Rahim Kanseri

İç rahim tabakası içinde kalınlaşma ile kalınlaşmayı yaratan hücrelerin şekil değiştirmesiyle kötü huylu hale gelmesi sonucu oluşup tedavisinin temelini cerrahi ve radyoterapi oluşturur.

Rahim (Uterus) Nedir, Nerededir?

Rahim ya da uterus bir kadınlarda bulunan bir iç genital organdır, pelviste (leğen kemikleri arasında kalan bölgede, alt karında) yerleşmiştir. Rahim, kadın cinsel organlarının yerleşiminde tam merkezde bulunur, sağında solunda yumurtalıklar, hemen altında rahim ağzı ve rahim ağzının devamında vajina bulunur, vajina da bilindiği üzere vücut dışına açılır. Erkeklerde rahim yoktur, her kadında normal koşullarda 1 tane bulunur. Rahmin doğal pozisyonunda önünde idrar kesesi arkasında anal kanal (makat) bulunur. Karın ultrasonu çekilirken idrar kesesinin doldurulması kesenin şişerek üzerine yaslanmış olan rahmi dikleştirip daha görünür hale getirmesi içindir.

Rahim, 3 tabakadan oluşmuş bir organdır. En dışta perimetrium, ortada myometrium, en içte ise endometrium tabakası bulunur. Rahim kanseri iç tabaka olan endometriumdan kaynaklandığı için tıbbi adı endometrium kanseridir. Perimetrium ince bir bağ dokusu tabakasıdır. Myometrium, oldukça kalın ve güçlü bir kas tabakasıdır, bu kaslar bebeğin sağlam şekilde tutulmasına ve doğum esnasında itilerek çıkarılmasına olanak sağlar. Endometrium ise cilt dokusuna benzer hücreler içeren orta kalınlıkta bir iç dokudur. Adet görme esnasında gelen kan da endometriumun üst dokusunun gebeliğe hazırlanıp, gebelik oluşmadığı zaman dökülmesinden kaynaklıdır.

Rahmin kadın vücudunda işlevi döllenme gerçekleştikten sonra bebeğin büyüyeceği korunaklı bir alan yaratmaktır. Gebelikte bebekle beraber büyür ve doğumdan sonra eski haline döner. Rahmin hormonal bir görevi yoktur, alınması yalnızca hamile kalma ihtimalini ortadan kaldırır herhangi bir hormon bozukluğuna sebep olmaz.

Rahim Kanseri Nedir?

Rahim kanseri ise, endometrium (iç rahim tabakası) içinde önce bir kalınlaşma ile başlayan sonrasında bu kalınlaşmayı yaratan hücrelerin şekil değiştirerek kötü huylu hale geldiği bir kanser tablosudur.

Rahim kanseri, kadınlarda en sık rastlanan genital (cinsel) tümördür. Kadınları en çok öldüren kanserler sıralamasında 8. durumdadır. Aslında, tanı anında vakaların %75’i evre 1’dedir, yani tümör sadece rahimdedir, yayılımı gerçekleşmemiştir. Bu bir kanser için olumlu bir özelliktir, tedaviyi kolaylaştırır.

Rahim kanserinin en sık görüldüğü yaş grubu menopoz sonrasıdır ve yaş arttıkça gidişatı ağırlaşan bir kanser tipidir. Ortalama menopoz yaşının 50 civarı olduğu düşünülürse, bir süre de kanserin oluşması için zaman gerektiği düşünülürse 60 yaş civarı en sık görüldüğü dönemdir. Bunun yanında hastaların %25’i 50 yaştan genç, %5’i ise 40 yaşından küçüktür. Fakat ergenlik öncesi çocuklarda neredeyse hiç görülmediği söylenebilir.

Rahim kanserlerinin %80’inden fazlası endometroid adenokarsinom olarak adlandırılan tipte kanserdir. Bunun yanında yassı hücreli endometrium adenokarsinomu, müsinöz karsinom, sarkom, berrak hücreli karsinom gibi pek çok farklı yapıda kanserler de rahimde görülebilir, bunların seyri genelde en sık görülen tip kanserden daha kötüdür ve tedavileri daha zordur.

Rahim kanseri, erken evrede belirti vermesi ve yavaş ilerlemesiyle tedavi edilebilirliği yüksek bir kanser türüdür. Özellikle menopoz sonrası dönemde görülen kanamalarda ihmal edilmeden ve geciktirilmeden hekime başvurulursa tedavisi mümkündür.

Rahim Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Rahim kanseri belirtileri şunlardır:

  • Özellikle menopoz sonrası (postmenopozal) kanama (%90 hastada tek ve en sık belirti kanamadır)
  • Tümörün etraf dokuya bası yapması sebebi ile, karın ve kasıklarda ağrı olabilir.
  • Beyaz renkli veya kanlı vajinal akıntı

Menopoz sonrası kadınlarda görülen kanamaların %70 sebebi, rahim dokusuna artık ihtiyaç kalmamasından dolayı dokunun gerilemeye ve dökülmeye gitmesidir. Bu doğal bir süreçtir, bir hastalık değildir ve çözümü oldukça basittir. Elbette bu kanamanın sebebinin araştırılması gerekir.

Rahim Kanseri Nedenleri Nelerdir?

Rahim kanserinin temel nedeni, herhangi bir sebeple rahmin vücuttaki östrojen (kadınlık hormonlarından biri) artışına cevap verememesidir. Buna östrojen hormonunun fazlalığı da sebep olabilir, rahimdeki bir problem de sebep olabilir.

Kadınlarda gözlenen temel olarak iki farklı tip rahim kanseri mevcuttur. Bunlardan ilki yeni menopoza girmiş nispeten genç hastalarda gözlenen östrojen fazlalığına bağlı rahimde kalınlaşma ile başlayan tiptir.

Tip 1 kanserlerin oluşmasına en sık sebep olan faktörler şunlardır:

  • Hiç doğum yapmamış olmak
  • Doğurgan dönemde kısırlık yaşamış olmak
  • Uzun süre tedavisiz kalmış polikistik over sendromu (PCOS)
  • Östrojen salgılayan tümörler
  • Meme kanseri tedavisi için tamoksifen kullanmış olmak
  • Yalnızca östrojen içeren doğum kontrol hapları (kombine olmayan oral kontraseptifler)
  • Genetik ve aile öyküsü

Tip 2 kanserler ise, daha yaşlı, menopoza girmesinin üzerinden zaman geçmiş ve fiziksel olarak zayıf kadınlarda görülür. Burada sebep rahmin kalınlaşması değil tam tersi bozulmaya (atrofi) başlamasıdır. Tip 2 kanserlerin gidişatı tip 1’e göre daha ağır seyreder. Bu tip kanserlerin sebepleri şunlardır:

Diyabet ve obezite yağ dokusu artışına sebep olur ve yağ dokusunda vücuttaki bazı hormonlar östrojene çevrilir. Bu da rahim kanserine zemin hazırlar.

Rahim Kanseri Teşhisi

Rahim ağzı kanseri teşhisi için kadın doğum uzmanı hastanın şikayetlerini ve tıbbi öyküsünü dinleyecek, fizik muayene yapacak ve birtakım yöntemlere başvuracaktır. Maalesef rahim kanseri için günümüzde geliştirilmiş bir tarama testi veya rahim kanseri testi yoktur. Tıbbi yöntemlerden en sık kullanılanları endometrium biyopsisi ve küretajıdır.

Biyopsi, vücuttaki bir dokudan örnek bir parça alınarak laboratuvar koşullarında incelenmesi ve hastalıklara, özellikle de kanserlere tanı konması yöntemidir. Biyopsi ile tanı kesinleştirilir.

Küretaj (probe küretaj veya fraksiyone küretaj) ise, rahmin iç dokusunun kazınarak çıkarılmasıdır. Bu sayede hem kanser dışında iyi huylu bir durum varsa bunun ortadan kaldırılması, hem de kanser varlığının araştırılması için oldukça zengin materyal elde edilmesi sağlanır, tanının kesinleştirilmesi sağlanır.

Küretaj işlemi korkutucu bir işlem olarak algılansa da günümüzde, lokal ve ya genel anestezi altında gerçekleştirilmekte, hastanın fiziksel rahatsızlığı ortadan kaldırılmaktadır. Küretaj sonrasında, rahim duvarı enfeksiyonlara açık hale geleceğinden hastanın bu süreçte kendine daha çok dikkat etmesi ve özellikle hijyen konusunda titiz olması gerekir. Bunun dışında hekim gereken tedaviyi verecek ve hasta özelinde önerilerde bulunacaktır.

Ayrıca bir çok hastada doğrudan laparotomi adlı bir operasyonla karın açılarak karın içinde evreleyici cerrahi yapılıp, tedavi buna göre düzenlenir.

Rahim Kanseri Evreleri

Rahim kanseri evrelemesi cerrahi bir evrelemedir. Yani tümör varlığından şüphelenilirse, biyopsi veya küretaj işlemi ile rahimden doku alınır ve doku incelenmesinde tümörün tutulumu ve girişkenlik derecesi değerlendirilir.

  • Evre 1: Kanser rahimde sınırlı, başka bir yapıyı tutmamakta.
  • Evre 2: Kanser rahmin hemen altında serviks etrafını tutmuştur.
  • Evre 3:Kanser rahmin dışına taşmıştır;
    • Evre 3A: Kanser rahmin etraf dokusuna ve tüplere yayılmıştır,
    • Evre 3B: Kanser vajinaya yayılmış,
    • Evre 3C: Kanser alt karındaki lenf düğümlerine yayılmıştır.
  • Evre 4:Kanser pelvis dışına yayılmış;
    • Evre 4A: Anal kanal ve idrar kesesi (mesane) tutulmuş,
    • Evre 4B: Uzak metastaz yapmış, akciğer en sık olmak üzere diğer organlara yayılmış.

Rahim Kanseri Tedavisi

Rahim kanseri tedavisinin temelini cerrahi ile radyoterapi oluşturur. Kanserlerin çoğunda operasyon yapılması için belirli bir evre sınırı vardır. Rahim kanseri tedavisinde ise her evrede uygulanabilecek bir cerrahi vardır. Bunun yanında gerekli durumlarda kemoterapi de tedaviye eklenebilir.

  • Cerrahi, rahim kanserinde evrelemenin ve tedavinin temel parçası olup hakkında detaylı bilgi rahim kanseri ameliyatı başlığında verilmiştir. Genel olarak rahim ve yumurtalıkların tamamen çıkarılması işlemi cerrahinin ana yapısını oluşturur.
  • Radyoterapi ya da ışın tedavisi, hastanın pelvis bölgesine radyasyon verilerek kanser hücrelerini tahrip edip öldürmeyi amaçlayan bir tedavi yöntemidir. Çeşitli hastalıkların özellikle de hatırı sayılır sayıda kanserin tedavisinde önemli bir yeri olan bir tedavidir. En önemli yan etkisi buradaki sağlıklı diğer hücrelere de zarar vermesi sebebiyle belirli bir zaman sonra başka kanserlere yol açabilmesidir. Bunun için diğer organlar mümkün olduğunda radyasyondan korunmaya çalışılır. Radyoterapi, kanser hücrelerinin tamamını yok edemese de tümörün küçülmesine ve gözle görülemeyecek düzeyde etrafa yayılmış parçalarına etki eder, cerrahiyi bu açıdan tamamlar.
  • Kemoterapi ise, tümör hücrelerinin çoğalmasını durdurmak veya doğrudan bu hücreleri öldürmek için vücuda oldukça kuvvetli ilaçların verilmesini içeren tedavi yöntemidir. Genelde bu ilaçlar damar yolu ile, her hastaya ve hastalığa göre değişen doz aralıklarında, hastane şartlarında verilir. Kemoterapi rahim kanseri tedavisinde genelde en son aşamalarda tercih edilir, çok sık kullanılmaz.

Rahim Kanseri İlaçları

Rahim kanseri için bilinen bir ilaç yoktur. Yalnızca kemoterapi alması gereken hastalara ilaç verilir. Bu ilaçlar da hastane şartlarında, damar yolu ile verilen ilaçlardır. Hastanın ve hastalığın çeşitli özelliklerine, ek faktörlere göre etraflıca değerlendirme yapıldıktan sonra ilaç rejimi seçilir ve uygulanmaya başlanır.

Bu amaçla en çok kullanılan iki ilaç karboplatin ve paklitakseldir.

