Nodül

Nodül Nedir?

Nodül anormal doku büyümesi olarak adlandırılabilir. Cildin hemen altında, derin cilt dokularında, tiroid bezinde veya akciğerde nodüller gelişebilir. Dermatolojik olarak cilt nodüllerinin tanımı, cildin hemen altındaki 1 santimetre büyüklüğündeki herhangi bir kitle veya yumru olarak bilinmektedir. Bir tiroid nodülünün tanımı da tiroid bezindeki tiroid hücrelerinin olağandışı bir şekilde büyümesi olara yapılabilir.  

Tiroid, kan dolaşımına çeşitli hormonlar salgılayan bezlerden oluşan endokrin sistemin son derece önemli bir parçasıdır. Tiroid, boynun ön tarafında, adem elması adı verilen çıkıntının (gırtlak) hemen altında bulunan kelebek şeklinde endokrin bezdir. 

‘’H’’ harfine benzer şekilde birbirine bağlı sağ ve sol loblardan oluşan tiroid bezi, tiroid hormonları üretir ve salgılar. Tiroid hormonları vücut ısısı, sindirim ve kalp fonksiyonları gibi fonksiyonları kontrol eder. Bu hayati fonksiyonları kontrol etmesi her türlü tiroid hastalığı veya kitlesi durumunda bazı problemler meydana getirebilir. Boğazda görülen bu nodüller çoğu zaman hastaya hiçbir şikayet vermez.  

Diğer nodüllere benzer olarak akciğerde gelişen nodüller de akciğer nodülleri olarak adlandırılır. Akciğer nodüllerinin teşhisi nispeten deri ve tiroid nodüllerine göre daha geç olmaktadır. Akciğer nodülleri, erişkin yaşlardaki kişilerin akciğer BT taramalarının yarısında görülebilir.  

Nodülün varlığından çok karakteri önemlidir. Benign (iyi huylu) ya da malign (kötü huylu) olarak nodüller en kaba şekilde sınıflandırılabilir. Nodüllerin karakterinin oluşmasına sebep olabilecek birçok faktör vardır. Malign pulmoner nodüller için risk faktörleri arasında sigara içme öyküsü ve ileri yaş bulunur. 

Nodül Tipleri Nelerdir?

Cilt altı ve deri nodülleri genellikle bir enfeksiyon etkeni sebebiyle oluşmaktadır. Nodüllerin ayırıcı tanısında birçok hastalığın akla gelmesi gerekmektedir. Cilt kistleri ve nodüllerinin ayrımının iyi yapılması gerekir. Cilt altı ve deri nodülleri genellikle kemik çıkıntıları, üst sırt ve kafada bulunur.  

Tiroid nodüllerinin birden fazla tipi vardır. Nodülün tipi klinik bulguların oluşumunda en önemli özelliktir. 

Bazı tiroid nodülleri türleri: 

Kolloid nodüller: Bunlar normal tiroid dokusunun bir veya daha fazla aşırı büyümesidir. Bu büyümeler iyi huyludur . Büyüyebilirler ancak tiroid  bezi dışına yayılmazlar. 

İltihaplı nodüller: Bu nodüller, tiroid bezinin kronik (uzun süreli) iltihaplanması sonucu gelişir. Bu büyümeler ağrıya neden olabilir veya olmayabilir. 

Multinodüler guatr: Bazen büyümüş tiroid bezi genellikle iyi huylu birçok nodülden oluşur. 

Hiperfonksiyonel tiroid nodülleriBu nodüller, normal geri bildirim kontrol mekanizmalarına bakılmaksızın (feedback mekanizması), otonom olarak tiroid hormonu üretir ve bu da hipertiroidizmin gelişmesine yol açabilir. Hipertiroidi kalbi etkileyebilir ve ani kalp durması, yüksek tansiyon, aritmiler (anormal kalp ritmi), osteoporoz ve diğer sağlık sorunları gibi sorunlara neden olabilir. Klinik olarak en fazla belirti veren tiroid nodülleridir. 

Tiroid kanseriTiroid nodüllerinin yüzde 5'inden daha azı direk olarak tiroid kanseri olarak da adlandırılabilir. 

