Tüp Bebek

Tüp bebek tedavisi, yumurta ve spermlerin alınarak laboratuvar ortamında döllenme sürecinden sonra rahme geri yerleştirildiği bir yardımcı üreme tekniğidir.

Tüp Bebek Tedavisi Nedir?

İn vitro fertilization (ivf) olarak da bilinen tüp bebek tedavisi, yumurta ve spermlerin alınarak laboratuvar ortamında döllenme sürecinden sonra rahme geri yerleştirildiği bir yardımcı üreme tekniğidir. Bu prosedürde, ebeveynlerden alınan yumurta ve spermler, bir petri kabına toplandıktan sonra laboratuvar ortamında döllenir. Döllenme sonunda oluşan embriyolar belirli sayıda alınarak normal gelişimi ve bakımı için anne karnına aktarılırken, tüp bebek sonrası normal hamileliğe devam edilir. 

Bu doğal süreçte sperm, kadının rahminde yumurta ile birleşerek döllenir. Döllenen bu yumurta şayet rahim zarına tutunursa gelişmeye devam eder ve yaklaşık 9 ay sonra dünyaya gelir. Tüp bebek tedavisi yardımcı üreme teknolojisinde kullanılan etkili bir yöntemdir. Bu yöntemde kadının hamile kalmasını sağlamak için özel tıbbi teknikler ve teknolojiler kullanılırken, genellikle diğer doğurganlık teknikleri başarısız olduğunda uygulanır.

Tüp Bebek Neden Yapılır?

Çocuk sahibi olmak isteyen ancak son bir yıldır çocuk sahibi olma girişimlerinde başarısız olan çiftler genelde doğurganlık tedavisi görürler. Bu tedavide çiftlerin infertilite (kısırlık) nedenleri teşhis edildikten sonra en uygun tedavi başlatılır. Hem erkeklerde hem de kadınlarda üremeyi önleyen bazı durumlar vardır. Bu gibi durumlarda tüp bebek tedavisi bir dizi doğurganlık probleminin üstesinden gelerek avantaj sağlayabilir. Tüp bebek tedavisi uygulanabilecek kişiler veya koşullar şu şekilde sıralanabilir:

  • Tüpleri tıkalı olan veya dış gebelik ve enfeksiyon gibi sebeplerle tüpleri alınmış olanlarda
  • Karın cerrahisi geçirmiş, endometriozis ve enfeksiyon sebebiyle karın içi yapışıklıklar yaşanması durumunda, yumurtalıklar ve tüpler arasındaki yaşanan ilişki bozukluğunda, 
  • Kanserli yumurtalık ve çikolata kistinin çıkarılması için ameliyat olanlarda (bu ameliyatlar yumurtalık sayısını azaltabilir)
  • Polikistik over kist (iyi huylu çok sayıda kist) bulunanlarda, 
  • Yumurtalık kalitesi ve sayısı azalmış ileri yaş olanlarda,
  • Açıklanamayan kısırlık problemleri olanlarda,
  • Kadınlarda vajinismus (vajina kasların kasılması) veya erkelerde boşalma gibi nedenlerle çiftlerin ilişkiye giremediği durumlarda,
  • Meni analizinde bozukluk bulunanlarda,
  • Minimum bir ay arayla iki kez yapılan sperm testinde sperm sayısının 5 milyon/ml den az olanlarda,
  • Sperm sayısı sıfır ya da çok düşük olan ve hiç bulunmayanlarda, 
  • Spermlerde ciddi şekil bozukluğu olanlarda,
  • Testislerde oluşan tümörden dolayı ameliyat olan, ayrıca kanser tedavileri için radyoterapi ve kemoterapi alanlarda, 
  • Ergenlikte geçirilmiş kabakulak ve bazı enfeksiyonlar nedeniyle bu ateşli hastalıklara bağlı sperm üretiminde sorun yaşayanlarda,
  • İnmemiş testisi olanlarda, 
  • Sperm kanalları doğuştan gelişmemiş olanlarda veya sonradan geçirilen iltihabi hastalık sebebiyle problem yaşayanlarda,
  • Geçirdiği bazı ameliyatlar nedeniyle sperm kanalları tıkananlarda,
  • Diğer uygulanan tedavi yöntemleri sonucu bebek sahibi olamayan çiftlerde,
  • İmmunolojik (bağışıklık sistemini ilgilendiren) bağışıklık sorunları yaşayan çiftlerde,
  • Genetik problemleri olan çiftlerde,

Tüp bebek başarı oranları, anne adayının yaşı, üreme geçmişi, yaşam tarzı ve kısırlık sebebi gibi bazı faktörlerle de ilişkilidir.  Ayrıca tüp bebek yaş sınırı genel olarak 45’tir, çünkü genellikle 43 yaşından sonra uygulanan tedavide başarı oranı düşüktür. Bunun yanında canlı doğum oranları ile hamilelik oranlarını aynı değildir. Başlatılan her ivf döngüsü sonrası tespit edilmiş canlı doğum oranı şu şekilde sıralanabilir:

  • 35 yaş altı kadınlar için %60
  • 35-37 yaş arası kadınlar için %40
  • 38-40 yaş arası kadınlar için %25
  • 40 yaş üstü kadınlar için %15

Tüp Bebek Nasıl Yapılır?

