Gebeliğin Sonlandırılması Gereken Durumlar

Gebeliğin bazı durumlarda anne hayatını tehdit etmesi üzerine sonlandırılması gerekmektedir. Bu tarz durumların dışında ise anne isteğine bağlı yasal sınırlar çerçevesinde sonlandırma işlemi gerçekleşir.

Gebeliğin Sonlandırılması Gereken Durumlar Nedir?

Gebeliğin bazı durumlarda anne hayatını tehdit etmesi üzerine sonlandırılması gerekmektedir. Bu tarz durumların dışında ise anne isteğine bağlı yasal sınırlar çerçevesinde sonlandırma işlemi gerçekleşir. Gebelik sonlandırma, çeşitli sebeplerden ötürü gündeme gelebilir. Hamileliğin ilk zamanları ele alınacak olursa gebelik sonlandırma yasal süre, son adet tarihi baz alınarak 10 hafta olarak belirlenmiştir.

İstenmeyen gebelik sonlandırma genellikle bu haftalar içerisinde gerçekleşir. 10. haftadan sonra gebeliğin sonlandırılması gereken durumlar ise uzman hekimler tarafından belirlenir veya genetik testler sonucunda aileye bilgi aktarımı gerçekleşerek karar verme hakkı sunulur. Annenin hayatının risk altında olduğu durumlarda gebelik sonlandırma süresi tüm hamilelik boyunca hekimlerin onay vermesi üzerine gerçekleşebilir.

10 haftadan sonra gebelik sonlandırma işlemi için en az 3 hekimden onay alınması gerekmektedir. Çünkü bu haftadan sonra isteğe bağlı olarak gebeliğin sonlandırılması yasal değildir. Bebeğin hayati fonksiyonlarının düzgün çalışmaması, annenin hayatını tehlikeye atma riski hesaplanarak çeşitli yöntemler ile gebelik sona erdirebilir.

Gebeliğin Sonlandırılması Gereken Durumlar Nelerdir?

Gebeliğin ilk haftalarından itibaren riskli durumlar söz konusu olabilir. Böyle durumlarda fetüsün gelişimi incelenerek gebeliğin devam ettirilip ettirilemeyeceği yakından takip edilir. Genellikle riskli gebelik takibi yapılır. Kontrol süreleri daha sıklaşarak, anne ve bebeğin hayati değerleri takip edilir. Gebeliğin sonlanması gereken durumlar şu şekilde sıralanabilir;

  • Dış gebelik: Rahim dışında gerçekleşen döllenmeye dış gebelik denmektedir. Normalde fallop tüplerinde döllenen yumurtanın rahme dönmesi gerekir fakat dış gebelikte rahime yumurta dönmez. Gebeliğin fark edildiği andan itibaren kese kontrolü yapılarak dış gebelik olup olmadığı incelenir. Daha erken bir dönemde dış gebelik meydana geldiyse 2 ve 3 haftalık gebelik sonlandırma işlemine gerek kalmadan vücut yumurtayı kendiliğinden atabilir.

Kesenin artık tespit edilebildiği 5 ve 6. haftalarda ise dış gebelik teşhisi kesin olarak konabilir. 5-6 haftalık gebelik sonlandırma işlemi genel olarak dış gebelikten veya kimyasal gebelikten kaynaklanmaktadır. Belli bir zaman sonra ise fallop tüplerinde büyüyen yumurta ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Tüpte patlama yaşanırsa iç kanama yaşanabilir.

  • HidrosefaliBebeğin beyin içi odacıklarında sıvı birikimi oluşması sonucunda basıncın yükselip beyne zarar vermesidir. Bu durumun hafif seyrettiği durumlarda beyne zarar gelmeden kendiliğinden sıvı birikimi kaybolabilir veya kaybolma görülmez ise hidrosefali gebelik sonlandırma işlemini zorunlu hale getirebilir.
  • Genetik hastalıklar: Gebeliğin sonlanması gereken durumlar arasında en sık rastlananlar anomali sonucu gebelik sonlandırma durumlarıdır. Organlarda veya kromozomlardaki değişiklikler bebeğin sağlıklı bir şekilde gelişimini engelleyebilir. Down Sendromu, Di George gibi genetik hastalıklarla karşılaşılabilir. Böyle bir tanı konduğunda ebeveynler bilgilendirilerek hamilelik sonlandırma yöntemleri paylaşılabilir.

Genetik hastalıkların tanısı konduktan sonra gebelik 24. haftaya kadar sonlandırılabilir. Devlet tarafından genetik bozukluklarda 24 haftalık gebeliğin sonlandırılmasını mümkün kılınmaktadır. Yine hekim onayları alınarak, aile bilgilendirilerek ve mutlaka aile onayı alınarak işlem yürütülür. Aile onay vermezse gebelik devam eder.

  • Preeklampsi ve EklampsiGebelik zehirlenmesi olarak bilinen preeklampsi, annede ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Yakından takip gerektiren bir hastalık olduğu için belirtilerin yükseldiği, anneyi tehlikeye soktuğu durumlarda gebeliğin sonlandırılması gerekmektedir.

Gebelerin %5’inde görülmektedir ve gebeliğin sonlandırılması dışında alternatif bir tedavisi yoktur. Eklampsi ise preeklampsi ile benzerlik göstermesinin yanı sıra annenin nöbet geçirdiği bir hastalıktır. Daha çok sara nöbetini andıran kasılmalarla birlikte diğer belirtiler teşhis konması için ayırt edici olmaktadır.

  • Gebelik şekeriGebelik şekeri hamilelik boyunca risklidir. Bebeğin hızlı büyümesine neden olmakta, annenin değerlerinde oynama yaratmaktadır. Çoğu durumda kontrol altında tutularak doğuma kadar gidilebilse de çoğu durumda da gebeliğin sonlanması gerekmektedir. 
  • Enfeksiyon: Hamilelik boyunca enfeksiyonlar gebeliğin sonlanmasına neden olabilir. Bu nedenle hamilelere sıklıkla enfeksiyon testleri uygulanarak kontrol sağlanır. Eğer bir enfeksiyon bulgusu izlendiyse, gebelik sürecinde var olup olmadığı incelenir. Özellikle kızamıkçık, parvo virüs, toksoplazma gibi enfeksiyonlar bebeğe zarar verir veya anomali oluşmasına neden olur.
  • Nörolojik hastalıklar: Anne adayındaki nörolojik hastalıklar bebeğin gelişimini etkileyebilir veya gebelik sırasında anneye zarar verebilir. Örneğin; sara hastalığı olan bir kişinin geçirdiği nöbetler, bebeğe oksijen gitmesini engelleyebilir. Böyle durumlarda ise bebek ya da anne riske girdiği için sağlıklı bir gebelik olmaz ve gebeliğin sonlandırılması gerekebilir.

Gebeliğin Sonlandırılması Gereken Durumlar Nasıl Tespit Edilir?

Gebeliğin sonlanması gereken durumlar genellikle kadın doğum uzmanı takibindeyken belirlenir. Risk takibi yapılır ve genetik hastalıkların olup olmadığı veya anne adayının hayati değerleri, hastalıkları incelenir. Anne ve bebek için medikal nedenlerin bulunması ile de gebeliğin sonlanması gündeme gelebilir. Hamileliğin sonlanmasına karar vermeden önce uygulanan bazı yöntemler vardır. Bunlar; ultrason, tarama testleri, amniyosentez, enfeksiyon testleri, kordosentez ve koryon villus örneklemesi CVS olarak sıralanır.

