Pulmoner Emboli

Halk arasında akciğer embolisi olarak bilinen pulmoner emboli hastalığı, akciğere pıhtı atması sonucu atar damarların aniden tıkanması olayı olup acil müdahale gerektirir

Pulmoner Emboli Nedir?

Pulmoner emboli halk arasında akciğere pıhtı atması olarak da bilinmektedir. Sıklıkla vücudun alt taraflarındaki derin toplardamarlardan kaynaklanan bir pıhtının akciğer atar damarını aniden tıkaması sonucu görülmektedir. 

Nadiren kan pıhtısı dışında hava, yağ, yabancı cisim, amniyon sıvısı vb. farklı maddeler de dolaşıma karışarak pulmoner emboliye neden olabilmektedir. Bu duruma ise non-trombotik pulmoner emboli ismi verilir. Hastaların hava embolisinden korunması için hastaya takılan kateterlerde hava kaçağı olmamasına dikkat edilmelidir.

Pıhtının büyüklüğüne, yerine göre hastada ani, ciddi veya hafif, gittikçe şiddetlenen belirtilere neden olabilmektedir. Akciğer embolisi önlenebilir, tekrarlama olasılığı olan, erken tanı koyulup tedavi edilmediğinde ciddi hasarlar bırakabilen veya ölüme neden olabilen bir hastalıktır.

Hastada derin ven trombozu (kan pıhtısı) olması, eşlik eden hastalıklarının olması veya ileri yaş pulmoner embolide ölüm riskini önemli oranda arttıran faktörlerdendir.Nefes darlığı ve solunum seslerinin azalması pulmoner embolide en sık rastlanan belirtilerdir. Nefes darlığı ani veya haftalar içinde gelişebilir. 

Pulmoner emboli belirtiler yönünden birçok hastalıkla karışabilen ve tanısında güçlük yaşanan bir olaydır. Hastanın klinik durumu ve şikayetlerinden yola çıkarak pulmoner emboliden şüphelenilmesi tanı için ilk basamaktır. Çeşitli tanı algoritmaları ile doğru tanıya gidilip uygun tedavi edilirse hastanın yaşamı kurtulmaktadır.

Pulmoner Emboli Belirtileri Nelerdir?

Pulmoner embolinin en sık belirtileri nefes darlığı, solunum sayısının artması, kalp atışlarının hızlanmasıdır. Göğüs ağrısı, hemoptizi (öksürükle kan gelmesi), çarpıntı, bayılma, fenalık hissi, öksürük, ateş bu belirtilere eşlik edebilmektedir. Küçük bir emboli ise hiçbir belirti vermeyebilir.

Hastaların birçoğunda pulmoner emboli derin ven trombozuna (kan pıhtısı) bağlı olmasına rağmen derin ven trombozu bulgularına rastlanmayabilir. Derin ven trombozlarının en sık bulguları ise bacakta ağrı, kızarıklık, şişlik ve hassasiyettir.

Pulmoner Emboli Nedenleri Nelerdir?

Pulmoner emboli sıklıkla derin ven trombozu hastalığına bağlı olarak meydana gelmektedir. Oluşan pıhtının akciğer atar damarlarına gelerek tıkanıklığa yol açması pulmoner emboliye neden olmaktadır. Derin ven trombozu dışında yaralanmalar, uzun süreli hareketsizlik, ameliyat veya kemoterapi gibi farklı durumlar da kanın pıhtılaşma ihtimalini arttırarak pıhtının akciğere atabilme riskini arttırabilir.

Kanın pıhtılaşmaya yatkınlığını arttıran risk faktörleri kalıtsal ve edinsel olmak üzere 2 başlıkta incelenebilir.

Kalıtsal faktörler: 

  • Faktör V Leiden mutasyonu
  • Protrombin G20210A mutasyonu
  • Protein C eksikliği
  • Protein S eksikliği
  • Antitrombin III eksikliği
  • Hiperhomosisteinemi
  • Faktör VIII artışı
  • Faktör VII eksikliği
  • Konjenital disfibrinojenemi
  • Plazminojen eksikliği
  • Faktör IX artışı

Edinsel faktörler:

Pulmoner Emboli Teşhisi

Pulmoner emboli belirtiler yönünden birçok hastalıkla karışabilen bir olay olduğu için teşhisi konusunda özenli davranılmalıdır. Ani gelişen nefes darlıklarında akılda tutulması ve atlanmaması gereken bir durumdur.

