Diş Eti Şişmesi

Mikroorganizmaların, diş etlerine yerleşerek iltihabi bir yapı oluşturmaları diş eti şişmesine neden olmakta olup, tedavisinde öncelik, şişmenin nedenini ortadan kaldıracak tedaviyi uygulamaktır.

Diş Eti Şişmesi Nedir?

Diş eti, dişin etrafından başlayıp saran pembe renkli dokudur. Diş etleri çoğu zaman mikroorganizmalar tarafından iltihabi bir yapıyla kaplanabilir. Bu mikroorganizmalar pek çok yolla diş etlerine yerleşirler. Yerleştikleri bölgelerde, diş etlerinde çiğneme yüzeylerine doğru büyümelere, diş etlerinde renk değişikliklerine ve iltihaba neden olurlar. Diş eti şişmesi bir dişte bulunabileceği gibi birkaç dişi, hatta intraoral (ağız içi) bütün dişlerde birden görülebilir.

İltihap Kaynaklı Diş Eti Büyümeleri

  • Kronik: yavaş yavaş gelişen,
  • Akut: birden ortaya çıkan.

İlaca Bağlı Diş Eti Büyümeleri

  • Antikonvülsanlar,
  • Kalsiyum kanal blokerleri ve
  • İmmünosüpresanlar.

Sistemik Hastalık veya Durumlara Bağlı Diş Eti Büyümeleri

A-) Duruma Bağlı

  • Gebelik,
  • Ergenlik,
  • C vitamini eksikliği.

B-) Diş Eti Büyümelerine Yol Açan Sistemik Hastalıklar

  • Lösemi,
  • Bağışıklık sistemi hastalıkları.

Neoplastik Büyümeler (Diş Eti Tümörleri)

  • İyi huylu tümörler,
  • Kötü huylu tümörler.

Yalancı Büyümeler Olarak 5 Farklı Gruba Ayrılır

Lokasyon ve dağılım kriterlerine göre ise:

  • Lokalize: Bir veya birkaç dişi ilgilendirir.
  • Generalize: Diş etlerinin tamamı etkilenmiştir.
  • Marjinal: Sadece diş eti kenarı etkilenmiştir.
  • PapillerSadece papillerde (dişlerin ara yüzlerindeki çıkıntılı diş etleri) oluşur.
  • Diffüz: Marjinler (diş etinin dişle birleştiği yerdeki çizgi), yapışık diş eti ve papillerde oluşur.
  • Diskrete: İzole kabarık veya saplı tümör benzeri büyümelerdir.

Diş Eti Şişmesi Belirtileri Nelerdir?

Diş etlerinde çiğneme yüzeylerine doğru büyümeler, ağrı ve sıklıkla görülen kanama en tipik belirtilerindendir. Diş etinin renginde mavimsi kırmızı, koyu kırmızı gibi değişiklikler de bu duruma eşlik edebilir. Kimi zaman bu büyümeler hızlı olarak gelişirken, kimi zamansa uzun süre alabilir.

Diş Eti Şişmesi Nedenleri Nelerdir?

Diş eti şişmesi son zamanlarda toplumda sıklıkla yaygınlaşan bir durum halini almıştır. Diş eti şişmelerinin lokal ve sistemik birçok sebebi olabilir. 20’lik dişlere bağlı şişmeler, genellikle diş sürmeye (çenede çıkmaya) başlayacağı zaman ortaya çıkarlar. Bu durum fizyolojik bir olaydır. Fakat iltihabi bir durum eşlik ederse mutlaka müdahale gerektirir.

Dolgu yapıldıktan sonra eğer yükseklik olduysa bu durumda diş etlerinde şişme görülebilir.

İmplant ya da protez gibi durumlarda diş etlerine baskı olacağı için şişme ya da tam tersi çekilme gibi durumlar söz konusu olabilir.

Kimi zaman ortodontik tedavide dişe takılan teller yanlış konumlandırılırsa, diş etlerini tahriş edip şişmeye neden olabilir.

