Besin Alerjisi

Besin alerjisi besinin yenmesi, koklanması veya besinle temas sonucu anormal bağışıklık yanıtının oluşmasıdır. En sık önerilen tedavi eliminasyon diyetidir ve daha birçok tedavi seçeneği vardır.

Besin Alerjisi Nedir?

Besin alerjisi besinin yenmesi, koklanması veya besinle temas sonucu anormal bağışıklık yanıtının oluşmasıdır. Besin bağışıklık sistemi tarafından zararlı olarak algılanır ve besinin içeriğindeki proteinlere karşı bağışıklık sistemi yanıtı oluşur. İmmünoglobulin E (IgE) bağışıklık sistemi tarafından üretilen bir antikordur. Besin alerjileri IgE aracılı, IgE aracılı olmayan veya mikst tipte görülebilir. Besin alerjisi oluşumunda genetik yatkınlık, alerjik hastalık varlığı ve çevresel etkiler risk faktörleri arasında yer alabilir. Besin alerjileri bebeklik döneminde daha sık görülmektedir. Ayrıca bebeklerdeki besin alerjilerinin bir kısmı yetişkinlikte ortadan kalkabilmektedir.  

Besin alerjisi pek çok besin için olabileceği gibi en yaygın görülen örnekleri yer fıstığı, soya, inek sütü yumurta, deniz mahsülleri alerjileridir.   

Besinin yenmesi, koklanması veya besinle temastan sonra ortaya çıkan ciltte kaşıntı, döküntü, mide bulantısı, kusma, ishal, nefes darlığı, hırıltı, yutkunma güçlüğü gibi belirtiler besin alerjisine işaret eder.  Besin alerjisi belirtileri gösteren bireyler bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.  

Besinin tüketilmesinden sonra anaflaksi tablosu ortaya çıkabilir. Anaflaksi alt ve üst solunum yollarını, cildi, sindirim sistemini, dolaşım sistemini ve sinir sistemini etkileyebilen ciddi bir durumdur. Deride kabarıklık, dudakların, dilin ve/ veya boğazın şişmesi, nefes darlığı, yutkunma güçlüğü, kalp hızı artışı, kalp atışının aniden durması, bilinç kaybı gibi durumlara yol açabilir. Anaflaksi tedavi edilmezse hayati risk oluşturabilir. 

Besin Alerjisinin Tipleri Nelerdir?

Besin alerjisi pek çok besine karşı görülmekle beraber yumurta, yer fıstığı gibi bazı besinlere toplumda daha çok kişi alerjisi bulunur. 

Alerjiye neden olan besinlerden bazıları şunlardır: 

  • Yer fıstığı: Yer fıstığı alerjisi en sık görülen besin alerjilerindendir. Alerji çocukluk döneminde başlar ve genellikle yetişkinlikte de devam eder. Yer fıstığı alerjisinin etkileri hafiften ciddi reaksiyonlara kadar değişiklik gösterir. Yer fıstığı alerjisi anaflaksiye yol açabilir ve hayati risk oluşturabilir. Bu sebeple yer fıstığı alerjisi bulunan kişiler yer fıstığı ihtiva eden yiyecekler ve soslar konusunda dikkatli olmalıdır. 
  • İnek sütü: İnek sütü alerjisi küçük çocuklarda en sık görülen besin alerjisidir ve genetik yatkınlığı olan bireylerde görülme olasılığı daha yüksektir. İnek sütü daha çok bebeklerde alerji neden olur. Bebeklerde inek sütüne geçiş döneminde inek sütündeki proteinlere karşı alerji gelişebilir bu yüzden inek sütü alerjisinin belirtilerine dikkat edilmelidir. İshal, mukuslu dışkılama, kusma, ciltte kaşıntı ve döküntüler görülebilir. İnek sütü alerjisi çoğunlukla yaş ilerledikçe iyileşme gösterir. 
  • Tahıllar: Tahıllar alerjiye neden olabilen besinlerdendir. Tahıllar arasında en sık alerjiye sebep olan besin buğdaydır. Buğday; ekmek, makarna, bulgur gibi pek çok yiyecekte bulunur ve buğdaya karşı alerjik bünyeye sahip bir kişinin bu yiyeceklerin tüketimi buğday alerjisine yol açar. Glüten; çavdar, buğday gibi tahıllarda bulunan protein grubudur. Bazı bireylerde glütenintoleransı (hassasiyeti) oluşabilir. Gıda intoleransı belirtileri ishal, karın ağrısı, şişkinlik, gazdır ve kişilerin yaşam kalitelerini oldukça etkiler. Bunun yanı sıra bazı bireylerde glüten alerjisi veya çölyak hastalığı görülür. Bu bireylerin çapraz bulaşma/ çapraz temasa dikkat etmeleri gerekir. Özellikle dışarıda yemek yerken glüten içermeyen yiyecekler seçseler dahi aynı tezgahta glütenli bir yemek yapıldıysa çapraz bulaşma riski oluşabilir.
  • Yumurta: Yumurta alerjisi en sık görülen besin alerjilerindendir. Yumurta veya yumurta ihtiva eden yiyecek yendiğinde ciltte kızarıklık, mide ve bağırsak sorunları (ishal, kusma) meydana gelir. Özellikle bebeklikte bu besin alerjisi sık görülür. Yumurtanın beyazına karşı daha sık alerji gelişir. Bebeklerde 1 yaştan önce yumurta beyazı tüketilmemelidir ve alerji gelişen bebeklerde bir süre yumurta diyetten çıkarılmalıdır. Yetişkinlikte yumurta alerjisi çoğunlukla düzelme gösterir. 
  • Deniz mahsülleri: Balıklar, kabuklu deniz mahsülleri besin alerjisine yol açabilir. Kerevit, uskumru, sardalya, midye, ahtapot, ıstakoz, kalamar, karides gibi deniz mahsullerine karşı alerjiler görülebilir. Deniz mahsullerine alerjisi olan bireyde kaşıntı, döküntü, kurdeşen ve bunun yanı sıra hayati risk oluşturabilecek semptomlar ortaya çıkabilir.   
  • Baklagiller: Soya fasulyesi, fasulye, bezelye gibi baklagiller alerjiye neden olabilir. Soya alerjisi daha sık görülür ve sık kullanılan bir besin olduğu için alerjisi olan kişilerin dışarıda yemek yerken veya paketli yiyecek yerken besin içeriğine dikkat etmesi gereklidir. 
  • Sebze ve meyveler: Sebze ve meyvelere karşı da alerji gelişebilmektedir. Sebze veya meyvelere alerjisi olan kişilerde polen alerjisi varlığı sıktır. Sebze ve meyvelerin özellikle çiğ haline karşı daha sık alerji görülür. Pişirildiğinde alerjik reaksiyon açığa çıkmayabilir. Çilek, elma, kayısı, armut, şeftali, karpuz, domates, kabak, mısır alerjiye neden olabilen sık bildirilen sebze ve meyvelerdendir. Aynı grupta yer alan sebze veya meyvelere karşı çoklu gıda alerjisi de görülebilir. 
  • Susam alerjisi: Susam alerjiye neden olabilen besinler arasında yer alır. Susam, susam yağı, tahin, bunları içeren soslar, paketli gıdalar, tatlandırıcılardan ve kozmetik ürünlerden uzak durulmalıdır. Kahvaltılık mısır gevrekleri, simit, tahin helvası gibi susam ihtiva eden yiyeceklerin tüketilmesi ve kozmetik ürünlerin kullanılması susam alerjisine yol açar.
  • Kuruyemişler: Fındık, badem, ceviz, kaju, antep fıstığı gibi kuruyemişlere karşı gelişen alerjiler sık karşılaşılan besin alerjileri arasında yer alır. Kuruyemişlerden birine alerjisi olan kişilerin paketli gıdaların içeriklerini iyi okumaları, dışarıda yemek yerken yemeğin içeriğini ve yapıldığı koşulları iyi öğrenmeleri, kuruyemişler veya yağlarını içeren ürünleri tüketmemeye dikkat etmeleri önemlidir. Bunun yanı sıra kuruyemişlerin yağlarını içeren kozmetik ürünler olabilir, makyaj malzemeleri içeriği öğrendikten sonra alınmalıdır. 
  • Çikolata: Çikolata veya kakao alerjiye sebep olabilir. Çikolata alerjisi olan bireylerde çikolata yendikten sonra ciltte kaşıntı, kızarıklıklar oluşur. Mide ve bağırsak sorunlarının yanı sıra burun akıntısı görülebilir. 

Besin Alerjisinin Belirtileri Nelerdir?

Besin alerjisinin bireydeki etkileri hafif belirtilerden ciddi reaksiyonlara kadar değişkenlik gösterebilir. Gıda alerjisinin ciltteki en yaygın belirtileri kaşıntı, kurdeşendir. Alerji sindirim sisteminde mide bulantısı, kusma, karın ağrısı gibi şikayetlere yol açar. Bunların yanı sıra nefes darlığı, hırıltı, baş dönmesi, bayılma, bilinç kaybı görülebilir.  

Besin alerjisi belirtileri kısaca şöyle sıralanabilir:

  • Sindirim sistemindeki belirtileri: Mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, karında kramplar, ishal besin alerjilerinde görülür. Bunun yanı sıra damak kaşıntısı, dilde şişme,  dudakta şişme ile karşılaşılabilir.  
  • Cilt bulguları: Cilt bulguları besin alerjilerinin yaygın görülen belirtilerindendir. Ciltte kaşıntı, kızarıklık, döküntü, kurdeşen, egzama görülebilir.
  • Solunum yollarındaki belirtiler: Alerji sonucu alt ve üst solunum yollarında nefes alma güçlüğü, nefes darlığı, hırıltı, öksürük, geniz akıntısı, burun akıntısı, hapşırık gibi belirtiler açığa çıkabilir. 
  • Baş dönmesi, bayılma: Vücudun besine verdiği tepki sonucu bireyin tansiyonu düşebilir, baş dönmesi, bayılma, bilinç kaybı görülebilir.
  • Göz sulanmasıAlerjiler göz bulguları da görülebilir. Alerjik reaksiyon gözlerde sulanma, akma, kaşıntıya sebep olabilir. 
  • Anaflaksi: Besin alerjisi sonucu anaflaksi gelişebilir. Anaflaksi alt ve üst solunum yollarını, cildi, sindirim sistemini, dolaşım sistemini ve sinir sistemini etkileyebilir. Deride kabarıklık, dudakların, dilin ve/ veya boğazın şişmesi, nefes darlığı, yutkunma güçlüğü, kalp hızı artışı, kalp atışının aniden durması, bilinç kaybı gibi durumlara yol açabilir. Anaflaksi tedavi edilmezse hayati risk oluşturabilir.

Besin Alerjisinin Nedenleri (Risk Faktörleri) Nelerdir?

Besin alerjisi besinin içeriğinde bulunan proteinlere karşı oluşur ve besinin tüketilmesi, koklanması veya besinle temas etme alerjiye yol açabilir. Besin alerjilerinde genetik yatkınlık önemlidir. Ailesinde besine alerjisine sahip üyeler bulunan bireyler besin alerji oluşumu için daha fazla risk altındadır. Ailesinde veya kendisinde saman nezlesi, astım, atopik dermatit gibi hastalıklara sahip bireylerde besin alerjisi görülme riski artmaktadır. Bunun yanı sıra bazı alerjiler için ırk, cinsiyet gibi değiştirilemeyen risk faktörleri de mevcuttur.  

  • Genetik Yatkınlık: Ailesinde veya kendisinde alerjik hastalıklar bulunan kimselerde besin alerjileri daha sık görülür. 
  • Bağırsak florasının yetersizliği: Bağırsak florasının yeterince gelişmemesi alerji riskini arttırabilir.
  • Mide- bağırsak sistemindeki enfeksiyonlar: Mide- bağırsak sistemindeki bakteriyel veya viral enfeksiyonlar, sindirim sisteminin sağlığını bozarak alerji riskini arttırabilir. 
  • Yaş: Besin alerjisi çocuklarda daha sık görülür ve çocuklukta başlatan besin alerjilerinin bir kısmı yetişkinlikte düzelme gösterebilmektedir.
  • Değiştirilebilen faktörler: Obezite, ilaç kullanımı ve bazı vitamin eksikliklerinin besin alerji görülme riskini arttırabileceğine dair görüşler mevcuttur.                                                                                                                                                                      

Besin Alerjisi Teşhisi

Besin alerjisi teşhisi için hastalık hikayesi alınır, fiziksel muayene yapılır. Gereklilik halinde kan testine, deri testlerine ve oral provokasyon testlerine başvurulur.   

  • Hastalık hikayesinin alınması: Doktor, kendisine başvuran hastadan hastalık hikatesini alır. Hasta şikayetlerini, bunların ne zaman başladığını, nasıl tetiklediğini doktorla paylaşmalıdır. Hasta hangi besinden şüpheleniyorsa bu besinden ne zaman ve ne kadar yediğini doktora söylemelidir. Alerjik hastalıklara sahip olmak besin alerjisi için risk faktörlerinden biridir. Bu sebeple hastalar kendilerinin ve ailelerinin alerjik hastalıklarını doktorla paylaşmalıdır.  Kullandığı ilaçlar hakkında doktoru bilgilendirmelidir. 
  • Fiziksel muayene: Hastanın genel sağlık durumu ve alerjinin sindirim sistemine, solunum yollarına ve cilde etkileri değerlendirilir. Ciltteki kurdeşen, döküntü, egzama gibi bulgular gözlemlenir. 
  • Kan testi: Kan testiyle hastanın spesifik immünoglobulinlerine bakılır. Kanda IgE (immünoglobulin E)düzeyi ölçülür. IgE yüksekliği alerjiye için bir belirti olmakla beraber başka hastalıklardan da kaynaklanabilmektedir veya her besin alerjisinde IgE yükselmeyebilir.   
  • Oral provakasyon/ yükleme testi: Oral provakasyon testi gıda alerjilerinde kullanılan testlerdendir. Gıda alerjisi testinin nasıl yapıldığı merak edilen konulardan biridir. Test için öncelikle test öncesinde alerjiye yol açtığı düşünülen besin diyetten çıkartılır, alerji belirtilerinin ortaya çıkmasını engelleyen ilaç kullanılıyorsa bu ilaçlara ara verilir. Sonra alerjiye neden olduğu düşünülen besin hastaya gitgide artan miktarlarda yedirilir ve alerji belirtilerinin ortaya çıkıp çıkmadığı gözlenir. Bu testin bir alerji uzmanı tarafından yapılması faydalıdır.  
  • Deri içi (intradermal) test: Alerjilerin teşhisinde sıklıkla kullanılır. Hastanın alerjisi olduğu düşünülen besinin özütü enjektör yardımıyla deri içine verilerek alerjik reaksiyon oluşup oluşmadığı incelenir.  
  • Deri prick testi: Çizme testi olarak da bilinen bu test, alerjilerin teşhisinde sıklıkla kullanılır. Ön kola veya sırta uygulanır. Bölgeye alerjen maddeler damlatılarak küçük çizikler atılır ve alerjik reaksiyon oluşup oluşmadığı incelenir. 

Besin Alerjisi Tedavisi

Besin alerjisi bebeklikte başlayıp yetişkinlikte geçebileceği gibi yaşam boyu sürebilir veya yetişkinlik döneminde başlayabilir. Alerjinin bir alerji uzmanı tarafından teşhis ve takibinin yapılması önemlidir. 

Besin alerjisi bulunan kişiler için en sık önerilen tedavi eliminasyon diyetidir. Doktor, hastaya ve/ veya hastanın ailesine eğitim vererek ilgili besinlerin diyetten çıkarılmasını önerebilir. Bunun yanı sıra besin tüketildiğinde oluşan alerjik reaksiyonlar için antihistaminik reçete edebilir. Anaflaksi riski olan kişilere adrenalin oto- enjektörü reçete edilir ve nasıl kullanılacağı öğretilir. Besin alerjisi için alerji ve immünoloji bölümünde uzmanlaşmış bir doktor tarafından duyarsızlaştırma tedavisi de uygulanabilmektedir.   

Besin alerjisinde uygulanan tedaviler:

  • Eliminasyon diyeti: Besin alerjisi için en sık kullanılan yöntemdir. Doktor gerekli testleri yapıp hastanın hangi besinlere alerjisi olduğunu tespit ettikten sonra besinin diyetten çıkarılmasını önerebilir. Buna göre kişi bir süre veya ömrü boyunca diyetinde o besine yer vermez.  
  • Hasta eğitimi: Besin alerjisi bulunan kişinin kendisi veya çocuksa ailesine eğitim verilir. Hastanın hangi yiyeceklerden uzak duracağı, paketli gıdaların veya kozmetik ürünlerin içeriğinin nasıl okunacağı, alerji geliştiğinde neler yapılacağı, adrenalin oto enjektörü önerildiyse nasıl kullanılacağı hasta ve hasta yakınına öğretilir.  
  • İlaç tedavisi: Besine karşı oluşan alerjik reaksiyon için hastalara antihistaminikler reçete edilir. Bu ilaçlar alerji yanıtının baskılanmasına ve kişinin şikayetlerinin giderilmesine yardımcıdır. Adrenalin oto enjektörü de anaflaksi açısından riskli kişilere doktor tarafından reçete edilir.  
  • Desensitizasyon (Duyarsızlaştırma) tedavisi: Besin alerjisi için duyarsızlaştırma tedavisi uygulanabilmektedir. İlgili besin hastaya az miktarda verilir. Zaman içinde gitgide miktar arttırılarak toleransı arttırmak hedeflenir. Reaksiyon gelişme riski bulunduğu için tedavinin alerji ve immünoloji bölümünde uzmanlaşmış bir doktor tarafından yapılması önemlidir.  

Besin Alerjisi Tedavi Edilmezse Ne Gibi Komplikasyonlara Yol Açar?

Besin alerjisi sindirim sisteminde, solunum yollarında, ciltte hafif, orta veya ciddi etkilere neden olur. Alerjik reaksiyona bağlı olarak öksürük, burun akıntısı, göz sulanması, hırıltılı solunum, cilt döküntüleri sık görülür. Sindirim sisteminde kusma, ishal, kanlı dışkılama gibi durumlara yol açabilir. Hastanın tansiyonu düşebilir, baş dönmesi, bilinç kaybı görülebilir. Besin alerjisi sonucu anaflaksi gelişebilir. Anaflaksi alt ve üst solunum yollarını, cildi, sindirim sistemini, dolaşım sistemini ve sinir sistemini etkileyebilir. Deride kabarıklık, dudakların, dilin ve/ veya boğazın şişmesi, nefes darlığı, yutkunma güçlüğü, kalp hızı artışı, kalp atışının aniden durması, bilinç kaybı gibi durumlara yol açabilir. Anaflaksi tedavi edilmezse hayati risk oluşturabilir. 

Bu gibi sebeplerle besin alerjileri dikkate alınmalı, teşhisi için bir doktora başvurulmalıdır. Doktor önerisiyle alerjiye neden olan besin diyetten çıkarılabilir. Doktorun önerilerini ve reçete ettiği ilaçları uygulamak önemlidir. Bunun yanı sıra alerjik reaksiyon geliştiğinde neler yapılması gerektiği öğrenilmelidir. Adrenalin oto enjektörü reçete edilen kişiler enjektörü nasıl kullanacağını öğrenmeli ve yanlarında bulundurmalıdır.   

Besin Alerjisi İlaçları

Besin alerjilerinde alerjinin etkilerini gidermek amacıyla antihistaminikler, kortizon reçete edilir. Ciddi alerjik reaksiyonların tedavisinde adrenalin kullanılır.  

Besin alerjisinde kullanılan ilaçlardan bazıları şunlardır:

  • Antihistaminikler: Besin alerjilerinde antihistaminikler sıkça kullanılır. Bu ilaçlar alerji yanıtının baskılanmasında ve şikayetlerin giderilmesinde etkilidir. 
  • Kortikosteroidler: Kortizon, alerjinin etkilerinin giderilmesi amacıyla doktor tarafından reçete edilebilir. 
  • Adrenalin Oto Enjektörü (Adrenalin İğnesi): Adrenalin ciddi alerjik reaksiyon gelişme ihtimali bulunan hastalara doktor tarafından reçete edilir. Ciddi alerjik reaksiyon gelişme ihtimali bulunan, anaflaksi açısından riskli olan kişiler yanlarında adrenalin oto enjektörü taşımalıdır, nasıl kullanılacağını öğrenmelidir. 

Besin alerjisi bulunan hastalar bir doktora başvurduğunda alerjisi olduğu bilgisini doktorla paylaşmalıdır. Besin alerjisi bulunan hastalar kullanacakları ilaçlar için doktora danışmalı, ilaç kullanımını iyi öğrenmeli, ilaçları doktorun veya eczacının önerdiği dozda ve sürede kullanmalıdır. Bilinçsiz ilaç kullanımının faydadan çok zararı dokunabilir.  

