Magnezyum Eksikliği

Hipomagnezemi, yani magnezyum eksikliği aslında oldukça önemli bir sağlık problemidir. Yaşam tarzı değişikliği ve ilaç kullanımı gibi birçok tedavi seçeneği vardır.

Magnezyum Eksikliği Nedir?

Hipomagnezemi, yani magnezyum eksikliği aslında oldukça önemli bir sağlık problemidir. Ancak yaygın şekilde görüldüğü için genellikle ihmal edilir. Birçok kişi, hipomagnezemi teşhisi konması için yeterli olmasa da günlük ihtiyaç duyulan magnezyum miktarını almamaktadır.

Magnezyum, vücutta üretilmemekle birlikte yalnızca besinlerden alınabilen bir mineraldir. Mg simgesi ile gösterilen bu mineral, bazı hormonlar ile proteinleri üretir ve enzimlerle birleşerek metabolik faaliyetlerin sürdürülmesini sağlar. Aynı zamanda insülin seviyesinin dengelenmesi, kalp ritminin korunması, sinir iletiminin sağlanması, kas kasılmasının sürdürülmesi, kemik sağlığının korunması, tansiyonun dengede tutulması ve antioksidanların sentezlenmesini sağlamak gibi görevleri de bulunmaktadır.

Günlük magnezyum ihtiyacı yaş gruplarına göre, günlük ortalama olarak şu şekildedir:

  • 0- 3 yaş: 80 mg
  • 3- 8 yaş: 130 mg
  • 8- 14 yaş: 240 mg
  • 14 yaş ve üzeri: Kadınlarda 350 mg, erkeklerde ise 400 mg

Gebelik döneminde günlük alınması gereken magnezyum miktarı ortalama olarak 360 miligramdır. Emzirme döneminde ise bu rakam 320 miligrama düşer. Günlük olarak belirtilen miktarlarda magnezyum alınmaması halinde, hipomagnezemi ortaya çıkar.

Magnezyum düşüklüğü belirtileri genellikle erken fark edilmez. Çünkü semptomlar, ciddi bir Mg eksikliği oluşmadığı sürece ortaya çıkmaz. Genel olarak yetersiz gıda alımı, bazı ilaçların kullanımı, şeker hastalığı, stres, çölyak hastalığı, alkolizm, kronik seyreden ishal ve magnezyum emilimini engelleyen bağırsak hastalıkları nedeniyle ortaya çıkar. 

Magnezyum Eksikliği Belirtileri Nelerdir?

Magnezyum eksikliğinin tıptaki ismi “hipomagnezemi”dir. Magnezyum eksikliğinin görülme oranı net olarak bilinmemektedir. Ancak hastanede tedavi gören hastaların tarama sonuçlarına bakıldığında, % 7-11 arasında hastanın magnezyum eksikliği olduğu görülmüştür. Çoğunlukla ileri seviyeye gelene kadar belirti göstermez veya ortaya çıkan belirtiler, kişide magnezyum eksikliği olabileceğini düşündürmez. Bunun sebebi, magnezyumun insan vücudunda 250’den fazla fonksiyonunun olmasıdır. Bu yüzden birbiriyle ilişkisi olmayan belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Eğer bir kişide kalsiyum seviyesi düşüklüğü (hipokalsemi) ve potasyum seviyesi düşüklüğü (hipokalsemi) varsa, magnezyum eksikliği olması ihtimali de yüksektir.

Magnezyum eksikliğinin vücuda etkileri 3 gruba ayrılabilir. Bunlar; kardiyak, nörolojik ve metabolik etkilerdir.

Magnezyum eksikliğinde görülen hastalıklar ve erken dönem belirtileri:

  • Mide Bulantısı ve Kusma: Magnezyum eksikliği, her zaman olmasa da kişilerde bazı sindirim sistemi problemlerine sebep olabilir. Her mide bulantısı ve kusma şikayeti, kişilerde magnezyum eksikliği olduğu anlamına gelmez. Eğer sık sık mide bulantısı ve kusma problemi yaşanıyorsa bir uzmandan görüş almak gerekmektedir.
  • Yorgunluk ve Halsizlik: Vücutta magnezyum ile birlikte çalışan enzimler, hücrelerin içinde birtakım biyokimyasal reaksiyonların gelişebilmesi için gerekli olan kimyasal enerji birleşiminde aktif rol almaktadırlar. Bu yüzden vücutta magnezyum eksikliği olması, kronik yorgunluk ve halsizlik ile sonuçlanabilmektedir.

Şiddetli magnezyum eksikliği sonucu ortaya çıkan belirtiler:

  • Kas Krampları: Kaslarımız, hareket etmemizi sağlayabilmek için kasılır ve gevşer. Kas, kasıldıktan sonra gevşemez ve tekrar kasılırsa kas spazmı, yani bir diğer adıyla kramp meydana gelir. Magnezyum minerali, kas hücrelerinde bulunan sinirlerin aralarındaki iletişimde aktif rol alırlar. Bu yüzden magnezyum eksikliği, kasların kasılıp gevşeme sırasında sorun oluşmasına sebep olabilir. Magnezyum eksikliğinin ileri seviyelerinde nöbet ve şiddetli kramplar görülebilir. Magnezyum eksikliği olan kişilerin takviye alması, kramp yaşama oranını azaltır. Ancak bazı kaynaklara göre alınan takviyeler yaşlı bireylerde çok etkili olmaz.
  • Kardiyak Aritmi (Kalp Atışında Düzensizlik): Kalp atışında düzensizlik olması, tıp dilinde “kardiyak aritmi” olarak adlandırılır. Magnezyum eksikliğinde görülen belirtiler arasında en riskli olanlardan biri kardiyak aritmi, yani kalp atışının düzensiz olmasıdır. Bazen kardiyak aritminin farkına varılamaz, çünkü çok belirti vermez. Ancak bazı insanlarda çarpıntıya, kalbin yavaşlamasına (bradikardi) ya da düzensiz atımlara sebep olabilir. Buna ek olarak kişiler; baş dönmesi, göğüste ağrı, nefes almada güçlük (nefes darlığı) ya da bayılma gibi sorunlar yaşayabilir. Kardiyak aritminin daha ilerleyen seviyelerinde felç ve kalp yetmezliği riski artar.

