destekleyici tedavi ile yakın gözlemi içerir.

Çocuklarda Amfizem

Nadiren de olsa, çocuklarda da amfizem gelişebilir. Çoğu durumda amfizemin gelişmesi, genellikle sigara içmenin bir sonucu olarak yıllar alır. Bununla birlikte bazı durumlarda, alfa1-antitripsin proteini eksikliği neden olur. Bu protein eksikliği kalıtsal olarak geçer ve çocuklarda amfizemin erken gelişmesine yol açabilir, ancak nadirdir. Alveollerin zarar görmesi genellikle yıllar alır.

Konjenital lobar amfizem adı verilen başka bir amfizem türü, çocuklarda daha doğmadan bile gelişebilir. Tedavi edilmezse ölümcül olabilir. Çocuğun amfizem belirtileri gösterdiği düşünülüyorsa, doğru tanı almak ve hangi tedavi seçeneklerinin mevcut olduğunu öğrenmek için uzman bir çocuk doktoruna danışılması gerekir.

Bebeklerde Amfizem

Konjenital lober amfizem, havanın akciğerlere girebileceği ancak çıkamayacağı ve akciğer loblarının hiperinflasyonuna neden olduğu nadir bir solunum bozukluğudur. En sık yenidoğanlarda veya küçük bebeklerde tespit edilir, ancak bazı vakalar yetişkinliğe kadar belirgin olmaz. Bu bozukluk, ilişkili kalp sorunlarına (vakaların%15'i) neden olacak kadar şiddetli veya asla belirgin olamayacak kadar hafif olabilir. Bazı konjenital lober amfizem vakalarına otozomal dominant kalıtım neden olurken, diğerleri bilinmeyen nedenlerden ötürü (sporadik) neden olabilir.

Konjenital lober amfizem çoğunlukla sol akciğerin üst lobunu ve daha az sıklıkla orta sağ lobunu etkiler. Akciğer dokusunun çok kırılgan olmasına ve kolayca sönmesine neden olabilir.

Vakaların yaklaşık% 50'si doğumdan sonraki ilk dört hafta içinde ortaya çıkar. Vakaların yaklaşık %75'i altı aylıktan küçük bebeklerde bulunur. Bu bozukluk erkekler arasında kızlardan daha yaygındır.

Alfa-1 Antitripsin eksikliği, solunum güçlüklerinin erken gelişimi ile karakterizedir (panacinar amfizem). Akciğer dokusu tripsin aşırı üretimi ile yok edildiğinden nefes almak daha da zorlaşır. Nefes darlığı, kronik öksürük ve sık akciğer enfeksiyonları genellikle en erken belirtilerdir. Şiddetli vakalarda belirtiler erken çocukluk döneminde veya yirmili yaşlarda ortaya çıkabilir. Bazen de Alfa-1-Antitripsin eksiklikleri 50-60 yaşlara kadar semptomlara neden olmayabilir.

Konjenital lober amfizemin tedavisi, teşhis sırasında akciğerlere verilen hasarın derecesine bağlıdır. Akciğer hasarı sınırlı olduğunda, hastalık herhangi bir olumsuz etkiye neden olmayabilir. Bununla birlikte, durum hastanın nefes alma yeteneğini ciddi şekilde etkiliyorsa, olağan tedavi, etkilenen lobun veya etkilenen taraftaki tüm akciğerin cerrahi olarak çıkarılmasıdır (rezeksiyondur).

Amfizem için Hangi Doktora Gidilmeli?

Birkaç aydır açıklanamayan nefes darlığı varsa, özellikle gittikçe kötüye gidiyorsa veya günlük aktiviteleri, hatta merdiven çıkmayı dahi engelliyorsa bir Göğüs Hastalıkları polikliniğine gidilmelidir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
10
0
Makeleyi Paylaşın

Amfizem ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Sigara içmekten ve sigara içilen ortamlardan kaçınmak veya sigarayı bırakmak amfizemi önlemenin veya kötüleşmesini önlemenin en iyi yoludur.

Aşılama, KOAH ve amfizemin kötüleşmesini önlemeye yardımcı olacaktır. Yıllık grip aşısı gereklidir ve pnömoniye karşı 5 yılda bir aşı olmak önerilir.

Akciğer kapasitesi azaldığı için, günlük aktivitelerde normalden daha fazla enerji harcanır. Bu nedenle amfizemi olan insanlar kilo kaybı ve beslenme eksikliği riski altında olabilir. Amfizemi olan bazı insanlar da aşırı kilolu veya obezdir ve bu koşullar daha fazla hastalığa yol açabileceğinden kilo vermeye teşvik edilir. Bol miktarda taze meyve, sebze ve kepekli sağlıklı bir diyet ve düşük yağ ve şeker alımı önemlidir.

Sigaraya duyduğunuz duygusal ve fiziksel bağımlılık, bıraktığınız günden sonra nikotinden uzak durmayı zorlaştırır. Bırakmak için, bu bağımlılığı ele almanız gerekir. Danışmanlık hizmetlerini, kendi kendine yardım materyallerini ve destek hizmetlerini denemek, bu süre zarfında size yardımcı olabilir. Fiziksel belirtileriniz zamanla iyileştikçe, duygusal belirtileriniz de iyileşir. Bireysel danışmanlık veya destek grupları, uzun süreli sigarayı bırakma şansınızı artırabilir.

Bu konuda 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’nı arayabilirsiniz. Bunun dışında bulunduğunuz ildeki Sigara Bırakma Polikliniklerine gidip yardım alabilirsiniz.

Sigarayı bırakmak şans değil, planlama ve taahhüt gerektirir. Tütün kullanımını durdurmak için karar verin ve buna bağlı kalmayı taahhüt edin.

Sigara içmemelisiniz. Akciğerlerinizin korunması ömrünüzü uzatabilir ve amfizemin başlamasını veya ilerlemesini geciktirebilir. Toz ve duman gibi akciğeri tahriş edici maddelerden kaçının, örneğin pnömokok (zatürree) ve Haemophilus influenzae tip b enfeksiyonlarına karşı korunmak için düzenli aşılar alın, akciğer enfeksiyonları için derhal tıbbi yardım alın ve akciğer fonksiyonunun korunmasına yardımcı olmak için düzenli egzersiz yapın . Hangi adımların size yardımcı olacağını belirlemek için doktorunuzla iletişim halinde olun.

Nefes darlığı yaşayan insanlar genellikle endişeye kapılıprlar ve hızlı hızlı soluk almaya çalışırlar. Ancak hiçbir fayda göremezler. Burundan nefes alıp dudaklarınızla soluk vermeniz, solunum için daha az enerji kullanmanıza yardımcı olur. Nefes darlığınız olduğunda, artan  nefes alma hızınızı yavaşlatmanıza yardımcı olur ve daha az nefes darlığı hissetmenize yardımcı olabilir.

Nefesiniz daraldığında öncelikle sakin olmayı ve yavaş, düzenli, derin nefes almayı denemelisiniz.

Etkili nefes almak için şu adımları tekrarlamalısınız;

  • Burnunuzdan 2 kez yavaşça nefes alın. Nefes alırken karnınızın büyüdüğünü hissedin,
  • Dudaklarınızı ıslık çalar gibi büzerek ağızdan, kendinizi zorlamadan, daha yavaş bir şekilde 4 defa dudaklarınızdan yavaşça nefes verin.
  • Normal nefes verin. Havayı dışarı zorlamayın. Dudak solunumu yaparken nefesinizi tutmayın, nefesinizi serbest bırakın.
  • Rahatlayana kadar tekrarlayın.
  • Eğer rahatlamadıysanız acil yardım isteyin.

Amfizem için tamamen iyileştirici bir tedavi yoktur. Ancak, “ölümcül” olarak tanımlamak doğru olmayabilir. Amfizem yaşam beklentisini kısaltırken, birçok hasta belirtilerini tedavi ile yönetebilir. 

Amfizemin ve diğer kronik obstrüktif akciğer hastalığının (KOAH) uzun vadeli etkileri büyük ölçüde tanıdaki hastalığın derecesine bağlıdır.   Her vakanın benzersiz olduğunu ve bu şekilde ele alınması gerektiğini belirtmek önemlidir. Amfizem hastasının prognozunu olumlu veya olumsuz yönde etkileyebilecek çeşitli faktörler vardır.

Bu faktörler şu şekildedir:

  • Teşhis yaşı
  • Spesifik amfizem türü
  • Hastanın genel sağlığı
  • Kilo, diyet ve sigara içme alışkanlıkları gibi yaşam tarzı faktörleri

Amfizem için henüz bir tedavi olmadığından, tamamlayıcı oksijen tedavisi ve inhale bronkodilatörler, kortikosteroidler gibi geleneksel tedavi yöntemleri, hastaların daha kolay nefes almasına ve olumlu bir yaşam kalitesini sürdürmesine yardımcı olmaya odaklanmaktadır. Bu yaklaşım genellikle erken evre amfizemi olan hastalar için etkili olsa da, belirtiler hastalık ilerledikçe daha şiddetli olup yönetilmesi zorlaşabilir.