Rahim Kanseri Ameliyatı

Rahim kanseri cerrahisinde, 1.evreden itibaren en sık başvurulan yöntem total abdominal histerektomi (TAH) ve bilateral salpingooferektomi (BSO) işlemidir. Bu işlem, rahmin ve iki taraflı yumurtalıkların çıkarılmasını kapsar. Ayrıca cerrahi aşamada, karın içinde serbest sıvıdan da hücre örneklemesi (periton sitolojisi) yapılarak tümörün evrelenmesi tamamlanır. Hastanın tedavisinde ek bir şey yapılıp yapılmayacağı kararı bu sayede verilir.

Evresi aynı olsa bile eğer tümörün rahim dokusundaki girişim seviyesi yüksekse (derine doğru ilerliyorsa), veya tümör Evre 2’de ise, TAH + BSO ve karında hücre örneklemesine ek olarak, pelvis bölgesindeki lenf düğümlerinden ve bağırsak etrafındaki bağ dokusundan da örnek alınır, yayılım kontrol edilir. Bunun yanı sıra bazı tür rahim kanserlerinde apandisin alınması da gerekebilir. Evre 2 kanserlerde ayrıca radyoterapi de cerrahiden sonra tedaviye eklenir.

Evre 3 ve 4 ise, ileri evre rahim kanserleridir ve TAH + BSO + dışarıya yayılan tümör dokusunun mümkün olduğu kadar direkt alınarak küçültülmeye çalışılması (debulking) ve tüm karnı içine alan radyoterapi mutlaka eklenir. Gerekli durumlarda kemoterapi de bu evrede düşünülebilir.

TAH + BSO, oldukça büyük ve ciddi bir ameliyattır. Eğer hastalar henüz doğurgan çağda ve genç yaşta ise, ameliyat sonrası hayatlarında oldukça ciddi değişimler olur. Yumurtalıklar çıkarıldığı için bir anda menopoza girerler ve menopoz gibi ağır bir sürecin hem psikolojik hem fiziksel stresi ile baş etmek zorunda kalırlar.

Kadınlık hormonları henüz yaşı genç hastalarda mutlaka yerine konur, dışarıdan ilaç şeklinde hormon alınır. Buna rağmen, sıcak basmaları, saç dökülmesi, erkek tipi kıllanma, ciltte bozulmalar, agresifleşme, duygu iniş çıkışları gibi pek çok problem yaşanabilir.

Fakat rahim kanseri genel olarak 60 yaş civarında görüldüğü için hastaların büyük bir çoğunluğu ameliyat sonrası rutin iyileşme problemleri hariç bir problem yaşamaz çünkü zaten menopoz dönemindelerdir ve hormon problemleri yoktur.

Rahim Kanseri Tedavi Edilmezse

Rahim kanseri, her kanser gibi tedavi edilmesine rağmen ölüm riski taşır. Tedavisiz bırakıldığı zaman ölüm kaçınılmaz bir tablo haline gelir. Kesinlikle kendi kendine geçmez, gerilemez.

Ayrıca kanserlerin tipik bir özelliği olan metastazı gerçekleştirecek, yani vücudun diğer sistemlerine ve organlarına çeşitli yollarla sıçrar ve yayılım gösterir. Kan ve lenf dokusu bu yolların en klasikleridir. Rahim kanserinin en sık metastaz yaptığı uzak organ akciğerdir.

Rahim Kanserine Ne İyi Gelir?

  • Yeterli ve sağlıklı fakat kalorisi azaltılmış bir diyet
  • Kilo kaybı
  • Düzenli egzersiz ve sporu hayatın bir parçası haline getirmek
  • Belirtiler ortaya çıktığı an geç kalmadan hekime başvurmak, kendiliğinden geçmesini beklememek
  • Sigara içmek (sigara bilinmeyen bir mekanizma ile rahim kanseri için neredeyse diğer tüm kanserlere yaptığına görer ters etki yapmaktadır)
  • Doğum kontrol haplarının uzun süre kullanımı (bu kanser oluştuktan sonra değil, öncesinde riski azaltan bir faktördür.)

Rahim Kanseri Ne İyi Gelmez?

