Siğil

Siğil, toplu iğne başı büyüklüğünde genelde ciltte oluşan yumru şeklinde kabarıklar olup, genel olarak eczaneden temin edilebilen ilaçlarla tedavi edilebilmektedir.

Siğil Nedir?

Siğil, genellikle toplu iğne başı büyüklüğünde ciltte oluşan yumru şeklinde kabarıklıklardır. Derimizi oluşturan hücrelerin normalden fazla çoğalması ve her zaman ürettikleri keratin isimli proteini daha fazla üretmeleri derimizde yumru halinde kabarıklıkları oluşturur. Deri hücrelerinin HPV (Human Papilloma Virüs) isimli virüse maruz kalmaları bu şekilde fazla çoğalmalarına ve siğil oluşumuna yol açar.

Siğil, kendini tekrarlayan ve bulaşıcı bir sağlık problemidir. Görüldüğü bölgeye ve çeşidine bağlı olarak tedavi uygulanır. Özellikle bağışıklık sisteminin güçsüzleştiği dönemlerde görülme riski daha yüksektir.

Siğilin oluştuğu bölgede renk ve doku değişimleri meydana gelir. Genel olarak oval ve yuvarlak şekillidir. Yuvarlak şekilli siğillerin rengi, derinin kendi renginden daha açık ya da daha koyu renkli olabilir. Oval olanlarda ise, siğil merkezinin orta kısmında koyu noktaların oluştuğu görülür. Bu noktaların her biri, siğili besleyen damarlardır. Kimi durumlarda siğilin yayıldığı görülürken, kimi durumlarda da senelerce aynı şekilde kaldığı görülür.

Human Papilloma Virüsü çeşitleri, numaralarla ayrılır, bulaşma ve kansere dönüşme riskine göre gruplandırılır. Bazı tipler mukozaya yerleşerek kanser riski yaratırken, bazı tipler yalnızca cilt üzerinde siğil oluşumunu tetikler. Yalnızca cilt üzerinde siğil oluşumuna sebep olan HPV çeşitleri düşük riskli HPV olarak sınıflandırılırken, kanser oluşumuna yol açan HPV çeşitleri yüksek riskli HPV olarak sınıflandırılır.  Yüksek riskli HPV tipleri ile bulaş özellikle vulva kanseri, rahim ağzı kanseri, rektum kanseri, ağız kanseri, anüs kanseri, boğaz kanseri ve peniste kanser oluşumuna yol açabilir.

  • Düşük Riskli Tipler: Ciddi ve riskli sağlık problemlerine neden olmazlar. Ancak tedavi edilse dahi yeniden görülebilir. En sık görülen düşük riskli HPV, tip 11 ile tip 6’dır. Nadiren de olsa gırtlak kanserine yol açabildiği için takibinin ve tedavisinin yapılması gerekir. Tip 81, 72, 70, 61, 54, 44, 43, 42 ve 40’ta düşük riskli Human Papilloma Virüsleri arasında yer alır.
  • Yüksek Riskli Tipler: Özellikle genital kanser oluşumunu tetikledikleri için tedavisi ihmal edilmemelidir. Bulaşma riski, yaygın virüs enfeksiyonu olmaları nedeniyle hayli fazladır. En yaygın görülen türleri, tip 18 ve 16’dır. Tip 39, 35, 33 ve 31’de sık görülen türler arasında yer alır. Bu tiplerin tedavisi ya da bağışıklık sistemi tarafından baskılanması çok daha uzun zaman alabilir. Kimi vakalarda ise %100 tedavi sağlanması mümkün değildir.

Siğiller iyileştikten sonra yeniden kendini tekrardan gösterebilir. Özellikle stres seviyesinin artış göstermesi, uygulanan tedavinin tamamlanmaması, virüsün bulaşmış olabileceği eşyaların ortak kullanılması ve bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi etmenler bu durumu tetikler. Siğil tedavisi için beta glukan, omega-3 ve çinko takviyesi kullanılabilir. Aynı zamanda soyucu etkisi bulunan krem ve ilaçlar da tedavi sağlar. Ancak daha hızlı sonuç almak için lazer tedavisi, dondurma ve yakma gibi işlemlerin uygulanması tavsiye edilir.

Siğil Belirtileri

Human Papilloma virüsün yüzlerce farklı türü bulunur. Bu türlerden herhangi biri deriye yerleştiğinde siğil oluşur. Belirtileri virüsün türüne, oluşan bölgeye ve siğilin yapısal özelliklerine bağlı olarak farklılık gösterir. Genellikle deride lezyon oluşması, renk değişimleri, kaşıntı, acı duyumu, ağrı, kaşıntı ve kanama gibi belirtiler görülür.

