Anestezi

Anestezi, güvenli ve ağrısız bir ameliyat için operasyon geçirecek olan hastanın farklı dozlarda ve farklı türlerde ilaçlarla, tıbbi prosedürler sırasında ağrı duyma hissinin engellenmesidir.

Anestezi Nedir?

Güvenli ve ağrısız bir ameliyat için operasyon geçirecek olan hastanın farklı dozlarda ve farklı türlerde ilaçlarla, tıbbi prosedürler sırasında ağrı duyma hissinin engellenmesidir. Anestezi işlemi hem ameliyatı gerçekleştirecek olan cerrahın rahat bir çalışma ortamına sahip olmasını hem de hastanın ağrı ve acı hissi yaşamamasını sağlar. Bu işlem anestezi uzmanı tarafından, ameliyat öncesinde yapılır. Anestezi uzmanlarına anestezist veya anestezi doktoru denir. Anestezistler, anesteziyi uygulayan ve ağrıyı yöneten tıp doktorlarıdır. Anestezik durumları ele alan kliniklere ise anestezi ve reanimasyon kliniği denir.

Anestezi Değerlendirmesi (Ameliyat Öncesi Anestezi Muayenesi) Nedir?

Anestezi değerlendirmesi, ameliyat için planlanan hastanın genel uygunluğunu değerlendirmek; özel önlemlere veya ek testlere olan ihtiyacı belirlemek için fiziksel muayene ve laboratuvar testlerini kapsayan anestezi öncesi hazırlık sürecidir. Cerrahi ve cerrahi olmayan prosedürler için anestezi uygulamasından önceki klinik değerlendirme süreci olarak tanımlanabilir.

Anestezi değerlendirmesinin birkaç farklı amacı vardır. Değerlendirme sırasında elde edilen bilgiler şu amaçlarla kullanılabilir:

  • Ameliyat sırasında kullanılacak anestezik ve diğer ilaçların seçimi
  • Hastanın ameliyat sonrası iyileşmesinin ve ağrı yönetiminin planlanması
  • Hastaya ameliyatın kendisi, olası sonuçları ve iyileşme süreci hakkında bilgi verilmesi
  • Ameliyat sırasında veya sonrasında ek personel ihtiyacının belirlenmesi
  • Daha sonra gözden geçirmek ve analiz etmek için veri toplayarak hasta güvenliğinin ve bakım kalitesinin artırılması 

Anestezi Ne İşe Yarar, Vücuttaki Etkisi Nedir?

Anestezi ilk olarak 1846 yılında Oliver Wendell Holmes tarafından "ilaca bağlı duyarsızlık" olarak tanımlandı. Anestezi, lokal ve genel olmak üzere iki geniş farmakolojik ajan sınıfını içerisine almaktadır.

Novocain gibi lokal anestezikler, sodyum kanalı olarak bilinen sinir hücrelerinin hücre zarındaki bir iyon kanalına bağlanması ve bu kanalın işlevini engellemesi neticesinde merkezi sinir sistemindeki ağrı merkezlerine sinir geçişini engeller. Bu eylem, enjeksiyon bölgesi yakınındaki sinir uyarılarının hareketini engeller ancak diğer alanlarda farkındalık ve duyu algılamasında herhangi bir değişiklik olmaz.

Genel anestezikler ise ağrıya karşı genel bir duyarsızlık olan farklı bir tür anestezi durumuna neden olur. Hasta farkındalığını kaybeder, ancak nefes alma ve tansiyon gibi hayati fizyolojik fonksiyonları işlev görmeye devam eder. Yaygın olarak kullanılan genel anestezi ilaçları nefes yoluyla uygulanır ve bu nedenle inhalasyon veya uçucu anestezikler olarak adlandırılır. Yapısal olarak orijinal anestezik olan eterle ilişkilidirler. Birincil etki yerleri merkezi sinir sistemidir ve burada lokal anesteziklerden farklı bir mekanizma ile sinir iletimini engellerler.

Genel anestezikler sinapslarda (nörotransmiterlerin salındığı ve vücutta ilk eylemlerini uyguladığı yer) sinir iletiminde azalmaya neden olur. Ancak inhalasyon anesteziklerinin sinaptik nörotransmisyonu tam olarak nasıl engellediği henüz tam olarak anlaşılmamıştır. Bununla birlikte, lipidlerde suya göre daha fazla çözünür olan uçucu anesteziklerin, esas olarak lipid ortamları olan sinir hücrelerinin zarlarındaki iyon kanalı ve nörotransmiter reseptör proteinlerinin işlevini etkilediği bilinmektedir.

