MPV

Kanın pıhtılaşmasını sağlayan elemanların boyutları hakkında bilgi veren MPV’nin açılımı Mean Platelet Volume‘dir.

MPV Nedir?

Kanın pıhtılaşmasını sağlayan elemanların boyutları hakkında bilgi veren MPV’nin açılımı Mean Platelet Volume‘dir. Yapılan kan testinin incelenmesi ile elde edilen verilere göre kesin bir sonuç almak için MPV değeri trombosit (PLT) ile birlikte değerlendirilmelidir. MPV ile PLT birbiri hakkında bilgi verir.

Kanın içerisinde kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri ve trombositler (kan pulu) bulunur. Her bir trombositin ömrü 4 gündür. Bu süre içinde üretilen bir kısım trombositler kan dolaşımını sağlarken diğer yarısı dalakta depolanır. Damar duvarında yara kesik gibi bir durum oluştuğunda küçük parçalı kan hücreleri olan Trombositler kanın pıhtılaşmasını sağlar. Trombosit sayısı ve hacmi birlikte ölçülür. Pıhtılaşma vücuttan akan kanın hızla donarak durmasıdır. Tam kan sayımı (CBC) yapıldığında MPV değeri normal değerlere göre daha düşük ya da yüksek olursa kişide pıhtılaşma sorunu olduğunu gösterir. Bu durum hastanın kan kaybı yaşaması halinde ciddi bir sorun haline gelmesine yol açar.

MPV Normal Değerleri Kaç Olmalı?

Sağlıklı bir bireyde MPV değerleri 9.7 - 12.8 fl referans aralığında olmalıdır. Normal değer aralığında olan kişinin ortalama trombosit hacmi ise 2.65- 2.8 mikrometre olarak kabul edilir. MPV değerinde meydana gelen düşüş ya da yükseliş PLT (Trombosit) değerini de aynı yönde etkiler.

Kişinin yaşam koşulları MPV değerinde farklılık yaratır. Örneğin düzenli egzersiz yapılan dönem ile spor yapılmayan bir dönemde yapılan kan testi sonucu farklı çıkar. Ayrıca beslenme, sigara kullanımı, obezite, kronik hastalıklar, kişinin yaşadığı coğrafi bölgenin rakımı ve laboratuvar farklılıkları gibi birçok faktör bu değerlerde fark oluşturabilir.

MPV ile PLT Değerlerinin Birlikte Değerlendirilmesi

MPV Değerleri PLT değerleri ile birlikte değerlendirilerek hastaya tanı konulmalıdır. MPV değeri kandaki trombositlerin hacmini belirlerken PLT ise trombositlerin sayısını gösterir. MPV blood testi sonuçlarının değerlendirilmesi şu şekilde yapılır;

MPV Nasıl Ölçülür?

Tanı konulurken ortalama trombosit hacmi (MPV) değerlerine doğrudan bakılmaz. PLT değerleri ile birlikte test sonuçları incelenerek doğru sonuca ulaşılır. Kan testi yapılarak MPV ve PLT değerleri ölçülür. Normal değerlerde olmayan MPV birçok hastalığa işaret eder. Özellikle doktorun kemik iliği kanserinden şüphe etmesi halinde hastadan MPV değerlerinin ölçtürmesini istenir. Hematoloji MPV testi sonucuna göre anormal bir durum görülürse hastaya kemik iliği biyopsisi yapılarak kesin tanı konur.

Hem kişinin yaşam şeklinden hem de kan testinin incelendiği laboratuvarlarda farklı ölçü birimleri kullanıldığından normal değer aralıkları gevşetilerek değerlendirilir. Ölçü birimi olarak genelde femtolitre (fl) (bir litre kanın 1015 oranı) kullanılır.

Hamilelikte MPV Değeri Nasıl Olmalı?

Hamilelik döneminde yapılan kan değerlerindeki MPV oranının dengede olması oldukça önemlidir. Hem anne hem de bebek için riskli sonuçlara neden olan anormal değerlerdeki MPV değeri gebelik döneminde sıkça ölçtürülmelidir.

Hamilelikte MPV Yüksekliği

MPV değerindeki yükselme oranını aşırı miktarda ise miyeloproliferatif (kemik iliği bozukluğu) hastalıklar, preeklampsi (kan basıncının yükselmesi), kemik kırıklığı, demir eksikliği, reaktif trombositoz ve önceden yapılmış cerrahi işlemlerden kaynaklı sorunların yaşandığını gösterir. Ayrıca MPV yüksekliği felç, kalp krizi, arteriyel emboli, pulmoner emboli, erken doğum ve ani ölüm gibi ciddi problemlere yol açabilir. Hamilelik döneminde MPV yüksekliği hem demir hem de antibiyotik ilaçlarının kullanımı ile tedavi edilir.