En sık görülen siğil türleri ve belirtileri şu şekildedir:

  • Plantar Siğiller (Verruca Plantaris): Plantar siğil olarak da bilinir. Genellikle oval şekilde, kabarık olmayan ve açık renkli siğiller olarak görülür. Kimi vakalarda deride oluşan küçük bir delik görünümde olurlar. Siğil merkezinde siyah nokta şeklinde bir iz oluşumu yaygındır. Ayakta siğil ve ayak altı siğili, en sık görülen şekilleridir. Ancak topukta siğil ve ayak parmak arası siğili olarak da kendini gösterebilir. Özellikle yürürken şiddetli ağrı ve acı duyumuna yol açar. Hamam, spor salonu ve havuz gibi çıplak ayakla gezilen yerlerden ayak tabanı siğili bulaşma riski yüksektir. Ayakta siğil dondurma işlemi, kriyoterapi (buz tedavisi) ile yapılsa da salisilik asitli bantların kullanımı ile de tedavi edilebilir.
  • Basit Siğiller (Verruka Vulgaris): Tüm vücutta görülebilen ve siğilin en sık karşılaşılan türüdür. Küçük bir nohut kadar büyüyebilir. Kaşıntı ve baskıya bağlı olarak görülen acı duyumu olmaz. Elde siğil çıkmasının en yaygın sebebidir. Özellikle tırnak çevresine yerleşen bu virüs, el parmağında siğil oluşumunu da tetikler. Memede siğil oluşumu ya da vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen siğiller olarak görülebilir.
  • İpsi Siğiller (Verruca Filiformis): Verruka vulgaris siğillerin farklı bir türüdür. Siğil kökü, uzun bir iplik şeklindedir. Özellikle yaşlı kişilerde sıkça karşılaşılan boyunda siğil çıkması ve göz kapağında siğil oluşumu gibi sorunların kaynağıdır. Şekil olarak doğrusal ve siğil çeşitlerinden farklı bir görünüme sahiplerdir. Kişide kaşıntı hissine neden olarak rahatsızlık verir. Ağızda siğil oluşumu, ağız içi siğili, burun içinde siğil ve boğazda siğil olarak görülebilir. Bu nedenle yüz yıkama, tıraş olma ve yüzü kurulama sırasında kolayca tahrip olabilir.
  • Düz Siğiller (Flat Wars): Plane ve düz siğil olarak da adlandırılırlar. Küçük kabarcık şeklinde ve oval formda görünürler. Renkleri genellikle sarıya yakındır. Yüzde, bacaklarda ve ellerde siğil oluşumunun en yaygın şekilleri arasında yer alır. Genç nüfusta görülme oranı daha yüksektir.
  • Yassı Siğiller (Kondiloma Planum): Yetişkinlerde görülen, düz ve yassı siğillerdir. Özellikle bağışıklık sisteminin güçsüzleştiği durumlarda meydana gelir. HPV Tip 16 virüsü nedeniyle oluşur, yüksek bulaşıcılık riski taşır. Anal siğilin (makatta siğil oluşması) en sık görülme sebebidir. Virüsler mukozaya yerleştiği içim anüste siğil, rahimde siğil, rahim ağzında siğil, ağız içi siğili ve burun içi siğili gibi oluşumlara yol açar.
  • Tırnak Siğilleri (Periungual Siğil): Siğilin oluştuğu alandaki deri dokusu, düzgün olmayan bir görünüme bürünür. Tırnak altı, tırnak çevresi ve parmaklarda görülür. Kişilerde sızlama ve acı duyumu gibi şikayetlere neden olur. Kimi vakalarda ise tırnak şeklinde farklılıklar meydana gelir. Basit tedavilere karşı direnç gösterse de, lazer tedavileri ile istenen sonucu almak mümkündür.
  • Mozaik Siğil: Özellikle ayak altında yaygın şekilde görülür. Bu siğillerde lezyonlar birleşerek küme haline gelir ve mozaiğe benzeyen bir görünüm yaratır. El içlerinde siğil oluşumuna da neden olur.
  • Genital Siğiller (Verrükaya Siğil): Genital bölgede siğil oluşumlarıdır. Yetişkin erkek ve kadınlarda görülür. Erkekte genital siğil görülme oranı, kadınlara oranla daha düşüktür. Ciltle çok yakın renklerde ya da kahverengi, kızıl ve gri tonlarında görülebilir. Peniste siğil oluşumu ya da vajinada siğil görülmesi ile sınırlı kalmaz. Küçük kabarcık formunda olan bu problem, tüm cinsel bölgede siğil oluşumuna yol açabilir. Kaşıntı hissine sebep olduğu için oldukça rahatsız edicidir. İlişki sırasında ya da sonrasında kanama görülebilir. Genital siğili olan kişilerin bu durumu partneri ile paylaşması ve prezervatif kullanmadan ilişkiye girmemesi oldukça önemlidir. Aksi halde virüs, sağlıklı partnere de bulaşacaktır.
  • Oral Siğiller: Genellikle küçük, beyaz ve pembe renkli siğillerdir. Görüldüğü alanda küçük kabarcık şeklinde görülür. Dilde siğil çıkması, dil altında siğil, dudakta çıkan siğil, diş etinde siğil ve damakta siğil olarak görülür. Tırnak yeme alışkanlığının olması ya da oral seks yoluyla bulaşabilir.

