Nazofarenks Kanseri

Halk arasında geniz, üst yutak olarak bilinen bölgede oluşan Nazofarenks Kanseri; kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi operasyon ile tedavi edilebilmektedir.

Nazofarenks Kanseri Nedir?

Farenks tıbbi olarak boğaz bölgesi demektir. Boğaz ve burnun birleştiği bölüme nazofarenks denilmektedir. Halk arasında bu bölüm geniz ve üst yutak olarak da bilinmektedir. Tam bu bölgede oluşan kanserler sonucu oluşan hastalığa nazofarenks kanseri hastalığı, geniz kanseri hastalığı, üst yutak kanseri hastalığı da denilmektedir.

Nazofarenks kanseri hastalığı sıklıkla geniz bölgesinde başlayan bir tümör ve çevresindeki lenf dokuya yayılarak ilerlemektedir. Lenf düğümleri, vücutta lenf dolaşımını sağlamakta olan sistemin parçası olan küçük fındık büyüklüğünde bezlerdir. 

Boyunda baş ve geniz çevresinde bulunan lenf düğümleri lenf dolaşımı dolayısıyla nazofarenks kanseri hastalığının yayılımından kolayca etkilenmektedirler.

Nazofarenks kanseri hastalığının toplumda görülme sıklığı fazla değildir. Hastalık kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda ve sıklıkta seyretmektedir. Yaş ilerledikçe hastalığın görülme sıklığı artmaktadır yani hastalık ileri yaşlardaki insanlarda daha sık görülmektedir. 

Beslenme alışkanlıklarındaki bozukluklar, bazı virüsler, genetik yatkınlık ve aile geçmişi, çalışılan meslek, eşlik eden hastalıklar, sigara, alkol ve benzeri maddelere maruziyeti en önemli risk faktörleri olarak sıralanabilmektedir.

Nazofarenks kanseri hastalığında hiçbir belirti görülmeden sessizce ilerleme görülebilir. Hastalığın şikayetleriniz ortaya çıkmadan tespit edilmesi güçtür. Bu nedenle risk faktörlerine sahip olan hastaların daha dikkatli olmaları gerekmektedir. 

Nazofarenkste bulunan her kitle ve polip dokudaki nazofarenks kanseri olmayabilir. Nazofarenks bölgesinde bulunan kitleler iyi huylu (benign) veya kötü huylu (malign) olabilirler. 

Kötü huylu kitlelerin oluşturduğu hastalıklar nazofarenks kanseri hastalığı adını almaktadır. Kötü huylu kitleler çevre dokulara ve organlara yayılma riski yüksek olan, büyüme hızları yüksek olan ve uzak organlara sıçrayabilme (metastaz) yeteneği olan kitlelerdir.

Nazofarenksi oluşturan katmanlar farklı dokular ve bu dokular da farklı özellikte hücreler içermektedirler. Nazofarenks kanserleri nazofarenks içerisinde bulunan bu farklı hücrelerden köken alarak farklılıklar gösteren türlere ayrılmaktadırlar.

Nazofarenks kanserlerinin büyük bir kısmını nazofarenks dokusunda bulunan yassı hücre adı verilen hücre tipinden oluşan yassı hücreli karsinomlar oluşturmaktadır. 

Bunun dışında bilinen diğer türler yine nazofarenksteki yumuşak dokudan köken alan adenokarsinom ve adenoid kistik karsinomlardır.

Lenfomalar, melanomlar ve sarkomlar gibi yumuşak doku kanserlerinin tüm vücutta olduğu gibi nazofarenks bölgesinde de görülebildiği bilinmektedir. 

Kitlenin köken aldığı dokunun türü tümörden alınacak biyopsi sonucunda belirlenmektedir. Biyopsi ile tümörü oluşturan hücrelerin kökeni belirlenebildiği gibi hücrelerin normal nazofarenks hücrelerinden ne kadar farklı göründüklerine ve yayılımlarına göre de detaylı değerlendirme yapılmaktadır.

Nazofarenks kanseri hastalığının evrelendirilmesi TNM evrelendirme sistemi ile mevcut bulunan tümörün sayı ve büyüklüğüne, tuttuğu lenf nodu sayısına ve uzak organlara sıçrama (metastaz) durumu genel bir bakış açısıyla değerlendirilerek yapılmaktadır. 

