Vajinit

Vajinit, vajinal bölgede farklı sebepler nedeniyle akıntı, koku ve kaşıntı olması olup, genellikle antibiyotik tedavisi uygulanmaktadır.

Vajinit Nedir?

Vajinada yaşayan mikroorganizmaların oluşturduğu ortamın bozulması, hormonal dengenin değişmesi ya da vajinada gelişen bakteri, virüs veya mantar enfeksiyonunun sebep olduğu akıntı, koku ve kaşıntı ile ilerleyen tabloya vajinit denir.

Vajinitler görülme sürelerine göre akut vajinit, subakut vajinit ve kronik vajinit olarak üçe ayrılır. Hastalığın üç aydan kısa sürdüğü vajinit tipi akut vajinit; üç-altı ay arası sürdüğü vajinit tipi subakut vajinit; altı aydan uzun süren vajinit tipi ise kronik vajinittir.

Çok sık karşılaşılan vajinit hastalığına pek çok etken neden olabilir. Bunlardan bazıları enfeksiyon (iltihap) kaynaklı nedenlerdir. Bazıları ise bölgenin deodorant, sprey gibi yabancı maddelerle teması, dar ve nefes almayan pantolonlar giyilmesi gibi sebeplerle bölgede yaşayan mikroorganizmaların değişmesi ile ortaya çıkmaktadır.

Vajinit hastalığı etkenlerine göre alt başlıklara ayrılır. Bu alt başlıklar enfeksiyonla (iltihap) ilişkili olanlar, viral vajinitler, hormonla ilişkili olanlar (atrofik vajinit) ve vajinadaki mikroorganizmaların değişmesine bağlı olanlardır. İltihap ile ilişkili vajinitlerin alt grubu ise candida vajiniti ve trikomonas vajinitidir. Bunların yanında çok nadir görülen vajinit alt grupları da vardır.

İltihapla İlişkili Olanlar

Candida Vajiniti: Enfeksiyonla (iltihap) ilerleyen vajinitler arasında en sık etkenlerden birisi Candida albicanstır. Bir maya mantarı olan Candida albicans kadınların %25’inde normal vajinal ortamda bulunsa bile sayısı önem oluşturmayacak kadar azdır. Nemli, hava almayan pantolonlar ya da sprey, deodorant kullanımı Candida mantarlarının sayısının artmasına neden olur. Candida mantarlarının artması süt kesiği tarzında beyaz renkli yoğun bir akıntıya sebep olur.

Candida vajinitinde kaşıntı ve kızarıklık ön plandadır. Candida vajiniti üreme çağındaki kadınların %10-20’sinde, cinsel gelişimi tamamlanmamış kadınların %3-6’sında, menopozdaki kadınların %6-7’sinde görülür.

Doktor kontrolünde olmayan ilaç kullanımlarının varlığı kesin sayılar vermeyi engellemektedir.

Trikomonas VajinitiBir diğer enfeksiyonla (iltihap) ilerleyen vajinit tipi Trikomonas vajinitidir. Yaklaşık %2-10 arası görülme sıklığı ile iltihaplı vajinitler arasında önemli bir yer tutar. Zorunlu bildiriminin olmamasından ötürü tam sayı belirtilememektedir.

Bir protozoon (kurtçuk) olan trikomonas genellikle bir bulgu oluşturmadan görülür. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biri olan trikomonas kadınlarda vajinite erkeklerde idrar yolu enfeksiyonuna sebep olur. Cinsel ilişkide kondom kullanımı koruyucudur. Kadınlar etkeni hem erkek hem de kadınlardan alabilirken erkekler etkeni sadece kadınlardan alabilmektedir. Erkekten erkeğe bulaş görülmemiştir.

Trikomonas vajinitinde birkaç hastalığın aynı anda görülmesi sıktır. Trikomonas vajiniti ile birlikte bakteriyel vajinit sık görülür. Kadınlarda trikomonas vajinitinin akut, şiddetli bir hastalıktan; hiçbir bulgunun olmadığı hastalığa kadar geniş görülme şekli vardır.

Sık görülen belirti ve semptomları yanma, kaşıntı, idrarda yanma, alt karın ağrısı ile birlikte kötü kokulu, köpüklü, sarı-yeşil renkli bir akıntıdır. Bulgular adet döngüsü sırasında daha fazla olabilir.