Magnezyum eksikliği olan kişilerde, kalp kasını (miyokard) meydana getiren hücrelerin içinde ve dışında bulunan potasyum seviyelerinin dengesiz olmasının kardiyak aritmiye sebep olabileceği düşünülmektedir. Kalp atışında düzensizlik olan ve kalp yetmezliği bulunan hastaların bazılarında, herhangi bir hastalığı olmayan kişilere kıyasla, magnezyum seviyelerinin düşük olması dikkat çekmiştir. Bu tarz problemlerin saptandığı hastalara magnezyum tedavisi yapıldıktan sonra, kalp hastalıklarının büyük ölçüde düzelme gösterdiği gözlemlenmiştir. Magnezyum takviyesi alınması, bazen kardiyak aritminin sebep olduğu kalp atışı düzensizliğini azaltabilir. Uzman hekime danışmadan, magnezyum takviyesi alınmamalıdır.

Magnezyum eksikliğinde görülen diğer belirtiler:

  • Kas Zayıflığı: Yapılan bazı araştırmaların sonucuna göre, magnezyum yetersizliği yaşayan kişilerin kas hücrelerindeki potasyum seviyesinin azalması durumunda, kas zayıflığı ve halsizlik meydana gelir. Ancak tek başına kas zayıflığı belirtisi ile magnezyum yetersizliği teşhisi koymak mümkün olmayabilir.
  • HipertansiyonHipertansiyon, kişinin kan basıncının olması gerekenden daha yüksek olduğu anlamına gelmektedir. Magnezyum eksikliğinin doğrudan yüksek tansiyona sebep olduğu kanıtlanmamış olsa da; hayvanların üzerinde yapılmış bazı araştırmalar ve yüksek tansiyon hastası kişilerin tetkik sonuçlarının gözlemlenmesi ile elde edilen verilerin sonucunda, magnezyum eksikliğinin yüksek tansiyona sebep olduğuna inanılmaktadır. 
  • Zihinsel SorunlarMagnezyum minerali, beyinde oldukça geniş bir etki alanına sahiptir. Bir kişide magnezyum seviyesinin yetersiz olması, nadiren de olsa zihinsel bozukluklara sebep olabilir. Magnezyum eksikliği olan kişilerde, depresyon görülme oranının daha yüksek olduğu, yapılan araştırmalar sonucunda görülmüştür. Depresyonun haricinde; zihinsel uyuşukluk, duygudurum bozuklukları, endişe hali, dikkat toplamakta güçlük ve delirium gibi problemler de ortaya çıkabilir. Tüm bunlara ek olarak, uyku düzeninde meydana gelen problemlerden dolayı uyuyamamaya bağlı olarak, kişilerin psikolojileri olumsuz etkilenebilir.
  • Adet Ağrılarının Şiddetli OlmasıDüşük magnezyum seviyesi, adet döneminde artış gösteren stres ile başa çıkılmasını zorlaştırmaktadır. Eğer kişinin magnezyum seviyesi yeterli ise, vücuttaki ödem azalır ve böylece daha az ağrı yaşanır. Ancak magnezyum eksikliği varsa, şiddetli ağrılar ortaya çıkabilir. Çikolatanın içinde de magnezyum bulunmaktadır. Adet dönemlerinde çikolataya yoğun ilgi gösterilmesinin sebeplerinden birinin de bu olduğu düşünülmektedir. 
  • Hiperlipidemi (Kolesterol Yüksekliği)Hiperlipidemi yani kolesterol yüksekliği, kandaki LDL (düşük yoğunluklu lipoprotein) seviyesinin yükselmesi sonucunda ortaya çıkan bir hastalıktır. LDL, halk arasında “kötü kolesterol” adıyla da bilinmektedir. Magnezyum minerali, kandaki kolesterol seviyesinin düzenlenmesi sırasında etkin bir rol almaktadır. Magnezyumun eksik olduğu durumlarda, kişilerin kanlarında bulunan LDL düzeyi artış gösterebilmektedir. Bu gibi durumların önüne geçebilmek için sağlıklı ve dengeli beslenmek gerekmektedir. LDL artışına sebep olan kızartmalar yerine yeşil yapraklı sebzeler ve kuruyemişler tercih edilmelidir.
  • Kemik Erimesi: Kemik erimesinin tıbbi adı “osteoporoz”dur. Kemik erimesi, kişilerin kemiklerinin zaman içinde sertliklerini kaybederek kırılgan hale gelmesidir. Osteoporoz, vücutta bulunan tüm kemikleri etkilemektedir. Kemik erimesinin tek sebebi magnezyum eksikliği olmasa da hastalık oluşma ihtimalini arttırdığı bilinmektedir. Bu hastalık, genellikle ileri yaş, hareketsiz yaşam tarzı, D ve K vitamininin eksik olması sonucunda ortaya çıkar. Magnezyum yetersizliği, kemik yapısını bozarak, kemikleri zayıflatabilir. Ayrıca kandaki kalsiyum seviyesinin de düşmesine sebep olur. Yetersiz magnezyum seviyelerinin, kemiklerin kütlelerinde azalmaya sebep olacağı, yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır.

