evim.com

Pilor Stenozu Belirtileri

Pilor Stenozu, mide çıkışını daralması durumudur.

Pilor Stenozu Nedir?

Latinceden köken alan pilor stenoz mide çıkışının daralmasıdır. Stenoz daralma pylorus ise mide kapısı demektir. Hastalık genellikle 2 ila 10 haftalık bebekleri etkilemektedir.

Pilor gıdanın mideden duodenuma (oniki parmak bağırsak) geçişini sağlayan ve düzenleyen midenin son bölümünde bulunan bir kastır. Pilorik stenozda pilor kası kalınlaşarak (hipertrofik pilor) mide çıkışı daralmıştır. 

Böylece mide içeriğinin bağırsağa geçişi azalmakta ve yiyecekler normal şekilde geçememektedir. Bunun sonucunda etkilenen bebekler her yemek veya beslenme sonrası fışkırır tarzda kusmaktadırlar. 

Sürekli kusma nedeniyle yenidoğan bebeğin yeterli sıvı, yiyecek ve minerallerin alması gerçekleşmemektedir. Böylece çok kısa bir zaman içerisinde bebekte dehidratasyon (aşırı sıvı kaybı) ve kanın asitleşmesi gibi hayatı tehdit eden komplikasyonlar meydana gelebilmektedir.

Pilorik stenozların nedenleri büyük ölçüde bilinmemektedir. Ancak aynı ailenin bireylerinde sıklığının arttığı gözlemlenmiştir. Bu nedenle genetik faktörlerin diğer faktörlerle etkileşimi sonucu geliştiği düşünülmektedir.

Bununla birlikte tedavi imkanı bulunmakta ve çoğu zamanda başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Pilorik stenoz bebekte ciddi metabolik bozukluklara yol açabileceğinden dolayı hızla tedavi edilmelidir. 

Tedavisi küçük bir cerrahi girişimle mide çıkışı genişletilmesi ile gerçekleşmektedir. Bebekler cerrahi işlemden saatler içerisinde tekrar normal bebekler gibi yemek yeme düzeyine gelmektedirler.

Pilor stenozu nadir görülen bir hastalık değildir. Yaklaşık her 1.000 yeni doğan bebeklerin yaklaşık üçünde pilorik stenoz gelişmektedir. Yenidoğan erkekler kızlardan yaklaşık dört kat daha sık etkilenmektedirler.

Pilor Stenoz Belirtileri Nelerdir?

Pilorik stenozu olan bebekler yaklaşık ikinci ila dördüncü haftalarında yemeklerden yaklaşık yarım saat sonra kusmaya başlamaktadırlar. Çocuğun kısa aralıklarla kuvvetli ve fışkırır tarzda kusması pilorik stenozun karakteristik bir belirtisidir. 

Belirtiler 10. haftadan sonrada ortaya çıkabilir. Kusmanın şiddeti ve sıklığı giderek artmaktadır. Kusmuk ekşi kokulu ve mide tahrişi nedeniyle kanlı görünümünde olabilir. 

Pilor stenozda kalınlaşmış mide çıkışı özellikle çocuk yeni kusmuş ve mide boşalmış ise sağ üst karın bölgesinde zeytin büyüklüğünde sert bir kitle olarak dışarıdan hissedilir. Ek olarak bazen mide kaslarının belirgin hareketleri (gastrik peristalsis) çocuğun üst karnında dalgalı bir hareket olarak gözlemlenebilir.

Midenin boşalma fonksiyonu bozulması nedeniyle çocuklar sadece birkaç saat içinde büyük miktarda yiyecek ve sıvı eksikliği hissetmektedirler. Bu nedenle genellikle çok huzursuz ve emerken veya süt içerken aç kalmış gibi saldırır tarzda içmeleri dikkat çekicidir.

Mide içeriğini kusma nedeniyle midedeki asit miktarı da düşmektedir. Kandaki asit olan pH değeri alkali duruma geçmektedir (metabolik alkaloz). Ayrıca pilorik stenozun bir sonucu olarak etkilenen çocuklarda çok fazla kilo kaybı gözlemlenmektedir.

Hastalar aynı zamanda sıvıyı emmede zorlandıkları için normale göre daha az idrar üretmektedirler. İdrara çıkma azalmakta veya idrarın rengi koyu sarı renk görünümündedir. 

Hastalığın seyrinde vücuttaki su içeriğinin azalmasıyla birlikte tipik dehidratasyon (dokuların kuruması) belirtileri görülebilir. Göz çevresinde derin koyu halkalar, bıngıldağın (fontanel) çökmesi ve yüzde kırışıklıkların oluşumu dehidratasyon sonucunda gelişen sorunlardır. Ayrıca cilt kuru ve soğuk olabilir.

Tekrarlanan kusma nedeniyle çocuklar üst karın bölgesinde şiddetli ağrı hissetmektedirler. Bebekler konuşamayıp dertlerini anlatamadıklarından alınları genellikle çatık ve gözle görülür işkence gören bir yüz ifadesi ile bu ağrıyı yüzlerine yansıtmaktadırlar. 

Bazen çocukların cildi sararmaktadır (sarılık). Çocuklar hastalığın seyri sırasında kusmanın miktarı veya sayısının azalması iyileşme olarak yanlış yorumlanmamalıdır. Aksine çocuğun artık bitkinliğinin ve aşırı susuz kaldığının bir sonucudur. Tıbbi muayene ve tedavi acilen gereklidir.