Akciğer nodülleri bazı klinik belirti ve takip sırasında gösterdiği davranışa göre iyi huylu veya kötü huylu nodül olarak adlandırılabilir.  

Akciğer nodülleri soliter pulmoner nodül veya pulmoner nodül olarak da adlandırılabilir.  

Akciğer nodülleri yerleştiği alana göre de  subplevral nodül veya parankimal nodül olarak adlandırılabilir.    

Bazı Özel Nodüller

Osler Nodülleri: İnfektif endokardit adı verilen ve enfeksiyon acili olarak değerlendirilen bir rahatsızlıkta görülen nodüllerdir. Nodül el ve ayak parmaklarında görülür. Genellikle ağrılı, küçük ve kırmızıdır.  

Ses Teli NodülüMesleği gereği çok uzun süre konuşan kişilerde görülen ses teli kalınlaşması olarak da bilinir. Genellikle konuşurken ve nefes alıp verirken kişilere rahatsızlık verir. Kesin tedavisi cerrahidir.  

Vircow Nodülü: Akciğer veya mide kanserlerinin metastazına bağlı olarak boyunda oluşabilen nodüllerdir.  

Schmorl Nodülü: Nadir görülen bir omurga nodülüdür 

Sister Mary Joseph Nodülü: Kolorektal kanserlerde görülen göbek deliği metastazı olarak bilinen nodüldür.  

Meme Nodülü: Memede ele gelen kitleler meme nodülü olarak da adlandırılabilir 

Romatoid Nodül: Romatolojik hastalıklara bağlı olarak genellikle parmaklarda ve dirsekte görülen nodüllerdir.   

Nodül Belirtileri Nelerdir?

Nodüllerin birçok belirti ve şikayete sebep olması mümkündür. Deri nodüllülerinin ciltte ele gelen kitle, çıkıntı veya yumru hissiyatı vermesi mümkündür. Bununla birlikte bazı durumlarda deri ve cilt altı nodülleri ağrı şikayetine sebep olabilir.  

Çoğu tiroid nodülü herhangi bir belirti veya şikayete sebep olmayabilir. Bununla birlikte, birden fazla nodül veya büyük nodüllerin varlığı kişiler tarafından fark edilebilir. Nadir olmasına rağmen, nodüller boyundaki diğer yapılara baskı yapabilir ve aşağıdakiler de dahil olmak üzere bazı belirti ve şikayetlere neden olabilir:

  • Yutma veya nefes alma ile ilgili sorun
  • Ses kısıklığı veya ses değişikliği
  • Boyundaki ağrı
  • Guatr (tiroid bezinin büyümesi) 

Hiperfonksiyone tiroid nodülleri, hipertiroidizm olarak da bilinen tiroid hormonlarının aşırı üretimine yol açabilir. 

Hipertiroidizm belirtileri şunları içerir:

  • Kas zayıflığı ve titreme
  • Hafif veya cevapsız adet dönemleri
  • Kilo kaybı
  • Uyumakta zorluk ve uyku problemleri
  • Isı hassasiyeti 
  • İştahta artış veya azalma
  • Saçlarda seyrekleşme
  • Ciltte kızarma (yüz, boyun veya üst göğüste ani kızarıklık)
  • Kalp çarpıntısı (hızlı veya düzensiz kalp atışı) 

Tiroid nodülleri, düşük tiroid hormon seviyeleri veya hipotiroidizm ile de ilişkili olabilir.  

Hipotiroidizm belirtileri şunları içerir:

  • Yorgunluk (yorgunluk hissi)
  • Sık, ağır adet dönemleri
  • Unutkanlık
  • Kilo almak
  • Kuru, kaba cilt ve saç ve saç dökülmesi
  • Boğuk veya değişmiş ses
  • Soğuk hava sıcaklıklarıyla baş etmede sorun
  • Genelleştirilmiş ödem (cilt dokularında şişlik) 

Genellikle pulmoner nodüllerle ilişkili belirti ve şikayet yoktur. Varsa, belirtiler nodülün gelişmesine neden olan durumla ilgili olur. Nodül bir akciğer kanserinden kaynaklanıyorsa, hasta genellikle belirti ve şikayet göstermez ancak yeni bir öksürüğü olabilir veya kan tükürebilir.