Magnezyum Eksikliği Nedenleri Nelerdir?

Bir insanın vücudunda en çok bulunan minerallerden biri de magnezyumdur. Ayrıca doğa da magnezyum minerali açısından oldukça zengindir. Ancak zaman ilerledikçe bitkilerin ve doğanın bulundurduğu magnezyum minerali azalmaktadır. Bu durumun sebebi, üreticilerin tarım yaparken potasyum içerikli gübre tercih etmeleri ve bazı bölgelerde yaşanan asit yağmurudur denilebilir. Bu tarz sorunlar toprak ve bitkilerde bulunan magnezyum mineralinin yavaş yavaş kaybolmasına sebep olur.

Doğada meydana gelen değişimlere ek olarak, insanların yaşam tarzlarının ve beslenme alışkanlıklarının değişmesi de magnezyum eksikliği konusunda etkili olmaktadır. Yetersiz sebze tüketimi ve sağlıksız gıdaların tercih edilmesi sadece magnezyum eksikliğine değil, pek çok vitaminin ve mineralin eksikliğine de sebep olur. Magnezyum yetersizliğinin tek sebebi sağlıksız beslenme değildir. Bazı hastalıklar da magnezyum yetersizliğine yol açabilir.

  • Bazı İlaçların Kullanımı: Eğer kişilerde farklı hastalıklar varsa ve düzenli olarak ilaç kullanıyorlarsa, bu ilaçların etkisi sonucunda magnezyum yetersizliği meydana gelebilir. Özellikle kalp hastalarının sıklıkla kullandıkları idrar atılımını artıran (diüretik) ilaçlar, bu tarz ilaçlara örnektir. Fazla miktardaki idrar ile birlikte magnezyum minerali kaybı da yaşanabilir. Bunlara ek olarak mantar enfeksiyonları tedavisinde kullanılan antifungal ilaçlar, tiroid hormonu takviyeleri, kemoterapi sırasında kullanılan kemoterapötik ilaçlar, vazopressin gibi ilaçlar da magnezyum yetersizliğine sebep olabilir.
  • İşlenmiş Gıda Tüketimi: Günlük hayatta beslenme tarzımıza dikkat etmek oldukça büyük bir öneme sahiptir. Günlük beslenmelerinde sebze ve meyve değil de karbonhidrat ve işlenmiş yiyeceklere yer veren kişilerde magnezyum eksikliğinin ortaya çıkma riski oldukça fazladır. Pek çok insan, daha pratik ve hızlı olduğu gerekçesiyle fast food ve yoğun işlem görmüş yiyecekleri tüketiyor. Bu yüzden toplumda magnezyum eksikliğinin yanı sıra diğer vitaminlerin ve minerallerin de eksikliği görülür. Magnezyumdan zengin yiyecekler işlenirse, içlerinde bulunan magnezyum kaybolur. Bu durum hamur işi ve benzeri yiyeceklerde çok daha fazla görülmektedir. Magnezyum yetersizliğinin meydana gelmemesi için diyete yeşil sebzeler ve kuru yemişler de eklenmelidir. 
  • Alkol Bağımlılığı: Alkol tüketimi vücuttaki sıvı - elektrolit dengesinin bozulmasına sebep olur. Alkol tüketiminin düzenli ya da fazla miktarda olması elektrolit ve mineral kaybının artıp, dengesiz bir hal almasına yol açmaktadır. Alkol alındığı zamanlarda vücutta normalde olduğundan daha çok magnezyum atılımı olur. Böyle bir durumda kişiler sağlıklı ve dengeli beslenseler de magnezyum yetersizliği ile karşı karşıya kalabilirler.
  • Şişelenmiş Suların İçilmesi: Su, magnezyum minerali elde etmek için çok önemli bir kaynaktır. Ancak bu tüm sular için geçerli değildir, sadece doğal kaynak suları için geçerlidir. Pek çok şehir ve bölge sağlıklı olmayan baraj sularını kullanmaktadır. Bundan dolayı insanlar işlem görmüş suları tüketmek zorunda kalırlar. İşlenmiş suların magnezyum seviyesi yeterli olmadığı için kişilerin magnezyum eksikliği yaşamasında az da olsa etkisi bulunmaktadır. Magnezyumun seviyesi sert ve kirli olmayan sularda, tatlı sulara oranla daha fazladır.
  • Böbrek Hastalıkları: Böbrek yetmezliği ve diabetes mellitus (şeker hastalığı) gibi hastalıklar magnezyum yetersizliğine sebep olabilmektedir. Çünkü kanda artan glikoz, böbreklerden süzülürken magnezyum minerallerinin de olması gerekenden daha çok atılmasına yol açar. Özellikle insülin direncinin (tip 2 diyabet) varlığında ortaya çıkan tehlike daha fazladır. Diyabetik ketoasidoz (DKA), çoğunlukla tip 1 diyabette ortaya çıkan bir komplikasyondur. Vücutta insülin yetersizliği olduğu için alınan şekerler işlenemez ve yağ yakımı başlar. Buna bağlı olarak kişilerin vücudunda keton adı verilen asitler birikmeye başlar ve tedavi edilmediklerinde kişilerin vücutları zehirlenmeye başlar. DKA aynı zamanda magnezyum yetersizliğine de sebep olabilmektedir.
  • Bağırsak Problemleri: İnce bağırsakta meydana gelen enfeksiyon (Crohn Hastalığı) gibi sorunlar magnezyum eksikliği yaşanmasına sebep olabilmektedir. Süresi uzamış ishaller de tıpkı alkol alındığında olduğu gibi vücudun sıvı-elektrolit dengesini bozmaktadır. Besinlerin içinde bulunan mineral ve vitaminler bağırsakta emilmeden dışarı atılırlar. Bunun sonucunda kişiler fazlasıyla sıvı kaybederler ve vücut alınan magnezyumun tutulumunu sağlayamadığı için magnezyum yetersizliği ile karşı karşıya kalınabilir.

