evim.com

Kusma Tedavisi

Kusma durumu genellikle bir enfeksiyona bağlı olarak gelişir ve bunun sonucunda da öncelikle neden olan enfeksiyonun durdurulması ve iyileştirilme sağlanması gereklidir.

Kusma Teşhisi

Bulantı ve kusma olayları altta yatan bir hastalık ya da tetikleyici bir faktör sonucu gelişmektedir. Hastaneye başvuran hastalara çeşitli sorular sorularak altta yatan hastalık ya da tetikleyici faktör bulunmaya çalışılır. Hastaya yapılan tanı işlemleri şunlardır;

  • fizik muayene: Fizik muayene kusma ve bulantı şikayeti ile gelen hastalara yapılan tanı yöntemlerinden biridir. hastanın diğer şikayetleri de değerlendirildikten sonra hasta muayene masasına alınır. hastaya karın muayenesi başta olmak üzere çeşitli muayeneler yapılır ve hastaya tanı konulmaya çalışılır.
  • kan tahlili: Hastanın vücudunda enfeksiyon olması durumunda kandaki enfeksiyon parametrelerine bakılır.
  • Ultrasonografi: Hastaya yapılan muayene sonucunda karında bir apandisit gibi anormallik görülüyorsa ultrasonografi yapılarak inceleme yapılabilir.

Kusma Tedavisi

Kusma – istifra durumu genellikle bir enfeksiyona bağlı olarak gelişir ve bunun sonucunda da öncelikle neden olan enfeksiyonun durdurulması ve iyileştirilme sağlanması gereklidir. Kusma durumunda su kaybı oldukça yüksek miktarda gerçekleşeceğinden, öncelikle kaybolan suyun yavaş yavaş ve az az olmak üzere telafi edilmesi gerekecektir.

Aşırı miktarda olan kusmalarda ise mutlaka bir doktor gözetimine başvurulmalı ve gerekli ise antiemetik nitelikteki ilaçların reçete edilmesiyle birlikte düzenli bir şekilde kullanılması gerekmektedir.

Kusma Tedavisinde Kullanılan Antiemetik İlaçlar

İnsan vücudunda bulantı ve kusma işlemini uyaran bazı reseptörler (alıcılar) yer almaktadır. Çeşitli ilaçlar ile bu baskılanarak bulantı ve kusma işlemi engellenmeye çalışılır. Bulantı ve kusma tedavisinde kullanılan bazı ilaç grupları şunlardır;

  1. 5 HT3 antagonistleri: Sindirim sisteminde ve beyin sapında bulunan seratonin 5 HT3 reseptörleri baskılanarak bulantı ve kusma önlenmeye çalışılır. Bu ilaç grubu genellikle kemoterapiye, radyoterapiye ve gebeliğe bağlı meydana gelen bulantı ve kusmalar için kullanılmaktadır. Bu gruptaki ilaçlardan bazıları şunlardır;
    1. Ondansetron
    2. Granisetron
    3. Tropisetron
    4. Dolasetron
    5. Palanosetron
  2. Kortikosteroid ilaçlar: Beyindeki kusma merkezinde etkili olan ilaçlardır. 5 HT3 antogonisti ilaçların etkilerini arttırmak için kullanılabilmektedirler.
    1. Deksametazon
    2. Metilprednizolon
  3. Nörokinin-1 reseptör antagonistleri: Nörokinin-1 reseptörlerini bloke eden bu ilaçlar kemoterapi tedavisi sonrası görülen kusmaları önlemek için kullanılmaktadırlar. Nörokinin-1 reseptör antagonisti ilaçlar 5 HT3 antagonisti ilaçlar ve kortikosteroidler ile beraber kullanılabilmektedirler.
    1. Aprepitant
    2. Netupitant
    3. Rolapitant
  4. Metoklopramid: Migren ataklarında bulantının önlenmesi, kemoterapi sonrası bulantı ve kusma, gastro ösafagial reflü, diyabetik gastroparazi, vagotomi sonrası mide boşalmasının hızlandırılması gibi durumlarda kullanılan ilaçtır.
  5. Trimetobenzamid: Metoklopramid benzeri etkileri olan bir ilaçtır.
  6. Domperidon: Sindirim sisteminde dopamin reseptörleri üzerinde etkili olan ilaçlardır. Mide içeriğinin yukarı yönelmesini engeller ve mide içeriğinin mideden bağırsaklara çıkışını hızlandırır.       