Anestezist Çeşitleri

Anestezistler, ameliyat veya diğer prosedürler sırasında hastaların rahat ve ağrısız kalmasını sağlamak için çok çeşitli ilaçları çoklu kombinasyonlarda kullanırlar. Anestezistler tarafından uygulanan ilaçlar aşağıdaki şekilde sınıflandırılır:

  • Lokal anestezikler: Bilinç kaybına neden olmadan sinir uyarılarının iletimini engelleyen anestezistlerdir.
  • Genel anestezikler: Hastanın tamamen bilinçsizlik haline geçmesini sağlayan anestezistlerdir.
  • Analjezikler: Ameliyat öncesinde, sırasında veya sonrasında hastanın ağrılarının giderilmesini sağlayan anestezistlerdir.
  • Sakinleştiriciler: Yüksek dozlarda hastanın uyuması, düşük dozlarda ise rahatlaması ve sakin kalması için uygulanan anestezistlerdir.
  • Kas Gevşeticiler: Entübasyonu veya ameliyatı kolaylaştırmak için iskelet kaslarını faal duruma getiren anestezistlerdir.

Genel, epidural ve spinal gibi belirli anestezi türlerini yalnızca sertifikalı anestezistler uygulayabilirken, bazı cerrahlar anestezi uzmanı olmadan da lokal anestezi uygulayabilirler.

Anestezi Çeşitleri

Bir hastaya uygulanan anestezi tipi, prosedürün türü, hastanın yaşı ve hastanın tıbbi geçmişi gibi bir dizi faktöre bağlıdır. Belli bir işlem için birden fazla anestezi türü uygun görüldüğünde, anestezi uzmanı seçenekleri etraflıca anlatarak hastanın rahat hissedebileceği bir anestezi türünü seçmesine izin verir.

Genel Anestezi Nedir?

Genel anestezi, ameliyat veya benzeri bir prosedürden önce hastanın uyku benzeri bir duruma girmesini sağlayan ilaç kombinasyonudur. Genel anestezi kişinin bilincinin tamamen kapanmasına ve dolayısıyla herhangi bir ağrının hissedilmemesine neden olur. Çoğunlukla intravenöz ilaçlar ve anestetiklerin bir kombinasyonu uygulanır. Anestezi etkisindeki beyin, ağrı sinyallerine ve reflekslere yanıt vermez. Anestezi uzmanı, anestezi altında olan kişinin hayati işlevlerini izler.

Ameliyathane şartlarında uygulanan bir genel anestezi türü olan disosiyatif anestezide, hasta uyanık gibi görünür fakat bilinci yerinde değildir. Genellikle ketamin ile indüklenen bir anestezidir.

Genel Anestezi Öncesi

  • Genel anestezi, yiyeceklerin mideden akciğere geçmesini engeller, sindirim sistemindeki ve nefes borusundaki kasları gevşetir. Ameliyattan önce hangi tür yiyecek ve içeceklerden kaçınılması gerektiği konusunda doktorun talimatlarına uyulmalıdır.
  • Ameliyattan yaklaşık altı saat önce yeme aktivitelerine ara verilmelidir. Birkaç saat öncesine kadar sıvı (alkol, kafesin içeren içecekler, gazlı içecekler, vb. haricinde) tüketimi yapılabilir.
  • Yeme aktivitelerine ara verildiği sırada, kullanılması gereken ilaçlar varsa, bu ilaçların tüketimi az miktarda su ile yapılabilir. 
  • Prosedürden en az bir hafta önce aspirin ve kan sulandırıcı gibi bazı ilaçlardan kaçınılması gerekebilir. Bu ilaçlar ameliyat sırasında çeşitli komplikasyonlara neden olabilir.
  • Ginseng, sarımsak, vb. maddeler içeren bazı vitaminler ve bitkisel takviyeler ameliyat esnasında komplikasyonlara sebebiyet verebilir. Ameliyattan önce doktorla uygulanan diyet programları konusunda görüşülmelidir. 
  • Diyabet hastaları, yeme aktivitelerine ara verildiği süreçte kullanılması gereken ilaçlarla ilgili doktorla görüşmelidir. Genellikle ameliyat sabahı ağız yoluyla insülin alınmaması istenebilir veya düşük dozlarda önerilebilir.
  • Uyku apnesi olanların, bu durum ile ilgili doktora ve anestezi uzmanına bilgi vermesi gerekir. Bu kişiler için anestezistler, ameliyat sırasında ve sonrasında nefes alıp verme aktivitelerini çok daha dikkatli izlemelidir. 
  • Anestezi öncesi sigara tüketiminin bırakılması, akciğerlerdeki mukoza zarının daha az uyarılması (12 saat önce bırakılırsa) ve kandaki oksijen dolaşımı (1 hafta önce bırakılırsa) için önemlidir.  

Genel Anestezi Nasıl Yapılır?