İltihabi Diş Eti Büyümeleri

Kronik İltihaba Bağlı Diş Eti Büyümeler

Diş etlerinde, balonumsu tarzda şişmeler başlar. Dişin etrafını can simidine benzer şekilde çevreler. Bu şişlik daha sonraları tüm klinik kuronu (dişin ağızda görünen kısmı) kapatacak kadar büyüyebilir. Akut (hızlı gelişen) bir enfeksiyon ya da travma yoksa sessiz ve ağrısız gelişen bir lezyondur. Yavaş ve ağrısız bir şekilde büyümeye devam eder, kendiliğinden küçülüp daha sonra yeniden büyüyebilir.

Diş etindeki şişmeler genel olarak kırmızı, mavimsi kırmızı, yumuşak, düzgün parlak yüzeyli ve kolaylıkla kanama eğilimindedirler.

Plak, plağı arttırıcı faktörler, ve ağızdan solunum yapmak, anatomik anomaliler veya hatalı protetik tedavi ve ortodontik uygulamaların plak birikimine neden olması başlıca nedenleri arasında sayılır.

Akut İltihabi Büyümeler

Gingival (Diş Eti) Apseler

Genellikle aniden oluşan ve ağrılı gelişen diş eti büyümeleridir. Marjinal ve papiller diş etinde görülürler. Başlangıçta, parlak ve düzgün yüzeyde, kırmızımsı bir şişlik halinde belirirler. 24-48 saat içerisinde içi sıvı dolu hale geçerler ve bir noktadan sonra dışarıya akışları başlar. Komşu dişler perküsyonda (el aletiyle dişe vurulması) hassastır. Kendiliğinden yırtılıp iyileşebilirler.

Diş fırçası kılı, elma koçanı ve sert yiyecek parçacıkları gibi yabancı cisimler tarafından bakterilerin bağ dokusunun derinliklerine itilmesi sonucu ortaya çıkarlar. Şişlik diş etiyle sınırlıdır.

İlaca Bağlı Büyümeler

Antikonvülsanlar, immünosupresanlar ve kalsiyum kanal blokerleri diş eti büyümelerine sebep olabilirler. İlaçlara bağlı büyümelerin klinik ve mikroskobik özellikleri birbirine benzer. Yumru şeklinde ağrısız olarak başlarlar. Başlangıçta ayrı ayrı olan bu yumrular zamanla birleşerek dişin kronunu tamamen kaplayan bir kitle haline dönüşürler. Dişlerin çiğneme yüzeylerine kadar kabarıp çiğnemeyi engelleyecek boyutlara ulaştıkları da olur. Renk koyulaşıp mavisiz kırmızıya döner, kanamaya eğilim artar. Genellikle alt ve üst çenelerin anterior ön bölgelerinde daha şiddetlidirler. Diş eti şişmesi dişlerin olduğu bölgelerde oluşur, eksik diş bölgelerinde oluşmaz, ilgili diş çekilirse lezyon da ortadan kaybolur.

Diş fırçalama ve kolorheksidinli macunlarla sağlanan oral hijyen inflamasyonu önler ama büyümeleri azaltmaya veya yok etmeye karşı belirgin bir yarar sağlamaz. Büyüme yavaş gelişir. Cerrahi olarak elimine edildiğinde tekrar oluşur. Kullanılan ilaç kesilince birkaç ay içerisinde kendiliğinden kaybolur.

Epilepsinin tedavisi için kullanılan dilantin hastalarda diş eti büyümelerine yol açar. Yine epilepsi için kullanılan fenitoin de, özellikle gençlerde diş eti büyümelerine sebep olur. Bir kez eşik değer aşıldıktan sonra büyümelere etkisi açısından artık dozun bir önemi kalmaz.

Organ transplantasyonlarında (nakil) doku reddinin önlemek ve bazı otoimmün hastalıkları tedavi etmek amacıyla siklosporin kullanımı da diş eti büyümelerine neden olur.

Kalsiyum kanal blokerleri; özellikle çok sık kullanılan nifedrifin, böbrek nakli geçirmiş hastalarda siklosporinle birlikte kullanılırsa büyümenin şiddeti artar, hastaların %20 sinde diş eti büyümelerine neden olur.

İdyopatik Diş Eti Büyümeleri

Nedeni bulunamayan diş eti büyümelerine denir. Çok ender rastlanan bir durumdur. Özellikle yapışık diş eti etkilenir. Her iki çenede görülebileceği gibi tek çenede de görülebilir. Diş eti şişliği genellikle pembe, sıkı, yoğun ve sanki küçük taştan kabarcıklar gibidir. Bu durumu inflamasyon da eşlik edebilir.