Hamilelikte MPV Eksikliği

Hamilelik döneminde MPV eksikliği kanın pıhtılaşmasını engelleyeceğinden gebe kalmada zorluk yaşanmasına, erken doğum, ölü doğum ve düşük gibi sorunların yanı sıra bebeğin gelişiminde gerilik görülmesine neden olabilir. Kanın pıhtılaşmasını sağlayan ilaçlar kullanılarak tedavinin gebeliğin ilk dönemlerinde yapılması anne ve bebek sağlığı açısından oldukça önemlidir.

Bebeklerde MPV Değeri Nasıl Olmalı?

Bebek ve çocuklarda görülen MPV düşüklüğünün nedeni çoğu zaman immün trombositopenik purpura (ITP) hastalığıdır. Sonradan kazanılan nedenlerden kaynaklı olarak ortaya çıkan bu hastalık 2-10 yaş arasındaki çocuklarda sıkça görülür. Virüs nedeniyle önceden ciddi bir rahatsızlık yaşayan çocuklarda organ hasarı görülür. Antikor içeren trombositler karaciğer ve dalak gibi iç organlarda yıkım oluşturur. Bu yıkımı telafi etmek için vücut daha fazla sayıda büyük boyutlara trombosit üretmeye başlar. Çocuklarda görülen MPV düşüklüğü belirtileri arasında vücutta kanama ve morlukların oluşması yer alır.

MPV Düşüklüğü Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

Trombosit boyutları normalden daha küçük ve az sayıda ise hastada MPV düşüklüğü görülür. Yaşlı olan trombositler küçülür. Bu durum vücudun hiç yeni trombosit üretmediğini gösterir. Genellikle genetik faktörlere bağlı olarak görülen trombosit üretmeme durumu birçok hastalıktan kaynaklanabilir. Kesin olarak MPV düşüklüğüne neden olan hastalığın bulunması için detaylı tetkiklerin yapılması gereklidir.

Kemik iliğinin yeterince trombosit üretmemesi hem kemik iliği hasarına hem de kanamanın başlamasına neden olur. Eğer hastada trombosit oranı 20000 mlc altına düşerse kan kaybına bağlı olarak ölüm yaşanabilir. MPV düşüklüğü nedenleri şunlardır;

MPV Düşüklüğü Belirtileri

Kanda MPV düşüklüğü bazı kişilerde hiçbir belirti vermeden ilerlerken bazı kişilerde günlük yaşamı olumsuz etkileyecek türden şikayetler yaşamasına neden olabilir. Yaş ve genetik faktörlere bağlı olarak her hastada farklı şikayetler görülebilir. Başlıca MPV düşüklüğü (Trombositopeni) belirtileri arasında;

  • Gribin uzun süre devam etmesi
  • Enfeksiyon
  • Bağışıklığın zayıflaması
  • Kas ağrıları
  • Halsizlik, yorgunluk
  • Ciltte morluk ve kırmızı leke oluşması
  • Burun kanaması
  • Uyku problemleri yer alır.

MPV Eksikliği Tedavisi

MPV düşüklüğünün kan sayımında tespit edilmesi halinde hemen ilaç tedavisine başlanarak MPV değerinin ideal değerlere ulaşması sağlanır. Bu ilaçlar pıhtı halindeki trombositleri iyileştirerek kanın pıhtılaşmasını kolaylaştırır. Düzenli aralıklarla kan testi yapılarak ilerleme kaydedilir ve hastanın durumuna göre ilaç kullanımına devam edilir ya da ilaç değişikliği yapılmasına karar verilir.

MPV Eksikliğine Ne İyi Gelir?

MPV eksikliği kanın pıhtılaşmasını yavaşlatır. Yaraların geç iyileşmesine yol açan MPV eksikliği kaza anında kan kaybına sebep olur. K vitamini içeren besinlerin sıkça tüketilmesi kanın hızla pıhtılaşmasına yardımcı olur. K vitamini bakımından zengin besinler şunlardır;

  • Ispanak, marul, kişniş, maydanoz, fesleğen, pazı, karalahana gibi yeşil yapraklı sebzeler
  • Lahana, Brüksel lahanası, brokoli, kereviz, havuç, karnabahar, soya fasulyesi
  • Kanola ve soya yağı
  • Armut, incir, dut, böğürtlen, yaban mersini, ahududu
  • Adaçayı ve kekik çayı

MPV Eksikliği Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Trombositlerin hacimce küçük ve az sayıda olması, kan damarlarında ciddi hasarlara yol açar. Yapılan kan testinde MPV değeri düşük olan kişiler tedaviyi reddetmesi ya da tedaviye geç kalmaları halinde felç gibi iskemik (beyne kanın gitmemesi) hastalıklara yol açar.

MPV Yüksekliği Nedenleri ve Hastalıkları Nelerdir?

Kandaki trombosit değerinin normalden büyük olduğunu gösteren kanda MPV yüksekliği ciddi hastalıklar nedeniyle görülür. Yeni oluşan trombositler kemik iliğinde büyük boyutlarda olur. Küçülen trombositlerin çok hızlı bir şekilde yok edilerek yerine yeni büyük genç trombositlerin oluşması kemik iliğinde hasara neden olabilir. Ayrıca MPV yüksekliği nedenleri arasında kanın çok daha hızlı bir şekilde pıhtılaşmasına bağlı olarak kalpte pıhtı oluşumu ve inme gibi bazı ciddi hastalıklar yer alır.

MPV yüksekliği nedenleri ve hastalıkları aşağıdaki gibidir:

  • Diyabet (şeker hastalığı)
  • D vitamini eksikliği
  • Hipertansiyon
  • Atriyal fibrilasyon (kalp ritim bozukluğu)
  • Felç
  • Hipertiroidizm 
  • Kan kanseri
  • Kan zehirlenmesi
  • Kemik iliği hastalıkları

MPV Yüksekliği Belirtileri 

MPV yüksekliği bazı kişilerde hiçbir belirti vermez. Bu durumda kanın pıhtılaşmasını hızlandıracağı için felç ya da kalp krizi gibi sorunlar görülerek birden bire sorun olarak ortaya çıkabilir. Bu nedenle düzenli periyotlarla yapılacak olan tam kan testi geri dönüşü olmayan sorunların yaşamasını önleyecektir. Sıkça görülen MPV belirtileri şunlardır;

  • Fonksiyonel bozukluklar
  • Baş ağrısı
  • Baş dönmesi
  • Göğüs ağrısı
  • Eklem ve kas ağrısı
  • Yürüme zorluğu
  • Kemik zayıflığı ve kırılması

MPV Yüksekliği Tedavisi

MPV değeri yüksekliği belirtilerinin görülmesi halinde yüksekliğin altında yatan sebebe bağlı olarak tedavi süreci başlatılır. Hastanın sağlık durumu ve ihtiyaçları, tedavi seçiminde önemlidir. Hastanın beslenme düzeni üzerinde değişiklikler yapılır, diyet listesi hazırlanır ve kan sulandırıcı ilaçlar reçete edilir.

Altta yatan sebep kan kanseri gibi ciddi durumlar ise ek test ve tetkiklerle doğrulanarak kapsamlı bir tedavi sürecine giriş yapılır.

MPV Yüksekliğine Ne İyi Gelir?

Kan pıhtısının normalden daha koyu olduğunu gösteren MPV yüksekliği kan sulandırıcı ilaçlar kullanılarak tedavi edilir. Tedavi sürecini hızlandırmak ve sağlıklı trombositlerin oluşması için beslenme düzenine dikkat edilmelidir. MPV yüksekliği olan kişilerin tüketebileceği kan sulandırıcı besinler şunlardır;

  • Kiraz, limon, portakal, greyfurt, kara üzüm, kızılcık
  • Zeytinyağı
  • Sarımsak
  • Zerdeçal
  • Kırmızı biber
  • Papatya, karanfil, ekinezya ve kiraz sapı çayı 

MPV Yüksekliği Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Yapılan MPV tahlil sonuçlarına göre MPV değeri yüksek olan kişiler kan sulandırıcı ilaçlar kullanarak tedavi edilir. Trombosit büyüklüğü kanın pıhtı halinde olmasına yol açar. Kan sulandırıcı besinlerin tüketilmemesi ya da ilaç kullanılmaması halinde damar içerisindeki pıhtı giderek koyulaşır ve damarları tıkamaya başlar. Kan dolaşımına engel olan kan pıhtıları felç, kalp krizi, damar hastalıkları ve ölümle sonuçlanabilecek sorunlara neden olur.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın