Agranülositoz

Agranülositoz, kemik iliğinin, çoğunlukla nötrofil olmak üzere belirli bir beyaz kan hücre türünü yeterince üretmediği nadir görülen bir durumdur. Tedavisi altta yatan nedene bağlı olarak değişmektedir.

Agranülositoz Nedir?

Agranülositoz, kemik iliğinin (kemik içerisinde bulunan yumuşak doku), çoğunlukla nötrofil olmak üzere belirli bir beyaz kan hücre türünü yeterince üretmediği nadir görülen bir durumdur. Kanda alyuvarlar (eritrositler), akyuvarlar (lökositler) ve trombositler (plateletler) diye adlandırılan üç tip kan hücresi bulunmaktadır. Akyuvarlar yani lökositler olarak adlandırılan beyaz kan hücreleri ise granülosit, monosit ve bazofiller olarak gruplandırılmaktadır. Granülositler ise kendi aralarında nötrofil, eozinofil ve bazofil olmak üzere üç grup hücreye ayrılır. 

Nötrofiller, vücudun enfeksiyonlarla savaşmak için ihtiyacı olduğu bir tür beyaz kan hücresidir. Yüzde olarak vücuttaki en çok beyaz kan hücresini oluşturmaktadır. Nötrofiller, vücudun bağışıklık sistemi için kritik bir parçasıdır. Genellikle enfeksiyon bölgesine ulaşan ilk bağışıklık hücreleri nötrofiller olmaktadır. Bu hücreler bakterileri ve enfeksiyon oluşturan diğer organizmaları öldürmeye yönelik enzimler içermektedir. Normalde kanda mikrolitre başına en az 1500 nötrofil bulunması gerekirken agranülositoz durumunda mikrolite başına 100’den az nötrofil bulunmaktadır. Agranülositozda oluşan düşük nötrofil seviyesi, vücutta oluşan küçük enfeksiyonların bile ciddi boyutlara dönüşmesine sebep olmaktadır. Tedavi edilmezse en sık kanda bakteriyel enfeksiyon olması yani septisemi veya bakteriyel şok nedeniyle ölümcül olmaktadır.

Agranülositoz, tüm yaş gruplarında ve tüm ırk gruplarında görülebilir. Kadın cinsiyette oluşma olasılığı erkek cinsiyetten daha fazladır. Edinilmiş (sonradan kazanılan) tip yaşlı insanlar arasında daha yaygındır, kalıtsal (doğuştan olan) tip daha çok çocuklarda görülmektedir. Durumun kesin oluşma sıklığı ise bilinmemektedir.

Agranülositoz Belirtileri Nelerdir?

Agranülositoz vücutta herhangi bir enfeksiyon yok ise anlaşılmayabilir. Ancak enfeksiyonlarla karşılaşıldığında çeşitli anormal belirtiler ortaya çıkmaktadır. 

Edinilmiş agranülositozun ilk semptomları genellikle genel halsizlik, titreme, ateş ve aşırı yorgunluk gibi bakteriyel bir enfeksiyonla ilişkili olanlar bulgulardır. 

  • Hızla düşen beyaz kan hücresi seviyeleri ile ilişkili semptomlar ağız, boğaz ve bağırsak yolunu kaplayan mukoza zarlarında enfekte oluşması sonucu ülserlerin oluşmasıdır. Bu ülserleri olan hastalar tahriş ve ağrı oluşması nedeniyle yutma güçlüğü yaşayabilir.
  • Nötrofil seviyeleri düştükçe, agranülositozlu hastaların bakteriyel enfeksiyonlara duyarlılığı çok daha fazla artar. Aniden yükselen ateş, titremeler ve dalağın anormal olarak büyümesi (splenomegali) nötropeninin (nötrofil sayılarında düşüş) karakteristik özellikleridir.  
  • Boğaz ağrısı, ağız ve diş etlerinde yaralar oluşması
  • Genel olarak hissedilen halsizlik
  • Vücutta kol ve ayaklarda zayıflık
  • Diş etlerinde ağrıma ve kanama
  • Kalp atış hızında artma (taşikardi)
  • Nefes alımlarının hızlanması (takipne)
  • Kan basıncının düşmesi (hipotansiyon)
  • Ciltte apseler oluşması diğer görülen semptomlardır.

Agranülositoz Nedenleri Nelerdir?

Agranülositoz sonradan oluşabilir veya kalıtsal (doğuştan) olarak ortaya çıkabilir. Genellikle alyuvarlar (eritrositler) ve trombositler (plateletler) gibi diğer kan hücre türleri de etkilenmektedir.

Edinilmiş agranülositozun birçok farklı nedeni vardır. En çok ilaçlar ve kimyasallar neden olmaktadır. Bunlar şunları içerir:

  • Kanser hastalığını tedavi etmek için verilen kemoterapi tedavisi
  • Özellikle beta laktam grubu antibiyotikler başta olmak üzere bazı antibiyotikler (penisilin, kloramfenikol, kotrimaksazol)
  • Antiepileptik ilaçlar, antitiroid ilaçlar (karbimazol, metimazol), antipsikotik ilaçlar (klozapin), sitotoksik ilaçlar, antiinflamatuar ilaçlar
  • Arsenik, civa, böcek ilaçları gibi toksik maddelere vücudun maruz kalması 
  • Ciddi enfeksiyonlar 
  • Aplastik anemi gibi oluşan kemik iliği yetmezliği bozuklukları 
  • Kemik iliğini etkileyen kanserler 
  • Sistemik lupus eritematozus gibi bazı otoimmün hastalıklar gibi diğer hastalıklar
  • Düşük b12 vitamini ve folat seviyeleri

Agranülositozun doğuştan (doğumda mevcut) tipi genetik (kalıtsal) genelde bir anormallikten kaynaklanmaktadır. İnfantil genetik agranülositoz (Kostmann hastalığı), yenidoğanlarda görülen kalıtsal hastalığın nadir bir şeklidir.

Agranülositoz Teşhisi

Agranülositoz vücutta çeşitli sebeplerle oluşan hastalıkların kandaki bir bulgusudur. Şikayetler sonucu doktora başvurulduğunda önce hastanın tıbbi geçmişi sorgulanır. Kullanılan ilaçlar, kimyasallara maruziyet, kemoterapi tedavisi veya bir kanser oluşumu var olup olmadığı öğrenilir. Fizik muayene ile vücutta oluşan enfeksiyon odakları araştırılır. Herhangi bir bölgede kanama, apse odakları, ülser (yara) oluşumu, dalak boyutlarında büyüme var ise tespit edilir.

Tam bir kan sayımı (CBC) ve periferik yayma yöntemi ile kan hücrelerinin sayısı kontrol edilir. Kanda otoimmune hastalıkları gösteren parametreler de kontrol edilebilir. Buna ek olarak enfeksiyonların daha kapsamlı araştırılabilmesi için idrar tahlili de yapılabilir.

Tam kan sayımı yetersiz kaldıysa ileri araştırma için kemik iliği biyopsisi yöntemine başvurulabilir. Biyopsi kalça kemiğinden bir iğne yardımı ile doku örneği alınması yöntemidir.

Kalıtsal bir durum düşünülüyor ise genetik testler kullanılabilir.

Altta yatan neden tam bulunamıyor ise ileri araştırma açısından ultrasonografi (USG), bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MRI), pozitron emisyon tomografisi (PET) gibi görüntüleme tekniklerine başvurulabilir.

Agranülositoz Tedavisi

Agranülositoz tedavisi altta yatan nedene bağlı olarak değişmektedir. 

Eğer neden olan durum bir ilaç ise hasta bu ilacı yazan hekime başvurmalıdır. Hekim kontrolünde ilaç kesilip başka bir ilaçla değiştirilmelidir. Hasta kan değerleri açısından doktor kontrolünde olmalıdır. İlaca bağlı bir sebeple oluşmuş ise ilacı eksikten sonra yaklaşık 10-14 gün içerisinde düzelme beklenir.

Enfeksiyon durumu var ise bunun için antibiyotik (bakteri oluşumuna engel tedavi), antiviral (virüs oluşumuna engel tedavi) ve antifungal (mantar oluşumuna engel tedavi) tedavisi verilmelidir.

Agranülositoz ile ilişkili oluşan ağız ve boğaz yaraları için gargara veya pastiller tedaviye eklenerek hastanın rahatlaması sağlanabilir.

Kemik iliğinin daha fazla granülosit üretmesi için granülosit koloni uyarıcı faktör (G-CSF) denilen tedaviler kullanılabilir.

Tedavilere cevap alınamıyor ise uygun bir donör bulunması durumunda kemik iliği nakli tedavisi uygulanabilir.

Agranülositoz Tedavi Edilmezse

Agranülositoz vücudun bağışıklık sisteminin çökmesi olarak tanımlanabilir. Bu nedenle sağlıklı insanlarda tedavi olmadan bile atlatılabilecek enfeksiyonlar bu hastalarda ölümcül sonuçlar ortaya çıkarır. Bakteri, virüs, mantar gibi fırsatçı enfeksiyonlar vücutta her yerde çoğalabilir. Kan ile bütün organlara yayılabilir. Bu yayılmayı engelleyecek savunma mekanizması agranülositoz durumunda çalışmaz. Hastada sepsis, şok gibi geri dönüşümsüz durumlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle altta yatan neden tespit edildikten sonra hızlıca tedavisine başlanmalıdır. 

Agranülositoza Ne İyi Gelir?

Agranülositoza neden olabilecek ilaçlar kullanılırken hasta mutlaka kan tahlilleri ile takipte olmalıdır. Hasta bağışıklık sistemini güçlendirmelidir. Bağışıklık sistemi için gerekli olan besin, mineral veya vitamin takviyelerini doktor kontrolünde almalıdır. Gün içerisinde bol bol su tüketilmelidir. Yeterli miktarda protein alınmalıdır. Balık, ceviz, badem, turunçgiller, kuru baklagiller, yoğurt ve kuşburnu gibi bağışıklık sistemini kuvvetlendirici besinler bir diyetisyen kontrolü ile tercih edilmelidir. Ayrıca yeşil yapraklı sebzeler içerdikleri A, C ve E vitaminleri, omega 3 ve folik asit sayesinde kuvvetli antioksidan özellik gösterirler. Öğünlerde bu yiyeceklere sık sık yer verilmesi ile hastalıklara karşı vücut direnci artar. 

Agranülositoza Ne İyi Gelmez?

Agranülositoza sahip hastalar enfeksiyonlara oldukça yatkındır. Bu nedenle enfeksiyon riski olan her durumdan uzak durmalıdır. Herhangi bir bulaşıcı enfeksiyon hastalığına sahip kişilerle temas etmemelidir. Kalabalık ortamlardan mümkünse kaçınmalıdır. Böyle ortamlara girdiğinde maske kullanımı enfeksiyon riskini düşürebilir. Ayrıca el ve vücut hijyenine dikkat edilmelidir. Soyulamayan meyve veya sebzelerden ve hijyenik koşulları düşük besinlerden uzak durmalıdır. 

Arsenik, civa veya böcek ilaçları gibi kimyasallar agranülositoz tablosuna neden olduğu için bu maruziyetler engellenmelidir.

Agranülositoz İlaçları

Agranülositoz için kullanılan ilaçlar kesinlikle hekim kontrolünde olmalıdır. Hekim tarafından ilaçlar kesilmiş ise hasta onları kullanmamalıdır. Kan hücre sayılarının tekrar kazanılması adına verilen ilaç tedavileri ise hastanın kendi düşüncesine göre kesip, doz artırıp veya azaltıp kullanılmamalıdır.

Agranülositoz ile ilişkili oluşan ağız ve boğaz yaraları için tuz gargaraları (salin) veya hidrojen peroksit solüsyonları kullanılabilir. 

Anestezik etkili pastiller ağız ve boğazda oluşan tahrişi gidermeye yardımcı olabilir. 

Antifungal ilaç olan nistatini içeren ağız gargaraları, ağızda oluşan mantar enfeksiyonunu (yani pamukçuk veya kandida gibi) tedavi etmek için kullanılabilir. 

Kemik iliğinde azalan granülositlere karşılık granülosit üretiminin artırılması için filgrastim, pegfilgrastim, lenograstim adı verilen granülosit koloni uyarıcı ilaçlar (G-CSF) kullanılabilir. Filgrastim nötrofillerin proliferasyonu ve farklılaşmasını uyarmaktadır.

Otoimmune bir neden varsa prednizon gibi bağışıklık sistemini baskılayıcı steroid grubu ilaçlar kullanılabilir.

Kongenital (Doğuştan) Agranülositoz

İnfantil genetik agranülositoz (kostman sendromu) genetik geçiş gösteren ve nötropeni le seyir gösteren kalıtsal bir hastalıktır. Bu hastalarda sık sık rastlanan enfeksiyon öyküsü, nötropeni, büyüme ve gelişme geriliği gibi bulgular olmaktadır. Ayrıca nötropeni, mastoidit (kulak kepçesinin hemen arkasındaki kemik dokusu (mastoid) ve burada bulunan havalı hücrelerin iltihabı), tekrarlayan cilt apseleri, otitis media (orta kulak iltihabı), zatürre (pnömoni), dişeti iltihaplanması, omfalit (göbek ve çevresindeki dokuların iltihabı), sepsis gibi ciddi semptomlar da görülebilir. Hastanın öyküsü, fizik muayenesi ve kan tahlili sonuçları ile hastalıktan şüphelenilip teşhis edildiğinde tedaviye başlanmalıdır. Tedavide granülosit koloni stimule edici (uyarıcı) faktör ilaçları veya kemik iliği nakli uygulanabilir. 

Agranülositoz için Hangi Doktora Gidilir?

Aniden ateş artışı, titreme, yorgunluk gibi enfeksiyon bulguları, vücutta kanamalar ve yaralar oluştuğu zaman mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Genelde enfeksiyon bulguları ortaya çıktığından dolayı ‘Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji’ bölümü doktorlarına başvurulmalıdır. Kan hücrelerindeki sayı düşmesinden dolayı bu alanla ilgilenen ‘İç Hastalıkları’ alt bölümü olan ‘Hematoloji’ bölümü doktorlarına da başvurulabilir. 

Makaleyi faydalı buldun mu?
9
0
Makeleyi Paylaşın