evim.com

Diş Ağrısı Belirtileri

Diş ağrısı, çeşitli nedenlere bağlı olarak dişte ya da diş etrafındaki dokularda meydana gelen ağrı hissidir. Toplumda genellikle 20'lik diş ağrısı şikayetleri görülmektedir.

Diş Ağrısı Nedir?

Toplumda her yaş grubunu etkileyen, yaygın olarak görülen; sızlama, zonklama gibi birçok durumla karakterize, ağız içi fonksiyonun yetersizliğine sebep olan bir ağrıdır. Çürük, enfeksiyon, parafonksiyonel hareketler (fonksiyon dışı kuvvetler) gibi birçok faktör diş ağrısının oluşumunda etkilidir.

Diş Ağrısı Belirtileri

Ağrı başlı başına bir hastalığın belirtisi olduğundan, diş ağrısında genellikle ağrının şekline ve şiddetine bakılır. Örneğin; üst çeneyi kaplayan bütün dişlerde diş etleriyle birlikte kaşınma ve ağrı mevcutsa bu genellikle soğuk algınlığından dolayı, sinüslerle bağlantılı bir durumdur. Geceleri uykudan uyandıran, zonklayıcı bir ağrı varsa pulpa dokusu enfekte olmuş demektir.

Kulağa kadar devam eden ağrılar genelde çene eklemi ya da parotis bezi (anatomik olarak kulağın ön alt bölümünde bulunan tükürük bezi) ile ilgilidir.

Diş ağrısının belirtilerine göre; bulunduğu bölge ya da ağrının şekli, hastalığın derecesini ve tedavi yöntemini belirlemede en önemli kriterlerdendir.

Diş Ağrısı Nedenleri Nelerdir?

Ağız içinde meydana gelen diş ve çevre dokuları kapsayan her ağrının kaynağı yalnızca diş değildir.

Öncelikle ağrının kaynağının ayrımı iyi bir şekilde yapılmalıdır. Dişin mine, dentin ya da pulpa dokusuyla alakalı olabileceği gibi, ağrının sebebi dişe komşu yumuşak yapılar ya da çene eklemi gibi farklı bölgelerden de kaynaklanıyor olabilir. Bu durumun doğru tespiti için hasta mutlaka bir diş hekimine görünmelidir.

Diş ağrının nedenleri arasında birçok faktör sıralanabilir.

Bu faktörler şu şekildedir:

Protetik tedavi sonrası diş ağrısı

Parsiyel protezlerde, (hastanın ağzında belirli bölgelerde diş bulunup, kalan dişsiz sahalara hareketli protez yapılan, protez tipi) dişler takıldıktan sonra protezin destek aldığı dişe kuvvet dengeli bir şekilde iletilemediyse, bu destek alınan diş zamanla üstüne gelen fonksiyon dışı kuvvetlere karşı koyamaz. Dişte mobilite (dişin sallanması) ve buna bağlı ağrılar oluşur. Eğer hasta geçici protez taktırdıktan sonra, protez ayaklarında bir ağrı hissediyorsa en kısa zamanda uzman bir diş hekimine başvurmalıdır. İlerleyen zamanlarda dişini kaybeder.

Köprü ya da kuron gibi sabit protezlerde (sert doku miktarının büyük kısmını yitirmiş tek bir dişe yapılan kaplama) yapımı sonrası dişlerde hassasiyete bağlı ağrı görülme ihtimali çok yüksektir. Sabit protezlerde tedavi ilgili dişin boyutlarının uygun anatomik formlarda küçültülmesi ve üstüne aynı diş ya da diş gruplarından yapılması esasına dayanır.

Burada dişte ağrı olmasına sebebiyet verecek iki önemli husus söz konusudur.

  • Kesilen dişten fazla miktarda doku kaybı yapılırsa, dişin pulpası (dişin beslenmesini sağlayan sinir dokusu) açığa çıkar. Bu durum direk kesim aşamasında olursa diş ağrısı daha fazla artmadan hemen kanal tedavisi yapılıp ağrı ortadan kaldırılır. Fakat pulpanın açığa çıkması köprü ya da kuron takıldıktan sonra çıkarsa hastada köprünün altında ortaya çıkan çok şiddetli ağrılar oluşur. Hastayı gece uykusundan uyandıran, yemek yeme ya da soğuk sıcak içecek tüketmede bile çok hassaslaşan bir diş ağrısı tablosu ortaya çıkar.
  • Diğer bir durumsa sabit protez yapıştırılırken ortaya çıkabilir. Protezin dişe yapıştırılması esnasında çok iyi bir sıkıştırma olmalıdır. Diş eti ile diş arasında boşluk kalmaması gerekir. Olası bir boşluk kalması durumunda, araya girecek gıda artıkları burada birikecektir. Bu da uzun yıllar sonra dişlerde ve diş etlerinde ciddi ağrılara, inflamatuar (anatomik bir yapının enfekte olması) durumlara sebep olur.

Çürük oluşumuna bağlı diş ağrısı

Çürük ağız ortamında bir ya da birçok dişte aynı anda görülebilen, dişin mineralize yapısını kaybetmesi olayıdır. Her yaş grubunda ve her dişte görülebilen bir durumdur. Oral hijyeni kötü olan hastalarda başlama ve devam etme olasılığı yüksektir. Çürük genel olarak dişin oklüzal yüzeyindeki pit ve fissürlerde (dişlerin çiğneme yüzeylerindeki girintili çıkıntılı alanlar) başlar. İlerleyerek dişin diğer tabakalarına doğru ulaşır. Çürüğün ilerleyip ağrı oluşturmasına izin vermeden tedavinin yapılması gerekir.

Çok derin çürükler dişin pulpasına kadar uzanıp burada sinirleri tahrip ederler. Bunun sonucunda çok şiddetli diş ağrıları ortaya çıkar. Zonklayıcı, başa ve kulağa vuran ağrılar oluşur. Diş köküne kadar iltihaptan dolayı dişlerde apse oluşumu gözlenebilir. Bu ağrılı durumun önüne geçebilmek için hastan çürük oluşumunu fark eder etmez diş hekimine gitmelidir.

Gömülü dişlere bağlı diş ağrısı

En sık gömülü kalan dişler alt çene 20’lik dişleridir. Fakat diğer dişlerde de gömülü kalma durumu görülebilmektedir.

Diğer gömük dişler sırasıyla şu şekildedir:

  • Maksiller üçüncü molar (üst çene 20 yaş dişi)
  • Maksiller kanin (üst çene köpek dişi)
  • Mandibular premolar (alt çene küçük azı dişleri)
  • Maksiller premolar (üst çene azı küçük dişleri)
  • İkinci molar dişer (alt ve üst çene azı dişleri)

Süt dişlerinde gömük diş görülme ihtimali çok düşüktür.

20 yaş dişlerin bulunduğu alanlarda herhangi bir patolojik durumla ilişkisi olmayan ağrılar oluşabilir. % 1-2 oranında gömülü dişlerin nedenlerinden biri bu tariflenemeyen ağrılardır. Eğer ağrının nedeni bu çekimi yapılan gömülü diş değilse çekim sonrasında problemin geçmeme ihtimali, ağrının devam etme ihtimali vardır.

Diş çekimi ve gömülü diş çekimi sonrası oluşabilecek ağrılar

Oldukça düşük bir oranda da olsa diş çekimi esnasında bölgede enfeksiyon oluşabilir. Genelde enfeksiyon oluşma sebebi derinin altında bırakılan debrislerdir (birikinti). Bu durum çekimin yapıldığı bölgelerde ağrıya sebep olur.

Diğer bir ağrı oluşum sebebi ise dişin kırılmasıdır. Eğer dişin kökü kırılır ve çıkartılamazsa, bu kök 3 mm’den büyük ve enfekte bir kökse hastada postoperatif ağrılara sebep olur.

Gömülü 20’ lik yaş dişi çekimi sonrası alveolar osteitis (çekim bölgesinde oluşan pıhtının granulasyon dokusu ile yer değiştirmeden önce parçalanması) görülme insidansı %3-25 arası değişir. Çekimden üç gün sonra yaygın bir ağrı ve kötü ağız kokusu ortaya çıkar.

Diş ağrısı için hangi doktor ve hangi bölüme, ne zaman gidilmeli?

Diş ağrısı toplumun her kesiminde ve her yaş grubunda yaygın olarak görülen bir durumdur. Hastalığın net tanısını koyabilmek için, diş ağrısı problemi yaşayanların öncelikli olarak başvurmaları gereken bölüm Oral Diagnoz ve Patoloji bölümüdür. Burada ilk muayene yapıldıktan ve röntgen sonuçları da incelendikten sonra hasta ağrının kaynağına göre ilgili uzman hekime yönlendirilir.

Ağrının sebebi diş etleri ya da dişe komşu olan diğer yumuşak yapılarsa hasta Periodontoloji bölümüne sevk edilir.

Diş ağrısının sebebi dişteki çürük ise; çürüğün yayılımına ve ilerlemesine göre hasta Restoratif Diş Hekimliği ya da kanal tedavisi için Endodonti Bölümü’ne yönlendirilir.

Gömülü 20 yaş dişi ya da diğer gömülü dişlere bağlı bir ağrı mevcutsa hasta Ağız ve Çene Cerrahisi bölümüne yönlendirilmelidir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Diş ağrısı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

20’lik diş ağrısı, ağrının şiddetine ve ilgili dişin ağızdaki konumuna göre farklı farklı özellikler gösterir. Genellikle dişin çekimi yapılmadan ağrının geçmesi pek olası bir durum değildir. Ağrı kısa süreliğine geçse bile daha sonra tekrardan meydana gelecektir.

Sabit protez denilen kaplama köprü ve kuronlar yapılırken altındaki diş belirli ölçülerde kesilir. Bu kesim sonucunda dişin pulpasına yani sinirlerinin olduğu bölgeye yaklaşılır. Bu durum dişte sızı şeklinde ciddi ağrılara sebep olabilir. Kaplama yapıldıktan sonra 2 hafta 1 ay kadar daha sızı devam edebilir fakat azalmayan ve gitgide artan bir ağrı varsa hasta hekime başvurmalıdır.

Özellikle üst çenede çürük kaynaklı diş ağrılarında, enfekte durum yüzün farklı bölümlerine kadar yansıyabilir. Bruksizim gibi parafonksiyonel durumlarda çene eklemlerine fazla ve orantısız kuvvet uygulanır. Bu durumda çene kasları hasar görür ve bu ağrı kulağa, boyna ve başa yansır.