Hamilelikte Ödem

Doku içlerinde fazla sıvı toplanması sebebiyle çoğunlukla ayak, bacak, el ve kollarda şişlikler şeklinde kendini gösteren rahatsızlık ödemdir. Tedavi ilaç tedavisi, ödem söktürücü ve egzersizle yapılabilmektedir.

Hamilelikte Ödem Nedir?

Doku içlerinde fazla sıvı toplanması sebebiyle çoğunlukla ayak, bacak, el ve kollarda şişlikler şeklinde kendini gösteren sağlık problemine ödem denmektedir. Ödem vücudun belirli bir alanını etkileyebildiği gibi bütün vücudu da etkisi altına alabilmektedir. Kullanılan ilaçlar, gebelik, bazı hastalıklar ve vücuttaki enfeksiyonlar vücutta ödem oluşmasına sebep olabilmektedir. Ödem, vücutta neredeyse her yerde meydana gelebilmektedir.

Gebelik esnasında, annenin vücudu henüz yeni gelişen bebeğin gereksinimlerini karşılayabilmek adına neredeyse %50 daha çok kan ve vücut sıvısı üretmektedir. Bu sebeple ödem gebelik süresince meydana gelen olağan bir durumdur.

Ödem Belirtileri Nelerdir? 

Vücutta ödem meydana geldiği durumlarda ortaya çıkan belirleyici birtakım belirtiler aşağıdaki gibidir:

  • Dokularda, ağırlıklı olarak el parmakları ve el bilekleri, ayak parmakları ve ayak bilekleri, kollar, bacaklar ve karın bölgesinde, cildin alt katmanında beliren şiş görüntü,
  • Ciltte çukurlaşma: Cildin şiş bölümlerine kısa bir süre hafifçe bastırıp çekildikten sonra çukurlaşma ve bastırılan yerde girinti oluşması,
  • Yürümede zorluk: Hamilelikte ayaklarda ödem ve hamilelikte bacaklarda ödem meydana gelmesi sebebiyle yürüme eylemi sırasında zorluk yaşanması,
  • Normalde vücuda uyan giysi ve aksesuarların (yüzük, bileklik, pantolon, ayakkabı, kemer vb.) anlık hacim artışı sebebiyle vücuda olmaması,
  • Cildin gerginleşmesi,
  • Ciltte parlaklık,
  • Karında şişkinlik hissiyatı.

Hamilelikte Ödem Nedenleri Nelerdir?

Gebelik sırasında annenin kan dolaşımındaki kan hacmi neredeyse %50 oranında artış gösterir. Bu artış gösteren kan hacmi damarların kendisinde de genişlemeye sebep olur. Oluşan fazla sıvının birazı doku içlerinde yani hücre aralarında birikme yapar. Bu sebeple oluşan şişlik ödemdir. Hamile bireylerin %90’a yakınında ödem oluşur.

Hamilelikte ödem miktarının artmasına sebep olan bazı etkenler aşağıdaki gibidir:

  • Gebelikte alınan kilo miktarının yüksek olması, 
  • Gebelikten önce kilolu olma,
  • Gebelik sebebiyle ortaya çıkan hormon değişimleri, 
  • Kilo alma hızında artış, 
  • Düzenli olmayan ve yetersiz beslenme alışkanlığı, 
  • Protein bakımından yetersiz beslenme, 
  • Fazla tuz tüketmek, 
  • Kafein tüketimini artırmak,
  • Varis sorunu, 
  • Hamilelik sırasında fazla sıcak ve yoğun nemli yerlerde bulunmak, 
  • İkiz ya da üçüz hamilelik, 
  • Uzun süreler ayakta vakit geçirmek.

Hamilelikte Ödem Teşhisi

Gebelikte şişkinlik hissi, vücudun ayaklar ve bilekler gibi bölgelerinde görüldüğü sürece önemli bir sağlık problemi değildir. Ancak gebelikte şişkinlik ile birlikte ağrı kesici ilaçlarla dizginlenemeyen başta ağrı, karında ağrı, görme ile ilgili sorunlar (bulanık görme, ışığa karşı duyarlılık), kan basıncından yükseklik, idrar içindeki protein miktarında yükseklik gibi problemler bir uzmana danışılması için çok önemli sebepler olmaktadır.

Semptomlar bir çeşit gebelik zehirlenmesi olan preeklampsinin belirtileri olabilmektedir. Bu hastalık anne ve bebek için büyük tehlike oluşturmaktadır. Gebelik zehirlenmesinin yanı sıra bir tarafın diğer taraftan daha fazla şiştiği asimetrik şişikler, göğüste ağrı ya da nefes almada zorluk olması durumları kalp rahatsızlıkları gibi farklı durumların belirtileri olabilmektedir.

Bu sebeple hekimler teşhis için bazı farklı yöntemler kullanmaktadır:

  • Fiziksel Muayene: Hamilelikte ödemin varlığını ve bu ödemin normal gelişen ödem dışında farklı bir sebebi olup olmadığını anlamak için hekim hastaya ilk olarak fiziksel muayene yapar. Bireyin tıbbi öyküsünü öğrenebilmek adına soru sorup hastalık geçmişini ve yatkınlıklarını öğrenmeyi amaçlar.
  • Testler: Fiziksel muayenede hekim olağan ödemden farklı bir rahatsızlık olabilme ihtimali üzerinde durduğu takdirde bazı testlerden yararlanmak isteyecektir. Bu testler kan testleri, idrar tetkikleri, böbrek, kalp ve karaciğer fonksiyon testleri olabilmektedir.
  • Görüntüleme Yöntemleri: Testlerin yetersiz kaldığı bazı durumlarda hekim testlere ek olarak röntgen, ultrason, MR gibi görüntüleme yöntemlerinden de faydalanmakta ve tüm bu muayene materyallerinin sonucunun değerlendirilmesiyle teşhisi koymaktadır.

Hamilelikte Ödem Tedavisi

Hamilelikte şişkinlik ve gaz sıkça karşılaşılan sorunlardır. Hamilelikte karşılaşılan ve bebeğin gereksinim duyduğu sıvı miktarının yüksek olmasından kaynaklı olarak vücudun su ve sodyum depolamasının sebep olduğu basit ödeme ait herhangi bir cerrahi müdahale bulunmamaktadır.

  • Yaşam Tarzında Değişiklik: Vücudunda çok fazla ödem olan bireylerin protein bakımından fakir bir beslenme alışkanlığına sahip olduğu görülmüştür. Fazla tuz kullanımının vücudun su tutmasına sebep olmasının yanında az tuz kullanımının da aynı etkiye sahip olduğu görülmüştür. Annenin vücudunu meydana gelen ödemin sebep olduğu rahatsızlıklardan bir nebze olsun kurtarabilmek için bu tarz beslenme alışkanlıklarına dikkat etmek ve annenin hayatına biraz egzersiz eklenmesi annenin tedavisine destek olacak önemli etkenlerdendir. 
  • İlaç Tedavisi: Annenin günlük yaşantısını rahatlatabilmek adına bazen anne ve bebeğe yan etkileri en az olacak şekilde ilaç tedavisi uygulanabilmektedir. Ödem tedavisinde odaklanılan nokta dokular içerisinde birikme yapan fazla sıvının atılmasıdır. En çok kullanılan yöntem ise hamilelikte ödem söktürücü etkisi olacak olan ilaç gruplarıdır. Bu ilaçlar aracılığıyla vücuttaki fazla sıvının idrar yoluyla atılması amaçlanmaktadır.

Hamilelikte Ödem Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Hamilelikte meydana gelen ödemin önlenmemesi ya da tedavi edilmemesi aşağıdaki sorunlara yol açabilmektedir:

  • Yukarı doğru ivmelenen şişlik ve ağrılar
  • Yürürken zorlanma
  • Gerilmiş ve kaşınan bir cilt
  • Vücudun şişkinlik olan bölümünde enfeksiyon riskinin yüksek olması
  • Kan dolaşımında yavaşlık
  • Dokularda esnekliğin azalma göstermesi
  • Cilt ülseri riski oluşması

Annenin yaşam kalitesini oldukça kötü etkileyen ödem oluşumu özellikle gebelikte ayaklarda ödem olması durumunda annenin hareket kabiliyetini oldukça kısıtlamakta ve annenin günlük yaşantısı ciddi anlamda olumsuz etkilemektedir.

Hamilelikte Ödem Nasıl Geçer?

Hamilelikte ödem oluşmaması için bazı yöntemler bulunmaktadır. Hamilelikte şişkinliği önlemenin yollarına bakıldığında hekimler tarafından önerilen etkili birtakım yöntemler vardır.

Bunlardan birkaçı:

  • Ayakların havaya kaldırılarak dinlendirilmesi,
  • Bolca uzanılması ve dinlenilmesi, uzun süreler ayakta kalınmaması,
  • Çok sıcak havalarda dışarıda geçirilen sürenin azaltılması,
  • Bol sıvı tüketimi,
  • Beslenmeye dikkat edilmesi,
  • Zorlayıcı olmayan ve hafif kıyafet tercihi,
  • Topuklu ayakkabılar gibi rahatsız ayakkabılardansa rahat ayakkabılar tercih edilmesi,
  • Düzenli bir fiziksel aktivite alışkanlığı edinmek, 
  • Ayaklarda şişme meydana geldiğinde soğuk suyla kompres yapılması,
  • Ne çok ne az, ayarında tuz kullanılması.

Hamilelikte ödem yapan yiyecekler genelde vücutta sıvı tutulmasını sağlayacak ve ağırlıklı olarak içeriğinde bol tuz bulunan yiyecekler olmaktadır. Ancak ödem attırıcı gıdalar ve hamilelikte ödem atmak için bitkisel çözümler bulunmaktadır.

