Bronkopulmoner Displazi

Bronkopulmoner displazi prematüre doğan bebeklerde görülen ve hayati tehlikeye neden olan hastalıklardan biri olup, belirli bir tedavi yöntemi yoktur.

Bronkopulmoner Displazi Nedir?

Bronkopulmoner displazi (BPD hastalığı) prematüre doğan bebeklerde görülen ve hayati tehlikeye neden olan hastalıklardan biridir. BPD hastalığından önce bilinmesi gereken prematüre terimi yaklaşık 40 hafta olan normal gebelik sürecinde değil de 37 haftadan önce doğan bebeklerdir.

Bronkopulmoner displazi hastalığının ilk tanımı 1967 yılında yapılmıştır. Bu tarihte yapılan tanım yeni koşulları içermediğinden tıp literatüründe Klasik BPD hastalığı tanımı olarak geçer. Yeni BPD hastalığı ise klasik Bpd hastalığının eksik olduğu tarafların düzenlenmesiyle 2001 yılında kabul edilmiştir. Günümüzde kullanılan tanım yeni bpd hastalığı tanımıdır. Bu sebeple açıklayacağımız tanım kısaca BPD hastalığı adı verilen yeni BPD hastalığıdır.

Klasik BPD Hastalığı; yaklaşık 30-37. Gebelik haftalarında doğan ve ciddi solunum sıkıntısı çeken hastada solunum yollarında ağır hasar olmasıdır. Klasik BPD hastalığında respiratuar distres sendromu(yeni doğanın solunumsal sıkıntısı) eşlik eder. Buna bağlı bebeğe yüksek basınç ve oksijen ile solunum desteği verilir. Brokopulmoner displazi hastalığının gelişimindeki esas faktörlerden sayılan hastada yüksek basınç ve oksijen desteğine bağlı basınç hasarı (barotravma) ve oksijen zehirlenmesi (oksijen toksisitesi) durumlarıdır.

Yeni BPD hastalığı; yaklaşık 20-24 gebelik haftalıkları ve arasındaki haftalarda doğan prematüre bebeklerde respiratuar distres hastalığı(RDS) yokken veya respiratuar distres sendromu hafifken, yüksek basınç veya oksijen ile mekanik solutulmadığı halde yaşamının ilk günleri veya haftalarında akciğerlerde işlevsel bozukluklar görülmesi ve bebekte yapay solunum ihtiyacının artması durumudur.

Bu tanımlamalara bağlı olarak bronkopulmoner displazi hastalığının tanımını kısaca özetlemek gerekirse; 32. Gebelik haftasından erken doğmuş bebeklerde annenin son menstrüasyonu (adet döngüsü) üzerinden geçen 36 hafta geçmişse ve bebeğin hala oksijen gereksinimi varsa veya 32. Gebelik haftasından sonra doğmuş bebeklerde doğumdan sonraki 28.günde de ek oksijen gereksinimi varsa buna Bronkopulmoner Displazi hastalığı adı verilir.

BPD Hastalığı görülen prematüre bebeklerde akciğer hasarına ek olarak enfeksiyon ve Patent Duktus Arteriosus (PDAhastalığı eşlik eder.

30 hafta veya daha küçük gebelik haftasında doğan bebeklerde BPD gelişim riski yaklaşık %20’dir. Çok düşük doğum ağırlıklı(500 gr-1000gr) doğan bebeklerde bebeğin ağırlığı ile BPD hastalığı gelişim riski ters orantılıdır. Yani bebeğin ağırlığı arttıkça bpd gelişim riski azalır.

Bronkopulmoner Displazi Belirtileri

Bronkopulmoner Displazi hastalığı prematürelerde görülen bir hastalıktır. Hastalık bronş ve akciğerlerde yani solunum yolu ve organında hasara sebep olup solunum sıkıntısına neden olur.

Hastalıkta akciğer gelişiminde durma olur ve akciğer işlevini yapamaz hale gelir.

BPD Hastalığı; hafif orta ve ağır formda görülmektedir. Hafif BPD formunda; bebek oda havasında doğal yolla solunum yapabilmektedir. Orta formda bebeğin %30 veya daha az oksijen ihtiyacı vardır. Ağır formda ise %30’dan fazla oksijen gereksinimi duyar.

Bronkopulmoner displazili bebeklerde en sık olarak solunum sıkıntısı görülür. Bu bebekler solunum yetmezliğine bağlı olarak hızlı hızlı ve yüzeysel soluma yaparlar. Öksürük, hırıltılı soluma da görülen başlıca belirtilerdendir.

BPD’li bebeklerde doğum ağırlığı az olanların(500-750 gr) yaklaşık yarısında sağ kalp yetmezliği görülmektedir.

Bronkopulmoner Displazi Nedenleri

Bronkopulmoner Displazi hastalığının oluşumunda pek çok neden etkili olmaktadır.

Bunlar;

  • Bronkopulmoner displazi çoğunlukla solunum cihazına (mekanik ventilasyon) ihtiyaç duyan ve oksijen yetersizliği yaşayan erken doğmuş bebeklerde görülmektedir.
  • Hastalığın görülmesindeki esas nedenlerden biri prematüritedir. Erken doğmuş bebeklerde gelişmemiş akciğer yapıları nedeniyle solunum cihazına bağlanmaları yüksek basınç ve oksijen alımına neden olur. Bu da akciğerlerde hasar oluşturur.
  • Oksijen gereksinimini sağlamak için verilen oksijen tedavisi ile oksijen toksisitesi (oksijen zehirlenmesi) oluşur.
  • Akciğerlerin erken doğuma bağlı olarak yeterli olgunluğa erişmemiş olması
  • Vücutta antioksidan, sürfaktan veya proteinaz inhibitörü eksiklikleri
  • Prematüre doğuma bağlı olarak bebeğin düşük ağırlıkta doğması da hastalığın oluşumunda görev alır. Buna göre 500-750 gram arasında kiloda doğan bebeklerde yaklaşık %50, 750-1000 gram arası doğan bebeklerde %35, 1000-1200 gram arası kiloda doğan bebeklerde %15, 1200-1500 gram arası doğan bebeklerde ise yaklaşık %5 oranında bebekte bronkopulmoner displazi hastalığı görülmektedir.
  • Erkek cinsiyette, beyaz ırkta bronkopulmoner displazi daha fazla görülmektedir.
  • Ailede akciğer hastalıkları öyküsü olması, özellikle astımlı aile üyesinin bulunması
  • Genetik faktörler gibi nedenler sayılmaktadır.

Bronkopulmoner Displazi Teşhisi

Bronkopulmoner Displazi hastalığının teşhisi için öncelikle bebeğin doğum haftasının tespiti gerekir. Hastanın anne ve babasından ayrıntılı anamnez (hastalık hikayesi) alınmalıdır. Bunun için bebeğin doğum haftası, doğum ağırlığı, ailede akciğer hastalığı öyküsü olup olmadığı, bebekte solunum cihazı desteği uygulanıp uygulanmadığı sorgulanmalıdır.

Ardından fizik muayeneye geçilir. Fizik muayenede akciğerlerin her ikisinin de solunuma katılıp katılmadığı, solunumun yüzeysel olup olmadığı, solumada hırıltının olup olmadığı incelenmelidir.

Bunlardan sonra bebeğin doğumundan beri geçen süre tespit edilir. 32.gebelik haftasından önce doğan bebeklerde Bronkopulmoner Displazi hastalığı teşhisi için annenin son adet tarihinden 36 hafta geçmiş olmasına rağmen solunum sıkıntısı nedeniyle oksijen desteğine ihtiyaç duyuyorsa bebekte Bronkopulmoner Displazi hastalığı olduğu teşhis edilmiş olur.

32.gebelik hastalığından sonra doğmuş prematüre bebeklere ise doğumdan sonra 28 gün geçmiş olmasına rağmen hala solunum desteği ihtiyacı duyuyorsa bebekte Bronkopulmoner Displazi hastalığı olduğu söylenebilir. Bu sebeple bir bebekte Bronkopulmoner Displazi teşhisi konulabilmesi için doğumdan haftalar geçmesi gerektiği anlaşılır.

Bebekte çekilecek akciğer grafisinde akciğerde hasar tespiti yapılabilir. Bilgisayarlı tomografi ile de hastalığın diğer hastalıklardan ayrımı yapılabilir.

Bronkopulmoner Displazi Tedavisi

Bronkopulmoner Displazi hastalığına özel bir tedavi yöntemi yoktur. Bebeğin sağlıklı bir şekilde akciğer olgunlaşmasını tamamlaması oldukça önemlidir.

Prematüre bebekte yeterli oksijen sağlanması, enfeksiyon ihtimalinin önlenmesi, yeterli beslenmesinin sağlanması gerekir. Hastalığın oluşumunun önlenmesine yönelik olarak uygulanacak koruyucu önlemler daha önemlidir. Bunun için gebede erken doğumdan korunmasını sağlamak, erken doğum ihtimali yüksek olan gebelerde uygun ilaç tedavileri ile bebeğin akciğer gelişiminin tamamlanmasına yardım edilir.

Akciğerlerin fonksiyonunu sağlıklı olarak yerine getirmesi için gereken yapılardan biri olan Sürfaktan prematüre bebeklerde az salgılanır. Bebekte solunum sıkıntısı oluşturan faktörlerden en önemlisi de bu durumdur. Bronkopulmoner Displazi hastalığında akciğer gelişimini desteklemek amacıyla oksijen tedavisine ek olarak sürfaktan tedavisinin uygulanması oldukça faydalıdır.

Ağır tip bronkopulmoner displazi hastalarında solunum cihazı desteği elzemdir. Bu bebeklerde ek komplikasyonlar ve ağır solunum yetersizliği ciddi sonuçlar oluştursa da çoğu bronkopulmoner displazili bebek hasar kalmadan iyileşmektedir.

Genellikle bu bebeklerin yeni doğan yoğun bakım ünitelerinde bakılması faydalıdır. Fakat hijyen koşulları sağlanırsa, solunum cihazına bağlılık evde de devam ettirilebilirse evde tedavisi de uygulanabilir.

Bronkopulmoner Displazi Tedavi Edilmezse

Bronkopulmoner Displazi hastalarında uygun tedavi ile oldukça yüz güldürücü sonuçlar elde edilir. Destek tedavisi, solunum desteği ve sürfaktan tedavisi ile bebeğin akciğer gelişiminin tamamlanmasına çalışılır. Akciğerlerin sağlıklı birinde olduğu kadar fonksiyon göstermesine çalışılır.

Destek tedavileri ile akciğerde oluşabilecek enfeksiyonlar önlenirken solunum desteğiyle bebeğin diğer vücut bölgelerine yeterli oksijenin sağlanması desteklenir. Bu nedenle tedavisi yapılmayan bronkopulmoner displazi hastalarında akciğer gelişimi tamamlanmayabilir. Bu da solunum desteği ihtiyacına neden olabilir. Aynı zamanda bebeğin enfeksiyonlara yakalanma ihtimali de artmış olur.

Bebekte gelişim gerilikleri, kas güçsüzlüğü, görme ve duyma fonksiyonlarında bozukluklar, öğrenmede bozukluklar görülebilir.

Bronkopulmoner Displaziye Ne İyi Gelir?

Bronkopulmoner Displazi hastalığında bebeğin enfeksiyonlara yatkınlığı artmaktadır. Bu nedenle hasta bebekte hijyenin sağlanması, çevresinin ve diğer aile üyelerinin temizliği oldukça önemlidir. bebeklerde bağışıklığın azalmasına bağlı olarak gribal enfeksiyonlara, üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma ihtimali artar. Bu nedenle gerekirse grip aşısı düşünülebilir.

Hastalıkta önemli olan bir diğer durumda hasta bebeğin anne ve babasının hastalık hakkında yeterli şekilde bilgilendirilmesi gerekir. Hastalığın enfeksiyon bulaşma ihtimalini arttırdığı açık bir şekilde ifade edilmelidir. Hastalığa bağlı görülebilecek solunum sıkıntılarından bahsedilmesi ve ailenin bu belirtilere karşı bilinçlendirilip tetikte olmaları gerektiği anlatılmalıdır.

Bronkopulmoner Displazi hastası bebeklerde solunum yolunu rahatsız edecek sigara dumanı, toz, hava kirliliği gibi etkenlerle şikayetler artabilir, hastalık şiddetlenebilir. Bu nedenle bebeklerin bu tür ortamlardan uzak tutulması gerekmektedir.

Bronkopulmoner Displaziye Ne İyi Gelmez?

Bronkopulmoner displazi hastalığı çoğunlukla hasar kalmadan tedavi edilebilir. Tedavide başarı oranının artmasını sağlayan önemli faktörlerden biri bebeğin enfeksiyon geçirmemesidir. Bunun için bebeğin gerekirse tedavi süresince yeni doğan yoğun bakım servisinde yatırılıp tedavi edilmesi gerekir. Sağlıklı koşullar sağlanıp solunum desteği cihazı evde bulundurulabilirse doktorun da onayı alınarak bebeğin bakımına evde devam edilebilir.

Özellikle hastalıktan korunmak için erken doğuma neden olabilecek stres, gerginlik, gebelikte sağlıksız yaşam koşullarından uzak durulmasına dikkat etmekte fayda vardır.

Bebeğin çevresinde sigara içilen bir ortamın olmamasına önem gösterilmelidir. Bebeğin solunum güçlüğü yaşayabileceği havasız ortamlarda bulunmaması gerekir. Ağır Bronkopulmoner Displazi hastalarında ilerleyen dönemlerde enfeksiyon hastalıklarına meyil, öğrenme ve anlama güçlüğü, duyma ve görme güçlüğü, kas zayıflıkları görülebilir. Bebeğin ilerleyen yaşamında bu sorunlarla karşılaşmaması için tedavisinin yeterli ve uygun bir şekilde yapılması için anne baba ve doktor işbirliğinin öneminin fazla olduğu unutulmamalıdır.

Bronkopulmoner Displazi Tedavisinde Kullanılabilecek İlaçlar

Bronkopulmoner displazi hastalığında destek tedavisi uygulanır. Bu tedavide bebekte enfeksiyon varsa bunun için Antimikrobal ilaçlar kullanılabilir. Gribal enfeksiyonlar için Antiviral aşılar, bakteriyel enfeksiyonlar için Antibakteriyel antibiyotik ilaçlar kullanılır.

Düşük doğum ağırlıklı bebekte anne sütü yeterli olmuyorsa damar yoluyla ek besinlerle desteklenmelidir.

Prematürite, bronkopulmoner displazi hastalığının gelişimindeki en önemli risk faktörüdür. Bu nedenle özellikle erken doğum riski olan gebelerde erken doğumda bebeğin akciğerlerinin biraz daha olgunlaşması ve solunum şikayetleri yaşamaması için steroid içeren ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçlardan Deksametazon yaşamın ilk haftalarında kullanılabilir. Uzun dönem kullanımının bebekte başka sağlık sorunlarına yol açtığı bilindiğinden steroidin kısa süreli ve düşük doz formu kullanılır.

Ayrıca bazı hasta gruplarında Diüretik tedavisinin de kullanıldığı bildirilmiştir.

Bebekte solunum yetmezliğinin oluşumundaki en önemli etmen akciğerlerin yeterince olgunlaşmamasıdır. Bebekte akciğerlerin olgunlaşması için sürfaktan üretiminin yeterli olması gerekir. Prematüre bebeklerde sürfaktan üretimi yeterli seviyede değildir. Bu durum da akciğerlerin olgunlaşmasının önünde engel oluşturur. Bu sebeple Bronkopulmoner Displazi hastası bebekte doğumdan sonra solunum desteği cihazıyla oksijen tedavisine devam edilirken Sürfaktan tedavisi de verilir. Bu tedavi kombinasyonu ile bebeğin nefes darlığı, hırıltılı soluma, yüzeysel soluma, hızlı soluma ve öksürük gibi belirtilerinde azalma olur. Akciğer gelişimini daha hızlı sağlar.

Bronkopulmoner Displazi için Hangi Doktora Gidilir?

Bronkopulmoner Displazi prematürelerde düşük doğum ağırlığı, solunum yetmezliği, hırıltılı soluma gibi belirtilerle fark edilen bir hastalıktır. Hastalığın teşhis ve tedavisinde Çocuk Hastalıkları bölümünün alt dallarından olan Neonatoloji bölümü görev alır. Solunum şikayeti ile Neonatoloji bölümüne sevk edilen prematüre bebeklerde uygun teşhis ve tedavi ile hastalığın doğru yaklaşımı yapılır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Bronkopulmoner Displazi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Bronkopulmoner displazi hastalığı çoğunlukla uygun tedavi ile hasarsız iyileşmenin olduğu bir hastalıktır. Fakat ağır formunda yetersiz oksijen desteği ile solunum güçlüğü ve dokuların beslenememesi sonucunda öldürücü olabilmektedir.

Hastalığın oluşumunda en önemli etken prematüre doğumdur. Bunun yanında düşük doğum ağırlığı ile doğma ve genetik faktörler de etkilidir.

Hastalığın tedavisinde destek tedavisi uygulanır. Bunda ek besin tedavisi, enfeksiyon varsa enfeksiyonun tedavisi yapılır. Ayrıca annenin erken doğum ihtimali varsa bebekte akciğerlerin gelişiminin desteklenmesi için steroid tedavisi ve doğumdan sonra bebeğe sürfaktan tedavisi uygulanabilir.