Burun Tıkanıklığı

Burun tıkanıklığı, her yaşta görülebilen burnun solunum yapamaması durumu olup, tıkanıklığa neden olan rahatsızlık teşhis edilerek buna göre uygun tedavi yöntemi uygulanır.

Burun Tıkanıklığı Nedir?

Burun tıkanıklığı özellikle mevsim geçişlerinde artan ve her yaşta bireyi etkileyebilen bir sağlık problemidir. Bazen burun tıkanıklığı küçük ve geçici bir sıkıntı olabilirken bazen de ciddi bir hastalığın ya da burun yapısının bozukluğunun bir belirtisi olabilir. Burun solunumunun yapılmadığı zamanlarda ağız solunumu devreye girerek hastalar diğer sağlık sorunları ile karşı karşıya kalmaktadırlar.

Burnun önemli bir fonksiyonu, havayı temizlemek ve ısıtarak akciğere göndermektir. Nazal geçiş boşlukları (burun delikleri) mukoza tabakası ile kaplıdır. Bu tabaka burun içini nemli tutmak için yapışkan bir madde olan mukusu üretir. Burun içinde ayrıca “silia“ adı verilen titreşimli çok küçük tüy yapısı hava ile buruna giren toz gibi bazı yabancı cisimleri ya da organizmaları nemli mukoza yapının yardımı ile burundan dışarı doğru adeta süpürmektedir.

Ayrıca burnun her iki deliğinde halk arasında “burun eti“ olarak bilinen konka bulunmaktadır. Burun etlerinin içi kan damarları ile doludur ve solunan havayı ısıtarak akciğere ılık hava inmesini sağlar. Burun etleri gün içinde büyümesi ya da küçülmesi normal fiziksel değişimlerdir.

Burun sayesinde yaklaşık 12 ile 14 bin litre solunan hava temizlenir ve solunan zararlı mikroorganizmalar (bakteri, virüs vb) en aza indirilir. Bu yüzden burun ile solunum yapılması çok önemlidir.

Burun Tıkanıklığı Belirtileri Nelerdir?

Örneğin 17 derece hava sıcaklığında solunan hava, burundan geçerek 28 dereceye kadar ısınır ve daha sonrada akciğerlere doğru iner. Burun tıkanıklığı geliştiğinde kişiler burun yolu ile solunum yapamaz ve ağız yolu solunuma devam ederler. Ağız yolu ile yapılan solumada ise alınan hava temizlenmeden ve fazla ısınmadan akciğere doğru geçer. Burun tıkanıklığı ve ağız yolu ile yapılan devamlı solumada şu belirtiler ile karşılaşılır:

Erişkinlerde burun konakları gün içinde “nazal siklus“ diye adlandırılan bir döngüye girer. Bu fizyolojik (vücudun normal işleyişi) döngüde burun iki tarafında bulunan burun etleri sıra ile şişerek tek taraflı burun tıkanıklığı olmaktadır. Bu döngü özellikle geceleri aktif olur ve kişiler bu tıkanmayı hissetmezler. Bazen bu döngü çeşitli sebeplerden (virüs, alerji vb) ötürü bozularak gün içinde hissedilen patolojik burun tıkanıklığı yaşanır.

Burun tıkanıklığı nedeniyle hastalar gün boyu ağız yolu ile solunum yaptıklarından dolayı ağız kuruluğu yaşarlar. Gün içinde hastalar ağızlarını nemlendirdikleri için şikayetleri olmaz. Özellikle geceleri hastaların şikayetleri çoğalır. Çünkü ağız içindeki yumuşak dokular gece boyun ağızdan alınan nefes nedeniyle kururlar. Kuruyan ağız mukozası ile dişler hastalarda kronik ağız kokusu yapabilmektedir.

Ağız sağlığı iyi olan hastalarda bile uzun süre ağız yolu ile solunum nedeniyle şiş, koyu kırmızı ve iltihaplanmış diş eti gelişebilir. Yetişkinlerde aynı zamanda hassas olan diş etleri kanayabilmektedir.

Hastalar burun solumu yapamadığı gece boyunca ağız solunum yaparlar ve uyandıklarında kuru ve kaşıntılı bir boğaz ile karşılaşırlar. Bazı hastalar boğazın arka kısmında var olan yanma hissinden şikayet edebilirler. Boğazdaki yanma ve kuruluk hastalarda ses kısıklığı görülme sıklığını artırmaktadır.

Kronik burun tıkanıklığı yaşayan hastalarda özellikle çocuklarda çene yapısında değişiklikler görülmektedir. Çene kısımları biraz daha önde ve yüz hatları daha uzun olabilmektedir. Kronik vakalarda diş gıcırdatma ve çiğneme bozuklukları görülebilmektedir. Ses tonlamasında bozukluklar ve daha çok konuşma burundan yapılır.

Konkaların (burun etleri) içinde fonksiyonu bozulan kan damarları aşırı şişer. Burun içinde darlık ciddi bir hal alır. Burun içindeki yapışkan mukoza sıvısı ya da burun akıntısı geriye doğru boğazın arkasından aşağı aktığında hastalarda öksürük ve boğaz ağrısı karşılaşır.

Bu durum “postnazal akıntı“ olarak bilinmektedir. Eğer bu akıntı uzun sürer ise hastalarda farenjite neden olabilir. Bu belirtilere ek olarak kuru kalan burun içi kaşınır ve hastalar hapşırma atakları yaşayabilir. Burun etlerinin şişmesi ile sinüsler yeteri kadar havalanmazlar ve burada enfeksiyon riski artarak sinüzit gelişmeye başlar.

Gece boyunca burun tıkanıklığı yaşayan hastalarda uyku problemleri, horlama ve hatta uyku apnesi görülmektedir. Uyku düzensizliği ve burun ile nefes alamama gün içinde baş ağrısı (özellikle sinüzit gelişmişse), uykusuzluk, halsizlik ve baş ağrısı gibi şikayetleri hastalara yaşatmaktadır.

Cinsel fonksiyon bozuklukları görülebilir. Hastalar kısa spor aktivitelerine yapmakta zorlanabilirler. Hastaların koku ve tat alma duyuları zayıflamaktadır. Bazı hastalarda psikolojik bozukluklar görüldüğü bilinmektedir.

Burun Tıkanıklığı Nedenleri Nelerdir?

Burun tıkanıklığına burun dokularını tahriş eden veya iltihaplayan herhangi bir şey neden olabilir. Bazen burnun anatomik bozukluğu da burun tıkanıklığı yapabilmektedir. Genelde burun tıkanıklığı sebeplerini birçok ana başlıkta düzenlenir.

Septum Deviasyonu (Kemik Eğikliği): Burun iç ve dış yapısında çeşitli yaralanmalar ya da doğuştan gelen anatomik bozukluklar nedeniyle şekil bozuklukları oluşur. Kemik ve kıkırdak yapıdan oluşan nazal septum burnun ortasında bir duvar gibi ve sol burun deliğini ayırır.

Nazal septum burnun orta hattından inen düz ve ince bir yapıdır. Eğer bu orta hattın sağa ve sola doğru yer değiştirmesine ya da kırılıp bir tarafa eğrilmesine septum deviasyonu (kemik eğikliği) denir. Septum deviasyonu sonucunda hastalarda burundan nefes alma ve kronik (sürekli) burun tıkanıklığı gelişir. Bazı hastalar burun tıkanıklığı olan taraf üzerine yatarlar. Mesela sağ burun tıkanıklığı söz konusu ise sağ tarafa yatılmaktadır.

Nazal Valv Yetmezliği (Darlık): Burun yan duvarlarının zayıflaması ile burun kanatlarının öne doğru çökmesiyle oluşan darlık neticesinde hastalar geçmeyen burun darlığı yaşamaktadırlar.

Yabancı Cisim: Genelde küçük çocukların burunlarına soktukları küçük cisimler tek taraflı burun tıkanmasına sebep vermektedir. Geç fark edilirse geceleri uyku sırasında yabancı cisim geniz boşluğundan soluk borusuna geçerek çocuklarda ani ölüm sebep olabilirler.

Enfeksiyonlar: Grip (influenza) ya da nezle (soğuk algınlığı) yetişkinleri ve çocukları yılda ortalama iki ya da üç defa etkileyebiliyor. Bu hastalıklar burnun iç yüzeyindeki burun etlerini (konkaları) büyütür ve burun mukozasında daha fazla yapışkan sıvının salgılanmasını hızlandırırlar. Bu oluşan tabloda kişilerde burun tıkanıklığı gelişir. Akut ya da kronik sinüzit enfeksiyon hastalığında ise burun içi yapışkan sıvı salgısı artar ve burun tıkanıklığı kliniğe eşlik eder. Burun tıkanıklığına öksürük ve balgam eşlik edebilir.

Alerjik Rinit (Bahar Nezlesi): Alerjik rinit aslında bağışıklık sisteminin antijen denilen yabancı maddelere (polen, ev tozu vb) karşı verdiği aşırı duyarlılık reaksiyonudur. Alerjik rinit burun tıkanıklığı yapan bir nazal mukoza hastalığıdır. Hastalar özellikle sabah uyandıklarında burun tıkanıklığı ve hapşırma atakları yaşarlar. Özellikle astım bu tabloya eşlik ediyorsa hastalarda sabaha karşı nefes darlığı ve öksürük atakları olabilir.

Burun Polipleri (Nazal Polip): Burun polipleri halk arasında burun eti olarak bilinen bu yapılar burun mukozasında bulunan iyi huylu küçük üzüm şeklinde sarkan yumuşak dokulardır. Bu polipler belli bir büyüklük ve sayıya ulaştıklarında burun pasajının kapatarak hastaların burun tıkanıklığı yaşamasına sebep olurlar.

Burun ve Sinüs Kanserleri: Genelde iyi huylu “papillom” denen tümörler burun tıkanıklığı yapabilmektedirler. Bazı vakalarda kötü huylu “osteom” denilen tümörler görünmektedir.

Endokrin ve Metabolik Bozukluklar: Özellikle ergenlik ve hamilelik döneminde görülen hormonal değişiklikler burun mukoza yapısının büyümesine özellikle de burun etlerinin nazal siklus (döngü) değişimini bozarak burun tıkanıklığı yapmaktadır. Endokrin bozukluk olarak hipotiroidi bazen alerjik rinit benzeri belirtiler göstererek burun tıkanıklığı yapabilmektedir.

Burun Tıkanıklığı Teşhisi

Burun tıkanıklığı teşhisinde dikkatli bir şekilde alınan hasta hikayesi ve eksiksiz yapılan bir fiziksel muayene ile genelde kolay bir şekilde tanı konulur ve tedaviye hızlı bir şekilde başlanır.

Fiziksel muayene ve anamnez: Doktor hastaya herhangi bir maddeye karşı alerjisini ya da bağışıklık sistemini zayıflatacak herhangi hastalığı olup olmadığını sorar. Hastanın şikayetleri dinlendikten sonra fiziksel muayeneye geçilir. Fiziksel muayenede hastanın burun ve sinüslerine bakılır herhangi bir kızarıklık ya da hassasiyet var ise sinüzit gibi enfeksiyon hastalıklarından şüphelenir. Burun mukozasında spekulum ve bir ışık yardımı ile herhangi bir şişlik, renk değişimi ya da dışa doğru akıntı varlığı aranır.

Burun endoskopisi: Doktor ucunda kamera olan uzun ince bir cihaz olan endoskopi cihazı ile burun deliklerinden içeri girerek burun pasajını ve sinüsleri muayene eder. Bu muayene ile burun tıkanıklığı yapan polipler, enfeksiyon hastalıkları, tümörler ya da yabancı cisim tespiti yapılmaktadır.

Burun tomografisi: Tomografi ile burun içindeki yabancı cisim, kitle ya da tümör varlığı tespit edilmektedir. Çok sık kullanılmasa da septum deviasyonu (kemik eğikliği) teşhisinde yardımcı olmaktadır.

Alerji testi: Eğer hastada berrak burun akıntısı, hapşırma, göz kızarması gibi belirtiler var ise doktor hastada alerjik rinitten şüphe eder ve alerji testi ister.

Kan testi ve deri testi (prick test) yapılarak teşhisin doğrulanmasına yardımcı olur.

Burun Tıkanıklığı Tedavisi

Burun tıkanıklığının tedavisi genel olarak burun tıkanıklığı yapan nedenlerin tedavisi ile sonuç bulmaktadır.

Eğer soğuk algınlığı ya da grip sonrası görülen burun tıkanıklığı kendi kendine kısa bir süre de geçmektedir. Kısa bir sürede geçmeyen burun tıkanıklığında doktor hastalarına semptomatik tedavi için ağrı kesici ya da çeşitli takviye edici ilaçları reçete edecektir.

Hastanın burun tıkanıklığı alerjik rinit (bahar nezlesi) ile ilgili ise öncelikle hastanın hangi alerjene karşı alerjisi var ise ondan nasıl uzak durması ya da korunması gerektiği açıklanır. Mesela hastanın ev tozu akarlarına karşı alerjisi var ise evi sık havalandırma, toz yapan halı ya da ağır perdeleri kaldırma ya da evcil hayvan ile teması azaltma gibi çeşitli tavsiyeler doktoru tarafından izah edilir. İlaç tedavisi olarak oral ya da burun spreyi (intranazal) şeklinde antihistaminikler ve kortikosteroidler verilmektedir. Bazı durumlarda hastalarda alerjik astım var ise anti-lökotrienler ve antihistaminikler birlikte reçete edilerek tedavi edilir.

Hastada septum deviasyonu (burun eğriliği) sürekli burun tıkanıklığına sebep oluyor ve ilaç tedavisine yanıt alınamıyorsa o zaman cerrahi bir düzeltme gündeme gelir.

Septoplasti (kıkırdak eğriliği ameliyatı) ile burun kemiğindeki eğrilik düzeltilir.

Hastada nazal valv darlığı hafif bir burun darlığı yapıyorsa hastaya burun bantları önerilir. Burun bantları ile rahatlamayan hastalara burun revizyonu (rinoplasti) ameliyatı yapılarak tedavi sağlanmaktadır.

Nazal polipler nedeniyle burun tıkanıklığa yaşayan hastalara öncelikle antihistaminikler, kortikosteroidler ve bazen antibiyotikler verilerek hastanın şikayetlerinin azalması hedeflenir. Lakin ilaç tedavisi ile belirtileri azalmayan kişilere Fonksiyonel Endoskopik Sinüs Cerrahisi (FESS) ve Polipektomi gibi cerrahi müdahale yapılarak polip tedavisi yapılır. Maalesef poliplerin tekrarlama riskleri olduğu için ameliyat sonrası ilaç tedavisine devam edilir.

Burun ve sinüs tümörlerine bağlı burun tıkanıklarında ise tümörün evresine göre Maksillektomi ya da lateral Rinotomi adlı cerrahi müdahale ile tedavi edilmektedir. Bazı durumlarda radyoterapi ve kemoterapi ile tedavi desteklenmektedir.

Burun Tıkanıklığı Tedavi Edilmezse

Burun tıkanıklığı yapan nedenler tedavi edilmezse burnun en önemli fonksiyonu nefes alma fonksiyonu bozulur. Uzun dönemde burun ile akciğer arasındaki hava alışverişi bozularak ciddi problemler meydana gelir. Burun solunum sisteminin başlangıç organı olması nedeniyle alınan havanın basıncını, sıcaklığını ve temizliğini düzenler.

Burun solunumu yapamayan kişiler ağız solunum ile nefes almaya devam ettiklerinde alınan havanın basıncı, soğukluğu ya da kirliliği akciğerin en temel kısmı olan alveolleri etkileyerek oksijen alışverişini bozarak vücuttaki oksijen seviyesi düşerek hastalarda yorgunluk, halsizlik, kalp sistemi rahatsızlıkları, nefes darlığı ya da tansiyon düşüklüğü gibi sistemik belirtiler meydana gelir.

Hastanın burun tıkanıklığına sebep olan enfeksiyon nedenli akut sinüzit tedavi edilmezse, kronikleşerek enfeksiyon göz ve çevre dokularda apse, sinüs boşluklarında kan pıhtısı (tromboz) ile tıkanma ve daha ciddi durumlarda beyin absesi dahi gelişebilir.

Burun tıkanıklığı ile burun içinde sıvı geriye kaçarak geniz akıntısına ve bu uzun sürer ise hastalarda boğaz enfeksiyonu gelişebilmektedir.

Burun Tıkanıklığına Ne İyi Gelir?

  • Tuzlu su ile burun temizlenirse burun mukozasındaki şişlik (ödem) azalırken burun içindeki bakteri, virüs ve zararlı maddeler burundan uzaklaştırılmış olur. 
  • Bulunduğunuz ortamın havasını nemlendirmek burun tıkanıklığına iyi gelecektir. Kış aylarında kalorifer peteklerinin üstüne temiz bir ıslak bez koyabilir ya da kaynamış suyu oda ortamında soğutarak su buharı ile ortamı nemlendirebilirsiniz. Buhar makinelerinin havayı nemlendirici özelliği olsa da dikkatli kullanılmalıdır. Nem ayarı her zaman kontrol edilmelidir. Fazla nemli ortamlarda virüsler daha tehlikeli olabilmektedir.
  • Okaliptüs bazlı yağlar burun tıkanıklığının açılmasında yardımcı olacaktır. Özellikle çocukların yastıkları ile giysilerine damlatılacak okaliptüs yağı çocuğunuzun rahat nefes almasına yardımcı olacaktır. Küçük çocuk ve bebeklerde okaliptüsün alerjik etkisi tehlikeli boyutlara gelebileceğinden dikkat edilmelidir.
  • Deniz tuzu ya da deniz veya okyanus suyu ile burun temizleyebilir.
  • Zencefil ve limon karışımı ile hazırlanan çaylar burun tıkanıklığını rahatlatabilirler.
  • Alerjisi olan hastaların sigara dumanı, ev tozu, parfüm gibi ağır kokular ya da duman gibi alerji ataklarını artıracak maddelerden uzak durulmalı.
  • Burun içine damlatılacak zeytinyağı burun mukozasını rahatlatma özelliğine sahiptir. Kuruluk için ayrıca E vitamini ya da çörek otu içeren yağlar kullanılabilir. Özellikle yazın yaşanılan burun tıkanıklarında bu tarz nemlendirici yağlar etkili olmaktadır.

Burun Tıkanıklığına Ne İyi Gelmez?

  • Sigara içmek veya sigara dumanına maruz kalmak burun tıkanıklığı riskini artırmaktadır. Kirli hava, toz, duman ya da parfüm gibi ağır kokular burun tıkanıklığı yaşama sıklığını artırmaktadır.
  • Anormal burun anatomisi (burun eğriliği) ya da polipler burun tıkanıklığına direk sebep olurken sinüslerde enfeksiyon riskini artırarak da mukus veya burun akıntısını artırarak sekonder olarak burun tıkanıklığı yaparlar.
  • Kuru ya da nemsiz ortamlarda mukus burun içinde gittikçe yapışkan hale gelerek burun tıkanıklığını artırır.
  • Uzun süre ya da doktor tavsiyesi ile kullanılmayan burun açıcı spreyler hastalarda bağımlılık yapmasının yanında burun tıkanıklığını kronik bir hale getirebilirler (rebound vazodilatasyon).
  • Özellikle kış mevsimlerinde insanları etkileyen virüs ya da bakteri kaynaklı enfeksiyonlar burun tıkanıklığı görülme sıklığını artırmaktadır.

Burun Tıkanıklığı İlaçları

Burun tıkanıklığında ilaç tercihi burun tıkanıklığı yapan nedenlere ve belirtilere bağlı olarak değişmektedir.

Alfa adrenerjik agonistleri: Oksimetazolin ve Fenilefrin içeren burun spreyleri (topikal dekonjestanlar) bütün mukozasındaki kan damarlarını daraltmak suretiyle burun  içindeki şişliği azaltarak burun tıkanıklığını açmaktadır. Doktor reçetesi ile genellikle 5 günden fazla kullanılmaması önerilmektedir.

Antihistaminikler: Alerjik hastalıklarda histamin adlı kimyasal ajan vücutta artarak burun içindeki damarları genişleterek mukozalarda şişlik yaparak burun tıkanıklığı yapar. Loratadine, Desloratadin ve Cetirizine gibi ilaçlar histaminin etkisini azaltarak burun tıkanıklığını gidermektedir. Azelastin gibi burun spreyi formunda kullanılan antihistaminikler hızlı bir şekilde burun tıkanıklığını rahatlatmaktadır.

Nazal kortikosteroidler: Mometasone ya da Fluticasone burun spreyi şeklinde kullanılan ilaçlar burun içindeki şişen damarları daraltır ve antienflamatuar veya antialerjik etkisi burun içindeki mukus salgılarını azaltır.

Parasetamol (asetaminofen) ya da İbuprofen özellikle soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklarında semptomatik olarak burun tıkanıklığını rahatlatır.

Burun Tıkanıklığı Ameliyatı

Burun tıkanıklığı tedavisinde burun iç ve dış yüzeyindeki doğuştan ya da sonradan bir travma ile oluşan yapısal bozukluklar ya da burun içindeki polipler veya kitleler ameliyat ile tedavi edilmektedir.

Septoplasti (Septum Deviasyonu Ameliyatı): Burnun içinden açılacak mini bir kesi içerisinden septuma ulaşılıp buradaki eğrilikler düzeltilir. Bazı durumlarda kemik yüzeyindeki nefes almaya engel çıkıntılar ve şekil bozuklukları törpülenir veya çıkartılır. Kıkırdaktaki eğrilikler ise burun içinde ya da burun dışında düzeltilir ve burun içine tekrar konur. Bu işlem lokal anestezi (burun bölgesi uyuşturulur) altında ortalama bir saat süren bir ameliyattır. Operasyondan 2 ile 3 gün sonra kişiler normal hayatlarda geri dönebilirler.

Fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi (FESS): Lokal anestezi altında burun içine endoskopik yöntemle girilerek burun içindeki polipler alınır ve kronikleşen sinüs iltihapları temizlenir. Bu ameliyat ile burun etlerinin şişliği (konka hipertrofisi) ve bazen kemik eğrilikleride tedavi şansı bulmaktadır. Bu ameliyattan sonra topikal nazal (burun)steroid spreyler hastaya verilerek poliplerin yeniden oluşum engellenmeye çalışılır. Ancak, uygun tedaviyle bile poliplerin nüks edebilme riski her zaman vardır.

Endoskopik nazal polipektomi: Burun tıkanıklığı yapan burun poliplerini temizlemek için yapılan bir operasyondur. Eğer polipler ulaşılabilecek bir yerde ise grasper denilen alet ile burun delikleri basitçe açılır ve polipler temizlenir. Eğer daha uzak bir noktada ise polipler endoskopik bir görüntüleme yapılarak polipler temizlenir.

Radyofrekans: Lokal anestezi altında alt burun etlerini besleyen kan damarlarına uygulanan radyofrekans ısı işlemi ile alt burun etleri 6 ile 8 haftalık bir periyodundan sonra büzüşerek küçülürler. Bu işlem 10 ile 15 dakika sürmektedir. Hastalar bu işlem sonrasında gündelik hayatlarına geri dönebilirler.

Endoskopik burun etlerinin redüksiyonu: Radyofrekans ile sonuç alınmayan ya da tekrarlayan burun eti büyümelerinde sorunun burun etlerinin olduğu bölgedeki kemiklerde olduğu düşünülerek buradaki kemik ve yumuşak dokuya uygulanan inceltme işlemidir.

Rinoplasti (burun estetiği) hem estetik hem de sağlıklı bir burun sahibi olmak isteyen kişilere sıklıkla uygulanan bir estetik ameliyatıdır. Bazen Rinoplasti ameliyatı sonrası kişilerde nefes darlığı veya burun tıkanıklığı yaşanabilmektedir.

Rinoplasti ameliyatının bir komplikasyonu olarak görebileceğimiz nazal valv darlığı bu tarz nefes darlıklarına yol açmaktadır. Nazal valv buruna havanın giriş yaptığı kısımdan burnun ortasına kadar uzanan bölgeye denir. Kısacası buruna giren havayı kontrol eden kısım denilebilir. Eğer hastada Rinoplasti ameliyatı sonrası nazal valv darlığı gelişirse hastaya revizyon ameliyatı yapılmaktadır.

Gebelikte Burun Tıkanıklığı

Hamilelikte birçok hormonal değişikliklerin getirdiği fizyolojik ya da metabolik değişimlerden bir tanesi de hamilelik nezlesidir (riniti). Yaklaşık hamile kadınların yüzde yirmi beşinde görülmektedir. Hamilelik döneminde artan östrojen hormonu burun mukozasında şişme ve salgı artışına neden olur.

Hamile kadınlar soğuk algınlığı veya grip benzeri bir şekilde burun tıkanıklığı ya da burun akıntısı gibi belirtileri olsa da ateş ya da boğaz ağrısı gibi şikayetleri olmamaktadır. Genelde hamileliğin ikinci ayında başlar ve hamilelik süresince devam edebilir. Çoğunlukla doğumdan sonra kendiliğinden kaybolmaktadır. Bazı hastalarda hamilelik nezlesi başladıktan iki hafta sonra kaybolurken bazılarında doğumdan sonra dahi kısa bir süre devam edebilmektedir. Geçici burun tıkanıklığı bebekler üzerinde zararlı bir etkisi bulunmamaktadır.

Herhangi bir medikal tedavi olmadan evde yapılacak basit alternatif yollar ile şikayetler bir nebze azalacaktır. Yatarken yüksek yastık kullanma, tuzlu su ile burun temizliği, sıcak bitkisel çay ve bal/limon karışımı ve bulunulan ortamın nemini ayarlamak bu basit çözümlerdendir.

Bebeklerde Burun Tıkanıklığı

Bebeklerde çok sık karşılaşılan burun tıkanıklığı genelde ilk 6 ayda çok sık rastlanmaktadır. Bebeklerin sümkürme refleksleri olmadığından ötürü normal burun salgısını dışarı atamaz ve burun tıkanıklığı yaşayabilirler. Sonbahar ve kışa aylarında yaşanan soğuk algınlığı ya da üst solunum yolu enfeksiyonları bu tıkanıklığı daha sıkıntılı bir hale getirmektedirler.

Burun tıkanıklığına ateş ya da öksürük gibi belirtiler görülebilir. Diğer burun tıkanıklığı yapan nedenler arasında burnun doğuştan gelen anatomik bozuklukları (kemik ve kıkırdak eğriliği) ve geniz eti önemli yer tutmaktadır. Özellikle çocukların nesneleri kavrama becerileri arttıkça yabancı cisimleri burun deliklerine kaçırma risklerinde artmaktadır.

Yenidoğan ve 2 aylıktan küçük bebeklerde tek taraflı burun tıkanıklığı ve özellikle çift taraflı burun tıkanıklığı çok ciddi sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Tek taraflı tıkanıklık genellikle polipler, tek taraflı sinüzit, yaban cisim ve koanal atrezi (doğuştan burun delikleri tıkalı olması). Çift taraflı burun tıkanıklığının en sık nedenleri ise; enfeksiyon, alerjik hastalıklar, polipler ve septum deviasyonu (burun eğriliği) olarak sıralayabiliriz.

Burun tıkanıklığı bebeklerde hızlı soluma, uyku düzensizliği, erken doyma ve ciddi büyüme bozuklukları yapabilecek kadar ciddi bir sorun olabilmektedir. Özellikle bebeğin emme anında ağız yolu ile hızlı solunum yapması ile bebekte gaz sancıları artmaktadır. Ebeveynler bebeklerini dikkatli takip etmeli ve burun tıkanıklığı nedeni uzman bir doktor muayenesi ile ortaya çıkarılmalıdır.

Evde yapılacak bazı basit işlemler ile bebeğinizin burun tıkanıklığını rahatlatmak mümkün olmaktadır:

  • Tuzlu su olarak da bilinen serum fizyolojik bebeğin burun deliklerine 3 ya da 4 kere damlatıldıktan sonra bebeklerde rahatlama görülecektir. Özellikle 1 yaş altındaki bebeklerde  emzirmeden 15 dakika önce buruna damlatılacak tuzlu su ile emzirme daha rahat bir şekilde yapılacaktır. Anne sütündeki antikorlar bebeğinizin burun tıkanıklığını artıracak enfeksiyon hastalıklarından koruyucu bir özelliği vardır. Bu yüzden burun tıkanıklığı dönemleri dahil her zaman anne sütünü ile  bebekler beslenmelidir (ilk 6 ay sadece anne sütü).
  • Bebeğin odasını devamlı nemli tutmak burun tıkanıklığını rahatlatmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta fazla nem ortamdaki virüs ya da zararlı mikroorganizmalar için ideal bir ortam olabilir. Dikkatli bir şekilde odanın nemi ayarlanmalıdır. Nem oranı oda içerisinde %45-50 oranında olmalıdır. Oda sıcaklığı ilk 6 aylık bebekler için 22 ile 24 derece olması gerekirken daha büyük şer için 20 ile 22 derece ideal sıcaklık ortamıdır.
  • Sıcak bir banyo ile bebeğin burun içinde ya da üst solunum yolunda biriken mukuslu sıvıyı yumuşatarak bebeğin daha rahat nefes almasını sağlayacaktır. Yatarken başını belden destekleyerek yüksek tutmak yine nefes alışverişin daha rahat yapılmasını sağlayacaktır.
  • Ortama damlatılacak okaliptüs yağı ya da okaliptüs yağı evde yok ise yarım soğanın kokusu bebeğinizi rahatlatma potansiyeline sahiptirler. Bu tarz alternatif burun açıcı gıda ya da maddeler çocuklarda alerjik reaksiyon yaratma riskleri vardır. Bu yüzden bu konuda hekiminiz ile bilgi alışverişinde bulununuz.

Lütfen bir doktor tavsiyesi üzerine bu tarz işlemleri uygulayınız.

Çocuklarda Burun Tıkanıklığı

Çocuklarda özellikle geniz eti ve kronik sinüzit en çok burun tıkanıklığı yapan nedenler arasında görülmektedir. Allerjik hastalıklar ve burnun anatomik bozuklukları ise diğer sık görülen sebeplerdir. Tek taraflı burun kanaması ve kötü koku gibi belirtiler, yabancı bir cismin burnu tıkadığının önemli işaretleridir. Buruna kaçan yabancı cisimler 2 yaş civarında sıklıkla burun tıkanıklığı sebebi olmaktadır.

Çocuklarda burun tıkanıklığı yüzünden devamlı ağız solunumu yaptıkları için ağız kuruluğu, geceleri horlama, diş yapısında bozukluklar, konuşma ve işitme bozuklukları özellikle östaki tüpü tıkanıklığında görülmektedir. Bu gibi belirtilerin kalıcı olabilme potansiyelleri yüksek olduğundan uzman bir doktor ile tedavi şekillerinin belirlenmesi çok önemlidir.

Burun Tıkanıklığı için Hangi Doktora Gidilir?

Burun tıkanıklığı olan kişiler aile hekimlerine muayene olabilirler. Eğer aile hekimleri ileri bir değerlendirme için hastaları Kulak Burun Boğaz (KBB) bölümüne yönlendirebilirler. Eğer aşağıdaki durumlardan birine sahipseniz en yakın zamanda bir doktora başvurunuz:

  • Eğer burun tıkanıklığınız 10 günden uzun sürüyorsa
  • Burun tıkanıklığına en 3 gündür ateş eşlik ediyorsa
  • Burun akıntısı yeşil ya da koyu sarı renkte ise
  • Sinüslerde ya da yüze yayılan bir ağrı ve ateş varsa
  • Burun tıkanıklığı yaşayan hastalarda zayıf bir bağışıklık sistemi, astım ve amfizem varsa
Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Burun tıkanıklığı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Burun tıkanıklığı doktor kontrolünde alınan ilaçlar veya burun spreyleri ile açılabilmektedir. Özellikle grip veya diğer enfeksiyon hastalıklarında ilaç tedavisinin yanında evde yapılacak alternatif tedaviler ile burun tıkanıklığı hafifletilebilir. Evde yapılacak belirli yöntemlerle burun tıkanıklığını hafifletmek mümkündür. Bu yöntemden bazıları: tuzlu su ile burun temizliği, sıcak banyo, bal ve limon karışımı sıcak içecekler ve buruna damlatılacak zeytinyağı ya da çörek otu yağı ile burun tıkanıklığına rahatlatabilirsiniz.

Çocuk ve bebeklerde burun tıkanıklığı belirtileri iyi bir şekilde uzman bir doktor tarafından incelenip tedavi seçenekleri belirlenmelidir. Burun tıkanıklığı tedavisi ilaç ya da cerrahi yöntemler ile çocuklarda kontrol altına alınmaktadır. Evde oda nemini kontrol ederek, bebek ve çocuklarınızı gün aşırı sıcak su ile banyo yaptırarak, serum fizyolojik ya da tuzlu su ile burun temizliği gibi yöntemler ile bebek ve çocuklarınızın burun tıkanıklığını rahatlatabilirsiniz. Eğer ortamda buhar makinesi kullanıyorsanız ortam nemini sık sık kontrol ederek virüs ya da diğer zararlı canlıları ortam içinde üremesini engellemiş olursunuz.

Eğer burun tıkanıklığının nedeni sinüzit ise baş ve yüz ağrısı görülmektedir. Sinüzit rahatsızlığında sinüs duvarlarının şişmesi ve burun tıkanıklığı sinüslerin havalanmasını bozularak yüzde ağrı, basınç ve  doluluk hissi ile baş ağrısı yapmaktadır. Sinüzit varlığında hastalarda yüksek ateş görülebilmektedir.

Hamilelik döneminde burun tıkanıklığı her dört hamile kadından birinde görülmektedir. Bunun temelinde östrojen hormonun vücutta dolaşımının artması ile ilgili olduğu bilinmektedir. Evde yapılacak bazı dokunuşlarla burun tıkanıklığı sıkıntısını azaltabilirsiniz. Yastığınızı yükselterek, tuzlu su ile burun deliklerini temizleyerek, sıcak bitkisel çay ve bal/limon karışımı içerek ve bulunulan ortamın nemini ayarlayarak evde burun tıkanıklığınızı rahatlatabilirsiniz.