  • Ultrason: Gebelik takibi ancak ultrason ile yapılabilir. Bebeğin gelişimi, suyu, kesesi ve rahim içi bu sayede detaylı olarak kontrol edilir. Belli aralıklarla bebeğin haftasıyla uyumunun nasıl olduğu ve vücut fonksiyonları incelendiği için bir anomali görülmesi halinde gebeliğin devam edip etmeyeceği incelenmeye başlanır. Bunun için de tanı testleri önerilir.
  • Detaylı ultrason: Detaylı ultrason gebeliğin 22. haftasına yapılır. İç organlarının detaylı bir şeklide incelenmesinin mümkün olduğu işlem sırasında kordon ve plasenta da detaylı olarak incelenir. Ayrıntılı ultrason sırasında organlarda veya plasentada fark edilen bir anormallik, diğer tanı testleriyle kesinleştirilir. Genellikle genetik hastalıkların ilk saptanma noktası ultrasondur.
  • Tarama testleri: Tarama testleri 2’li, 3’lü ve 4’lü test olarak bilinmektedir. Genetik hastalıkların risk oranını çıkaran test %100 doğru sonuç vermemektedir fakat risk oranı büyük ölçüde fikir vermektedir. 12. haftada yapılan 2’li test sonuçları 1 hafta sonra çıkar ve yüksek risk olması halinde aile isterse 13 haftalık gebeliğin sonlandırılması mümkündür. Tarama testlerinde yüksek çıkan oran sonucu amniyosentez önerilerek kesin tanı konması önerilmektedir.
  • Enfeksiyon testleri: Hamileliğin başlarından itibaren anneden sürekli kan alınarak bazı testler yapılır. Bunlar içerisinde enfeksiyon testleri oldukça önemlidir. Rubella, toksoplazma gibi enfeksiyonlar bebekte gelişim geriliği, zeka geriliği ve anomali yaratabilmektedir. Bu nedenle tanı testleri devreye girerek bebeğin enfeksiyona maruz kalıp kalmadığı öğrenilir. Bebekte bir anomali ya da gerilik saptanması halinde ise gebelik sonlandırma bilgilendirmeleri yapılır.
  • Amniyosentez: Bebeğin bulunduğu su içerisinden alınan sıvının laboratuvarda incelenerek, genetik hastalıkların olup olmadığının belirlenmesidir. Amniyosentez sonrası gebeliğin sonlandırılması oldukça sık rastlanan bir durumdur. Amniyosentez işlemi sonrası çıkan ilk sonuçlar Down Sendromu gibi kalıtsal hastalıklar hakkında bilgi vermektedir. Böyle bir durumda ise aile gebeliği sonlandırmaya karar verirse, alınan hekim onayları ile birlikte devlet onay verebilmektedir.
  • Kordosentez: Bebeğin göbek kordonundan alınan kanın incelenmesidir. Direkt olarak bebeğe bağlı olduğu için Down Sendromu benzeri kalıtsal hastalıkların teşhisi konabilir. İleriki haftalarda amniyosentez yerine nadir de olsa tercih edilir. Bebeğin yerinin azalması sıvı alma işlemini zorlaştıracağı için kordosentez uygulanır. Riskli bir işlem de olsa Down Sendromu gebelik sonlandırma ve bunun için gerekli olan kesin tanı için önemlidir.
  • Koryon villus örneklemesi (CVS): Plasentadan iğne yardımıyla doku alınıp inceleme işlemidir. Laboratuvarda incelenen sonuçlar, gebeliğin sonlandırılması gerekip gerekmediği hakkında bilgi vermektedir. Kromozomların incelenmesinde etkilidir ve kesin sonuç verdiği düşünülür.

Gebeliğin Sonlandırılması Gerektiği Nasıl Anlaşılır?

Gebeliğin sonlanması gereken durumlarda bazı belirtiler meydana gelebilir. Aynı zamanda bebeğin gelişiminde farklılıklar oluşabilir. Gebeliğin sonlanması gereken durumlarda ortaya çıkan belirtiler şu şekilde sıralanabilir;

Annede izlenen belirtiler;

Bebekte izlenen belirtiler;

  • Ense kalınlığı ölçümünde anormal değer
  • Burun kemiği ölçümünde anormal değer
  • Karın, baş ve boy genişliği haftasından geri kalması
  • Amniyon sıvısında azalma/artma
  • Kalp atışının azalması
  • Organlarda anomali
  • Şekil bozuklukları

Gebelik Sonlandırılması Yöntemleri Nelerdir?

Gebelik sonlandırma yöntemleri hamileliğin haftasına bağlı olarak değişebilmektedir. Aynı zamanda isteğe bağlı gebelik sonlandırma işlemlerinde veya farklı bir sebepten ötürü ilk haftalarda gebelik sonlandırma ilacı kullanılabilirken, ileriki haftalarda bu mümkün olmamaktadır.

Kürtaj olmadan gebelik sonlandırma bu şekilde ilaçlarla gerçekleşebilir. Sanılanın aksine adet söktürücü ilaçların kesin olarak böyle bir etkisi bulunmamaktadır. Bazı kimyasal bileşenler düşüğe ve sakatlıklara neden olsa da bazı adet söktürücüler.

Kürtajsız gebelik sonlandırma için uzman hekim tarafından belirlenen yöntemler uygulanmalıdır. Adet söktürücüler veya diğer kimyasallar kişinin hayatını tehlikeye sokabilir. Tüm gebelik sonlandırma işlemleri uzman hekim kontrolünde, kanama ve parça takibi yapılarak uygulanmalıdır.

Gebelik sonlandırma yöntemleri şu şekildedir;

  • Gebelik sonlandırma ilaçları: Cerrahi müdahale gerektiren kürtaj dışında gebelik sonlandırma yöntemleri arasında olan ilaçlar, tercih edilen seçenekler arasındadır. Özellikle dış gebelik sonlandırma yönteminde ilaçlar ve iğneler kullanılır. Gebelik sonlandırma iğnesinin ardından genellikle beta HCG değerleri birkaç gün incelenir.

İlaçlar dış gebelik tedavisinde, gebeliğin sonlanması için kas içine uygulanır. Tek doz olarak uygulansa da 3 gün incelenen değerler sonucunda, hormonlarda bir azalma görülmezse tekrar dış gebelik sonlandırma iğnesi 2. doz olarak uygulanır.

Ağızdan alınabilen diğer haplar ise progesteron hormonunu bloke ederek gebeliğin sonlanmasını sağlar.

  • Cerrahi işlemle gebeliğin sonlanması: Gebelik sonlandırılırken kürtaj yapılacaksa, günümüzde uygulanan yöntemlerin başında vakumlu kürtaj gelmektedir. Güvenilir ve kolay bir işlemdir. Rahim duvarları ve parçalar temizlenerek, parça kalmayana dek işlem sürer. 10 haftadan küçük gebeliklerde anne isteğine bağlı olarak, evliyse eşle beraber onay alınarak, 18 yaşından küçük olması halinde veli onayıyla işlem gerçekleşir. Gebeliğin 10 haftayı geçtiği durumlarda hekim onayı istenir.
  • Suni sancı ile gebeliğin sonlanması: İleriki haftalarda gerçekleşen gebelik sonlanmaları için daha çok uygulanan yöntemdir. Erken doğumda veya 40 haftayı aşan gebeliklerde de sıklıkla suni sancıya başvurulur.

Örneğin; 26 haftalık gebelik sonlandırma durumu söz konusuysa, bebeğin doğumdan sonra yaşama oranı düşük de olsa var olduğu için anneye suni sancı verilebilir. Suni sancı ile gebelik sonlandırma yönteminde, vajinal ilaçlarla rahim ağzı yumuşatılır ve damardan ilaç verilerek sancıların başlaması sağlanır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Gebeliğin Sonlandırılması Gereken Durumlar ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Normal olmayan gebelikler sonucu anne hayatı riske girebilir, bebeğin gelişimi sağlıklı bir şekilde devam etmeyebilir. Böyle durumlarda gebeliğin takibi düzenli ve sistematik ilerlemelidir. Tehlike oluşması halinde ise erken gebelik sonlandırma yolları planlanarak sağlıksız gebelik sona erdirilebilir. Normal olmayan gebelikler; dış gebelik, yalancı gebelik, çoğul gebelikler, bebekte anomali saptanması, kan uyuşmazlığı durumlarını kapsar.