Rahim Duvarı Kalınlaşması

Rahim duvarı kalınlaşması, endometriumda rahmin çeşitli sebeplerden karşılayamadığı östrojen fazlalığından dolayı kalınlaşma oluşması olup; tedavisi çoğu vakada, medikal tedavi yani ilaç tedavisidir. 

Rahim ve Rahim Duvarı Nedir?

Rahim ya da uterus, kadınların üreme sisteminin merkezinde, alt karında (pelvis) yerleşen bir organdır. Sağında ve solunda yumurtalıklar, altında rahim ağzı ve bunun devamında vajina bulunur. Rahmin işlevi, yalnızca bebeği taşımak, korumak ve vücut içinde 9 ay kalabileceği kadar genişleyerek ortam oluşturmaktır. Herhangi bir hormonal fonksiyonu yoktur.

Rahim, 3 tabakadan oluşmuştur. En dışında bir bağ dokusu olan perimetrium, ortasında kalın ve sert bir kas dokusu olan myometrium, en içte ise yumuşak ve değişken kalınlıkta hassas bir doku olan endometrium bulunur. Rahim duvarı diye adlandırılan tabaka da endometriumdur.

Endometrium, bebeğin içine gömüldüğü (implantasyon) tabaka oluşundan ötürü, gebelik için kritik bir görev üstlenir. Çeşitli sebeplerden dolayı (kürtaj, geçirilmiş cerrahiler, hormonal hastalıklar gibi) hasar görür veya incelirse bebeğin tutunması ve yerleşmesi zorlaşır, düşükler yaşanır. Bunun yanı sıra menopoz sonrasında doğal olarak kendiliğinden incelir ve 4 mm’den daha ince hale gelir.

Endometrium normal adet döngüsünü de oluşturan tabakadır. Adet kanaması, endometriumun en üstündeki tabakanın adet kanamasının ardından kalınlaşmaya başlaması ve sonrasında maksimum kalınlığa ulaştığında döllenme gerçekleşmediyse (gebe kalınmadıysa) tekrar yıkılarak incelmeye başlaması ile oluşur.

Adet döngüsü 2 fazdan oluşur, bunlara proliferatif faz ve sekreuar faz adı verilir. Proliferatif fazda rahim duvarı kalınlığı 5-8 mm arasında, sekretuar fazın ortasında ise maksimum kalınlığına ulaşarak 8-12 mm kalınlıkta izlenir. Buradan da anlaşılacağı gibi normal bir kadında rahim duvarı kalınlığı 5-12 mm arasındadır.

Rahim Duvarı Kalınlaşması Nedir?

Rahim duvarı kalınlaşması ya da endometrial hiperplazi, rahim iç dokusu endometriumda, rahmin çeşitli sebeplerden karşılayamadığı östrojen fazlalığından dolayı kalınlaşma oluşmasıdır.

Doğrudan kötü huylu veya kanser olarak adlandırılabilecek bir hastalık değildir, kolayca tedavi edilmesi mümkündür. Fakat tedavisi ihmal edilirse ve sürekli bu östrojen maruziyeti devam ederse kötü huylu hale gelip rahim kanserine yol açabilir.

Rahmin normal duvar kalınlığı 5-12 mm arasında adet döngüsüne göre değişkenlik gösterir. Rahim basitçe izah etmek gerekirse östrojen hormonu etkisi ile kalınlaşır, progesteron hormonunun etkisi ile incelir. Östrojen etkisinin karşılanamaması bu anlamda aşırı kalınlaşma sonucu bir noktadan sonra kırılma kanaması yaşanmasına yol açar. Normalde progesteron artmasından kaynaklanması gerektiği için bu anormal bir adet kanaması şeklidir.

Rahim duvarı kalınlaşması en sık menopoza girmeye yakın kadınlarda ve henüz adet döngüsünün ilk yıllarındaki ergen genç kadınlarda izlenir. Gençlerdeki normal bir süreçtir bir süre sonra kendiliğinden çözülecektir. Fakat menopoza yakın dönemde olanların takibi özellikle gereklidir.

Rahim duvarı kalınlaşmasının temel olarak 2’ye ayrılır: Atipili ve atipisiz. Atipi, normal olmayan, tipik olmayan anlamına gelir. Bu anlamda, atipili kalınlaşmalar kanser oluşumu açısından daha risklidir. Duvar kalınlaşması için bir ayrım da kompleks ve basit olarak yapılır. Bu durumda en riskli kalınlaşmalar kompleks atipili olanlardır, bunların yaklaşık %30’u kansere dönüşüm gösterir.

Rahim Duvarı Kalınlaşması Belirtileri

Rahim duvarı kalınlaşması kalınlaşması çoğu hastada belirtisiz seyreder. Bunun yanı sıra, rahim duvarı kalınlaşmasının en sık sebebi doğru ve düzenli olmayan yumurtlama (anovulasyon) olduğu için, buna sebep olan hastalıkların belirtileri görülebilir.

Rahim kalınlaşmasının en sık izlenen belirtisi ise, düzensiz ve miktarı artmış adet kanamalarıdır (menometroraji).

Rahim Duvarı Kalınlaşması Nedenleri Nelerdir?

Rahim duvarı kalınlaşmasının en sık sebebi anovulasyondur. Anovulasyon, düzenli veya hiç yumurtlayamama anlamına gelir.

Diğer sebepler şunlardır:

Rahim Duvarı Kalınlaşması Teşhisi

Rahim duvarı kalınlaşmasına teşhis koymak günümüzde oldukça basittir. Tanı için herhangi bir rahim duvarı kalınlaşması testi mevcut değildir fakat çeşitli yöntemlerle tanı konur ve kesinleştirilir.

  • Transvajinal ultrason: Karın ultrasonuyla aynı mekanizma ile çalışan bir alettir. Yalnızca vücuda ses dalgalarını gönderen alet, (prob) ince uzun şekildedir ve vajinadan içeri sokularak görüntüleme yapılır. Radyasyon ile değil ses dalgaları yoluyla görüntüleme yapar, hastaya verdiği herhangi bir rahatsızlık ve ya zarar yoktur. Transvajinal ultrason ile milimetrik olarak rahim kalınlığı ölçülmesi mümkündür. Ultrason, hekim tarafından uygulanacak ve anlık olarak değerlendirilecek bir testtir. Film çektirmek gibi başka yerde yapılıp sonucu doktora götürülecek bir yöntem değildir.

Ultrason sonunda menopozdaki kadınlarda 4 mm, menopoz öncesinde 12 mm kalınlık saptanırsa biyopsi ve küretaj yapılması gerekir.

  • Biyopsi: Rahim kalınlaşmasının kötüye gidebilen ve basit düzeyde olan 2 tipi vardır. Bu tiplendirmeyi yapmanın en kesin yolu biyopsidir. Biyopsi, vücuttaki bir dokudan ufak parçalar şeklinde örnek alınarak patoloji laboratuvarında incelenmesi işlemidir.
  • Küretaj: Rahim ağzı genişletildikten sonra (dilatasyon), rahim iç dokusunun belirli aletlerle kazınarak örnek doku alınması işlemidir. Farklı hastalıklardan ayırıcı tanıda da küretaj faydalı bir yöntem olacaktır. Küretaj için öncelikle gerekli tıbbi aletlerin geçebilmesi ve yanlışlıkla delinme gibi problemlerin yaşanmaması için rahim ağzı buji adı verilen aletlerle genişletilir. Bujiler inceden kalına doğru teker teker takılan boru şeklinde aletlerdir.
  • Histeroskopi: Ucunda ışık kaynağı ve kamera olan ince bir boru ile küretajdaki gibi rahim ağzı genişletildikten sonra rahim içine girilip, duvarın rahatça incelenmesini sağlayan bir yöntemdir. Histeroskopi esnasında biyopsi de alınabilir. Rutin olarak rahim duvarı kalınlaşmasında tercih edilen bir yöntem değildir genelde rahim duvarı kalınlaşması ve gebe kalma problemi yaşanıyorsa diğer kısırlık sebeplerini de araştırmak amaçlı başvurulur.

Rahim Duvarı Kalınlaşması Tedavisi

Rahim duvarı kalınlaşması tedavisi basit ve atipisiz olgularda, doğurgan çağda ve aslında çoğu vakada, medikal tedavi yani ilaç tedavisidir. İlaçların en sık kullanılanları progesteron hormonları içerenlerdir.

Bunun yanı sıra, eğer hastada atipi saptandıysa ve hasta menopoz dönemi içindeyse histerektomi işlemi ile, rahmin tamamen alınması tercih edilir. Kansere dönüşme ihtimali olduğu için bu bir koruma önlemidir. Doğurgan kadınlar için tercih edilmemesi ise, rahimsiz gebe kalmanın mümkün olmamasıdır. Eğer atipisiz bir kalınlaşma varsa yine progesteron tedavisi ile bir süre hasta izleme alınır.

Doğurgan çağda ve çocuk isteği olan kadınlarda, ek tedavilerle yumurtlama problemleri çözülür ve hastanın gebe kalması sağlanır. Gebelik ardından problemin gerilemesi beklenir ve takibe alınır. Eğer çocuk isteği yoksa yine de yaklaşık 6 aylık bir progesteron tedavisi verilir, sonrasında biyopsi ile kontrol edilir, problem geçmedi ise operasyon ihtimali gündeme gelebilir.

Tedaviye ek olarak kilo verilmesi, diyabet ve insülin direnci varsa bunların kontrol altına alınması problemin çözümüne oldukça katkı sağlayacaktır.

Rahim Duvarı Kalınlaşması İlaçları

Rahim duvarı kalınlaşması için en sık kullanılan ilaçlar, progesteronlardır. Progesteron rahim duvarını incelten bir kadınlık hormonudur, her kadında doğal olarak salgılanır fakat bazen çeşitli problemlerden ötürü salınımı ve ya etki düzeyi sekteye uğrar.

Normal doğum kontrol hapları ve spiraller (ria’lar) kombinedir ve hem östrojen hem progesteron içerirler. Bu sebepten ilk tedavide değil ama progesteronla rahim kalınlığı normal bir seviyeye getirildikten sonra bir daha kalınlaşma olmasın diye kullanılabilirler.

Hatta, tamoksifen ile meme kanseri tedavisi alan kadınlarda östrojen duyarlılığı artacağından risk artmıştır. Bu hastalara tedavinin başında önlem olarak ilaçlı spiral (levanorgestralli ria) takılabilir.

Tedavi için belirtilen ilaç türevleri sadece bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tavsiyesi olmadan hiçbir ilaç kullanılmamalıdır.

Rahim Duvarı Kalınlaşması Tedavi Edilmezse

Rahim duvarı kalınlaşması genelde tedavi edilir çünkü hem tedavisi kolaydır hem de belirtileri hastalar için rahatsız edicidir. Eğer tedavi edilmezse rahim kanserine (endometrial adenokarsinom) dönüşme ihtimali vardır. Özellikle atipi içeren kalınlaşmalar mutlaka tedavi edilmelidir. Bunların %30’u kansere dönüşür. En masum (basit ve atipisiz) rahim duvarı kalınlaşmalarının bile %1 ihtimalle kansere dönüşümü izlenmiştir. Dolayısıyla mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durumdur.

Rahim Duvarı Kalınlaşmasına Ne İyi Gelir?

Rahim duvarı kalınlaşmasına oluştuktan sonra en iyi gelecek şey elbette ilerlemeden hekime başvurmak ve ilaçları düzenli kullanmaktır.

Bunun yanı sıra iyi gelecek şeyler şu şekildedir:

  • Adet düzensizliği varsa gecikmeden doktora başvurmak
  • İnsülin direncini kırmak için egzersiz oldukça faydalıdır.
  • Diyabet varlığında şeker kontrolünü sağlamak
  • Kilo vermek

Rahim Duvarı Kalınlaşmasına Ne İyi Gelmez?

  • Fazla kilolu olmak
  • PCOS hastası olup tedavi almamak, hapları kullanmamak
  • İnsülin direnci ve diyabet hastalığının kontrolsüz ilerlemesi
  • Meme kanseri için tamoksifen kullanılması (elbette meme kanseri tedavisi çok daha hayati bir mevzudur, bu tedavi endometrial hiperplazi riskiyle bırakılmaz, kolayca önlemi alınması mümkündür. Hekiminize danışmadan asla tedavileriniz üzerinde oynama yapmayın)

Rahim Duvarı Kalınlaşması Ameliyatı

Rahim duvarı kalınlaşması ameliyatı genel olarak gerek duyulmayan bir durumdur. Bu hastalık için özel bir ameliyat tipi ya da yöntemi yoktur. Hastalık rahim dokusunda olduğu için rahmin çıkarılması işlemi, histerektomi atipinin olduğu ciddi kanser riski taşıyan ve çocuk isteği olmayan hastalarda tedavi yöntemi olabilir.

Rahmin tek işlevi bebeğe yerleşme yeri oluşturmaktır. Dolayısıyla hormonal bir görevi yoktur. Özellikle menopoza girmiş kadınların hayatında ameliyat sonrası rutin iyileşme dönemi hariç bir değişikliğe yol açmayacaktır.

Gebelikte Rahim Duvarı Kalınlaşması

Gebelikte rahim duvarı kalınlaşması hastalık olmayan fizyolojik bir durumdur. Çünkü gebelikte zaten doğal olarak rahim tamamen büyür ve kalınlaşır. Döllenme gerçekleştikten sonra rahim hep yavaş yavaş kalınlaşacak ve gebelik dönemi boyunca östrojenden daha çok progesteron etkisinde olacaktır.

Çocuklarda Rahim Duvarı Kalınlaşması

Çocuklarda rahim duvarı kalınlaşması görülmez. Rahim duvarı kalınlaşması adet döngüsü bozuklukları ve östrojen fazlalığı gibi sebeplerle ortaya çıkar. Bunların hepsi için en azından ergenlik çağına girmiş olmak gerekmektedir.

Ergenlik çağında ise ilk 2 sene hormon düzeni tam oturmayacağı için geçiş evresinde, özellikle kilolu genç kızlarda bu problem yaşanabilir. Bazen kendiliğinden düzelir, bazen kilo verilmesi ile kaybolur. Oldukça az sayıda bir hastada da ilaç kullanımı gerekebilir.

Rahim Duvarı Kalınlaşması için Hangi Doktora Gidilir?

Rahim duvarı kalınlaşması ile ilgilenen bölüm Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümüdür. Polikistik over gibi uzun süreli kronik hastalıkların varlığında kontrollere zamanında gitmek önemlidir. Hekimler bu konuya dikkat edecek ve kontrollerini yapacaktır.

Bunun dışında özellikle menopoz dönemi yaklaşırken kontrolleri yaptırmak veya adetler kesildikten sonra 1 sene geçti ve ardından kanama olduysa vakit kaybetmeden hekime başvurmak gerekir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
10
0
Makeleyi Paylaşın

Rahim duvarı kalınlaşması ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Rahim duvarı kalınlaşması tanısı, rahim kalınlığının menopoz öncesi dönemde olan kadınlarda 12 mm, menopoz dönemindeki kadınlarda ise 4 mm’nin üzerinde olması ile konur. Zaman zaman bu kalınlaşmalar bilinen hormonal ve ya başka sebeplere bağlı olabilir, bu durumda belirli bir süre sonra tekrar kontrol edilir.

Rahim duvarı kalınlaşması sonucu genellikle düzensiz, uzun süren, ve çok miktarda gelen vajinal kanamalar görülür. Bu hastaları oldukça rahatsız eden ve özellikle menopozdaki kadınlarda doktora ilk başvurma sebebi olan durumdur.

Rahim duvarı kalınlaşması en masum hali ile bile rahim kanserine ilerleyebilir. Bu yüzden mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Özellikle bu kalınlaşmaya atipik hücreler eşlik ediyorsa kanser riski ciddi derecede yükselir. Aynı şekilde tedavi edilmedikçe hücrelerin atipik hale gelmesi riski de artar.

Rahim duvarı kalınlaşması gebeliğe kendiliğinden engel değildir fakat rahim duvarı kalınlaşmasını yaratan etkenlerin neredeyse tamamı gebeliğe engeldir. Öncelikle anovulasyon (yumurtlayamama) varlığında gebe kalmak mümkün değildir. Buna en sık sebep olan hastalık doğurgan çağdaki kadınlarda polikistik overdir. Rahim duvarı kalınlaşması ve buna yol açan sebebi tedavi etmek doğurganlığı ciddi miktarda arttıracaktır.

Rahim duvarı kalınlaşması olan hastalarda gebe kalma isteği varsa başka yardımcı ilaçlarla yumurtlama sağlanır ve böylece gebelik oluşturulur. Gebelik sonrasında ise hasta tekrar takibe alınır.

Rahim duvarı kalınlaşması küretajı toplumda oldukça korkutucu algılansa da ufak bir operasyondur. Poliklinik ve ya ameliyathane şartlarında yapılması mümkündür. Rahim ağzı önce buji adı verilen çubuklarla, ince olanlarıyla başlayıp kalınlarla devam ederek gerektiği kadar genişletilir. Rahim ağzı oldukça sert ve kaslı bir yapı olduğu için bu işleme gerek duyulur. Rahim içine gereken tıbbi aletlerin girebileceği kadar rahim ağzı açıldıktan sonra rahim iç duvarı ince dokular halinde kazınmaya başlanır ve alınan dokular örnek olarak incelenmesi için laboratuvara gönderilir.

Küretaj işlemi, günümüzde genel ve ya lokal anestezi altında hastanın maksimum konforu gözetilerek uygulanmaktadır ve komplikasyon riski düşüktür.

Rahim duvarı kalınlaşması kilo yapmaz. Fakat rahim duvarı kalınlaşmasının en sık sebebi olan polikistik over hastalığı kilo alımına zemin hazırlayabilir. Aynı şekilde menopoza yeni girilen evrede de metabolizma yaştan dolayı yavaşlayacağı için kilo alımı olabilir fakat bunlardan dolayı alınan kilo da rahim kalınlaşması gibi bir sonuçtur, rahim kalınlaşması sebep değildir.