Retikülosit

Retikülosit, olgunlaşmamış, genç eritrosit hücrelere denir ve kemik iliğinde meydana gelip olgunlaşırlar.

Retikülosit Nedir?

Retikülosit, immatür (olgunlaşmamış), genç eritrosit hücrelere denir. Eritrosit ise alyuvar anlamına gelmektedir. İnsan vücudu içerisindeki eritrositlerin ortalama %1 kadarını, bu retikülositler oluşturmaktadır. Kemik iliğinde meydana gelip olgunlaşırlar.

Kullanılan boyalar sayesinde mikroskop altında daha belirgin hale gelen, çekirdek artığı olduğu zannedilen, retiküler (ağ biçiminde, ağ gibi) şekilde bir RNA ağına sahip olurlar. Retikülosit şeklinde isimlendirilmelerinin sebebi de budur. Olgun durumdaki eritrositlerde çekirdek olmaz. Ayrıca retikülositler, başka eritrositlere nazaran daha büyük olurlar.

Retikülosit Normal Değerleri Kaç Olmalı?

Retikülositler, insan vücudunda olgunlaşmamış olan kırmızı kan hücreleridir. Buna göre kanda bulunan normal retikülosit oranı, %0.2 ila %2.0 aralığında değişiklik göstermektedir. Ayrıca eritrosit üretiminin artmış olduğu durumlarda, vücuttaki retikülosit yüzdesi ve sayısı da artış gösterir.  

Retikülosit normal değerleri ise şu referans aralığındadır:

  • Retikülosit sayısı, normal şartlarda eritrosit sayısının yaklaşık %0,5 ila %1,5’i kadardır. Vücuttaki eritrosit sayısı üzerinden bir oranlama yapılarak retikülosit için normal değerler saptanır.

Retikülosit Nasıl Ölçülür?

Retikülositler, vücuttaki eritrosit sayısının %0,5 - %1,5 kadarı olmalıdır. Yapılan ölçümler sonucunda bu referans değerlerinin altında sonuç alınırsa retikülosit eksikliği; üstünde sonuç alınır ise retikülosit yüksekliği tanısı konulabilir.

Retikülosit ölçümü ise retikülosit testi ile yapılır. Bu test, damardan bir iğne yardımıyla örnek kan numunesinin alınması ile yapılır.

Retikülosit sayımı yapıldıktan sonra, bu sonucun, bir düzeltme gerçekleştirilmeden, eritrositlerin bir yüzdesi şeklinde bildirilmesi yanlıştır. Bu yüzden retikülosit yüzdesi, eritrosit (alyuvar) sayısına veya HCT (Hematokrit) değerine göre düzeltilmelidir.

Düzeltilmiş retikülosit yüzdesi için belli bir formül vardır. Buna göre sayım sonucunda belli olan retikülosit yüzdesi, kişinin HCT değerine bağlı olarak formül üzerinden düzeltilir. Normal HCT ise %45 şeklinde kabul edilmektedir. Bu yüzde için formül şöyledir:

  • Düzeltilmiş Retikülosit Yüzdesi = Kişinin Retikülosit Yüzdesi x Kişi HCT ÷ Normal HCT Değeri (45)

Hamilelikte Retikülosit Değerleri Nasıl Olmalı?

Gebelerde retikülosit sayılarında değişiklik olmaktadır. Bu değişiklik ise artma yönündedir. Aynı şekilde yenidoğanlarda yükselme görülür.

Gerek diğer hastalarda gerekse hamilelerde test sonuçları, sadece doktor muayenesi ve başka bulgularla beraber kombine değerlendirildiğinde anlam kazanabilir. Bu yüzden test sonuçları, doktor görüşüyle değerlendirilmelidir.

Bebeklikte Retikülosit Değerleri Nasıl Olmalı?

Bebeklikte retikülosit değerleri, yenidoğanlarda daha yüksek olmaktadır. Ancak bununla beraber yenidoğanlarda ilk birkaç hafta boyunca yüzde olarak retikülositler yüksek olsa da bu süre içerisinde yetişkinlerdekine yakın bir seviyeye iner. Dolayısıyla ilk süreçte yüksek olan değer, söz konusu süre zarfında düşeceği için bu yükselme çok önemli olmaz.

Ayrıca retikülositlerin ölçümü için yapılacak test öncesinde hazırlık gerekmemektedir. Retikülosit testi için kişinin kolundaki damardan iğneyle alınan kan örneği kullanılabilir.

Retikülosit Düşüklüğü Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

Retikülosit sayıları, direkt bir hastalık üzerine tanısal değer taşımadığından başka bilgilere ihtiyaç vardır. Retikülosit sayıları, ancak olabilecek olaylar üzerine ipucu verir. Bu da ileri araştırma ve tetkiklerin gerekliliğini göstermektedir.

Retikülosit eksikliği nedenleri, bazı hastalıklardan kaynaklı olabilir. Retikülosit eksikliğine neden olan hastalıklar:

  • Demir eksikliği anemisi,
  • Aplastik anemi (kemik iliğindeki olgunlaşmamış hücrelerin az sayıda olması sebebiyle yeterli kan üretimi olmamasından kaynaklanan hastalık),
  • Pernisiyöz anemi (vücudun yeteri miktarda B12’ye sahip olmaması sebebiyle yeteri oranda sağlıklı alyuvarların meydana getirilemediği bir durum) ya da folik asit eksikliği,
  • Enfeksiyonun ya da kanser hastalığının sebep olduğu kemik iliği yetmezliği
  • Işın tedavisi.

Retikülosit Eksikliği Tedavisi 

Retikülosit sayısı, belli bir rahatsızlık üzerine tanı koymaya yeterli değildir. Ancak retikülosit sayısı işleyiş hakkında ipucu verir. Eksikliğinin saptanmasıyla ileri araştırmaların gerekliliği de belirlenir.

Retikülosit eksikliği tedavisinde amaç bu sayılarda artış sağlamaktır. Retikülosit eksikliği tedavisi sırasında kemik iliği nakli, kemoterapi, B12 vitamin eksikliği, demir eksikliği, folat tedavileri uygulanır. Bu tedavilerin ardından kırmızı kan hücresinde de düzelme görülür. Retikülosit düşüklüğünün tedavi yöntemi, düşüklüğe yol açan hastalık ile bağlantılıdır.

Retikülosit Eksikliği Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Retikülosit sayısındaki düşüklüğün giderilmesi için altında yatan hastalığın tedavi edilmesi gerekir. Bu eksikliğe neden olan şu hastalıklar tedavi edilmediğinde ise şu tablolardan bahsedilebilir:

Demir Eksikliği Tedavi Edilmezse:

Aplastik Anemi Tedavi Edilmezse:

  • Kişinin vücudu, enfeksiyonlar karşısında çok daha savunmasızdır. Bu durum neticesinde hasta; hepatit, yoğun kanamalar, zatürre, bilinç kaybı ve menenjit gibi türlü hastalıkla ve yan etkiyle karşı karşıya kalınabilir. 

Folik Asit Eksikliği Tedavi Edilmezse:

  • Ciddi komplikasyonlara yol açabilecek folat eksikliği anemisine sebep olabilir. Tedavisi yapılmayan folik asit eksikliği, pansitopeni (trombosit, alyuvar ve akyuvar hücrelerinin sayılarında azalması hâli) ve megaloblastik anemiye yol açabilir. İlaveten ağız yaraları ve dil hastalığı olabilmektedir. 

Pernisiyöz Anemi Tedavi Edilmezse:

  • Sinir, kalp ve diğer vücut bölümlerinde ciddi problemlere neden olabilir. Birtakım etkileri ise kalıcı olabilmektedir. 

Retikülosit Yüksekliği Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

Retikülosit yüksekliği, farklı hastalıklardan kaynaklı olabilir. Retikülositlerin yüksek olması ise bu kırmızı kan hücrelerinin fazla sayıda oluşmasına yol aşan koşullarda, hematokrit yüzdesinin ve hemoglobin düzeyinin artması sonucunu getirecektir.

Retikülosit yüksekliğine neden olan hastalıklar:

  • Kanama: Eğer kişinin kanaması varsa, kırmızı kan hücrelerindeki kaybın telafisi için birkaç günün ardından retikülosit sayısı artar. Hastanın kronik kaybı söz konusuysa kemik iliği, ihtiyaç duyulan yeni kırmızı kan hücresi boşluğunu kapatmak için retikülositlerin sayılarını yüksek seviyede tutacaktır. 
  • Hemolitik Anemi (kırmızı kan hücrelerinin ömürlerini tamamlamadan yıkıma uğrayıp kan dolaşımı üzerinden uzaklaşması durumu),
  • Yenidoğanın Hemolitik Rahatsızlığı,
  • Kemik iliğinin normal fonksiyon görmediği veya hücre yetiştiremediği durumlar
  • Yüksek irtifalara çıkan kişiler 
  • Sigara içenler 

Retikülosit Yüksekliği Belirtileri

Retikülosit yüksekliği için retikülositoz denir. Retikülositoz durumunda hastanın retikülosit yüzdesi ve sayısı artmış olur. Örneğin; bir hemolitik anemi veya orak hücre anemisi olması durumunda retikülositler yükselir. Buna göre retikülositlerin artırabilecek orak hücresi anemisi ve hemolitik anemi belirtileri şunlardır:

Orak hücreli anemi belirtileri:

Hemolitik anemi belirtileri:

Retikülosit Yüksekliği Tedavisi

Retikülosit değeri, anemi hastalığına yaklaşım konusunda önemli bir yol ayrımıdır. Eğer kişinin retikülosit değeri gerekenden yüksekse kan kaybı ve hemolitik anemi düşünülebilir. Yapım kısmında sorun yoktur; ancak yıkım noktasında bir fazlalık vardır. Kemik iliği, bu yıkımı karşılamak amacıyla gereğinden fazla çalışmaktadır. Fazla retikülosit sayısının düşürülmesi adına ise uygun anemi tedavisi uygulanmalıdır.

Retikülosit yüksekliği farklı hastalıklardan kaynaklanabilir. Dolayısıyla ilgili hastalığın tedavisine başvurulur. Bu hastalıklardan hemolitik anemi ve orak hücresi anemisi tedavisi şöyledir:

Hemolitik Anemi Tedavisi:

  • Bu hastalığın tedavisi, kan nakli, plazmaferez (kan plazması ya da bileşenlerinin kan dolaşımı içerisinden uzaklaştırılması, tedavi edilmesi, geri dönüşü ya da değişimi), ilaçlar, cerrahi girişimler, ilik ve kan kök hücre nakilleri yapılması ile yaşam şekli değişikliklerini gerektirebilir. Hafif derecedeki hastalığın tedavisi gerekmeyebilir. 

Orak Hücreli Anemi Tedavisi:

  • Bu hastalığın kesin tedavisi bulunmaz. Ama hastaların şikâyetlerinin azalması ve organlarındaki hasarların engellenebilmesi amacıyla türlü tedavilere başvurulabilmektedir. Bu noktada kemik iliğinde yer alan kök hücrelerin naklinin yapılması, bazı hastalarda olumlu tedavi yolu olarak uygulanabilir. 

Retikülosit Yüksekliği Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Retikülosit yüksekliği, anemilerin varlığına işaret edebilmektedir. Buna göre retikülosit sayısının fazla olması hâlinde ortaya çıkabilen orak hücreli anemi ve hemolitik anemi hastalıkları tedavi edilmediğinde şu durumlar yaşanabilir:

Hemolitik Anemi Tedavi Edilmezse:

  • Kalp yetmezliği görülebilir. İlerleme gösterdikçe ve tedavi edilemedikçe, kişide kalp yetmezliği gibi çok ciddi neticeler olabilir.
  • İç organlarda rahatsızlık ve hasarlar görülebilir. Tedavi edilmezse kişide karaciğer, dalak ve safra kesesi gibi iç organlarda hastalıklar olabilir. 

Orak Hücreli Anemi Tedavi Edilmezse:

  • İnme görülebilir. Orak biçimindeki hücreler, kişinin beynine giden damarlarda tıkanıklığa neden olabilir. Bu durum, inme yaşanmasına yol açabilir. Dolayısıyla ölüme götürebilecek kadar da riskli olabilir. 
  • Akut göğüs sendromu görülebilir. Bu sendrom kaynaklı olarak kişide nefes darlığı, ateş, göğüs ağrısı belirtileri ile karakterize bir tablo seyredebilir. 
Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Retikülosit ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

İmmatür retikülosit fraksiyonu terimindeki “immature” kelimesi “olgunlaşmamış” anlamına gelirken “fraksiyon” kelimesi “parça, kesim, bölüm” anlamlarına gelmektedir. Ayrıca fraksiyon kelimesi, tıp literatüründe çok sık kullanılır. İmmatür retikülosit fraksiyonu, kısaca “IRF” şeklindedir. Buna göre RNA içeriğine bağlı olarak retikülositler; HFR, MFR ve LFR şeklinde 3 grupta toplanır. HFR, MFR ile beraber söz konusu “immatür retikülosit fraksiyonu” olarak ifade edilir. IRF artışı ise kişinin kemik iliğinde olan eritrosit yapımının artış gösterdiğinin göstergesi olur.