Her ne kadar idyopatik denilse de bazı olgularda genetik olduğu düşünülmüş fakat mekanizma henüz çözülememiştir.

C Vitamininin Eksikliğine Bağlı Büyümeler

Klasik olarak C vitamini eksikliğinde ortaya çıkan tablo skorbüt olarak isimlendirilir. C avitaminozuna (eksiklik) bağlı diş eti yüzeyinde ödem, plağa karşı oluşturulan yanıtı değiştirerek diş eti büyümelerine sebep olur. Diş etleri parlak mavimsi kırmızı bir hal alır. Kapillerler (kılcal damar) genişler.

Lösemi

Lösemi hastalarında diş etleri şiş ve mavimsi kırmızı bir renk alabilir. Meydana gelen diş eti büyümeleri interdental papil, marjinal ve yapışık diş eti kısımlarını içine alır. Diş çıkarma, uygun olmayan protezler, kötü yapılan diş dolguları, dental plak ve diş taşı gibi kronik travma diş eti şişmesine neden olabilir.

Neoplastik Büyümeler (Diş Eti Tümörleri)

Diş etinde, tümör benzeri oluşumlara genel anlamda epulis denilmiştir. Çoğunluğu iltihabi kaynaklıdır.

Diş Eti Şişmesi Teşhisi

Radyografilerde yumuşak dokular hakkında yeterli ve doğru bilgi elde etmek her zaman mümkün olmayabilir. Bu sebeple hekimin yapacağı klinik muayene daha önemlidir. Hekim diş etinin rengine, bulunduğu bölgeye, şişin miktarına ve inflamasyon olup olmadığına göre; diş eti şişliğinin teşhisini koyar.

Hastanın anamnezi (bilgileri) teşhiste önemli yer tutar. Sahip olduğu hastalıklar ve buna bağlı olarak diş eti şişmesinin görülmesi olası bir durumdur.

Diş Eti Şişmesi Tedavisi

Sağlıklı ve iyi fonksiyon gören bir tedavinin sağlanması için, uygulanacak süreci koordine edebilen tam bir planlama yapılmalıdır. Periodontal tedavi için yapılacak öncelikli plan; hastanın gereksinimlerini karşılayabilmek üzere çeşitli alanlardaki işlemlerin tümünü kapsamalıdır. Asıl amaç, diş eti şişmesi nedenlerinin ortadan kaldırılması ve elde edilen sağlıklı durumun sürdürülebilir hale getirilebilmesidir. Kadınlarda ergenlik döneminde ebeveyn eğitimi başarılı tedavinin en önemli kısmını oluşturur. Hamilelik döneminde ilaç tedavisi plasenta fetüsü etkileyeceğinden kullanıma uygun değildir. Gargaralar düşük konsantrasyonda alkol içermelidir. Periodontal tedavi sırasında yumuşak dokularda oluşabilecek travma minimal düzeyde olmalıdır.

Diş eti büyümesi ödem kaynaklıysa, diş etinin yapısı yumuşak ve kırmızıysa; bu tür büyümelerde scalling-root planig (SRP) uygulanır. Bu tedavi sonucunda diş etlerindeki ödem ve damarlanmanın azalmasıyla büzülme olur ve iyileşme elde edilir.

Diş eti şişmeleri ilaç kaynaklı ise hastanın mümkünse kullandığı ilacı değiştirip, hastalığı ile ilgili aynı etkiye sahip fakat diş etlerinde şişme yapmayan farklı bir ilaç kullanması gerekmektedir.

Diş eti şişmelerinin sebebi hamilelik döneminde yükselen hormonlar sebebiyle ise genellikle herhangi bir tedavi yapılmaz ve hamilelik bitiminde kendiliğinden geçmesi beklenir.

Diş Eti Şişmesi Tedavi Edilmezse

Diş eti şişmeleri genellikle enfeksiyonla birlikte ilerlediği için tedavi edilmediği takdirde ilgili diş dışında ağızdaki diğer dişlere ve diş etlerine yayılım gösterip ağız sağlığını bozar. Dişlerde mobiliteye (sallanmaya) neden olur. Artan iltihaplanma ile birlikte lenflerde şişlik görülebilir.

Diş Eti Şişmesine Ne İyi Gelir?

Diş eti şişmesi için halk arasında yaygın olan birçok bitkisel tedavi yöntemi mevcuttur. Bu tedaviler kimi insanlar da faydalı olsalar da; kişiden kişiye değişen alerjik cevaplar durumun daha da kötü bir hal almasına neden olabilirler. Karanfil yağı, soğan, limon, buz, vanilya özü bunlardan bazılarıdır. Diş eti şişmesin kaynağının net bir şekilde öğrenilmeden ve kişinin alerji durumu belirlenmeden bunları kullanması kötü sonuçlara sebebiyet verebilir.

  • Diş eti şişmesi hastanın kullandığı ilaçlara bağlıysa (antikonvülsanlar, kalsiyum kanal blokerleri, immünsüpresanlar), bu hastalara alternatif farklı ilaçlar önerilmelidir. Böylelikle şişmenin de önüne geçilmiş olur.
  • Hasta yumuşak kıllı fırça kullanmalı ve dişlerini fırçalarken çok sert darbelerden kaçınmalıdır.
  • Günde 3 kere dişlerini yumuşak bir şekilde fırçalamalı, oral hijyenini aksatmamalıdır.
  • Tuzlu su ile gargara yapmak ağız içindeki mikroorganizma miktarının dengelenmesi için çok önemli bir faktördür. Bu sebeple hasta günde 2-3 defa tuzlu su ile gargara yapmalıdır.

Diş Eti Şişmesine Ne İyi Gelmez?

Diş eti şişmesi toplumumda hemen hemen her yaş grubunda görülen bir hastalıktır. Birçok etken faktör vardır. Bunlar lokal ya da sistemik kaynaklı olabilir. Eğer diş eti şişmesi kullanılan ilaçlara ya da sistemik bir probleme bağlı değilse, oral hijyenin yeterli olması şişmenin önüne geçmek için büyük bir adımdır.

  • Diş etinin şiştiği bölgeler kanamaya yatkın ve hassastırlar. Bu yüzden kullanılan diş fırçası çok önemlidir. Sert kıllı fırçalar kullanmak, diş etlerinde harabiyeti ve ağrıyı arttıracaktır.
  • Hasta dişlerini çok agresif fırçalıyor ise, bu durum diş etlerinde tahrişe neden olur, kanama artar ve durum kötüye gider.
  • Günlük fırçalamaları ihmal etmek, ağız içi asit dengesini bozar ve bu durum da diş etlerini kötü etkiler.

Diş Eti Şişmesi İlaçları

Diş etinde şişme yapan üç farklı ilaç grubundan bahsetmiştik.

Bunlar:

  • Antikonvülsan
  • Kalsiyum kanal blokörleri
  • İmmünsüpresanlar

Phenytony’ye (epilepsi hastaları için kullanılan ilaç) alternatif olarak; carbamazapin ve valproic asit daha az diş eti büyümesi yapar.

Nifedipine’e alternatif olarak diltiazem ve veramapil kullananlarda diş eti şişmesi sırasıyla %20 ve %4’tür.

Cyclosporine’den (organ nakli gibi immün sistemi etkileyen durumlarda kullanılan ilaç) daha az diş eti şişmesine neden olan alternatif ilaçsa tacrolimustur.

Klorhekzidinli gargaralar ağız içindeki mikroorganizma miktarını azaltarak diş eti şişmesinin önüne geçilmesine yardımcı olurlar.

Kullanılacak olan ilaçlar muayene sonrasında, hekim tarafından reçete edilmelidir.

Diş Eti Şişmesi Ameliyatı

Diş eti şişmesi ödem kaynaklıysa damarlanmayı azaltmak ve büzülmeyi sağlamak amaçlı SRP uygulamasının yapıldığından yazımızın tedavi bölümünde bahsetmiştik. Eğer şişme daha fazlaysa SRP yeterli olmaz, cerrahi bir işlem gerekebilir. Bu amaçla iki yöntem kullanılır:

Gingivektomi:

Diş etlerinin eksize edilmesi, yani kesilip atılması işlemidir. Lokal anestezi altında uygulanan minör bir cerrahi işlemdir. Asıl amaç patolojik cebin eliminasyonu, oral hijyenin sağlanmasına olanak veren bir ortamın ve fizyolojik diş eti formunun yaratılmasıdır.

  • Lokal anestezi yapılır.
  • İnsizyon (kesi) hattının belirlenebilmesi için, diş etlerinde işaretleme yapılır.
  • İnsizyon yapılır. Kemik açığa çıkarılmaz.
  • Diş eti bıçak, bistüri, küret ve makaslar yardımıyla uzaklaştırılır.
  • Nemlendirilmiş spanç yardımıyla kanama kontrolü yapılır.

Flep operasyonu:

Diş etinin kaldırılıp altındaki kemiğin düzenlenmesi esasına dayanır.

  • Lokal anestezi yapılır.
  • İlgili bölgedeki diş eti diş yüzeyinden ve kemik yüzeyinden belirlenen alan boyunca kaldırılır.
  • Diş etinin altındaki, önceden ulaşılamayan alandaki diş taşları temizlenir.
  • Yeterli temizlik sağlandıktan sonra, sütur (dikiş) atılır.
  • Hasta 1 hafta 1o gün sonra dikişlerin alınması için tekrar çağrılır. Bu dönemde günlük işlerine devam edebilir.

Hamilelerde Diş Eti Şişmesi

Marjinal tipte veya tümör benzeri kitleler halinde görülebilir. Hamilelikte progesteron ve östrojen seviyeleri 10-30 kat artar. Buna bağlı olarak vasküler permeabilitede (damarlanma) artış, ödem ve dental plağa karşı aşırı yanıt gelişir. Bu durumun sonucunda diş etlerinde büyüme görülebilir.

Çocuklarda Diş Eti Şişmesi

Puberte döneminde (Ergenlik dönemi) erkeklerde testosteron, kadınlarda estradiol gibi steroid (yağ dokusu kaynaklı) hormon düzeyleri artmaya başlar. Kadınlarda seks hormonlarının üretimiyle birlikte fiziksel değişiklikler de başlar ve periodonsiyum da etkilenen dokular arasındadır. Diş etlerinde zayıflayan yanıtlar sonucunda diş eti şişmeleri meydana gelir. Erkeklerde ise periodontal dokularda testosteron reseptörleri vardır. İltihaplı ve büyüme eğilimindeki diş etlerinde bunların sayısı artar.

Bebeklerde Diş Eti Şişmesi

Bebeklerde ilk olarak alt çene ön dişler sürer. Bu sürme 6-10. Aylar arasında gerçekleşir. Bebekte sürme başlamadan önce dişlerin çıkacağı bölgelerde şişme, kızarıklık hakim olur. Bunlara ek olarak bebekte salya artışı, diş etlerinde kaşınma ve ateş yükselmesi de görülür. Bu durum fizyolojik bir olaydır. Bebek için zararlı bir yanı yoktur.

Diş Eti Şişmesi için Hangi Doktora Gidilir?

Dişler, dişleri ilgilendiren çevre dokular ve dişlerle bağlantılı yumuşak dokularda gelişen herhangi bir patolojik durumda ilk olarak başvurulması gereken yer Oral Diagnoz ve Radyoloji bölümüdür. Hekim hastayı muayene ettikten sonra diş eti büyümesinin kaynağına bağlı olarak hastayı yönlendirir. Hastalar genel olarak Periodontoloji bölümüne yönlendirilirler.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Diş eti şişmesi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Eğer şişme herhangi bir sistemik hastalığa bağlı değilse, ağız içi hijyenin yetersizliğinden kaynaklanıyorsa tuzlu su ile gargara yapıp, günde 3 defa yumuşak fırça ile yavaşça fırçalamak etkili bir çözüm olacaktır. Bu yapılanlara rağmen hala inmeyen bir şişlik mevcutsa uzman bir periodontoloğa görünmek gerekir.

Diş eti şişmesinin inmesi net bir zamanda olmaz. Sistemik ilaçlara bağlı olanlar hayat boyu devam ederken, lokal sebeplere bağlı olanlar 1-2 haftada düzelebilir. Eğer ani bir travma sonucu şiştiyse (kürdan gibi), böyle bir durumda 1-2 gün sürer.