D Vitamini

D vitamini, vücuda alındıktan sonra yağda çözünerek karaciğer ve yağ dokularında depolanan bir vitamin türüdür.

D Vitamini Nedir?

D vitamini, vücuda alındıktan sonra yağda çözünerek karaciğer ve yağ dokularında depolanan bir vitamin türüdür. Bu vitamin, diyet, takviye veya vücut tarafından sentezlenerek vücuda alınırken, alındıktan sonra böbreklerde ve karaciğerde birtakım değişikliklere uğrar. Bu sayede daha etkili kimyasal bir forma dönüşür. 

D vitamini yararları arasında, fosfat ile kalsiyum dengesini sağlaması ve bağırsaklarda kalsiyum emilimini arttırarak bu sayede kemikleri güçlendirmesi yer alır. Bunun yanı sıra bir hormon gibi davranarak hücrelerin çoğalmasında ve farklılaşmasında rol oynadığından dolayı, bazı hastalıkların tedavisinde faydalıdır. Diğer D vitamini faydaları şu şekilde sıralanabilir:

  • Kasları ve kemikleri korur,
  • Kas kütlesini ve gücünü arttırır,
  • Diyabeti önler,
  • Osteoporozu önler,
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir,
  • Çocuklarda Raşitizm tedavisine yardımcı olur,
  • Kalp sağlığını korur,
  • Bilişsel işlevi iyileştirmeye yardımcı olur,
  • Prostat, göğüs veya kolon kanseri gibi bazı kanser türlerini önler, 
  • Sedef hastalığının tedavisine yardımcı olur,
  • Yüksek tansiyonu düşürür,
  • Kalıtsal bozuklukların tedavisine yardımcı olur, 
  • Multipl Skleroz, Crohn veya ülseratif kolit hastalık riskini azaltır,
  • Osteomalazi tedavisine yardımcı olur.

D Vitamini Değeri Kaç Olmalı?

D vitamini referans aralığında tutulması, bu vitaminin kemik sağlığını korumasının yanında, kas dengesinde ve işlevlerinde de önemli rol oynadığından dolayı çok önemlidir. Özellikle yaşlılarda düşmeden dolayı oluşan kemik kırıklarını yaklaşık %20-30 oranında azaltır. Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği günlük D vitamini ihtiyacı kişinden kişiye değişirken, günlük alımlar şu şekildedir:

  • 50 yaş altı bireyler, emziren kadınlar, hamileler ve çocuklarda: 5mg (200 UI)       
  • 51 ve 65 yaş arası bireylerde: 10mg (400 UI)                                       
  • 65 yaş üstü bireylerde: 15 mg (600 UI)  

D Vitamini Nasıl Ölçülür?

Vitamin D, vücut sağlığı açısından önemli olduğundan düzeylerde düşüklük veya yükseklik olması durumunda bazı sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu yüzden kandaki vitamin seviyelerinin tespit edilmesi için 1,25 hidroksi D Vitamini (1,25 (OH)2 D) ve 25-Hidroksi D Vitamini (25 OH D) olmak üzere iki yöntem kullanılır. 

Vitamin, kan dolaşımında en çok 25-Hidroksi D vitamini (Hidroksi Vitamin D ve 25 OH Vitamin D) formundadır. Bu yüzden 25-Hidroksi D vitamini genellikle en çok tercih edilen yöntemdir ve kesin sonuçlar verir. Standart kan tahlili ile yapılan D vitamini testi öncesi her hangi bir hazırlık gerekmezken, bazı durumlarda birkaç saat öncesi aç kalınması veya düzenli ilaç kullanımı hakkında bilgi verilmesi gerekebilir.

Gebelikte D Vitamini Değerleri Nasıl Olmalı ve Neden Önemli?

Gebelik ve emzirme sürecinde, anne ve bebeğin sağlığı açısından kalsiyum dengesinin korunması için vitamin seviyelerinin yeterli olması gerekir. Hamilelikte d vitamini eksikliği, bebeklerde kemiklerin zayıf ve yumuşak olmasına yol açar. Bu da bebeklerde kas ve kemik zayıflığına sebep olduğundan annenin düşük düzeylerde vitamin alması, yeni doğan bebeklerde kalıcı hasara sebep olur.

Bu sorunlar doğum sonrası alınan vitamin takviyesi ile tam olarak düzeltilemez. Gebelikte d vitamini eksikliği preeklampsi (gebelik zehirlenme) riskini artırırken, kemik erimesi ve gebelik şekeri meydana gelebilir. Hamile ve emziren kadınlarda yeterli olacak D vitamini miktarı günlük 5mg (200 UI) civarı olarak belirtilmiştir.

Bebeklikte D Vitamini Değerleri Nasıl Olmalı ve Neden Önemli?

