Seruloplazmin

Seruloplazmin, karaciğerde üretilerek demir metabolizmasında görev yapan ve kandaki bakır elementlerini taşımak ile sorumlu olan temel proteindir.

Seruloplazmin Nedir?

Seruloplazmin, karaciğerde üretilerek demir metabolizmasında görev yapan ve kandaki bakır elementlerini taşımak ile sorumlu olan temel proteindir. Vücutta gerçekleşen metabolik olayların aksamadan ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için bakır önemli bir elementtir. Beyin fonksiyonlarının doğru çalışabilmesi ve vücudun enerji üretebilmesi gibi temel durumlar bakırla ilişkilidir. Vücutta bakırın az veya çok olması vücuda zarar verdiği gibi genel işleyişi bozmaktadır. Bu nedenle bakır elementini taşımak ile sorumlu olan seruloplazminin görevini yerine getirmesi önemlidir.

Bakır elementi, tüketilen besinler ile vücuda alındıktan sonra sindirim sistemi tarafından emilmektedir ve vücut için gereklidir. Bağırsaklar tarafından emilen seruloplazmin, karaciğere taşınmaktadır. Karaciğerde depolandıktan sonra çeşitli enzimlerin üretilmesinde rol oynamaktadır.

Karaciğerde farklı enzimlerin salgılanması sonucunda bu enzimler dolaşıma katılır. Kanda bulunan bakırın yaklaşık %95’i temel olarak seruloplazmine bağımlıdır. Bu nedenle, seruloplazmin eksikliği veya fazlalığı, çeşitli rahatsızlıkların ortaya çıkmasına neden olur.

Seruloplazmin Normal Değerleri Kaç Olmalı?

Seruloplazmin, vücut işleyişinin düzenli ve sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için gereklidir. Seruloplazmin normal değerleri dışına çıkıldığında (azlığı veya çokluğu) hastalık ve rahatsızlıkların ortaya çıkması muhtemeldir.

Erkeklerde seruloplazmin normal değerleri:

  • 0 – 17 yaş aralığındaki kişilerde 14 – 41 mg/dL arasında
  • 17 yaşından büyük kişilerde 15 – 30 mg/dL arasındadır. 

Kadınlarda seruloplazmin normal değerleri:

  • 0 – 17 yaş aralığındaki kişilerde 14 – 41 mg/dL arasında
  • 17 yaşından büyük kişilerde 16 – 45 mg/dL arasındadır.

Seruloplazmin Nasıl Ölçülür?

Seruloplazmin testi, bireylerin kol damarından bir iğne yardımıyla kan numunesinin alınmasıyla yapılır. Test sonucunda kandaki seruloplazmin miktarı ölçülür. Bakır eksikliğine bağlı bozuklukların tanı ve tedavi sürecinde seruloplazmin testi büyük önem taşır. Test sonucunda normal değerlerin dışındaki değerlere rastlanması halinde tedavi süreci başlamaktadır.

Seruloplazmin testi bazı durumlarda diğer testler ile birlikte yapılmaktadır. Bu testler, idrarda bakır testi, kanda bakır testi ve karaciğer fonksiyon testidir.

Hamilelikte Seruloplazmin Değerleri Nasıl Olmalı?

Hamilelik, vücuttaki seruloplazmin miktarını artıran sebeplerden biridir. gebe vücudundaki seruloplazmin miktarı normal olarak kabul edilen 16 – 45 mg/dL’nin iki katına kadar yükselebilir. Hamilelik döneminde değerlerin yükselmesi normal olarak kabul edilmektedir. Hamile kişinin farklı rahatsızlıkları bulunmuyor ise endişe edilmesine gerek yoktur.

Hamilelik sürecinde seruloplazmin testinin yapılması, bakır eksikliği veya fazlalığından kaynaklanan hastalıkların bebeğe aktarılıyor olması nedeniyle önemlidir. Seruloplazmin eksikliği sebebiyle tüketilen gıdalardaki bakır oranı vücudun çeşitli organlarında birikir. Vücutta bakır birikmesi olarak bilinen Wilson hastalığının istatistiki bilgileri incelendiğinde Wilson hastası bir bireyin çocuğunda da hastalığın geçme riski her 180 kişide 1’dir.

Bebeklikte Seruloplazmin Değeri Nasıl Olmalı?

Bebeklikte seruloplazmin normal değerinin 14 – 41 mg/dL aralığında olması gereklidir. Bebeklik ve çocukluk döneminde bu normal değerlerin altında veya üstünde değerlere rastlanması durumunda gelişim kötü etkilenerek çeşitli rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. 5 yaşından küçüklerde karaciğer ve nöropsikiyatrik bulgular, seruloplazmin maddesinin eksikliğine veya fazlalığına işaret etmektedir.

Seruloplazmin Düşüklüğü Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

Alınan kan örneğinin incelenmesinin ardından vücuttaki seruloplazmin değerlerinin normal değerin altında olması, seruloplazmin düşüklüğü olarak ifade edilir. Bu durum, tüketilen bakır içerikli gıdaların uygun şekilde sindirilemediğine veya vücudun bakırı ortadan kaldıramadığına işaret etmektedir. Seruloplazmin düşüklüğüne yol açan durumlar şunlardır:

Seruloplazmin Düşüklüğü Belirtileri

Seruloplazmin düşüklüğü, çeşitli belirtiler ile ortaya çıkmaktadır. Seruloplazmin düşüklüğü belirtileri:

Seruloplazmin düşüklüğüne yol açan hastalıkların kendine özgü belirtileri vardır. Bunlar şu şekilde kategorize edilir:

  • Wilson Hastalığı BelirtileriYürüme sorunu, sorunlu yutma, sorunlu konuşma, mide bulantısı, sarılık, anemi en sık görülen belirtiler arasındadır. Semptomlar genellikle 5 ila 35 yaşları arasında ortaya çıkmaktadır.Daha küçük yaşlarda ya da daha ileri yaşlarda da karşımıza çıkabilmektedir.Ailesinde Wilson hastalığı öyküsü bulunan kişilerin seruloplazmin testi yaptırmaları önerilmektedir.
  • Menkes Hastalığı BelirtileriBu hastalık genellikle bebeklik döneminde ortaya çıkmaktadır. Bu belirtiler: nöbetler, kas tonusu eksikliği, gelişimsel gecikmeler, büyüme başarısızlığı, beslenme zorluğu, kırılgan ve seyrek saçlar olarak sıralanmaktadır.

Seruloplazmin Düşüklüğü Tedavisi

Seruloplazmin düşüklüğü görülen hastalarda ilk etapta diyet programları uygulanmaktadır. Diyet programları, kişiler için bireysel olarak hazırlandığı için diyetisyen kontrolünde yapılmaktadır. Gereğinden fazla kadmiyum, demir ve çinko tüketilmesi vücuttaki bakır emilimini azalttığı için diyet programları bu bilgiler ışığında şekillenmektedir.

Seruloplazmin düşüklüğü, wilson hastalığı gibi bir hastalık ile ilişkiliyse çinko takviyesi, B6 ve E vitamini takviyesi, karaciğer transplantasyonu, hepatosit transplantasyonu ve gen tedavisine başvurulmaktadır. Diyet ve ilaç takviyelerinin sonucunda başarılı sonuçlar alınamaz ise diğer yöntemler uygulanmaktadır.

Seruloplazmin Düşüklüğüne Ne İyi Gelir?

Seruloplazmin düşüklüğü, tüketilen besinlerde bakır içeren gıdaların az olmasından kaynaklanıyor olabilir. Bu tür durumlarda vücuda alınan bakır oranını artırmak gereklidir. Bakır zengini olan besinler: yeşil yapraklı sebzeler, yumurta, deniz ürünleri, et, kuru baklagiller, yağlı tohumlar, organ etleri olarak sıralanmaktadır. Seruloplazmin düşüklüğü olan kişilerin bu gıdaları günlük öğünlerine eklemeleri önerilmektedir.

Vücuda yeterince bakır içeren besinler giriyor ancak bakır emilemiyor ise bakır emilimini artıracak gıdaların tüketilmesi gereklidir.

Düzenli spor yapmaya ve hareket etmeye özen gösterilmelidir. Sürekli hareket halinde olan vücutlarda neredeyse her organ işleyişi devam ettirmek amacıyla görev alır. Spora ek olarak sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzaklaşmak gereklidir.

Seruloplazmin eksikliği bulunan kişilerin tedavi sürecinde istirahat etmesi ve tedavi sürecini aksatmaması ise bir diğer önemli durumdur.

