Tükürük Bezi Şişmesi

Tükürük bezi hastalıklarının belirtisi olarak gözlemlenen Tükürük Bezi Şişmesi, medikal yöntemler ile tedavi edilmektedir.

Tükürük Bezi Şişmesi Nedir?

Vücudumuzda tükürük üretiminden sorumlu çok sayıda (800-1000) tükürük bezi bulunmaktadır. Bunlardan 3 tanesi temel tükürük bezi diğerleri ise ağız içinde çok sayıda bulunan küçük tükürük bezleridir. 

Bu 3 temel tükürük bezi; parotis bezi, çene altı bezler (submandibular), ve dilaltı (sublingual) tükürük bezleridir. 

Parotis bezi kulakların önünde bulunan ve bir kanal yardımıyla (parotis kanalı) ürettiği salgıyı ağıza veren bir bezdir. Çene altı bezi, çenenin köşesinde bulunur ve yine bir kanal (wharton kanalı) yardımıyla ürettiği salgıyı ağıza iletir. Dilaltı bezi ise yaklaşık 20 adet kanalcık ile salgısını ağız boşluğuna verir.

Tükürük salgısının vücutta birçok işlevi bulunmaktadır. Kaygan yapısı sayesinde yemek yeme ve konuşmayı kolaylaştırır. Çeşitli besinlerin sindirilmesinden (amilaz enzimi ile) sorumludur. 

Bunların yanında antimikrobiyal etkileri bulunur ve bu yüzden tükürük bezindeki fonksiyon bozukluklarında diş çürükleri daha sık izlenir. 

Tükürük bezinin hastalıklarının birçoğunda bu bezlerde büyüme izlenebilmektedir. Bu büyüme ağrılı veya ağrısız olabilmektedir. 

Birçok durumda bu büyümeye ek olarak çeşitli belirtiler de izlenmekte ve bu eşlik eden belirtiler, laboratuvar testleri ve görüntüleme yöntemleri ile birlikte büyümenin nedeninin saptanmasında büyük önem taşımaktadır. 

Tükürük Bezi Şişmesi Nedenleri Nelerdir?

Tükürük bezlerini ilgilendiren birçok farklı hastalık bulunmaktadır. Bunların çok büyük bir çoğunluğu doğumdan sonra gelişir. Birçok durumda tükürük bezlerinde büyüme izlenebilmektedir. 

Tükürük bezinde büyüme; bakteriyel enfeksiyonlara, taşa, tümör ve kanserlere, kistlere, romatizmal hastalıklara ve virüslere bağlı olabilmektedir. 

  • Tükürük bezlerinde taş oluşması tükürük salgısının akışını engeller. Tükürük bezinde şişmenin yanında sıklıkla ağrı da izlenir. Bezin büyüklüğü ve ağrının şiddetini tükürük salgısını tetikleyen durumlarda (yemek kokusu, görüntüsü, düşüncesi, çiğneme ve açlık durumları gibi) artış gösterir. Tükürük bezlerinde taş gelişmesinin çeşitli nedenleri olabilmektedir (bezlerin uzun süren enfeksiyonları sonrası, aşırı susuzluk, kalsiyum bozuklukları, bazı ilaçlar) ama çoğunlukla herhangi bir neden saptanamaz.
  • Tükürük bezinin bakteriyel enfeksiyonları tükürük bezinde şişmeye neden olabilir. Daha çok parotis bezinde izlenen bu enfeksiyonlarda ağrı şiddetli olabilmektedir. Ağrının yanında ateş ve ağızda kötü bir tat hissi(iltihaba bağlı) de sık izlenen belirtiler arasındadır. Daha çok tek taraflı bir tutulum izlenir. Sebep olan bakteriler daha çok ağız florasında bulunanlar ve stafilokok türü bakterilerdir. Uzun süreli susuzluk ve taş bu enfeksiyon için risk faktörüdür.
  • Tükürük bezinin iyi ve kötü huylu tümörleri de bu bezlerde büyüme neden olabilmektedir. En sık pleomorfik adenom (daha çok parotis bezinde izlenen, ağrısız, yavaş büyüyen ve kanserleşmeyen bir tümör) ve Warthin tümörü,(parotis bezini tutan, yüzün her iki yanında da görülebilen iyi huylu bir tümör) görülür. Radyasyona maruziyet ve sigara bu tümörler için risk faktörüdür.
  • Tükürük bezinde nadiren de olsa kötü huylu tümörler de oluşabilmektedir. En sık mukoepidermoid karsinom adı verilen ve her yaş grubunda görülebilen kanser tipi görülür. Bu kanser türünde yüzün sinirlerinin etkilenmesi ile yüz felci belirtileri de görülebilmektedir. Sjögren sendromu (tükürük bezlerinin tutulduğu romatizmal bir hastalık), radyasyon maruziyeti ve sigara bu kötü huylu tümörler için risk faktörüdür.
  • Tükürük bezinde büyüme kistlere bağlı olarak da görülebilmektedir. Daha çok enfeksiyon, travma, taş veya tümör gibi bir tetikleyici faktöre bağlı olarak tükürük akışı bozulur ve buna bağlı olarak bir kist oluşur. Bazı bebekler kulağın gelişimi sırasında oluşan bazı bozukluklar nedeniyle parotis bezlerinde bir kist ile de doğabilmektedir.
  • Tükürük bezlerinde viral enfeksiyonlara bağlı olarak da şişme izlenebilmektedir. Birçok virüs bu bezlerde enfeksiyona neden olsa da daha çok kabakulak virüsüne bağlı olarak izlenir. Şişmenin yanında ağrı, ateş, baş ağrısı, bulantı ve testislerde ağrı gibi belirtiler de eşlik edebilmektedir. Yüzün her iki yanındaki bez tutulabilmektedir. Belirtiler erişkinlerde çok şiddetli olabilmekte ve genelde 10 gün içerisinde hafiflemektedir. Hastalığın şiddetine bağlı olarak menenjit, pankreas iltihabı, kalıcı sağırlık, kısırlık gibi komplikasyonlara neden olabilmektedir. Aşının yaygın olarak kullanılmasıyla gelişmiş ülkelerde yaygınlık büyük oranda azalmıştır.
  • Tükürük bezlerinde şişmenin görüldüğü bir başka durumda Sjögren sendromudur. Bu sendrom ağız ve göz kuruluğu ile karakterize romatizmal bir hastalıktır. Ağız ve göz dışında cilt, burun mukozası, iç organlar ve cinsel organlar da tutulabilmektedir. Diğer romatizmal hastalıklarla beraber de görülebilmektedir. Tedavide belirtilerin rahatlatılması ön plandadır.

Tükürük Bezi Şişmesi Teşhisi

Tükürük bezlerinde birçok farklı durumda şişme izlenebilmektedir. Bu şişmenin nedeninin araştırılmasında birçok farklı yönteme başvurulabilir. Teşhisin en önemli kısmını anamnez ve fizik muayene oluşturur. 

Bu aşamadan sonra doktorunuz teşhisi koyup tedaviye başlayabilir veya şüphelendiği olası nedenlere yönelik ek testlere başvurabilir. 

  • Anamnez ve fizik muayene: Diğer tüm hastalıklarda da olduğu gibi tükürük bezi bozukluklarında da anamnez ve fizik muayene teşhiste önemli bir yere sahiptir. Bu aşamada  hastanın kullandığı ilaçlar, eşlik eden belirtiler, kronik hastalıklar, sigara kullanımı, radyasyon maruziyeti, aşıları ve belirtilerin gidişatı gibi birçok önemli  bilgi sorgulanır. Sonrasında hastanın ağız, baş ve boyun bölgeleri hassas bölgeler ve şişlikler açısından incelenir. Şişliğin sertliği, ağrılı yada ağrısız oluşu, şişliğin hareketliliği de teşhis açısından önemlidir
  • Laboratuvar TestleriAnamnez ve fizik muayeneden sonra şüphelenilen bozukluğa yönelik laboratuvar testleri istenir. Birçok farklı kan tahlili bozukluğun nedeninin araştırılmasında kullanılabilmektedir. Hemogram, Karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, Amilaz, CRP, romatizmal hastalıklara yönelik testler (Sjögren sendromundan şüphelenildiğinde) ve kabakulak hastalığına yönelik testler (antikor testleri rutin olarak kullanılmaz) teşhiste sıklıkla kullanılan kan tahlillerindendir.
  • Görüntüleme Yöntemleri: Tükürük bezinin bozukluklarında çeşitli görüntüleme yöntemlerine başvurulabilmektedir. Direk grafi (taş röntgende görülebilir), siyalografi (kontrast madde verilerek yapılan tükürük yollarını incelemeye imkan tanıyan bir yöntem) ve ultrason (özellikle kitle varlığında başvurulurr)  birçok bozukluk hakkında fikir verebilmektedir. Bunların dışında teşhisin konulamadığı ve ileri inceleme gerektiren bazı durumlarda bilgisayarlı tomografi (BT) ve MR yöntemlerine de başvurulabilmektedir. Bu iki yöntem ile taş ve tümör gibi oluşumlara ait görüntüler ayrıntılı bir şekilde elde edilebilir. Bu yöntemler aynı zamanda kanser olgularında diğer organlarda bir tutulum olup olmadığının araştırılmasında ve kanserli bölgenin çevre dokularla ilişkisinin incelenmesinde de kullanılır. Kötü huylu tükürük bezi hastalıklarında uzak metastazların incelenmesinde PET yöntemine de başvurulabilmektedir. Ayrıca bazı özel durumlarda tükürük bezlerinin fonksiyonları hakkında bilgi elde etmek istendiğinde ve çeşitli tümörlerin ayırıcı tanısında radyoizotop görüntüleme (sintigrafi) yöntemine de başvurulabilmektedir. Bu yöntemde çeşitli yollar ile radyoaktif bir madde vücuda verilir ve bu madde hedef dokuda toplanır.
  • Siyalometri: Siyalometri vücutta üretilen tükürük miktarının ölçüldüğü bir testtir. Ağız kuruluğunun araştırılmasında kullanılır. Sjögren sendromu olan bireylerde göz ve ağız kuruluğu izlendiğinden bu test sjögren sendromlu hastalarda başvurulan testler arasında yer alır.
  • Biyopsi: Tükürük bezlerinde şişmeye neden olan durumların teşhisinde kullanılan bir diğer yöntem de biyopsidir. Bu yöntemde tükürük bezlerinden bir örnek alınır. Açık biyopsidense daha çok ince iğne aspirasyon biyopsisi tercih edilir. İnce iğne aspirasyon biyopsisinde bir iğne ile tükürük bezlerinden ultrason eşliğinde (bazen direkt olarak) bir doku parçası alınır ve bu parça mikroskop altında incelenir.  

Tükürük Bezi Şişmesi Tedavisi

Tükürük bezinde şişmeye birçok farklı hastalık neden olabilmekte ve tedavide farklı branşlardan (KBB, romatoloji, ağız ve çene cerrahisi) hekimler görev alabilmektedir. Bezlerdeki büyümenin tedavisi bu büyemeye neden olan hastalığa göre değişiklik göstermektedir.

  • Tükürük bezlerinde taş görülmesi durumunda çeşitli tedavilere başvurulabilmektedir. Küçük taşlar için genellikle sıvı alımının arttırılması ve iltihap kesici ilaçlar ile tedavi edilirler. Ayrıca bazı uzmanlar özel bir masaj ile taşı çıkarabilir. Bazı durumlarda aynı böbrek taşlarında olduğu gibi şok dalgalarıyla (ESWT) taşın parçalanması tercih edilebilir. Sialoendoskopi tükürük kanalarına yapılan endoskopidir. Bu yöntem ile de tükürük taşlarını uzaklaştırılabilmektedir. Tedavide en son basamak cerrahidir.
  • Tükürük bezinin bakteriyel enfeksiyonlarında tedavide antibiyotiklere ve ağrı kesicilere yer verilir. Tedaviye yanıt alınamayan durumlarda kültür alınması gerekebilir. Böyle durumlarda kültür sonucuna göre etkene uygun olan (etkenin dirençli olmadığı) başka bir antibiyotiğe geçilir. Aynı tükürük bezinde tekrarlayan enfeksiyonların görülmesi durumunda o bezin cerrahi olarak uzaklaştırılması gerekebilmektedir.
  • Tükürük bezinin iyi huylu tümörlerinde tedavide cerrahi olarak çıkarma tercih edilir. Parotis bezinin yüz sinirine yakınlığı nedeniyle cerrahi işlemler titizlikle yapılır. Yüzeysel veya total parotidektomi tercih edilen cerrahi yöntemlerdir.
  • Kötü huylu tükürük bezi tümörlerinde kanserli bezle birlikte boyundaki lenf nodları da sıklıkla çıkarılır. Tedavide cerrahiye ek olarak radyoterapi ve daha nadir de olsa kemoterapi de verilebilmektedir.  Tedavinin başarısında cerrahi işlemin başarısı, radyoterapi ve kemoterapiye verilen yanıt ve teşhisin erken konulması rol oynar.
  • Tükürük bezlerinin viral enfeksiyonları nedeniyle de bu bezlerde büyüme görülebilmektedir. Tükürük bezlerinde en sık enfeksiyon etkeni paramiksovirüsler ailesinin bir bireyi olan kabakulak virüsüdür. Gelişmiş ülkelerde aşı yaygın olarak uygulandığı için vaka sayısı azdır. Kabakulak virüsünün neden olduğu enfeksiyonlarda verilen tedavi destek tedavisidir. Ağrılı olan bölgeye soğuk uygulama, tuzlu su ile gargara, yumuşak gıdalarla beslenme ve fazla sıvı tüketimi belirtilerin şiddetini azaltır.

Tükürük Bezi Şişmesi Tedavi Edilmezse

Tükürük bezinde şişme birçok farklı durumda görülebilmektedir. Bu şişmeye neden olan hastalık ne olursa olsun eğer tanı ve tedavi gecikirse iyileşme süreci uzar ve komplikasyon gelişme riski artar. 

O bölgedeki bir iltihap kronikleşebilir veya şişmenin nedeni kötü huylu bir tümör ise çevre dokulara ve uzak organlara yayılabilir. Bu nedenle tükürük bezlerinde bir büyüme fark edildiğinde bir doktor başvurusunda bulunulmalıdır.

Tükürük Bezi Şişmesine Ne İyi Gelir?

Tükürük bezinde şişme birçok nedene bağlı gerçekleşebilir. Bu nedenle yapılacak şeyler farklılık gösterebilmektedir. Tükürük bezlerinin fonksiyonu için düzenli bir beslenme ve su tüketimi çok büyük bir önem taşımaktadır. 

Tükürük bezindeki şişmenin nedeni uzun suren susuzluklar veya açlıklar olabilir. Bu nedenle bol su içmek tükürük bezlerindeki bozuklukların birçoğunda önerilmektedir. 

Bazı durumlarda tükürük salgısını artıran ekşi gıdaların (limon gibi) tüketilmesi de doktorunuz tarafından önerilebilir.

Tükürük Bezi Şişmesine Ne İyi Gelmez?

Tükürük bezlerinin düzenli bir şekilde çalışabilmesi için düzenli beslenme çok önemlidir. Aynı şekilde su tüketiminin yeterli olduğundan da emin olunmalıdır. 

Diğer birçok hastalık gibi sigara ve alkol de tükürük bezlerinin fonksiyonlarında bozulmalara ve hatta kansere neden olabilmektedir. Bu nedenle bu tip alışkanlıklardan uzak durulmalıdır.

Tükürük bezlerinin bozuklukları için herhangi bir bitkisel ilaç veya alternatif tedaviye başvurmadan önce mutlaka bir sağlık çalışanından fikir alınmalıdır. Bu tip ilaçlar tedaviye uyumu ve tedavinin etkinliğini izlemeyi zorlaştırmakta ve hatta hastalığın ilerlemesine neden olabilmektedir.

Tükürük Bezi Şişmesi İlaçları

Tükürük bezlerinde büyümeye birçok farklı bozukluk neden olabilir. Verilecek tedavi bu şişmeye neden olan hastalığa göre değişiklik göstermektedir. 

Verilecek ilaçlar şişliği azaltmaya yönelik değil şişmeye neden olan duruma ve belirtilerin rahatlatılmasına yönelik olarak verilir. Bu nedenle her ilaç mutlaka doktor tavsiyesi üzerine alınmalıdır.

  • Tükürük bezlerindeki büyüme sıklıkla ağrılı olmaktadır. Bu nedenle ağrı kesiciler sıklıkla tedavide yer alır. Ağrı kesici olarak steroid türevi olmayan iltihap kesici ilaçlar sıklıkla tercih edilir. Ibuprofen, naproksen, diklofenak gibi etken maddeler sık kullanılan ağrı kesiciler arasındadır.
  • Tükürük salgısının bozulduğu durumlarda tükürük salgısını artırmak için bazı durumlarda siyalagog (tükürük salgısı artırıcı) ilaçlara başvurulur. Bu ilaç grubu ağız ve göz kuruluğu ile karakterize olan Sjögren sendromu hastalarında tercih edilen ilaçlardan biridir. Aynı zamanda göz damlası şeklinde glokom gibi çeşitli göz hastalıklarında da kullanılmaktadır.
  • Tükürük bezinin bakteriyel enfeksiyonlarında sıklıkla tedavide antibiyotiklere yer verilir. En sık etken stafilokok türü bakterilerdir. Genellikle kültür yapılmadan en olası etkenlere karşı etkili olan antibiyotiklere başlanır. Amoksisilin-klavulanik asit, klindamisin ve sefalosproinler tedavide tercih edilen antibiyotiklerdendir.

Çocuklarda ve Bebeklerde Tükürük Bezi Şişmesi

Çocuklarda da aynı yetişkinlerde olduğu gibi tükürük bezini ilgilendiren birçok bozukluk görülebilmektedir. En sık görülen tükürük bezi bozukluklarından biri de kabakulak virüsünün neden olduğu viral enfeksiyondur. 