Akciğer grafisi veya bilgisayarlı tomografi (CT taraması) yapılana kadar hasta çoğu zaman akciğer nodülü olduğundan habersizdir.  

Nodül Nedenleri (Risk Faktörleri) Nelerdir?

Cilt altı veya deri nodüllerinin oluşumundaki en büyük suçlu bir enfeksiyon zeminidir. Bir enfeksiyona bağlı olarak nodül veya kistler meydana gelebilir.  

Tiroid nodülleri geliştirmek için bazı risk faktörleri aşağıdaki gibi olabilir:

  • Aile Öyküsü: Tiroid nodülü veya tiroid veya diğer endokrin kanserleri olan ebeveynlere ya da kardeşlere sahip olmak, nodül geliştirme riskini artırır.
  • YaşYaşlandıkça nodül geliştirme riski artar.
  • CinsiyetKadınların tiroid nodülleri geliştirme olasılığı erkeklerden daha fazladır.
  • Radyasyona maruz kalmaBaş ve boyun bölgesine radyasyona maruz kalma öyküsü (radyoterapi gibi tıbbi tedavilerden) nodül geliştirme riskini artırır.  

Kötü huylu tiroid nodülleri geliştirmek için risk faktörleri aşağıdaki gibi olabilir:

  • Ailede tiroid kanseri öyküsü
  • Erkek cinsiyete sahip olmak 
  • 20 yaşından küçük ve 70 yaşından büyük kişiler
  • Radyasyona maruz kalma 

Pulmoner nodüllerin birçoğu vücutta iltihaplanmaya neden olan bir enfeksiyon veya hastalığın bir sonucu olarak akciğerdeki iltihaplanmanın sonucudur. Nodül, aktif bir süreci temsil edebilir veya önceki iltihaplanmaya bağlı skar dokusu oluşumunun sonucu olabilir. 

Nodül Teşhisi

Nodüllerin teşhisinden çok klinik olarak gösterdiği özellikler ve kötü huylu bir oluşum olup olmadığı daha önemlidir. Bu sebeple birçok tetkik tiroid ve akciğer nodülünün karakterinin teşhisi için yapılabilir. 

Tiroid nodülü, bazen hasta tarafından hissedilebilir veya bir doktor tarafından yapılan rutin bir fizik muayene sırasında fark edebilir. Bununla birlikte, doktorlar tiroid nodülü düşündükleri zaman genellikle aşağıdaki testlerden bir veya birden fazlasını isteyebilir.

Bu testler:

  • Tiroid hormon seviyesi testiBu kan testi, tiroid bezi tarafından salgılanan hormon seviyelerini kontrol eder. Nodüller olsa bile hormon seviyeleri genellikle normaldir. Bununla birlikte, anormal hormon seviyelerinin de iyi huylu nodül sebebiyle meydana geldiği durumlar vardır. Bu nedenle doktorlar tiroid hormon seviyeleri etkilenmiş olsun veya olmasın muhtemelen başka testler isteyecektir.
  • Tiroid ultrasonografisiBu test, bir nodülün katı mı yoksa sıvı dolu bir kist mi olduğunu belirlemek için ses dalgalarından faydalanarak görüntüleme imkanı sağlar. Katı nodüllerde kanser riski daha yüksektir. Bu test ayrıca nodüllerin zaman aşırı takip edilerek büyümesini kontrol eder ve hissedilmesi zor nodüllerin gösterilmesine de yardımcı olur. Ek olarak, bazen ince iğne biyopsisi sırasında iğnenin yerleştirilmesine rehberlik etmek için tiroid ultrasonografisi kullanılır.
  • Tiroid bezinin ince iğne biyopsisiTiroid bezinde meydana gelen nodülden bir iğne yardımıyla ultrasonografi eşliğinde örnek alınması ve laboratuvarda incelenmesi esasına dayanan işlemdir. Biyopsi testi sonuçları yetersiz ise doktorlar bu testi tekrarlayabilir. Doktor ayrıca doğru tanı koymak için nodülleri çıkarmak için ameliyat önerebilir.
  • Tiroid sintigrafi taramasıBu testte ağızdan az miktarda radyoaktif iyot verilir. Doktor, radyoaktif iyotun ne kadarının nodüller tarafından emildiğini ve ne kadarının normal tiroid dokusu tarafından emildiğini kontrol eder. Bu test, tiroid nodülleri hakkında daha fazla bilgi sağlayarak doktorun kanser olasılığını belirlemesine yardımcı olur. Genellikle diğer tetkikler yapıldıktan sonra uygulanır. 