Seruloplazmin Düşüklüğü Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Vücudun bakır içeren besinleri yeteri miktarda emilime sokamaması durumunda vücudun ihtiyaç duyduğu bakır alınamamış olur. Bu durumda, organ fonksiyonlarında azalma görülürken kişide fiziksel ve zihinsel değişimler yaşanır. Kişide davranış değişiklikleri, yürüme ve hareketlerini kontrol etmede zorluk, kansızlık, eklemlerde ağrı, iştahsızlık ve yorgunluk görülür. Seruloplazmin düşüklüğü hastalık ile ilişki ise tedavi edilmemesi sonucunda karaciğer yetmezliği, beyin tutulumu, distoni, depresyon etkileri hastayı etkisi altına alır. Fiziksel ve zihinsel değişimlerin sonucunda ise kişinin hayatı büyük oranda tehlikeye girer.

Seruloplazmin düşüklüğü tedavisine erken dönemde başlanmaz ise karaciğer ve sinir sistemi hasarı oluşabilir. Daha sonraki süreçte seruloplazmin düşüklüğü tedavi edilse dahi bu hasarlar kalıcı hale gelir.

Seruloplazmin Yüksekliği Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

Seruloplazmin yüksekliği vücudun, tüketilen gıdalardaki bakır miktarının çoğunun emilimini sağlayarak karaciğere ulaştırmasıdır. Vücutta olması gereken normal değerlerin üstüne çıkıldığında da çeşitli rahatsızlık ve hastalıkların oluşması muhtemeldir. Seruloplazmin yüksekliğine yol açan durumlar:

Seruloplazmin Yüksekliği Tedavisi

Hastalarda seruloplazmin yüksekliği görüldüğü durumlarda diyet ve ilaç tedavileri uygulanmaktadır. Her bireyin vücuduna ve hastalığına bağlı olarak hazırlanan diyet programında seruloplazmin seviyesinin dengelenmesi için ideal besinlere yer verilirken emilimi yükseltecek ürünler çıkarılmaktadır. Diyet programına ek olarak emilimi dengeleyici ilaç tedavilerine başlanmaktadır.

Seruloplazmin Yüksekliğine Ne İyi Gelir?

Seruloplazmin yüksekliği tedavisinde uygulanan diyet programında kadmiyum, çinko, fitatlar ve posa yer almaktadır. Bu içeriklere sahip yiyecek bakır emilimini azaltmaktadır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Seruloplazmin ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Seruloplazmin testi, seruplazmin eksikliği belirtilerinin görülmesinin ardından istenmektedir. Ebeveynlerin Wilson hastalığına sahip olması durumunda çiftin bebekleri de Wilson hastalığı için risk grubundadır. Bu bebeklerin doğum aşamasından itibaren aralıklarla takip edilmesi gereklidir. Seruloplazmin eksikliği durumunda en sık karşılaşılan hastalık Wilson hastalığı olduğu için bu hastalığın da belirtileri takip edilmelidir.

Seruloplazmin testi için ön hazırlık yapılmasına gerek duyulmamaktadır. Seruloplazmin testinin yanı sıra ek testlerin yapılmasına gerek duyulur ise yapılması gereken hazırlıklar uzman doktor tarafından hastaya iletilmektedir.

Seruloplazmin eksikliği, tüketilen yiyeceklerdeki bakır miktarının az emilmesi sonucu görülmektedir. Seruloplazmin yüksekliği ise vücutta doku hasarı, ağır enfeksiyon, iltihaplanma, gebelik ve çeşitli ilaçların kullanımı sonucunda artış gösterebilir. Test öncesinde hasta, hamilelik durumu varsa uzman doktora bildirmelidir.

Seruloplazmin eksikliği sonucunda ortaya çıkan Wilson hastalığı, tedavi edilmediğinde kişinin hayati tehlikesini riske atacak düzeyde etkiler yaratmaktadır. Kan ve idrar testlerinin yanı sıra görüntüleme cihazlarından alınan görüntülerin incelenmesi sonucunda Wilson hastalığından şüphe duyulur ise karaciğerin durumunu değerlendirmek ve bakır içeriğini daha net incelemek amacıyla karaciğer biyopsisi uygulanabilir. Karaciğer biyopsisinin istenmesi; test sonuçlarına, hastanın belirtilerine ve doktorun tercihine bağlıdır.