Doğurganlık tedavileri duygusal ve fiziksel olarak zorlayıcı olabilir. Bu nedenle her tedavi döngüsünün mümkün olan en yüksek başarı şansına sahip olmasını sağlamak çok önemlidir. Yapılan kısırlık teşhisi her ne kadar kişinin kendisini güçsüz hissetmesine neden olsa da yapılan testler ve tedavi yoluyla sağlıklı ve başarılı bir hamilelik sağlanabilir. Bu amaçla, kısırlık teşhisinden sonra hamileliği gerçekleştirmek için tüp bebek tedavisinden önce yapılması gerekenler vardır. 

Tüp Bebek Öncesi Hazırlık 

Tüp bebek aşamalarından önceki hazırlık süreci, özellikle tüp bebek embriyo oluşumunun kaliteli olması için kritik değerdedir. Ne kadar erken hazırlanmaya başlanırsa hamile kalma şansı o kadar yüksek olur. Genellikle tedaviye başlamak için üç ila altı ay beklenilmesi önerilse de hazırlanmak için bir- iki ay olduğu durumlarda da bu tedavi başlatılabilir. Hazırlık aşamasında bazı tüp bebek öncesi yapılması gerekenler vardır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Obez olunması, (30'un üzerinde bir BMI) ivf sırasında yumurtalıkların izlenmesini ve yumurtaların aspire edilmesini zorlaştırabilir. Bu yüzden olunacak tedavi öncesi diyet ve egzersiz programları ile ideal kiloya ulaşılmalıdır.
  • Çok zayıf olunması, (19'un altındaki BMI) olgun ve sağlıklı yumurtaların üretilmesi için, uygun hormon seviyelerini sürdürmekte zorluk yaratır. Bu yüzden, tedavi öncesinde ideal kiloya ulaşmak için kilo alınmalıdır.
  • Genel sağlık durumu, tüp bebek sonucunu etkileyeceği için kalp sağlığı ile ilgili egzersizler yapılmalıdır. 
  • Aşırı miktarda kafein tüketimi ivf yoluyla gebe kalma yeteneğini % 50'ye kadar düşüreceği için günlük kafein alımı üç fincandan daha az kahve ile sınırlandırılmalıdır.
  • Stres sadece gebe kalmayı ve ivf başarısını etkilemekle kalmaz aynı zamanda kişinin genel sağlığa da bozabilir. Bu yüzden düzenli olarak stres atma uygulamaları yapılmalıdır. (Örneğin yoga, masaj, meditasyon, günlük yürüyüşler gibi)
  • Tütün veya alkol, yumurta ve spermin kalitesini olumsuz etkiler. Tüp bebek tedavisinde sigara içenler tedavi başlamadan 2-3 ay önce bırakmalıdır ve içilen ortamlardan uzak durmalıdır,
  • Genel sağlığı ve sperm üretimini arttırmak için erkek doğurganlık takviyeleri alınabilir.
  • Yeterince D vitamini alınmalıdır, çünkü D vitamini vücudun tüp bebek tedavisine olumlu yanıt vermesine yardımcı olur.
  • Tedavi öncesi kadınlar Alman kızamığı (kızamıkçık), suçiçeği ve tiroid fonksiyonu testleri yaptırmalılardır.
  • Folik asit, balık yağı, A ve multivitamin gibi bazı takviyeler ve ilaçlar alınmalıdır. 
  • Sağlıklı sperm ve yumurtalık üretimi için uyku kalitesi kritik değerdedir, bu yüzden anne ve baba adayının uykularına dikkat etmesi gerekir.
  • Deterjan çamaşır suyu, tuz ruhu veya amonyak gibi kimyasalların kullanımı sınırlandırılmalı ve maruziyet en az düzeye indirilmelidir. 
  • Tedavi öncesinde ve sürecinde psikolojik durum çok önemlidir, bu yüzden anne ve baba adayları birbirine her konuda destek olmalıdır.
  • Özellikle anne adayının kullandığı ilaçlar varsa uzmana bildirmelidir,
  • Sauna ve hamam gibi çok sıcak ortamları kullanmaktan kaçınılmalıdır,
  • Anne ve baba adayları ağır ve aşırı egzersiz yapmaktan uzak durmalıdır,
  • Anne ve baba adayı son iki ay içinde ateşli hastalık yaşadıysa uzmana bildirmelidir,
  • Anne ve baba adayı son 2 ay içinde cinsel organlarında iltihap veya enfeksiyon gibi sorun yaşandıysa bildirilmelidir,
  • Baba adayı sıkı iç çamaşırı yerine bol ve rahat iç çamaşırı kullanmalıdır,
  • Tedavide verilen randevuya zamanında gidilmelidir, çünkü tedavide başarılı olma oranını artırmanın önemli şartı zamanlamadır.

Tedavi Sürecinde Tüketilmesi Gerekenler

Tüp bebek tedavisinde dengeli bir diyet uygulanması yumurta veya sperm kalitesini artırır. Aşırı veya düşük kilolu olmak, doğurganlığı olumsuz yönde etkilerken, tüp bebek başarı oranını da düşürmektedir. Bu nedenle, uygun bir diyete başlamak bu sorunların üstesinden gelmeye yardımcı olur. Tüp bebek süreci duygusal ve fiziksel olarak zor bir süreç olduğu için iyi bir diyet aynı zamanda ruh halini de iyileştirir. Sağlıklı beslenme, her gün gereken miktarda makro besin almanın en iyi yoludur. Ancak gereken besinleri almanın yanında kalorileri takip etmek de önemlidir. 

Tüp bebek tedavisinde beslenmeye ayrıca özen gösterilmesi gerekir. Bu dönemde tüketilmesi gerekenler şu şekilde sıralanabilir:

  • Günlük olarak en az 2 litre su tüketmek önemlidir. Ayrıca maden suyu, kefir, evde sıkılmış meyve suyu, ayran ve süt tüketilmeye özen gösterilmelidir. Bunun yanında asitli içecekler ve kafein tüketmekten mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.
  • Şeker yerine tatlandırıcı kullanmaktan kaçınılmalıdır,
  • Haftada en az 2 gün barbunya, nohut, kuru fasulye gibi kuru baklagiller ve balık tüketilmelidir (omega3, mineral ve protein ağırlıklı besinler),
  • Yemekleri hazırlarken, ızgara veya kızartma yerine fırında, buğulama veya haşlama gibi pişirme yöntemleri uygulanmalıdır,
  • Sebzeler ve makarnalar çok haşlanmamalıdır,
  • Badem, yeşil yapraklı sebzeler ve fındık gibi folik asit bakımından zengin olan gıdalar tüketilmelidir,
  • Arı sütü, polen, yumurta, balık yumurtası ve havyar tüketilmelidir,
  • Mümkünse kemik iliği tüketilmelidir,
  • Isırgan otu, enginar gibi taze ve mevsimlik organik bütün yiyecekler tüketilmelidir
  • Her zaman yulaf keten tohumu, kepekli tahıllar gibi tam tahıl içerene gıdalar tüketilmelidir.

Tüp Bebek Aşamaları

Birçok çift tüp bebek tedavi sürecinin çok uzun dolduğunu düşünebilir, çünkü çok özel bir sırayla gerçekleşen birden fazla adımı içerir ve uygulanan her adımdan sonra üzerinde çalışacak daha az yumurta veya embriyo kalır.

Tüp bebek yaptıranlar için IVF sürecinin her adımında, daha fazla yumurta veya embriyo bulunmasını sağlamaya yardımcı olmak için farklı kararlar alınabilir. Örneğin IVF döngüsünün sağlıklı bir doğumla sonuçlanma olasılığını artırmak için, ek embriyolar oluşturulur ve dondurularak saklanır. Daha sonra dondurulan bu embriyolar kullanılarak tüp bebek dondurulmuş embriyo transferi yapılabilirken, ilerideki dönemlerde daha fazla çocuk sahibi olunabilir.

Tüp bebek tedavisinde bebek sahibi olmak için beş aşamadan oluşan tedavi sürecini tamamlamak gerekir.  Bunlar sırasıyla yumurtalıkların uyarılması (ovulasyon indüksiyonu), yumurtaların toplanması, sperm alınması, döllenme ve embriyo transferidir. Bu aşamaların işlem sırası şu şekilde gerçekleştirilir:

