evim.com

Dil Yarası Belirtileri

Yara veya aft oluşumu, ağızda konuşma, çiğneme ve yutkunma gibi fonksiyonların yapılması sırasında ağrıya sebebiyet vermektedir.

Dil Yarası Nedir?

Dil, güçlü bir kas yapıdan oluşman ve ağız içini kaplayan organdır. Konuşma, çiğneme, yutkunma gibi hareketlerde fonksiyon gösterir. Dilde görülen bir yara veya bir aft bu hareketlerin yapılması sırasında dilde ağrıya neden olur. Bu yaralar o bölgeye yerleşen bir mikroorganizmadan kaynaklanabileceği gibi bir kanser belirtisi veya başka bir hastalığın ağız bulgusu olarak da ortaya çıkabilir. Yaralar çok çeşitli şekillerde görülür.

Dil Yarası Belirtileri Nelerdir? Nasıl Anlaşılır?

Dilde yaraların görülmesi genellikle hastalıkların belirtisidir. Dil yarası bölgede kızarıklık, kabuklanma, kolay soyulabilen deri ve ağrı gibi çeşitli belirtilerle kendini gösterebilir. Dil yarasının altında yatan nedenin öğrenilmesi ve ilerleyen dönemde bu nedenin ortadan kaldırılması önemlidir.

Dil Yarası Nedenleri Nelerdir?

Dilde görülen yaraların çok çeşitli nedenleri vardır. Yaralar basit bir yaralanma sonucu ortaya çıkabileceği gibi farklı hastalıkların ağızdaki bulgusu olarak da ortaya çıkabilirler.

Basit yaralanmalar: Sert ve sivri şeylerin ısırılması veya çok sıcak yiyecek-içeceklerin tüketilmesiyle ortaya çıkabilir.

Dilde aft benzeri görülen yaralar bir bakteri veya virüs nedeniyle oluşmuş olabilir.

Sistemik hastalıklar sonucu dilde yaralar veya aftlar görülebilir. Bu hastalıklar:

  • Demir eksikliği anemisi; ağızda bulgu veren sadece dili etkilemeyip tüm ağız içinde değişikliklere neden olabilen bir hastalıktır. Dilde iltihaplanma, diğer bölgelerde ise renkte solukluk ile kendini gösterir. Dilin çıkıntılı görünümü yerini parlak ve düz bir görünüme bırakır.
  • Agranülositoz ve siklik nötropeni hastalarında dilde ağrılı, derin ve düzensiz sınırlı aftlar görülebilir. Hastalığın atak dönemlerinde bu yaralar artar. Ataklar arası dönemlerde yaralar iyileşir.
  • Diyabet (şeker) hastalığında ağız bölgesi belirgin bir şekilde etkilenir. Dil, kırmızı ve düz bir görünüm alır. Bu hastaların dilde yanma ve tat almada bozukluk gibi şikayetleri vardır. Diyabetli hastaların oral hijyene karşı daha özenli olması gerekir, 6 aylık periyotlarla mutlaka bir diş hekimine muayene olmalıdırlar. 
  • Anjina bülloza hemorajika, ağızda aniden ortaya çıkan nedeni tam olarak bilinmeyen içi sıvı dolu yaralarla kendini gösteren bir hastalıktır. Endoskopi, diş tedavisi gibi travmaya yol açan durumların sonucunda ortaya çıktığı düşünülmektedir. Aynı zamanda solunum yoluyla alınan kortikosteroid tedavileri sonrasında da görülebilmektedir. İçi sıvı dolu olan yaraların açılmasıyla iyileşme süreci başlar ve birkaç gün içinde yara izi kalmadan iyileşirler. Yaralar belirli dönemlerde tekrarlayabilirler.
  • Addison hastalığı; glukokortikoid, mineralokortikoid ve androjen hormonların eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkan bir hastalıktır. Dilin yan kısımlarında kahverengi, bir veya birkaç tane görülebilen küçük yaralarla kendini gösterir.
  • Crohn hastalığında, yaralar ağızdan bağırsağa kadar her yerde görülebilirler. Dilde ise kaldırım taşı görünümüne yol açan yaralar olabilir.
  • Sjögren sendromu olan hastalarda tükürük miktarının azalmasına bağlı olarak ağız enfeksiyonlara açık hale gelir. Dilde kaldırım taşına benzer bir düzleşme görülür. Bu görüntüye tat kaybı, yeme ve konuşma güçlüğü gibi bulgular eşlik eder.
  • Behçet hastalığı, ağızda görülen aftlar bu hastalığın 3 belirtisinden birisidir. Bu aftlar yanak mukozasını etkileyebileceği gibi dili de etkileyebilir. Dilde görülen aftlara bağlı olarak hastada tat alma, konuşma ve yutma güçlükleri görülür. Aftların çoğu yara izi bırakmadan iyileşirken bazıları yara izi bırakabilir. Aftlar iyileştikten sonra tekrarlayabilir.
  • Sarkoidoz, nadiren ağızda bulgu veren bir hastalıktır. Ağızda dudak, damak veya mukozayı etkileyebilir. Etkilenen bölgede hastayı rahatsız edecek bir şikayet oluşmaz ancak bazen dilde kuruluk ve ağrı görülebilir.
  • Primer sistemik amiloidoz hastalığında dilde büyüme, şişlik ve yaralar görülebilir. Dildeki büyümeye bağlı olarak hareket kısıtlılığı ve ağrı görülebilir. Bu bölgeden yapılan birikimlerde amiloid birikimi görülür ve tanı bu şekilde konulabilir.
  • Melkersson-Rosenthal sendromunda dilde çatlaklar görülebilir. Bu çatlaklar melkersson-rosenthal sendromuna bağlı olmayıp tek başına da görülebilir. Bu durum anormal bir durum olmayıp kişinin normal hayatını etkilemez. Ancak hasta baharatlı ve asitli yiyecek-içeceklerden mümkün olduğunca uzak durmalıdır. Bu çatlaklara çürük yapan bakterilerin yerleşmesi ihtimali olduğundan hasta mutlaka dil fırçalaması da yapmalıdır.
  • Down sendromlu bireylerde fissürlü (çatlak) dil görülme ihtimali ve coğrafik dil görülme ihtimali artmıştır. Bunlar yara değil, her bireyde görülebilecek olan normal değişikliklerdendir. Bu durum hastanın hayatını kısıtlayacak hiçbir probleme neden olmaz.
  • Lipoid proteinoz (Urbach-Wiethe Sendromu), hastanın iç organlarında kıkırdak birikimiyle görülen bir hastalıktır. Dilin arka bölümünde ve altında kıkırdak dokunun birikmesine bağlı olarak dilin görünümü değişebilir, hareketi kısıtlanabilir. 
  • Tuberöz skleroz, genetik bozukluklar nedeniyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Genellikle deriyi etkiler, nadiren ağız içi dokularını etkiler. Dil, dudak ve yanak bölgesinde kümelenmiş şekilde küçük yaralarla kendini gösterebilir.
  • Cowden hastalığı (Multipl hamartom sendromu), ağız içi yaraların görülme sıklığı %80 üzerindedir. Bazen ağız içi yaralar, deride görülen yaralar ortaya çıkmadan oluşur. Dudak, damak ve dilde yerleşen 1-3 mm’lik, düzgün yüzeyli, beyaz veya pembe yaralar birleşerek ağız içinde kaldırım taşı benzeri bir görünüm oluşturur.
  • Pakionişi konjenita hastalığının 4 tipi vardır. Oral lökokeratoz tipi %60 oranında görülüp en sık dil üstünde ve dilin yan kısımlarında tutulum görülür. Görülen yaralar beyaz renkte olup tüm dili kaplamaktadır.
  • Darier hastalığında ağız içinde dilin tamamını kaplayacak şekilde plaklar görülür.
  • Herediter hemorajik telanjiektazi (Rendu-Osler-Weber Sendromu) hastalığında dil, dudak, damak, yanak, burun ve avuç içleri etkilenebilir.
  • Nörofibromatozis hastalığında bulgular genellikle deridedir. Ancak ağız içi dokuları da rahatlıkla etkilenebilir. Özellikle dil ve damak bölgesinde rengi ağız içi dokularıyla aynı olan nörofibromlar görülebilir. Bu yapılar tümörlerden farklı olarak yumuşak kıvamlıdır.

Dil Yarası için Hangi Doktor Hangi Bölüm? Ne Zaman Doktora Gidilmeli?

Dil yaraları klinik olarak farklı hastalıkların habercisi olabildiklerinden fark edildiği zaman bir “oral diagnoz ve radyoloji” uzmanına danışılmalıdır. Oral diagnoz ve radyoloji uzmanı gerekli gördüğü takdirde hastayı başka bir doktora yönlendirebilir. 

Hasta bir doktora danışmadan herhangi bir tedavi yöntemine başvurmamalıdır. Yaralar kötü huylu bir tümör kaynaklı olursa hastanın yapacağı herhangi bir müdahale hastalığın seyrini kötü etkileyebilir.


Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Dil yarası ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Stres altında bulunan bireyin genellikle bağışıklık veya savunma sistemi etkilenir. Bu etkilenmeye bağlı olarak vücut dışarıdan gelen virüs veya bakterilere açık hale gelir. Başta ağız içinde dil, dudak, damak olmak üzere tüm dokularda yaralar görülebilir. Stres durumu son bulduğunda hastalarda görülen yaraların yara izi bırakmadan iyileşmesi beklenir. İyileşmeyen, tekrar eden, yara izi görülen durumlarda bir hekime danışmak en doğru çözüm olacaktır.

Bademcik iltihabına neden olan bakterilerin ağız bölgesine taşınmasıyla dilde yaraların görülmesi normaldir. Bu yaralar yalnız dili değil tüm ağız içi dokuları etkileyebilir. Bu durum bademcik iltihabının tedavisiyle son bulacaktır. Bademcik iltihabının tedavisine rağmen iyileşmeyen dil yaraları varsa bir hekime danışılmalıdır.

Diş iltihabına neden olan bakteriler aynı zamanda ağız içinde diğer dokuları da etkileyebilir. Bu durum genellikle ağız hijyeninin iyi olmadığını gösterir. Ağız hijyeninin sağlanmasıyla bu yaraların iyileşmesi beklenir. İyileşmeyen yaraların altında başka bir hastalığın olabileceği unutulmamalıdır, böyle bir durumla karşılaşıldığında mutlaka bir hekime başvurulmalıdır.

Sigaranın dilde yara yaptığına dair bir bilgi bulunmamaktadır. Aksine sigaranın ağız içi dokularda kalınlaşmaya neden olduğundan yaraların önüne geçebileceği düşünülmektedir. Sigara kullanan bir bireyde dil yarası varsa muhtemelen sebebi sigara değildir. Asıl sebebin öğrenilebilmesi için bir hekime danışılmalıdır.