Çocuklarda Besin Alerjisi

Bebeklik ve çocukluk döneminde besin alerjileri görülebilir. Yumurta, inek sütü, fıstık, deniz mahsülleri gibi besinler bebeklerde/ çocuklarda alerjiye en sık neden olan besinler arasında yer alır. Bebeklerde besin alerjisi sık görülür. Ek gıdalara geçiş dönemi alerjiler için önemli bir dönemdir. Bu sebeple ek gıdalara geçiş döneminde besinlerin az miktarda denenmesi ve giderek miktarı artan şekilde verilmesi gereklidir. Bebeklerde ek gıda alerjisinin anlaşılması için, ek gıda alerjisi belirtilerine dikkat edilmelidir. Bazı bebeklerde çoklu gıda alerjisi de bulunabilir. Çoklu gıda alerjisi belirtileri gaz sancıları, reflü, cilt döküntüleri, kurdeşen, solunum problemleri, hırıltı, ishal, mukuslu veya kanlı dışkılamadır. Bebeklerde besin alerjisi belirtilerinden biri de bebekteki huysuzluk, sinirliliktir. 

Bebeklerde gıda alerjisine bağlı belirtiler varsa bebek alerji ve immünoloji bölümünde uzmanlaşmış bir doktora götürmelidir. Yapılan tetkiklerin ardından alerjen besin bulunduktan sonra doktor bir süre bebeğin diyetinden bu besinin çıkarılmasını önerir. Bebeklik dönemi besin alerjilerinin bir kısmı yetişkin yaşlarda kaybolma eğilimindedir ancak bazı alerjiler yaşam boyu devam edebilir. 

Besin Alerjisinde Hangi Doktora Gidilir? 

Besinin yenmesi, koklanması veya besinle temastan dakikalar, saatler veya takip eden günlerde ciltte kaşıntı, döküntü, mide bulantısı, kusma, ishal, nefes darlığı, hırıltı, yutkunma güçlüğü gibi belirtiler gösteren bireyler bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.  

Besin alerjisinin teşhis ve tedavisi alerji ve immünoloji bölümünde yürütülmekle beraber ani gelişen ciddi reaksiyonlarda bir hastanenin acil servisine başvurulmalıdır. Anaflaksi besinin tüketilmesinden sonra gelişebilecek, acil müdahale gerektiren, hayatı tehdit edebilen bir durumdur. Dilin ve/ veya boğazın şişmesi, nefes darlığı, yutkunma güçlüğü, kalp hızı artışı, kalp atışının aniden durması, bilinç kaybı gibi gibi semptomları olan hastalar için vakit kaybetmeden 112 acil servis- ambulans aranmalıdır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın

Besin Alerjisi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Bebeklerde özellikle ek gıdalara geçişte besin alerjileri daha sık görülür. Besin alerjisi olan bebeklerde huysuzluk, sinirlilik görülür. Gaz sancıları, reflü, cilt döküntüleri, kurdeşen, solunum problemleri, hırıltı, ishal, mukuslu veya kanlı dışkılama besin alerjisine işaret eder.

Besin alerjisi teşhisi için kan testi, deri testleri ve oral provakasyon (yükleme) testleri yapılır. Deri testleri alerjenin deri üzerine damlatılarak çizilmesi veya deri içine enjeksiyonuyla yapılır. Oral provakasyon ise alerjiye neden olduğu düşünülen besin hastaya gitgide artan miktarlarda yedirilmesi ve alerji belirtilerinin ortaya çıkıp çıkmadığı gözlenmesi şeklinde alerji uzmanı tarafından uygulanır.

Bebeklikte başlayan besin alerjilerinin bir kısmı düzelmekte ve yetişkinlikte görülmemektedir. Örneğin yumurta alerjisi bebeklikte sık görülür ve çoğunlukla düzelir. Ancak bazı alerjiler yetişkinlikte de devam eder. Yetişkinlikte başlayan alerjiler ise çoğunlukla yaşam boyu devam etmektedir.

Bebeklerde gıda alerjisi belirtileri gaz sancıları, reflü, cilt döküntüleri, kurdeşen, solunum problemleri, hırıltı, ishal, mukuslu veya kanlı dışkılama, huysuzluk, sinirliliktir.

Besin alerjisi/ gıda alerjisi tedavisi alerjiye neden olan besinin diyetten çıkarılması (eliminasyon diyeti) önerilmektedir. Bunun yanı sıra alerji uzmanının önerisiyle desentisizasyon (duyarsızlaştırma) tedavisi uygulanabilir. Besin tüketiminden sonra alerjik reaksiyon gelişen bireylere antihistaminikler reçete edilir. Anaflaksi gelişme riski bulunan bireyler için adrenalin oto enjektörü reçete edilir ve yanlarında bulundurarak reaksiyon gelişmesi durumunda kullanmaları istenir.