Diş Eti Çekilmesi

Diş eti çekilmesi, sağlıklı diş eti dokusunun çeşitli nedenlerle dişin çıkış yönünün tersine doğru çekilmesidir ve erken müdahale edilmezse cerrahi işlem gerektirebilir. 

Diş Eti Çekilmesi Nedir?

Diş eti; dişin hem etrafından başlayıp saran, bir taraftan periodontal ligament (dişin kök yüzeyini saran sement ve alveolar kemik arasındaki bağlayıcı doku), diğer taraftan oral mukoza dokularıyla devamlılık sağlayan dokudur.

Sağlıklı bir diş eti; genellikle gül kurusu veya mercan pembesi terimleriyle ifade edilir ama aslında kalınlık, pigment içeren hücre sayısı (renklenmesine denen olan hücreler) , ırk gibi faktörlere göre bağlı olarak koyu kahverengiye kadar değişiklik gösterebilir.

Sarışınlarda açık renkli, esmerlerde koyu renkli olur. Yapışık diş eti genel hatlarıyla pembe ve pürtüklü bir yapıdadır.

Diş eti çekilmesi bu pembe ve sağlıklı dokunun zamanla türlü etkiler doğrultusunda dişin çıkış yönünün tersine doğru çekilmesidir. Bu çekilme tek başına oral kaynaklı olabileceği gibi birçok sistemik ve oral hastalığın belirtisi olarak da görülebilir.

Diş eti çekilmesi toplumda çok rastlanan, yaygın bir olgudur. Yaşın ilerlemesiyle görülme sıklığı ve boyutu artar, erkeklerde daha fazla rastlanır.

Klinik olarak diş eti çekilmesi apikale migrasyon (diş etinin diş kökü yönünde hareket etmesi) ve kök ucunun açığa çıkması olarak tanımlanır. Diş eti çekilmesini kavrayabilmek için öncelikle dişlerin görünen ve gerçek pozisyonları arasındaki farkı kavramak gerekir. Periodontal (diş etrafındaki komşu yumuşak yapılar) hastalıkta hem açık diş eti çekilmesi vardır, hem de bir kısım kök yüzeyi iltihaplanmıştır.

Diş Eti İltihabı (gingivitis)

Diş eti iltihabı patolojisinde diş üzerindeki mikroorganizmalar rol oynar. Bu mikroorganizmalar sentezledikleri yıkım ürünleriyle diş etinde harabiyete yol açarlar. Normalde pembe olan diş eti, diş eti iltihabına bağlı iltihaplanmayla birlikte kırmızı renge dönüşür. Renk değişimi diş eti hastalıklarında en önemli faktörlerden biridir.

İlerlemiş Diş Eti İltihabı (periodontitis)

Dişleri destekleyen dokuların iltihaplanması ile karakterize, ataşman ve alveol kemik kaybının görüldüğü bir hastalıktır. Oluşumunda birçok faktör etkilidir. Lokal olarak dişlerin ve diş eti birleşim bölgesinde biriken plak en önemli faktördür. Sistemik olarak ise, diyabet ilerlemiş diş eti iltihabının şiddetini ve dağılımını etkileyen önemli bir hastalıktır. Diyabetin altıncı komplikasyonu olarak ilerlemiş diş eti iltihabı bilinir. Özellikle tip II diyabette yaygındır.

Diş Eti Çekilmesi Belirtileri

Diş eti çekilmesinin en belirgin belirtisi diş eti kanaması olarak karşımıza çıkar. Başlarda fırçalarken ortaya çıkan kanama, zamanla yemek yerken hatta dille dişe baskı yapıldığında bile görülebilir. Bazı ilerlemiş durumlarda sabah uyandığında hasta yastığında kan lekesi görecektir. Bunlar diş etinin ilerlemiş formları olup uzman bir hekimin tedavisini gerektiren durumlardır.

Kanamaya ek olarak diş eti ağrısı da diş eti çekilmesi belirtilerindendir. Çekilmeyle birlikte bölge hassaslaşır ve özellikle soğuk havada nefes alıp verirken diş etlerinde sızlama tarzı ağrılar meydana gelir. Yemek yerken yapılan basınçla da ağrı da artış olur.

Diş eti çekilmesinde bir diğer belirti de diş eti rengidir. Diş eti renginin olduğundan daha kırmızı ve yapısının da parlaklaşması çekilme belirtilerindendir.

Diş Eti Çekilmesi Nedenleri Nelerdir?

