evim.com

Amalgam Dolgu Nedir?

Temelinde civa, gümüş ve kalay metalleri bulunan amalgam dolgu, restoratif diş hekimliği kapsamında kullanılan dolgu materyalidir

Amalgam dolgular, restoratif diş hekimliği kapsamında kullanılan dolgu materyalleridir. Tarihçesi çok eskiye dayanmaktadır. Civalı dolgu veya siyah dolgu olarak da bilinir. Zaman içinde sürekli geliştirilen bir materyaldir lakin günümüz teknolojisinde yeni dolgu materyalleri çıktığından artık kullanımı azalmaktadır. Temelinde civa, gümüş ve kalay metalleri bulunmaktadır. Farklı metallerde bu karışıma girerek özellikleri değişebilmektedir. Amalgam dolgular civa içeriğinden dolayı güvenirliği bazı kesimler tarafından sorgulanmaktadır. Lakin içeriğindeki civa miktarı oldukça düşüktür ve FDA (Amerikan gıda ve ilaç dairesi), ADA (Amerika diş hekimleri birliği) ve birçok kurum amalgam dolguları güvenli kabul etmektedir. Norveç ve İsveç’te ise amalgam dolgular olası sağlık problemlerinden dolayı yasaklanmıştır. Estetik bir materyal değildir. Daha çok arka grup dişlerde kullanılmaktadır.

Amalgam Dolgu Hangi Durumlarda Yapılır

Amalgam dolgunun kullanıldığı birçok durum vardır. Her ne kadar günümüzde kullanımı git gide azalsa da belli avantajları halen geçerliliğini koruduğundan kullanımı yaygındır. Amalgam dolgunun kullanıldığı durumlar şunlardır:

  • Süt ve sürekli küçük azı ve büyük azı dişlerinde; çiğneme yüzeylerindeki çukur şeklindeki çürükler, ara yüz çürüklerinde, diş etine yakın çürüklerde
  • Mine – sement birleşimindeki çürükler veya diş kökü üzerindeki sement çürüklerinde
  • Ön grup dişlerin damak ve dile bakan yüzlerindeki çukur çürüklerinde
  • Kök kanalında cerrahi olarak retrograd dolgu da (diş kök kanalının pulpa odasından değil de kök ucundan dolgu yöntemi olarak)
  • Fissür (azi dişlerinin çiğneme yüzeyindeki çukurcuklar) örtücü olarak
  • Azı dişlerindeki 3 yönlü geniş çürükler
  • Tükürük kontrolü zor olan hastalarda kompozit dolgu (beyaz dolgu) yerine yapılabilir.
  • Daha ucuz bir tedavidir. Ekonomik problemler nedeniyle uygulanabilir.
  • Ağız hijyeni kötü olan bireylerde
  • Dişteki madde kaybı fazla olduğu durumlarda amalgam dolgular kullanılabilir.

Amalgam Dolgunun İçeriği

Amalgam dolgular temelde civa, gümüş ve kalayın karışımıdır. Amalgam dolgulara farklı oranlarda metaller eklenerek özellikleri geliştirilmeye çalışılmıştır. Amalgam dolgu materyalindeki maddeler ve özellikleri şunlardır:

  • Bakır: amalgama sağlamlık verir. Dayanıklılığı ve sertliği arttırır.
  • Gümüş: amalgama sertlik verir. Amalgamın korozyonunu önler, akışkanlığı azaltır. Mikro sızıntıyı önler.
  • Kalay: amalgamın sertliğini azaltır. Amalgamın oluşmasına katkı sağlar. Genleşmeyi azaltır. Çalışma zamanına katkı sağlar.
  • Civa: akıcılık sağlar. Renklenme ve aşınmayı önler. Amalgamın temel maddesidir. %43-52 oranında bulunur.
  • Çinko: amalgamın içeriğindeki metallerin oksidasyonunu (oksijenle birleşip, metallerde bir nevi paslanma) önler.

Amalgamlar içeriğindeki materyallere göre sınıflandırılmaktadır. Birçok çeşidi vardır. Bakır, çinko ve metallerin boyutuna göre sınıflandırılmaktadır.

Amalgam Dolgunun Avantaj ve Dezavantajları

Amalgam dolguların birçok avantajı vardır. Lakin içeriğinden dolayı dezavantajlara sahiptir. Diş hekimliğindeki amaç amalgam dolgunun doğru ve güvenli bir şekilde yapılıp dezavantajlarını minimuma indirmektir. Amalgam dolgunun avantajları şunlardır:

  • Ağız içi çiğneme kuvvetlerine karşı oldukça dayanıklıdır.
  • Ağız sıvılarında erimez.
  • Dişe uyumu iyidir.
  • Hazırlanması ve uygulaması kolaydır.
  • Canlı dokulara zararlı değildir.
  • Uzun süre kullanımlarda oldukça başarılı ve güvenlidir. Ağız içerisinde yıllarca kalabilmektedir.
  • İçeriği sayesinde antibakteriyeldir.

Amalgam dolguların dezavantajları şunlardır:

  • Amalgam dolgunun kenarlarında kırıklar oluşabilir.
  • Estetik değildir.
  • Dişte renk değişimlerine sebep olabilir.
  • Amalgam dolgular için dişte yerleşeceği yere (kavite) özel şekil verilmesi gerekir ve diş dokusunu fazla kaldırmak gerekebilir. Bu yüzden diş dokularını zayıflatabilir.
  • Akıcıdır, ısı ve elektriği iletir.
  • Ağızda metalik tada sebep olur.
  • Zamanla korozyona neden olur, kararmalar meydana gelir.
  • Diş dokularına kimyasal olarak bağlanmaz, fiziksel olarak bağlanır.
  • Dikkatli yapılmadığında civa içeriği zararlı olabilir.
  • Kenarlarından mikro sızıntılar gerçekleşebilir.
  • Dental plak oluşumunu artırabilir.
  • İçeriğindeki bazı metallere alerji olabilmektedir.
  • Çok nadirde olsa diş eti teması sonucu Oral liken planus (ağız içi yumuşak dokulardaki beyaz çizgi, plak, lezyonlar) adı verilen bir hastalığa neden olabilmektedir.

Amalgam Dolgu Nasıl Yapılır?

Hastalar, diş hekimlerine diş restorasyonları için başvurduğunda ilk olarak ayrıntılı hasta hikayesi alınır. Hastaya sistemik (diyabet, kalp ve kan hastalıkları gibi) ve bulaşıcı hastalıkları sorulur. Herhangi bir metal alerjisi olup olmadığı öğrenilir. Daha sonra panoramik ve bite-wing (ısırma) radyografileri alınarak diş ve çevre dokularda ayrıntılı analiz edilir. Hastada mevcut çürükler konumu ve şekli incelenir. Hastaya çürük sebebiyle amalgam dolgu yapılacaksa şu işlemler sırası ile yapılır.

  • Gerekli ise ilgili bölgeye lokal anestezi yapılır.
  • Ağza Rubber dam örtüsü takılır.
  • Döner aletler ile çürük temizlenir.
  • Fiziksel tutuculuk için kaviteye (diş üzerinde açılan boşluk) şekil verilir.
  • Kaviteye altyapı materyali yerleştirilir.
  • Komşu dişlerle teması sağlamak ve uygun kontur, şekil vermek için ilgili dişlere muhakkak matriks denilen bir alet yerleştirilir.
  • Amalgam hazırlanıp açılan kaviteye yerleştirilir ve sıkıştırılır.
  • Amalgam dolguya önce yüzey düzgünleştirme sonra yüzey şekillendirilmesi yapılır.
  • Hastalar 24 saat sonra tekrardan çağırılır.
  • Amalgam dolgunun çok dikkatli bir şekilde ve su ile cilası yapılır. Bu sayede pürüzsüzlük sağlanır.

Amalgam Dolgunun Çıkarılması

Amalgam dolgular iyi yapılmadığı, altlarında çürük geliştiği veya hastaların estetik tercihine göre sökülebilmektedir. Bu işlem çok dikkat edilmesi gereken bir işlemdir. Çünkü işlem sırasında civa buharı oluşabilmektedir. Öncelikle hastalara Rubber dam örtüsü takılır. Üstü ve yüzü tek kullanımlık örtülerle örtülür. Bu sayede hastalar civa buharı ile parçalarını, soluma ve yutma durumunun önüne geçilmiş olunur. Daha sonra amalgam dolgunun sökülürken dikkat edilmesi gereken durumlar şunlardır:

  • Diş hekimi özel maske kullanmalı ve çok dikkatli bir şekilde takıp, siperlik ile kendini korumaya almalıdır.
  • İşlem bol su ile yapılmalıdır. Bu sayede civa buharı azaltılır.
  • Tükürük ve su emiciler kullanımı çok önemlidir.
  • Ortamın havalandırılması lazımdır.
  • Amalgamın büyük parçalar halinde sökülmesi sağlanmalıdır.
  • Özel civa hava filtreleri ile civa buharı emilmelidir.
  • Civanın atık suya karışmaması için su haznesi özel olarak ayrılmalıdır.
  • İşlem sonrasında hasta ağzını bol su ile çalkalamalıdır.

Amalgam dolgu söküm işleminde diş hekimi ve personelleri dikkat edilmediği takdirde amalgam içerisindeki civadan etkilenebilmektedir. Hamilelere amalgam dolgu söküm işlemi önerilmemektedir.

Amalgam Zehirlenmesi

Amalgam dolgu yapımı sırasında, cilalama işleminde ve sökülmesinde bir miktar civa buharı meydana gelebilmektedir. Diş hekimi aldığı önlemlerle mümkün olduğunca kendisini ve hastayı civa buharından korumalıdır. Dikkat edilmediği zaman civa zehirlenmeleri olabilmektedir. Amalgam dolgu zehirlenme belirtileri:

  • Ağızda ve dudaklarda hissizlik
  • Konuşmada zorlanma
  • Görme duyusunda kısıtlanma
  • Ataksik yürüyüş: değişik ve dengesiz yürüyüş
  • Akciğerlerde yaralanma, doku yıkımı ile bronşit
  • Böbrek ve sinir sisteminde civa birikmesi. Sinir ileri derecede hasar meydana gelebilir.
  • Bulantı, ishal, kusma
  • Kalp atım hızında artış
  • Deride kızarıklık

Amalgamdaki civa miktarı vücuttaki zararlı dozdan oldukça düşüktür. Lakin yine de çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Amalgamdaki civa hastalardan ziyade diş hekimleri için riskli bir durumdur.

Amalgam Dolgu Yapıldıktan Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler

Amalgam dolgular yapıldıktan sonra dikkat edilmesi gereken bazı durumlar mevcuttur. Mutlaka bu durumlara dikkat etmek gerekmektedir. Yoksa hem zararlı olabileceği gibi hem de amalgam dolgulu dişin ömrü azalacaktır. Bu durumlar şunlardır:

  • İşlem yapılan bölge en az 1 saat kullanılmamalıdır.
  • İlk 24 saat sert gıdalar tüketilmemelidir.
  • Diş hekimi 24 saat sonra 2. seans için çağırdığında polisaj işlemi yapılmalıdır.
  • Ağız hijyenine dikkat edilmelidir. Günde en az 2 kere dişler fırçalanmalıdır.
  • Asitli gıdaların tüketimi azaltılmalıdır.
  • Dişle aşırı sert gıdalar çiğnenmemelidir.
  • İlgili dişte birkaç gün veya hafta soğuk – sıcak hassasiyeti oluşabilir. Zamanla geçecektir.
  • Amalgam elektrik akımını iletir. Bazen ağız içerisinde galvanik akım oluşarak amalgam dolgulu dişlerde elektrik çarpması gibi hisler oluşabilir.

Amalgam Dolgunun Ömrü

Amalgam dolgular iyi bir şekilde yapılıp ve hastalar tarafından dikkat edildiği takdirde 20-25 yıl ağızda kalabilmektedir. Lakin iyi bir ağız hijyeni sağlanmazsa ve iyi bir amalgam dolgu yapılmazsa ömrü kısalabilmektedir. Aşırı asitli gıdalar tüketildiğinde amalgam dolgulu dişlerde aşınmalar ve amalgam yerinde sabit kalarak, amalgam yükselmesi denilen olay yaşanabilmektedir. Bu durum dişin ömrünü kısaltmaktadır. Zaman içerisinde sert gıdalar yenildiğinde amalgam dolgular kırılabilir ve ömrü kısalabilmektedir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
1
Makeleyi Paylaşın

Amalgam Dolgu ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Amalgam dolgular civa içeriğinden dolayı güvenirliği bazı kurumlar tarafından sorgulanmaktadır. Lakin içeriğindeki civa miktarı oldukça düşüktür ve FDA (Amerikan gıda ve ilaç dairesi), ADA (Amerika diş hekimleri birliği) ve birçok kurum amalgam dolguları güvenli kabul etmektedir. Amalgam dolgular dikkatli ve iyi bir şekilde yapıldığı taktirde oldukça güvenli bir tedavidir. Yıllarca ağızda kalabilir. Lakin dikkat edilmezse amalgam dolgu içerisindeki civanın zararları olabilmektedir.

Amalgam dolgular, ağız hijyenine dikkat edilmediği, iyi bir şekilde yapılmadığı ve cilalanmadığı takdirde ağızda metalik tat ve koku verebilmektedir. Amalgam dolgular dental plak birikimini artırabilmektedir. Bu durumda da koku oluşabilmektedir. Lakin iyi bir ağız hijyeni ile güzel bir amalgam dolgu ile oldukça güvenli, ağızda tat ve koku yapmamaktadır.

Amalgam dolgulu hastalar MR çekinme konusundaki araştırmalar devam etmektedir. Yapılan araştırmalarda bazı MR cihazlarının amalgam dolgu içerisinde civa salınımı yaptığını bildirmiştir. Lakin bunun hakkında halen yeterli çalışma yoktur. 150 yıldır kullanılan amalgam dolgular halen güvenli bir şekilde kullanılmaktadır.

Günümüzde bu sorunun cevabı artık kompozit dolgulardır (beyaz dolgu). Hem estetik hem de birçok avantajı sayesinde amalgam dolguların yerine tercih edilmektedir. Lakin kompozit dolgular bazı özellikleri gereğiyle amalgam dolgulara göre dezavantajları mevcuttur. Kompozit dolguların ömrü ortalama 5 yıl iken amalgam dolgular 20-25 yıla kadar çıkabilmektedir. Kötü ağız hijyenine ve tükürük kontrolü zor olan kişilerde amalgam dolgu yapmak daha avantajlıdır. Bunların dışındaki durumlarda ise kompozit dolgu daha çok tercih edilmektedir.

Amalgam dolguların aşınma dirençleri oldukça yüksektir. Kolay kolay aşınmazlar lakin bazı durumlarda aşınabilmektedir. Amalgamın aşınmasına amalgam korozyonu denir. Amalgam korozyonu iki şekilde olmaktadır; kimyasal veya elektrokimyasal. Kimyasal korozyonda amalgam dolgunun sadece yüzeyinde minimal bir aşınma meydana gelir ve sadece koyu renk oluşumu gözlenir. Elektrokimyasal korozyonda ise amalgam tükürük bileşenleri ile elektrik akımı olur ve aşınabilir.