Pulmoner Nodüllerin Araştırılması: Pulmoner nodüller bir akciğer enfeksiyonu veya başka bir göğüs problemi sebebiyle hastaneye başvurmuş kişilerde rastgele görülen bir patoloji olabilir. Akciğer nodüllerinin araştırılmasında en etkili ve pratik yöntemler genellikle radyolojik görüntülemelerdir.  

Göğüs röntgeni ve bilgisayarlı tomografi (BT) taramaları: Genellikle bir akciğer nodülünün mevcut olduğuna dair ilk işaret, akciğerde göğüs röntgeni veya BT taramasında görünen bir noktadır. Bu testler genellikle bir kişi bir solunum yolu enfeksiyonu için doktora gittiğinde yapılır.

X-ray grafi röntgen filmi veya BT taraması bir pulmoner nodül olduğunu gösteriyorsa, doktor geçmişte ailede kanser öyküsü olup olmadığını da içeren tıbbi geçmişinizi sorgular. Sigara içen veya daha önce sigara içen biri olup olmadığınızı ve toksik olabilecek çevresel kimyasallara maruz kalıp kalmadığınıza dair sorular sorulmalıdır.

Doktor nodülün boyutunu ve şeklini, yerini ve genel görünümünü değerlendirmek için radyolojik görüntüleme yöntemlerinden faydalanır. Nodül ne kadar büyükse ve şekli ne kadar düzensizse kanserli olma olasılığı o kadar yüksektir. Akciğerin üst kısımlarında bulunanl nodüllerin de kanser olma olasılığı daha yüksektir.

Daha eski göğüs röntgenleri varlığında nodülün büyüme hızını belirlemek için doktorlar karşılaştırma yapabilir. Genel olarak, malign nodüller her bir ila altı ayda bir iki katına çıkar. Daha yavaş veya daha hızlı büyüme oranına sahip nodüllerin kanserli olma olasılığı daha düşüktür.

BT taramaları, şekli, boyutu, konumu ve iç yoğunluğu dahil olmak üzere nodülün belirli özellikleri hakkında bilgi verebilir. BT taramaları, nodülün yapısını belirlemede göğüs röntgenlerinden daha iyi iş görür. Bir BT taraması 1-2 mm çapında çok küçük nodülleri gösterebilir.

Pozitron Emisyon Tomografisi (PET): İşaretli glukoz yardımıyla yapılan bir radyolojik görüntüleme yöntemidir. Nodüller kötü huyluysa veya aktif inflamasyon varsa PET görüntülemede daha farklı ve parlak bir görünümde olabilir. Bir kişinin 8-10 mm'den küçük nodülleri varsa PET görüntülemede iyi görülmediği için PET taraması yorumunda dikkatli olmak gerekir.

BiyopsiAkciğer nodüllerinde biyopsi alma işlemi zahmetli ve hasta için zorlu olabilir. Buna karşın akciğer nodüllerinin karakterinin teşhisinde en iyi yöntemdir. Biyopsi işleminin ağrısız olması için lokal olarak uygulanan anestezik ilaçlardan yardım alınabilir. Biyopsi, bir ince iğne yardımıyla akciğer hizasında derinin delinmesi işlemi ile yapılır. 

Akciğer dokusundan biyopsi almanın ince iğne biyopsisi ile mümkün olmadığı durumlarda bronkoskopi işlem kullanılabilir. Kullanılan yöntem, nodülün büyüklüğüne ve konumuna ve ayrıca sağlık ekibinin bu işlemlerdeki rahatlığına bağlıdır.