Magnezyum Eksikliği Teşhisi

Magnezyum yetersizliği, genellikle erken dönemlerde belirti göstermeyen bir sağlık durumudur. Yetersizlik ilerledikçe belirtiler de yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlar. Ancak magnezyumun insan vücudunda birçok görevi olduğu için, ortaya çıkan belirtiler birbiriyle bağlantılı olmayabilir. Bu nedenle tespit edilmesi zor olabilir. Hastanın magnezyum eksikliği olduğundan şüpheleniliyorsa şu tetkikler yapılır: 

  • Fizik Muayene: Fizik muayene sırasında ilk olarak hasta öyküsü dinlenir. Hastanın yaşadığı belirtiler, bu belirtilerin şiddeti ve başlangıç zamanı öğrenilir. Muayene olan kişi, eğer farklı hastalıkları varsa onları da söylemelidir. Hastanın genel sağlık durumu, kronik hastalıklarının varlığı, magnezyum eksikliği şüphesi uyandıracak bulguların fiziki kontrolü ve gerekli görülürse bir uzman tarafından psikolojik durumu değerlendirilir. Ardından diğer tetkikler uygulanır.
  • Tam Kan Sayımı (Hemogram) Testi: Magnezyum eksikliği tanısı koyabilmek için çoğunlukla hemogram testi yeterlidir. Kan analizi sonuçları arasından RBC değerine bakılır. RBC, hemoglobinde (kırmızı kan hücreleri) depolanmakta olan magnezyum miktarını gösteren bir değerdir. Bu testin sonucuna göre, kişide magnezyum eksikliği olup olmadığına karar verilebilir.
  • İdrar Tahlili: Eğer magnezyum eksikliğinin ilerlediği düşünülüyorsa idrar tahlili de yapılabilmektedir. Beslenme şekline, bazı hastalıklara ve kullanılan ilaçlara bağlı olarak idrarla birlikte olması gerekenden daha fazla magnezyum atılımı olup olmadığı kontrol edilir.
  • Hücre İçi Mineral Testi: Bu test, magnezyum eksikliğinin çok ilerlediği zamanlarda yapılır. Hücrelerin içinde bulunan magnezyum miktarı ölçülür. Bu test için bir tüp kan alınması yeterlidir. Sonuçların gelmesi yaklaşık olarak 10 gün almaktadır.

Magnezyum eksikliği teşhisi konduktan sonra, vücutta herhangi bir tahribatın oluşup oluşmadığını görmek için farklı tetkikler uygulanabilir. Bu tetkikler tamamen hastanın genel sağlık durumu, magnezyum eksikliğinin düzeyi, kronik hastalıkların olup olmadığı, hastanın yaşı ve cinsiyeti gibi öznel faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterir.

Magnezyum Eksikliği Tedavisi

Magnezyum yetersizliğinin ortaya çıkmasının yetersiz beslenme, bazı kronik hastalıklar gibi farklı sebepleri olabilir. İlk olarak magnezyum yetersizliğine sebep olan sorun tespit edilmelidir. Daha sonra sebebe yönelik tedavi uygulamak gerekir. Magnezyum eksikliği tedavisinde uygulanan yöntemler şu şekildedir:

  • Beslenmenin Düzenlenmesi: Magnezyum eksikliği başlangıç ya da orta seviyede ise hastanın diyeti tekrar düzenlenir. Günlük öğünlerin arasına magnezyum ve kalsiyum içeren besinler eklenir. Bu sayede magnezyum eksikliği giderilmiş olur. Ancak kalsiyum yönünden zengin olan süt ve süt ürünlerinin, hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak belirlenmesi önemlidir. Aksi halde tam yağlı olan ürünler, kalp hastaları ya da yüksek kolesterolü bulunan kişilerin sağlığını ciddi anlamda tehdit edebilir. 
  • İlaç Kullanımı: Eğer hastadaki magnezyum eksikliği ileri seviyedeyse, magnezyum tableti tedavisine başlanabilir ya da magnezyum ilacı damar yolundan verilebilir. Magnezyum tabletleri doktor önerisi olmadığı sürece kullanılmamalıdır. Örneğin; böbrek hastası olan kişilerde magnezyum atılımı zordur. Bu yüzden bilinçsiz ilaç kullanımı hastaya zarar verebilir.
  • Düzenli Bir Yaşam Sürmek: Özellikle fazla kiloların verilmesi ve düzenli spor yapma alışkanlığının kazanılması oldukça önemlidir. Bu sayede magnezyum eksikliğine bağlı olarak görülen beyin, kas, sinir, kalp ve metabolik sağlık problemlerini önlemek mümkün olacaktır.
  • Alkol ve Sigara Kullanımını Azaltmak: Bu alışkanlıklar, magnezyum eksikliği sonucunda meydana gelen fonksiyon kayıplarını ve tahribatları daha şiddetli hale getirecektir. Bu nedenle alkol ve sigara kullanımının bırakılması, en kötü ihtimalle azaltılması gerekir.

Magnezyum Eksikliği Tedavi Edilmezse

Magnezyum, vücutta yüzlerce fonksiyonun sürdürülmesinden sorumludur. Bu nedenle tedavi edilmemesi halinde, psikolojik ve fizyolojik olmak üzere birçok farklı komplikasyon ortaya çıkar. Bu komplikasyonlar:

  • Kalp Hastalıkları: Magnezyum eksikliği ile birlikte yüksek tansiyon ve kalp ritminde bozulma gibi hastalıkların görülme riski artar.
  • Psikolojik Şikayetler: Magnezyum eksikliğinin yaygın komplikasyonları arasında depresyon, stres ve uyku bozukluğu gibi hastalıklar da yer alır. Yeterli magnezyum alımı ile tedavi edilmesi mümkündür.
  • Öğrenme Güçlüğü: Özellikle çocuklarda görülen magnezyum eksikliği, ağır metallerin beyinde depolanmasına yol açar. Bu toksik etki, ilerleyen dönemlerde öğrenme güçlüğüne neden olabilir.
  • Nörolojik Hastalıklar: Magnezyum değerlerinin çok düşük olduğu kişilerin beyinlerinde ağır metal birikimi görülür. Bu durum ise toksik etki sağlayarak MS (Multipl Skleroz), Parkinson ve Alzheimer gibi önemli hastalıklara neden olabilir.
  • Kemik Erimesi (Osteoporoz): Magnezyum eksikliğinin ilerlemesi ve tedavi edilmemesi sonucunda kemik erimesi problemi ortaya çıkar. Çünkü magnezyum, kemik sağlığının korunması açısından oldukça önemlidir. Aç kemik sendromu adı verilen durum ise magnezyumun kanda bulunan kalsiyum oranını düşürmesi ile meydana gelir. Daha çok erken yaşlarda başlar. Ancak etkileri, menopoz sonrası osteoporoz olarak kendini gösterir.
  • Kas Krampları: Magnezyum eksikliğinin ilerlemesi sonucunda kaslarda spazmlar meydana gelir. Bu durum özellikle ellerde ve bacaklarda görülür. Çünkü kanda magnezyum eksikliği olması, aynı zamanda kalsiyum ve potasyum miktarının da düşmesine neden olur. Paratiroid hormonu, tüm bu maddelerin düzenlenmesini sağlar. Magnezyum ise paratiroid hormonunun salınımından sorumludur. 
  • Tekrarlayan İshal: Kronik ishal, magnezyum eksikliğinin tedavi edilmemesi sonucunda sıkça görülen bir sağlık problemidir. Çünkü magnezyum, birçok sindirim sistemi faaliyetinin sürdürülmesinde etkilidir. İshal ile birlikte kusma ve mide bulantısı gibi şikayetler görülebilir. Diğer semptomlarla bir araya geldiğinde magnezyum eksikliğinin önemli bir habercisi olmaktadır.

Magnezyum Eksikliğine Ne İyi Gelir?

Magnezyum minerali, vücutta bulunan en önemli 11 mineralden dördüncüsüdür. 250’den fazla görevde etken rol almaktadır. Günlük alınması gereken miktar 400 miligram olsa da insanlar genellikle dikkat etmezler. Eğer ilave hastalıklar ve etkenler yoksa, magnezyum eksikliğini gidermenin en kolay yolu beslenme alışkanlıklarımızı değiştirip magnezyumdan zengin gıdalar tüketmektir. En çok magnezyum bulunduran bazı besinler:

  • Avokado: Avokado magnezyumdan zengin meyveler arasındadır. Ortalama bir boyuttaki bir adet avokadoda 58 miligram magnezyum vardır. Bu da günlük magnezyum ihtiyacının %15’ini karşılar. Avokadoda sadece magnezyum değil, B ve K vitamini ile potasyum da bulunur. Ayrıca tok tutması sebebi ile de iyi bir tercihtir.
  • Bitter Çikolata: Bitter çikolatanın faydaları birçok kişi tarafından bilinmektedir. Magnezyum almak için doğru ve leziz bir yoldur. 28 gr bitter çikolatanın içinde yaklaşık olarak 63 mg magnezyum bulunmaktadır. Yetişkin bir bireyin günlük magnezyum ihtiyacının % 15’ini karşılamaktadır. Buna ek olarak antioksidan etkisi ile bazı hastalıklara karşı koruma sağlamaktadır. Tercih edilecek çikolatanın içerisinde % 70’ten fazla kakao bulunması yeterlidir. Bitter çikolatanın aşırı tüketilmesi sağlıklı değildir.
  • Çerez: Gün içerisinde kuruyemiş tüketmek magnezyum ihtiyacımızı önemli ölçüde karşılamaktadır. 29 mg kaju fıstığı 83 mg magnezyum içermektedir. Yani bir kişinin günlük magnezyum ihtiyacının % 20’si. Badem ve fıstık da aynı şekilde magnezyumdan zengin birer kuruyemiştir. Kuruyemişler, magnezyum dışında kalp sağlığını korumalarıyla da bilinmektedirler.
  • Soya Peyniri (Tofu): Soya peynirinin diğer bir ismi tofudur. Soya peyniri, magnezyumdan ve proteinden zengin bir yiyecektir. Vejetaryenler sıklıkla tercih ederler. 100 gr soya peynirinde 53 mg magnezyum bulunmaktadır. Soya peynirinin diğer faydaları arasında damar hücrelerini koruması ve mide kanseri riskini azaltması vardır.
  • Bakliyat: Baklagiller, her insanın diyetinde bulundurması gereken bir besin grubudur. Fasulye, mercimek, nohut, soya fasulyesi ve bezelye baklagillere verilebilecek örneklerdendir. Baklagillerin besin değerleri oldukça yüksektir. İçlerinde birçok vitamin ve mineral vardır. Vejetaryenler günlük olarak almaları gereken proteini baklagilleri tüketerek alırlar. 175 gr siyah fasulyede 125 mg magnezyum bulunmaktadır. Yani bir kişinin günlük olarak tüketmesi gereken miktarın % 30’u. Baklagillerin içinde önemli ölçüde potasyum ve demir bulunmaktadır.
  • Balık: Başta yağlı balıklar olmak üzere, birçok balık magnezyum içermektedir. 100 gr uskumru yaklaşık olarak 96 mg magnezyum içerir. Balık tüketerek magnezyumun yanı sıra selenyum, potasyum ve fosfor gibi pek çok vitamin ve minerali vücudunuza almış olursunuz.
  • Keten Tohumu, Balkabağı ve Chia: Tohumların magnezyum içerikleri oldukça yüksektir. Örnek olarak 100 gr kabak çekirdeğinin içinde 325 mg,100 gram balkabağı çekirdeğinde 594 mg, 100 gr keten tohumunda 392 mg, 100 gr chia tohumunda ise 335 mg magnezyum bulunmaktadır. Tohumların antioksidan özelliği de vardır. Bunun dışında ise kolesterol dengeleyici özelliği vardır. Demir ve omega 3 açısından da önemli bir kaynaktır.
  • Yeşil Yapraklı Sebzeler: Yeşil yapraklı sebzeler, oldukça sağlıklı besin maddeleridir. Birçoğunda önemli miktarlarda magnezyum vardır. 1 tabaklık ıspanak yemeğinin içinde yaklaşık olarak 156 mg magnezyum bulunur. Yani bir kişinin günlük magnezyum ihtiyacının % 39’u karşılanmış olur. Yeşil yapraklı sebzelerin içinde vitamin A, C ve K, demir ve kalsiyum gibi besin ögeleri de bulunur.
  • Tam Tahıl Ürünleri: Her insan günlük diyetine tam tahılları da dahil etmelidir. 28 gram kuru buğdayda 65 mg magnezyum vardır. Yani bir kişinin günlük ihtiyacının % 16’sını karşılar. Tam tahıllı gıdalar sadece magnezyum değil, sodyum, potasyum ve kalsiyum gibi pek çok besin maddesini barındırırlar. Kalp hastalıklarına yakalanma ihtimalini düşürdüğü söylenmektedir.
  • Muz: Muz daha çok potasyum yönünden zengin olmasıyla bilinse de önemli miktarlarda magnezyum içermektedir. Ortalama boyutlardaki bir muz yaklaşık olarak 36 miligram magnezyum içerir. Yani bir kişinin günlük magnezyum ihtiyacının % 9’u karşılanmış olur. Muz, lifli bir gıdadır bu yüzden sindirim sistemine faydalıdır. Bunlara ek olarak vitamin C ve B içermektedir. Ayrıca kalp hastalıklarının oluşma riskini azaltmaktadır ve tansiyon dengeleyici özelliği vardır.

Magnezyum Eksikliğine Ne İyi Gelmez?

Magnezyum eksikliğini tetikleyen ilk unsur, yetersiz gıda alımıdır. Ancak bunun yanı sıra bazı faktörler de hipomagnezemiye iyi gelmez. Bunlar:

  • Kronik Hastalıkların Tedavi Edilmemesi: Günlük yaşantısında dengeli ve düzenli beslenen bir kişi magnezyum eksikliği yaşamaz. Fakat bazı tahıl ve sebzelerin içindeki fitat ve oksalat maddeleri magnezyum mineralini tutar ve emilimini zorlaştırır. Bu durum emilim bozukluğu olan kişilerde magnezyum yetersizliğine sebep olur. Bu nedenle magnezyum emilimini engelleyen hastalıkların tedavisi ihmal edilmemelidir.
  • Sık İdrara Çıkma: Günlük beslenmede magnezyuma yer vermemek, aşırı tuz tüketimi, idrar söktürücü ilaçların kullanılması ve aşırı alkol tüketimi sık idrara çıkmaya neden olur. Ancak bu durumlar, magnezyumun idrar ile vücuttan atılmasına yol açar. Bundan dolayı magnezyum eksikliği seviyesi ilerleme gösterir.
  • Yetersiz Beslenme: Kişilerin günlük diyetlerinde magnezyum içeren gıdalara yer vermemesi, fast food ağırlıklı beslenme, tüketilen sulardaki magnezyum düzeyinin düşük olması ve tek bir besin maddesine ağırlık verilmesi gibi beslenme hataları magnezyum eksikliğine sebep olur. 
  • Magnezyum İhtiyacının Dönemsel Olarak Artması: İnsan vücudu bazı dönemlerde daha çok enerjiye ve besin maddesine ihtiyaç duyar. Bu dönemler; gebelik, büyüme çağı ve zihinsel yorgunluğun arttığı dönemlerdir. Böyle zamanlarda kişiler artan magnezyum ihtiyaçlarını karşılayamazlarsa yaşanan magnezyum yetersizliği ilerleme gösterir.
  • Diğer Faktörler: Zihinsel ve bedensel yorgunluk, alkol kullanımı, yoğun stres, aşırı tuz tüketimi, idrar söktürücü gibi vücutta magnezyum eksikliğine sebep olan ilaçların kullanılması ve fosfat ağırlıklı beslenmek gibi durumlar Mg eksikliğinin ilerlemesine sebep olmaktadır.

Magnezyum Eksikliği İlaçları

Magnezyum eksikliğinin ilaç tedavisi, takviye ürünlerin kullanımı ile gerçekleştirilir. Eczanelerde çiğnenebilir tabletler, oral tabletler, efervesan tabletler ve şurup şeklinde bulunan bu ürünlerin özelliklerine dikkat etmek gerekir. Aksi halde kronik hastalıkları tetikleyebilir ve ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Takviye ürünleri magnezyum aspartat, magnezyum sitrat, magnezyum laktat ve magnezyum klorür gibi seçeneklerle satışa sunulur. Kullanılacak ürün, hastada görülen semptomlara bağlı olarak belirlenmelidir. Örneğin, uyku problemleri olan kişilerin uyumadan önce magnezyum sitrat alması önerilir. Bu sayede hem vücudun ihtiyaç duyduğu magnezyum oranı karşılanır, hem de uyku problemleri giderilmiş olur.

Alınan takviye ürünün en etkili şekilde emilim göstermesi için yemeklerle kullanılması gerekir. Bu sayede yan etki görülme riski de büyük oranda azalmış olur. Alınan her doz en fazla 600 mg olmalıdır. Çünkü vücut daha yüksek miktardaki magnezyumun emilimini sağlayamaz. Belirlenen günlük takviye miktarı, gün içerisinde 2 ya da 3 doz şeklinde alınmalıdır.

Gebelik döneminde erken doğum ya da ölü doğum gibi komplikasyonlar görülürse damar yolu ile magnezyum takviyesi verilir. Bu uygulama, çok ciddi magnezyum eksikliği vakalarında da uygulanır.

Magnezyum takviyesi kullanımı, kesinlikle uzman bir doktorun kararı ile uygulanmalıdır. Hekiminiz genel sağlık durumunuz, kullandığınız ilaçlar ve şikayetlerinizi göz önünde bulundurarak en uygun dozu belirleyecektir. 

Hamilelikte Magnezyum Eksikliği

Hamilelik sürecinde, kadınların ihtiyaç duyduğu magnezyum miktarı artış gösterir. Çünkü anne adayının vücudu, magnezyumu öncelikli olarak embriyoya aktarır. Artan magnezyum miktarının karşılanmaması halinde görülen en yaygın belirti bacaklarda seyreden kramplardır. Uyku halinde daha sık görülen bu spazmlar, anne adayını uyandıracak şiddette görülür. Hamilelikte günlük alınması gereken magnezyum miktarı, ortalama olarak 350 miligramdır.

Hamilelikte magnezyum eksikliği ciddi bir boyutta değilse, takviye ürün kullanımı önerilmez. Bunun yerine düzenli ve dengeli beslenmek, gün içerisinde magnezyum açısından zengin olan besin kaynaklarını tüketmek yeterli olacaktır. Hekim onayı ile 1 bardak kadar maden suyu içmek de magnezyum yönünden yararlı olur.

Gebelik zehirlenmesi, erken doğum sancılarının giderilmesi ve prematüre bebeklerde beyin hücrelerinin daha hızlı gelişmesi için damar yoluyla magnezyum takviyesi uygulanabilir. Fakat bu uygulama yalnızca acil durumlarda ve doktor gözetiminde uygulanmalıdır. Aksi halde solunumun durmasına varan hayati komplikasyonlar ortaya çıkabilir.

Çocuklarda Magnezyum Eksikliği

Erkek ve kız çocuklarının günlük magnezyum ihtiyacı farklılık göstermez. 1 ila 3 yaş arasındaki çocukların günlük ortalama olarak 80 mg magnezyum alması gerekir. 3 ila 8 yaş arasında ise bu miktar 130 miligrama yükselir. Bu ihtiyaç karşılanmazsa tekrarlayan ishal, sık görülen enfeksiyon oluşumu, öğrenme güçlüğü, sık sık soğuk algınlığına yakalanma ve halsizlik gibi belirtiler meydana gelir. Duyulan eksikliğin artması ile semptomlar daha güçlü bir hal alır.

Magnezyum sinir sistemi fonksiyonlarının sürdürülmesi, kemik sağlığının korunması, bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve kalp ritminin düzenli olması için oldukça önemlidir. Bu nedenle çocukların büyüme döneminde kesinlikle ihmal edilmemelidir.

Çocuklarda görülen magnezyum eksikliği, dengeli beslenme ve doğal gıdaların tüketimi ile kontrol altına alınmalıdır. Ancak hekim kararı magnezyum takviyesi alınması yönünde ise, belirtilen doz ve miktarda takviye ürün kullanılmalıdır. 

Bebeklerde Magnezyum Eksikliği

Bebeklerde magnezyum eksikliği, genellikle yenidoğanlarda görülen bir durumdur. Oldukça ciddi bir problem olmakla birlikte, ani ölümlere varan komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle dikkatli olmak hayati önem taşır. Erken doğum yapan anne adaylarının 1 litre sütünde ortalama olarak 30 miligram magnezyum bulunur. Bu doz, yeni doğan bebeğin günlük magnezyum ihtiyacını karşılamak için yeterli olacaktır.

