evim.com

Diyetisyen, genel sağlık durumunun korunması ve iyileştirilmesi için kişinin beslenme durumu ile ilgilenen branştır.

Obezite, aşırı yağlanma sonucunda vücut kitle indeksinin 30’un üzerinde olması durumudur.

Obezite tedavisinde en önemli pay, yaşam tarzı değişikliğidir. Yaşam tarzı değişiklerine ek olarak, medikal ve cerrahi tedavi de bazı hastalarda gerekli olabilmektedir.

Halk arasında yüksek tansiyon olarak da bilinen hipertansiyon, kan basının sürekli olarak 140-90 mm/Hg üzerine çıkması durumudur.

Morbid obez, kişinin vücut kitle endeksinin 40'ın üstünde çıkmasıdır.

Diyetisyen ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Yüksek tansiyona sahip olanlarda ilk adımda yaşam değişiklikleri önerilir. Düzenli yapılan hafif egzersizlerle, uygulanacak diyetlerle (yağlı yiyeceklerden kaçınarak, sodyumdan (tuz) uzak durarak, potasyumdan zengin yiyeceklerle beslenerek, özellikle meyve ve sebze ağırlıklı besinlerle beslenerek), sigaradan, alkolden ve stresten uzak durarak tansiyonu dengelemeye çalışılır. Ancak bunlar yeterli gelmediği taktirde doktor tarafından reçete edilen ilaçlar kullanılmalıdır. Bazı dirençli durumlarda ise birden fazla ilaç bir arada kullanılması gerekebilir.

Sistolik (büyük tansiyon) kan basıncı 120’nin üzerine çıktığında, diyastolik (küçük tansiyon) kan basıncı 80’in üstündeyken yükselmiş kan basıncı denir. 130-80 üzerine evre 1, 140-90 üzerine ise evre 2 hipertansiyon denilir. Bilinenin aksine sadece 140-90 üzerinde değil, 130-80 üzerinde de hipertansiyon hastalığı olur ve tedavi düzenlenmelerine başlanılabilir. Eğer tansiyon 180-120 üzerine çıkarsa buna hipertansif şok denir. Hasta şoka girer ve bu durumlarda acil müdahale gerekir.

Obezite ile mücadele etmekte en önemli faktör kişinin kilo verme isteği, azmi ve iradesidir. Kişi öncelikle kilo almasına sebep olan faktörleri belirlemeli, eğer bunları bulamıyorsa bir beslenme uzmanından yardım almalıdır. 

Kişiye kilo aldıran sebep ne ise ortadan kaldırılması ile sorun çözülür. Beslenme düzeni oturtmak ve dengeli beslenmek, bunu diyet mantığı ile değil hayatı tatsızlaştırmadan, zevk alma noktasını yemekten başka yere taşıyarak sağlıklı zaman aralığında yapmak gerekir. Şok diyetler, aç kalma ve içeriği belirsiz ilaçlar obezite ile değil sağlıklı metabolizma ile mücadele eder, hastayı hayati tehlikeye sokabilir.

Egzersiz yapmak hem bireylerin ruh sağlığını düzeltmekte hem de diyete uyumu arttırmakta oldukça önemli bir yere sahiptir. Bunların yanında kilo verilmesini de sağlar, vücut hatlarını güzelleştirir.

Karaciğer yağlanması alkol alımının sınırlandırılması veya kesilmesi, düzenli egzersiz ve beslenme, kan şekeri, trigliserit (kan yağ düzeyi) ve tansiyonun kontrolde tutulması ile önemli ölçüde önlenebilir.

Karaciğer yağlanması çoğunlukla şikayetsiz devam ettiğinden ağrı olması da çok beklenmez. Ancak karaciğer büyüdüğü zaman karnın üst sağ tarafında ağrı olabilir.