evim.com

Laparoskopi

Son dönemlerde açık ameliyat tekniğine kıyasla daha çok tercih edilen laparoskopi, kapalı şekilde uygulanan bir ameliyat tekniğidir.

Laparoskopi Nedir?

Son dönemlerde açık ameliyat tekniğine kıyasla daha çok tercih edilen Laparoskopi, kapalı şekilde uygulanan bir ameliyat tekniğidir. Vücut içerisinden görüntü alınmasına da imkan sağlayan bu teknik, bazı durumlarda tanı yöntemi olarak da kullanılmaktadır. Laparoskopi cerrahisinde tanı ve tedavinin uygulanabilmesi için ortalama 1 cm boyutunda kesiler yapılmaktadır. Kesilerin içerisine, görüntü almaya imkan sağlayan mini boyutta kamera ilerletilmektedir. Diğer kesilerin içerisinden ise el aletleri yerleştirilmektedir. Vücuttan eş zamanlı görüntü alındığı için işlemler büyük bir titizlikle yürütülmektedir. Kesi boyutunun açık cerrahiye oranla çok daha küçük olması ise hastalarda enfeksiyon ve kanama gibi durumların daha az yaşanmasına neden olurken iyileşme süresini de kısaltmaktadır.

Laparoskopi ameliyatı tekniğinin kullanıldığı durumlarda elde edilen avantajlar aşağıdaki gibidir:

  • Kesi boyutu küçüktür.
  • Vücut içerisinden net ve anlık görüntüler alınmasını sağlar.
  • Ameliyat sonrasında daha az iz kalır ve kişiyi estetik açıdan rahatsız etmez.
  • Komplikasyon gelişme ihtimali daha azdır.
  • Ağrı ve acının boyutunu minimum seviyeye indirir.
  • Yara fıtığı oluşum ihtimalini düşürür.
  • Yapışıklık ihtimalini düşürür.
  • İyileşme sürecinin daha hızlı tamamlanmasını sağlar.
  • İyileşme sürecinde daha az ilaç kullanımı gerektirir.

Laparoskopi Neden Yapılır?

Laparoskopi ameliyatı, hızla yaygınlaşan bir ameliyat tekniği olmakla beraber günümüzde pek çok rahatsızlığa tanı koymak ve daha sonrasında tedavi etmek için uygulanmaktadır. Laparoskopi ameliyatının en çok kullanıldığı operasyonlar; çikolata kisti, fallop tüplerinin bağlanması, rahmin alınması, miyomlarım alınması, apandisitin alınması, kist cerrahisi ve safra kesesi ameliyatıdır. Genel cerrahi, üroloji, gastroenteroloji ve jinekoloji hekimlerinin sıklıkla tercih ettiği bu yöntem hem hasta hem de uzman doktor için konfor sağlamaktadır. Laparoskopi ameliyatının tercih edildiği tanı ve tedavi uygulamalarından bazıları aşağıdaki gibidir:

  • Mesane, böbrek, kolon, karaciğer ve prostat gibi organların bir kısmının ya da tamamının alınması
  • Kasık ve karın bölgesinde bulunan fıtıkların tedavi edilmesi
  • Karın içerisinden yabancı cisim çıkarılması
  • Mide kanseri tedavisi
  • İnmemiş testis rahatsızlığının tanı ve tedavisi
  • Bağırsaklarda kesiklerin yapılmasını gerektiren rahatsızlıklarda
  • Safra kesesinin alınması
  • Karın bölgesinde yer alan tümörlerin alınmasında
  • Batın bölgesinde bulunan kistlerin tedavi edilmesinde
  • Apandisit ile ilgili yaşanan rahatsızlıkların tanı ve tedavisinde
  • Dış gebelik tedavisinde
  • Kısırlık nedenlerinin araştırılmasında
  • Uterus, fallop tüpleri ya da yumurtalıkların alınmasında
  • Yumurtalık kistlerinden örnekler alınması gerektiğinde
  • Aşırı ağrılı ve kanamalı adet kanamalarında tanı koymak amacıyla
  • Pelvik inflamatuar hastalıkların tanısında
  • Kasık ya da karın bölgesinde oluşan ağrıların araştırılmasında

Laparoskopi Öncesi Hazırlık Süreci

Laparoskopi işlemi öncesi dikkat edilmesi gereken durumlar uzman doktor tarafından hastaya iletilmektedir. Bu hazırlıkların yapılması ile ameliyat sırasında olası komplikasyonların önüne geçilirken işlemden alınacak başarı oranı da artmaktadır. Laparoskopi öncesi hazırlık süreci aşağıdaki gibidir:

  • Laparoskopi öncesi hasta, sahip olduğu hastalıkları, hastalık sonucu gördüğü tedavileri ve kullandığı ilaçları uzman doktora bildirmelidir. Reçeteli ilaçların yanı sıra reçetesiz ilaçlar ve besin takviyeleri de bildirilmelidir. Uzman doktor, bu ilaçları inceledikten sonra işlemi etkileyebileceğini düşündüğü ilaçların dozlarını yeniden ayarlayabilir.
  • Kan sulandırıcı ilaçların ameliyattan bir hafta önce bırakılması gereklidir. İşlem sırasında kanamanın kontrol altına alınamaması hastanın hayatını tehlikeye atabilir.
  • Hasta hamileyse veya hamilelik şüphesi bulunuyorsa uzman doktora bilgi verilmelidir.
  • İşlemin nedenine ve boyutuna bağlı olarak hastadan göğüs röntgeni, EKG, idrar tahlili, kan testleri, MRI taraması, BT taraması veya ultrason talep edilebilir. 
  • Laparoskopiden en az 6 saat öncesinden yeme ve içme kesilmelidir. 

Laparoskopi Nasıl Yapılır?

Laparoskopi tekniği ile uygulanan ameliyatların aşamaları, ameliyatın nedenine ve amacına bağlı olarak değişkenlik göstermekle birlikte genel olarak aşağıdaki adımlar takip edilmektedir:

  • Hasta Laparoskopi öncesi anestezi ile uyutulur. 
  • Karnın alt bölgesinden ortalama 1 cm çapında 3 kesi açılır.
  • Ameliyatın gerçekleştirileceği bölgeden kaliteli görüntü alınabilmesi için bölgeye karbondioksit gazı verilir.
  • Renksiz ve kokusuz bir yapıya sahip olan karbondioksit gazı, hastanın karın bölgesinde şişme etkisi yaratır ve görüntü alınması için uygun zemini hazırlar.
  • Trokar tüpünün içerisinde bulunan laparoskopi cihazı, uç bölgesinde vücuttan görüntü alınmasını sağlayan bir kameraya sahiptir. Trokar tüpü, karbondioksit gazının verilmesinin ardından bölgeye doğru itilir. 
  • Ameliyat sırasında açılan küçük kesilerin birinde laparoskopi cihazı bulunurken diğer kesilerden özel el aletleri yerleştirilir. 
  • Kameralı cihaz sayesinde vücuttan eş zamanlı olarak görüntü alınır. Cerrahi el aletleri ile müdahale gerçekleştirilir. 
  • Cerrahi işlemlerin tamamlanmasının ardından cihaz ve el aletleri dışarı çıkarılır.
  • Kesi bölgelerine dikiş uygulanır.

Laparoskopi işlemi hem tanı hem de tedavi için uygulanan yöntemlerden biridir. Tanı işlemlerinde sadece laparoskopi cihazının kamerasından yararlanılırken, tedavi aşamasında cerrahi aletlerden yardım alınır.

Laparoskopi Riskleri

Laparoskopi yöntemi, diğer cerrahi yöntemlerine oranla daha az seviyede risk barındırsa da anesteziye ve kesiye bağlı olarak bazı risklerin yaşanma ihtimali bulunmaktadır. Laparoskopi riskleri aşağıdaki şekilde sıralanmaktadır:

  • Açık ameliyat tekniği ile kıyaslandığında daha az olsa da kesiye bağlı kanama ve damar yaralanmalarının oluşma ihtimali vardır. 
  • Kesi bölgesinde enfeksiyon oluşumu
  • Organ yaralanmaları 
  • Ameliyat bölgesinde morarma
  • Kendini kötü hissetme
  • Genel anesteziye bağlı kusma, baş ağrısı, halsizlik ve uyuşma
  • Damarlarda kan pıhtısı oluşması
  • Kan akışında durma
  • Anesteziye karşı alerjik reaksiyon
  • İşlem sırasında kullanılan karbondioksitin damar içinde gaz kabarcığına sebebiyet vermesi
  • Karın içindeki organların fonksiyonlarında değişiklik

Laparoskopi riskleri, kişiden kişiye değişmektedir. Bazı kişiler, cerrahi işlemler için risk grubunda yer almaktadır. Bu kişiler aşağıdaki şekilde sıralanmaktadır:

  • Obezite kişiler
  • Ameliyat bölgesinde daha önceden operasyon geçirenler
  • Vücut bölgesinde iltihaplanma veya enfeksiyon
  • Kalp ve akciğer gibi hastalıkların bulunması
  • Sigara ve alkol gibi zararları ürünlerin kullanımı

Bu kişiler Laparoskopi için uygun değildir ancak kesin kararın verilebilmesi için uzman doktor tarafından hastanın muayene edilmesi ve risk faktörlerinin incelenmesi gereklidir. İncelemenin ardından işlemin risk ve başarı oranı hastaya iletilmektedir.

Laparoskopi Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Laparoskopi ameliyatı sonrası hasta uyandırılır ve anestezi etkisinden tamamen çıkana kadar gözetim altında tutulur. Gözetim altındayken kişinin hayati fonksiyonları kontrol edilir. Hastanın anestezi etkisinden tamamen çıkmasının ardından hasta odasına alınır. Bu süre zarfında bilinç düzelirken anestezinin etkisi vücutta bir süre daha devam eder. Kesi bölgesinde hafif düzeyde ağrı, yorgunluk ve mide bulantısı gibi etkiler görülebilir.

Laparoskopi ameliyatı sonrası iyileşme süreci, ameliyatın nedenine ve boyutuna bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Ameliyatın nedenine bağlı olarak değişkenlik gösterse de hastaların ayağa kalkma süresi ortalama 3-4 saattir. Ortalama 4 saatin sonunda hastalar ayağa kalkabilir ve kendilerini zorlamayacak şekilde yemek tüketebilir.

Laparoskopi ameliyatı sonrası hastaların çoğu, aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilerek evlerinde dinlenirler. Hastaların taburcu edilebilmeleri için hayati fonksiyonlarının normal, risk faktörlerinin yaşanmamış ve hastanın kendini iyi hissediyor olması gereklidir.

Laparoskopi Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?

Laparoskopi, diğer ameliyat tekniklerine oranla daha az riske sahipken konfor seviyesi daha yüksektir. Ameliyat sonrası süreçte uzman doktor tarafından belirtilen uyarılara dikkat edilmesi durumunda işlemin başarı oranı artmakta ve hasta için konforlu bir iyileşme süreci yaşanmaktadır. Laparoskopi ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gerekenler:

  • Hasta, ameliyattan sonraki ilk 4 saatin ardından ayağa kalkabilir ve ihtiyaçlarını karşılayabilir ancak taburcu edilmesi için anestezi etkisinin vücuttan atılması gereklidir.
  • Vücuda atılan 1 cm çapındaki kesiler, ameliyatın ardından bandaj veya dikiş yardımıyla kapatılmaktadır. Bu bandajlar ortalama 48 saat içerisinde çıkarılmaktadır ancak ameliyatın çeşidine bağlı olarak değişkenlik gösterdiği için doktorun tavsiyesine uyulmalıdır.
  • Laparoskopi ameliyatı sonrası kesi bölgesinden kırmızı renkli ve berrak sıvının gelmesi beklenen bir durumdur. Bölgenin pansumanı değiştirilerek tekrar bandajlanabilir. Fakat kesi bölgesinden iltihaplı, pis kokulu ve sarı renkli bir sıvı geliyor ise zaman kaybetmeden uzman hekime başvurulmalıdır.
  • Kesi bölgesinde küçük düzeyde morarma görülmesi normaldir. Zaman içerisinde kendiliğinden kaybolur. Uzun süren, geniş boyutlu ve ağrılı morarmalar görülür ise bu durumda uzman hekime bilgi verilmelidir. 
  • Laparoskopi ameliyatı sonrası uzman doktor tarafından reçete edilen ilaçların doğru zamanda ve doğru ölçüde kullanılması gereklidir. Bilinçsiz ilaç kullanılmamalıdır. 
  • Kesi bölgesinde iyileşmenin gerçekleşmesi için ameliyattan sonraki ilk 48 saat banyo yapılması tavsiye edilmez. 48 saatin ardından çok sıcak ve çok soğuk olmayan su ile banyo yapılabilir. 
  • Laparoskopi ameliyatı sonrası kesi bölgesi eriyen dikişler ile kapatıldığı için iyileşme sürecinde dikişlerin alınmasına gerek duyulmaz. Dikişler zaman içerisinde kendiliğinden erimektedir.
  • Laparoskopi ameliyatı sonrası ilk 12 saatlik zaman dilimde hastaya sıvı gıdalar verilmektedir. Anestezinin etkisi geçmeden önce verilen katı gıdalar bulantı ve kusmaya neden olduğu için ilk 12 saatin ardından katı gıdalar verilebilir.
  • İlk 2 haftalık süreçte ağır yük kaldırmaktan ve vücudu zorlamaktan kaçınılmalıdır.

Laparoskopi ameliyatı sonrası aşağıdaki durumlar yaşanır ise direkt olarak uzman doktora başvurulmalıdır:

  • Bayılma, bilinç bulanıklığı
  • Bulantı ve kusma
  • Yüksek ateş
  • Kontrol altına alınamayan kanama
  • Yara bölgesinde şişlik, kanama ve akıntı
  • İdrar yaparken ağrı ve yanma
  • İdrarda kan görülmesi
  • Omuz bölgesinde görülen ağrı düzeyinin artması
  • Kesi bölgesindeki ağrının kontrol edilemeyecek düzeyde artması
Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Laparoskopi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Laparoskopi, tanı ve tedavi amaçlı olarak yapılabilmektedir. Bazı durumlarda her iki işlemin bir arada yapılması gerekmektedir. Laparoskopi fiyatları ise işlemin yapılma nedenine, boyutuna, sağlık kuruluşunun fiyat politikasına, laparoskopi ameliyatı öncesi ve sonrası yapılacak ek işlemlere bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Laparoskopi fiyatları hakkında doğru bilgilere ulaşmak için tercih edilen sağlık kuruluşundan randevu talep edilmelidir.

Her cerrahi girişimde olduğu gibi laparoskopi sonrası da kısa süreli cinsel kısıtlamanın olması gereklidir. Hastanın ilk 2 haftalık süreçte yüksek efor sarf etmemesi önemlidir. Aksi takdirde kesi bölgesinde tahribat oluşur ve dolayısıyla kanama gerçekleşir. Bu durum, iyileşme sürecini olumsuz etkiler.

Laparoskopi işlemi tanı veya tedavi amacıyla uygulanabilir. Tanı amacıyla uygulanan laparoskopi işlemleri ortalama 30 dakika sürmektedir. İşlemin uygulanabilmesi için hastanın anestezi ile uyutulması gerektiğinden bu süre 45 dakikaya kadar uzayabilir. Tedavi amaçlı uygulanan laparoskopi ameliyatının süresi ise işlemin çeşidine ve boyutuna bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Hasta, ameliyatın ardından aynı gün ayağa kalkabilir ve ertesi günden itibaren kendini zorlamayacak şekilde günlük ihtiyaçlarını karşılayabilir.

Laparoskopi, kadın hastalıklarının tanı ve tedavisinde önemli bir rol oynamaktadır. Genellikle yumurtalık kisti, polip, miyom ve endometriozis gibi nedenler dolayısıyla yapılan işlemlerde gebelik şansının düşme ihtimali bulunmaktadır. Laparoskopi, kişilerin hamile kalmasına engel olacak durumları ortadan kaldırırken gebelik şansını yükseltmektedir. Ameliyat sırasında sorunlu bölge dışına minimum derecede zarar verilmekte iken, bölgeden alınan görüntüler neticesinde sorun tam olarak çözümlenmektedir. Yapılan araştırmalara göre laparoskopi sonrası gebelik şansı ameliyattan sonraki ilk 3-6 aylık süreçte %50 olarak görülmektedir.

Laparoskopi sonrası karın bölgesinde şişlik oluşması beklenen bir durumdur. Vücudun, kesilere karşı şişlik ve ödem ile tepki vermesi normaldir. İlk 1 haftalık süreçte karın bölgesindeki şişlik azalarak iyileşme göstermektedir. 2 haftalık sürecin ardından ise ameliyat bölgesi, normal görüntüsünü kazanmaktadır. Laparoskopi ameliyatı olanların bu süre zarfında şişliği kontrol etmeleri gereklidir. Kesi bölgesinde beklenmedik durumların görülmesi halinde sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır.