Vulva Kanseri

Vulva kanseri, kadınlarda görülen ve dış genital organında oluşan kötü huylu tümör olup genellikle cerrahi operasyon ile tedavi edilmektedir.

Vulva Kanseri Nedir?

Kadının genital bölgesinin gözle görülebilen kısmı yani dudaklar ve klitorisi kapsayan bölge vulva denir. Vulva kanseri ise kadının dış genital organından kaynaklanan kötü huylu tümörlerdir.

Kadının dış genital bölgesinin her iki yan dudakları, iç bölgede bulunan yan dudaklar ve klitoris bölgesinden kaynaklanmış olan kötü huylu tümörler vulva kanserini meydana getirir.

Jinekolojik kanser türlerinin %4’lük dilimini oluşturan vulva kanseri genelde yüzeysel deri dokusundan kaynaklanmaktadır. Vulva kanseri her yaşta görülebilir fakat en sık görüldüğü yaş aralığı 65 ve üstüdür.

Vulva kanseri geçmeyen kaşıntılar, menstrual olmayan kanamalar, şişlik, deri farklılaşması gibi belirtiler göstererek meydana gelir. Vulva kanserinin kesin bir sebebi yoktur.

Kanserli hücre DNA'sının mutasyona uğraması sonucu vulva kanserinin oluştuğunu söyleyebiliriz.

Vulva kanserinin iki ayrı oluşum şeklinde meydana geldiğini söyleyebiliriz. Bunlardan ilki genç kadınlarda görülen kanser tipidir. Genç kadınlarda görülen vulva kanserini HPV ile ilişkilendirilebilir.

Diğer kanser tipi ise yaşlı kadınlarda meydana gelmektedir. Vulva kanseri daha çok yaşlı kadınlarda görülse de menopoz öncesi kadınlarda da görülür.

En sık karşılaşılan vulva kanseri türleri şunlardır:

  • Vulvar Yassı Hücreli Karsinom: Vulvar yassı hücreli karsinom vulvanın yüzey bölgesinde bulunan yassı hücrelerde meydana gelmektedir.
  • Vulvar Melanom: Vulvar melanom kanser türü ise vulvar derisindeki pigment üretici hücrelerde meydana gelmektedir.
  • Vulva kanseri dört evreden meydana gelmektedir. Bu evreler kanserin boyutunu ve ne kadar yapıldığını gösterir.

Bu evreleri ise şu şekilde açıklayabiliriz:

  • Evre 1: Kanserin dış genital bölgenin yüzey kısmında meydana gelmesidir. Kanserli hücrelerin lenf nodlarına yayınladığı evredir.
  • Evre 2: Kanserli hücreler çevre dokulara yani üretra, anüs, gibi yapıları içerecek şekilde yayılmasıdır.
  • Evre 3: Tümörün lenf nodlarına yayıldığı evredir.
  • Evre 4: Kanserli hücrelerin lenf nodlarıyla birlikte vücudun diğer organlarına yayıldığı evredir.

Vulva Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Vulva kanseri sıklıkla menopoz dönemi öncesi ve ileriki yaş grubunda bulunan kadınlarda meydana gelen jinekolojik kanser türlerinden biridir.

Vulva kanseri somatik bir belirti ile karşımıza çıkmaktadır. En sık belirtisi genital kaşıntıdır.

Kanserin ileriki evreler ilerlemesi sonucu ise ülserasyon kanama veya akıntı şeklinde belirtiler verebilir.

Bazen ise iç dokulardan kaynaklanan yapılarda çevre dokuları baskı altına alıp idrar yapmada güçlük, büyük tuvaleti yapmada sıkıntı gibi belirtilerde gösterebilmektedir.

Genel olarak ise vulva kanserinin belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Tedaviye dirençli genital kaşıntılar.
  • Genital bölgede ağrı ve hassasiyet
  • Adet kanamalarından kaynaklanmayan kanamaların meydana gelmesi
  • Deride renk değişikliği ile birlikte kalınlaşmaların gözlemlenmesi
  • Ele gelen kitle
  • Açık yara oluşumu
  • Genital bölge de şişlik meydana gelmesi vulva kanserinin genel belirtileridir.

Vulva Kanseri Nedenleri Nelerdir?

Son yıllarda özellikle genç nüfusta artış görülerek HPV dediğimiz siğil virüsü vulva kanserinin başlıca sebebidir. Genellikle rahim ağzı kanserine sebebiyet veren HPV vulva kanserine de neden olmaktadır. Bu durumu göz önünde bulundurarak HPV taranması yapılması oldukça önemlidir.

Vulva kanserinin bir başka nedeni ise kronik kaşıntı, geçmeyen akıntı veya basit görünen cilt problemlerinin zaman içinde ileri evrelere taşınmasıdır.

Vulva kanseri öncesi meydana gelen hücresel değişiklikler vulva kanserine neden olabilmektedir. Yaklaşık 10-15 sene sessiz kalan bu hücreler daha sonra mutasyona uğrayıp vulva kanserine sebebiyet verebilmektedir.

Özellikle gelişmekte olan ülkelerde veya tropikal bölgelerde genital enfeksiyonlar vulva kanserinin bir başka nedenidir.

Vulva kanserinin bir başka nedeni ise sigara kullanımıdır. Kanserin yayılmasını sağlayan tetikleyici bir faktördür.

Bağışıklık sisteminin zayıf olması vulva kanserinin tetikleyebilir. Özellikle organ nakli olan kadınlarda bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanımı bul ve kanserine sebebiyet verebilmektedir.

Vulva Kanseri Teşhisi

Vulva kanserinin tanısı öncelikle çok iyi gözlemlenmesi sonucu konulur. Klitoristen başlayarak iç dudak dış dudak veya peri anal bölgenin çok titiz gözlemlenmesi ile ve en ufak şüphe duyulan yapının incelenmesi ile tanı konulur.

Vulvayı daha iyi incelemek için muayene sırasında özel büyüteçler kullanılır. Çünkü tanıdaki en önemli faktör gözlemdir. Çıplak gözle bakıldığında şüphelenilen en ufak lezyonda biyopsi yapılması gereklidir.

Ofis ortamında bile yapılabilen deri dokuya fazla ilerlemeden herhangi bir kanama riski oluşturmadan milimetrelik bir doku alınarak biyopsi işlemi yapılır. Alınan doku patolojik inceleme sonucunda tanı konulur.

Görüntülenme yöntemleri: X-Ray, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme, pozitron emisyon tomografisi gibi görüntülenme yöntemleri tanı koyma sırasında kullanılabilir. Burada ki amaç ise kanserin vücudun diğer bölgelerine yayılıp yayılmadığını incelemektir.

Vulva Kanseri Tedavisi

Vulva kanseri tedavisi tamamen vulvadaki lezyonun tipine, derinliğine, yayılımına veya anüs, vajina, üretra dediğimiz orta alt yapılarına yakınlığına göre tedavisi değişebilir.

Cerrahi Müdahale Yöntemi

Yüzeysel ilerlememiş in situ karsinom dediğimiz kanser aşamasına geçmemiş lezyonlar lokal olarak çıkarılarak dış genital bütünlüğü bozulmadan tedavisi mümkündür.

Kimyasal yöntemlerle veya lazer yöntemi ile ilerlememiş kanser hücrelerinin tedavisi yapılabilir. Derin dokuya kadar ilerlemeden sadece yüzeysel olarak bölgenin alınımı yine tedavi olarak uygulanabilir.

İlerlemiş kanser evrelerinde ise kanserli doku ile birlikte kanserin yayıldığı organlar alınarak cerrahi operasyon sonlandırılır.

Kemoterapi Yöntemi

Kemoterapi işlemindeki amaç ilaçlarla, çoğalan kanserli hücreleri öldürmektir.

Tedavi sırasında kullanılan ilaçlar damar yolu yardımıyla veya ağız yoluyla  alınır.

Kemoterapi işleminin bir değer amacı ise kanserin boyutunu küçülterek cerrahi müdahaleye kolaylık sağlamaktır.

Radyoterapi Yöntemi

Radyoterapideki amaç radyasyon ile kanser hücreleri öldürmektir. Radyoterapi işleminde x ışınları gibi yüksek güçte enerji kullanılır. Vücudun etrafında dönen kanseri hücrelere radyasyon uygulayan bir makine ile işlem yapılır.

Vulva kanseri tekrar edebilen bir kanser türüdür. Vulva kanseri tekrar ettiği zaman önceki tedavi sürecine bakılmalıdır.

Tedavi süreci incelendiğinde hastaya daha önce sadece cerrahi müdahalede bulunulduysa ek olarak radyoterapi kanserli bölgeye uygun almadıysa ve tekrarlanan kısım ikinci bir cerrahi müdahale kaldırabilecek durumda ise ilk seçenek tekrar cerrahi müdahaledir.

Bu gibi durumlarda tedavi ek olarak radyoterapi uygulanmalıdır. Yani tekrar eden kanserli bölge cerrahi müdahale ile tam olarak alınamıyorsa tedavi radyoterapi veya radyoterapi ile birlikte kemoterapiyle devam edilmelidir.

Tekrar eden kanserli bölgenin konumu çok önemlidir.

Bölgesel olarak vulvanın bulunduğu kısımda tekrarlanırsa cerrahi olarak çıkarılması çok daha olasılık bir durum iken, kasıklarda tekrarlanırsa kanser bu bölgelerde cerrahi müdahale yapılabiliyor olma ve cerrahi müdahale sonrası sıfır tümör bırakabilme olasılığı daha azdır.

Vulva Kanseri Tedavi Edilmezse

Her kanser türünde olduğu gibi vulva kanserinde de erken teşhis oldukça önemlidir.

Yüzeysel ilerlememiş in situ karsinom dediğimiz kanser aşamasına geçmemiş lezyonlar lokal olarak çıkarılarak dış genital bütünlüğü bozulmadan tedavisi mümkünken ileri evrelere kadar ilerlemiş vulva kanserinde ise kanserli hücre kasık bölgesindeki lenf düğümleri ne kadar ilerlemiş olduğundan dolayı cerrahi müdahale ile kanserli dokuların tamamının çıkarılması oldukça zordur.

Vulva Kanserin tedavi edilmemesi veya tedavide kaç kalınması sonucunda kanserli hücreler anüs, mesane, yumurtalıklar, lenf düğümlerine kadar ilerleyerek vücudun diğer organlarının işlevlerini getirememesine neden olur.

İlk olarak kanserli hücrelerin tam olarak hangi bölgelere yayıldığıyla ilgili olarak vücutta çeşitli komplikasyonlar meydana gelecektir.

Tedavi edilmeyen bu komplikasyonlar daha da ilerleyerek hastanın ölümüne kadar yol açacaktır.

Vulva Kanserine Ne İyi Gelir?

Vulva kanserine en iyi gelecek faktör kanserin meydana gelmesine sebebiyet veren etkenlere dikkat edilmesidir.

  • Rahim ağzı kanserine de yol açan ve cinsel yolla bulaşan HPV riskini azaltarak vulva kanserine yakalanma riskini azaltır. Cinsel ilişkide prezervatif kullanımı, cinsel partner sayısının azaltılması, HPV aşısının olunması HPV riskini azaltacaktır.
  • Sigara kullanımı vulva kanserini tetikleyen bir faktördür. Sigara içen kadınların sigarayı bırakması vulva kanserinin riskini azaltacaktır.
  • Bağışıklık sisteminin zayıf düşmesi durumunda HPV enfeksiyonunun gelişme riskini artıracaktır. Bu durumda vulva kanserine neden olmaktadır. Bundan kaynaklı olarak kişinin bağışıklık sisteminin zayıf düşmemesi vulva kanseri riskini azaltır.
  • Düzenli jinekolog muayenesi vulva kanseri riskini azaltacağından kaynaklı olarak vulva kanserine iyi gelir.

Vulva Kanseri Ameliyatı

Eksizyon

Eksizyon işleminde amaç kanserli hücre ile birlikte kanserin yayılmasını önlemek amacıyla sağlıklı dokunun kenarının alınmasıdır.

Bu işlemde kanserli hücre ile beraber iki santim kadar uzaklığındaki sağlam dokular alınır. Sağlam dokunun 2 santim kadar alınmasındaki amaç kanserli hücrelerin tamamen alındığından emin olmak içindir.

Radikal ve Kısmı Vulvektomi

Kısmi vulvektomi işleminde vulvanın bir kısmı ile birlikte alt kısımda bulunan dokuların alınması işlemidir.

Radikal vulvektomi işleminde ise klitoris ile birlikte vulvanın tamamının alınması işlemidir. Vulvanın tamamının alınması sonucunda kişide cerrahi enfeksiyonla birlikte çeşitli komplikasyonlar meydana gelecektir.

Vulvaya uygulanan cerrahi operasyonlar genital bölgenin hissizleşmesine, cinsel ilişki sırasında orgazma ulaşamama gibi sorunlara sebebiyet verebilmektedir.

Pelvik Eksenterosyon Ameliyatı

İlerlemiş kanser evrelerinde kanserli hücreler vücudun çevresindeki organlara yayılır. Örneğin kanserli hücreler rektum, mesane, yumurtalıklar, lenf düğümleri gibi vücudun diğer kısımlarına yayılabilir.

Bu tür vakalarda pelvik ekzenterasyon ameliyatı ile vulvayla birlikte tümörün yayıldığı organlar alınır. Kanserli hücre vücudun mesane ve rektum kısmına yayılması sonucunda mesane ve rektum alınabilir.

Mesane, rektum gibi organların alınması sonucunda ise hastaya idrarını dışarıya atabilmesi için yapay bir çıkış (stoma) oluşturulur.

Lenf Düğümlerinin Alınması: vulva kanserinde kanserli hücreler kasık bölgesinde bulunan lenf düğümlerine yayılır. Kanserli hücrelerin lenf düğümlerinde yayılması sonucunda ise lenf düğümleri cerrahi müdahale ile alınır.

Lenf düğümlerinin alınması ile birlikte bacakların şişmesi, sıvı tutulması gibi çeşitli komplikasyonlar meydana gelir. Bu tür durumlarda ise doktorunuz kompresyon aletleri veya destek çorapları önerecektir.

Vulva Kanseri için Hangi Doktora Gidilir?

Vulva kanseri en sık olarak ileri yaştaki ve menopoz öncesi dönemdeki kadınlarda görülse de genç nüfusta da meydana gelebilen bir hastalık türüdür.

Kişide geçmeyen genital kaşıntılar, açık yara oluşumu, adet kanamalarından kaynaklanmayan kanamaların meydana gelmesi, genital bölgede şişlik, elle hissedilebilen kitle oluşumu, derinin renk değiştirmesi, deride renk değişimi gibi belirtilerin gözlemlenmesi durumunda en yakın hastanenin Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümünde bulunan Jinekolog uzmanına muayene olmalıdır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Vulva kanseri ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Vulva kanseri tekrar edebilen bir kanser türüdür. Vulva kanseri tekrar ettiği zaman önceki tedavi sürecine bakılmalıdır. Tedavi süreci incelendiğinde hastaya daha önce sadece cerrahi müdahalede bulunulduysa ek olarak radyoterapi kanserli bölgeye uygun almadıysa ve tekrarlanan kısım ikinci bir cerrahi müdahale kaldırabilecek durumda ise ilk seçenek tekrar cerrahi müdahaledir. 

Vulva kanseri en sık olarak 65 yaş ve üstü kişilerde ve menopoz öncesi kadınlarda görülen bir hastalık türü olsa da özellikle son dönemde geç nüfusta da görülmektedir. Genç nüfusta görülme olasılığı ileri yaştaki kadınlara oranla azdır.