Bu değerlendirmede biyopsi sonucu ve radyolojik görüntüleme yöntemleri esas alınmaktadır. Evrelendirme sonucuna göre ilaçla, kemoterapiyle, radyasyon onkolojisiyle ve cerrahi olarak bütüncl bir tedavi planı oluşturulmakta ve tedavi edilmektedir.

Nazofarenks Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Nazofarenks kanseri hastalığı hiç belirti vermeden ve şikayete neden olmadan sinsice ilerleyebilmektedir. 

Aşağıdaki belirtilerin 2-3 haftadan uzun süreyle görülmesi sonucu nazofarenks kanseri hastalığı şüphesi akla gelmelidir:

  • Ağızda ağrılı kırmızı ya da beyaz ağrılı benekler
  • Ağız içinde kanamalar
  • Baş, ense ve boyun bölgesinde, çene altında, kulak altında yumru/ ele gelen şişlik
  • Baş ağrısı, baş dönmesi
  • Geçmeyen boğaz ağrısı, boğazda ağrılı yumru
  • Halsizlik
  • Koku alma kaybı
  • Kulaktan sıvı gelmesi, kanlı akıntı
  • Kulakta genelde tek taraflı görülebilen işitme kaybı
  • Kulak çınlaması
  • Burun kanaması, burundan kanlı akıntı gelmesi
  • Burunda özellikle tek taraflı geçmeyen tıkanıklık
  • Ses kısıklığı, ses kalınlaşması gibi seste oluşan değişiklikler
  • Horlama
  • Yutma güçlüğü
  • İçilen sıvıların burundan gelmesi
  • Yüzde his kaybı (yüze his veren sinirlerin tutulması sonucu), yüzde karıncalanma
  • Görme bozuklukları/görme kaybı (göz sinirlerinin tutulması sonucu)

Nazofarenks Kanseri Nedenleri Nelerdir?

Nazofarenkste kanser dokusu oluşması pek çok nedene bağlıdır. Dokunun kitleleşmesi normal nazofarenks dokusunun kontrolsüz şekilde bölünmesi ile oluşan tümör dokusu sonucunda oluşmaktadır. 

Dokunun kendini yenilemesi veya bölünmesi genetik sebeplere bağlı olabileceği gibi dışarıdan eklenebilen tekrarlayan kronik enfeksiyonlar, tekrarlayan sigara, mesleki maruziyet gibi etkenler de dokuda sürekli olarak kendini yenileme ihtiyacı oluşturmakta ve sonrasında doku artan bölünme hızı ve artmış hasar onarım isteği ile tümörleşme eğilimi gösterebilmektedir.

  • Virüsler: Epstein Barr Virüsü (EBV) enfeksiyonu geçirmiş kişilerde nazofarenks kanseri hastalığına yakalanma riskinin yüksek olduğu bilinmektedir.
  • Mesleki maruziyet: Özellikle kimya sanayiinde çalışan fabrika işçilerinde ve ahşap tozuna maruz kalan orman ürünleri işçilerinde nazofarenks kanseri hastalığına yakalanma riski artmaktadır.
  • Sigara kullanımı: Günde 1 paket ve üzeri sigara kullanımı olan kişilerde nazofarenks kanseri geliştirme riski sigara kullanmayan kişilere kıyasla dört kat daha yüksek seyretmektedir.
  • Genetik yatkınlık: Ailesinde 40 yaşın altında nazofarenks kanserine yakalanmış birinci dereceden akrabası bulunan kişilerde nazofarenks kanseri hastalığı gelişme riski daha yüksek saptanmıştır.
  • Beslenme: Çok tuzlu, isli, terbiyeli, salamura yiyeceklerin nazofarenks kanseri hastalığına yakalanma riskini artırdığı bilinmektedir. Özellikle mutfağı bu tarz yemekleri sık kullanan toplumlarda da nazofarenks kanseri hastalığı görülme sıklığı artmıştır. Yine tüm kanserlerde olduğu gibi kötü ve düzensiz beslenme alışkanlıkları, kansere yakalanma olasılığınızı artırabilmektedir.

Nazofarenks Kanseri Teşhisi

Nazofarenks kanseri hastalığında teşhis şikayetlerinizin doktorunuz tarafından dinlenmesi, sorgulanması ve muayene edilmeniz ile başlar. 

Tanınızın konulma süreci görüntüleme teknikleri ve uygun biyopsi yöntemi ile kesinleştirilmektedir.

  • Muayenede doktorunuz baş, baş çevresi ve boyun bölgesinde (varsa) şişlikleri elle muayene edebilmektedir. Bir ışık yardımıyla boğazınıza, burnunuzun içine ve kulağınıza kabaca bakabilir. Detaylı bakmak için nazofarenks endoskopisi gerekmektedir.
  • Nazofarenks endoskopisi: Lokal anestezi altında burun veya ağız bölgenizden fısfıs sıkılarak uyuşma sağlanır ve ağrısız bir şekilde ince bir boru ucundaki kamera sokularak geniz bölgesi kitleyi görmek amacıyla görüntülenmektedir.
  • Biyopsi: Nazofarenks endoskopisi sırasında aynı alet aracılığıyla veya çok ince uçlu tel kalınlığında bir kıskaç sokularak (tercihen burnunuzdan) kitleye ulaşılır ve çok küçük bir parça kitleden ısırma şeklinde koparılır. Bu parça patolojik incelemeye gönderilir. Patoloji raporu kitlenin iyi/kötü huylu olup olmadığı ve hangi dokudan köken aldığı belirlenmektedir. İşlem sonrasında çok az miktarda burundan kan gelebilmektedir. Biyopsi sonrası yatışınızı gerektiren ek bir durumunuz yoksa hastanede yatmanız gerekmemektedir.
  • Görüntüleme Testleri: Kitlenin nazofarenksle mi sınırlı kaldığı, yayıldıysa ne kadar ve nerelere yayıldığı görüntüleme testleri ile belirlenmektedir.
  • Bilgisayarlı tomografi (BT)
  • MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme)
  • Pozitron emisyon tomografisi (PET-BT)
  • Röntgen(X-ray)

Nazofarenks Kanseri Tedavisi

Nazofarenks kanseri hastalığında tedavi radyasyon terapisi, ilaç tedavisi (kemoterapi) ve gerekli görülürse cerrahi müdahaledir.

  • Radyasyon Onkolojisi tedavisi: Radyasyon onkolojisi tedavisinde kanser hücrelerini öldürmek için X ışınlarının kullanılmaktadır. EBRT (eksternal beam radyoterapi ve brakiterapi (iç radyasyon) yöntemleri kullanılmaktadır.
    • Eksternal beam radyoterapi (EBRT) sıklıkla nazofarenks kanserlerinde tercih edilmekte olan yöntemdir. EBRT işlemi ağrısız ve temassız bir işlemdir. Düzenli aralıklarla tedaviyi almak için Radyasyon Onkolojisi Merkezlerine gidilmesi gerekmektedir. İşlem sırasında hasta masaya uzanmakta ve makine başınızın etrafında ışınları göndermek için tıpkı röntgen filmi çeker gibi kanserli dokuyu hedefleyerek hareket etmektedir. Tedavi sonrasında oluşabilecek yan etkiler: Baş ve boyun bölgesinde yaralar, yeme güçlüğü, yutkunma güçlüğü, ağız içinde yaralar, ağız kuruluğu, ağızda ve dudak çevresinde yaralar, burunda kuruluk, yüz bölgesinde ve boyun bölgesindeki deride kızarıklık, işitme kaybı
    • Brakiterapi (iç radyasyon): Brakiterapi tedavisinde radyoaktif tohumlar veya teller nazofarenks bölgesine, tümörün içine veya tümörün çok yakınına nazofarenks endoskopisine benzer bir yöntem ile yerleştirilmektedir. Daha çok tekrarlayan nazofarenks kanserlerinde bu yöntem tercih edilir. Radyoaktif tohumların yeni oluşan kanser hücrelerini hızla öldürmesi amaçlanmaktadır. Tedavi sonrasında oluşabilecek yan etkiler: Baş ve boyun bölgesinde yaralar, ağız içinde yaralar, yeme güçlüğü, yutma güçlüğü, ağız kuruluğu, ağızda ve dudak çevresinde yaralar, burunda kuruluk, yüz bölgesinde ve boyun bölgesindeki deride kızarıklık, işitme kaybı
  • İlaç tedavisi (kemoterapi): Kemoterapi kanser hücrelerini öldürmek amacıyla birden fazla ilacın dozlarının birbirinin etkilerini artıracak şekilde ayarlanarak kullanılmasıdır. Kemoterapi ilaçları damar yolu ile birkaç saatte hastanede veya ağızdan hap olarak verilebilmektedir. Her iki tür de nazofarenks kanseri hastalığı tedavisinde kullanılmaktadır.
  • Cerrahi Tedavi: Tümörün ameliyat ile çıkarılması hem bölgenin ulaşılması zor bir bölge olmasından hem de cerrahi tedavi ile radyasyon onkolojisi tedavisi sonrasındaki kanser hastalığının tekrarlama oranlarında fark olmamasından dolayı cerrahi tedaviye fazla yönelim olmamaktadır.

Kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi tedavinin uygulanma sırası değişebilmektedir. Aynı anda veya peş peşe uygulanabilmeleri mümkündür.

Kemoterapi ile eş zamanlı radyoterapi tedavisinin uygulanmasına kemoradyoterapi denilmektedir.

Hastaya uygun tedavi planı Kulak Burun Boğaz (KBB), Baş ve Boyun Cerrahisi uzmanı, Onkoloji uzmanı ve Radyasyon Onkolojisi uzmanı doktorlar tarafından belirlenmektedir.

Nazofarenks Kanseri Tedavi Edilmezse

Nazofarenks kanseri hastalığı tedavi edilmezse tümör ilerleyerek büyüyecek ve çevre dokuya yayılacaktır

Büyüyen tümör burnu tıkayarak nefes almada güçlüğe ve nefessiz kalmaya yol açabilmektedir. Büyüyen tümör yutma güçlüğüne ve zamanla yutamamaya neden olabilmektedir.

Tümör lenf dolaşımı sistemi aracılığıyla lenf düğümlerine, baş ve boyun bölgesine, akciğerlere, beyne sıçrayabilmektedir. 

Bu sıçramalar o organda organ yetmezliklerine sebep olabilmekte ölümle sonuçlanabilmektedir.

Nazofarenks Kanserine Ne İyi Gelir?

Yapılan çalışmalarda sebze ve meyve ağırlıklı beslenmenin nazofarenks kanseri hastalığına yakalanma riskini azalttığı görülmektedir. 

Hayvansal gıdadan ve rafine şekerden uzak durularak sebze-meyve temelli Akdeniz diyeti ile beslenme şeklinin nazofarenks kanseri hastalığı başta olmak üzere tüm kanser türlerinde tümörün gelişmesini engellemeye yardımcı olduğu ve tedavi sürecindeki hastalığın belirtilerinin azalmasına iyi geldiği görülmektedir.

Ancak unutulmamalıdır ki hiçbir diyet ya da beslenme şekli tek başına kanser hastalığını tedavi etmeye yetmez. Muhakkak doktorun uygun gördüğü tedavi şekilleri takip edilmeli ilaçlar ve kemoterapi seanslarına düzenli olarak uyulmalıdır. 

Tümörlerin aç kalarak, şekerle beslenmeyerek bilimsel yaklaşımla düzenlenen tıbbi tedavisi olmadan iyileşmesinin mümkün olmadığı akılda tutulmalıdır.

Nazofarenks Kanserine Ne İyi Gelmez?

  • Nazofarenks kanseri hastalığı sırasında sigara içmek zaten hasarlı olan havayollarında daha çok travmaya sebep olacağı ve doku oksijen miktarını düşüreceği için önerilmemektedir. Sigaranın yanı sıra elektronik sigara, nargile gibi tüm tütün ürünlerinden, havasız ortamlardan, havasız ortamlarda çalışma gerektiren işlerden kaçınılmalıdır. 
  • Tedaviniz sırasında kuru ortamlarda bulunmanız ağız ve burundaki olası yaralarda da kurumaya yol açabileceği için önerilmemektedir. Eğer bulunduğunuz ortam kuruyorsa hava ve ortam nemlendiricileri kullanabilirsiniz.
  • Nazofarenks kanseri hastalığında tümörden etkilenen dokular kanamaya müsait olduğu için ağır yükler kaldırmak gibi ıkınmaya sebep olabilecek hareketlerden kaçınılmalıdır. Kabızlıktan da aynı sebepten dolayı kaçınılmalıdır. Gerekirse doktorunuzdan bu konuda ilaç reçete etmesini isteyebilirsiniz.
  • Nazofarenks kanseri hastalığı sırasında tümörün kanamasına sebep olabilecek asitli, çok tuzlu ve yakıcı yiyecekler tümörde kanama, ağızdan ve burundan kan gelmesi gibi şikayetlere yol açabileceği için önerilmez. 

Nazofarenks Kanseri İlaçları

Nazofarenks kanseri hastalığında ilaç tedavisinde kemoterapi adı verilen ve diğer kanser hastalıklarında da kullanılan bir grup ilacın birbirinin etkisini artıracak şekilde dozu ayarlanarak verilmesini içeren tedavi ilkesine göre ilaçlar kullanılmaktadır. 

Kemoterapi tedavisi damar içine serum yoluyla ve/veya ağızdan hap olarak verilebilmektedir. Kemoterapi tedavisinde hem ilacın var olan tümöre ulaşarak küçülmesini sağlaması hem de vücuda yayılan diğer kanserli hücrelerin de yok edilmesi amaçlanır.

  • Sisplatin: Nazofarenks tedavisinde en sık kullanılan ilaçlardan biridir. İlaç kemoterapi ile birkaç ilaç ile birlikte verilebilmektedir veya tek başına da kullanılabilmektedir. Radyoterapi ile birlikte de kullanılabilmektedir. Kişide var olan tümörün yayılımına ve tümörün türüne göre ilacın kullanım şekline ve dozuna Onkoloji Uzman Doktoru karar vermektedir.
    • Yan Etkileri: bulantı, kusma, kemik iliğinde baskılanma sonucu kan hücrelerinde azalma, işitme kaybı, böbrek fonsiyonlarında bozulma, saçlarda ve sakallarda dökülme
  • Diğer kemoterapi ilaçları: Bleomisin, doksorubisin, dosetaksel, epirubisin, gemisatibin, karboplatin, metotreksat ve paklitaksel nazofarenks kanseri hastalığı kemoterapi tedavisinde tek başlarına veya birlikte kullanılabilen diğer kanser önleyici ilaçlardır.
  • Monoklonal antikor tedavisi (akıllı ilaçlar) kansere özel olarak hedeflenen hücre türüne ve kanserin köken aldığı hücre grubunun özelliklerine yönelik geliştirilen ilaçlardır. Kemoterapi ilaçlarından farklı olarak çalıştıklarından kemoterapinin etkili olmadığı hasta gruplarında monoklonal antikor tedavisi tercih edilebilmektedir.
  • Setuksimab: Setuksimab nazofarinks kanseri hastalığı tedavisinde tümöre neden olan nazofarinks dokusu kaynaklı hücrenin büyümesi ve bölünmesini sağlayan özellikleri üzerinde durdurucu etki yapmaktadır. Bu şekilde tümörün büyümesini ve kanserin yayılmasını durdurmaktadır. Setuksimab genellikle kemoterapi ilaç tedavisi sonrasında etki görülemediği ve kanser hastalığının tekrarladığı durumalrda kemoterapi ve/veya radyoterapi ile birlikte kullanılmaktadır.
    • Yan etkileri: Bulantı, kusma, iştahsızlık, ishal, kilo kaybı, ateş, terleme, halsizlik

Nazofarenks Kanseri Ameliyatı

Nazofarenks kanseri hastalığında ameliyat ve cerrahi tedavi; tümöre ulaşmanın zor olması, radyoterapinin cerrahiye oranla daha iyi sonuç vermesi ve tümör ve etrafındaki dokunun kanamaya çok müsait olması nedeni ile sık tercih edilmemektedir. 

Operasyon kulak burun boğaz (KBB) baş ve boyun cerrahisi uzman doktoru tarafından gerçekleştirilmektedir.

Tümörün büyüyerek nefes yollarını tıkaması veya yutma güçlüğüne sebep olması sonucu bir kısmının alınması düşünülebilmektedir. Aynı zamanda tümörün etrafındaki lenf dokusuna ve lenf düğümlerine yayılımı da cerrahi tedavi ile temizlenebilmektedir.

Ameliyat genel anestezi altında hasta tamamen uyutularak burundan veya ağızdan tümöre ulaşılarak kesi olmadan gerçekleştirilmektedir. Burun içinde ve ağız içinde kesileriniz/dikişleriniz olabilmektedir. 

Operasyon süresi tümörün büyüklüğüne ve yapılacak işleme göre değişkenlik göstermektedir. Operasyondan sonra başka bir hastalığa bağlı olarak ek bir tedavi süreciniz yoksa en az 2 ile 5 gün arasında hastanede kalmanız gerekebilmektedir. 

Ameliyat sonrasında bir süre ıkınmaya sebep olabilecek hareketlerden kaçınmanız, başı aşağı gelecek şekilde eğilmemeniz gibi günlük hareketinizi etkileyecek şekilde dikkat etmeniz gerekebilmektedir. Operasyonun türüne göre doktorunuzun uyarılarını uygulamanız önerilmektedir.

Nazofarenks tümörü ameliyatı nazofarenks kanseri hastalığın iyileşmesi için kesin çare olmayıp tedavinin uygun kemoterapi, ilaç tedavisi, radyoterapi ile birleştirilmesi gerekmektedir.

Hamilelikte Nazofarenks Kanseri

Gebelikte görülen nazofarenks kanseri hastalığına yaklaşım gebeliğin hastasına, tümörün büyüklüğüne ve kanser hastalığının evresine göre değişmektedir. 

Yaklaşım konusundaki kararlar KBB baş ve boyun cerrahisi uzman doktoru, onkoloji uzman doktoru, radyasyon onkolojisi uzman doktoru ve kadın hastalıkları ve doğum uzman doktoru tarafından değerlendirilerek alınmalıdır. Tedavi ve süreç değişkenlik gösterebilmektedir.

Gebelik sırasında görülen nazofarenks kanseri hastalığı gebeliğin sonlandırılmasını gündeme getirebilmektedir. 

Kullanılan tedavi yöntemlerinin arasında radyoterapinin öncelikli olması özellikle gebeliğin ilk aylarında bebekte ciddi radyasyon yükü yaratacağı için bebekte doğumsal hastalıklara neden olabilmektedir. 

Kemoterapi sırasında kullanılan sisplatin gibi ilaçlar anne karnındaki bebekte ciddi yan etkilere neden olmaktadır. 

Bebekte bu süreçte oluşan organ yetmezlikleri bebekte ölüme ve/veya annenin düşük yapmasına neden olabilmektedir.

Nazofarenks Kanseri için Hangi Doktora Gidilir?

Nazofarenks kanseri hastalığı belirtileri gösterdiğinizden şüpheleniyorsanız hastanelerin Kulak Burun Boğaz bölümüne başvurmalısınız. 

Tanı aldıktan sonra tedaviniz;

  • Kulak Burun Boğaz, 
  • Baş ve Boyun Cerrahisi uzmanı, 
  • Onkoloji ve Radyasyon Onkolojisi uzmanları tarafından düzenlenebilmektedir.
Makaleyi faydalı buldun mu?
3
0
Makeleyi Paylaşın

Nazofarenks kanseri ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Nazofarenks kanseri hastalığı hayati tehlike yaratabilen bir kanserdir. Tümör büyüyerek hava yolunu tıkayabildiği ve soluk almada güçlük yarabildiği için tedavisinin geciktirilmemesi gerekmektedir. Tümör aynı zamanda yutma güçlüğüne de neden olabilmektedir. 

Hastada beslenme güçlüğüne ve beslenme yetersizliğine yol açabilmektedir. Bunlar ölümle sonuçlanabilen süreçlerdir. Sürecin ilerleyişi ve durdurulabilirliği hastanın tedaviye verdiği yanıta göre değişkenlik göstermektedir. Erken tanı ve etkili tedavi ile bu süreçler geciktirilmekte ve önlenmektedir.

Nazofarenks kanseri hastalığında kesin söylenebilecek bir yaşam süresi yoktur. Hastanın yaşam süresi ve yaşam kalitesi hastanın yaşına, tümörün büyüklüğüne ve yayılımına, hastalığın seyrine ve hastanın var olan ek hastalıklarına bağlıdır. Hastalığın ilerleyişi ve tamamen durdurulabilirliği hastanın tedaviye verdiği yanıta göre değişkenlik göstermektedir. 

Evet nazofarenks kanseri hastalığı tekrarlayabilmektedir. Hastalığın tedaviden sonraki srüeçlerde takrar edebildiğibilindiği için düzenli kontrollerle yeni tümör gelişip gelişmediği veya geride kalan kanserli dokunun büyüküğü PET gibi görüntüleme yöntemleri ile kontrol edilmektedir. Yapılmış olan tedaviye yanıtsız kalan ve/veya tekrarlayan nazofarenks kanseri hastalarında akıllıilaçlar gibi yeni ilaçlar ve kemoradyoterapi gibi tedavi yöntemleri henüz denenmediyse gündeme gelebilmektedir.