Bebekler 6. aylarına girene kadar düzenli olarak anne sütü içerse, genellikle magnezyum eksikliği görülmez. Çünkü anne sütü, mineraller ve vitaminler açısından hayli güçlü bir besindir. Bebeğin günlük magnezyum ihtiyacını karşılamak için düzenli emzirmek yeterli olacaktır.

6. ayını dolduran bebeklerde ek gıda alımı başlar. Bu dönemden itibaren günlük beslenme listesine magnezyum açısından zengin gıdalar eklenmelidir. Bebeklerde magnezyum eksikliğinin giderilmesi için bir pediatristten destek alınması gerekir. 

Magnezyum Eksikliği için Hangi Doktora

Magnezyum eksikliği şüphesi uyandıracak bir ya da birden fazla şikayetiniz varsa, Aile sağlık hekimine başvurabilirsiniz. Çünkü hipomagnezemi, Aile sağlık merkezinde yapılan tam kan sayımı ile kolayca teşhis edilebilir. Fakat magnezyum eksikliğinin ileri düzeyde seyrettiğini düşünüyorsanız, devlet hastaneleri ya da özel sağlık kuruluşlarında bulunan Dahiliye (İç Hastalıkları) bölümüne başvurmak gerekir. Dahiliye uzmanı, belirtileri muayene ettikten ve test sonuçlarını değerlendirdikten sonra kişiye en uygun olan tedavi planını hazırlar.

Magnezyum eksikliği, hastanın şikayetlerine bağlı olarak farklı branşlar tarafından da teşhis edilebilir. Örneğin; kalp ritminde bozukluk varsa Kardiyoloji muayenesi sırasında magnezyum eksikliği tespit edilebilir.

Gebelikte magnezyum eksikliği yaşanıyorsa Kadın Hastalıkları ve Doğum (Jinekoloji) bölümüne başvurulur. Bebeklerde ve çocuklardaki şikayetler için başvurulması gereken bölüm Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, yani Pediatri bölümüdür.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Magnezyum Eksikliği ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Kişilerde magnezyum yetersizliğine sebep olan bir hastalık bulunuyorsa ilk olarak bu hastalığın iyileştirilmesi gerekmektedir. Eğer kişi düzenli olarak fazla miktarda alkol kullanıyorsa, alkolü bırakması için yardım alması gerekir. Eğer kişiler yetersiz besleniyorsa ve magnezyum eksikliği ilerlemişse takviye tabletler ve ilaçlar alınmalıdır. Eğer magnezyum takviyesi alınacaksa ve ilaç kullanılacaksa hekim kontrolü altında olmalı ve hekimin önermediği hiçbir şey kullanılmamalıdır. Bu tarz takviyelerin kullanılmasının sebebi boşalmış olan magnezyum deposunu tekrar doldurmaktır. Eğer çok ilerlemiş bir vakaysa damar yolundan magnezyum ilacı verilebilir. Kişinin magnezyum depoları dolduktan sonra magnezyum takviyeleri ve ilaçlar sonlandırılır. Bu aşamadan sonra kişilerin beslenmelerine dikkat etmeleri ve magnezyumdan zengin gıdalar tüketmeleri gerekir. Magnezyumun aşırı alımı da fayda değil zarar sağlar. Bu yüzden önerilen miktarları aşmamak gerekir.

Magnezyum mineralinin vücutta birçok görevi bulunmaktadır. Bu yüzden bir kişinin vücudunda olması gerekenden az veya fazla magnezyum varsa gereken denge sağlanamaz. Vücuttaki magnezyum düzeyinin doğru ve detaylı ölçümü çok büyük bir önem taşır. Böylece etkili ve doğru tedaviye başlanabilir. İlk olarak hemogram (tam kan sayımı) testi yapılır. İhtiyaç halinde idrar tahlili de uygulanabilmektedir.

Magnezyum, vücutta bulunan yüzlerce enzimin aktif hale gelmesini sağlayan bir mineraldir. Bu enzimler, vücuttaki birçok hayati fonksiyonun sürdürülmesinde önemli rol oynar. Magnezyum eksikliği ileri düzeyde seyrediyorsa çeşitli sağlık problemlerine yol açar. Ancak ilerlememiş vakalarda bu durum kendini farklı şikayetlerle gösterir. Bu şikayetler, hastanın genel sağlık durumunu etkilememekle birlikte, genellikle birbirinden bağımsız olarak ortaya çıkmaktadır.

Magnezyum eksikliğinin olup olmadığını görmek için hemogram testi uygulanır. Tam kan sayımı olarak da bilinen bu tahlil ile, kandaki mineral seviyeleri analiz edilebilir. Ardından mineraller incelenir ve hücredeki magnezyum seviyesi belirlenmiş olur. Hastanın ileri düzeyde bir sindirim sistemi hastalığı bulunmuyorsa, hemogram testinin yapılması yeterli olacaktır.

Magnezyum eksikliğini tespit etmek için öncelikle hastanın şikayetleri detaylı şekilde dinlenir ve muayene gerçekleştirilir. Bu sırada hipomagnezemi semptomlarına rastalnıyorsa, tanının doğrulanması için laboratuvar testleri uygulanır. Bu testler; tam kan sayımı, mineral analiz testi ve idrar tahlili olmak üzere uygulanabilir. Genellikle tam kan sayımı, tek başına teşhisi doğrulayan bir yöntemdir.