Ödem attırmaya yardımcı besinler arasında aşağıdakiler bulunmaktadır:

  • Meyveler: Ananas, greyfurt, kayısı, kivi, muz, nar. 
  • Süt ve süt ürünleri: Süt, kefir, yoğurt, yulaf
  • Sebzeler: Maydanoz, dereotu, kırmızı turp, enginar, salatalık, şalgam suyu 

Bu besinlerin yanında bitkisel çözümlere ek olarak bitki çayları da sayılabilmektedir. Ihlamur, adaçayı, yeşil çay, anason, kantaron, rezene, nane limon, ısırgan otu ve biberiye eşliğinde hazırlanacak çayların idrar sökme dolayısıyla ödem atma özellikleri bulunmaktadır. Ayrıca yine ödemin atılabilmesi için yeşil çay ekstresi ya da üzüm çekirdeği ekstresi de kullanılabilmektedir.

Hamilelikte Ödem için Hangi Doktora Gidilir?

Ödem genellikle fazla kilo alımının gerçekleştiği hamileliğin 5.ayından sonraki dönemde oluşmaktadır. Ödem belirtileri görüldüğü takdirde anne adayının bunu Kadın Doğum Uzmanıyla paylaşması ödemin altında yatan sebebin saptanması açısından önemlidir.

Şiş ve gergin ya da parıldayan bir cildi olan kişilerin veya vücudun şişkinlik olan bölümlerine baskı uygulanmasının ardından çukurlaşma oluşması durumu genelde basit ödemi göstermektedir. Ancak daha detaylı inceleme ve uygun tedavinin uygulanması adına kişinin doktoruna bu durumdan detaylı bahsetmesi bazen hamilelik kaynaklı olmayan ödem oluşumunun farkına varılması ve bu yolla bazı hastalıkların fark edilmesi ve önlenebilmesi için önem arz etmektedir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Hamilelikte Ödem ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Hamilelikte mide ağrısı ve şişkinlik sık karşılaşılan durumlardandır. Ancak karında meydana gelen her şişkinlik hamileliğe işaret değildir. Vücudun o dönemde içinde bulunduğu su ve mineral kullanımı, kişinin beslenme alışkanlıklarında meydana gelen değişimler, bazı çiğ gıdalar, kadınlarda regl öncesi vb. özel dönemler gibi etkenler kadınlarda dönemsel olarak şişkinliğe sebep olabilmektedir. Dolayısıyla karında şişkinlik hamilelik belirtilerinden biri olabilir ancak bir kesinlik arz etmemektedir.

Gebelikte ödem, gebeliğin herhangi bir döneminde oluşabilmektedir fakat hamileliğin ilk aylarında şişkinlik çok fazla meydana gelmez. Genelde 5.ay yani ortalama 20.hafta gibi farkına varılır ve 6.aydan itibaren artış gösterebilmektedir şeklinde cevap vermek mümkündür. Hamilelik döneminde ödem genellikle yüzde, ellerde, ayaklarda, bacaklarda, el ve ayak bileklerinde görülmektedir. Hamilelikte karın şişkinliği de sıkça rastlanılan bir ödem şeklidir.

Hamilelik sırasında meydana gelen şişkinlik ve gaz oluşumunu engellemenin çeşitli yolları bulunmaktadır. Bunların başında beslenme gelmektedir. Kişi, beslenme günlüğü tutarak kendisinde şişkinlik sorununa yol açan besinleri saptayabilir ve bu besinleri dikkatli tüketebilir. Bunun dışında:

  • Doğru nefes almayı öğrenmek ve nefes teknikleri kullanmak, 
  • Hafif ve hamileliğe uygun egzersizler yaparak sindirim sistemini harekete geçirmek,
  • Yemek yerken konuşmaktan kaçınmak,
  • İçeriğinde şişkinlik yaptığı bilinen fruktoz gibi şekerlerin bulunduğu besinleri kontrollü tüketmek,
  • Öğünlerle birlikte içecek tüketmemek, 
  • Gazlı meşrubatlardan kaçınmak,
  • Bol su tüketmek

gibi bazı küçük alışkanlıklar hamilelikte gaz ve şişkinlik oluşumunun azalmasına yardımcı olabilir. Daha ciddi şişkinlik sorunlarında gaz gidericiler gibi ilaç destekleriyle ilgili olarak uzmanlara danışmakta fayda vardır. 

Hem hamilelikte hem de hamilelik dışı dönemde ödemin insan vücudunda kilo alımına sebep olduğu bilinmektedir. Ancak ödemin sebep olduğu ani kilo yükselişleri kalıcı bir kilo alımına işaret etmemektedir. Dolayısıyla ödemin sebep olduğu kilo alımı için endişe etmeye gerek yoktur, çünkü söz konusu kilo alımı dönemseldir.

Bireyler genelde doğumdan hemen sonra ödemin geçmesini beklemektedir. Ancak bu o kadar kolay ve çabuk gerçekleşen bir hadise değildir. Genellikle doğumdan ortalama 1 ay sonra yavaşça ödem azalması gözlemlenmektedir. Bebeği emzirmek ve anne sütünü de artırmak amaçlı olarak fazla sıvı tüketimi süreç içinde ödem atılmasına destek olmaktadır.