Yumurtalıkların Uyarılma (ovulasyon indüksiyonu) Aşaması

  • Adet döneminin üçüncü günü fazla sayıda yumurta elde edilmesi için yumurta büyütücü ilaçlar kullanılır ve tam kan sayımı testleri yapılır, 
  • Yumurta toplama aşamasından 1 ay önce doğum kontrol haplarıyla birlikte enjekte edilebilir ilaçlar alınır,
  • Adet dönemi başladığında yumurtlama uyarıcı ilaçlar alınır,
  • Estradiol veya östrojen (strojenik bir steroid hormonu) seviyelerinin kontrolü için kan testi yapılır,
  • Luteinleştirici hormonun (ovülasyonu başlatmak için) artmasını ve erken yumurtlamanın önlemesi için sentetik hormon alınır,
  • Yumurta topla aşamasından 40 saat önce HCG enjeksiyonu içeren (doğal hormon iğnesi) tüp bebek iğneleri uygulanır, 
  • Yumurta matürasyonu (olgunlaşması) ve yeterli büyüme sağlanması için ilaçlar uygulanır,
  • Daha fazla yumurtalık elde etmek ve yumurtalıkların uyarılması için sentetik hormon ve ilaçlar verilir,
  • Yumurtaların erken çatlamasını önlemek için çatlama önleyici ilaçlar kullanılır,
  • Embriyonun yerleşebilmesi için rahim iç duvarını hazırlayan ilaçlar verilir
  • Rahim içi duvarını örten ince tabakayı (uterusun endometriyumunu) ölçmek için ultrason yapılır,
  • Fallop tüplerinin ve rahmin incelenmesi için Histerosalpingografi  çekilir,
  • Uterus boşluğunu değerlendirilmesi için Histerosonografi (rahim içine sıvı veren alet) çekilir,
  • Uterusun içi her hangi bir küçük tümör veya kansersiz büyümeler olup olmadığının incelenmesi için Histeroskopi (ince teleskop) yapılır,
  • Bulaşıcı hastalık olup olmadığını kontrol etmek için test yapılır,
  • Vajinal ultrason yapılarak herhangi bir kist olup olmadığına bakılır, ayrıca yumurtaların gelişimi takip edilir ve duruma göre ilaç dozları ayarlanır,

Bunlar haricinde anne adayı düzenli olarak ilaç alması gerekiyorsa, yumurta toplama günü ilacı alıp almaması hakkında görüşmelidir.

Yumurta Toplama Aşaması

Yumurtaların toplama aşamasına geçilmeden önce, gereken uyarılmanın yapılabilmesi için öncelikle yumurtalıkların izlemesi gerekir. Bu süre yaklaşık 3 ila 7 gün sürerken, kişiden kişiye değişebilir. Bunun yanında kaç folikülün uyarıldığına ve ne kadar hızlı büyüdüğüne bağlı olarak süre uzayabilir. Tüp bebek yumurta toplama hCG hormonu ya da çatlatma iğnesinden genellikle 35-36 saat sonra yapılır. Genel itibariyle yumurta toplama süreci şu şekilde sıralanabilir:

  • Yumurta toplama işleminden önceki gece yarısından sonra hiçbir şey yenmemeli ve içilmemelidir, 
  • Yumurta toplamı aşamasına kadar araç kullanılmamalıdır,
  • İşlem öncesi metal eşyalar, lens ve takma diş gibi implantlar kullanıyorsa çıkarılmalıdır,
  • Yumurta toplama öncesi mesane boşaltılmalıdır,
  • Tüm bu hazırlıklar yapıldıktan sonra hastaya damardan IV (küçük tüp) hat başlatılır ve daha sonra sedasyon veya genel anestezi uygulanır,
  • Anne adayının tansiyon, kalp ritim hızı gibi hayati fonksiyonları ölçülür ve takibi yapılır,
  • Uygulanan anestezi sonrası vajina steril su solüsyonu temizlenir,
  • Vajinal ultrason aracılığıyla iğneyle yumurtalıklara ulaşılır,
  • Yumurtalar iğne ile aspire edilirken, genelde bu işlem yumurta miktarına göre 5-20 dakika arasında sürer.
  • Tüp bebek yumurta toplama işlemi sonrası kanama kontrolü yapılır,
  • Toplanan yumurtalar test tüpüne yerleştirilerek tüp bebek laboratuvarına gönderilir.

Sperm Alınma Aşaması

Sperm örneğinin genellikle yumurta toplama sırasında verilmesi gerekir. Bu yüzden tüp bebek transfer öncesi cinsel ilişkiden kaçınılarak yapılan 2-3 günlük cinsel perhiz sonrası alınan sperm örnekleri en kaliteli sonuçları verir. Genel itibariyle sperm alınma aşaması şu şekilde sıralanabilir:

  • Yumurta toplama aşamasında mastürbasyon yoluyla spermler alınır. 
  • Bazı durumlarda, spermi testislerden taşıyan tüpün olmaması veya tıkanması nedeniyle menide sperm bulunmaz. Bu yüzden üreme kanalından sperm elde etmek için testiküler sperm aspirasyonu (deriye iğne sokularak sperm alımı) veya biyopsi yoluyla sperm alınır.  
  • Daha sonra alınan spermler laboratuvara gönderilir.