Pulmoner emboliden şüphelenilmesi durumunda çeşitli tanı algoritmaları ile tanıya gidilebilir. Hastanın genel durumu iyi ise şikayetlerini dinlemek, hasta öyküsünü almak ve fizik muayenesini yapmak pulmoner emboliden şüphe duyulması için ilk yapılması gerekenlerdir.

Kan tetkikleri: Pulmoner emboliye tanı koyduracak özel bir tetkik yoktur. Lökosit, CRP, LDH, AST ve kardiyak enzimlerde artış görülebilir. Hastalığın gidişatının izlenmesinde kullanılırlar.

Arter kan gazı: Hastanın kanındaki oksijen ve karbondioksit basıncının takibi yapılır. Hastalığın şiddeti ve tedaviye yanıtının değerlendirilmesinde kullanılır.

Akciğer grafisi: Akciğerlerin olduğu bölgeyi X ışınları yardımı ile görüntüleme işlemidir. Normal çıkabilir veya pulmoner emboliye özel olmayan değişiklikler görülebilir. Pulmoner emboli tanısı koydurmaz ancak akciğerle ilgili diğer hastalıkları tanımak için kullanılabilir.

Elektrokardiyografi (EKG): Vücuda bağlanan elektrotlarla kalbin elektriksel aktivitesinin değerlendirilmesi işlemidir. Kolay ve kısa süreli bir işlemdir. Pulmoner embolinin EKG bulguları görülebilir.

D-dimer: Pulmoner emboli tanısını desteklemek veya dışlamak için kullanılabilen, kan aracılığıyla bakılan bir laboratuvar tetkikidir.

BT anjiografi: Akciğer atar damarı ve dallarındaki pıhtıların görüntülenmesi için kullanılan bir yöntemdir.

Akciğer sintigrafisi: Kontrast madde kullanılamayan hastalarda veya BT anjionun bulunmadığı yerlerde kullanılabilir.

Pulmoner anjiografi: Pulmoner emboli tanısında altın standarttır. Ancak tanı algoritmaları ve diğer tetkiklerin doğru kullanımı ile pulmoner anjiografiye gereksinim azalmıştır.

Ekokardiyografi (EKO): Kalp ultrasonudur. Kalpte etkilenme olup olmadığını göstermek için yapılır.

Pulmoner Emboli Tedavisi

Pulmoner emboli acilen tedavisine başlanması gereken bir hastalıktır. Hatta tam tanı konulamayan ancak klinik şüphenin yüksek olduğu durumlarda kanama riski yüksek değilse antikoagülan (büyümenin engellenmesini sağlayan ilaçlar) tedaviye başlanabilir.

Tedavi hastalığın şiddeti ve kişinin sahip olduğu risk faktörlerine göre düzenlenmektedir.

Antikoagülan tedavi: Yeni pıhtı oluşumunu ve oluşmuş olan pıhtının büyümesini engelleyen ilaçlardır. Acil tedavinin yanı sıra belirli bir süre pulmoner embolinin tekrarlama riskini önlemek için antikoagülan tedaviye devam edilmektedir. Tedavi süresince hasta takip edilmelidir. Hastalarda kanama riskini arttırabilen ilaçlardır.

Trombolitik tedavi: Trombolitikler mevcut olan pıhtıyı eritmeye yarayan ilaçlardır. Şiddetli pulmoner emboli olgularında kullanılabilmektedirler.

Pulmoner embolektomi: Kanama riski nedeniyle trombolitik tedavi alamayan veya trombolitik tedaviye yanıt vermeyen şiddetli pulmoner emboli olgularında girişimsel kateter veya cerrahi yöntemlerle pıhtının çıkarılması işlemidir. Riskli bir girişimdir.

Vena kava inferior filtresi: Erken dönemde tekrar pulmoner emboli gelişme riskini azaltmak için antikoagülan tedavinin kullanılamadığı ya da işe yaramadığı durumlarda vena kava inferior filtresi kullanılabilmektedir. Pıhtının akciğerlere atmasını engellemek adına bacak damarlarındaki kanı kalbe ileten geniş toplar damarın içine filtre yerleştirilmesi işlemidir.

Bahsedilen ilaçlar ve yöntemler kesinlikle öneri niteliğinde değildir. Yalnızca doktor tarafından, sağlık kuruluşlarında gerektiği takdirde uygulanması gereken yöntemlerdir. Bilgilendirme amaçlı yazılmıştır.

Pulmoner Emboli Tedavi Edilmezse

Şiddetli pulmoner emboliler erken tedavi edilmediği takdirde akciğer atar damarındaki basınçta ani yükselmeye sebep olarak akut sağ kalp yetersizliği (akut kor pulmonale) meydana getirir. Bu da hipotansiyon ve şoka yol açarak hastanın durumunda ani bozulmaya neden olur ve ölüme yol açabilir.

Daha küçük embolilerde akciğerin dolaşımının engellendiği kısımları atelektaziye uğrayabilir (sönebilir). Kanda oksijen yetersizliği ortaya çıkabilir.

Tedavi edilmeyen ve tekrarlayıcı pulmoner embolilerde ise kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon adı verilen hastalık ortaya çıkabilir.

Pulmoner Emboliye Ne İyi Gelir?

Pulmoner emboli önlenebilir bir hastalıktır. Pulmoner emboli için risk grubunda olan hastalarda uzun süre yatış gerektiren durumlarda kompresyon çorapları gibi mekanik önlemler alınmalıdır.

Ameliyat sonrası dönemde erken mobilizasyon (hareket) damarlarda pıhtı oluşumunu önlemek adına çok önemlidir. Doktor önerisi ile yapılmasında sakınca görülmeyen egzersizlerin düzenli olarak yapılması gerekmektedir.

Uzun süreli yolculuklarda sık mola verilmeli ve bacaklar hareket ettirilmelidir.

Pulmoner emboli tekrar etme olasılığı olan bir hastalık olduğu için pulmoner emboli geçiren hastalar mutlaka doktor kontrollerine devam etmelidirler ve doktorun önerdiği ilaçları aksatmadan kullanmalıdırlar.

Pulmoner Emboliye Ne İyi Gelmez?

Pulmoner emboli için risk grubunda olan hastaların uzun süreli yolculuklardan ve uzun süreli hareketsizlikten mümkün olduğunca kaçınmaları gerekmektedir.

Sigaradan ve sigara içilen ortamlardan mutlaka uzak durulmalıdır. Sigara diğer risk faktörleri ile bir araya geldiği zaman kanın pıhtılaşma ihtimalini yüksek oranda arttırabilmektedir.

Obezite kalp ve dolaşım için ciddi yük oluşturan bir durumdur. Fazla kiloların bulunması durumunda sağlıklı beslenme ve egzersiz programları ile fazla kiloların verilmesi gerekmektedir.

Pulmoner Emboli İlaçları

Antikoagülan ilaçlar: Standart heparin (kan inceltici) ve düşük molekül ağırlıklı heparinler sık kullanılan antikoagülanlardandır. Coumadin (varfarin sodyum) K vitamini antagonistidir. Dabigatran, rivaroksaban, apiksaban ise yeni nesil oral antikoagülanlar sınıfında yer alan ilaçlardandır.

Trombolitik ilaçlar: Streptokinaz, doku plazminojen aktivatörü (t-PA), ürokinaz trombolitik ilaçlardandır.

Bu ilaçlar kesinlikle tavsiye niteliğinde değildir. Mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

Pulmoner Emboli Ameliyatı

Pulmoner embolektomi: Kanama riski nedeniyle trombolitik tedavi alamayan veya trombolitik tedaviye yanıt vermeyen şiddetli pulmoner emboli olgularında veya sağ kalp kulakçığında pıhtı bulunması durumunda pulmoner embolektomiye başvurulur. Riskli bir girişimdir. Farklı alanların uzmanlarının birlikte çalışması ile risk oranı azalmaktadır.

Vena kava inferior filtresi: Erken dönemde tekrar pulmoner emboli gelişme riskini azaltmak için antikoagülan tedavinin kullanılamadığı ya da işe yaramadığı durumlarda vena kava inferior filtresi kullanılabilmektedir. Pıhtının akciğerlere atmasını engellemek adına bacak damarlarından kanı alıp kalbe ileten geniş toplardamarın içine filtre yerleştirilmesi işlemidir. Duruma göre kalıcı veya geçici filtreler kullanılabilmektedir.

Hamilelikte Pulmoner Emboli

Gebelikte ortaya çıkan fizyolojik değişiklikler, kilo artışı, hareketsizlik nedenleri ile pulmoner emboliye yatkınlığın arttığı bilinmektedir. Özellikle gebeliğin son üç ayında ve doğumdan sonraki 6 haftalık dönemde bu risk fazladır.

Gebelikte fizyolojik olarak meydana gelen nefes darlığı, solunumun ve kalp atışlarının hızlanması pulmoner emboli tanısında güçlük yaratabilmektedir. Gebelik döneminde pulmoner emboliden şüphelenilen durumlarda özenli ve detaylı inceleme gerekmektedir.

Gebelikte pulmoner emboli geçirilmesi durumunda kullanılacak ilaçların ve tedavi yöntemlerinin dikkatli seçilmesi gerekmektedir. Bebeğe ve anneye zarar vermeyecek ilaçlar tercih edilmelidir.

Çocuklarda Pulmoner Emboli

Pulmoner emboli daha çok erişkin çağlarda görülen bir hastalıktır ancak çeşitli risk faktörlerinin bulunması durumunda veya travmalar sonucunda çocuklarda da görülebilmektedir. Tromboza yatkınlık yaratan kalıtsal hastalıklar, kanserler, enfeksiyonlar, nefrotik sendrom (böbrekte hasar gelişmesi ile ortaya çıkan bulgular) çocuklarda pulmoner emboliye zemin hazırlayabilen hastalıklardır. 

Pulmoner emboli çocukluk çağlarında da akılda tutulması gereken ve tedavisinin hızlıca yapılması gereken bir hastalıktır.

Bebeklerde Pulmoner Emboli

Pulmoner emboli risk faktörlerinin bulunması durumunda nadir olarak bebekler de pulmoner emboli geçirebilmektedir. Pulmoner emboli bebeklerde ve çocuklarda belirti vermeden de ortaya çıkabilmektedir.

Pulmoner Emboli için Hangi Doktora Gidilmeli?

Pulmoner emboli, göğüs hastalıklarının acillerindendir. Ancak gerçekten acil bir durum olması sebebiyle hastaların ani gelişen durumlarda en yakın acil polikliniklerine başvurmaları gerekmektedir. Gereken müdahalelerden sonra gerekli görülmesi durumunda hasta daha ileri kliniklere sevk edilebilmektedir.

Cerrahi tedavi gerekmesi durumunda pıhtının bulunduğu yere göre göğüs cerrahisi uzmanları ve kardiyovasküler (kalp veya kan damar hastalıkları) cerrahi uzmanları müdahale edebilir.

Tedavinin devamında kullanılması gereken kan ilaçlarının takibi dahiliye veya hematoloji uzmanları tarafından yapılabilir.

Ani gelişen veya şiddetli nefes darlığı, göğüs ağrısı veya beraberinde görülen ek belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerekmektedir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
2
0
Makeleyi Paylaşın

Pulmoner emboli ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Ani gelişen şiddetli pulmoner emboliler çok hızlı bir şekilde hastanın genel durumunu bozabilir ve ani ölüme neden olabilir. Ani veya şiddetli nefes darlığı, göğüs ağrısı gelişmesi durumunda derhal acil sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır. Erken müdahale edilmesi durumunda pulmoner embolideki ölüm oranı önemli ölçüde azalmaktadır.

Pulmoner emboli gelişmesi durumunda vücuttaki pıhtı eritici mekanizmalar sayesinde veya etkin tedavi ile pıhtı eritilebilir veya vücuttan uzaklaştırılabilir. Ancak pulmoner emboli için en önemli risk faktörü daha önce pulmoner emboli geçirmiş olmaktır. Bu sebeple pulmoner emboli geçirdikten sonra risk faktörlerinden uzak durulmalı ve doktorun önerdiği ilaçlar önerdiği süre boyunca kullanılmalıdır.

Pulmoner emboli geçiren hastalar düzenli ve sağlıklı beslenmeli düzenli egzersiz yapmalı ve ideal kilolarını korumalıdırlar. Sigara kullanıyor iseler mutlaka bırakmalıdırlar. Uzun seyahatlerden kaçınmalı veya zorunlu ise mutlaka doktoruna bilgi vermeli ve seyahat boyunca sık sık mola vermelidirler. Önerilen süre boyunca ilaçlarına devam etmelidirler. 

Pulmoner emboli tekrarlayabilen bir hastalık olduğundan doktor kontrolleri aksatılmamalı ve ani gelişen şikayetler varlığında vakit kaybetmeden acil sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır.