Potasyum

Potasyum, birçok besin maddesinde bulunan, vücudun işlevlerini sağlıklı bir şekilde sürdürmesi için gerekli ve önemli bir mineraldir.

Potasyum Nedir?

Potasyum, birçok besin maddesinde bulunan, vücudun işlevlerini sağlıklı bir şekilde sürdürmesi için gerekli ve önemli bir mineraldir. Kalp, kaslar ve kemiklerin sağlığı için önemlidir ve düzgün çalışabilmeleri için destekler. Potasyum dengesi ise böbrekler tarafından sağlanmaktadır. Genetik ve beslenme sonucu oluşan Potasyum dengesizlikleri vücut sağlığı için tehlikeli olabilir, hatta kalıcı problemlere yol açabilir.

Elektrolit minerallerden biri olan Potasyum, hücrelerin doğru çalışmasına ve vücudun sıvı seviyesini korumaya yardımcı olur. İhtiyaç duyulan Potasyum miktarı ise genellikle doğal besinler tarafından karşılanır.

Potasyumun faydaları aşağıdaki gibi sıralanır:

  • Vücut pH değerini, asit-alkali dengesini, korur. 
  • Besin maddelerini hücrelere ulaştırmaya ve atık maddelerin hücrelerin dışına çıkarılmasına yardımcıdır. 
  • Sıvı dengesini sağlar.
  • Sinir uyarılarının aktifleşmesini sağlayarak refleksleri, kalp atışlarını, kas kasılmalarını ve diğer pek çok işlemi düzenlemekte yardımcıdır.
  • Tansiyon adıyla bilinen kan basıncını dengeler.
  • Selülit, ödem, osteoporoz, böbrek taşları, dehidrasyon, felç, hipertansiyon ve kalp damar hastalıklarının gelişimi önler.

Potasyum Değerleri Kaç Olmalı?

Potasyum, vücut için hayati öneme sahip bir mineraldir. Bu nedenle, potasyum dengesinin sağlanması gereklidir. Sağlıklı bir insan vücudunda olması gereken potasyum miktarı referans olarak kabul edilmektedir. Serum referans değerleri yenidoğan bebeklerde 3,7 – 5,9 mmol/L, bebeklerde 4,1 – 5,3 mmol/L, çocuklarda 3,4 – 4,7 mmol/L, yetişkinlerde ise 3,5 – 5,1 mmol/L’dir.

24 saatlik idrar numunesinde olması gereken potasyum referans değerleri ise şu şekildedir:

  • 6 – 10 yaş aralığında erkeklerde: 17 – 54 mmol/gün
  • 6 – 10 yaş aralığında kızlarda: 8 – 37 mmol/gün
  • 10 – 14 yaş aralığında erkeklerde: 22 – 57 mmol/gün
  • 10 – 14 yaş aralığında kızlarda: 18 – 58 mmol/gün
  • Yetişkinlerde: 25 – 125 mmol/gün

Potasyum referans değerleri, testin yapılış şartlarına ve laboratuvarda kullanılan analiz tekniğine göre küçük ölçüde değişebilir.

Potasyum Nasıl Ölçülür?

Vücuttaki potasyum miktarını ölçmek, elektrolit seviyesini değerlendirmek, hipokalemi ve hiperkalemiyi izlemek için Potasyum testine başvurulur. Potasyum miktarı rutin bir muayene sırasında ölçülebildiği gibi böbrek hastalıkları, yüksek kan basıncı, elektrolit dengesizliği veya kalp ritim dengesizliği gibi sorunların tespiti için de kullanılabilir. Testin öncesinde herhangi bir hazırlık yapılması gerekmemektedir. Hastadan alınacak kan numunesi ile kan testi; 24 saatlik idrar numunesi ile idrar testi yapılarak potasyum miktarı ölçülmektedir.

Hamilelikte Potasyum Değeri Kaç Olmalı?

Hamilelik dönemindeki anne adayının vücudundaki potasyum değeri, hamileliği bağlı olarak değişim göstermez. Bu dönemde kabul edilen referans değerleri, gebe olmayan insanlara yakındır. Potasyum tahlili ile böbrek hastalıkları, OHSS, kusma ve ishal gibi sorunların izlenmesi sağlanır. Annenin ve bebeğin hamilelik sürecinde sağlıklı bir süreç geçirebilmeleri için diğer mineral ve vitamin değerlerinde olduğu gibi potasyumun da takip edilmesi ve yaşanabilecek olası dengesizliklere erken müdahale edilmesi önemlidir.

Bebeklerde Potasyum Değeri Kaç Olmalı?

Bebeklere yapılan potasyum testi, rutin muayeneler sırasında gerçekleştirilir. Amaç, bebeğin vücut fonksiyonlarının işleyişini kontrol etmektedir. Kabul edilen referans değerleri yenidoğan bebeklerde 3,7 – 5,9 mmol/L; bebeklerde 4,1 – 5,3 mmol/L’dir.

Bebekte gelişebilecek böbrek hastalıklarının erken dönemde teşhis edilmesi ve tedaviye erken başlanabilmesi için rutin muayeneler önemlidir. Potasyum testi de rutin muayenelerin bir parçasıdır. 0-6 aylık süreçte bebeklerin ihtiyaç duyduğu 400 mg potasyumun karşılanması gereklidir.

Potasyum Eksikliği Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

Hastadan alınan kanda potasyum değerinin, referans aralığın altında olması durumuna potasyum eksikliği tanısı konur ve hipokalemi olarak adlandırılır. Potasyum eksikliğine neden olan bazı durumlar ve hastalıklar bulunmaktadır. Bunlar aşağıdaki gibi sıralanır:

  • Alfa adrenerjik agonistler, beta adrenerjik agonistler, kortikosteriot ve mantar ilaçları
  • Diyabet hastalarının kullandıkları insülin ilaçları
  • Potasyum içeren besinlerin az tüketimi
  • Hiperaldosteronizm
  • İshal
  • Kusma
  • Dehidratasyon
  • Pika sendromu
  • Aşırı alkol tüketimi
  • Aşırı terlemek
  • Fiziksel zorluğu bulunan işlerde çalışmak
  • Folik asit ve magnezyum eksikliği
  • Diüretik ilaçların kullanımı
  • Diyaliz
  • Kronik böbrek rahatsızlıkları
  • pH denge bozuklukları

Potasyum Eksikliği Belirtileri

Potasyum miktarının referans aralıktan hafif derecede düşük olması korkulacak bir sorunu işaret etmez ancak eksiklik düzeyi arttıkça şiddetlenip kişinin hayatını riske atabilir. Bu süreçte belirtiler dikkatle takip edilmeli ve tedavi sürecine erken dönemde başlanmalıdır.

Potasyum eksikliği belirtileri:

Potasyum Eksikliği Tedavisi

Hipokalemi olarak adlandırılan potasyum eksikliğinin altında yatan neden tespit edilerek tedavi süreci başlatılır. İlk aşamada hastanın beslenme listesi düzenlenir, diyet oluşturulur ve takviyeler reçete edilir. Eksiklik, kullanılan ilaçlardan kaynaklanıyor ise ilaçlarda doz değişimi yapılabilir veya yeni ilaçlar reçete edilebilir. Eksikliğin şiddetli seviyelere ulaştığı durumlarda ise damar yolu açılarak potasyum tedavisi başlatılır.

Potasyum Eksikliğine Ne İyi Gelir?

Potasyum eksikliğini gidermek için potasyum içeren besinlerin beslenme listesine dahil edilmesi önemlidir. Diyet programı uzman diyetisyen tarafından kişiye özel olarak hazırlanmalıdır. Bu listede domates, muz, avokado, patates, ıspanak ve kuru erik gibi besinler yer alır. Ayrıca ısırgan otu, adaçayı, fındık, mantar, yağsız et, balık, kepekli tahıllar, süt, yoğurt, mercimek, fasulye, karnabahar, enginar, brokoli, bezelye, kabak, greyfurt, portakal, kivi, incir, kuru kayısı ve kuru üzüm tüketilmelidir.

İşlenmiş gıdalarda potasyum miktarının az olduğu bilinmeli ve bu besinlerin tüketimi azaltılmalıdır. Tütün, alkol ve kafeinin tüketimi de sonlandırılmalıdır.

Besinlerin düzenli olarak tüketilmesi günlük potasyum ihtiyacını karşılamakta yeterlidir ancak bazı durumlarda potasyum takviyesi kullanılabilir.

Potasyum Eksikliği Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Hafif düzeydeki potasyum eksikliği ciddi sonuçlar doğurmazken şiddetli durumlarda çeşitli sorun ve hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Tedavi edilmeyen potasyum eksikliği sonucunda kalp krizi, kas felci, azalmış beyin fonksiyonu, solunum güçlüğü, kemiklerde kalsiyum kaybı, yüksek kan şekeri, kronik mide-bağırsak sorunları, böbrek taşı oluşumu, hipertansiyon, ruh hali değişiklikleri, depresyon, sinir bozukluğu ve uykusuzluk görülebilir.

Potasyum Yüksekliği Nedenleri ve Hastalıkları

Potasyum seviyesinin normal değer aralığının üzerinde olması durumu potasyum yüksekliği ya da bir diğer adıyla hiperkalemi olarak adlandırılır. Yüksekliğin şiddetli olduğu durumlarda hayatı olumsuz etkileyecek ve hatta hayatı riske atacak durumlar oluşabilir.

Potasyum yüksekliğine yol açan nedenler ve hastalıklar aşağıdaki gibidir:

  • Damar yoluyla aşırı miktarda potasyum alımı
  • Diyet sırasında potasyum seviyesi yüksek besinlerin çok tüketilmesi
  • Dehidratasyon
  • Diyabet
  • Enfeksiyon
  • Doku yaralanması
  • Hipoaldosteronizm
  • Addison hastalığı
  • Böbrek yetmezliği

Ayrıca bazı travmatik yaralanmalar, yanıklar, uzun süreli egzersiz yapmak ve uyuşturucu kullanımı da potasyum seviyesini yükseltmektedir.