  • Anestezi uzmanı genellikle anestezi ilaçlarını hastanın kolundaki intravenöz bir hat aracılığıyla verir. Bazı durumlarda soluma yoluyla verilebilir. 
  • Nefes borusundaki kasların gevşetilmesi için soluk borusuna tüp yerleştirmeden önce kas gevşetici ilaçlar verilir.
  • Hasta uyku haline geçtiğinde ağız yoluyla, soluk borusundan aşağıya doğru bir tüp yerleştirilir. 
  • Bu tüp yeterli oksijen alımını sağlar. Ayrıca kan ve mide sıvılarının akciğere sızmasını engeller.
  • Ameliyat sırasında hastanın nefes alıp verme aktivitelerinin yönetilmesine yardımcı olmak için laringeal hava yolu maskesi kullanılabilir. 
  • Doktor, ameliyat sırasında hastanın nefesini yönetmesine yardımcı olmak için laringeal hava yolu maskesi gibi tıbbi malzemeler kullanabilir.
  • Anestezi bakım ekibi hastanın uyku sırasında sürekli olarak hayati fonksiyonları izler. İlaçlar, nefes alıp verme aktivitesi, vücut sıcaklığı ve kan basıncı gerektiği gibi ayarlanır. 
  • Ameliyat sırasında ortaya çıkan sorunlar; ek ilaçlar, çeşitli tıbbi sıvılar ve bazen de kan transfüzyonları ile düzeltilir.

Genel Anestezi Riskleri

Genel anestezi, bu alanda tıptaki gelişmeler neticesinde son 20 yılda oldukça güvenli hale gelmiştir. Genel ameliyat öncesi anestezi muayenesi, anesteziden ziyade, geçirilen operasyonun türü ve hastanın genel fiziksel sağlığıyla daha yakından ilişkilidir.

Özellikle yaşlılarda ve kapsamlı ameliyat geçirenlerde zatürre, felç ve kalp krizi gibi komplikasyonların riski yüksek olabilir. Ameliyat sırasında bu riskleri artırabilecek belirli koşullar şu şekilde sıralanabilir:

  • Sigara içmek
  • Nöbetler
  • Obstrüktif uyku apnesi
  • Obezite
  • Yüksek tansiyon
  • Diyabet
  • İnme
  • Kalpte, akciğerlerde veya böbreklerdeki tıbbi sorunlar
  • Kanamayı artırabilen aspirin gibi ilaçların kullanımı
  • Ağır alkol kullanım öyküsü
  • İlaç alerjileri

Genel Anestezi Sonrası

Ameliyat tamamlandığında anestezi uzmanı genel anestezi sonrası uyanmanın gerçekleşmesi için verilen ilaçların ve gazların kesilmesini sağlar. Bu aşamadan sonra hasta ya ameliyathanede ya da yönlendirildiği başka bir birimde yavaşça uyanır. İlk uyanma sürecinde hasta muhtemelen sersemlemiş hisseder ve şu yan etkiler görülebilir:

Anesteziden uyandıktan sonra genel vücut ağrısı veya bölgesel ağrılar gibi yan etkiler de yaşanabilir. Anestezi bakım ekibi hastaya, ağrıları ve diğer yan etkileri hakkında sorular sorar. Yan etkiler, hastanın fiziksel durumuna ve ameliyatın türüne bağlıdır. Ağrıyı ve mide bulantısını azaltmak için prosedürden sonra ilaç verilebilir. Genel anestezi sonrası yemek yeme aktiviteleri ise doktorun belirttiği kadar süre geçtikten sonra, yine doktorun önerdiği diyet listelerine uygun olarak yapılmalıdır. Genel anestezi sonrası emzirmeye en az 8 saat ara verilmelidir.

Lokal Anestezi Nedir?

Lokal anestezi, vücudun belirli bir bölgesindeki duyuları uyuşturmak amacıyla uygulanır. Cerrahi prosedür sırasında ağrıyı önler. İşlemde vücudun ameliyata konu olacak bölgesine bir anestezik ilaç uygulanır. Hastanın sakinleşmesini sağlamak ve stres düzeyini azaltmak için sedasyon ile uygulanabilir. Lokal anestezinin etkisi genel anesteziye göre kısadır. Genellikle ayakta tedavi prosedürleri uygulanacak hastalar için kullanılır. Ayrıca:

  • Bölgesel ve genel anestezinin uygulanmasına gerek olmayan küçük çaplı ameliyatlarda
  • Hızlı bir şekilde uygulanacak prosedürlerde
  • Hastanın kaslarının gevşemesine ve bilinçsiz olmasına gerek duyulmayan operasyonlarda

Bu gibi durumlar için lokal anestezi uygulanır. Diş cerrahisi, siğil tedavisi, ben veya katarakt alımı ve biyopsi gibi işlemler lokal anesteziye örnek gösterilebilir.

Lokal Anestezi Nasıl Yapılır?