Siğil Nedenleri

Siğillerin tümü, yüzlerce farklı türü bulunan Human Papilloma Virüsü nedeniyle meydana gelir. Bu virüsün deri ile temas etmesi ve cilde yerleşmesi, virüs enfeksiyonunu beraberinde getirir. Etkilenen alandaki deri hücreleri büyük bir hızla büyümeye ve çoğalmaya başlar. Bu durum sonucunda iyi huylu urlar olarak da bilinen siğiller oluşur. Siğiller, insandan insana ve yüzeyden insana geçerek bulaşabilir.

Bu nedenle siğil nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Siğille Temas Edilmesi: Kişi, kendi vücudunda bulunan siğile dokunduktan sonra vücudunun başka bir bölgesine dokunarak virüsün taşınmasına neden olabilir. Ayrıca siğili kaşımak, tıraş olurken ya da banyo yaparken siğili tahriş etmek gibi etmenler de siğilin bulaşmasına neden olur. Bu nedenle siğillere dokunulmaması ve temas edilmesi halinde elleri doğru şekilde yıkanması oldukça önemlidir.
  • Korunmasız Cinsel İlişkiye Girilmesi: Genital siğiller, korunmasız cinsel ilişki yaşanması ile sağlıklı partnere de bulaşır. Virüs yalnızca dış genital bölgede değil, testis torbası ve rahim ağzı gibi riskli bölgelerde de yerleşim gösterebilir. Oral ve anal yollarla ilişki sonrasında boğazda, ağızda, ağız içinde ve anüste siğil oluşumu meydana gelir. Bu nedenle genital siğil sorunu yaşayan kişilerin partnerlerine bilgi vermesi ve kesinlikle prezervatif kullanması gerekir.
  • Şahsi Eşyaların Ortak Kullanımı: Tırnak makası, havlu, nevresim takımı ve kıyafet gibi şahsi eşyaların ortak kullanımı virüsün sağlıklı kişilere de bulaşmasına neden olur. Bu nedenle siğil sorunu yaşayan kişilerin özel eşyaları kullanılmamalıdır.
  • Ortak Alanların Kullanımı: Ortak tuvaletler, yüzme havuzu, sauna, hamam, ortak duşlar ve spor salonları gibi alanlar siğillerin bulaşması için uygun ortamlardır. Özellikle ayaklarda görülen siğiller, bu alanlarda çorapsız ya da terliksiz gezilmesi ile hızlı şekilde bulaşır.
  • Diğer Nedenler: Bağışıklık sisteminin herhangi bir sebebe bağlı olarak güçsüz düşmesi, vücudun Human Papilloma Virüse karşı savaşamamasına yol açar. Bu durum sonucunda siğil oluşumu daha riskli bir hal alır. Alerjik bir bünyeye sahip olmak, kişisel hijyene özen göstermemek ve cilt üzerinde açık yaraların bulunması da virüsün daha kolay şekilde bulaşmasını tetikler.

Siğil Teşhisi

Siğillerin çoğu, uzman bir dermatolog tarafından gerçekleştirilen fizik muayene ile teşhis edilebilir. Ancak genital siğillerin teşhisi için doku patolojisi incelemesine ve pap smear testine gerek duyulabilir. Siğil oluşumuna sebep olan virüs tipi, uygulanan klinik testler ile kolayca anlaşılır.

Siğil teşhisinde kullanılan yöntemler şu şekildedir:

  • Fizik Muayene: Siğiller, genellikle gözle görülen ve kolayca teşhis edilebilen sağlık problemleridir. Vücudun hangi bölgesinde oluştuğu ve şekline göre hangi tip HPV olduğu kolayca anlaşılır. Çok küçük siğillerin teşhisi için loop altında inceleme gerekir. Ardından uygun tedavi yöntemi planlanabilir.
  • Human Papilloma Virüsü Testi: Genital siğil belirtileri gösteren kadınlara uygulanan pap smear testi ile gerçekleştirilir. Bu test, rahim ağzı kanseri için sıkça başvurulan bir yöntemdir. Siğilin, kanser riski taşıyan virüsler barındırıp barındırmadığını anlamak için uygulanır. Yaşamının herhangi bir evresinde genital siğil sorunu yaşayan herkesin, 5 senede bir olacak şekilde pap smear testi yaptırması önemlidir.
  • Doku Patolojisi İncelemesi: Histopatolojik inceleme olarak da bilinir. Siğile sebep olan virüsün hangi tip olduğunu anlamak için uygulanır. Siğilden küçük bir doku örneği alındıktan sonra laboratuvar ortamında incelenmesi ile gerçekleştirilir. Kişide genital siğil varlığı teşhis edilirse, partnerinin de muayene olması oldukça önemlidir.
  • EndoskopiSiğil teşhisinde çok sık başvurulan bir yöntem olmasa da kimi durumlarda ihtiyaç duyulur. Özellikle genital siğillerin idrar yoluna doğru ilerlemesi halinde kullanılır.

Siğil Tedavisi

Siğillerin çoğu eczaneden temin edilebilen özel ilaçlarla, kolay bir şekilde tedavi edilebilir. Siğiller bulaşıcı oldukları için tedavi edilmezse veya yetersiz tedavi uygulanırsa vücuttaki farklı yerlere yayılabilir ya da temas halinde olunan diğer kişilere sıçrayabilir. Siğil olan bölge için kullanılan havlular, ponza taşları vb. eşyalar vücudun farklı bölgelerinde kullanılmamalıdır. Ayrıca siğilli bölgelerde kullanılan eşyalar, diğer kişiler ile ortak kullanılmamalıdır.

Diyabet (şeker) hastalığı olan kişilerin ayaklarında siğil oluşumu varsa mutlaka doktora gitmeleri gerekmektedir. Siğiller, ayakta his kayıpları olmasına sebep olabilir ve kişiler farkında olmadan yaralanabilirler. Yüz, burun, göz çevresi ve ağızda siğil oluşumu varsa kişiler kendileri tedavi etmeye çalışmamalı ve doktora gitmelidir. Hassas bölgelere yapılan yanlış uygulamalar, ciddi sorunlara sebep olabilmektedir. Yanlış tedavi sonucunda siğiller yayılabilir ya da cilt hasarı oluşabilir. Tedavi edilmeyen genital siğiller kansere sebep olabilmektedir. Bu yüzden genital siğil fark edilirse, en kısa süre içerisinde bir uzmana gidilmelidir.

Siğil tedavisinde kullanılan yöntemler şu şekildedir:

  • ElektrokoterizasyonElektro cerrahi ve siğil yaktırma adlarıyla da bilinir. Siğil tedavisinde sıkça başvurulan bir yöntemdir. Virüsten etkilenen bölgeye elektrik akımı verilmesi ile uygulanır. Bu sayede siğil kökü yakılır ve tedavi sağlanmış olur. Kalıcı ve etkili bir sonuç sağladığı için genital siğillerin tedavisinde yaygın şekilde başvurulur.
  • İlaçla Tedavi: Siğiller çeşitli ilaçlarla tedavi edilebilmektedir. Çoğunlukla kremler ya da losyonlar kullanılmaktadır. Bu ilaçların etken maddeleri genellikle florourasil ve salisilik asittir. Florourasil maddesi, siğilin ilerlemesini durdurmaya yarar. Salisilik asit ise siğilleri yumuşatır. Böylece florourasil maddesi siğilin içine daha kolay işler. Eğer ilaçla tedavi işe yaramazsa diğer tedavi yöntemleri uygulanır.
  • Buz Tedavisi (Kriyoterapi): Kriyoterapi siğil tedavisinde yaygın ve son derece hızlı bir yöntemdir. Bu işlem doktor tarafından yapılabilir veya özel kitler satın alınarak evde yapılabilir. Kriyoterapi tek seferlik bir işlem değildir, birden fazla seans uygulanır. Uygulama sırasında siğilli bölgeyi uyuşturmaya gerek yoktur. Cerrahi bir müdahale yapılmaz. Sıvı azot veya nitrojen oksit (-190 derecede) özel bir cihaz yardımıyla siğilin üzerine püskürtülmektedir. Böylece siğil olan doku donar ve hücre ölümü gerçekleşir. Birkaç seanstan sonra siğil tamamen kaybolacaktır.

Buz tedavisi yöntemi, kolay ve hızlı uygulanabilen bir işlem olduğu için sıklıkla tercih edilir. Kriyoterapi tüm siğil türlerine uygulanmayabilir. Muayene için gittiğinizde doktorunuz sizin için en etkili yöntemi seçip sizi bilgilendirecektir. Beyaz tenli insanlarda iz kalma olasılığı, esmerlere oranla daha düşüktür. Kriyoterapi, diğer tedavi yöntemlerine kıyasla daha az yara izi bırakır. Bu izler oldukça küçüklerdir. Yüze yapılan uygulamalarda neredeyse hiç iz bırakmaz. Reşit olmayan kişilerde pek tercih edilen bir yöntem değildir. Buz tedavisi yöntemi kıllı deriye uygulandığı zaman o bölgede bir daha kıl çıkmaması olasıdır. Siğil dondurma su toplaması gibi problemlere neden olabilir. Bu durumlarda su toplayan kabarcığın patlatılmaması ve tedaviyi uygulayan hekimin bilgilendirilmesi gerekir.

