Mol Gebelik

Anne karnında bulunan bebeğin gelişimini tam olarak tamamlayamaması durumu olan Mol Gebelikte, gebelik kürtaj ile sonlandırılır.

Mol Gebelik Nedir? 

Normal bir doğumun gerçekleşebilmesi için, anneden gelen genetik bilgilerle babadan gelen genetik bilgilerin bir düzen içerisinde, eksiksiz olması gerekmektedir. Mol gebelikte, anne karnındaki bebeğin oluşabilmesi için hem anneden hem babadan gelen genetik bilgilerden herhangi birinde yaşanan sıkıntı sonucu, anne karnındaki bebeğin normal gelişimi tamamlanamaz

Normal Gebelik Nasıl Olur?

Vücudumuzda toplamda 46 tane kromozom bulunmaktadır ve bu kromozomların yarısı anneden, geri kalan yarısı ise babadan gelir. Kadınların kromozom yapısı 46XX iken, erkeklerin kromozom yapısı 46XY’dir. 

Normal bir erkek çocuğunun doğması için, anneden sahip olduğu kromozomun yarısı olan 23X ve babadan da sahip olduğu kromozomun yarısı olan 23Y kromozomu çiftleşerek 46XY yapısını oluşturur. 

Normal bir kız çocuğunun doğması için, anneden sahip olduğu kromozomun yarısı olan 23X ve babadan da sahip olduğu kromozomun yarısı olan 23X kromozomu çiftleşerek 46XX yapısını oluşturur. 

Anneden gelen yumurta ile babadan gelen spermin birleşmesiyle 2 hücreli bir yapı oluşur. 2 hücreli yapı kendi sürekli ikiye katlayarak gelişir. 16 hücreli veya daha fazla haline morula adı verilmektedir. Morulaların içinin sıvı dolmasına da blastokist denmektedir. Blastokistlerin çiftleşmenin ortalama 6. gününde annenin rahminin arka duvarına yerleşir. Bebeğin gelişeceği yer burasıdır. 

Beta-hCG Nedir?

Çiftleşmeden sonra, yani 2 hücreli yapı oluştuktan sonra, bu yapı kendini 2’ye katlamaya başlar. 8 hücreli aşamaya geldiğinde ß-hCG hormonu salgılanmaya başlanır. Beta – hCG, hem şeker hem protein yapılıdır. Bu hormon çiftleşmenin ortalama 6. gününde kanda görülürken, 14. günde ise idrarda görülür.

ß-hCG hormonu sadece gebelikte yükselmez, kadınlar ve erkeklerdeki mideyi ilgilendiren tümörlerde de yükselebilir, üreme sistemi ilgilendiren organların tümörlerinde de görülebilir.

Mol gebelik komplet (tam) ve parsiyel (tam olmayan) mol olmak üzere 2’ ye ayrılır.

Komplet Mol: Komplet molün oluşması için birçok farklı senaryo bulunmaktadır. 

Bu senaryolardan en sık görülenleri:

  1. Anneden gelen yumurtanın genetik yapısı 23X olmalıdır. Fakat komplet molün en sık sebebi olan bu senaryoda, anneden gelen yumurtanın içi boştur. Normalde babadan gelen spermin genetik yapısı ya 23X ya da 23Y’dir. Babadan gelen spermde herhangi bir sorun bulunmamaktadır, yani 23X olarak gelen babanın spermi ile annenin boş yumurtası çiftleşir. Doğal olarak, bu çiftleşme sonucunda, 23X’lik bir genetik yapı oluşur. Normalde oluşması gereken yapı 46XX veya 46XY iken, hatalı genetik aktarımdan dolayı 23X’lik bir yapıyla karşılaşırız. 23X’lik yapı kendini ikiye katlar ve 46XX’lik bir yapıya bürünür. 46XX normal bir gebelik için gerekli genetik materyal iken, bu senaryodaki 46XX doğru üretilmiş bir genetik materyal değildir. Çünkü anneden gelen yumurtanın içi boştur. Bu durum, komplet mol hastalarında en sık rastlanılan sorundur.
  2. Bir diğer senaryoda ise, anneden gelen boş yumurta ile babadan gelen 2 farklı sperm birleşir. Dolayısıyla annenin boş yumurtası + 23X + 23X’lik bir durum oluşur. Sonuç olarak yine 46XX’lik bir genetik yapıyla karşı karşıya kalınır. Fakat yine anneden herhangi bir genetik yapı aktarılmadığı için hatalı bir çiftleşme olur.
  3. Bir diğer senaryoda ise, anneden gelen boş yumurta ile babadan gelen 2 farklı sperm birleşir. Dolayısıyla annenin boş yumurtası + 23X + 23Y’lik bir durum oluşur. Sonuç olarak yine 46XY’lik bir genetik yapıyla karşı karşıya kalınır. Fakat yine anneden herhangi bir genetik yapı aktarılmadığı için hatalı bir çiftleşme olur.

