PT

Protrombin, karaciğerde üretilmekte ve kanın ideal sürede pıhtılaşmasını sağlamaktadır ve bu sayede kanamaların durdurulması ve ölüm vakalarının engellenmesi mümkün hale gelir.

Protrombin Nedir?

Protrombin, karaciğerde üretilmekte ve kanın ideal sürede pıhtılaşmasını sağlamaktadır. Bu sayede kanamaların durdurulması ve ölüm vakalarının engellenmesi mümkün hale gelir. Pıhtılaşma faktörünün yerine getirilebilmesi için, vücudun K vitaminine ihtiyacı vardır. 

Pıhtılaşma zamanını ölçmek için, Protrombin zamanı (PT) testi uygulanmaktadır. Bu test kısaca PZT olarak da adlandırılır. Özellikle cerrahi operasyonlardan önce, kişide hemofili riski görülmesi halinde ya da kanama bozukluğundan şüphelenilmesi durumlarında başvurulan bir tetkiktir.  

Protrombin Zamanı Normal Değerleri Kaç Olmalı?

Kanama pıhtılaşma zamanının ölçülmesinde en sık kullanılan tetkikler arasında protrombin zamanı testi de yer almaktadır. Test sonucunun referans değerleri arasında olması hayati önem taşır. Sağlıklı bir yetişkinde PT sonucu 10 - 14 saniye arasında olmalıdır. 35 saniyenin üzerinde bir sonuç alınırsa hastanın acilen tedavi altına alınması gerekmektedir. Bebeklik döneminde ise 10 - 15 saniye normaldir. Bu süre bebek büyüdükçe kısalır. 

Protrombin zamanı ve INR değeri çoğu zaman birlikte değerlendirilmektedir. INR sonucunun 1.1’den az çıkması gerekmektedir. Protrombinin referans aralığı laboratuvardan laboratuvara göre değişirken, INR için belirlenen referans değer uluslararası bir standarda bağlıdır ve değişmez. 

Protrombin Nasıl Ölçülür?

Protrombin zamanı PT testi ile ölçülmektedir. Bu test, protrombin zamanı PTR ve protrombin zamanı PTZ olarak da adlandırılmaktadır. Testin uygulanması için dirsek içi damarlarından ya da el üzerinde bulunan damarlardan kan numunesi alınır. Ardından bu numune laboratuvar ortamında gözlemlenir ve kanın ne kadar sürede pıhtılaştığı belirlenir. 

Protrombin testi öncesinde bazı ilaçların kullanılmaması gerekir. Özellikle C vitamini takviyesi, kan sulandırıcı ilaçlar ve antihistaminik (alerji tedavisinde kullanılır) ilaç gruplarının hekim önerisi ile alınmaması tavsiye edilebilir. Bu durumlarda hekimin belirttiği süre zarfı boyunca ilaçlara ara verilir.  

Protein zamanı INR değeri birlikte ele alınabilir. Çıkan değerler 14 saniyenin üzerindeyse, protrombin zamanı düşüklüğünden şüphe edilir. Bu değer 35 saniyeden fazla ise hasta, yüksek riskli grupta değerlendirilir. Pıhtılaşma zamanı 10 saniyenin altında ise protrombin zamanı yüksekliği olduğu düşünülmektedir. Bu durum damar yapılarının içerisinde pıhtı oluşma riskini gösterdiği için, en kısa süre içerisinde diğer tetkiklerin uygulanması ve tedavinin başlatılması gerekir. 

Hamilelikte Protrombin Değerleri Nasıl Olmalı?

Hamilelik sürecinde artan hormonlar sayesinde kan pıhtılaşma oranı yükselmektedir. Böylece doğum ya da düşük sırasında aşırı kanama olmaz ve gebenin hayatı tehlikeye girmez. Fakat bazı kişiler genetik olarak kan pıhtılaşma sorunlarına yatkınlardır. Bu kişiler ve bebekleri için gebelik döneminde hayati risk söz konusudur. Anne adaylarında emboli (pıhtı atması sonucunda hayati organların tıkanması), bebeklerde ise anne karnında ölüm, düşük ve prematüre doğum (erken doğum) gibi sorunlar görülür. Riskli gebeliklerde protrombin zamanı ölçümü ve klinik önemi uzmanlar tarafından sıklıkla vurgulanmaktadır. İyi bir takip ve tedavi ile sağlıklı bir gebelik süreci geçirilmesi mümkündür.

Kan sulandırıcı bazı ilaçlar gebelikte güvenle kullanılabilmektedir. Plasentaya geçmeyeceği için bebeğe zarar verme ihtimali bulunmaz. Bu yüzden riskli gebeler düzenli olarak kontrol edilmeli ve belirli bir süre boyunca kan sulandırıcı tedavi görmelidir. 

Bebeklikte Protrombin Değerleri Nasıl Olmalı?

Hemostatik sistem, kanamanın durdurulması ile görevlidir. Bebeklerde bu sistem yetişkinlerinkinden biraz daha farklı işlemektedir. Doğumdan sonraki ilk günde 10,1 ile 15,9 değerleri arasında olan protrombin zamanı, 6 ayın sonunda 10,7 ile 13,9 arasında olur.

Çocuk ve bebeklerde hemofili gibi pıhtılaşma bozukluklarının fark edilmesi uzun zaman alabilmektedir. Kanın pıhtılaşmasını sağlayan faktör ne kadar azsa, belirtiler de o kadar erken görülür. Çoğunlukla bebekler hareketlendikten sonra düşme ya da emekleme sonrasında morarmalar görülmektedir. PT düşüklüğünün yoğun olduğu bebeklerde iç kanama görülme riski de bulunmaktadır. Bu nedenle ailesinde kanama pıhtılaşma bozukluğu olan kişiler, bebeklerini herhangi bir belirti görmeyi beklemeden muayene ettirmelidir. 

Protrombin Düşüklüğü Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

Protrombin düşüklüğü, hastaların kanının daha uzun sürede pıhtılaşmasına yol açmaktadır. Bu duruma neden olan etmenler ise kısaca şu şekilde sıralanabilir:

  • Vücudun ihtiyaç duyduğundan daha fazla miktarda K vitamini takviyesi yapılması,
  • Tedavi amacıyla taze donmuş plazma alınması,
  • Kullanılan ilaçların içerisinde östrojen hormonunun bulunması,
  • Kişide hemofili gibi kanama bozukluklarının görülmesidir.

Protrombin eksikliğine yol açan sorun belirlendikten hemen sonrasında en uygun tedavi araştırılmalı ve uygulanmalıdır. Aksi halde yaşamı tehdit eden komplikasyonlar ortaya çıkabilir.  

Protrombin Eksikliği Belirtileri Nelerdir?

Protrombin düşüklüğü belirtileri bazen çok barizdir. Ancak bazı belirtiler oldukça geneldir ve farklı hastalıkları işaret edebilir. Teşhis için hastanın genel durumu, yaşadığı tüm belirtiler ve tüm tetkik sonuçları bir arada değerlendirilmelidir. Bu nedenle belirtiler fark edildiğinde bir uzmana danışılması gerekmektedir. Protrombin eksikliğinde görülen bazı belirtiler şunlardır:

  • Antibiyotik gibi ilaçların kullanımından sonra normalde olduğundan daha fazla yan etki görülmesi
  • İştahta azalma
  • Yoğun baş ağrısı
  • Kanamaların uzun sürmesi 

Protrombin Eksikliği Tedavisi

Protrombin eksikliğine yapılan müdahalelerde asıl amaç, altta yatan sorunun tedavi edilmesidir. Faktör 2 eksikliği giderilir, yoğun kanamalar kontrol altına alınır ve diş çekimi gibi operasyonlardan önce önleyici tedavi yapılır. Protrombin kompleks konsantresi (kan pıhtılaşmasına yardımcı olur) gibi çeşitli ilaçların kullanılması yeterli olmaktadır. Altta yatan hastalığın kesin bir tedavisi yoksa, aşırı kanama gibi sorunlara yönelik tedavi uygulanır. Ayrıca kişiler hemofili gibi kanın geç pıhtılaşmasına sebep olan bir hastalığa sahipse, üzerinde kan grubu ve hastalığın ismi bulunan bir bileklik takmaları acil durumlarda hayat kurtarıcı olacaktır.

Protrombin Eksikliği Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Protrombin eksikliği yaşayan kişilerde kanın pıhtılaşma süresi uzamaktadır. Böylece en ufak yaralanma bile hayati tehlike yaratacak duruma gelebilir. Protrombin değeri düştükçe, kanamanın süresi de artar. Çok düşük PT değeri olan kişilerde iç kanama oluşması riski vardır. Ayrıca basit bir adet kanaması bile yoğun kan kaybına sebep olarak kişinin sağlığını ciddi ölçüde bozabilir. Bu yüzden kanama pıhtılaşma bozukluğu olan kişilerin tedavi olmaları şarttır. 

Protrombin Yüksekliği Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

Protrombin yüksekliğinde pıhtılaşma çok daha hızlı ve yoğun olur. Mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sorun olarak kabul edilir. Protrombin yüksekliğine sebep olan çeşitli durumlar vardır. Bunlar aşağıdaki gibidir:

  • Aşırı antibiyotik kullanımı
  • K vitamini yetersizliği
  • Siroz gibi bazı karaciğer hastalıkları
  • Fazla miktarda kan nakli yapılması
  • Tedavi edilmemiş safra kanalı tıkanıklıkları
  • Dissemine intravasküler koagülasyon (yaygın damar içi pıhtılaşma hastalığı)

Protrombin Yüksekliği Belirtileri Nelerdir?

Protrombin yüksekliği de tıpkı eksikliğinde olduğu gibi tedavi edilmesi gereken bir sorundur. Ortaya çıkan belirtiler farklı hastalıklar ile karışabileceğinden dolayı, kesin tanı için çeşitli tetkiklerin yapılması gerekmektedir. Protrombin yüksekliğinde en sık karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

Protrombin Yüksekliği Tedavisi 

Protrombin tedavisi için ilk adım, altta yatan hastalığın ortadan kaldırılmasıdır. Fakat bu her zaman mümkün olmamaktadır. Böyle bir durumda semptomatik tedavi adı verilen belirtileri gidermeye yönelik bir tedavi uygulanır. PT yüksekliğinde en sık tercih edilen ilaçlar kan sulandırıcı özelliği bulunan ilaçlardır. Ancak tedavi planı hekim tarafından, hastanın genel sağlık durumuna, yaşına ve benzeri faktörlere bağlı olarak oluşturulmalıdır. Kişiler belirli aralıklarla kontrole çağırılır ve PT testi tekrarlanır. Sonuca göre tedavi planı da güncellenmektedir. 

Protrombin Yüksekliği Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Protrombin yüksekliğinde kan pıhtılaşma süresi kısalır ve yoğunluğu artar. Bu yüzden kişilerde emboli adı verilen sorunun ortaya çıkma ihtimali oldukça yükselir. Emboli; damar içerisinde oluşan bir pıhtının yerinden kopup akciğer gibi hayati organları besleyen bir damarı tıkaması durumudur. Emboli sonrasında felç, koma ve ölüm gibi istenmeyen sonuçlarla karşılaşılabilmektedir. Bu nedenle tedavi kesinlikle ihmal edilmemelidir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

PT ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Bu testte kanın pıhtılaşma zamanı ölçülmektedir. Fakat TP testinden farklı olarak ölçüm sırasında doku faktörü hesaba katılmaz. Kan damarları ile alakalı bir hesaplama yapılır. Bu test için mavi kapaklı kan tüpüne alınacak birkaç mililitrelik örnek yeterli olmaktadır. Test öncesinde yapılması gereken bir hazırlık yoktur. Protrombin aktivitesi düşüklüğü ve yüksekliği halinde uzmanlar, hastaya özel bir tedavi planı hazırlamaktadır.

Faktör 2 adı ile de bilinen protrombin, çeşitli nedenlere bağlı olarak mutasyona uğrayabilmektedir. Bunun sonucunda hastanın kan pıhtılaşma süresinin uzadığı görülür. Özellikle gebelik döneminde düşük riskini artırdığı için yakından takip edilmesi gereken bir sağlık sorunudur.

PT/İNR testinden elde edilen sonuçlar, çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir. Diyare (ishal), çeşitli ilaçların kullanımı, kusma, sağlıksız beslenme, yüksek ateş, alkol kullanımı ve yoğun stres test sonucunu direkt olarak etkilemektedir. Eğer test sırasında bu sorunlardan biri görülmüşse, uzmana bilgi verilmesi en sağlıklısı olacaktır.

Parsiyel (kısmi) tromboplastin zamanı, halk arasında parsiyel protrombin zamanı adı ile de bilinir. Bu madde, kalsiyum iyonları kullanarak protrombin’i trombin maddesine dönüştürür. Bu dönüşüm kan pıhtılaşma sürecinin bir parçasıdır. Sağlıklı bir bireydeki referans aralığı 22 ile 36 saniye arasında değişiklik göstermektedir.