Sodyum

Sodyum; vücut için gerekli olan önemli minerallerin başında gelirken, genellikle diyete eklenen sofra tuzu ile alınır.

Sodyum Nedir?

Sodyum; vücut için gerekli olan önemli minerallerin başında gelirken, genellikle diyete eklenen sofra tuzu ile alınır. Vücudun sıvı dengesinin korunmasında, kas kasılmalarında ve daha birçok vücut işlevinde rol oynayan sodyum değerinin stabil tutulması önemlidir. Çünkü düşüklüğü veya yüksekliğinde ciddi sorunlara neden olabilir.

Sodyum bir tür elektrolittir ve yapılacak kan testi ile kandaki miktarları ölçülür. Elektrik yüklü mineraller olan elektrolitler, vücut kimyasal sıvıları olan baz ve asit dengesinin korunmasında sağlar. İhtiyaç olan sodyumun çoğu diyette alınırken, fazla alındığında fazlalığı böbrekler tarafından idrarla atılır. Ancak kandaki sodyum seviyeleri çok yüksek veya çok düşükse dehidrasyon veya başka bir sağlık sorununun işareti olabilir.

Sodyum Normal Değerleri Kaç Olmalı?

Vücudun ihtiyacı olan sodyum miktarı, genellikle günlük bir çay kaşığı tuz alımı ile karşılanır. Diyette alınan tuzun yani sodyumun içeriğinde iki mineral bulunurken, bunlar sodyum ve klorürdür. Bu iki mineralin normal seviyeleri vücut için gerekli iken fazla veya eksik alınması bazı sağlık sorunlarına neden olabilir.

Beslenmede tuz alımı yaparken normal referans aralığının bilinmesi bilinçli bir tüketici olmayı sağlarken, fazla tuz alımının neden olduğu potansiyel sağlık risklerinden de korunmayı sağlar. Kanda sodyum değerleri normal referans aralığı 135-145 mEq/L olmalıdır ve düşüklüğü ya da yüksekliği bu değere göre belirlenir.

Sodyum Değerleri Nasıl Ölçülür?

Sodyum değerleri belirlenirken rutin kan tahliliyle alınan kan numunesinde ölçüm yapılır. Ayrıca sodyum testi, Na testi veya elektrolit paneli olarak da bilinirken, bu test için el veya koldaki bir damardan alınan kan analiz edilir. Test yapılırken sodyum düzeyleri çoğunlukla anyon boşluğu olarak bilinen başka bir test ile belirlenen diğer elektrolitlerle birlikte ölçülür. Anyon aralığı testi, pozitif yüklü ve negatif yüklü elektrolitler arasındaki farkları belirlerken, aynı zamanda asit dengesizliklerini ve başka koşulları da belirler.

Sodyum testi öncesinde genellikle bir hazırlığa gerek yoktur ancak bazı durumlarda birkaç saat öncesi aç kalınması istenebilir. Ayrıca test öncesinde çok tuzlu diyetler tüketmek, kullanılan ilaçlar ve hastalık öyküsü varsa uzmana bildirilmelidir.

Hamilelikte Sodyum Değerleri Nasıl Olmalı?

Hamilelik ve emzirme sürecinde yaşanan hormonal değişiklikler nedeniyle sodyum seviyelerinde de dalgalanmalar görülebilir. Bu süreçte metabolizmanın daha hızlı çalışması nedeniyle idrar çıkışı daha fazla olurken, sodyum seviyeleri düşer ve dolayısıyla sodyum ihtiyacı daha fazla olur. Hamilelik döneminde görülen el ve ayaklardaki şişmelerin tuzdan kaynaklığı yönünde yanlış bir algı vardır ve anne adaylarının tuz alımını azaltmaları gerektiği düşünülür.

Aslında görülen bu şişliklerin nedeni östrojen hormonu ve kan hacminin artmasıdır. Bu dönemde salgılanan progesteron hormonu, sodyumun büyük bir kısmının vücuttan atılmasını sağlar. Bu yüzden şişlikler olsa bile sodyum alımının bu dönemde sınırlandırılmaması gerekir. Çünkü hamilelik sürecinde sodyum değerlerinin düşmesi metabolizmanın işleyişini ve elektrolit dengesini bozulabilirken, anne ve fetüs sağlığı için zararlı olabilir. Eğer sodyum seviyelerinde düşüklük varsa, uzman kontrolünden sonra gerektiğinde beslenme değişiklikleri yapılarak seviyeler normal düzeylere getirilmeli ve izlenmelidir.

Bebeklikte Sodyum Değerleri Nasıl Olmalı?

Yenidoğan sürecinde elektrolit ve sıvı dengesi çocuklara ve yetişkinlere göre farklıklar gösterebilir. Çünkü doğum sonrası yeni hayatına adapte olmaya çalışan çeşitli fizyolojik mekanizmalar bu dönemde daha hızlı çalışır. Dolayısıyla toplamda vücut sıvısı azalırken bu durum sodyum seviyelerinin yükselmesine neden olur.

Bebeklerde sodyum seviyelerinin belirlenmesi ilk olarak topuktan alınan kan ile yapılır. Yetersiz beslenme kaynaklı dehidrasyon ve diare yaşayan bebeklerin izlenmesi sağlanır. Yapılan araştırmalara göre sodyum düşüklüğü yenidoğanlarda sürekli hastanede kalma ve mortalite riski ile ilgili bir değerdir. Ateşli nöbet geçiren çocuklarda elektrolit bozukluğunun düzeltilmesi gerekir ve özellikle pnömoni (zatürre), ishal gibi pediatrik hastalıklarda sıklıkla görülür.

Yenidoğanlarda sodyum seviyeleri belirlenirken doğum kilosu, idrar miktarı, serum sodyum seviyeleri ve idrar dansitesi gibi faktörler göz önüne alınarak, seviyelerin normale döndürülmesi için tedavi başlatılmalıdır. Bebeklerde serum (kanda) sodyum değerinin <130 mEq/L olması gerekirken, çok küçük preterm bebeklerde bu seviyeler <128 mEq/L olarak kabul edilir.

Sodyum Düşüklüğü Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

Sodyum düşüklüğü sodyum miktarının bir litre kanda 130 mEq/L altına düştüğü durum olarak ifade edilir ve bu duruma hiponatremi denir. Bu değer hesaplanırken vücutta bulunan toplam sodyum miktarının, toplam su miktarına olan oranıyla çıkartılır. Aşırı su tüketimi ve terleme gibi nedenlerle sodyum düşüklüğü yaşanabileceği gibi bunun farklı nedenleri de olabilir. Sodyum düşüklüğü nedenleri ve hastalıkları şu şekilde sıralanabilir;

  • İdrar söktürücü, antidepresan gibi bazı ilaçların kullanımı
  • Addison hastalığı (adrenal bezlerinin yetersiz çalışması)
  • Böbrek sorunları
  • Kalp yetmezliği 
  • Karaciğer yağlanması ve hastalıkları
  • Uygunsuz antidiüretik hormon sendromu
  • Ciddi seviyelerde ishal ve kusma 
  • Çok fazla su içilmesi ve terleme 
  • Dehidrasyon (su kaybı)
  • Beyin fonksiyon bozukluğu
  • Yetersiz beslenme
  • Hormonal değişiklikler
  • Yasa dışı ilaç kullanımı
  • İnce bağırsağın tıkanması
  • Şiddetli yanıklar
  • Siroz (karaciğerde yara dokusu oluşumu)
  • Bazı ruhsal bozukluklarda olduğu gibi çok fazla su tüketimi
  • İshal
  • Hipotiroidizm (yetersiz tiroid bezi)
  • Böbrek rahatsızlıkları
  • Pankreatit (pankreas iltihabı)
  • Peritonit (karın boşluğunun iltihabı)
  • Kusma

Sodyum Düşüklüğü Belirtileri

Sodyum düşüklüğü riskini artıran faktörler arasında yaş ve kronik ilaç kullanımı gelirken belirtiler kişiden kişiye değişebilir. Yaygın belirtiler arasında şunlar sıralanabilir;

Sodyum Düşüklüğü Tedavisi

Sodyum düşüklüğü pek çok nedenden dolayı oluşabileceği için öncelikle altta yatan nedenin tedavi edilmesi gerekir. Eğer fazla sıvı tüketiminden kaynaklı bir düşüklük yaşanıyorsa sıvı tüketimi sınırlandırılırken, idrar söktürücü veya bazı ilaç kullanımından kaynaklı ise ilaç değişimine gidilebilir. Sodyum seviyelerindeki düşüklük aniden meydana gelmişse serum ile sıvı verilmesi gerekebilirken, uzun süreli hastanede tedavi edilmesi de gerekebilir. Kişide aynı zamanda nöbet, baş ağrısı ve mide bulantısı varsa ilaç reçete edilebilir.

Sodyum Düşüklüğü Ne İyi Gelir?

Aşırı egzersiz ve terlemeden kaçınılmalı, su tüketimi aşırıysa dengelenmelidir. Tuz, en iyi sodyum kaynağıdır ancak aşırı tüketimi zararlı olabilir. Bu yüzden sodyum açısından zengin meyve ve sebzeler, et ve balık ürünleri, peynir, tam yağlı süt, kabuklu deniz ürünleri, turşu, zeytin, muz, şalgam, maya özü, soda, ceviz, tuzlu fındık, makarna ve ekmeğin diyete eklenmesi de sodyum seviyelerinin yükseltilmesine yardımcı olur.

Sodyum Düşüklüğü Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları tedavi edilmediği sürece ilerleyerek organ yetmezliğine ulaşabilir ve hayati tehdit edebilir. Kalp yetmezliği ya da hormonal düzensizlikler nedeniyle bir düşüklük yaşanıyorsa daha ciddi sağlık sorunlarını tetikleyerek felç gibi hayati sonuçlar doğurabilir. İyileştirilmeyen sodyum seviyeleri, vücudun genel işleyişinde aksamalar yaratarak yaşam kalitesini düşürebilir ve başka ciddi sorunlara neden olabilir.

Sodyum Yüksekliği Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

Kanda sodyum seviyelerinin yüksekliği; bir litre kanda 145 mEq/L üzerinde olan değerlerle tanımlanır ve bu duruma hipernatremi denir. Hipernatremi, yeterli su içmemekten kaynaklanabileceği gibi altta yatan başka bir nedenden de olabilir. Sodyum yüksekliği nedenleri şu şekilde sıralanabilir;

  • Böbreküstü bezlerinde bir bozukluk
  • İshal
  • Diüretik (idrar söktürücü) ilaçlar
  • Böbrek Hastalıkları
  • Diyabet insipidus (diyabet türü)
  • Kusma
  • Aşırı terleme
  • Böbrek disfonksiyonu
  • Yetersiz su alımı 
  • Hastanede uzun süre yatma

Adrenal bez bozuklukları dehidratasyon olmaksızın hafif sodyum yüksekliğine neden olabilir. Ayrıca aşırı sodyum uygulaması hipernatreminin nadir başka bir nedenidir ve genellikle yetişkinler arasında görülür.

Sodyum Yüksekliği Belirtileri

Sodyum yüksekliği içilen suyun, vücudun kaybettiği sudan daha az olması anlamına gelirken, bu durum kendini bazı belirtiler ile gösterir. Bu belirtilerin ciddiyeti kişiden kişiye değişirken iyileştirilmesi gereken bir durumdur. Sodyum yüksekliği belirtileri şu şekilde sıralanabilir;

  • Kas seğirmesi ve hassasiyeti
  • Beyin fonksiyon bozukluğu
  • Zihin karışıklığı
  • Nöbet
  • Sersemlik 
  • Susuzluk
  • Koma

Sodyum Yüksekliği Tedavisi

Sodyum yüksekliği tedavisi uygulanırken, öncelikle altta yatan nedenin tedavi edilmesi gerekir. Örneğin böbrek sorunlarından kaynaklı değerlerde bir yükselme yaşanıyorsa, nedeni tespit edilerek en kısa zamanda tedaviye başlanmalıdır. Ancak kişide ciddi bir sodyum yüksekliği belirtileri gözleniyorsa, öncelikle kandaki sodyum seviyesinin düşürülmesi için serum uygulaması yapılır. Bu serum uygulamasında su-sodyum konsantrasyonun çok iyi ayarlanmış olması gerekir, çünkü hızlı düşürüldüğü takdirde beyinde kalıcı hasara neden olabilir.

Sodyum Yüksekliğine Ne İyi Gelir?

Sodyum yüksekliği tedavisi yapılırken, değerleri düşürmek için bol sıvı alımına dikkat edilmeli ve diyet değişikliğine gidilmelidir. Paketlenmiş, işlenmiş gıda tüketiminden kaçınılmalı ve yemekleri tatlandırırken tuz yerine baharat veya limon kullanılmalıdır. Diyette sodyum bakımından düşük süt veya yoğurt, yumurta, istiridye gibi kabuklu deniz ürünleri, taze sığır eti, balık, pirinç, şekersiz meyve suyu, pişmiş kuru fasulye, üzüm, salatalık, biber, lahana, pancar, havuç veya kereviz gibi besinler tüketilmelidir. Yaşa uygun düzenli egzersiz yapılması vücut sıvılarının dengelenmesine yardımcı olan sağlıklı yaşam koşulları arasındadır.

Günümüzde fazla tuz alımının yarattığı sorunlar konusunda bir farkındalık yaratılmış olup, ülkeler gıda üretiminde ve beslenmede tuz alımının azaltılmasına yönelik uygulamalar yürütmektedir. Yüksek sodyum alınmasının en büyük nedeni işlenmiş gıdaların tüketilmesidir.

Sodyum Yüksekliği Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Sodyum vücudun kan hacmini düzenlemeye, glikoz gibi diğer kan kimyasallarının emilimini teşvik etmeye, nöronların uyarıları iletmesine ve kasların kasılmasını sağlayan elektrokimyasal dengeyi korumaya yardımcı olur.  Ancak yüksek değerleri bazı hastalık risklerini artırır. Aşırı sodyum seviyeleri tedavi edilmezse yüksek tansiyon, böbrek hastalığı, felç, kalp hastalığı veya konjestif kalp yetmezliği geliştirme olasılığı artırabilir. 

Yüksek sodyum seviyelerine neden olan böbrek sorunları gibi hastalıklar tedavi edilmezse ilerleyerek organ yetmezliğine ulaşabilir ve hayati tehdit oluşturabilir. Bu yüzden sodyum yüksekliğine neden olan hastalıkların en kısa zamanda teşhis ve tedavi edilmesi gerekir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
1
0
Makeleyi Paylaşın