Parsiyel Mol: Düzensiz adet görenlerde ve uzun süreli doğum kontrol hapı kullananlarda görülen parsiyel mol için birçok senaryo mevcuttur. 

Bunlardan en sık olanları:

  1. Komplet molden farklı olarak, anneden gelen yumurtanın yapısında herhangi bir sıkıntı yoktur, yani genetik materyal 23X yapısındadır. Fakat babadan sadece bir tane 23X veya 23Y genetik materyali gelmesi gerekirken, en sık görülen bu türde 2 tane 23X kromozomu gelir. Sonuçta anneden gelen 23X ve babadan gelen 2 tane 23X ile 69XXX’lik klinik tabloyla karşılaşılır.
  2. Bir diğer senaryoda ise, anneden gelen normal yumurtada yine herhangi bir sıkıntı yoktur, yani 23X şeklinde gelmektedir. Babadan yine 2 tane genetik materyal gelir ve bu genetik materyaller 23X ve 23Y’dir. Sonuç olarak anneden gelen 23X kromozomu ve babadan gelen 23X ve 23Y kromozomlarının çiftleşmesiyle 69XXY’lik klinik tablo oluşur.
  3. Bir diğer senaryoda ise, anneden gelen normal yumurtada yine herhangi bir sıkıntı yoktur, yani 23X şeklinde gelmektedir. Babadan yine 2 tane genetik materyal gelir ve bu genetik materyaller 23Y ve 23Y’dir. Sonuç olarak anneden gelen 23X kromozomu ve babadan gelen 23Y ve 23Y kromozomlarının çiftleşmesiyle 69XYY’lik klinik tablo oluşur.

Mol Gebelik Belirtileri Nelerdir?

Mol gebeliğin çeşitli belirtileri bulunmaktadır. Bu belirtiler hastalığın evresine göre değişmektedir ve semptomların gelişmesindeki esas faktör ß-hCG hormonundaki değişimlerdir.

  • Vajinal kanama en sık görülen belirtidir
  • Beklenenden daha büyük rahim
  • Gebeliğin 20. Haftasından önce ortaya çıkan tansiyon yüksekliği.
  • Tiroid hormonunun fazla salgılanması. B-hCG hormonunun fazla salgılanması tiroid hormonunun fazla çalışmasına neden olur.
  • Gebeliğe bağlı kusmalar artar. Hiperemezis gravidarum hastalığı adı verilen bu durumda B-hCG hormonunun artmasıyla, kusma arasında bir ilişki vardır.
  • Solunum sıkıntısı

Mol Gebelik Nedenleri Nelerdir? 

Mol gebeliği için çeşitli nedenler bulunmaktadır. Önceden mol gebelik yaşayanlar en yüksek riskli hastalardır. 

  • 40 yaşından sonraki gebeliklerde veya 20 yaşının altındaki gebeliklerde risk 5 – 10 kat artar. Baba yaşı önemsizdir.
  • Düşük sosyoekonomik düzey
  • Asyalılarda daha sık görülür
  • Ailede mol gebelik öyküsü bulunması
  • Annenin A kan grubuna sahip olması
  • A vitamini eksikliği
  • Annenin daha önce doğum yapmamış olması
  • Sigara içimi

Mol Gebelik Teşhisi

Komplet mol hastalığının teşhisinde ultrason eşliğinde rahmin içerisindeki su dolu keseciklerin neden olduğu tipik bal peteği görüntüsüne ek olarak hastadan alınan kanda ß-hCG değerinin oldukça yüksek çıkması tanı koydurur.

Parsiyel mol hastalığının teşhisinde ise, ultrason eşliğinde büyük gebelik kesesi ve kist yapısında gebelik kesesi yapısının görülmesi tanı koydurur. Anne karnındaki bebek, genelde ilk 3 ayda ölürken, nadir olsa da canlı bir şekilde doğabilir. Doğmasına rağmen kromozomları normal değildir ve genelde gelişme geriliği, beyinde su toplaması gibi ek problemlerde doğarlar.

Mol Gebelik Tedavisi

Komplet Mol Tedavisi

Komplet mol hastalığında vakum küretaj isimli işlemle gebelik kesesinin boşaltım işlemi yapılır. Vakum küretaj işleminde, rahim ağzı genişletilir ve yeterince genişledikten sonra rahmi kasmak için “oksitosin” isimli ilaç kullanılır. Hasta ß-hCG takibine alınır.

Parsiyel Mol Tedavisi

Parsiyel mol hastalığında hastanın yaşına ve çocuk isteğine göre en uygun yol seçilmelidir.

Vakum küretaj işlemi en sık kullanılan yöntem olmakla beraber, rahim ağzı genişletilir, rahmin kasılması için oksitosin verilir. Rahim oldukça yumuşak olduğu için yırtılma, kanama, enfeksiyon gibi durumlar meydana gelebilir. Eğer annenin kan grubu Rh (-), babanın kan grubu da Rh (+) ise, anneye coombs testi yapılır. Coombs testinin negatif gelmesi, anneye “anti-D immunglobulin” verilmesinin gerektiği anlamına gelmektedir.

Eğer anne adayının başka çocuk isteği yoksa, 40 yaşından büyükse veya vakum küretaj işlemi yapılırken çok kanaması olursa, hastanın sadece rahmi alınır. Bu işleme histerektomi denmektedir. Bu işlem sonra hasta ß-hCG takibine alınır. Fakat takibe alınamayacak bir hasta veya yüksek risk grubundaki bir hastaysa tek doz kemoterapi verilir. Aktinomisin D isimli kemoterapötik ilaç kullanılır. Aktinomisin veya diğer adıyla Daktinomisin ilacının en sık yan etkisi saç dökülmesidir. Ayrıca bulantı – kusma, enfeksiyon gibi yan etkiler de görülebilir.

Mol Gebelik Tedavisi Sonrası Takip Nasıl Yapılır?

Vakum kürtaj sonrasındaki takip için, ß-hCG değerlerine bakılır. Hastanın haftalık olarak kontrollere gelmesi istenir. ß-hCG değerinin üst üste 3 kez bakılmasına rağmen negatif olması, hastalığın düzeldiğine işarettir. Bu durum ortalama 9 hafta sürer. Sonuçtan bağımsız olarak 6 aylık süre içerisinde hastanın aylık takibi gerekmektedir. Bu şekilde mol gebelik sonrasında hamileliğe izin verilir.

Hastalara takip döneminde korunma yöntemi olarak, doğum kontrol hapları, kondom, doğum kontrol iğneleri önerilir. Yırtılma riskinden dolayı spiral önerilmez.

Mol Gebelik Tedavi Edilmezse

Mol gebelik tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Parsiyel molde genellikle düşük bulguları bulunmaktadır. Tedavi edilmediği takdirde vajinal kanamalarda artış söz konusudur. Aynı zamanda artan tiroid seviyesinin anneye zarar verme ihtimali de bulunmaktadır. Annede solunum sıkıntısı olarak ortaya çıkabilen durumlar söz konusudur. ARDS adı verilen bu hastalık gebelik ve gebelik sonrası sıkıntılar yaratır. Bu yüzden kesinlikle tedavi edilmesi gereken gebelik hastalıklarından biridir.

Mol Gebeliğe Ne İyi Gelir?

Mol gebeliği önlemek için risk faktörlerinden kaçınmak en doğru yaklaşımdır. 40 yaşından sonra veya 20 yaşından önce gebe kalınması mol gebelik riskini arttırdığı için bu yaşlarda gebe kalınmaması önerilir.

Annenin özellikle gebelik döneminde sigara içiyor olması da mol gebelik riskini arttırır. Anne adayının sigarayı kesinlikle bırakması gerekmektedir.

Gebelik öncesi düzensiz adet görenlerde de bu oran arttığı için, adet düzensizliğinin tedavi edilmesi, altta yatan sebebin bulunması gerekmektedir. 

Mol Gebeliğe Ne İyi Gelmez? 

Gebeler, lekelenme tarzı kanamalar, aşırı büyümüş rahim ve gebelikle beraber ortaya çıkan tansiyon yükselmesi gibi durumlarda derhal kadın doğum uzmanına başvurmalıdırlar. Anne adaylarının 40 yaşından sonra gebe kalmaması gerekmektedir. 20 yaşından önce olan gebelikler de riski arttırdığı için mol gebelik hastalığına zemin hazırlar. 

Sigara içmek mol gebelik riskini daha da arttırır.

A vitamininden eksik diyet de mol gebelik riskini arttırır. A vitamininden zengin yiyecekler mango, domates, yeşil bezelye, havuç, bal kabağı gibi yiyeceklerdir. 

Karoten eksikliği de mol gebelik oluşumunun nedenlerindendir. Karotenden zengin besinler havuç, mısır, domates, brokoli gibi yiyeceklerdir.

Mol Gebelik İlaçları 

Mol gebelik tedavisi genellikle vakum küretajdır. Vakum küretaj işlemi yapılırken, anneye oksitosin isimli ilaç verilir ve bu ilaç sayesinde rahmin kasılması sağlanır. Kasılan rahim sayesinde vakum işlemi daha kolay olur.

Vakum işlemi yapıldıktan sonra takip edilemeyecek hastalara veya yüksek riskli hastalara aktinomisin D isimli kemoterapi ilacı verilir. Aktinomisin D ilacının en önemli yan etkileri saç dökülmesi, bulantı – kusma ve iltihap oluşumudur.

Aynı zamanda annenin kan grubu Rh(-), babanın kan grubu Rh(+) ise ve yapılan coombs testi negatif ise anneye bir sonraki doğumda bebeğiyle kan uyuşmazlığı olmasın diye Anti-D İmmünglobulin ilacı verilir.

Mol Gebelik Ameliyatı

Mol gebeliğin tedavisi vakum küretaj iken, 40 yaş üstü, çocuk isteği olmayan gebelerde ve vakum işlemi sırasında çok kanayan gebelere rahmin alınması işlemi olarak bilinen histerektomi yapılır.

Histerektomi'nin çeşitleri bulunmaktadır. Rahim karından çıkarılabildiği gibi, vajinadan da çıkarılabilir. Aynı zamanda laparoskopik bir şekilde de yapılabilir. Laparoskopide karın içine sokulan ince, kameralı bir aletle, iç organlar daha da büyütülmüş bir halde izlenir ve müdahale edilir. 

Bebeklerde Mol Gebelik

Mol hastalığı gebelerde görülen bir hastalıktır ve sonucu genellikle düşük ile biter. Parsiyel molde, nadir de olsa doğum görülebilir. Fakat doğacak olan bebeğin kromozom yapısı olması gerekenden farklıdır. IUGR olarak bilinen, bebeğin gelişme geriliği olarak adlandırılan durum, en sık görülen durumdur. Aynı zamanda bebeklerde, beyinde su toplaması durumu da görülebilir. Yapışık parmak olarak bilinen sindaktili durumu da görülebilir. 

Mol Gebelik için Hangi Doktora Gidilir?

Herhangi bir vajinal kanama olması durumunda, rahmin büyüklüğü normalden büyük olduğu hissedilen durumlarda ve 20. haftadan önce gelişen tansiyon yüksekliği gibi durumlarda mutlaka kadın doğum uzmanına başvurunuz.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Mol gebelik ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Hamile olmayan kadınlarda Beta-hCG değeri ortalama 0 – 10 arasındadır. Gebelerde ise son adet tarihine göre ortalama değerler;

3 haftalık gebelerde; 10 – 50 

4 haftalık gebelerde; 5 – 420

5 haftalık gebelerde; 15 – 7300 

6 haftalık gebelerde; 1000 - 56000

8 haftalık gebelerde; 7500 – 220.000

9 – 12 haftalık gebelerde; 25.000 – 280.000

13 – 16 haftalık gebelerde; 13.000 – 250.000

17 – 25 haftalık gebelerde; 4000 – 160.000

25 – 40 haftalık gebelerde; 3000 – 120.000

Mol gebelerde ise 100.000 üzerine çıkan yüksek b-hCG seviyeleri gözlenir.

Tüp bebeklerde mol gebelik riski ne yazık ki bulunmaktadır. Aynı zamanda tüp bebek tedavisinin çoğul gebelik, erken doğum, düşük doğum ağırlıklı bebek, dış gebelik gibi istenmeyen sonuçları da olabilmektedir. Anne yaşı, daha önce doğum öyküsü, yaşam tarzı gibi durumlar, tüp bebek tedavisinde istenmeyen sonuçlar için birer risk faktörüdür.

Mol gebelik genellikle ilk trimester denilen yani ilk 3 aylık dönemde belli olur. Yapılan ultrason görüntülemesinde, büyük gebelik kesesi, kist yapısındaki gebelik kesesi ve normalden büyük rahim tanı koydurur.

İleri yaşta olmak, başlangıç ß-hCG seviyesinin 100.000’ den fazla olması, uterusun olması gerektiğinden çok daha fazla büyük olması, 6cm’den büyük teka lutein kisti olarak bilinen yumurta kistlerinin olması tekrarlama riskini arttıran durumlardır.