Bu enfeksiyonda ateş ve tükürük bezinde büyüme en sık görülen belirtilerdendir. Tükürük bezlerindeki büyüme diğer birçok bozukluğun aksine yüzün her iki yanında birlikte görülebilmektedir. 

Tanı daha çok klinik olarak koysa da bazen ileri testlere (antikor testleri gibi) de başvurulabilmektedir. Hastalık çok büyük bir oranda kendi kendine iyileşir. Verilen tedavi şikayetlerin azaltılmasına yöneliktir. 

Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da tükürük bezinin bakteriyel enfeksiyonları görülebilmektedir. Bakteriyel enfeksiyonlar sırasında veya sonrasında tükürük bezlerinde taş gelişimi de gerçekleşebilmektedir. 

Bakteriyel tükürük bezi enfeksiyonlarının tedavisinde ağrı kesici-ateş düşürücülerin yanında antibiyotiklere de yer verilir. Verilecek olan antibiyotik çocuğun yaş ve kilosuna, genel durumuna ve etkenin türüne bağlı olarak değiştiği için mutlaka doktor tavsiyesi üzerine kullanılmalıdır. 

Bazı çocuklarda tekrarlayan tükürük bezi iltihapları görülebilmektedir. Böyle durumlarda juvenil rekürren parotit adı verilen bozukluktan şüphelenilir. Bu hastalıkta şişme öğünlerden bağımsız ve genellikle tek taraflıdır. 

Ateş görülebilmekte ve şişliğin olduğu bölge kızarabilmektedir. Şişlik genelde 1-2 gün arasında sürse de bazı olgularda haftalar sürebilmektedir. Bu hastalık genellikle kendi kendini sınırlar ve ergenlikten sonra alevlenmeler sonlanır.

Tükürük bezlerinin yetişkinlerde görülen diğer bozuklukları (kötü huylu tümörler, Sjögren sendromu, taş) çocuklarda nadir olarak izlenmektedir.

Tükürük Bezi Şişmesi için Hangi Doktora Gidilir?

Tükürük bezlerinin bozukluklarıyla farklı bölümlere başvurular yapılabilmektedir. Sıklıkla hastanın yaşı, hastanın genel durumu ve belirtilerin şiddetine göre aile hekimlerine, çocuk hastalıkları uzmanlarına, acil servislere ve Kulak-Burun-Boğaz bölümüne başvuru yapılmaktadır. 

KBB bölümü tükürük bezi bozukluklarının ayırıcı tanısı, medikal tedavi ve gerekirse cerrahi müdahaleleri ile ilgilenen temel bölümdür. 

Ayrıca tükürük bezlerinin tutulduğu bazı romatizmal hastalıklarda (Sjögren sendromu gibi) iç hastalıklarının bir yan dalı olan romatoloji bölüm görev almaktadır.

Tükürük bezi bozukluklarında farklı belirtiler izlenebilmektedir. Boyunda, çene bölgesinde ve ağız içinde bir süredir var olan bir şişlik, ateş, genel durumda bozukluk, konuşma ve beslenmede güçlük ve şiddetli ağrı gibi durumlarda bu bölümlere başvurulmalıdır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
2
1
Makeleyi Paylaşın

Tükürük bezi şişmesi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Kabakulak Aşısı Ne Zaman Yapılır?

Kabakulak aşısı güçsüzleştirilmiş canlı virüslerle yapılır. Aşı kızamık,kızamıkçık ve kabakulak hastalıklarının üçünü birden kapsar. Koldan cilt altı olarak yapılır. Bu aşı 12. ay (1 yaş) ve ilkokul 1.sınıfta olmak üzere rutinde 2 kez uygulanır. Aşının bir önceki dozuna karşı ağır alerjik reaksiyon gelişimi ve kanser tedavisi-kortizon içerikli ilaç kullanımı gibi bağışıklığın baskılandığı durumlarda bu aşı uygulanmaz. Yumurta alerjisi KKK aşısı için bir engel teşkil etmez.

Dr. Alp Berk Atabek

Yetişkinler Kabakulak Olur Mu?

Kabakulak daha çok çocuklarda görülen viral bir hastalıktır. Erişkinlerde nadiren olarak görülen bu enfeksiyonda komplikasyon gelişim riski ve belirtilerin şiddeti çocuklara kıyasla erişkinlerde çok daha yüksektir. Kabakulak enfeksiyonunun komplikasyonları arasında menenjit, orşit (testis iltihabı), mastit (meme iltihabı), parotis (tükürük bezi iltihabı), pankreatit (pankreas iltihabı) ve sağırlık yer alır. 

Dr. Alp Berk Atabek