Diş eti çekilmesi toplumda çok yaygın olarak görülen, hemen hemen her yaş grubunun oral mukozasında (ağzın yumuşak dokuları) bulunabilen bir hastalıktır. Diş eti çekilmesinin cinsiyete, yaşa, ırka göre değişen birçok nedeni vardır.

  • İlk ve öncelikli olarak yazılması gereken oral hijyen temizliğidir. Kişi günlük ağız bakımını yeterli olarak yapmıyorsa oral floraya yerleşen bakteriler zamanla diş ile diş etinin arasında birikmeye başlar. Bu durum önce kendini diş etinde kanamalar olarak gösterir. Başlangıçta yalnızca fırçalama anında olan kanamalar zamanla tüketilen yiyeceklerle birlikte de boy gösterir. Daha sonra diş etlerinde plak birikimi ileri boyuta ulaşıp diş taşlarına dönüşür. Bu diş taşları diş etlerinde çekilmelere sebep olur.
  • Nekrotizan ülseratif gingivitis diş etinin yıkıcı, iltihabi bir hastalığıdır. Diş etinde aniden ortaya çıkan ağrılı bir durumdur. Eğer hastanın diş etlerinde son dönemlerde yüksek derecede çekilmeler, ağrılar ve kanamalar mevcutsa nedeni nekrotizan ülseratif gingivitistir.
  • Çocuk hastalarda fazla derecede diş eti kanaması, belirli bölgelerde diş eti şişmesi, bu ağız içi duruma aynı zamanda sürekli bir yorgunluk hali eşlik ediyorsa bu durum ALL (akut lenfosittik lösemi) göstergesi olabilir.
  • Protetik (protez) tedavi gören hastalarda; köprü, parsiyel (hareketli protez), total diş yapımında, yapılan protez diş etleriyle uyumsuz olduğunda (diş etine baskı yapacak şekilde uzun olması) diş etleri buna tepki olarak geri çekilir. Zamanla hassaslaşan, kanamalı ve ağrılı bir diş eti tablosu ortaya çıkar.
  • Sigarayı bıraktıktan sonra ilk birkaç hafta boyunca ağız içindeki yumuşak dokularda sigaranın oluşturduğu katman incelir. Bu incelmeye bağlı olarak ağız florası hassaslaşabilir. Ağızda aft ve nadir de olsa diş eti çekilmesi gözlenebilir.
  • Hamilelikte diş eti çekilmesine nazaran anne adaylarında daha çok diş etlerinde şişlik, kızarıklık ve kanamalar görülür. Bunun sebebi hamilelik döneminde değişen hormon salınımlarıdır.
  • Diş eti çekilmesinin bir diğer nedeni de ağza yabancı cisim sokulmasıdır. Özellikle terzilerde görülen ağızda sürekli olarak toplu iğne tutmak ya da sürekli olarak yanlış kürdan kullanımı diş etlerinde çekilmelere sebep olacaktır.
  • Bruksizm (diş sıkma, gıcırdatma) de diş eti çekilmesinin nedenleri arasında yer alır. Geceleri yapılan dış sıkma, gıcırdatma gibi parafonksiyonel (fonksiyon dışı, orantısız kuvvet) hareketler diş ve diş etlerine gelen fazla ve orantısız kuvvetlerden dolayı diş etlerinde çekilmelere sebep olur.
  • Diş eti çekilmesinin nedenleri sistemik hastalıklar da olabilir. Özellikle diyabetli hastalarda diş eti çekilmesi oranı yüksektir.
  • Bazı insanlarda bu durum genetik olabilir. Genetik yatkınlığı olan kişilerde bu durumun görülme olasılığı artar.
  • Diş fırçalama şekli de önemli bir unsurdur. Kişi dişleri her gün fırçalıyorsa ve buna rağmen devam eden bir diş eti çekilmesi ve kanaması varsa, dişlerini fazla agresif fırçalıyor olabilir. Fırçama yaparken yukarı ve aşağı yapılan sert darbeler diş etlerinde çekilmeye sebep olur.

Diş Eti Çekilmesi Teşhisi

Özellikle yaş ilerledikçe artan diş eti çekilmesi, dental tedavinin ulaşamadığı toplumlarda kronik periodontal (diş etrafındaki komşu yumuşak yapılar) hastalıkların sonucunda görülür.

Diş eti çekilmesi genelde yavaş ilerleyen bir hastalıktır. Bu yüzden hastalığın seyrini gözlemlemek çok da kolay bir durum değildir. Fakat özellikle diş fırçalarken artan bir kanama gözlemleniyorsa, diş taşı birikimi varsa ve ilgili diş ya da dişlerdeki görünen diş eti, diğer diş etlerine göre dişin apeksine (kökün uç yüzeyi) doğru ilerlemişse bu durum diş eti çekilmesinin habercisidir.

Klinik olarak diş eti çekilmesinin teşhisi;

Sondlamada kanama

Sond, ağız içi sert doku muayenesinde kullanılan diş hekimliği el aletidir. İflamasyonun ilk belirtilerinden birisi DOS’daki (diş eti oluğu sıvısı) artış, diğeri ise hafif bir sondlamada yani sondun sivri ucunun diş eti içinde hafifçe gezdirilmesiyle görülen kanamadır. Klinik olarak tespit edilmesi çok kolay olduğundan tanı, tedavi ve koruyucu önlemler alınması açısından sondlamada kanama çok önemli bir bulgudur. Renk değişikliği gibi önemli görünür belirtilerin ortaya çıkmasından önce hastalığın gelişini objektif olarak bildirir.

Diş eti renk değişiklikleri

Diş etinin rengi; kan damarlarının sayısı, epitelin kalınlığı, kreatinizasyon miktarı ve epiteldeki pigmentler gibi çeşitli faktörler tarafından belirlenir. Renk değişikliği, diş eti hastalığının en önemli klinik bulgularındandır. Renk değişimi hastalığın şiddetine göre değişir. Başlangıçta artan bir kırmızı yapı vardır. Şiddetli iltihaplanmada kırmızı renk aşamalı olarak mor beyazımsı bir griye dönüşür.

Diş Eti Çekilmesi Tedavisi

Tedavide en önemli kriterlerden biri hastalığın durumudur. Henüz yeni başlayan bir diş eti çekilmesinde öncelikli olarak yapılacak olan tedavi diş taşlarını temizlemektir. Bu sayede dişin ağız içinde görünen kısmı ve kökü arasında düzgün bir hat elde edilmiş olur. Sonuç olarak diş eti çekilmesine ve dişlerde iltihaplanmaya bağlı olan mikroorganizmalar diş etlerinden uzaklaştırılmış olur. Hasta da buna ek olarak oral hijyenini doğru bir şekilde aksatmadan yaparsa diş etleri eski görünümüne kavuşacaktır.

Diş eti çekilmesi ilerleyip kronik bir hal aldıysa bu durumda yalnızca diş eti temizliği yeterli olmayabilir, cerrahi tedavi gerekir. Cerrahi tedavide daha derinde olan, kök yüzeyine daha fazla nüfuz etmiş ceplerdeki plağı temizlemektir. Yine diğer tedavide olduğu gibi bunda da daha düzgün bir kök yüzeyi oluşturulur.

Tedavi yapıldıktan hasta belirli aralıklarla kontrole çağrılır, plak durumu kontrol edilir.

Diş Eti Çekilmesi Tedavi Edilmezse

Diş eti çekilmesi tedavi edilmediği taktirde ağız içi hijyenin de yetersizliğine bağlı olarak ortaya birçok sorun çıkabilir.

Bu sorunlar şu şekildedir:

  • Artan diş çekilmelerine bağlı olarak dişlerde mobilite (dişlerin sallanması) ortaya çıkar.
  • Artan mobiliteyle birlikte diş kayıpları da meydana gelir. Ağızda eksik diş bulunması konuşurken, yemek yerken ve bunlar gibi dişlere kuvvet uygulanan birçok durumda, uygulanan kuvvetin eşit dağılmamasına, çene eklemine orantısız dağılmasına neden olur. Bu durum da ilerleyen zamanlarda çenelerde ciddi problemlere yol açar.
  • Diş etlerinde ve dişlerde yoğun hassasiyet gözlenir.
  • Diş eti kanamalarında yoğun miktarda artış oluşur. Yalnızca diş fırçalarken değil aynı zamanda yemek yerken özellikle sert gıda tüketiminde kanamalar ve bu kanamalara bağlı enfeksiyon durumları ortaya çıkabilir.
  • Diş eti çekilmesi tedavi edilmediği taktirde dişlerin sement yüzeyi (diş kökünü kapsayan kısım) ortaya çıkacaktır. Bu da artan sement çürüklerine ilerleyen zamanlarda diş sinirlerinin zarar görmesine sebebiyet verir.

Diş Eti Çekilmesine Ne İyi Gelir?