  • Hastanın yaşı, fiziksel özellikleri, ilaçlara ve tıbbi maddelere karşı alerjik durumu, operasyon bölgesi gibi faktörler, lokal anestezinin türünü ve dozunu etkileyen hususlardır.  
  • Ağrının engellenmesi için çeşitli ilaçlar kullanılır. Enjeksiyon olarak, sprey olarak veya lokal anestezi kremi olarak uygulanabilir. 
  • Lokal anestezide en yaygın kullanılan ilaç Lidokain'dir. Lokal anestezide kullanılan ilaçlar, uygulama alanındaki sinirlerin beyne sinyal göndermesini engellemek için belirli sinir yollarına etki ederek çalışır.
  • İlacın etki göstermesi normalde birkaç dakika sürer ve birkaç saat sonra etkisini kaybeder. Daha yüksek dozda uygulandığında, daha güçlü ve daha uzun süreli bir etkiye neden olur.
  • Uzun sürmesi planlanan prosedürler için Bupivakain kullanılabilir. Fakat ilk uygulandığında hasta için ağrılı olabilir. Bu nedenle anestezistler, daha uzun süreli bir uyuşma gerektiğinde ilk olarak Lidokain, ardından Bupivakain enjekte edebilir. 

Lokal Anestezi Öncesi

  • Aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçların kullanılması durumunda, doktora anestezi öncesi bilgi verilmelidir.
  • Anestezi almadan önceki 24 saat alkol tüketilmemesi gerekir.
  • Muayenehanede, vücudun ilgili bölgesine lokal anestezik ajan uygulanır ve uyuşma süreci başlar.
  • Hasta uyuşma etkisini hissetmezse doktor işlem yapmaz.
  • Anestezik, herhangi bir ağrının hissedilmesini engeller ancak hasta operasyon sırasında yine de baskı hissedebilir.
  • Operasyonun türüne ve hastanın ne kadar endişeli hissettiğine bağlı olarak bir sakinleştirici verilebilir. Bu, hastanın daha sakin ve daha az endişeli hissetmesine yardımcı olur.

Lokal Anestezi Yan Etkileri

Lokal anestezi, genel anesteziye göre çok daha güvenli bir uygulamadır. İlk uygulandığında kişide karıncalanmaya, ağrıya ve enjeksiyon bölgesinde geçici morarmaya neden olabilir. Lokal anestezi yaptıran bir kişi, bölgesel olarak ağrı hissetmeyeceği için (örneğin diş tedavisinde) kendisine zarar vermemeye dikkat etmelidir.

Bazı insanları etkileyen geçici yan etkiler şu şekildedir:

Bazı kişilerde anestezi alerjisi meydana gelebilir. Kurdeşen, kaşıntı ve nefes almada zorluk yaşanabilir.

Kan dolaşımının yetersizliği veya yetersiz oksijenlenme nedeniyle cildin mavimsi hale geldiği siyanoz meydana gelebilir.

Nadiren merkezi sinir sisteminin yavaşlamasına, solunum hızının ve kalp atış hızının düşmesine yol açan CNS sendromu (merkezi sinir sistemi sendromu) yaşanabilir.

Aşırı dozda lokal anestezik kullanımı nöbetlere neden olabilir ve bu da yaşamı tehdit edebilir.

Spinal Anestezi Nedir?

Spinal anestezi, kişinin belden aşağı bölgesini uyuşturan bir anestezi türüdür. Spinal blok olarak da bilinen spinal anestezi, omuriliğin yakınındaki subaraknoid boşluk adı verilen bir alana ilaç enjekte edilerek uygulanır. Spinal anestezi uyanıkken; sedasyon veya genel anestezi ile kombinasyon halinde uygulanabilir. Ayrıca hastaya operasyondan sonra etkili bir ağrı kesici etkisi nedeniyle verilebilir.

Spinal Anestezi Nasıl Uygulanır?

  • Hasta anestezi işlemi öncesinde anestezist ve anestezi teknikeri ile ağrı kontrolü ile görüşme halindedir ve operasyon süresince anestezist, hastanın yanında bulunur.
  • Hastadan öne doğru eğilip bir yastığa sarılması ya da dizleri göğsüne doğru kıvrılmış şekilde yan tarafına uzanması istenir. 
  • Anestezist hastaya sürecin her adımını açıklar. 
  • Enjeksiyon ağrılı değildir ancak rahatsız edici olabilir. 
  • Bacaklarda karıncalanma hissedilebilir.
  • Hasta bu süreçte mümkün olduğu kadar hareketsiz kalmaya çalışmalıdır.
  • Anestezi işleminden sonra hasta bacaklarını hareket ettiremez ve belinden aşağısında herhangi bir ağrı hissetmez. 
  • Anestezi etkisi başladığında, hasta ameliyata hazırlanır. 

Spinal Anestezinin Genel Anesteziye Göre Avantajları

  • Ameliyattan sonra daha az sersemlik hissi oluşturur.
  • Ameliyattan sonraki süreçte ağrılardan daha az şikayet edilir ve dolayısıyla güçlü ağrı kesicilere ihtiyaç azalmış olur.
  • Kusma ve bulantı gibi riskler en aza indirilmiş olur.
  • Ameliyattan sonra yeme ve içme aktivitelerine daha erken dönüş sağlar.
  • Kalp ve akciğerler üzerinde daha az etkiye neden olur.
  • Daha az göğüs enfeksiyonu riski taşır.

Spinal Anestezi Yan Etkileri

Spinal anestezik ilaçlara her bünye farklı tepki gösterir. Herhangi bir tıbbi prosedürde olduğu gibi, bazı komplikasyonlara neden olabilir.

  • Omurga yetmezliği
  • Enjeksiyon sırasında ağrı
  • Düşük kan basıncı
  • Baş ağrısı
  • Kaşıntı
  • İdrar yapmada zorluk
  • Sırt ağrısı

Daha nadir karşılaşılabilecek spinal anestezi zararları ise şu şekildedir.

  • Sinir hasarı
  • İşitme kaybı veya işitme duyusunda değişiklik
  • Kardiyovasküler çöküş
  • Alerjik reaksiyon
  • Omurga çevresinde enfeksiyon
  • Spinal anestezi sonrası felç
  • Spinal anestezi sonrası belde ağrı

Epidural Anestezi Nedir?

Epidural anestezi, vücudun göbek seviyesinin altındaki bölümünü uyuşturan bir anestezi şeklidir. Epiduralin öncelikli amacı, söz konusu bölgelerdeki ağrıyı ve hissi ortadan kaldırmaktır.

Bu anestezi şeklinde epidural boşluğa lokal anestetikler enjekte edilir. Bu ajanlar, sinirler tarafından iletilen uyarıları beyne ulaşmadan önce bloke eder.

Uygulanması nispeten kolay bir prosedürdür ve etkisi oldukça güvenilirdir. Tek bir enjektör veya bir kateter yoluyla uygulanabilir, bu da cerrahi bir prosedür boyunca gerektiği gibi sürekli infüzyona izin verir. Epidural anestezinin endike olabileceği birkaç cerrahi prosedür vardır. Bunlar arasında, sezaryen, alt ekstremitelerin ortopedik ameliyatları, çeşitli fıtıkların onarımı, jinekolojik ve genitoüriner ameliyatlar yer alır. Enjeksiyon, omuriliğin en son kısmına yapıldığı için epidural anestezi felç riski taşımamaktadır. Çoğu invaziv tıbbi prosedür gibi, epidural anestezi de belirli riskler ve yan etkilere neden olabilir.

Epidural Anestezi Yan Etkileri

Epidural anestezi oldukça güvenli bir anestezi uygulama şeklidir. Fakat bazı riskleri vardır.

  • Kan basıncında bir düşüş yaşanabilir. Bu nedenle, bu parametre prosedür boyunca titizlikle kontrol edilmelidir. 
  • Epidural anesteziden sonra birkaç ay boyunca kronik sırt ağrısından şikayet edebilir. Sırt ağrısı, epidural anestezi sonrası ortaya çıkan kasların gevşemesi ile ilişkili olabileceği, epidural anestezi ile normal doğum sırasında da ortaya çıkabilir.
  • Kadınların adetliyken anestezi alması, çoğunlukla ameliyatı ve komplikasyonlarını etkilemez. Fakat ameliyat sırasında oluşabilecek stres nedeniyle rahim ve yumurtalıklara uygulanan işlemler, ameliyattan sonra bir süre adet düzensizliğine sebebiyet verebilir.
  • Kullanılan epidural anestezinin herhangi bir bileşenine alerji nedeniyle hastanın kaşıntı yaşama riski vardır. Bu kaşıntı inatçı ise, alternatif anestezik ajanlar uygulanabilir.
  • Mesane kateterizasyonu sonucunda enfeksiyon riski vardır. Bu son prosedür, epidural ile ilişkili mesanenin kontrolünü kaybetmesi nedeniyle gerekli hale getirilmiştir. Sonuç olarak, mesanenin sürekli boşalabilmesi için bu hastaların kateterize edilmesi gerekir. 
  • Bazı hastalar uygulanan ek epidural anestezik dozlar nedeniyle düzensiz ağrılarla karşılaşabilir. 
  • Epidural anestezi komplikasyonlarından birisi de kusmadır. Fakat genel anesteziye göre daha az endişe kaynağıdır. 

Pediatrik Anestezi

Anestezinin bebeklere ve çocuklara uygulanması, pediatrik anestezi olarak adlandırılır. Ebeveynler, çocuklarının anesteziye karşı alerjik bir reaksiyon yaşayıp yaşamadığını veya kas distrofisi gibi nöromüsküler bir hastalığı olup olmadığını anestezi uzmanına işlem öncesinde bildirmelidir. Ayrıca çocuğun kullandığı ilaçlar ve tıbbi geçmişi hakkında gerekli bilgiler, anestezist ile paylaşılmalıdır.

Pedikatrik anesteziden 2 saat öncesinde su ve posasız meyve suyu gibi içeceklerin, 4 saat önce anne sütünün, 6 saat önce bebek mamalarının tüketimi bırakılmalıdır.

Pediatrik anestezi gününden önce çocukta öksürük, soğuk algınlığı, kusma ve ateş gibi şikayetler varsa veya su çiçeği gibi bulaşıcı bir hastalığı olan herhangi bir kişinin yanında bulunduysa, bu durumlar anestezi uzmanına bildirilmelidir.

Pediatrik Genel Anestezi

Ameliyat olan çocuklar için en yaygın uygulanan anestezi türü genel anestezidir. Genel anestezi, uykuya neden olan özel bir ilaç türüdür. Çocuk uykudayken hiçbir uyanıklık veya acı hissetmez. Genel anestezi, çocuğun soluduğu bir gaz olarak veya intravenöz (IV) yolla ilaç olarak verilebilir.

Genel anestezi sırasında anestezi uzmanının en önemli sorumluluğu, işlem sırasında çocuğu izlemek, onu güvende ve uykuda tutmaktır. Ameliyat bittikten sonra anestezi uzmanı çocuğu uyandıracaktır.

Pediatrik Bölgesel Anestezi

Ameliyatın türüne bağlı olarak çocuğa, ameliyatın yapıldığı bölgedeki ağrının giderilmesine yardımcı olmak için bölgesel anestezi de verilebilir. Bölgesel anestezi, vücudun ameliyata konu olan bölümündeki sinirlerin etrafına lokal anestezik ilaç verilmesidir. Bölgesel anestezinin etkisi kısadır ve kullanılan ilaca bağlı olarak birkaç saat sürebilir.

Pediatrik Lokal Anestezi

Pediatrik lokal anestezide operasyon bölgesinde geçici bir ağrı ve his kaybı oluşması amacıyla doğrudan cilde ve ameliyatın yapıldığı bölgeye lokal anestezik bir ilaç enjekte edilir.

Anestezik durumdan çıkma süresi ilacın türüne ve kandan atılma hızına göre değişiklik gösterir. Pediatrik anestezi başarılı bir şekilde gerçekleşse bile anestezi uzmanı, işlemden en az 2 saat sonrasına kadar çocuğun fonksiyonlarını izlemelidir. Çocuklarda ve bebeklerde anestezi sonrası çoğunlukla kusma ve bulantı şikayetleri görülebilir. Ayrıca operasyonun bir etkisi olarak yara bölgesinde ağrı olabilir.

Bölgesel Anestezi (Rejyonel Anestezi)

Bölgesel anestezi; kol, bacak veya karın gibi vücudun geniş bir bölgesindeki ağrı hissini engellemek için lokal anesteziklerin kullanılmasıdır. Lokal anesteziye göre daha geniş bir alanı kapsar.Bir diğer ismi RİVA anestezidir.

Yaygın olarak uygulanan iki tür bölgesel anestezi vardır:

  • Periferik sinir blokları: Ağrı hissini engellemek için belirli bir sinirin veya sinir demetinin yakınına bir lokal anestezik enjekte edilir. Sinir blokları genellikle el, kol, ayak, bacak, kasık ve yüz bölgesinde yapılacak olan ameliyatlar için kullanılır.
  • Epidural ve spinal anestezi: Omuriliğin ve omuriliğe giren ana sinirlerin yakınına lokal anestezik enjekte edilerek; vücudun alt karın, kalça ve bacaklar gibi bölgelerindeki ağrı hissi bloke edilir.

Anestezi uzmanının anesteziyi uygun yere enjekte edebilmesi için beceri ve deneyime ihtiyaç vardır. Çünkü anestetiğin enjeksiyon yeri, etkisi üzerinde önemli bir yere sahiptir. Enfeksiyon veya sinir hasarı gibi önemli komplikasyonlarla karşılaşılmaması için dikkatli bir enjeksiyon uygulaması gereklidir.

Enjeksiyon bölgesi ayrıca anestetiğin, vücudun geri kalanına ne kadar çabuk emileceğini de belirler. Bölgesel anestezi alan kişiler dikkatle izlenir çünkü kullanılan anestezikler merkezi sinir sistemini, kardiyovasküler sistemi ve solunum sistemini etkiler. Bu etki özellikle spinal ve epidural anestezide önemlidir çünkü kan basıncının, solunum hızının, kalp atış hızının ve diğer hayati fonksiyonların değişmesine neden olabilir.

Bölgesel anestezi, hastanın rahatlamasını sağlayan, sakinleştiren veya ağrıyı hafifleten (analjezikler) diğer ilaçlarla birlikte verilebilir.

Bölgesel Anestezinin Yan Etkileri

  • Bölgesel anestezi bir sinire, bir sinir demetine veya omuriliğe yakın bir yere anestezik enjekte edilmesi işlemidir. Bu enjeksiyon nedeniyle nadir durumlarda sinir hasarı, kalıcı uyuşma, halsizlik veya ağrı oluşabilir.
  • Bölgesel anestezi, anestezinin kan dolaşımıyla vücuda emilmesi durumunda sistemik toksisite riski taşır. 
  • Diğer komplikasyonlar arasında kalp ve akciğer sorunları, enjeksiyon bölgesinde enfeksiyon, şişme ve morarma (hematom) bulunur.

Topikal Anestezi

Topikal anestezi, bölgeyi geçici ve yüzeysel olarak uyuşturmak için deri yüzeyine veya mukoza zarına uygulanan bir lokal anestezidir. Küçük tıbbi prosedürlerden kaynaklanan ağrıyı kontrol etmek için topikal anestezi uygulanır.

Topikal Anestezinin Uygulandığı Durumlar

  • Yara ve yara onarımı
  • Damar veya artere kateter yerleştirilmesi
  • Fiberoptik bronkoskopi (akciğer hava yollarının izlenmesi)
  • Göz içi lens implantı
  • Küçük göz kapağı ameliyatı
  • Postmenopozal kadınlarda spekulumla vajinal muayene
  • Bir sonda ile rektal muayene
  • Prostat biyopsisi
  • Sünnet derisinin penisin başına çekilemediği bir durum olan paraphimosis tedavisi

Topikal anestezi, uygulama alanı yakınında sinir iletimini geçici olarak bloke ederek bir duyu kaybına neden olur. Topikal anestezik ajanlar, deri yüzeyine yakın sinir uçlarındaki sodyum kanallarını tıkayarak sodyum iyonlarının sinir hücrelerine girmesini engeller. Bu etki sayesinde bölgedeki sinir hücreleri, anestezik etki geçene kadar beyne ağrı sinyalleri göndermez.

Topikal anestezide enjeksiyon uygulaması yapılmadığından, buna bağlı ağrıların oluşmaması bir avantajdır. Ayrıca yara marjında bozulma, sistematik absorbsiyon (emilim) ve toksisite gözlenmez.

Topikal Anestezi Nasıl Yapılır?

Topikal anestezik ajanlar çok çeşitli formdadır ve uygulama şekli uyuşma gerektiren bölgeye bağlıdır.

  • Jeller, kremler ve merhemler: Seçilen cilt bölgesine, genital veya anal bölgedeki mukozaya birden çok kat halinde uygulanır.
  • Transdermal yamalar: Sağlam cilde uygulanır.
  • Aerosol ve atomizer spreyler: Bronkoskopi gibi işlemler için boğazdan püskürtülür.
  • Viskoz solüsyonlar: Ağız veya diş prosedürleri için gargara gibi ağızda çalkalanır.

Topikal Anestezinin Yan Etkileri

Topikal anestetiklerin yan etkileri genellikle çatlamış cilt veya mukozaya uygulandığında, aşırı maruz kalma nedeniyle, yüksek plazma konsantrasyonundan kaynaklanır. Topikal anestetiklerin yan etkileri şunlardır:

Plazmadaki yüksek anestezik konsantrasyonu ilk önce nöbetler dahil merkezi sinir sistemi stimülasyonuna (uyarılma), ardından solunum durması dahil merkezi sinir sistemi depresyonuna neden olur.

Yüksek plazma anestetik seviyeleri kalbi baskılar ve şunlara neden olabilir:

  • Yavaş kalp hızı (bradikardi)
  • Düzensiz kalp atışı (aritmi)
  • Düşük kan basıncı (hipotansiyon)
  • Kardiyovasküler çöküş
  • Kalp durması

Epinefrin ilavesi ters etkiye sahip olabilir ve şunlara yol açabilir:

  • Yüksek tansiyon (hipertansiyon)
  • Yüksek kalp atış hızı (taşikardi)
  • Göğüs ağrısı (anjina)

Amino amid anesteziklerine aşırı duyarlılık nadiren görülen bir yan etkidir ve anestezik solüsyondaki koruyuculardan kaynaklanabilir. Amino ester anestezikleri, plazmada metabolize edildiklerinde, aşırı duyarlılığa neden olabilen para-aminobenzoik asit olarak bilinen bir alerjen salgılar.

Diğer yan etkiler ise şunlardır:

  • Uygulama yerinde yanma veya batma hissi
  • Topikal anestezi tekrar tekrar uygulandığında sistemik toksisiteye neden olabilir.
  • Transözofageal ekokardiyografiden (yemek borusuna yerleştirilen bir ultrason testi) önce topikal lidokainden metoglobinemi (kırmızı hücrelerinden dokulara oksijen beslemesinin azalması) nadir görülür ancak yaşamı tehdit eden bir komplikasyondur.
  • Nazal endoskopi (burun, boğaz ve ses tellerinin incelenmesi amacıyla uygulanan bir test) ile artan aspirasyon riski (yabancı maddelerin nefes alma esnasında solunum sistemine girmesi)

Mandibular Anestezi Nedir?

Diş tedavisinde uygulanan bir anestezi tekniğidir. Derin operasyonlarda ve diş için kullanılan ağrı kesicilerin etkisinin olmadığı durumlarda uygulanır. Mandibular anestezi, alveoolar sinir blokajı olarak da adlandırılmaktadır.

Mandibular Anestezi Nasıl Yapılır?

  • Hastanın yaşına ve fiziksel özelliklerine göre diş hekimi 25 veya 27 gauge (tıbbi iğnelerin kalınlığı ile ilgili bir birim) kalınlığında enjeksiyon iğnesi kullanır. 
  • İlk enjeksiyon azı dişlerinin arasında 4 mm içeri girecek şekilde yapılır.
  • Aspirasyon negatifse ikinci enjeksiyon için iğnenin ucu 4 mm daha içeriye sokulur ve bir miktar daha enjekte edilir.
  • Aspirasyon yeniden negatifse, iğne kemik direnci karşılanana kadar küçük miktarlarda enjekte edilir ve ardından 2 mm geriye çekilir. Enjeksiyonun ortalama yerleştirme derinliği 15 mm'dir. 
  • Aspirasyon sağlandıktan sonra iğne geri çekilir.
  • Diş tedavisine başlamadan önce 3-5 dakika kadar beklenir ve ardından operasyon gerçekleştirilir.

Mandibular Anestezi Komplikasyonları oldukça nadirdir. Alt dudakta ve dilde karıncalanma ve uyuşma, anestezik ajana veya uygulama aracına alerji, iğne yerleştirme bölgesinde enfeksiyon, iğnenin çok derine inmesi nedeniyle fasiyal sinir dallarında hasar olası risklerdir.

Diş operasyonları hastalar için çoğu zaman bir endişeye neden olduğundan, anestezi korkusunun yenilmesi amacıyla hekimin hasta ile dikkat dağıtıcı konuşmalar yapması önerilmektedir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Anestezi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Anestezi uygulamalarından önce, hastanın genel fiziki durumu ve anesteziye karşı vücudun gösterebileceği tepkilerin anlaşılması amacıyla çeşitli tetkikler ve testler yapılmaktadır. Anestezi testi veya anestezi değerlendirmesi adı verilen bu testler: böbrek fonksiyon testi, kan sayımı, akciğer filmi, karaciğer testi ve elektrokardiyografi testleridir. Hastalığın türüne ve hastanın duruma göre farklı testlere de ihtiyaç duyulabilir.

Anestezi uygulandıktan ve operasyon geçirildikten sonra, anestezinin vücuttan atılması için geçecek olan süre, uygulanan anestezi tekniğine ve hastanın genel fiziki duruma göre değişiklik gösterir. Anestezinin vücuttan atılması, hastanın anestezik durumdan uyandırılmasıyla başlar, birkaç gün içerisinde büyük oranda etkileri azalır. Terleme ve idrar yoluyla anestezik maddeler vücuttan atılır. Ameliyattan sonra bol su tüketmek, anestezinin vücuttan atılmasını hızlandırır.

Genel anestezi, sağlık alanında geliştirilen anestezik uygulamalarla oldukça güvenli bir hal almıştır. Çoğu ameliyat ve operasyonun gerçekleştirilmesi için genel anestezinin uygulanması zorunlu bir durum olabilir. Hastaların büyük bir bölümü için anestezi bir tehdit olmazken, ileri evre akciğer ve kalp hastaları ile solunum yolu hastalıkları olanlar için biraz daha fazla risk taşır. Ufak çaplı operasyonlar ve bölgesel ameliyatlar için genel anesteziye gerek duyulmaz. Bunun yerine lokal anestezi, bölgesel anestezi, epidural anestezi gibi uygulamalara başvurulur.

Spinal anestezinin hastadaki etki süresi, anestezide kullanılan ilaçların türüne, hastanın yaşına, ağırlığına ve diğer fiziksel özelliklerine göre değişebilen bir faktördür. Spinal anestezinin uyuşma hissi ortalama fiziki değerlere sahip bir insan için 4-5 saat civarındadır. Hastanın yataktan kalkış süresi ise 6 ila 8 saat arasında değişmektedir.

Hasta için bir uyku hali oluşturmak, sakinleşmesini ve rahatlamasını sağlamak için uygulanan anestezik yöntemlerden birisi de sedasyondur. Çoğunlukla bölgesel anesteziye ve lokal anesteziye ek bir yöntem olarak kullanılır. Bazı girişimsel operasyonlardan önce de uygulanabilir. Ameliyathanelerde uygulanabildiği gibi diş hekimliği uygulamalarında ve özel muayenehanelerde de uygulanabilir.