Pilor Stenoz Nedenleri Nelerdir?

Pilor mide çıkışı ve duodenum arasında halka şeklinde bir kastır. Kontrollü mide boşalması için oldukça önemlidir. Pilorik stenoz hastalığında kaslarının krampları (spazmları) henüz netleştirilmemiş nedenlerle birlikte mide çıkışında tekrar tekrar ortaya çıkmaktadır. 

Bu kramplar bir süre sonra sfinkter kasının kalınlığında bir artışa yol açmakta (hipertrofi), böylece gıda mideden çok az veya hiç geçememektedir. Bu durum midenin boşalmasında bozukluğa neden olmaktadır. 

Midede gıda birikmekte ve çocuk sonunda yediği tüm yiyecekleri oluşan basınç ile birlikte fışkırır tarzda kusarak çıkarmaktadır. 

Konjenital yani doğumsal hipertrofik pilorik stenozun kesin etiyolojisi yani hastalığın ortaya çıkma nedeni belirsizdir. Ancak yapılan araştırmalar sonucu genetik faktörününün de rol oynayıp kalıtsal olduğu düşünülmektedir. 

Etkilenen hastanın kardeşleri, özellikle monozigotik ikizler gibi daha yüksek risk altındadır. Hamilelik sırasında annenin sigara içmesi de çocukta pilor stenoz gelişim riskini arttırmaktadır. 

Yaşamın ilk birkaç haftasında belirli antibiyotiklere özellikle makrolid grubuna ait olanlar örneğin Eritromisine maruz kalan bebekler çok daha fazla risk altındadır.

Yetişkinlerde pilor stenozu çok nadiren mide çıkışında bir daralma görülmektedir. Bu gibi durumlarda edinilmiş pilor stenozlarından bahsedilmektedir. Yani bebeklerde olduğu gibi doğumsal değil sonradan başka sebeplerden dolayı oluşmuştur. 

Bu başka sebepler örneğin, iltihaplanma, ülser veya mide veya duodenum kanserinden veya gastrointestinal sistemdeki cerrahi gibi durumlardır. Bununla birlikte genetik yatkınlığın da edinilmiş pilorik stenozda bir rolü olduğu görülmektedir. 

Pilor stenozu yetişkinlerde çok nadir durumlarda görülmektedir. Genellikle bir yenidoğan hastalığı olup acil cerrahi gerekmektedir.

Pilor stenoz gelişimi için bazı risk faktörler belirlenmiştir. Bunlar:

  • Cinsiyet: Pilor stenozu erkeklerde kızlara göre daha sık görülmektedir. Özellikle ilk doğan erkek çocuklarında oldukça yaygın görülmektedir.
  • Irk: Pilor stenozu kafkas asıllı bebeklerde daha yaygın Asyalılarda ise daha nadir olarak görülmektedir.
  • Erken doğum: Pilorik stenoz erken doğan bebeklerde tam dönemli bebeklere göre daha yaygındır.
  • Aile öyküsü: Çalışmalar bazı aileler arasında bu bozukluğun daha yüksek oranlarda geliştiğini bulmuştur. Pilor stenozu babada var ise çocukta olma olasılığı yaklaşık yüzde yirmidir. Annede pilor stenoz varsa çocukta yüzde 10 oranında gelişme ihtimali olduğu bulunmuştur.
  • Kan grubu: B ve O kan grubuna sahip bireylerde pilor stenoz gelişme riski arttığı bulunmuştur.
  • Hamilelik sırasında sigara içmek: hamilelik sırasında annenin sigara içmesi pilorik stenoz riskini neredeyse iki katına çıkarmaktadır.
  • Erken dönemde antibiyotik kullanımı: Yaşamın ilk haftalarında özellikle makrolid grubu antibiyotikler örneğin boğmaca tedavisinde kullanılan eritromisin verilen bebeklerde pilorik stenoz riski artmaktadır. Ek olarak hamileliğin son dönemlerinde belirli antibiyotik alan annelerin doğan bebeklerinde de pilorik stenoz riski artabilir.
  • Şişe ile beslenme: Bazı çalışmalar emzirmek yerine biberonla beslenmenin pilorik stenoz riskini artırabileceğini düşündürmektedir. Bu çalışmalara katılan insanların çoğu anne sütünden ziyade mama kullanmıştır. Bu nedenle artan riskin mama ile ilgili mi yoksa biberonla besleme mekanizmasıyla mı ilgili olduğu açık değildir.

Pilor Stenoz için Hangi Doktor ve Bölüme, Ne Zaman Gidilmeli?

Bebeğiniz her emzirmeden veya beslenmeden sonra kusmaya devam etmekte ve kilo alamıyorsa pilor stenozu aklınıza gelmelidir. 

Pilor stenozlu bebeklerin kusmukları genellikle ekşi ve keskin kokmaktadır. 

Eğer bu belirtiler ve şikayetler günlerdir düzelmemekte ve artmakta ise mutlaka acilen bir Çocuk Hastalıkları Uzmanı ve Çocuk Cerrahı tarafından durumu değerlendirilmelidir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
64
64
Makeleyi Paylaşın

Pilor Stenozu, mide çıkışını daralması durumudur.

makaleyi incele

Pilor stenoz, cerrahi yöntemler kullanılarak tedavi edilmektedir.

makaleyi incele