Diş eti çekilmesi yalnızca bulunduğu yumuşak dokuyu etkilemekle kalmaz. Aynı zamanda çevre dişe de zarar verir. Dişlerde sallanmaya sebep olarak diş kayıplarına neden olur. Aynı zamanda diş eti çekilmesiyle diş ve diş eti arasındaki boşluk artacağından bu bölüme patojen mikroorganizma girişi ve yerleşimi de kolaylaşır. Diş eti çekilmesini önlemek için uzman bir hekime başvurmak gerekmektedir.

  • Öncelikle yapılması gereken oral hijyen temizliğine dikkat etmektir. Günlük diş fırçalama rutini asla aksatılmamalı, ek olarak günde 2-3 defa tuzlu su ile çalkalama yapılmalıdır.
  • Sigara kullanımı varsa sigaranın bırakılması gerekir. Sigaraya bağlı olarak dişe komşu yumuşak dokularda yıkımın ve şiddetinin artması, bakterilerin diş etine nüfuzunu hızlandırmakta ve daha agresif bir yıkıma neden olmaktadır. Sigara bakterilere karşı oluşan immün (bağışıklık) cevabın azalmasına neden olur. Çekilen diş eti bölgesinde iltihaplanmaya neden olup diş eti çekilmesini daha ileri safhaya taşır.

Diş Eti Çekilmesine Ne İyi Gelmez?

Diş eti çekilmesinden kurtulmak, durumu en aza indirmek için yapılması gereken başlıca durum, diş eti çekilmesine sebep olan lokal faktörleri ortadan kaldırmaktır.

  • Agresif diş fırçalama en önemli sebeplerden biridir, diş etlerinde irritasyona neden olup zedelenmeyi arttırır.
  • Hastada yaygın bir sigara ve alkol kullanımı mevcutsa bunlara son vermeli ya da minimal düzeye indirmelidir.
  • Evde hazırlanan kürler, kullanılan bazı bitkisel ilaçlar diş eti çekilmesine ve iltihaplanmaya tam tersi etki yapabilir. Hasta bir doktora danışmadan asla kendi başına tedavi yöntemlerine girişmemelidir.

Diş Eti Çekilmesi İlaçları

Diş eti çekilmesiyle birlikte eğer enfeksiyon da mevcutsa antibiyotik kullanımı önerilir. Öncelikli olarak metronidazol, penicilin ve tetrasiklin gibi antibiyotikler kullanıma uygundur. Antibiyotik kullanımı ortalama olarak bir hafta sürmelidir. Antibiyotik kullanımıyla birlikte, hasta vitamin de kullanabilir. Günde iki defa 50 gram riboflavin, 150 mg askorbit asit vitamin olarak tavsiye edilir.

Bunlara ek olarak oral hijyenin korunması açısından hastaya antienflamatuar ve antiseptik gargara da önerilir.

Tedavi için belirtilen ilaç türevleri sadece bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tavsiyesi olmadan hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.

Hamilelikte Diş Eti Çekilmesi

Hamilelikte diş eti çekilmesi çok yaygın görülen bir durum değildir. Yeterli ve doğru beslenmeyle bu durumun önüne geçmek mümkündür. Özellikle C vitamini eksikliği ve değişen hormon dengesine bağlı bir durumdur. Hamileliğin ilk aylarda kusmalarla birlikte ağız içinin Ph dengesi değişir bu durumda da çürük oluşumu, kötü ağız kokusu ve diş eti çekilmesi gibi durumlar ortaya çıkabilir. Hamilelikte birçok antibiyotiğin kullanımı uygun olmadığından, doktora başvurmadan kullanılan antibiyotikler bebeğin gelişimi için olumsuz etkilere sebep olacaktır. Hamileliğin bitimiyle durum yüksek olasılıkla normale dönecektir. Eğer hala devam eden bir diş eti çekilmesi mevcutsa hasta bir hekime başvurmalı ve gerekli tedbirler alınmalıdır.

Çocuklarda Diş Eti Çekilmesi

Çocuklarda diş eti çekilmesi çok yaygın olarak görülen bir durum değildir. Diş eti çekilmesinin aksine dental ark (dişlerin üzerine dizildiği kemik yapısı) kendisini 15 yaşına kadar tamamlayacağından, bu dönemde daimi diş sürmeleri nedeniyle diş etlerinde, dişlerin çıkacağı bölümlerde çekilmeden çok şişlikler mevcuttur. Fakat bu durum fizyolojik bir oluşum olduğu için herhangi bir sorun teşkil etmez.

Yaşlılarda Diş Eti Çekilmesi

Yaşlılarda ağız hijyeni gençlerdeki kadar iyi değildir. Bu duruma yol açan birçok faktör vardır. Öncelikli olarak yaşlı bireyler kognitifik fonksiyonlarının (düşünme, anlama, kavrama) azalması, artrit, kazalara bağlı doku zedelenmesi gibi sorunlar nedeniyle manipülasyon yeteneklerini önemli ölçüde kaybetmişlerdir. Bu yüzden ağız hijyeni işlemlerini kolaylıkla uygulayamazlar.

Ayrıca ilerleyen yaşla beraber, periodontal (diş etrafındaki komşu yumuşak yapılar) dokuların plağa maruz kaldığı süreler artarken, vücudun savunma sistemi fonksiyonlarının azalmasına bağlı olarak savunmada yetersizlikler ortaya çıkar. Bu durum da plak birikimini uygun zemin hazırlar.

Diş eti çekilmesi ileri yaşlarda çok sık görülen bir bulgudur. Diş plağı bu alanlara kolaylıkla birikir. Yaşla birlikte azalan tükürük miktarına bağlı olarak da diş eti çekilmeleri görülür. Estetik sorunlar ve diş hassasiyeti görülür.

Ayrıca yaşlılarda kullanılan protezler de diş eti çekilmesinin önemli bir nedenidir. Doğru yapılmamış protezler, diş etiyle temasta olduğu bölgelerde yaygın diş eti çekilmeleri ve doku zedelenmesine sebep olurlar.

Diş Eti Çekilmesi için Hangi Doktora Gidilir?

Ağız içi yumuşak dokularla ilgili herhangi bir problemde başvurulması gereken ilk bölüm Oral Diagnoz ve Radyoloji ya da Oral Patoloji'dir. Bu bölümdeki uzman bir hekim bizi Periodontoloji bölümüne yönlendirecektir. Yapılacak olan konservatif ya da minör cerrahi işlemlerinden sonra hasta sağlıklı diş etlerine kavuşacaktır.

Diş eti çekilmelerine ağrı, şişlik, kızarıklık gibi tablolar da eşlik ediyor ve oral hijyene dikkat edilmesine rağmen durum düzelmiyorsa, mutlaka bir uzman hekime başvurulmalıdır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
3
1
Makeleyi Paylaşın

Diş eti çekilmesi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Diş eti çekilmesi toplumun her kesiminde ve hemen hemen her yaş grubunda görülen bir hastalıktır. Doğru bir teşhis konulduktan sonra yapılacak en iyi yöntem, iyi bir diş hekimine başvurmak olacaktır. Evde hazırlanan kürler, kullanılan bazı bitkisel ilaçlar diş eti çekilmesine ve iltihaplanmaya tam tersi etki yapabilir. Hasta bir doktora danışmadan asla kendi başına tedavi yöntemlerine girişmemelidir.

Doğru ve devamlı yapılan bir oral hijyenle, erken diş eti çekilmesinin önüne geçmek mümkündür. Diş taşı temizliği yaptırmak da diş çekilmesinin önüne geçmek için önemli bir adımdır. Sigara kullananların sigarayı bırakması gerekmektedir.

Eğer diş eti çekilmesi ileri düzeydeyse ve duruma enfeksiyon da eşlik ediyorsa, sızı şeklinde bir ağrı görülebilir. Soğuk ve sıcak besinlerde hassasiyet başlar. Diş eti çekilmesinde diş köküne doğru bir açılma olduğu için hassasiyet oluşabilir. Bu yüzden çiğneme ya da diş fırçalama esnasında hassasiyete bağlı olarak ağrı da oluşabilir.

Diş eti çekilmesi tek başına görülen bir hastalık değildir. Ağız kuruluğu ve buna bağlı olarak diş eti çekilmesi ve ağız kokusu genelde birlikte görülen durumlardır. Diş etlerinde çekilmeye ve plağa bağlı olarak oluşan iltihaplanma durumu, ağızda kötü koku ve kötü tada sebep olur.

İmplant uygulaması için diş etleri ve alttaki kemik yapısının, uygun ve sağlıklı olması gerekir. Yetersiz kemik yapısı ve çekilmiş, iltihaplı durumlar implant yapımına engeldir. Öncelikle diş etlerinin sağlıklı duruma getirilmesi gerekir.