  • Siğil Bandı: Eczanelerden ve medikal ürünlerin satışını gerçekleştiren işletmelerden kolayca temin edilebilir. Siğil başlangıcı evresinde etkili sonuçlar almak mümkündür. Tedavi, ortalama olarak 1 hafta boyunca devam eder. Bu süre içerisinde siğilin bant ile kapatılması, bandın çıkması halinde yenilenmesi gerekir. 1 haftanın ardından bant çıkarılır ve siğil bölgesi sıcak suda bekletilerek yumuşatılır. Ardından ponza taşıyla ovmak gibi zımpara etkisi yaratacak bir uygulama yapılmalıdır. Gerekli görülmesi halinde tedavi 2 aya kadar sürdürülebilir.
  • Cerrahi Müdahale: Siğil kökünün cerrahi operasyon ile kesilip çıkarılması amacıyla uygulanır. Ancak cerrahi müdahale yapılsa dahi siğilin kendini tekrarlama ihtimali vardır. Bu nedenle çok sık başvurulan bir tedavi yöntemi değildir.
  • Lazer Uygulaması: Siğillerin iyileştirilmesi için en etkili yöntem olarak kabul edilir. Virüs tipine ve yayılmaya bağlı olarak 3 seansa kadar uygulama gerekebilir. Uygulama sırasında acı duyumu oluşmaz. Aynı zamanda iyileşmesi zor olan siğillerde dahi etkili sonuçlar sağlar. Özellikle ayak altı ve genital siğil tedavisi için sıkça kullanılır. Uygulama sırasında yoğunlaştırılmış UV ışınlarının siğili besleyen damarlarda tahribat yapması hedeflenir. Beslenemeyen siğil, kabuklanma sonrasında deriden dökülür ve sağlıklı cilt yeniden kazanılmış olur.

Siğil Tedavi Edilmezse

Siğiller, virüs kaynaklı bir sorun olduğu için kesinlikle tedavi edilmelidir. Aksi halde yayılma, enfeksiyon oluşumu ya da büyüme gibi komplikasyonlara yol açabilir. Özellikle genital siğiller, üreme organlarında görülen kanser hastalıkları riskini arttırır. Örneğin; anal siğiller kalın bağırsaklara sıçrayarak iyileşme sürecini zorlaştırabilir ve kanser hücrelerinin oluşumunu tetikleyebilir. Ya da rahim ağzında meydana gelen siğiller, rahim ağzı kanseri riskini tetikleyebilir. Siğil komplikasyonları, virüs tipine ve vücudun hangi bölgesinde görüldüğüne bağlı olarak değişiklik gösterir.

Genel olarak şu şekilde sıralanabilir:

  • Özgüven EksikliğiÖzellikle yüzde ya da vücudun görünen kısımlarında oluşan siğiller, estetik kaygılara ve özgüven kaybına neden olabilir. Temas ile bulaşabilen bir sağlık problemi olduğu için kişilerin sosyal hayatını büyük oranda etkiler. Bu nedenle tokalaşmak ve öpüşmek gibi fiziksel temasların kısıtlanmasına neden olur.
  • Yayılma: Human Papilloma Virüsü, tüm virüs tiplerinde olduğu gibi yayılma eğilimi gösterir. Siğile doğrudan temas edilmesi ya da temas eden herhangi bir nesnenin sağlıklı cilde değmesi ile bulaşma görülür. Bu durumu önlemek için siğilin kesinlikle tedavi edilmesi gerekir.
  • Ağrı ve Acı Duyumu: Siğillerin çoğu acı duyumuna yol açmaz. Ancak tırnak çevresinde, tırnak altlarında ve ayakların herhangi bir kısmında oluşan siğiller kişinin günlük hayatını olumsuz etkiler. Benzer şekilde genital siğiller, ilişki sırasında acı ve kanama gibi sorunlara yol açabilir. Bu durumları engellemek ve günlük yaşam konforunun yeniden kazanılması için tedavi uygulanmalıdır.
  • Kanser Hastalıkları: Genital siğiller ve yüksek riskli türler, kanserli hücre oluşumunu tetikleyebilir. En sık görülen şekilleri anal kanserler, rahim ağzı kanseri, gırtlak kanseri, ağız kanseri, dil kanseri, peniste görülen kanserler ve kalın bağırsak kanseridir. Genital siğili olan kişilerin korunmasız ilişkiye girmemesi ve en kısa sürede tedavi olması gerekir.

Siğile Ne İyi Gelir?

HPV vücuda girmişse ve uyku halinde ise, bağışıklık sisteminin güçsüzleşmesi sonucu aniden kendini gösterecektir. Bu nedenle bağışıklığı kuvvetlendirmek, siğile en iyi gelen şeydir. Özellikle başlangıç evresinde bulunan ve düşük riskli siğiller, bağışıklık sisteminin desteklenmesi ile kolayca kaybolur.