  • Şeker, paketli ürünler, hazır gıdalar, kızartmalar gibi sağlıksız gıdalar diyabet ve kilo alımına yol açarak tümörün östrojen maruziyeti ile büyümesini arttırır.
  • Alkol, uyuşturucu, AIDS gibi bağışıklık sistemini bozacak zararlı faktörler ve hastalıklar
  • Psikolojik ve fizyolojik stres
  • Tedavi konusunda çekingen davranmak, ameliyatı geciktirmek, belirtilerin varlığını görmezden gelmek ve hekime gitmekte kararsız kalmak

Gebelikte Rahim Kanseri

Gebelikte rahim kanseri çok nadir görülür. Gebelik rahim kanserine karşı koruyucu bir faktördür. Bunun yanında 40 yaş altında görülen rahim kanserleri ancak %5 civarındadır. Bu hastaların da gebe kalma ihtimalleri göz önüne alınırsa ihtimalin ne kadar düştüğü anlaşılabilir. Rahim kanseri gebelikten önce gelişmiş bile olsa gebelik esnasında ilerlemesi çok çok yavaş olacağı için genellikle tedavisi doğum sonrasına ertelenir.

Rahim Kanseri için Hangi Doktora Gidilmeli?

Rahim kanseri ile ilgilenen bölüm Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümüdür. Rahim kanseri teşhisini kadın hastalıkları ve doğum uzmanları yani jinekologlar koyar. Fakat evrelemesi ve tedavisinde Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümünün bir yan dalı olan Jinekolojik Onkoloji, hastayı devralır. Bu uzmanlar günümüzde sayıca arttığı için ulaşılmaları kolay hale gelmiştir ve kadın kanserleriyle genel olarak jinekolojik onkologlar ilgilenmektedir.

Tedaviye cerrahide ek olarak radyoterapi ve kemoterapi gerekebilir, radyasyon onkolojisi ve medikal onkoloji bölümleri de bu durumda tedaviye müdahil olabilir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Rahim kanseri ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Rahim kanseri, tedavi edilmediği takdirde kesinlikle öldürür fakat tedavi ile iyileşme ve kür olma imkanı olan bir kanser türüdür. Yani rahim kanseri olan hastaların pek çoğu uzun süreler hayatlarını sürdürür. Tümör en sık 1.evrede tanı alır (%75) ve bu evreden sonra 5 yıllık hayatta kalım oranı %90’dır.

Elbette ki tümörün evresi, girişim düzeyi, büyüklüğü, diğer organlara yayılımı, kanserin tipi, karın içi hücre incelemesi sonucu gibi pek çok faktör hastalığın gidişatını etkiler. Her kanserde olduğu gibi ne kadar erken evrede yakalanırsa tedavisi o derece başarılı olur.

Rahim kanseri olan kişi cinsel ilişkiye girebilir, rahim kanseri rahmin iç tabakasındadır ve cinsel ilişki esnasında bu bölgeyle ilgili bir problem yaşanması imkansızdır. Vajinada herhangi bir problem tümör yayılmaya başlayana kadar (evre 3) izlenmez.

Rahim kanseri ağrı yapabilir. Bu ağrı genelde alt karında (pelvis bölgesinde) ve kasıklarda hissedilir. Ağrının sebebi büyüyen tümör dokusunun etraftaki damarlar, sinirler gibi yapılara baskı uygulaması ve bölgedeki normal fonksiyonları bozmasıdır. Fakat ağrı genellike sık görülen ve ciddi derecede bir belirti değildir, hastaların yalnızca %20 kadarı ağrıdan şikayetçidir.

Rahim kanseri, kesinlikle öldüren bir hastalık değildir. Bu yüzden kaç yılda öldürür sorusu uygun değildir. Rahim kanseri, günümüzde oldukça etkin tedavi edilebilen ve erken evrede belirti vererek saptanan gidişatı nispeten olumlu bir kanser türüdür, bu açıdan umutsuz olmamak gerekir.

Rahim kanseri için ortalama 5 yıllık sağ kalım oranları evreye göre belirlenir ve genelde şu şekildedir,

Evre 1 %89, Evre 2 %73, Evre 3 %52, Evre 4 %17. Anlaşılacağı üzere evre arttıkça 5 yıllık sağ kalım oranı düşmektedir fakat bu durumda bilinmesi gereken şudur ki, hastaların % 90’ı evre 1 ve evre 2’de tanı alır. İleri evrede gelen hasta sayısı oldukça azdır.

Rahim kanseri kesinlikle bulaşıcı değildir. Kişiden kişiye ve ya herhangi bir virüs, bakteri, mantar gibi mikroorganizma ile bulaşması imkansızdır. Rahim kanseri hormon metabolizmasıyla ilgili bir hastalıktır.