Döllenme (Fertilizasyon) Aşaması

Sperm alınma aşaması tamamlandıktan sonra dördüncü aşama olan döllenme aşamasına geçilir ve bu işlem şu şekilde sıralanabilir:

  • Yumurta toplama işleminden sonra, yumurtalar özel bir kültür ortamına konulur. Bu ortam tam olarak uygun ve sıcaklık koşullarını sağlamak için geliştirilen kuluçka makinesi tarafından sağlanır.
  •  Yoğun ve kaliteli spermlerin izole edilebilmesi için meni örnekleri özel bir ortamda döndürülür. 
  • İzole edilmiş spermlerin saflaştırılması için başka bir ortamda yıkanır,
  • Kaliteli spermler ve olgun yumurtalar bir araya koyularak embriyo oluşumu için döllenme sağlanır, 
  • Kaliteli ve sağlıklı bir sperm direk olgun bir yumurtaya enjekte edilir, 
  • Embriyolar rahme aktarılmaya hazır olana kadar dikkatlice kontrol edilen koşullarda büyütülür, 
  • Fertilizasyon sürecinden (yumurta ve sperm arasında etkileşim süreci) 5-6 gün sonra zona pellicida (embriyoyu çevreleyen zar) rahim içine yerleşmesi için soyulur,
  • Bu aşamanın 4. veya 5. gününde embriyolardan kromozom bozukluklarının araştırılması ve genetik test için örnek alınır.

Embriyo Transferi Aşaması

Döllenme aşamasında ilk döllenme belirtileri, yumurtanın içinde iki çekirdek bulunması ile belirir.  Bu gerçekleştiğinde, döllenmiş yumurta önce ikiye, ardından üç, dört veya daha fazla hücre embriyolarına bölünmelidir. Daha sonra sağlıklı çıkan embriyo transferi 2 ile 6 gün sonrasında yapılır, bu prosedür basit ve ağrısız olduğu için her zaman sedasyona gerek kalmadan gerçekleştirilir. Embriyo transferi aşaması şu şekildedir:

  • Öncelikle rahim içinin net görülmesi için mesane dolu olmalıdır,
  • İnce kateter ile vajinadan ve rahim ağzından geçilerek rahim içine ulaşılır, 
  • Rahim içine ulaşıldığında bir veya birden fazla embriyo içeriye gönderilir,
  • Kateter çıkarılarak başarılı bir şekilde aktarıldıklarından emin olunması için mikroskop altında kontrol edilir,

Tüp bebek transferinden sonraki dönemde, progesteron hormonu alınması ilk hamilelik testine kadar önemlidir. Çünkü bu hormon embriyonun implante edilmesi için rahimdeki astarın hazırlanmasına yardımcı olur. Genellikle sonuç alınabilmesi için iki hafta kadar beklenilmesi gerekir. 

Hamilelik Testi

Tedavinin son aşamasının ardından 12 gün sonra tüp bebek idrar testi veya kan testi yapılır. Sonuçların değerlendirilmesi gebelik testi ve gebelik taraması olarak iki şekilde gerçekleştirilebilir. Hamilelik testi embriyonun implante edilip edilmediğini doğrulamak için genellikle embriyo transferinden 14 - 16 gün sonra yapılır. Ayrıca bazı durumlarda bu testin tekrarlanması gerekebilir.

Tüp bebek transfer sonrası hamilelik testi negatifse veya tarama sırasında devam eden bir hamilelik görülmediğinde,  isteniyorsa tedavi tekrarlanabilir. Şayet test pozitifse, anne adayının hamilelik sürecini izlemek ve bebeğin kalp atışı kontrol etmek için 2 ila 4 hafta sonra ultrason taraması gerçekleştirilir. Bunun yanında tüp bebek tutması için yapılması gerekenler konusunda çiftler bilgilendirilir ve belirlenen sürelerde takip randevuları gerçekleştirilir.

Tüp Bebek Tedavisi Yan Etkileri 

Doğurganlık tedavileri genellikle çok güvenlidir ancak tüm tıbbi prosedürlerde olduğu gibi her zaman bazı yan etki ve risk potansiyeli taşırlar. IVF'nin yan etkileri, çoğunlukla yumurta toplama hazırlığı sırasında alınan hormonal doğurganlık ilaçlarına verilen reaksiyonlardan kaynaklanır. Bunun yanında yumurta toplama ve embriyo transferi sürecinde nadir bazı komplikasyonlarda yaşanabilir. Tüp bebek tedavisi olası yan etkiler şu şekilde sıralanabilir;

  • Enjeksiyonlardan kaynaklı ağrı veya morarma
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Göğüslerde hassasiyet
  • Şişkinlik
  • Sıcak basmalar
  • Ruh hali dalgalanmaları
  • Yorgunluk
  • Halsizlik
  • Alerjik reaksiyonlar
  • Baş ağrısı

Görülen bu yan etkiler tüp bebek aşamalarına göre değişebilirken şiddeti de farklı olabilir. Ayrıca kişiden kişiye de değişiklik göstermektedir. Bu yüzden görülen yan etkiler her aşamada tüp bebek merkezi ile görüşülerek bu belirtiler konusunda bilgilendirilmeli ve tavsiyelerine uyulmalıdır. Ayrıca tüp bebek iğneleri yan etkileri kişiye has farklı erken dönem yan etkiler yaratabilir.

Tüp Bebek Tedavisi Riskleri ve Komplikasyonları 

IVF, bir erkeğin spermiyle bir kadının yumurtalarının vücudun dışında bir laboratuvar kabında birleştirildiği bir yardımcı üreme yöntemidir. Bir veya daha fazla döllenmiş yumurta (embriyo) kadının rahmine aktarılabilirken, burada rahim zarına yerleştirilerek gelişir. IVF ilaçları ve prosedürlerinden kaynaklanan ciddi tüp bebek zararları nadirdir, ancak tüm tıbbi tedavilerde olduğu gibi bazı zararları ve riskler vardır. En yaygın görülen tüp bebek risk ve komplikasyonları, aşamalara göre şu şekilde sıralanabilir;

Tüp Bebek İlaçları Riskleri

  • Enjeksiyon bölgesinde hafif morarma ve ağrı 
  • Bulantı ve bazen kusma
  • Enjeksiyon bölgesinde ciltte kızarıklık ve kaşıntı gibi geçici alerjik reaksiyonlar
  • Göğüslerde hassasiyet ve artan vajinal akıntı
  • Ruh hali dalgalanmaları ve yorgunluk
  • Yumurtalık hiperstimülasyon sendromu (verilen hormon ilaçlarına reaksiyon)
  • Yumurtalık hiperstimülasyon sendromu ile ilişkili kan pıhtısı, böbrek yetmezliği, nefes darlığı, dehidrasyon, şiddetli karın ağrısı ve yumurtalık kanser riski 

Yumurta Alımının Riskleri 

  • Hafif ila orta şiddette pelvik ve karın ağrısı
  • Mesane, bağırsak veya kan damarları gibi yumurtalıklara yakın organlarda yaralanma. 
  • Pelvik enfeksiyon
  • Nadiren de olsa şiddetli bir enfeksiyonu yönetmek için, yumurtalık, tüpler ve rahimden birini veya her ikisini çıkarmak için ameliyat gerekebilir.

Embriyo Transferi ile İlişkili Riskler 

  • Kateter rahim ağzından yerleştirildiğinde hafif kramp 
  • Vajinal lekelenme (hafif kanama) 
  • Tüp bebek transfer sonrası akıntı ve enfeksiyon 
  • Tüp bebek transfer sonrası gaz

Diğer Riskler

  • Çoğul gebelik
  • Erken doğum 
  • Ağır kanama
  • Sezaryen ile doğum (C-kesit)
  • Hamileliğe bağlı yüksek tansiyon
  • Gebelik diyabeti
  • Düşük ve ektopik gebelik(dış gebelik)
  • Nefes darlığı
  • İdrara çıkmada azalma veya durma
  • Baldır ağrısı 
  • Göğüs ağrısı
  • Şiddetli veya devam eden ve zamanla çözülmeyen abdominal şişkinlik 
  • Yüksek ateş
  • Bunun yanında nadir de olsa her tıbbi, prosedür gibi tüp bebek tedavisi de ölüm riski içerebilir. 

Genel popülasyonda doğum kusurları riski %2-3'tür ve bu oran kısır hastalar arasında biraz daha yüksektir. Bu riskin çoğu ileri yaş gebelik ve kısırlığın altında yatan nedene bağlıdır. IVF'nin tek başına doğum kusurlarından sorumlu olup olmadığı tartışma ve araştırma aşamasındadır. Bununla birlikte, IVF ile birlikte intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) yapıldığında, doğum kusurları riski artabilir.

Bununla birlikte ek olarak, ICSI ile tüp bebek cinsiyet belirleme (X veya Y kromozomu) anormalliği riski olabilir. Ancak, bu risklerin ICSI prosedürünün kendisinden mi yoksa spermle ilgili sorunlardan mı kaynaklandığı belirsizdir. Sperm kusurları olan erkeklerin, çocuklarına bulaşabilen kromozomal anormalliklere sahip olma olasılığı daha yüksektir. Ancak bu bozukluklar oldukça nadirdir. Damgalama bozuklukları olarak adlandırılan nadir genetik sendromlar, IVF ile biraz artabilir.

Tüp Bebek Tedavisi Kimlere Yapılamaz?

Bir yıl süresince doğal olarak hamile kalamayan çiftler için IVF genellikle çok başarılıdır. Üreme yıllarının her aşamasında kadınlar, kendi yumurtalarını veya donör yumurtalarını kullanarak IVF yoluyla hamile kalabilirler. Ancak tüp bebek tedavisi, her ne kadar bebek sahibi olmasına engel teşkil eden sorunlar yaşayan çiftlerin çocuk sahibi olmalarında etkili bir çözüm yolu olsa da, herkes bu tedavi için uygun bir aday olmayabilir. IVF başarısını engelleyebilecek durumlar arasında şunlar bulunmaktadır;

  • Fibroid tümörleri 
  • Yumurtalık disfonksiyonu
  • Anormal hormon seviyeleri ve hormonel bozukluk yaşanması
  • Uterus anormallikleri 
  • Menisinden sperm tespiti yapılamayan erkekler
  • Cerrahi yöntemlerle sperm alınamayan erkekler
  • Yumurtalık fonksiyonunu kaybetmiş olan kadınlar
  • Menopoz dönemine girmiş kadınlar
  • Rahmi çeşitli nedenlerle cerrahi olarak alınmış kadınlar
  • Doğuştan rahmi bulunmayan kadınlar
  • Resmi olarak evli olmayan çiftler

Bu sorunları olan çiftlerin, IVF ile bebek sahibi olmaları çok zordur ancak hormonal bozukluk gibi sorunlarda bazı tedaviler sonrası tüp bebek yaptırma şansı olabilir. Bu kişilere tüp bebek tedavisinin faydalı olup olmayacağı gerekli muayene ve tarama testleri yapıldıktan sonra uzman tarafından karar verilir. 

Tüp Bebek Transfer Sonrası Yapılması Gerekenler

Transferden sonra ne yapılacağına ilişkin talimatlar klinikler arasında büyük farklılıklar gösterse de, genel uygulanması ve dikkat edilmesi kurallar benzerdir. Bunun yanında çocuk sahibi olmak isteyen çiftler tüp bebek tedavisine ciddi yatırımlar yaptıkları için verilen talimatlara uyma konusunda isteklidirler ve genelde harfiyen uyarlar. Transfer işleminden sonra bu döngünün sonucunu kesin olarak etkileyecek hiçbir müdahale yapılamamakta birlikte, embriyonun yerleşmesini teşvik etmeye yardımcı olabilecek bazı yapılması ve yapılmaması gerekenler vardır ve bunun yanında tüp bebek transfer sonrası tutunma belirtilerinin iyi takip edilmesi gerekir. Tüp bebek tedavisinde transfer sonrası dikkat edilmesi gerekenleri sıralamak gerekirse;

  • Transfer sonrası bir-iki saat embriyonun tutması için yatılması gerekir. Eğer kişi sıkıştıysa tüp bebek transfer sonrası tuvalete 45 dakika sonra gidebilir.
  • Embriyonun transferden bir iki gün içinde tuttuğu varsayılır, bu yüzden ilk birkaç gün ani hareketler yapmaktan, ağır kaldırmaktan kaçınılmalı ve istirahat edilmelidir. Ancak sürekli yatılması önerilen bir durum değildir.
  • Embriyonun tutunma belirtileri olan tüp bebek transfer sonrası bel ağrısı ve kasık ağrısı birkaç gün görülebilir.
  • Transfer sonrası klinikte 1-2 saat dinlenmek yeterlidir, onun haricinde özel bir tüp bebek transferinden sonra yatış pozisyonu uygulanması gerekmez.
  • Tüp bebek tedavisinde cinsel ilişki pelvisin dinlenmesi ve iyileşmesi için kesinlikle tavsiye edilmez. Çünkü cinsel ilişki uterus kasılmasına neden olarak embriyoyu bozabilir, yerleşmesini engelleyebilir ve düşük yapmaya neden olabilir.
  • Tüp bebek transfer sonrası beslenme de günde en az 2-3 litre su tüketilmesi önemlidir. Bunun yanında kuru fasulye, barbunya, nohut, balık gibi mineral, omega3 ve protein bakımından zengin gıdalar tüketilmesine özen gösterilmelidir. Tüp bebek sonrası yenmemesi gerekenler arasında alkollü ve gazlı içecekler, işlenmiş gıdalar, abur cuburlar, işlenmiş etler bulunur. 
  • Tüp bebek tedavisi ve transfer sonrası sigara ve alkol tüketilmemelidir.
  • Aşırı egzersiz ve yorucu aktivitelerden kaçınılmalıdır.
  • Stresten uzak durulmalı rahatlatıcı uğraşlar edinilmelidir.
  • Transferden birkaç gün sonrasına kadar uzun süre araç kullanmaktan kaçınılmalıdır.
  • Uzmanın bilgisi olmadan ağrı kesici, takviye gibi herhangi bir ilaç kullanılmamalıdır.
  • Kaplıca, hamam, yüzme havuzu ve sauna gibi ortamlardan kaçınılmalıdır.
  • Alınan doğurganlık ilaç ve hormonların etkisiyle tüp bebek transferinden sonra karın ağrısı, şişkinlik, mide bulantısı, kusma ve ishal görülebilirken, bu şikayetler aşırı olmadığında normaldir.  Birkaç gün zaman zarfında azalmayan ve artan şikayetlerde uzmanla görüşülmesinde fayda vardır
  • Tüp bebek tedavisinde verilen ilaçlar ve takviyeler transfer sonrasında da devam edebilirken, folik asit alınması tavsiye edilebilir. Bunların aksatılmadan alınması gerekir.
  • Transferden birkaç gün içinde hafif kanlı veya pembemsi akıntı görülebilirken bu embriyo tutunma belirtileri arasındadır.

Hamilelik belirtileri olan göğüslerde hassasiyet ve genişleme, kusma, mide bulantısı, bel ağrısı, karın ağrısı, yorgunluk, duygusal iniş çıkışlar gibi durumlar söz konusu değilse bunlar; tüp bebek transfer sonrası tutmama belirtileri olarak kabul edilirken, adet döngüsünün devam etmesi temel belirtidir. Ancak tüm bunlar olmadığı halde kişi hamile kalmış olabilir. Bu yüzden kesin sonuç 12 gün sonrası yapılacak hamilelik testi ile ortaya çıkar.

Tüp bebek transfer sonrası yaşananlar konusunda uzman tarafında genellikle tam bir bilgilendirme yapılır. Böylelikle yaşananların normal veya anormal olduğu konusunda daha bilinçli hareket edilebilir.  Eğer yapılan transfer sonrası hamilelik söz konusu değilse veya tüp bebek düşükten sonra hamilelik için çiftler hale istekliyse, tekrar bir tüp bebek denemesi yapılabilir. Bunun yanında hamile kalanların çoğu ortak belirtilere sahiptir ve bu yaşananlar genelde adet döngüsü öncesi yaşananlara benzerdir.   Ancak bunun yanında hiçbir belirti göstermediği halde hamile kaldığını öğrenenlerin sayısı da az değildir.  

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Tüp Bebek ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Tüp bebek fiyatları tüp bebek merkezi ve uzmanın fiyat politikalarına göre farklılıklar göstermektedir.  Bunun yanında tüp bebek maliyetini yükselten en önemli faktörlerden biri kullanılan ilaçlar ve kişinin bu sürece hazırlanması için uygulanacak olan tedavi planıdır. Bu yüzden fiyatlar tüp bebek merkezinden ve uzmandan uzmana göre değişmektedir.

Tüp bebek tedavisi birkaç aşamadan oluşan bir süreçtir ve transfer sonrası hamilelik testi ile elde edilen sonuçlar kesinleşir.  Tüm bu süreçler göz önüne alındığında transfer işleminin gerçekleşmesi dahil 15-18 gün arasında süren bir tedavi programıdır.

Embriyonun transferinden sonraki ilk 24 saat büyük olasılıkla en kritik zamandır. Bu zaman dilimi içinde, bir embriyonun tam olarak rahim duvarına tutunması gerekir ki bu birkaç gün sürebilir. Bu nedenle, ilk bir- iki gün istirahat edilmesi önerilir. Tutma belirtileri ise bel ağrısı, kramp, mide bulantısı ve kusma, yorgunluk , pembemsi veya hafif kanlı lekelenme şeklinde sıralanabilir.

Tüp bebek tutmamasının en temel nedeni embriyo kalitesidir. Birçok embriyo, bir şekilde kusurlu olduğu için rahme transfer edildikten sonra tutunamaz. Laboratuvarda iyi görünen embriyolar bile sahip olduğu bazı kusurlardan dolayı büyümeyerek ölebilirler. Bunun yanında transfer sonrası dikkat edilmesi gerekenler konusunda hassasiyet göstermemekte embriyonun tutunma şansını düşürebilir.

Adet döneminin başlaması kişinin hamile olmadığı anlamına gelirken, bu döngü genelde 12-16 gün sonra başlar. Bunun dışında embriyolar rahme yerleşmeye çalışırken az düzeyde vajinal kanama da meydana gelebilir