Tedavi edilmeyen kadınlarda vajina iltihabı ve idrar yolu iltihabına sebep olabilir. Hamile kadınlarda erken doğum, düşük doğum ağırlığı gibi durumlar oluşabilir.

Vajinadaki Mikroorganizma Dengesinin Bozulması ile İlerleyenler

Vajinada yaşayan mikroorganizmaların dengelerinin bozulduğu vajina asiditesinin değiştiği duruma bakteriyel vajinit denir.

Normal bir vajinada laktobasil adındaki mikroorganizmalar hâkimdir. Normal bir vajina asiditesi 4-4,5 arasındadır. Özellikle cinsel aktif kadınlarda bu mikroorganizmaların sayısının değişmesi ve asiditenin azalması ile yeni mikroorganizmalar (anaerop gram negatif çomaklar) hâkim duruma geçer. Başlıca etkenler gardnerella vajinalis, prevotella spp. ve porphyromonas spp. türleridir.

Bakteriyel vajinit hastalığı %50-70 hiçbir bulgu göstermez. Bulguları olduğunda gri- kirli beyaz renkli, kötü kokulu akıntı ve özellikle cinsel ilişki sırasında balık kokusu benzeri bir koku oluşturur.

Bulguların dışında ek bir bulgu varsa diğer vajinit alt tipleri düşünülmelidir.

Bulgusu olmayan bakteriyel vajinit gebelerde erken doğumlara sebep olabilmektedir.

Toplam vajinitler içinde yaklaşık %29-40’ını bakteriyel vajinit oluşturur.

Viral Vajinit

Bakteriler gibi virüsler de vajinite sebep olabilirler. Viral vajinitler enfeksiyon ilişkili vajinitler arasında en az görülendir. Akıntı, kaşıntı, kanama, yanma hissi ve ağrı gibi bulgulara neden olabilen viral vajinit, kondiloma aküminata denilen vajinal siğilleri de oluşturabilir.

Hormon ile İlişkili Vajinit (Atrofik Vajinit)

Bir diğer vajinit sebebi ise genellikle yaş ile alakalı olan, adet döngüsünün bozulması ya da hormonal dengenin değişmesidir. Hormon ilişkili vajinite atrofik vajinit de denilmektedir. Östrojen hormonunun vücuttaki düşüklüğü vajinit oluşmasına eğilimi artırmaktadır. Bu sebeple doğum kontrol hapı kullanımı ve menopoz, hormon sebepli vajinit ihtimalini artırır. Adet döngüsünün yumurtlama döneminde, hormonal değişikliğin sebep olduğu vajinitte kötü kokulu akıntı artar. Östrojen düşüklüğü direkt olarak vajinit sebebi olmasa da vajinit hastalığını kolaylaştırır.

Vajinit Belirtileri Nedir?

Vajinit hastalığı genel olarak akıntı, kaşıntı ve kızarıklık ile ilerler. Bunların yanında hastalığın her alt grubu için ayrı belirtiler de gözlenmektedir.

Bakteriyel vajinit: Vajinanın dış görünümü normal vajina ile aynıdır. %50-75 oranında hiçbir bulgu vermeyebilir. Cinsel ilişki sırasında balık kokusu benzeri bir koku oluşturur. Gri-kirli beyaz akıntıya sebep olur. Kaşıntı, kızarıklık ve şişlik olabilir.

Candida vajiniti: Kızarıklık, ödem ve çatlaklar görülebilir. Beyaz, süt kesiği tarzında akıntı görülür.

Trikomonas vajinit: Kızarıklık, ödem ve çatlaklar görülür. Sarı-yeşil renkli, bazen de köpüklü akıntı görülür. Cinsel yol ile bulaştığından genellikle cinsel ilişkiden 5-28 gün sonra bulgular ortaya çıkar.

Östrojen hormon seviyesinin düşüklüğü: Vajinal harabiyet görülür. Vajinada yaralara ve kuruluklara sebep olur.

Viral vajinit: Ağrı, kaşıntı ve kızarıklık vardır. Bunların yanında virüsün türünü belirlemede vajinanın dış duvarlarındaki siğillerin şekilleri ve vajinanın dış duvarının renk değişimleri önemlidir. Siğillerin şekilleri papilliform, verrüköz ya da düzleşmiş papiller görünümde olabilir. Vajina dış duvar rengi ise ten rengi, mor, pembe olabilir.

Yabancı cisim varlığı: Genellikle tampon ya da prezervatife karşı vajinada yoğun akıntı olur. Kanamalara sebebiyet verebilir. Yabancı cismin çıkarılması genellikle bulguların kaybolmasını sağlar.

Ancak birçok vajinit etkeni tek başına görülmemektedir. Birkaç enfeksiyonla (iltihap) birlikte birkaç farklı bulgu aynı anda görülebilir.

Vajinit Nedenleri Nelerdir?

Vajina östrojen düzeyi normal aralıkta olan menopoz öncesi cinsel olgunluğa erişmiş kadınlarda keratinize olmayan yassı epitel ile döşelidir. Glikojen (şeker) bakımından zengin olan bu hücrelerden salgı hücreleri glikojeni glikoza çevirir. Glikoz yine bu hücrelerde laktik aside çevrilerek vajinada asidik (ph:4-4.5) ortam oluşturulur.

Asidik vajinal ortam laktobasiller için en uygun yaşam alanıdır. Bu sebeple vajinadaki mikroorganizmalar arasında laktobasillerin hakimiyeti vardır. Asidik ortam vajinadaki mikrobiyal dengenin korunmasına yardımcı olur. Diğer mikroorganizmaların çoğalmasını engeller.

Asidik ortamın bozulmasına yol açan sebepler:

  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklar
  • Antibiyotikler
  • Yabancı cisim
  • Östrojen seviyesi
  • Hijyenik ürünlerin kullanılması
  • İlişki sonrası vajinanın yıkanması
  • Hamilelik
  • Çok partnerli cinsel aktivite
  • Doğum kontrol yöntemi seçimi
  • Hava geçirgenliği olmayan iç çamaşırı ve pantolonlar
  • Dar ve tahriş edici kıyafetlerdir.

Vajinit Teşhisi

Sağlıklı bir vajinal akıntı genellikle şeffaf bazı dönemlerde artan, bazı dönemlerde azalan bir haldedir. Vajinit hastalığında akıntının renkleri değişir. Bölge tahriş ve kokulu olur.

Vajinit hastalığının teşhisinde en önemli bilgi hastalığın geçmişi ve fizik muayenedir. Doktor detaylı bir öykü ile hastalığın başlangıç tarihini; akıntıyı artıran, azaltan sebepleri sorgular. İyi bir fizik muayene ile vajinanın kızarıklığı ve tahriş durumu; akıntının rengi ve kokusu tespit edilir. Bunların dışında:

Vajinadan kültür örneği alınır. Vajinal kültür ışık mikroskobunda salin veya potasyum hidroksit (KOH) ile incelenir. Işık mikroskobunda trikomonas paraziti (kurtçuk) ya da candida albicans maya mantarı araştırılır.

Vajinanın asiditesi ölçülür. Vajinanın asiditesinin düştüğü durumlar fizik muayene bulguları ile beraber değerlendirilmelidir. Fizik muayene bulgularının uygunluğu ile birlikte bakteriyel vajinit düşünülür.

Vajinal akıntıya potasyum hidroksit (KOH) damlatılarak kokusuna bakılır (amin testi). Amin testi sonucu balık kokusunun duyulması bakteriyel vajinit için tanı koydurucudur.

Nükleik asit amplifikasyon testi yapılabilir. Nükleik asit amplifikasyon testi o bölgede bulunan mikroorganizmanın genetiğinin çoğaltılması ile genetik benzerliğe göre tanı konulmasıdır. Tanı koyduruculuğu yüksektir.

Vajinit Tedavisi

Vajinit hastalığı her etkeni için ayrı şekilde tedavi edilmektedir.

Bakteriyel vajinit tedavisinde üç farklı ilaç kullanılabilir. Birinci ilaç metronidazol adlı antibiyotiktir. Metranidazolün hem ağızdan kullanılabilen tablet hali hem de vajinaya sürülebilen krem hali bulunmaktadır. Tedavi sırasında ve tedavinin sonrasındaki bir gün boyunca alkol kullanmamak gerekir. Alkol ile birlikte kullanımı karın ağrısı, mide bulantısı benzeri bulgulara sebep olabilir.

İkinci ilaç klindamisin adlı antibiyotiktir. Krem şeklinde olan klindamisin vajinaya sürülerek uygulanır. Vajinaya sürüldüğünde 3 gün boyunca, doğum kontrol yöntemi olan prezervatifin koruyuculuğunu azaltır.

Üçüncü ilaç tinidazoldür. Tinidazol ile metranidazolün etkisi neredeyse aynıdır. Yine tinidazolün kullanımı sırasında ve sonraki üç gün boyunca alkol kullanılmamalıdır. Alkol ile beraber kullanmak karın ağrısı, mide bulantısı gibi bulgulara neden olabilir.

Candida vajiniti için tedavi bulguların süresine ve sıklığına göre değişmektedir. Hafif şiddetle ilerleyen candida vajiniti için 3-7 gün boyunca mikonazol ya da terkonazol adlı antifungalleri (mantar karşıtı) kullanmak yeterlidir. Mikonazolün tablet, krem, merhem ve vajinal fitil hali satılmaktadır. Bulguların daha şiddetli olması halinde ağızdan tek doz hap olarak flukonazol (mantar karşıtı) kullanılabilir.

Ancak hamilelerde kullanımı tavsiye edilmez. Tedaviden sonraki iki ay içinde bulguların tekrarlaması halinde aynı ilaçlar daha yüksek dozlarda, daha uzun süreyle kullanılmalıdır. Bu kullanım şekli hamilelerde tavsiye edilmemektedir. İkinci tedaviden sonra da iyileşme görülmezse, ilaçlara dirençli mantarlarda doktor tavsiyesi ile borik asit önerilebilir. Ağızdan alınması ölümcül sonuçlar doğuran borik asit fitil halinde vajinaya uygulanır.

Trikomonas vajinitinin tedavisinde metronidazol ya da tinidazol adlı antibiyotikler kullanılmaktadır. Yüksek dozda tek sefer ya da bir hafta boyunca düşük dozda günde iki kere kullanılır. Kadın ve partneri birlikte tedavi edilmelidir. Tedavi sürecinde ve bir hafta sonrasına kadar cinsel ilişkiden uzak durmak gerekir. Metronidazol kullanılmasından sonraki 24 saatte, tinidazol kullanımından sonraki 72 saatte alkol kullanımından kaçınılmalıdır.

Menopoz ve östrojen hormonu ilişkili vajinitlerde östrojen hormonlu kremler ve tabletler kullanılabilir. Östrojen hormonu tedavisine ancak doktor tavsiyesi ile başlanmalıdır. Östrojen hormonu bazı kanser türlerinin görülme sıklığını artırırken bazı kanser türlerinin görülme sıklığı azaltmaktadır.

İltihapsız vajinite genellikle unutulmuş tampon ya da yeni kullanılmaya başlanılmış deterjan, sabun, adet pedleri ve kondomlar neden olmaktadır.

Vajinit Tedavi Edilmezse

İltihaplı vajinitler, tedavi edilmediği takdirde yıllarca bulgularını göstermeye devam ederler. Hamilelik döneminde erken doğum, düşük doğum ağırlığı gibi problemlere neden olabilir.

Viral vajinitler tedavi edilmediği takdirde bölgenin yapısının bozulmasına ya da kansere sebep olabilir.

Tahrişli vajinitlerde ilerleyen dönemlerde kanamalar olabilir.

Vajinite Ne İyi Gelir?

Vajinit hastalığında doktorunuzun verdiği tedaviye ek olarak evde uygulayabileceğiniz bazı yöntemler iyileşme sürecini hızlandırabilir.

Bakteriyel vajinit hastalığında vajinada laktobasil sayısı azaldığı için laktobasilli özel yoğurtların tüketilmesi iyileşme sürecini hızlandırmaktadır.

Bol pantolonlar giyilmesi, pamuklu iç çamaşırları kullanılması birçok bulguyu iyileştirecektir.

Kullanılan hijyenik ürünlerin değiştirilmesi daha az alerjen olanlarının kullanılması vajinal akıntıyı önemli ölçüde azaltacaktır.

Bunların yanında beslenmeye dikkat etmek, spor yapmak vücut direncini artırıp bulguların azalmasını sağlayabilir.

Vajinite Ne İyi Gelmez?

Vajinit tedavisinin yarıda kesilmesi, ilaçların düzenli kullanılmaması bulguların artmasına sebep olur.

Dar, hava geçirmeyen kıyafet ve iç çamaşırları bölgenin daha az hava almasına sebep olup zararlı mikroorganizmaların sayısının artmasına neden olur.

Köpüklü banyoda uzun süre durmak, vajinanın sabun ya da köpüklerle sık sık yıkanması hastalığın bulgularını ve sıklığını artırır.

Vajinit İlaçları

Vajinit ilaçları antibiyotik (bakteri karşıtı) ve antifungallerden (mantar karşıtı) oluşur. Antibiyotikler arasında metronidazol (flagyl metrogel), tinidazol, klindamisin (cleocin) yer alır. Antifungaller içinde mikonazol (monistat 1), terkonazol, flukonazol (diflucan) kullanılır.

Menopoz sonrası dönemde gelişen vajinitlerde östrojen hormonu kullanılabilir.

Vajinit ilaçları uygun doz ve miktarda kullanılmazsa ciddi yan etkilere sebep olabilir. Bu sebeple ilaçlar doktorunuzun tavsiyesi ve gözleminde kullanılmalıdır.

Hamilelikte Vajinit Hastalığı

Vajinit hastalığı genellikle 14-45 yaşında, cinsel gelişimini tamamlamış kadınlarda görülür. Görüldüğü yaş aralığından ötürü hamilelerde sık karşılaşılır.

Gebelikte bağışıklığın azalması sonucu mantar enfeksiyonlarının görülme ihtimali artar. Bu nedenle hamile kadınlar arasında en sık görülen vajinit alt tipi candida vajinitidir. Hamilelik ile birlikte vajinit hastalığı düşük doğum ağırlığına (bebeğin 2500 gramdan erken doğması), erken doğuma (37 haftadan önce doğumun olması) sebep olabilir.

Vajinit hastalığı için kullanılan bazı ilaçlar hamilelik sırasında sizde ve bebeğinizde birtakım problemlere neden olabilir, bu sebeple hamilelik şüpheniz varsa bunu mutlaka doktorunuza bildiriniz.

Vajinit için Hangi Doktora Gidilir?

Vajinit hastalığının etkenleri çeşitlidir. Bu sebeple bazı bulguların varlığında doktora gitmek gerekirken bazı bulgularda evde kendi başınıza tedavisi mümkündür.

Genellikle tampon ve kondom kullanımı sonrası iltihaplı olmayan kokusuz bol akıntının sebebi vajinada tamponun unutulmasıdır. Unutulan tampon oradaki mikroorganizmaların miktarının değişmesine sebep olur. Tamponun çıkartılması kondomun belli bir süre kullanılmaması bulguların düzelmesini sağlar.

Dar pantolon ya da hava geçirmeyen iç çamaşırı giyilmesi bölgede tahrişe sebep olacağından pamuklu iç çamaşırı ve bol pantolon giymek bulguların düzelmesini sağlar.

Bunların dışında siğil ve vajinadaki renk değişimleri Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanına başvurmayı gerektirmektedir.

Akıntının bol, iltihaplı ve saydam olmaması aile hekimi ya da kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmayı gerektirir.

Vajinada yanma, kaşıntı, kızarıklık, şişlik ve saydam akıntı fark ettiğinizde aile hekiminize başvurabilirsiniz.

Bakteriyel vajinit hiçbir bulgu vermeden görülebileceği ve erken doğuma sebep olabileceği için hamilelik döneminde aile hekiminiz ya da kadın hastalıkları ve doğum uzmanından yardım alabilirsiniz.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Vajinit ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Vajinit hastalığının birçok etkeni vardır. Her etkeni için kendiliğinden geçer diyememekteyiz. Bulgularının bakteriyel vajiniti düşündürdüğü durumlarda özel yoğurtlu tedavinin fayda sağladığı gözlense de yeterli araştırmalar ile kanıtlanmamıştır. İltihaplı, akıntılı vajinit kendiliğinden geçmez. Tedavinin alınmadığı durumlarda aylarca hatta yıllarca bulguları devam edebilir.