Boyun Ultrasonu

Boyun ultrasonu, başarılı olarak uygulandığında baş ve boyun bölgesindeki birçok patolojinin değerlendirilmesinde kullanılabilen bir görüntüleme tekniğidir.

Boyun Ultrasonu Nedir?

Boyun ultrasonu, başarılı olarak uygulandığında baş ve boyun bölgesindeki birçok patolojinin değerlendirilmesinde kullanılabilen bir görüntüleme tekniğidir. Bu görüntüleme ile boyun bölgesindeki kistler, lipomlar, boyun damar tümörleri ve hiperplastik lenf düğümleri gibi bazı iyi huylu boyun lezyonları tespit edilebilir.

Boyun ultrasonu, servikal lenf nodu evrelemesinde yaklaşık %90 doğruluk oranına sahiptir ve semptomsuz lenf nodu nükslerini tanımlayabilir. Büyük damar duvarındaki tümör infiltrasyonlarının (normalinden fazla olması) değerlendirilmesi için tercih edilen bir yöntemdir. Yüzeysel lobdaki tükürük bezi tümörleri tamamen boyun ultrasonu ile tanımlanabilir ve ayrıca tükürük taşları tespit edilerek yeri belirlenebilir.

Boyun Ultrasonu Nasıl Çalışır?

Ultrason görüntüleme; balıkçıların veya gemilerin kullandığı sonar cihazı ile aynı mantıkta işlemektedir. Ses dalgası bir nesneye çarptıktan sonra geri dönmekte veya yankılanmaktadır. Yankılanan ses dalgalarının ölçülmesi ile o nesnenin boyutu, şekli, ne kadar uzakta olduğu ve tutarlılığı belirlenebilir. Aynı zamanda nesnenin katı veya sıvı olduğu belirlenebilir. Boyun ultrasonunda boyundaki yapılarda, dokularda ve damarlardaki görünüm olarak değişiklikler tespit edilebilir ve anormal büyümeler olan tümörler tespit edilebilir.

Boyun ultrasonu yapılırken, bir dönüştürücü olan prob hem ses dalgalarını gönderir hem de boyun bölgesindeki yapılardan yankılanan dalgaları kaydeder. Dönüştürücü boyun cildine bastırıldığında, normalde duyulamayan, yüksek frekanslı ses dalgalarının oluşturduğu küçük darbeler gönderir. Ses dalgaları boynun içindeki yapılardan, sıvılardan ve dokulardan geri yansır. Dönüştürücüde bulunan hassas alıcılar sayesinde, ses perdesinde ve yönünde oluşan küçük değişiklikleri kaydedilir. 

Yankılanan bu ses dalgalarındaki küçük değişiklikler anında ölçülür ve görüntüye dönüştürülerek bir bilgisayar tarafından kaydedilir ve bir monitörde gerçek zamanlı olarak görüntülenme sağlanmış olunur. Böylelikle boyundaki lenf bezleri, doku, damar, yapı ve anormalliklerin görüntüsü alınmış olunur.

Boyun Ultrasonu Neden Çekilir?

Boyun ultrasonu veya diğer ismiyle tiroid ultrasonu, tiroid bezinin ve boyundaki komşu yapıların görüntülerinin elde edilmesi için çekilir. Tiroid bezi boynun önünde, yaka kemiklerinin hemen yukarısında bulunur ve kelebek şeklindedir. Boynun her iki tarafında bir lob bulunmaktadır ve dar bir doku bandıyla bağlanır. Vücudun her yerinde bulunan, kan dolaşımına hormon üreten ve gönderen tiroid bezi, dokuz endokrin bezinden biridir.

Tiroid bezi, kalbin ne kadar hızlı attığı da dahil olmak üzere çeşitli vücut işlevlerini düzenlemeye yardımcı olan tiroid hormonunu üretir. Tiroid de cilt yüzeyinde hissedilebilen veya hissedilmeyen yamalı alanlar veya nodüllerin gelişmesi çok yaygındır. Yetişkinlerin yaklaşık yüzde 5 ila 10'unda muayene sırasında belirlenen tiroid yumruları görünmektedir. Bunlara, elle muayene edilebilen nodüller denir.

Ultrason çok hassas olduğundan dolayı fiziki muayene ile fark edilmeyen birçok nodül belirleyebilir. Bunun yanında bazı yaş gruplarında (erişkinlerin yüzde 70'i kadar) ultrasonda tespit edilebilen nodüller görülür. Görüntülenen nodüllerin büyük bir kısmı, herhangi bir risk içermeyen iyi huylu olan tiroid dokusu bulunan alanlardır. Bunun yanında az bir kısmı gerçekte tiroid tümörleri çıkarken, daha ileri düzeyde bir tanı konmasını veya tedavi yapılmasını gerektirir.

Boyun ultrasonu tipik olarak şu durumlarda kullanılır:

  • Boyunda bir yumrunun tiroidden mi yoksa komşu bir yapıdan mı kaynaklandığını belirlemek için tiroid nodüllerinin görünümünün analiz edilmesi,
  • Belirlenen nodüllerin iyi huylu nodül olup olmadığının belirlenmesi ya da nodülün biyopsi yapılmasını gerektirip gerektirmediğinin belirlenmesi,
  • Biyopsi yapılması durumunda, yapılacak ince iğne aspirasyonun ultrason rehberliğinde doğru konumlandırılmasını sağlanması,
  • Fiziki muayene esnasında nodül tespit edildiyse, daha fazla nodül olup olmadığının taranması.

Ayrıca boyun ultrasonun sağladığı faydalar şu şekilde sıralanabilir;

  • Cerrahi ve anestezi gerektirmeyen bir işlem olmasıyla çocuklar dahil olmak üzere herkese güvenle uygulanabilir.
  • Kullanımı kolaydır ve diğer görüntüleme yöntemlerinin çoğundan daha ucuzdur.
  • Son derece güvenli bir görüntüleme tekniğidir ve radyasyon kullanmaz.
  • Ultrason taraması, röntgen ile iyi görüntülenemeyen yumuşak dokuların net görüntüsünün alınmasına olanak tanır.
  • Gerçek zamanlı görüntüleme sağlayarak iğne biyopsileri ve sıvı aspirasyonu gibi minimal invaziv prosedürlere rehberlik etmek için iyi bir araçtır.

Ultrason gerçek zamanlı görüntüler sağladığından, iğne biyopsileri de dahil olmak üzere bazı prosedürleri yönlendirmek için kullanabilir. Ultrason ayrıca bir drenaj aracının veya kateterin yerleştirilmesine rehberlik edebilir. Bu, güvenli ve doğru yerleştirmeyi sağlamaya yardımcı olur.

Boyun Ultrasonu Nasıl Çekilir?

Boyun ultrasonu, boyundaki tiroid bezinin görüntülerini almak için ses dalgalarını kullanır. İyonlaştırıcı radyasyon kullanmaz ve genellikle rutin bir fiziksel muayenesi sırasında fark edilen yumruları veya nodülleri değerlendirmek için kullanılır. Güvenli ve ağrısız olan bu tanı tekniği kullanarak boynun iç görüntüleri alınabilir. 

Her ne kadar güvenli ve kolay bir tanı testi olsa da, öncesinde bazı hazırlıkların yapılması gerekir. Boyun ultrasonu öncesi hazırlıklar şu şekilde sıralanabilir;

Öncesinde

  • Öncelikle probun boyun kısmında kolaylıkla hareket edeceği şekilde rahat kıyafetler giyilmesi gerekir.
  • Gerekirse önlük giyme tercih edilebilir.
  • Diş implantı, piercing ve takı gibi metal aksesuarlar çıkartılır. 
  • Bunlar dışında başka bir hazırlık gerektirmeden boyun ultrasonu çekim işlemine başlanabilir.

Bazı durumlarda ultrason görüntülerinin kalitesini iyileştirmek için kan dolaşımına kontrast maddeler enjekte edilmesi önerilebilir. Bu genellikle küçük kabarcıklarla dolu gazdan yapılmış malzemelerle doldurulmuş bir iğne kullanılarak hızlı bir enjeksiyonla yapılır.

Sırasında

Boyun ultrasonu hastanede yatmayı gerektiren bir tedavinin bir parçası olarak çekilebilirken, genellikle ayakta tedavi prosedüründe yapılmaktadır. İşlem genellikle 15-30 dakika içinde tamamlanabilirken bazı durumlarda bu süre uzayabilir. Boyun ultrasonu çekilirken işlem aşamaları şu şekilde sıralanabilir;

  • Hasta ultrason koltuğuna sırtüstü olarak uzanır. 
  • Boyun bölgesini açığa çıkarmak için baş kısmı, alttan destekleyen bir yastıkla kaldırılır.
  • Boyun bölgesine ses dalgalarını iyi iletebilmesi için jel sürülür.
  • Ultrason probu (dönüştürücü), boyun bölgesinde gezdirilerek görüntülenmesi istenen alanın görüntüleri alınır. Ayrıca görüntülerin iyi alınabilmesi için boynun farklı açılardan görüntüleri de alınabilir.
  • İstenen görüntüler alındıktan sonra jel silinir ve işlem sonlandırılır.

Boyun Ultrasonu Yan Etkileri ve Riskleri

Standart tanısal ultrasonun insanlar üzerinde bilinen zararlı etkileri yoktur. Ancak bazı durumlarda hafif yan etkiler görülebilir, bu yan etkiler şunlardır;

  • Cilt hassasiyeti dolayısıyla ciltte kızarıklık ve kabarma
  • Görüntüler alınırken probun bastırılmasından dolayı boyun bölgesinde hafif sancı 
  • Sabit pozisyonda kalınmasından dolayı boyunda geçici ağrı 

Boyun ultrasonu sonrası herhangi bir dinlenme ve izlenme gerektiren bir durum olmadığı için işlem sonrası kişi rutin hayatına devam edebilir.

Boyun Ultrasonunun Sınırlamaları 

Tiroid bezinde bir veya daha fazla nodül tespit edilirse, radyolog tarafından bu nodüllerin özelliklerini incelemesi gerekir. Bazı özellikler, bir nodülün doğası gereği iyi huylu olduğunu kuvvetle düşündürür ve bazıları, nodülün gerçek bir tümör olabileceği endişesini artırır. Bu durumlarda, radyolog kesinlikle iyi huylu ve kötü huylu topaklar arasında net bir ayrım yapamaz. Daha ileri değerlendirme için ince bir iğne biyopsisi ve dokunun mikroskop altında incelenmesi gerekebilir. Ancak bazı durumlarda sürveyans (bir hastalığın meydana gelmesi ve yayılması ile ilgili sistematik ölçüm) ve stabilite için birkaç ay sonra tekrar boyun ultrasonun yapılması gerekebilir.

Bunun yanında boyun ultrasonu ile tiroid fonksiyonunu, yani tiroid bezinin yetersiz mi, aşırı mı yoksa normal mi olduğunu ultrasonla belirlemek mümkün değildir. Bu belirleme için kan testi veya radyoaktif iyot alım testi yapılması gerekebilir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Boyun Ultrasonu ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Boyun ultrasonu fiyatı testin yapılacağı hastane, klinik ve uzmanın fiyat politikalarına göre değişiklik göstermektedir. Bunun yanında tanının konması için ek testler yapılması gerekiyorsa bu da fiyat üzerinde belirleyici faktörlerdendir. Boyun ultrasonu fiyatı hakkında doğru bilgiler edinebilmek için tercih edilen hastaneden bilgi alınmalıdır.

Boyun ultrasonu uzman bir radyolog tarafından uygulandığında boyun bölgesindeki kistler, lipomlar, karotis cisim tümörleri ve hiperplastik lenf düğümleri gibi bazı iyi huylu boyun lezyonları tespit edebilir. Ayrıca guatr ve boyun bölümünde görülen bezelerin görüntülenmesini sağlar. Boyun bölgesindeki dokuların incelenmesi için önemli bir işlemdir.

Boyun ultrasonu genellikle 15-30 dakika gibi bir sürede tamamlanabilen bir ultrason çekimidir. Ancak şüphelenilen durumlarda daha iyi görüntüleme sağlamak için boynun farklı açılarından çekim yapılması gerekebilir. Bu çekimlerde işlem süresi yaklaşık bir saate kadar uzayabilir.

Lenf bezi kanseri olarak bilinen lenfoma, vücudun kasık veya koltukaltı gibi farklı noktalarında olan lenf bezlerindeki şişlikler görüntülenerek tespit edilebilir. Boyun bölgesindeki lenf bezleri şişlikleri ve anormalliklerini kontrol etmek için boyun ultrasonu kullanılmaktadır. Şüphe duyulan durumlarla karşılaşılması halinde ek yöntemlere başvurulabilir.

Boyunda hissedilen bir anormallik veya şişlik endişe kaynağı olabilir. Boyun ultrasonu çekilerek bu bölgede normal röntgen ile elde edilemeyen yumuşak dokuların görüntüleri sağlanabilir. Bu görüntüler sayesinde cerrahi bir işleme veya biyopsiye gerek kalmadan tanı konularak tedaviye başlanabilir.