Bunun için doğal yöntemlerden yararlanabilirsiniz:

  • Sarımsak: Sarımsağı doğrudan tüketmek ya da siğilin üzerine sürmek, uygulanan tedavinin daha etkili olmasını sağlayacaktır. Özellikle kahvaltı öncesinde 1 diş sarımsağın çiğ şekilde yenmesi tavsiye edilir.
  • Muz Kabuğu: Deri hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olan bir yöntemdir. Siğil görülen alanı muz kabuğu ile sarmak, tedaviyi destekler. Ancak yalnızca bu yöntemin uygulanması ile tedavi sağlamak çok fazla vakit alacaktır.
  • Elma Sirkesi: İçeriğinde yer alan malik asit, siğil nedeniyle oluşan keratin dokunun kaldırılmasına yardımcı olur. Uygulama için bir pamuk parçasını elma sirkesi ile ıslatmak ve siğilin üzerine sararak gece boyunca bekletmek gerekir. Siğil tamamen yok olana kadar tekrarlanması gerekir.
  • Karbonat: Karbonatla siğil tedavisi, oldukça yaygın bir uygulamadır. Antiseptik özelliği sayesinde virüs kaynaklı enfeksiyonların iyileşmesinde etkilidir. Uygulama için bir kase ılık suyun içerisine 4 çorba kaşığı karbonat eklenir. Ardından siğil görülen alan bu suda 30 dakika kadar dinlendirilir. Sudan çıkardıktan sonra kendiliğinden kurumaya bırakılır. Günde 1 kez uygulanması yeterli olacaktır.
  • Ceviz Yağı: Ceviz yağı siğil tedavisinde etkili bir tercih olacaktır. Birkaç damla ceviz yağını siğilin üzerine damlattıktan sonra masaj yaparak uygulayabilirsiniz. Ya da bir parça pamuğu ceviz yağı ile ıslatıp 30 dakika kadar bölgenin üzerinde bekletebilirsiniz. Cildinizde çok fazla yanma görülürse ılık su ile durulamanız gerekir.
  • İncir: İncir sütü, incir özü ya da suyunu siğil bölgesine doğrudan uygulamanız gerekir. Günde 3 kez uygulanması ve 15 gün devam edilmesi halinde etkili sonuç verecektir.
  • Aloe Vera: Cilt yenileme özelliği sayesinde siğil tedavisini destekler. Bir parça pamuğu bitkinin özü ile ıslatın ve siğilin üzerine yerleştirin. Ardından bandaj ile sarın ve gece boyunca bekletin.
  • Aspirin: Salisilik asit içeriği ile siğil tedavisini destekler. Birkaç aspirini ezip su ile karıştırarak macun haline getirin. Siğil bölgesine sürdükten sonra bandaj ile kapatın ve gece boyunca bekletin.
  • Çay Ağacı Yağı: Güçlü bir antiseptik olan çay ağacı yağı, siğil tedavisinde sıklıkla kullanılır. Siğilin üzerine uygulandığında keratin dokuyu aşındırır. Ancak su ile karıştırılarak uygulanmazsa ciltte tahrişe neden olur. Yeterli miktarda su ve çay ağacı yağı karıştırılarak siğilin üzerine uygulanır. 20 dakika beklettikten sonra soğuk su ile durulanır.

Siğil için uygulanan bitkisel yöntemler tek başına tedavi sağlamaz. Ancak hekimin önerdiği tedaviyi destekler. Bitkisel yöntemlere başvurmadan önce mutlaka hekiminize danışmanız gerekir. Aksi halde uygulanan tedaviyi olumsuz etkileyebilir ya da farklı yan etkilere neden olabilir.

Siğile Ne İyi Gelmez?

Siğillere iyi gelmeyen şeylerin başında, bağışıklık sistemini zayıflatacak alışkanlıklar gelir. Yeterli ve kaliteli uyumamak, düzensiz ve dengesiz beslenmek, tek tip diyetlerin uygulanması, alkol ve sigara kullanımı gibi yanlış alışkanlıklar bağışıklık sistemini zayıflatır. Ayrıca işlenmiş gıdaların tüketilmesi, çok fazla kafein ya da diğer uyarıcı maddelerin alınması, çok fazla tereyağı tüketimi, margarin ya da diğer sağlıksız yağların tercih edilmesi gibi etmenler de siğil oluşumu tetikler.

Siğile iyi gelmeyen şeylerden biri de, siğille temas etmektir. Bulaşıcı olduğu için kişinin kendi vücudunda başka bir bölgeye ya da sağlıklı kişilere bulaştırma riski bulunur. Bu nedenle siğilleri kaşımamak, tahriş etmemek, kanatmamak ve dokunmamak gerekir. Aynı zamanda kişisel eşyaların başkalarıyla paylaşılmaması ve ortak kullanım alanlarında gerekli önlemlerin alınması gerekir.

Siğil İlaçları

Siğil tedavisinde sıklıkla asidik losyonlar, solüsyonlar ve kremlerden yardım alınır. En uygun ilaç, virüsün tipi ve siğilin oluştuğu bölgeye göre uzman bir hekim tarafından belirlenir. Bu ilaçlar, siğilin üzerinde biriken keratin dokunun erimesini sağlar. Aynı zamanda derinin bağışıklık seviyesini de güçlendirir. Böylece siğil kökünün kurutulması ve cildin yeniden sağlıklı bir doku kazanması mümkün hale gelir.

Siğil tedavisinde kullanılan ilaçlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Oral Takviyeler: Omega 3, çinko, beta glukan ve isotretinoin (A vitamini) takviyeleri bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar. Başlangıç evresindeki siğillerin tedavisinde, düz siğillerin tedavisinde ve diğer siğil tedavilerine destek sağlaması için tavsiye edilir.
  • Cantharidin: Siğil tedavisinde kullanılan ilaçların içerisinde sıklıkla kullanılan bir etken maddedir. Siğilin üzerine sürüldükten sonra flaster bant ile sarılması gerekir. Uygulama, bir hekim tarafından ve 2 hafta aralıklarla tekrarlanır.
  • 5-Fluorouracil: Siğil ilaçlarının etken maddelerinden biridir. Genellikle solüsyonlarda kullanılır. Hekim tarafından reçete edilmediği sürece kesinlikle kullanılmamalı ve uygulama sırasında sağlıklı deriyle temas etmemesi gerekmektedir. Tedavi, genellikle 4 ila 8 hafta boyunca devam eder.
  • Podophyllin: Özellikle siğilin üzerinde gelişen keratin doku inceyse etkili sonuçlar verir. Tedavi, genellikle 6 hafta sonunda etki gösterir.
  • Imiquimod: Topikal uygulanan kremlerin içeriğinde bulunan etken maddedir. Genel olarak 4 aylık kullanım sonunda siğil sorunu giderilmiş olur.
  • Formaldehid: Özellikle ayak altı ve ellerde görülen siğillerin tedavisinde yaygın şekilde kullanılır. Keskin kokulu ve şeffaf bir çözeltidir. Siğilin üzerinde gelişen keratin dokunun soyulmasını ve sağlıklı derinin yeniden oluşmasını sağlar.

Siğil tedavisinde kullanılan ilaçların mutlaka uzman bir hekim tarafından reçete edilmesi gerekir. İlaç tedavisi ile iyileşme göstermeyen siğiller için diğer tedavi yöntemlerine başvurulur.

Siğil Ameliyatı

Siğil ameliyatları, siğil kökünün çıkarılması ve izlerinin yok edilmesi için uygulanır. Ancak yüksek riskli siğillere cerrahi operasyon yapılsa dahi tekrarlama riski bulunur. Bu yüzden çok sık başvurulan bir yöntem değildir.

Siğil ameliyatı, küretaj (kazıma) tekniği ile gerçekleştirilir. Bu teknik, siğil dokusunun keskin bir cerrahi alet yardımıyla kazınması prensibine dayanır. Siğil kökü güçlü ise bistüri kullanarak kesilir ve dikiş atılarak kapatılır. Lokal anestezi eşliğinde uygulanır.

Siğil ameliyatına karar vermeden önce hastanın genel sağlık durumu dikkatli şekilde incelenir. Yapılan her cerrahi operasyon, vücuda bilinçli ve kasıtlı bir şekilde uygulanan travmadır. Bu nedenle operasyonun yararları ve zararları doğru şekilde kıyaslanmalıdır.

Hamilelikte Siğil

Siğil oluşumu, gebelik döneminde riskli komplikasyonlara yol açabilir. Özellikle genital siğiller, doğumu ve bebeğin sağlığını olumsuz etkileyen unsurlardır. HPV, doğum kanalına yerleşerek çevre dokularda mutasyon yaratabilir. Bunun sonucunda ise gebelik sırasında ya da öncesinde görülen siğiller, hızlı bir büyüme gösterebilir. Doğum kanallarının kapanmasını sağlayacak kadar büyüme görülürse normal doğum yapılamaz.

Doğum kanalında HPV görülmesi, siğilin bebeğe bulaşmasına neden olabilir. Doğum sırasında bebek, doğum kanalından geçer ve virüsle temas eder. Bu durum sonucunda ses tellerinde küçük siğiller meydana gelebilir.

Genital siğil sorunu yaşayan her kadının sezaryen yoluyla doğum yapması gibi bir zorunluluk yoktur. Birçok anne adayı, sağlıklı bir şekilde normal doğum yapabilmektedir.

Çocuklarda Siğil

Çocuklarda siğil oluşumu, yetişkinlere oranla çok daha yüksektir. Çünkü çocukların siğil virüsüne karşı bağışıklığı bulunmaz. Yaşın ilerlemesi ile birlikte bu virüse karşı direnç kazanılabilir.

Human Papilloma Virüs, çocuklarda 2 ila 9 ay kadar kuluçkada kalabilir. Yani belirtiler virüsün vücuda girdiği andan itibaren görülmez. Özellikle kollarda, tırnak çevresinde, ellerde ve bacaklarda yaygındır. Çocuklarda tırnak yeme alışkanlığı varsa, siğiller ağız ve dile bulaşabilir.

Çocuklarda genital ve anal siğil oluşumu görülüyorsa dikkatli olmak gerekir. Öncelikle siğilin bulaşması için gereken bütün faktörler göz önüne alınır. Çocuğa banyo yaptırırken ya da kişisel hijyeni sağlanırken virüsü bulaştırabilecek yakınları ile konuşulur. Buna rağmen herhangi bir sebep bulunamıyorsa cinsel istismardan şüphelenmek gerekir.

Çocuklarda siğil oluşumu görülüyorsa vakit kaybetmeden uzman bir pediatristten yardım almak gerekir. Aksi halde okul, spor salonu ve oyun bahçeleri gibi alanlardan sağlıklı çocuklara da bulaşabilir. Bu nedenle hekim tarafından muayene yapılması ve tedavinin belirtilen şekilde uygulanması oldukça önemlidir.

Bebeklerde Siğil

Bebeklerde siğil oluşumu, genellikle doğum sırasında gerçekleşir. Anne adayının doğum kanalında HPV varsa, bebeğe bulaşabilir. Ancak doğumdan sonra da görülebilir. Çünkü bebeklerin Human Papilloma Virüse karşı bağışıklığı gelişmemiş olur. Bu nedenle siğil sorunu yaşayan kişilerin bebeklerle temas etmemeleri ve kişisel eşyalarının bebeklerde kullanılmaması gerekir.

Annenin parmaklarında, ellerinde, tırnaklarında ya da tırnak çevresinde siğil varsa çok titiz davranması gerekir. Özellikle bez değiştirme sırasında bebeğin genital ve anal temizliğini sağlarken virüs bulaştırma riski bulunmaktadır.

Bebeklerde siğil problemi görülüyorsa, doğum uzmanınızdan ya da pediatristten yardım almanız gerekir. Muayene sonrasında en uygun tedaviyi hekiminiz belirleyecektir.

Siğil için Hangi Doktora Gidilir?

Siğil, vücudun her alanında ortaya çıkabilen bir sağlık problemidir. Yaygın olarak kollarda, ellerde, yüzde ve ayaklarda görülür. Genital siğillerin en sık görüldüğü alanlar ise makat, penis, vajina ve kasıklardır. Vücudunuzda bir ya da birden fazla siğil oluşumu görüyorsanız, devlet hastaneleri ya da özel sağlık kuruluşlarının Dermatoloji/ Cildiye bölümlerine başvurmak gerekir. Genital bölgelerde görülen siğiller için ise Kadın Hastalıkları ya da Üroloji bölümlerine başvurulur. Siğile neden olan virüsün tipi tespit edildikten sonra uygun tedavi yöntemi belirlenecektir. Tamamen iyileşmenin sağlanması için, hekimin tavsiye ettiği süre boyunca tedavinin sürdürülmesi oldukça önemlidir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
3
0
Makeleyi Paylaşın

Siğil ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Düşük riskli siğil tipleri, kişinin bağışıklık sistemine bağlı olarak kendiliğinden iyileşme gösterebilir. İyileşme, genel olarak 2 ila 6 ay arasında gerçekleşir. Ancak bu süre zarfı içerisinde bulaşma riski olacağı için tedavisi ihmal edilmemelidir.

Siğil kökünü çıkarmak için, öncelikle siğil üzerinde biriken keratin dokunun kurutulması gerekir. Kurutma işlemi genellikle ilaç tedavisi ile gerçekleştirilir. Kuruyan keratin doku kaldırıldıktan sonra bir bistüri ile siğil tabanı kaldırılır. Bu sayede siğil kökü tamamen çıkarılmış olur. Siğil kökü çıkarma işlemi kesinlikle uzman bir hekim tarafından yapılmalıdır.

Siğil yakma operasyonları, siğile elektrik akımı verilmesi ile gerçekleştirilir. Oldukça kolay bir operasyon olmakla birlikte, 10 dakika gibi kısa bir süre içerisinde tamamlanmış olur. Lokal anestezi altında uygulanan bir işlem olduğu için acı duyumu olmaz.

Siğil, Human Papilloma Virüsü nedeniyle ortaya çıkan bir sağlık problemidir. Virüs kaynaklı olan tüm hastalıklar gibi bulaşma riski bulunur. Bulaşma riskini önlemek için siğillerle temas edilmemesi gerekir.

Siğil, Human Papilloma Virüsün deriye yerleşmesi ile meydana gelir. Virüs, deri hücrelerine yerleştikten sonra kuluçka dönemi başlar. Özellikle bağışıklık sisteminin zayıfladığı dönemlerde ise siğil başlagıncı görülür. Virüsün bulaştığı alanda keratin üretimi arttığı için deri dokusunda sertleşme, yumrulaşma gözlenir.