Bronkoskopi: Bu işlem, nodülün solunum tüplerinden ulaşılabileceği durumlarda kullanılır. Ağız veya burun içine ve soluk borusu (trakea) yoluyla akciğerin bronşuna (hava yolu) yerleştirilebilen ince, ışıklı esnek bir tüp olan bir bronkoskop kullanır. Bronkoskopun ucunda çok küçük bir kamera bulunur. Nodüle ulaşmak için biyopsi araçları kameradan geçirilebilir.

Nodülün çok endişe verici bir görünümü veya büyüme paterni varsa en iyi adım nodülü çıkarmak olabilir. Bu işlemin yapılabilmesi için birçok faktör vardır. Hastanın genel sağlık durumu bu işlemi kaldırabilecek seviyede olmalıdır. 

Nodüllerin Tedavisi

Tedavi tiroid nodülünün tipine bağlıdır. Tedavi seçenekleri şunları içerir:

İzlem TedavisiNodüller kötü hasta ve doktor birlikte karar alarak tiroid nodüllerinin karakterini düzenli sürelerde incelemek üzere tedavi gereksinimini ilerleyen zamanlarda planlamaya karar verebilir.  

Radyoaktif iyotDoktor, aşırı işlevli tiroid nodüllerini ve birkaç nodülü olan guatrları tedavi etmek için radyoaktif iyot kullanabilir. Radyoaktif iyot, tiroid bezine emilir ve nodüllerin küçülmesine neden olur.  

Cerrahi: Nodülleri çıkarmak için cerrahi işlemler, kötü huylu, obstrüktif semptomlara neden olan (örneğin, nefes almayı veya yutmayı zorlaştıracak kadar büyük olan) ve şüpheli olan (alınmadan teşhis edilmeyen) nodüller için en iyi tedavi yöntemidir.  

Pulmoner nodüllerin izlem tedavisinden sonra kötü huylu olduğuna kanaat getirilirse çıkarmak için cerrahi teknikler uygulanabilir. 

Bu cerrahi teknikler: 

TorakotomiBu işlem açık akciğer ameliyatı olarak tanımlandırılabilir. Hastalıklı akciğer dokusu parçalarını ve nodülleri çıkarmak için göğüs duvarında bir kesi yapılır. Hastalar genellikle operasyondan sonra birkaç gün hastanede kalmak zorundadır.  Hastanın durumu uygunsa daha az invaziv olan bir mini torakotomi yapılabilir. 

Video Destekli TorakoskopiBu işlemde ucunda minik bir kamera bulunan esnek bir tüp olan bir torakskop kullanılır. Toraskop, göğüs duvarına küçük bir kesiden sokulur. Kamera, cerrahın nodülün bir görüntüsünü televizyon ekranında görüntülemesini sağlar. Bu teknik, torakotomiden daha küçük bir kesim ve daha kısa bir iyileşme süresi gerektirir.  

Nodüller Tedavi Edilmezse Ne Gibi Komplikasyonlara Yol Açar?

Deri altı ve cilt nodülleri tedavi edilmediğinde tekrarlar veya daha ağır enfeksiyonlara sebep olabilir.  

Bazı hiperfonksiyonel tiroid nodülleri hastalarda hipotiroidi ve hipertiroidi durumuna yol açarak tedavi edilmediğinde aşağıdaki komplikasyonlara yol açabilir:

  • Aşırı yorgunluk hissine bağlı olarak günlük rutin işlerin yapılamaması kişinin hayat kalitesini düşürür. 
  • Aşırı kilo alma veya aşırı kilo vermeye bağlı olarak görülen fiziksel problemler kişi için sorun olabilir. 
  • Kötü huylu bir tiroid nodülünün bir tiroid kanserine dönüşebilmesi mümkündür.  

Pulmoner nodüller tedavi edilmediğinde aşağıdaki komplikasyonlara yol açabilir:

  • Nodüller büyükse ve hava yoluna komşuysa, basıya ve ardından enfeksiyona yatkınlık ile birlikte atelektazi (akciğer büzüşmesi) gelişimine ve ayrıca kronik hırıltılı solunuma neden olabilir.
  • Nodüller kötü huylu olduğu durumlarda hastalarda kanserler gelişebilir. 
  • Vasküler bir yapının yakınında bulunursa, dolaşım bozukluğu ve nadiren kanama da mümkündür.
  • Bazı nodüller (özellikle koksidiyomikoz ile ilişkili olanlar) kavitasyon yapabilir. Bu tür kaviter nodüller enfeksiyon, kanama ve pnömotoraks ile ilişkili olabilir.

Nodüllerde Kullanılan İlaçlar

Bir cilt nodülü eğer bir enfeksiyon sebebiyle gelişmişse bazı sistemik antibiyotikler kullanılarak tedavi denenebilir. Buna karşın bazı deri nodülleri herhangi bir ilaç kullanılmadan kendiliğinden iyileşebilir.  

Bu ilaçlar:

Antibiyotikler: Bazı penisilin grubu ilaçlar bakterileri öldürerek etki gösterebilir. Nodüllerin gerilemesine yardımcı olabilir. 

  • Amoksisilin klavunat
  • Ampisilin Sülbaktam 

Levotiroksin vücutta T4 (tiroksin hormonu) gibi etki eden ve tiroid eksikliklerinde kullanılan bir ilaçtır. Bu ilaç tiroid nodülü tedavisinde kullanılabilir. Bu ilacın kullanımına bağlı olarak kişilerin nodüllerinde büyümenin durabileceği kaydedilmiştir. Küçük nodüle sahip hastalarda işe yaradığı gösterilmiştir. 

Gebelikte Nodül

Gebelikte nodüller normal insanlarda olduğu gibidir. Bununla birlikte gebelikte tiroid nodülleri bazı problemlere yol açabilir.  

Tiroid nodülleri kadınlarda çok yaygın olarak görülmektedir. Çoğu tiroid nodül hamilelik sırasında herhangi bir problem yaratmaz. Yine de hamilelik, tiroid bezinde hormon seviyelerinde büyük değişikliklere neden olur. Bu nedenle, daha önce hiç tiroid problemi yaşamamış kadınlarda tiroid disfonksiyonu hamilelik sırasında veya sonrasında başlayabilir. 

Bazı tiroid nodülleri hipertiroidizmi tetikleyebilir (tiroid çok fazla tiroid hormonu ürettiğinde). Tiroid nodüllaeri, hipotiroidizmi olan kişilerde de ortaya çıkabilir. Bu tiroid sorunları hamile bir kadının ve bebeğinin sağlığını etkileyebilir. Tedavi gerekliliğinin sorgulanması tiroid nodüllerinin fonksiyonel oluşu açısından önemlidir.

Hipertiroidizm gebelikte nadir görülmekle birlikte ciddi sonuçlara yol açar.Bu problemler spontan düşükler, erken doğum, düşük doğum ağırlığı, ölü doğum, preeklampsi ve kalp yetmezliği olabilir.  Gebelikte hipertiroidi ilk trimesterde daha sık görülür ve üçüncü trimesterde çok daha düşüktür.  

Nodüllerde Hangi Doktora Gidilir?

Cilt altı ve deri nodüllerinin araştırılması için bir dermatoloji uzmanı veya bir enfeksiyon hastalıkları ile görüşmek gerekebilir. Deriye dokunulduğun ağrılı nodül varlığı kişinin yaşam kalitesini düşürebilir. Bu durumda bir tıbbi yardım almak gerekir.  

Tiroid nodüllerinin hepsi belirti veya şikayete neden olmaz. Bazı hiperfonksiyonel nodüllerin aşağıdaki belirti ve şikayetlere sebep olduğu durumlarda bir endokrin hastalıkları uzmanı veya bir iç hastalıkları uzmanı ile görüşmesi faydalı olacaktır.  

Bu belirti ve şikayetler:

  • Son zamanlarda artan sinirlilik ve huzursuzluk hissine eşlik eden kilo verme şikayetleri
  • Ailesinde tiroid kanseri öyküsü olan kişilerin boyunda şişlik veya ele gelen kitle hissiyatı varlığı
  • Uzun yıllar önce herhangi bir sebeple boyun bölgesine radyoterapi tedavisi almış kişilerin kronik yorgunluk, kilo alma ve aşırı kuru cilt gibi bazı belirti ve şikayetlere sahip olması   
Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın