Prolaktin

Prolaktin, süt hormonudur ve halk arasında da bu şekilde bilinen prolaktinin en büyük görevlerinden biri, doğum yaptıktan sonra annenin süt salgılamasını sağlamaktır.

Prolaktin Nedir?

Prolaktin, beynimizdeki hipofiz bezinin salgıladığı bir tür hormondur. Bir diğer adı ise süt hormonudur. Halk arasında da bu şekilde bilinen prolaktinin en büyük görevlerinden biri; doğum yaptıktan sonra annenin süt salgılamasını sağlamaktır. Gebeliğin 8. haftasından itibaren prolaktin hormonunun salgılanması beklenir. Aynı zamanda üreme, yumurtlama ve adet döngüsü gibi mekanizmaların düzgün çalışmasında etkilidir. 

Prolaktin kısaca PRL olarak yazılır. Vücutta ilişkili olduğu 300’ü aşkın görev bulunur ve önemli bir hormondur. Hamilelik boyunca meme bezine etki eden hormon, süt üretiminin başlaması için hazırlık yapar. Sadece kadınlarda değil erkeklerde de PRL hormonu bulunur. Eksikliği ve yüksekliği farklı sonuçlar doğurabilir. Erkeklerde sperm üretimini destekleyen prolaktin hormonu, cinsel istek ve dürtü mekanizmasının çalışmasında rol oynar. 

Prolaktin Normal Değerleri Kaç Olmalı?

Hamile olmayan ve doğum yapmamış kadınlarda prolaktin normal değeri, 25 ng/ml’den düşük olmalıdır. Erkeklerde ise prolaktin hormonu 15 ng/ml’den az olmalıdır. Kısaca erkeklerde çıkması gereken prolaktin hormon düzeyi 5 ng/ml – 10 ng/ml arasıdır. 

Belirlenen düzeyden fazla veya az çıkan test sonuçları dikkate alınarak, uzman doktor tarafından kontrol edilmelidir. PRL hormonu vücudun bağışıklık sistemine bile etkisi olan önemli bir hormon olduğu için rutin olarak kontrol edilmelidir. 

Prolaktin Nasıl Ölçülür?

Prolaktin hormon düzeylerindeki değişimler, prolaktin testi yapılarak öğrenilir. Hormonun yüksekliği ve düşüklüğü alınacak kan testiyle ortaya çıkar. Prolaktin testi genellikle sabah saatlerinde yapılır. Bunun nedeni ise sabahları prolaktin seviyesi yüksektir ve ölçüm yapılması için daha uygundur. Gün içinde hormon düzeyleri artıp azalabileceğinden kan testini sabah vermek daha makul kabul edilir. 

Kan testleri sonucunda cinsiyet, gebelik olup olmadığı ve diğer hastalıklar dikkate alınarak değerlendirme yapılır. Gerekirse ek testler ve takip önerilir. Bazı durumlar test sonuçlarını direkt olarak etkilediği için düzenli kullanılan ilaçlar, test öncesi yorgunluk oluştuysa ve test öncesi cinsel ilişki yaşandıysa doktora belirtilmelidir. 

Hamilelikte Prolaktin Değerleri Nasıl Olmalı?

Hamilelik döneminde hormon ve kan düzeylerinin incelenebilmesi için rutin aralıklarla tam kan sayımı yapılır. Prolaktin değeri hamile ve doğum yapmış kadınlarda normal değere oranla daha fazla çıkar. Beklenen PRL değeri; 34 ng/ml ve 386 ng/ml arasında çıkmasıdır. Gebelik boyunca yüksek değerler ile karşılaşılması beklenen prolaktin hormonu, aynı zamanda lohusalık döneminde de bir süre yüksek çıkar. 

Hamile kadınlarda hipofiz bezinden salgılanan prolaktin, FSH ve GnRH hormonlarını bloke ederek tekrar hamilelik oluşumunu engeller. Direkt olarak östrojeni etkilediği için önemli olan ve süt kanallarının çalışmasını sağlayan prolaktinin yüksek veya düşük çıkması sonucu farklı tedavi yöntemleri uygulanır. 

Bebeklikte Prolaktin Değerleri Nasıl Olması?

Bebeklikte prolaktin değerleri genel olarak normal düzeyde seyreder ve özel olarak inceleme gerektirmez. Bebeklikten ziyade ergenlik döneminde adet olamama gibi durumlarla karşılaşılması durumunda bu tarz hormon testlerine ihtiyaç duyulur. 

Bebeklik döneminde PRL’nin doğru çalışıp çalışmadığı anlaşılamayabilir. Yüksek ve düşük çıkan değerler sonucu, farklı hastalıklara işaret eden durumlar birlikte incelenerek hormon düzeyindeki oynama araştırılır. 

Prolaktin Düşüklüğü Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

Prolaktin düşüklüğü, nadir görülmekle birlikte prolaktin seviyesinin kandaki normal seviyelerinin altına düşmesidir. PRL düşüklüğünün en çok karşılaşılan sebebi; hipofiz yetersizliğinin yol açtığı durumlardır. Prolaktin düşüklüğü kadınlarda süt üretiminin az olmasına ve yumurtalıkların düzgün çalışmamasına neden olur. Erkeklerde bu hormonun düşmesi; erken boşalma ve sertleşme sorunlarına sebep olmaktadır. Prolaktin düşüklüğü nedenleri şu şekilde sıralanabilir; 

  • Büyüme hormonunun yetersiz olması
  • Bağışıklık sisteminin düzgün çalışmaması sonucu oluşan hastalıklar
  • Fazla dopamin salgılanması
  • Epifiz bezinin az çalışması

Prolaktin Düşüklüğü Belirtileri 

Prolaktin düşüklüğünün en bilindik belirtisi, doğumdan sonra az süt üretimi oluşmasıdır. Prolaktin düşüklüğünün fiziki olarak bir belirtisi yoktur. Kan testlerinde ve özel olarak yapılan hormon testlerinde ortaya çıkar. 

Tıbbi olarak şikayet oluşturmayan prolaktin düşüklüğüne sahip kişilerin genellikle bağışıklık sistemi düşük olduğu için hastalıklara yakalanma riski artar. Belirti olarak sayılabilecek noktalarda biri; enfeksiyon hastalıklarına çok sık yakalanmak olabilir. 

Prolaktin Düşüklüğü Tedavisi

Prolaktin düşüklüğüne neden olan durum incelenerek, var olan diğer belirtilerle birlikte tedavi süreci oluşturulur. Hipofiz bezi kaynaklı bir düşüş yaşanıyorsa, hipofiz bezinin düzgün çalışması için tedavi başlatılır. Doğumdan sonra süt gelmeme problemleri PRL düşüklüğünün sebeplerindendir ve bu durumla karşılaşıldığında hormonu yükseltme yollarına giderek uygun tedavi yöntemi belirlenir. 

Prolaktin hormonunun dengelenmesini sağlayan ilaçlar, PRL değerlerinin düşük ya da yüksek çıktığı durumlarda uzmanlar tarafından sıklıkla kullandırılır. Sağlıklı beslenme programı uygulanacaksa, doktor kişiyi diyetisyene yönlendirir. 

Prolaktin Düşüklüğüne Ne İyi gelir?

Prolaktin düşüklüğüne nadir rastlandığı için araştırmalar değerin yüksek çıkmasına oranla daha azdır. Prolaktin hormonunu yükselten yiyecekler arasında; rezene, çemen otu ve sağlıklı yağlar bulunur. Bu yağlara örnek olarak verilecekler ise zeytinyağı, susam yağı ve keten tohumu yağıdır. Doğumdan sonra halk arasında süt gelmesi için tavsiye edilen gıdalar, aslında prolaktini yani süt üretimini artıran hormonu destekler. 

Prolaktin ile birlikte süt kanallarının açık olmasına yarayan oksitosin hormonu da benzer ölçüde desteklenebilir. İçeriğindeki demir emilimi sayesinde yulaf, süt kanallarını rahatlattığı için emziren annelerin sıklıkla kullandığı besinler arasındadır. 

Prolaktin Düşüklüğü Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Prolaktin düşüklüğü tedavi edilmezse, nadir olarak bağışıklık sisteminde düşüşler meydana gelir. Savunmasız kalan hücreler kendini koruyamaz ve sağlıklı kişilere oranla daha sık enfeksiyon hastalıkları geçirilir. Ayrıca PRL hormonunun ana görevi olan annede süt salgılanmasının durması veya azalması, tedavi edilmediği takdirde devam eder. 

Erkeklerde ise tedavi süreci başlatılmazsa erken boşalma ve sertleşme problemleri yaşanabilir. Altındaki başka hastalıklar incelendiği için bu hastalıklar tedavi edilirse, prolaktin hormonu baskılanmaz ve normal düzeye yükselir. Örneğin; hipofiz bezinin normal çalışması sağlanırsa, buna bağlı olarak gelişen prolaktin düşüklüğü sona ererek normal seyrine döner. 

Prolaktin Yüksekliği Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

Kan testlerinde olması gerekenden yüksek çıkan PRL değerleri, hiperprolaktinemi olarak adlandırılır. Önemli bir problem olarak görülen prolaktin yüksekliği rutin olarak kontrol edilmelidir. Tüp bebek tedavisinde de etkili olan PRL hormonunda yaşanan değişim ve anormallikler sürecin uzamasına neden olur. 

Prolaktin yüksekliği sebepleri aşağıdaki gibidir;

  • Sağlıksız beslenme
  • Antidepresanlar
  • Anoreksiya
  • Hipertansiyon, reflü, epilepsi ilaçları
  • Bazı doğum kontrol hapları
  • Dar iç çamaşırı giyilmesi
  • Meme ve çevresine darbe alınması
  • Hamilelik
  • Emzirme
  • Cinsel ilişki
  • Aşırı egzersiz
  • Uykusuzluk

Prolaktin yüksekliğine neden olan bazı hastalıklar şunlardır; 

Prolaktin Yüksekliği Belirtileri

Prolaktin yüksekliğinin belirtileri kadın ve erkeklerde farklı şekilde ortaya çıkar. Erkeklerde testosteron seviyesinin düşmesine neden olan PRL yüksekliği, cinsel sorunlara neden olur. Prolaktin yüksekliğinin kadınlardaki belirtileri; gebelik, cinsel isteksizlik, vajinal kuruluk, düzensiz adet döngüsü ya da adet olamama, doğum harici göğüsten süt ve sıvı gelmesi, hamile kalamama durumlarıdır. 

Erkeklerde PRL yüksekliği belirtileri; meme büyümesi, vücut tüylerinde azalma, ereksiyon bozuklukları, testislerde yumuşama olarak sıralanabilir. Her iki cinste de en çok görülen ortak belirti ise baş ağrısıdır. 

Prolaktin Yüksekliği Tedavisi

Prolaktin yüksekliği tanısı konduktan sonra kadın ve erkeklerde tedavi süreci farklılık gösterir. Kullanılan başka bir ilaç prolaktin yükselmesine neden oluyorsa, öncelikle bu belirlenir ve ilaç değiştirilir. Bunu anlamak için de kullanılan ilaç değişikliğinden kısa süre sonra tekrar kan testiyle değerler ölçülür. Erkeklerde prolaktin yüksekliği meme büyümesi yani jinekomastiye neden olabildiği için tedavi altına alınır.

Tümör kaynaklı prolaktin yüksekliği yaşanması durumunda cerrahi müdahale gerekebilir. İyi huylu tümörlerin sebep olduğu hormonal değişim durumunda ameliyatla tümör alınır. Prolaktin yüksekliği için kullanılan ilaç tedavisi veya cerrahi müdahale yeterli olmadıysa en son radyoterapi tedavisine başvurulur. Yan etkileri fazla olduğu için diğer yöntemler denenip cevap alınamazsa uygulanır. 

Prolaktin Yüksekliğine Ne İyi Gelir?

Prolaktin yüksekliğini düşürmesiyle bilinen bazı vitamin ve gıda takviyeleri alınabilir. B6 ve E vitamini ağırlıklı beslenmek, hormonun düşüşe geçmesine yardımcı olur. Bu vitaminler göz önüne alındığında prolaktin hormonunu düşüren yiyecekler; süt, yumurta, muz, kivi, ıspanak, domates olarak sıralanabilir. 

Stresten uzak durulması PRL yüksekliğinin önüne geçmede etkili sonuçlar doğurur. Aynı zamanda stresle birlikte yorucu etkinliklerden uzaklaşmak, hormonun dengelenmesini sağlar. Göğüs bölgesinin rahat edebileceği çamaşır tercihi yapmak da bu anlamda rahatlama yaşatabilir. 

Prolaktin Yüksekliği Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Prolaktin yüksekliği birçok hastalığa ve olumsuz duruma neden olur. Tedavi edilmemesi veya önlem alınmaması sonucunda kısırlık problemi yaşanabilir. Cinsel isteksizlik, erken boşalma ve sertleşme sorunları ise tedavi edilmediğinde psikolojik sorunlara yol açabilir.  Ayrıca prolaktin yüksekliğinin altta yatan nedeni tespit edilip ona göre tedavi planı oluşturulmalıdır.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
1
Makeleyi Paylaşın

Prolaktin ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Prolaktin yüksekliği, gebeliğe engel olan bazı spesifik durumlar arasında yer alır. Süt hormonu gebelik ve lohusalık dönemi dışında bazı belirtilerle birlikte ortaya çıkabilir ve kısırlığa neden olabilir. Bu nedenle yüksek çıkan değerin düşürülmesi için prolaktin inhibitörü kullanılır.

Prolaktin testi, hormon testleri kategorisinde olduğu için belirti ve şikayet üzerine kan testi yapılarak bakılır. Yumurtalıklarda oluşan şikayetler, adet olamama ve bunlarla birlikte göğüs ağrısı durumlarında test önerilir. Sabah aç karna genellikle 10 – 11 arasında bakılan prolaktin testinde çıkan hormon seviyeleri doğru kabul edilir.

28 günlük adet döngüsünün 14. gününde yumurtlama gerçekleşir. Hormonal durumlarda meydana gelen değişimler bu dönemde hormon testleri yapılarak incelenir. Östrojen hormonunun düşük seviyelerde seyrettiği adetin 3. gününde prolaktin testi yapılır. Yumurtlamayı ne kadar etkilediği, çıkan diğer hormon düzeyleri ile birlikte ele alınarak incelenir.

PRL hormonu yükseldikçe ciltteki yağ bezelerinde dolma meydana gelir ve sivilce oluşumu artar. Kıl kökü uyarıldığı için normalden fazla sivilceye rastlanır. Tedavi edilmezse sürekli olarak cilt bakımı yapılsa da sivilceli bölge tamamen iyileşmeyebilir.

Prolaktin hormonu yüksek olanlar, prolaktin yüksekliği diyeti uygulayarak bazı gıdaları tüketme ve sağlıklı beslenirler. Şeker, doymuş yağlar, fazla kalori tüketimine neden olabilecek her türlü gıda azaltılarak vücut yorulmamaya çalışılır. Prolaktin diyeti, uzman diyetisyen tarafından hastaya özel şekilde hazırlanmalıdır.