evim.com

Astım

Akciğerdeki hava keseciklerinin iltihaplanması sonucunda oluşan bir hastalık olan astımın kesin tedavisi bulunmadığından belirtileri hafifletmeye yönelik tedaviler uygulanmaktadır.

Astım Nedir?

Bronşların (ağız ile akciğer arasında yer alan nefes borusunun iki adet kolu ve bu kolların dalları) hiperreaktivitesi (aşırı aktifliği) sonrası oluşan, sürekli ataklarla (öksürük, nefes darlığı, hırıltı, göğüste sıkışma) gerçekleşen, hava yolunun geri dönüşümlü olarak tıkanmasıyla giden, kronik (uzun süreli) bir akciğer hastalığıdır.

Astım, bronşların ve bronşiollerin (bronşların dalları) yani hava yollarının inflamasyonu (iltihabı) sonucu gerçekleşir. Hava yolları bu iltihaba aşırı bir cevap verir ve bunun sonucunda daralır. Vücut bu daralma sonrasında yeterince oksijenleri akciğerlere ulaştıramaz. Hasta astım atağı sırasında bu havasızlığı gidermek için birtakım reaksiyonlar gösterir. Bu belirtileri fark etmek astım tanısını koymak ve tedavisine başlamak için önemlidir.

Ek olarak kanda normalde yer alan pek çok hücrenin (T lenfositleri, mast hücreleri, eozinofil, makrofajlar, nötrofiller, epitel hücreleri gibi) astım sırasında sayısı artar.

Eozinofil: Rutin olarak her tam kan sayımı (CBC ya da hemogram) denilen testte ölçülen ve özellikle vücut bir maddeye karşı alerjik reaksiyon gösterdiğinde artarak bilgi verir. Ancak sadece alerjen maddeye karşı değil bunun dışında vücuda parazit girdiğinde de yükselir ve vücut savunma hücrelerinin bu parazitle savaşmaya başladığının da bir göstergesidir. Eozinofil astım durumunda bir gösterge olarak artması beklenir.

Astım Belirtileri

Astımda belirtileri anlamak çok önemlidir. Astım atakları sırasında gelen belirtileri bilmek hangi öksürüklerin astıma sahip olabileceğini anlamak adına yardımcı olur.

Astımdaki belirtiler şu şekildedir:

  • Öksürük: Kuru öksürük şeklindedir, ataklar (nöbetler) halindedir (geldiğinde uzun süre devam eder), gece uykudan uyandıracak kadar şiddetli olabilir.
  • Nefes darlığı: Hasta nefes alamadığını, ciğerlerini genişletemediğini hisseder.
  • Takipne: Solunum (soluk alıp verme) sayısının artması. Normal yetişkinde ortalama 12-16 arasındadır.
  • Egzersize dayanıksızlık: Hastalar egzersiz yaptıklarında çok çabuk yorulup nefessiz kalırlar.
  • Fazla terleme: İş yaparken ya da dinlenirken normalden fazla miktarda terlemeyle kendini gösterir.
  • Nefes alıp verirken hışıltı veya ıslığa benzer bir ses
  • Göğüs ağrısı

Astımda belirtilerin özellikleri:

  • Tekrarlayıcı tipte, nöbetler halinde olması
  • Özellikle gece ya da sabaha karşı ortaya çıkması
  • Kendiliğinden ya da kullanılan ilaçlarla belirtilerin hafiflemesi, ortadan kaybolması
  • Mevsimlere göre değişiklikler göstermesi
  • Ara ara belirtilerin olup ara ara belirtilerin kaybolduğu dönemlerin varlığı
  • Çeşitli faktörlerle (alerji, iltihap, sigara vs.) belirtilerin tetiklenmesi

Bunlardan başka astımın daha erken dönemde verdiği belirtiler de vardır:

  • Göz altındaki renkli torbalar
  • Yorgunluk
  • Gergin ve kızgın olma hali
  • Huzursuz olmak

Astımın Türleri Nelerdir?

Astıma pek çok faktör sebep olabilir. Astıma yol açan sebeplere göre, yaşa göre, vücudun alerji durumuna göre astım türlere ayrılır.

Astım türleri şu şekildedir:

Çocukluk çağı astımı: Çocukluk döneminde görülen ve şiddetli ataklarda seyreden bir türdür. Özellikle bir alerjiye maruz kalmak buna sebep olur. Hassas çocuklarda sıklıkla gözlenir. Hafif türleri daha sonra düzelebilirken ciddi belirtileri olan ve sık, şiddetli ataklarla seyreden çocuklarda tedavi gereklidir.

Yetişkin döneminde görülen astım: Astım çocukluk yada yetişkinlik fark etmeden her yaşta başlayabilir. 18 yaş üzerinde astım belirtileri ortaya çıkıyorsa bu ismi alır. Çocukluk döneminde olduğu gibi alerjik maddelerin astıma neden olması bu dönemde de sık gözlenir.

Mesleki astım: Özellikle belli mesleklerde çalışanlar astım açısından çok daha fazla risk altındadır. Endüstriyel alandaki maddeler, pişirme, laboratuvar çalışma malzemeleri ve imalatta yer alan bazı maddeler astıma sebep olur. Bunlardan en sık olanları petrolden üretilen bir sıvı olan izosiyanatlar, özellikle bazı eldivenlerin yapısını oluşturan lateksler, tahıllar, un, ağaç ve tahta tozları olarak söylenebilir.

Mesleki astımdan dolayı risk altındaki kişiler şu şekildedir:

  • Değirmenciler, fırıncılar
  • Hayvan bakıcıları
  • Sprey boyacılar, plastik, kauçuk köpük üretiminde çalışanlar
  • Orman işçileri, marangozlar
  • Deterjan işçileri, ilaç sanayi işçileri
  • Tekstil işçileri

Mevsimsel astım: Özellikle bahar aylarında polenlerden dolayı meydana gelen astım türüdür.

Alerjik Astım: Alerjiye sebep olan bir maddeyle temas sonucu gerçekleşir.

Astım Nedenleri Nelerdir?

Bazı kişilerin astım hastalığı yaşaması diğer kişilere göre daha olasıdır.

  • Atopi (Alerji): Alerjik dermatit (egzama), alerjik rinit (alerjenin burunda iltihap yapması), besin alerjisi, gıda alerjisi
  • Ağır bir alt solunum yolu enfeksiyonu geçirmek: Gırtlak, soluk borusu ve akciğerlerde mikroorganizmaların (bakteri, mantar, virüs vb.) girerek iltihaba yol açması sonucu oluşan tabloya verilen isimdir.
  • Erkek cinsiyet: Erkekler kadınlara göre astım açısından daha fazla riske sahiptir.
  • Düşük doğum ağırlığı: Normal doğum haftasında doğmuş bir bebek (37. Haftadan sonra doğmuş) 2500 ile 4000 gram arasında ise normal doğum ağırlığı denir. Eğer bir bebek 2500 gram altında doğmasına düşük doğum ağırlığı denir.
  • Sigara dumanına maruz kalmak: Astım için en büyük risk faktörlerinden birisi de sigaradır. Sigara içmek ya da dumanına maruz kalmak bronş ve bronşiollerde hasar meydana getirebilir.

Bu faktörler astımın ortaya çıkmasında rol oynarlar. Her şeyden önce astıma sahip olabilmeniz için genetik alt yapınızın astıma karşı yatkın olması gerekir. Bu yatkınlık sizde mevcut ise özellikle bu risk faktörlerinden uzak durmanız gerekir. Bunların dışında daha çok önemli ve daha az önemli diye risk faktörlerini ikiye ayırabiliriz.

Bunlar şu şekildedir:

Daha çok önemli olanlar:

  • Anne ve babada bronşial (soluk borusu ve dallarında olan) astım bulunması
  • Doktor tarafından tanısı almış Atopik Dermatit (Egzama)
  • İnhaler (soluma şeklinde olan) alerjen duyarlılığı olması

Daha az önemli olanlar:

  • Doktor tarafından tanı almış alerjik rinit (Burunu etkileyen alerji)
  • Gıda alerjilerine duyarlılık
  • Soğuk algınlığı geçirmeden ortaya çıkın solunum yoları hışıltısı
  • Eozinofili (bağışıklık sisteminde rol oynayan ve daha çok alerjene maruz kalmaya özgü olan kandaki eozinofil hücrelerinin artması)

Astımı Tetikleyen Faktörler Nelerdir?

Bazı faktörler astımı tetikleyebilir. Astım hastalarının bu faktörlerden uzak durması astım atağı yaşanmasını önleyebilir.

Bu faktörler şu şekildedir:

  • Ev tozu akarları
  • Hamam böceği
  • Küf
  • Polen
  • Virüslerle oluşan enfeksiyonlar (iltihaplar)
  • Kedi, köpek gibi evcil hayvan tüyleri, derileri
  • Reflü (mide yanması, şişkinlik ve gazla giden bir hastalık)

Astımda Hangi Durumlar Acildir?

Astım atakları sırasında nefes almakta zorlanmak, öksürük, göğüs ağrısı gibi belirtiler astımın en büyük göstergeleridir. Bunların dışında bazı belirtilere sahipseniz en kısa zamanda bir doktora gitmelisiniz.

Bu belirtiler şu şekildedir:

  • Astımın belirtileri sık sık meydana geliyorsa (7 günden daha sık)
  • Konuşurken zorluk çekiyorsanız
  • Dudak kenarlarında ve tırnak üstünde, diplerinde morarmalar oluyorsa
  • Öksürük nöbetleri gece uykudan uyandırıyorsa
  • Çarpıntınız varsa (kalbinizin hızlı attığını elinizi koymadan bile göğsünüzde hissediyorsanız)
  • Yürürken nefes alamamaktan dolayı yürümekte zorlanıyorsanız

Bu belirtilerin yaşanması halinde mutlaka bir doktora gözükmek gerekir.

Astım atakları sırasında bazen hava yollarının daralması ve mukus üretimi çok fazla olabilir. Bunun sonucu olarak akciğerlere giden hava tamamen engellenir. Akciğerlere gidemeyen oksijen akciğerde hava değişimi olamaması ve daha sonra da hücrelere yetersiz oksijen gitmesine neden olur. Oksijensiz kalan hücreler yavaş yavaş ölmeye başlar. Bazı hücreler daha yavaş ölürken bazı hücreler çok hızlı ölmeye başlar.

Beyin hücreleri yeterli oksijen yada besin kaynağı (glikoz kullanır) bulamayınca kalpten beyine giden kan akımını artırır ve besin yada oksijene daha çabuk ulaşmaya çalışır. Ancak akciğerlerde oksijen değişiminin hiç olmadığı durumda beyin dokusu da diğer tüm hücreler gibi oksijensiz kalır. Bu durumda da en çabuk hasar gören yapılar beyin hücreleridir.

Astım Teşhisi

Özellikle hastanın öyküsü astım tanısı için çok önemlidir. Hastadan alınan detaylı bir öyküde belirtiler astıma uyuyorsa, atakların sıklığı ve dönemleri sorgulanır. Astımın teşhisinin konabilmesi için risk faktörlerinin bulunması yeterli değildir. Risk faktörlerine sahipseniz astımın sebeplerinden uzak durmak gerekir. Ancak hikaye astım ile uyumluysa, öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı şikayetleri mevcutsa bir doktora gitmelisiniz.

Asım ile uyumlu öksürük ve nefes darlığı atakları yaşıyorsanız doktorunuz size bir solunum fonksiyon testi (SFT), alerji testi yapılır. Röntgen (akciğer filmi) çekilir. Bunların tamamıyla astım tanısı konulur. Solunum fonksiyon testinde akciğere giren ve çıkan havanın miktarını ölçmek için kullanılır. Bunun için de istirahat halinde, egzersizde ve zorlu nefes alıp verme anında ölçülen hava miktarı normal insanlar ile karşılaştırılır. Akciğer filmi ve SFT ile sonuca gidilir.

Astım Tedavisi

Astım genetik geçişli bir hastalıktır. Astımı yok edecek bir tedavi henüz yoktur. Ancak astım açısından risk faktörlerine sahipseniz erken tanı ve tedavi ile çok daha rahat bir şekilde hastalığı kontrol altına alabilir ve konforunuzu artırabilirsiniz. En güzel tedavi astım açısından risk faktörlerine sahip kişilerin henüz hastalığa yakalanmadan farkında olması ve hastalığa karşı önlemler almasıdır.

Bu önlemlerden bazıları şu şekildedir:

  • Sigaradan mutlaka uzak durulmalı
  • Sprey, parfüm, deodorant kullanımı en aza indirilmeli çünkü bu malzemeler mikropartiküller dediğimiz çok ufak yapılara sahiptir ve bunlar doğrudan akciğerin en iç kısımlarına kadar girebilir ve orada irritasyona (tahriş) yol açabilir.
  • Eğer hayvan alerjiniz varsa (kedi, köpek vs.) bu hayvanlardan uzak durulmalı ve kesinlikle evde beslenmemeli
  • Yatak ve yorgan çarşafları mümkünse haftada iki defa değiştirilmeli
  • Toz ve tüy içeren battaniye gibi malzemelerden uzak durulmalı, bunların yerine sentetik malzemeler kullanılmalı
  • Evler, bulunulan odalar bol bol havalandırılmalı, halılar ve oda içerisi sık sık süpürülmeli
  • Özellikle ilkbahar ve sonbahar gibi polenlerin arttığı aylarda dışarı çıkmaktan ve ağaçların, çiçeklerin olduğu yerlerden uzak durulmalı

Yeterli önlemler alınmasına rağmen yine de hastalığa yakalanılabilir. Astımın tanısı konulduktan sonra iki türlü tedavisi vardır.

Bunlardan ilki astım atakları sırasında kullanılacak tedavidir.

İkincisi ise astım teşhisi konulmuş bir hastaya astım atakları dışında da kullanacağı tedavilerdir.

Astım kullanılan yöntemler şu şekildedir;

  • Sprey tedavisi (bronkodilatörler): Ataklar sırasında hızlıca kasları gevşetmek için kullanılır.
  • İlaç tedavisi: Ataklar dışında uzun dönemde kullanılan ilaçlardır.
  • Oksijen tedavisi: Astım olan kişiye belirli aralıklarla oksijen verilir.

Astım Tedavi Edilmezse

Astım hastalığı tedavi edilmezse hava yolu tıkanıklığı önlenemez. Mukus salgısı dışarı çıkarılamaz. Bunun sonucunda akciğerde gaz değişimi olamaz. Akciğerlerde hasar meydana gelmeye başlar. Buna pnömoni (zatürre) denir. Bu akciğerlerde kalıcı hasarlarla sonuçlanır. En sonunda yeterli oksijenlenme olamayacağı için dokularda ölümler başlar. Tedavi edilmezse insanın yaşamını tehdit eder. Bu yüzden astımın ilk belirtileri ortaya çıktıktan sonra hemen bir doktora gidilmeli ve tedaviye başlanılmalıdır.

Astıma Ne İyi Gelir?

  • Alerjenlerden uzak durmak
  • Polenlerin sık olduğu dönemlerde evde durmak
  • Odaları sık sık havalandırmak
  • Çarşafları sık değiştirmek
  • Evcil hayvanlara alerji varsa evde beslememek
  • Sigaradan uzak durmak
  • Sprey, parfüm, deodorantlardan uzak durmak

Astıma Ne İyi Gelmez?

  • Sigara
  • Tozlu ve kirli ortamlar
  • Kızartma, yemek kokuları
  • Rüzgarlı havalar
  • Polenlerin olduğu dönemlerde dışarı çıkmak
  • Alerjisi bilinen bütün maddeler
  • Ağır egzersiz

Astım İlaçları

Astım ilaçları astımı tamamen geçirmez. Astımın kesin bir tedavisi yoktur. Ancak hastalar ilaçlar ile çok daha rahat bir yaşam sürerler. Astımda ilaçlar inhalasyon (havayolu), oral (ağızdan) ve parenteral (deri altı, damar içi yada kas içine enjekte) olmak üzere üç yolla uygulanır. Hava yolu ile alınan ilaçlar astım ataklarında akut (hızlı) tedavi için kullanılırken, oral tedaviler ve parenteral tedaviler ataklardan sonra ve sürekli olarak kullanılırlar.

  • İnhaler steroidler: Günümüzde dirençli astımın tedavisinde kullanılan en etkili ilaçlardandır. Hava yoluyla kullanılır ve astımın kontol altına alınmasında etkilidir. Sürekli kullanım gerektirir. Tedavi kesilirse problemlere sebep olabilir.
  • Lökotrien antagonistleri (montelukast, zafirlukast): Hafif dirençli astımı olanlarda tek tedavi olarak yada aspirin duyarlılığı olan astımlılarda inhaler steroidlere ek olarak verilebilir. Alerjik rinit durumlarında faydaları gösterilmiş olup bu hastalarda da rutin olarak tedavide önerilmektedir.
  • Uzun etkili inhaler beta2 agonistler (formaterol, salmeterol): Uzun süreli koruma sağlanır ancak tek başlarına yeterli etkinlikleri olmadığı için inhaler steroid ile birlikte kullanılırlar.
  • Tiotropium: Uzun etkilidirler. Kontrol altına alınamayan astımda kullanılabilir. Koruma üzerine etkinliği kesin olarak yer edinmemiştir, akciğer fonksiyonlarını iyileştirdiği gösterilmiştir.
  • Teofilin: Düşük dozlarda iltihabı önleyici etkili bir kas gevşeticidir. İnhale steroidlere ek olarak verilir ancak beta2 agonistlere göre daha az etki ederler.
  • Uzun etkili oral beta2-agonistler: Salbutamol ve terbutalinin ağızdan alınan tipleridir. Nadiren, ek kas gevşetici olarak tedaviye eklenirler.
  • Sistemik steroidler (kortizon): Kontrol altına alınamayan, ağır astımlılarda kullanılır, iki haftadan uzun süreli verilir ancak yan etkileri nedeniyle kullanımı sınırlıdır.

Kesinlikle doktora danışmadan kendi bilgilerinizle ilaç kullanmayınız. Etkileri tam bilinmeden kullanılan ilaçlar çok daha kötü sonuçlara yol açabilir.

Gebelikte Astım

Gebelikte astımın etkileri tam bilinmemekle birlikte astım gebelikteki düşük riskini artırmaktadır. Bu yüzden astım hastası bir gebeyken normalden daha fazla dikkatli olunması gerekir. Özellikle alerjen maddelerden tozlardan, polenlerden uzak durmak, bulunulan alanı temiz tutmak gerekir. Stres de astımı tetikleyebileceği için gebelik dönemi boyunca stresten uzak durulmalıdır. Bazı hastalarda astım gebelik döneminde belirtileri artarken bazı hastalarda ise azaltmaktadır.

Çocuklarda Astım

Astım çocukluk çağının önemli bir hastalığıdır. Astım açısından risk faktörlerine sahip çocuklar özellikle bu dönemlerde dış çevreyle teması çok arttığı için maruz kaldığı alerjenler de artmaktadır. Duyarlılığı olan çocuklar ise kısa zamanda astım hastalığına sahip olabilir. Bu yüzden çocuklarda alerjilerin olup olmadığı öğrenilmeli ve bu maddelerden uzak durulmalıdır. Ancak sadece alerjiler değil başka sebeplerden dolayı da meydana gelebilen bir hastalık olduğu için astım açısından risk faktörlerine sahip çocuklarda hastalık ortaya çıktıktan sonra en kısa zamanda uygun tedaviye başlanılmalıdır. Uygun tedaviyle her hasta çok rahat bir hayat sürebilmektedir.

Bebeklerde Astım

Annede ya da babada astım bulunması ve ya ailede risk faktörlerinin bulunması bebeklerde de astım olabileceğinin bir göstergesidir. Annenin hamileyken sigara içmesi bebeğinde solunum yolları hastalıkları açısından risklidir. Bu yüzden gebeyken sigaradan uzak durulmalıdır.

Astım için Hangi Doktora Gidilir?

Astım hastalığının belirtilerine sahip olanlar ve bu hastalıktan şüphelenenler çocuk yaş grubu için (0-18) bir Çocuk Hastalıkları (Pediatri) uzmanına ya da hem çocuk yaş grubu hem de yetişkinler için bir Göğüs Hastalıkları uzmanına gidilebilir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
3
0
Makeleyi Paylaşın

Astım ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Astım tedavisinde amaç hastada kontrolü sağlamak ve hastanın şikayeti olmadan yaşamasını sağlamaktır. Astım kronik bir hastalıktır. Tamamen ortadan kaldırmak yada kendiliğinden geçmesi henüz mümkün değildir. Ancak uygun tedavilerle ve sebepleri ortadan kaldırarak şikayetlerden kurtulmak mümkündür.

Alerjik astım belirli alerjik maddelerden dolayı meydana gelir. Astım tanısı konulmuş ise astım tamamen ortadan kaldırılamaz yada kendiliğinden geçmez. Ancak yeterli tedavi ve astıma sebep olan alerjenden uzak durarak çok daha konforlu bir yaşam geçirilebilir.

Astım tedavisi ile öksürükler ve hava yolu tıkanıklığı engellenir. Uygun dozda ve uygun kullanımda ilaçların yan etkileri çok azdır.

Astım genetik bir hastalıktır ancak bazı çevresel faktörler de astıma neden olur. Genetik olarak bazı maddelere karşı alerjiye sahip olan kişiler astıma yatkın kişilerdir. Anne ve babada astım olması da genetik geçişten dolayı risk faktörleri arasındadır.

Alerji testleri kan tahlilinden ya da cilt üzerine uygulanan testlerden oluşur. Cilt testinde deride atılan bir çizik üzerine alerjen maddeler damlatılır. Eğer bu maddelerden herhangi birine karşı alerji varsa burada yaklaşık yarım saat içerisinde kızarıklık oluşur. Kan tahlilinde ise kanda alerjiye maruziyeti gösteren IgE denilen bir maddenin yüksekliği ölçülerek yapılır.