Potasyum Yüksekliği Belirtileri

Hiperkalemi olarak adlandırılan potasyum yüksekliği, ilk aşamalarda belirti göstermeden ilerler. Böbrek hastalıkları bulunan veya ek potasyum takviyeleri alan kişilerde karıncalanma, kusma, mide bulantısı ve düzensiz kalp atışı gibi durumlar görülebilir.

Şiddetli hiperkalemi ise göğüs ağrısına, nefes darlığına ve kalp çarpıntısına neden olabilir. Bu belirtilerden bir veya birkaçının yaşanması durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması önemlidir.

Potasyum Yüksekliği Tedavisi

Yüksek değerlerin normal değer aralıklarına indirilmesi için ilk çeşitli tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Hafif seviyedeki hiperkalemi durumlarında potasyumun vücuttan atılmasını kolaylaştırmak için ilaçlar reçete edilmektedir. Ayrıca hastanın beslenme şeklini düzenlemek amacıyla uzman diyetisyen gözetiminde diyet programı hazırlanmaktadır.

Ağır vakalarda ise böbrek diyalizine ihtiyaç vardır. Bu yöntem sayesinde vücuttaki fazla potasyum miktarı vücut dışına atılmaktadır. Böbreklerinde sorun olmayan kişilerde ise insülin-glukoz serumu verilmektedir.

Potasyum yüksekliğine bağlı olarak oluşan kalp ritim bozuklukları ve kalp komplikasyonlarının riskini azaltmak için farklı formlarda ilaçlar da reçete edilebilir.

Potasyum Yüksekliğine Ne İyi Gelir?

Potasyum yüksekliği, ilaçlar ve beslenmenin düzenlenmesi ile kontrol altına alınmaktadır. Yüksekliğin tekrarlamaması amacıyla kişiye özel olarak hazırlanan diyet programına uyulması önemlidir. Patates, muz ve erik gibi potasyum seviyesi yüksek besinlerden kaçınmalı ve pişirme teknikleri değiştirilmelidir.

Sebzelerin dilimlenerek yaklaşık 2-4 saat suda bekletilmesi sonucunda potasyum seviyesi düşmektedir. Bu sayede tüketilen besindeki potasyum miktarı da azaltılabilir.

Potasyum yüksekliği diyet listesinde ise su teresi, turp, salatalık, kuşkonmaz, kiraz, ananas ve elma gibi besinler bulunur.

Potasyum Yüksekliği Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Şiddetli potasyum yüksekliği durumunda kişinin kalp ritminde bozukluk meydana gelir ve kalp işlevi doğrudan etkilenir. Kalp hastalıklarının yanı sıra böbrek hastalıkları da bu süreçte hayatı tehlikeye atabilir. Erken dönemde müdahale edilmemesi durumunda organlarda hasar oluşabilir.

Kalp sorunları ise kişinin göğüs bölgesinde ağrı duymasına, kalp ritminin bozulmasına ve nefes alışverişinde problem yaşamasına neden olmaktadır. Bu durum hem fiziksel hem de zihinsel olarak kişiyi yormaktadır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Potasyum ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Potasyum genellikle besin tüketimi yoluyla alınmaktadır ancak çoğu insan, günlük potasyum ihtiyacını karşılamakta zorlanmaktadır. Bu tür durumlarda besin takviyelerine ve ilaçlara başvurulmalıdır. Günlük potasyum ihtiyacı 0-6 ay için 400 mg, 7-12 ay için 700 mg, 1-3 yaş için 3.000 mg, 4-8 yaş için 3.800 mg, 9-13 yaş için 4.500 mg, 14 yaş ve üzeri için 4.700 mg ve emziren annelerde 5.100 mg olarak belirlenmiştir.

Yeterli seviyede potasyum tüketimi sonucunda idrar üretimi artmakta ve bu sayede sodyum seviyesi azalmaktadır. Sodyum seviyesinin artması sonucunda ise vücutta sıvı birikmesi olarak adlandırılan ödemin oluşumu engellenmektedir. Ödem tedavilerinde potasyumdan yararlanılmaktadır.

İhtiyaç duyulan potasyum miktarının alınması, vücuttaki kalsiyum miktarının da korunmasına imkan tanıdığı için kemik gelişiminde önemli bir role sahiptir. Potasyum, kemik mineral yoğunluğunu artırarak güçlü ve sağlıklı bir kemik gelişiminin önünü açmaktadır.

İhtiyaçtan az veya çok potasyum tüketilmesi sonucunda vücut kas yapısı zarar görmektedir. İdeal seviyede potasyum tüketilmesi ise kas kramplarını engeller, adet sancılarını azaltır ve özellikle çocuklar için sağlıklı bir gelişim çağının yaşanmasına yol açar.