Bebeklerde D vitamini, doğum sonrası bebeği kısa bir süre idare edecek şekilde, çeşitli dokularında depolanır. Fakat annenin D vitamini yeterli değilse, bebek eksik vitamin düzeyleri ile doğar. Bu yüzden doğum sonrasında bebeklerde d vitamini eksikliğinden kaynaklanan raşitizmin oluşma riski artar. Raşitizm prematüre, yenidoğan ve bebeklerin süt bebekliği döneminde, bıngıldakta genişleme, kafa kemiklerinde yumuşama veya dişlerin geç çıkması gibi sorunlara neden olur. Bu hastalığın tedavisi için D vitamini takviyesi yapılır. 

Anne sütü yeterli miktarda D vitamini içermediğinde, bebekler için d vitamini takviye olarak verilmelidir. Bebeklerde d vitamini kullanımı günlük olarak belirlenen miktar 1 yaşına 400 IU yeterli olurken, 1 yaşından sonra 600 IU olarak verilmelidir.

D Vitamini Düşüklüğü Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

D vitamini eksikliği, normal değerlerin altında olunduğu anlamına gelir. Günümüzde uygunsuz yaşam şartları ve yetersiz beslenme gibi nedenlerle ortaya çıkan bu durumun altında başka hastalıklar da olabilir. D vitamini düşüklüğü hastalıkları ve nedenleri şu şekildedir:

  • Yeterli güneş ışığı almamak,
  • Hamilelik ve emzirme dönemi,
  • Epilepsi ilacı ve kortizon kullanmak,
  • D vitamininin metabolize edilememesi,
  • Koyu ten rengine sahip olmak,
  • Karaciğer ve böbrek hastalıkları,
  • D vitamini atılımının azalması,
  • Sürekli kapalı giyinmek,
  • Yüksek faktörlü güneş koruyucu kullanmak,
  • Beslenme bozuklukları,
  • Mide ameliyatı olanlar,
  • Yaşlılık,
  • Diyabet,
  • Çölyak, Crohn, Ülseratif Kolit, Kistik Fibrozis gibi bağırsak hastalıkları,
  • Obezite,
  • Besinlerden veya takviyelerden yeterli vitamin alamamak,
  • Bazı genetik hastalıklar,
  • Kapalı alanlarda bulunmak,
  • Anne sütü ile beslenen ve D vitamini takviyesi verilmeyen bebekler,
  • Hiperparatiroidi, 
  • Osteomalasia hastalığı (erişkinlerde kemik hastalığı),
  • AIDS tedavisi,
  • Genç kadınlarda Multipl Skleroz (MS) hastalığının ilerlemesi,

D Vitamini Düşüklüğü Belirtileri

D vitamini eksikliği toplumda yaygın olarak ortaya çıkan bir durumdur ve kendini bazı belirtilerle gösterir. Her ne kadar belirtiler kişiden kişiye değişse de D vitamin eksikliğinde meydana gelen ortak belirtiler şu şekildedir:

  • Depresyon ve değişken ruh hali,
  • Yorgunluk, halsizlik ve güçsüzlük,
  • Genel vücut ağrısı,
  • Kilo vermede güçlük,
  • Gözaltı morlukları,
  • Aşırı terleme,
  • Sürekli üşüme,
  • Cilt yaralarının geç iyileşmesi, 
  • Kemik ağrısı,
  • Kuvvet kaybı,
  • Saçlı derisinde pullanma, 
  • Yürüme güçlüğü (denge problemi),
  • Saç dökülmesi 
  • Enfeksiyon sıklığı, 
  • Diş çürümesi
  • Eklemelerde veya parmaklarda ağrı ve şişme, 
  • İshal, 
  • Uykusuzluk, 
  • Bebeklerde büyüme ve gelişme geriliği,
  • Baş ağrısı,
  • Kaslarda zayıflık, kemik erimesi ve kemik yapısında bozukluk, 

D Vitamini Düşüklüğü Tedavisi

D vitamini eksikliği tedavisinde ihtiyaç duyulan miktarı, cilt tarafından sentezlenerek, beslenme ve D vitamini ilacı olarak üç yolla almak mümkündür. İlk yol olan D vitamininin cilt tarafından sentezlenmesi, vücudun güneş ışınlarına maruz bırakılmasıdır, ikincisi ise D vitamini içeren besinler tüketilmesi şeklindedir.

Üçüncü yol ise vitamin eksikliğinin ağızdan D vitamini ampul veya D vitamini hapı alınması ile giderilmesidir.  Bu tedavide alımlar günlük, haftalık veya aylık alınabilirken, önerilen dozlarda ve düzenli olarak alınmalıdır. Bebeklerde ve çocuklarda ise ağızdan D vitamini damla olarak verilebilir.

D Vitamini Düşüklüğüne Ne İyi Gelir?

D vitamini tedavisinde vücuda gerekli olan vitamin miktarının %95’ini güneş ışınları, geri kalan kısmı da besinlerle sağlanır. Bunun yanında beslenmeyle D vitamini çoğu zaman yeterli alınmadığından dolayı, mümkün olduğunca güneşten faydalanmak yararlı olur. D vitamini bulunan besinleryumurta, süt ve süt ürünleri, yağlı balıklar, taze meyve suyu, balık yağı, maydanoz, tahıl, yonca, ısırgan otu ve tavuk ciğeridir.

Ayrıca D vitamini bağırsaklarda kalsiyum emilimini kolaylaştırdığından D vitamini emilimini engelleyen besinlerin içinde bulunan oksalik asit, fosfor ve fitik asit gibi maddeler içeren besinler tüketilmemelidir.

D Vitamini Düşüklüğü Tedavi Edilmezse Ne Olur?

D vitamini eksikliği tedavi edilmediği takdirde eksikliğinde görülen belirtiler ve hastalıklar ilerleyerek daha ciddi problemlere neden olabilir. Uzun süreli eksiklik yaşanması, kemik yapısının bozulmasına, kemik erimesine ve kaç güçsüzlüğüne neden olduğundan çocuklarda raşitizm, erişkinlerde ise ilerleyen yaşlarda da osteoporoza neden olur. Ayrıca meme kanseri gibi kanser oluşumunu tetiklerken kronik yorgunluğu, inmeyi, depresyonu şeker hastalığını, hipertansiyonu ve kalbe bağlı ölüm riskini arttırabilir.

D Vitamini Yüksekliği Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

D vitamini yüksekliği; normal değerlerin çok yüksek olması durumunda meydana gelen bir rahatsızlıktır. D vitamininin yükselmesi durumunda oluşabilecek zararlar ve hastalıklar şu şekildedir:

  • Doku ve eklem kireçlenmesi,
  • Çok fazla takviye kullanımı,
  • Böbrek taşı oluşumu ve böbrek hasarı,
  • Hipertansiyon,
  • Kanda kalsiyum yükselmesi,

D Vitamini Yüksekliği Belirtileri

D vitaminin değerleri kanda normal aralıklarda olsa dahi, bazı durumlarda tek seferde yüksek doz alınan vitamin bazı yan etkilere neden olur. Vitamin yüksekliğinde meydana gelen D vitamini yan etkileri ve belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

  • Düzensiz kalp atışı, 
  • Açıklanamayan halsizlik ve sersemlik
  • Ağız kuruluğu, 
  • İştahsızlık, 
  • Kulakta çınlama,
  • Mide bulantısı ve kusma,
  • Sürekli baş ağrısı,
  • Kabızlık, 
  • Kilo kaybı, 
  • Bilinç bulanıklığı, 
  • Böbrek hasarı,
  • Kemik ve kas ağrıları, 
  • Susuzluk, 
  • Ciltte kaşıntı, 
  • Cinsel isteksizlik, 
  • Şiddetli mide ağrısı, 
  • Psikiyatrik problemler, 
  • İdrarda bulanıklık, 
  • Gözlerin ışığa karşı hassas olması, 

D Vitamini Yüksekliği Tedavisi ve D Vitamini Nasıl Düşürülür?

Çoğu birey D vitaminini uzman tavsiyesi olmadan kullanır ve bu durum doz aşımına neden olur. Dolayısıyla yüksek dozda vitamin alımından kaçınılmalı ve olası zehirlenmelerde bol sıvı alınmalıdır.  Bunun yanında D vitamin fazlalığından zehirlenme yaşandığı için belirtilerin görülmesi halinde ilk olarak acil tıbbi yardım alınmalıdır.

D Vitamini Yüksekliği Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Çok fazla D vitamini  alımı eğer tedavi edilmezse, nadir de olsa kanda anormal derecede yüksek kalsiyum seviyelerine neden olabilir. Bu durumda D vitamini zehirlenmesi doku, kemik ve diğer organları etkileyebilirken, kemik kaybı, böbrek hasarı ve yüksek tansiyona neden olabilir. Ayrıca karaciğer hastalığı, histoplazmoz ve sarkoidoz gibi akciğer hastalıkları, hiperparatiroidizm (paratiroid bezinin aşırı çalışması) ve tüberküloz gelişmesine sebep olabilir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

D Vitamini ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

D vitamini alımı kilo alımına neden olmaz. Çünkü D vitamin seviyesi iyileşen kişi, açlığını kontrol altına alarak daha az yer ve daha uzun süre tok kalır. D vitamini ihtiyacının yanı sıra beslenme kontrolünü de sağlamak isteyen kişiler uzman diyetisyenlerden yardım almalıdır.

D vitamini alınması için kollar, eller, bacaklar ve yüzün haftada 2 veya 3 kez güneş ışığına maruz kalması gerekir.  Güneş ışınlarına çok fazla maruz kalmanın da olumsuz etkileri olduğundan dolayı maruz kalma süresi mevsim, cilt tipi, günün saati ve yaş gibi faktörlere göre değişiklik gösterebilir.

Yapılan bazı araştırmalara göre sabah kahvaltıda alınan D vitamini takviyesi, gün içinde ki alımlara göre daha etkili olduğu bildirilmiştir. Ayrıca D vitamini takviyesi, akşam yemeğinden sonra kullanımı, uyku düzenini etkileyebilmektedir.

D vitamini sinir sisteminin ve kasların çalışmasında önemli olduğundan eksikliğinin yaşanması durumunda halsizlik, yorgunluk veya ishal gibi bazı belirtilere neden olur. Bu belirtilerin görülmesi halinde sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır.