Trigeminal Nevralji

Trigeminal nevralji yüzde kas kasılmaları ve ağrılar ile seyreden nörolojik bir rahatsızlık olup; tedavisi için, ilaç tedavisi, cerrahi tedavi ya da radyocerrahi yöntemleri uygulanabilir.

Trigeminal Nevralji Nedir?

Trigeminal nevralji yüzyıllardır bilinen ve nedeni henüz tam anlaşılamamış bir hastalıktır. Ciddi ve şiddetli ağrılar sırasında yüzün hep aynı yerinde görülen kas kasılmaları nedeniyle “ağrılı tik” olarak da bilinmektedir. Nevralji sinir grubunda meydana gelen ağrılar olarak bilinir, trigeminal nevralji ise trigeminal sinirin bir grubunda şiddetli ağrılar görülmesidir. Trigeminal nevralji ilerleyen yaşlarda trigeminal sinirin maruz kaldığı çeşitli etkenler sonucu meydana geldiğinden çocuklarda görülme ihtimali çok düşüktür.

Trigeminal nevraljinin klinik özelliklerine göre 3 grupta incelenir:

  • Birinci tip idiopatik trigeminal nevraljide ağrının uyaranı tespit edilemez. Vakalardan bazılarında hastalığın etkeni bulunup ortadan kaldırılsa bile bu tip nevralji görülmeye devam edebilir. Ancak bu şekilde bir uyaran bulunamaması idiopatik trigeminal nevralji için karakteristik bir bulgudur.
  • İkinci tip semptomatik trigeminal nevraljide hastalık herhangi bir enfeksiyonla ilgilidir. Pulpitis, 20 yaş dişi çekimi, sinüzit ve bazı temporomandibular eklem hastalıkları gibi durumlar ağrı krizlerine neden olabilir.
  • Üçüncü tip atipik trigeminal nevraljide yüz bölgesinde iyi tarif edilemeyen ve krizler şeklinde gelmeyip daimi olan ağrılar vardır. Bu ağrılar özellikle yanak ve boyun bölgesinde yoğunlaşır. Bu gruptaki hastaların büyük bölümü genç ve orta yaşlı kadınlardır.

Trigeminal Nevralji Belirtileri

Trigeminal nevraljinin karakteristik bulgusu; şiddetli ve ani başlayan ağrılardır. Hasta ağrıları şimşek çakar tarzda ağrılar olarak tarif eder. Ağrılar belirli aralıklarla şiddetli şekilde görülür. Başlangıçta görülen ağrılar hafiftir. Yıllar geçtikçe atakların şiddeti artar ve aralıklar kısalır. Hastayı ağrıdan çok ağrıyı beklemek ve ne zaman geleceğini bilmemek rahatsız eder. Ağrılar birkaç saniye veya birkaç dakika sürebilir. Ağrıların şiddetinden dolayı delirten hastalık olarak da tabir edilmektedir.

Ağrılar paroksismal yani ani ve geçici krizler şeklindedir. Ağrılar keskin saplanma şeklinde, elektrik çarpması benzeri ve yanma şeklinde tanımlanır. Ağrılar dayanılmaz nöbetler şeklindedir. Bu nöbetleri takiben çoğu kez hastanın ağrılı duyular hissetmediği veya diğer belirtilerin söz konusu olmadığı 2-3 dakikalık bir rahatlatıcı devre vardır.

Trigeminal nevraljideki bu tipik ağrı krizleri 3 safha gösterirler:

  • 1. safha, duyusal olup belirtilen tipik özellikleri gösterir.
  • 2. safha, sinirsel kontrolün etkilenmesidir. Tamamen irade dışında gerçekleşen yüz ürpermeleri ve kas kasılmaları gibi durumlar ortaya çıkar.
  • 3. safha, tüm sinirler etkilenir, istemsiz göz yaşarmaları, burun akması, tükürük miktarı artması gibi durumlar ortaya çıkar.

Genellikle yüzün tek bir yarısı (özellikle yüzün alt yarısı) etkilenir. Ağrı trigeminal sinirin dağıldığı bölgelerde görülür. Bu bölge yüzün sol alt kısmıdır.

Yüzün herhangi bir bölgesinde veya ağız içinde görülen tetik noktasının uyarılmasıyla ağrı başlayabilir. Bu uyarılma yüzü ilgilendiren tıraş olma, yüz yıkama, diş fırçalama, esneme gibi gündelik basit işlemler sonucunda meydana gelebilir.

Trigeminal nevraljide yüzde uyuşukluk, güç kaybı, kornea da refleks kaybı, tat alma bozukluğu, koku alma bozukluğu gibi bulgular görülmez.

Trigeminal Nevralji Nedenleri Nelerdir?

Trigeminal nevraljinin beyin sapının geri dönüşümlü değişikliklerinden kaynaklandığı ve hastalıkla alakalı olan trigeminal sinirin seyri sırasında karşılaştığı hafif bir basınçtan kaynaklandığı düşünülmektedir.

Trigeminal nevralji, trigeminal sinir boyunca herhangi bir yerde belirli sayıda sinir lifinde oluşan bölgesel demiyelinizasyon ile de açıklanabilir. Demiyelinizasyon yaşlanmanın normal bir hadisesi olmakla birlikte uzun süreli hafif bir sinir baskısında dahi meydana gelen değişiklikler ile tanımlanabilir.

Aynı zamanda bu bölgeye yapılan cerrahi müdahaleler esnasında trigeminal sinirin gördüğü hasarlar sonucunda da bu hastalık tablosu görülebilmektedir.

Tüm bu teorilerden en doğru kabul edilen teori, ağrıların nedeninin damarların sinir üzerinde yaptığı baskılar sonucu oluştuğu düşüncesidir.

Trigeminal Nevralji Teşhisi

Trigeminal nevralji tanısı koyulurken hastanın anlattığı şikayetler dikkatlice dinlenilmelidir. Hastanın tetik noktalarından bahsetmesi, bu noktaların uyarılmasıyla ağrının başladığını dile getirmesi trigeminal nevralji için kıymetli bulgulardan biridir. Trigeminal nevralji için ayırıcı bulgu ise yüzün tek tarafında yaşanan ağrıdır. Bu ağrı özellikle yüzün alt bölgesinde görülür.

Trigeminal nevralji ağrıları; fasiyal ağrı sendromları, glossofarengeal nevralji, post-herpetik nevralji, sluder nevralji, temporomandibular eklem hastalığı, vasküler baş ağrısı, diş ağrısı, göz ve sinüs kaynaklı ağrılar, gerilim baş ağrılarını taklit edebilir.

Trigeminal nevralji tanısı konulmadan önce ağrının o bölgedeki başka bir oluşum veya hastalıktan oluşup oluşmadığı dikkatlice araştırılmalıdır. Bu amaçla nöroradyolojik tetkikler kullanılabilir.

Trigeminal Nevralji Tedavisi

Hastalığın trigeminal sinir tutulmasına bağlı olduğu 19. yüzyılın sonlarına kadar anlaşılamamıştır. Bu tarihe kadar tedavi amacıyla fasiyal sinir kesilmiştir. Ancak bundan sonra tedavide mantıklı yaklaşımlar başlamıştır.

Trigeminal nevralji tedavisinin güncel yaklaşımında öncelikli olarak ilaç tedavileri denenmelidir. Yeterli ağrı kontrolü sağlanamaması durumunda diğer yöntemler tercih edilmelidir. İlaç tedavileri bir doktor gözetiminde, uygun dozda sürdürülmelidir.

Hastanın ağrısı kontrol altına alınamıyorsa ve hasta bu durumdan psikolojik olarak olumsuz etkileniyorsa, doktor hastayı mutlaka bir psikiyatri servisine yönlendirmeli, hasta profesyonel bir yardım almalıdır. Psikiyatri uzmanı bu problemi psikoterapiyle çözebileceği gibi uygun gördüğünde ilaç tedavisine de başlayabilir.

Hipnoz yöntemiyle bu hastalığın tedavi edilip edilemeyeceği konusundaki araştırmalar devam etmektedir.

Hastalığın tedavisi için çeşitli ameliyat uygulamaları yaygın olarak kullanılmaktadır.

Trigeminal Nevralji Tedavi Edilmezse

Trigeminal nevraljide en ufak bir dokunuş bile ağrının gelmesine neden olabileceğinden, hastalık kontrol altına alınmalı ve hastanın normal yaşamını sürdürebilmesi için tedavisiz bırakılmamalıdır. Trigeminal nevralji tedavi edilmediği takdirde hasta ağrının ne zaman geleceği, ne ile uyarılacağını bilmediği için sosyal yaşamı tedirginlik içinde geçer. Bu durum uzun vadede hastanın kendini sosyal yaşamdan soyutlamasına, psikolojik problemlere ve intiharlara neden olabilir. Bu yüzden trigeminal nevralji tanısı almış bir hasta mutlaka bir psikiyatri uzmanı tarafından da incelenmeli, gerek görüldüğü takdirde ilaç tedavisi uygulanmalıdır.

Trigeminal Nevraljiye Ne İyi Gelir?

Trigeminal nevralji birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabildiğinden hastanın ağrının ne ile tetiklendiğini bilmesi çok önemlidir.

Örneğin esneme ile ağrının geldiğini bilen bir hasta bu konuda dikkat etmelidir. Tıraş olma sonrasında ağrının geldiğini söyleyen bir hasta ise bu konuda dikkat etmelidir. Gülme sırasında ağrının geldiğini bilen bir hasta ise bu konuda dikkat etmelidir.

Hasta yüzünü etkileyebilecek aşırı sıcak veya aşırı soğuk etkilerden korumalıdır.

Doktora muayene olacaksa, hastalığı hakkında hekimi bilgilendirmeli ve ağız içine yapılabilecek bir uygulamayla ağrı atağının gelebileceğini bilmelidir.

Aynı zamanda hasta psikolojik olarak da durgun bir yaşam sürmelidir. Ani duygusal değişimler ağrının başlamasında rol oynayabilir.

Trigeminal Nevraljiye Ne İyi Gelmez?

Trigeminal nevraljiye soğuk hava, yüzün aşırı hareketine neden olan hareketler, tıraş olma gibi ağrı uyarıcı hareketler iyi gelmez.

Uyarıcı hareketlerden uzak durmak ya da dikkatli olmak gerekir.

Trigeminal Nevralji Ameliyatı

  • Periferik norektomiler: Trigeminal sinirin etkilenen dalının kesilmesi ve ayrılması işlemlerini içerir. Alkol enjeksiyonuna göre daha uzun süre ağrı kontrolü sağlar. Periferik norektomilerin etkinlik süresi 24-36 ay arasında değişmektedir. Uygulama duyu kaybına neden olur. Duyu hissinin geri dönmesiyle ağrılar da geri dönecektir.
  • Subtemporal retrogasserian norotomi: Sinirlerin kesilmesini içeren bir uygulamadır. Sensitif lifler kesilirken motor liflerin korunması amaçlanır. Ağrı kontrolünde her zaman başarılı olamaması ve %1-3 oranında ölümlere neden olmasından dolayı çok tercih edilen bir yöntem değildir.
  • Suboksipital retrogasserian norotomi: Trigeminal sinirin duyu liflerinin kısmen veya tamamen kesilmesiyle ağrı kontrolü sağlanmaya çalışılır. Bu yöntemin en büyük üstünlüğü motor sinirlerin kolaylıkla korunabilmesidir.
  • Trigeminal traktotomi: Trigeminal traktusa cerrahi kesiler yapılması işlemidir. Başarı oranı az ve işlem sonrası görülen problem oranı yüksektir.
  • Perkutanoz trigeminal radyofrekans termokoagülasyon: Diğer uygulamalara göre daha kontrollü bir yöntemdir. Sadece duyu liflerine etki eder. Ölüm riski çok düşüktür. Yöntemin kolay uygulanabilmesi, genel anesteziye ihtiyaç duyulmaması, hastanede kalma süresinin kısa olması gibi avantajları vardır.
  • Mikrovasküler dekompresyon: Trigeminal nevraljinin oluşumunda bir damarın bu sinir üzerinde baskı yaptığı düşünülüyorsa bu yöntem uygulanır. Bu yöntem riskli olduğundan çok fazla tercih edilmez. Ağrı kontrolünde etkinliği düşüktür ancak radyofrekans jeneratörü gibi pahalı işlemlere göre ekonomiktir.
  • Trigeminal sinire alkol blokajı: Sinirin etkilenen kısmına alkol enjeksiyonu uygulanması yöntemidir. Bu yöntem klinik şartlarında uygulanmalıdır. Gerekli olduğu durumlarda tekrarlanabilir bir yöntemdir. Bu uygulama ortalama 12 ay boyunca ağrıların blokajını sağlar. Dezavantajı uygulanan bölgede geçici duyu kaybı ve uyuşma hissine neden olmasıdır. Bu uygulama çiğneme kaslarında da güçsüzlüğe neden olabilir. Tüm bu durumlar geçicidir. Duyu hissinin geri dönmesiyle ağrılar da geri dönecektir.
  • Radiocerrahi: Yüksek enerjili radyasyonun trigeminal sinire odaklanmasıyla yapılmaktadır. Etkisi ve işlem sonrası oluşabilecek problemler henüz netleşmemiştir.

Tüm bu yöntemlerden hangisinin uygulanacağını etkin ağrı kontrolü, ölüm oranları gibi faktörler göz önünde bulundurularak seçilmelidir.

Trigeminal Nevralji İlaçları

Hastalığın ilaçla tedavisinde ağrılar epilepsi nöbetlerinde olduğu gibi nöbetler halinde geldiğinden, epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar fenitoin, karbamazepin gibi antiepileptik ilaçlardır. Bu ilaçlar uzun süreli tedavide başarısızdır. Uygun doz ayarlaması hekim tarafından yüksek dozda başlanıp zamanla dozların düşürülerek hastanın hangi dozda kontrolden çıktığını görerek belirlenir. Aynı zamanda deride alerjik reaksiyonlar, iştahsızlık, mide bulantısı, kusma, vertigo, baş ağrısı, baş dönmesi, görme bozuklukları, uyku hali, ağız kuruluğu gibi yan etkileri vardır.

Ayrıca baklofen, klonozepam, gabapentin, sodyum valproat ve klorfenazin gibi ilaçlar da kullanılabilir. Bu ilaçlar her ne kadar kullanılmaya başlanılan ilk zamanlarda ağrı kontrolünde etkili olsalar bile zamanla etkilerini kaybederler ve cerrahi müdahaleye gerek duyulur.

Genel olarak ağrı kesicilerin trigeminal nevralji tedavisinde yeri yoktur.

Tüm bu ilaçlar tedavide kullanılmakla birlikte mutlaka bir doktor gözetiminde kullanılmalı, uygun doz doktor tarafından belirlenmeli ve doktor uygun gördüğü zaman ilaç kullanımına son verilmelidir.

Hamilelikte Trigeminal Nevralji

Trigeminal nevraljinin hamilelik ile birlikte ortaya çıktığı vaka sayısı yok denilebilecek kadar az olduğundan, hastalığın kaynağının hamilelik olduğu düşünülmemektedir. Ancak orta yaşlı kadınlarda görülme sıklığının çok fazla olduğu unutulmamalıdır.

Eğer hasta hamilelik öncesinde trigeminal nevralji tanısı almışsa ve bu konuda ilaç tedavisi sürmekte ise, bir kadın doğum uzmanına danışmadan ilaçları kullanmaya devam etmemelidir.

Trigeminal Nevralji için Hangi Doktora Gidilir?

Trigeminal nevralji tedavisi multidisipliner yani farkı uzmanların bir arada çalışması şeklinde yürütülür. Hastalık sinir ile alakalı olduğu için ilk olarak Nöroloji bölümüne gidilmelidir. Hastalığın tanısı açısından diş hekimliğinin Oral Diagnoz ve Radyoloji bölümü, tedavinin yürütülmesi açısından Ağız, Diş ve Çene cerrahisi bölümlerinin de ilgi alanına girer. Hastalığın neden olacağı psikolojik problemler açısından tıp bilimi olan Psikiyatri devreye girer.

Makaleyi faydalı buldun mu?
2
0
Makeleyi Paylaşın