Kusma Tedavi Edilmezse

Kusma hastalarda ciddi sıvı kayıplarına yol açabilecek bir durumdur. Tedavi edilmediği ve gerekli sıvı takviyesi yapılmadığı takdirde sıvı kaybının ciddiyetine göre değişmekle beraber hastalarda ciddi nörolojik belirtiler gelişebilir. Bunun yanında kusmaların şiddeti ve sayısı arttıkça hastanın midesinde ve yemek borusunda ciddi hasarlar meydana gelebilir. Özellikle şiddetli kusma sonucu hastalarda yemek borusu yırtılmaları ciddi klinik durumlara yol açabilen durumlardan birisidir. Ayrıca bitkinlik, yorgunluk, deride solukluk gibi belirtilerde daha ciddi seviyelere gelebilir.

Bu kişilerde kusma fobisi oluşum gösterir. Kusma fobisi aynı zamanda “emetofobi” olarak adlandırılmaktadır. Kusma fobisi ya da bir diğer adı ile emetofobi yaşayan kişilerde başka birisinin kusma anına görerek ya da duyarak şahitlik etme ya da kendisinin kusması büyük bir korkuya ve endişeye neden olur. Bu kişilerde buna bağlı olarak yoğun bir şekilde halsizlik, asabiyet bozuklukları ve panik bozuklukları görülebilir.   

Kusmaya Ne İyi Gelir?

Kusma hali ani bir şekilde gelişir ve aslında bir refleks niteliğindedir. Bazı yiyeceklerin ise kusma olayı üzerinde direkt olarak etkileri görülmektedir. Kusmayı kesmek için ise aşağıda belirtilen yöntemler ile basit bir şekilde evde uygulanıp denenebilir ve kullanılabilecek besin maddelerini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür.

  • Zencefil tüketimi: Sindirim sistemi üzerinde görülen bütün bozukluklarda iyileştirme sağladığı düşünülür. Mide bulantılarında oldukça etkilidir ve bulantı probleminin ortadan kalkmasına yardımcı olur. Böylelikle de kusma problemini ortadan kaldırabilir niteliktedir. 
  • Yoğurt tüketimi: Mide üzerinde yatıştırıcı ve bastırıcı bir etkiye sahiptir. Bu özelliği sayesinde kusma probleminin de ortaya çıkmasına engel olur. Aynı zamanda besin zehirlenmelerinde panzehir olarak da tüketilir.   
  • Rezene çayı tüketimi: Mide ağrılarını gidermek için oldukça etkili bir bitkidir. Ilık bir şekilde tüketilir ve kusma problemini hızlı bir şekilde ortadan kaldırarak tedavi eder.
  • Papatya çayı tüketimi: Mide ağrılarını hafifletme ve giderme özelliğine sahiptir. Ilık bir şekilde tüketilmesi önerilir.
  • Nane limon çayı tüketimi: Ekşi besinlerin mide üzerinde oluşacak olan bulantı hissini önleme özelliği vardır. Kuru nanenin demlenmesi ile elde edilen nane çayını, içerisine damak zevkinize göre ekleyeceğiniz ekşi nitelikteki limon ile tüketilmesi sonucunda kusma durumu önlenebilir.
  • Patates püresi tüketimi: Özellikle tuzlu bir şekilde tüketilen patates püresi, kusma üzerinde kesici bir özelliğe sahiptir.
  • Pilav ve makarna tüketimi – Yağsız bir şekilde tüketilen pilav veya makarna, midenin bastırılmasını sağlayacaktır ve böylelikle kusmayı önleyecektir. 
  • Meyve tüketimi: Özellikle elma, muz ve şeftali tüketimi oldukça etkilidir.
  • Kraker ve kurabiye tüketimi: Özellikle tuzlu olanları tercih edilmelidir ve böylelikle midenin bastırılması ve kusmanın önlenmesi sağlanacaktır.
  • Ekmek tüketimi: Midenin hafifleyerek rahatlamasını sağlamak için 1 dilim ekmek tüketilmesi uygundur. 
  • Elma sirkesi tüketimi: 1 kaşık elma sirkesinin 1 çay bardağı su içerisinde tüketilmesi kusmanın önlenmesine yardımcı niteliktedir. 

Aynı zamanda bunlara ek olarak el ve yüzün soğuk su ile yıkanması, açık havaya çıkılarak oksijen miktarının arttırılması ve derin derin bir şekilde nefes alınması, az miktarda su tüketimi yapılması ve de uzanma ya da oturma pozisyonuna geçilerek istirahat edilmesi sağlanabilir.

Kusmaya Ne İyi Gelmez?

Kusmaya – istifraya;

  • Midenin çok dolu tutulması,
  • Çok miktarda ve az öğünlerle yemek yenmesi,
  • Yiyeceklerin hızlı bir şekilde tüketilmesi, 
  • Tatlı, şerbetli yiyeceklerin tüketilmesi,
  • Yağlı yiyecekler ve özellikle kızartmaların tüketilmesi,
  • Kafein içeren içeceklerin içilmesi,
  • Gazlı ve asitli içecekler içilmesi,
  • Soğuk veya sıcak tüketim yapılması,
  • Yemek sonrası sırt üstü pozisyonda olunması, 
  • Bel bölgesinde sıkmaya neden olan giyeceklerin tercih edilmesi iyi gelmeyen şeyler olarak nitelendirilebilir.

Kusmadan Sonra Ne Yapılmalıdır?

Kusma olayı yaşandıktan sonra öncelikle el ve yüz yıkanarak ferahlama sağlanabilir, sonrasında ise tekrar aynı durumu yaşamamak adına midenin bir süre boş bırakılması yani bir şeyler yenmemesi gerekmektedir. Su tüketimi için aceleci davranılmamalı ve yudum yudum uzun aralıklarla içilmesi gerekmektedir. Oluşacak olan açlık hissini bastırmak için ise yağsız ve eğer mümkünse yoğurtlu bir çorba tercih edilebilir ve ferahlatıcı esanslara sahip olan kokulardan ya da kolonyadan faydalanılabilir.

Hamilelikte Kusma İstifra

Gebelik döneminde anne adaylarının birçoğunda sıklıkla görülen bir durumdur. Anne adayının bedeninde meydana gelen genellikle hormonal değişiklikler ya da yemek yeme düzeninde oluşacak olan değişiklikler mide bulantısı ve kusmaya sebebiyet verir. Aynı zamanda stresin de mide bulantısı ve kusma için tetikleyici bir faktör olduğu unutulmamalıdır ve bu sebeple anne adayı bedeninde meydana gelecek değişikliklere kendisini psikolojik olarak hazırlamalı, bilinçli davranmalı ve stresten mümkün oldukça uzak durmalıdır. Böylelikle oluşması gayet muhtemel olan mide bulantısı ve kusmanın önüne geçilmesi sağlanacaktır.

Gebeliğin ilk trimester olarak adlandırılan ve ilk 3 ayını kapsayan döneminde yoğun bir şekilde mide bulantısı ve kusma problemlerinin görülmesi muhtemeldir. Bazı anne adaylarında hormonal değişikliklere bağlı olarak ortaya çıkan bulantı ve kusma durumu genellikle ilk 3 aylık süre sonunda son bulur fakat bazı anne adaylarında ise bütün hamilelik süreci boyunca bulantıların ve haliyle de kusmaların devam ettiği bilinmektedir. Bu durum, kişiden kişiye değişiklik gösterir niteliktedir. Şiddetli bulantı ve kusma gebelerde beslenme problemlerine yol açmaktadır. Gebe kusmamak için yemek yiyemez hatta kokusuna, görüntüsüne bile dayanamaz. Bunun sonucunda da hastada besin eksiklikleri ve kilo kaybı meydana gelebilir. Ayrıca şiddetli bulantı ve kusma tedavi edilmediği takdirde yemek borusunda yırtılmalara neden olabilir ve hastaneye yatışı gerektirebilir. Bu nedenle gebelikte bulantı ve kusma hem anne adayı hem de bebek için ciddi sonuçlara neden olabileceğinden mutlaka kontrol altında tutulmalıdır.

Bebeklerde ve Çocuklarda Kusma 

Bebeklerde ve çocuklarda kusma durumu genellikle normal bir durum olarak nitelendirilmektedir. Oldukça yaygın bir şekilde görülür. Genellikle öksürük ve ateşlenme durumunu takiben bulantı ve kusma problemi de ortaya çıkar. Bağırsak enfeksiyonu, boğaz enfeksiyonu ve idrar yolu enfeksiyonu gibi enfeksiyonlar da bebeklerde ve çocuklarda mide bulantısı ve kusmaya sebebiyet verir.

Çok küçük bebeklerde, erken zamanlarda özellikle yeni doğan bebeklerde, emme esnasında ve sonrasında anne sütünün bebeğin ağzından taşması şeklinde kusmalar görülebilir. Bunlar zararsız olarak nitelendirilebilir. Ancak yine çok küçük bebeklerde zorlanarak kusma söz konusu ise bağırsak tıkanıklığı varlığı göz önünde bulundurulmalıdır, yine bebeklerde balgamlı kusma söz konusu ise başka bir hastalığın belirtisi olabileceği unutulmamalıdır ve zaman kaybetmeden mutlaka bir hekim ile iletişime geçilerek kontrol edilmesi sağlanmalıdır.

Projektil kusma konusuna da bu noktada değinmek gerekir. Projektil kusma, genellikle bebeklerde görülen ve fışkırma şeklinde gerçekleşen bir kusma türüdür. Bebeklerde fışkırarak kusma, genellikle yaşanana bir kafa travmasını takiben ya da yemek borusunda bir tıkanıklık sonucu gözlemlenebilir. Bu durumda zaman kaybetmeden pediatri uzmanına başvurulması gereklidir.

Makaleyi faydalı buldun mu?
0
0
Makeleyi Paylaşın

Kusma ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Bebeklerde öncelikle verilen yiyeceklere çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Her gıda bebekler için uygun nitelikte değildir. Bebek bir yiyeceği yemek istemiyorsa zorlama yapılmamalıdır. Bunları takiben kusmanın neden kaynaklandığı tespit edilmelidir. Yiyeceklerin yanı sıra psikolojik olarak da kusma probleminin ortaya çıkması muhtemeldir.

Bebeklerde kusma durumunda;

  • Bebeğinize su vermeyin. Su kusmayı tetikleyici niteliktedir. 
  • Anne sütü alıyorsa yani emziriliyorsa daha az emzirilmesine dikkat edin.
  • Ek gıdaya geçilmiş ise; elma suyu gibi kalorili sıvılar verilerek sıvı kaybının önüne geçilmelidir.

Gebeliğin ilk trimester olarak adlandırılan ve ilk 3 ayını kapsayan döneminde yoğun bir şekilde mide bulantısı ve kusma problemlerinin görülmesi muhtemeldir. Bazı anne adaylarında hormonal değişikliklere bağlı olarak ortaya çıkan bulantı ve kusma durumu genellikle ilk 3 aylık süre sonunda son bulur fakat bazı anne adaylarında ise bütün hamilelik süreci boyunca bulantıların ve haliyle de kusmaların devam ettiği bilinmektedir. Bu durum, kişiden kişiye değişiklik gösterir niteliktedir.

Anne adayında ortaya çıkan kusma sorunun temel nedeni olarak hormona değişiklikler görülse de, stresin de önemli bir faktör olduğu unutulmamalıdır. Gebelik ile birlikte strese giren anne adayı, bedeninde meydana gelecek olan değişiklikleri kabullenir ve bilinçli bir şekilde hareket ederse, en az şekilde bulantı ve kusma problemi yaşaması mümkündür

Bebeklerde özellikle ilk zamanlarda yoğun bir şekilde ağız dolusu şeklinde tabir edilen kusmalar görülebilir. Bu durum genelde normal olarak karşılanmaktadır. Aylar geçtikçe, genellikle 8 ay ve sonrasında bebekler biraz daha kilo alarak toparlanmaya başlar ve kusmaları da gittikçe azalarak son bulur.

Kusma eylemi bir refleks niteliğindedir. Buna bağlı olarak da genellikle kısa sürer ve geçici bir şekilde meydana gelir. Yine de hızlı bir şekilde durdurulması gerekiyorsa, bu durumdan mustarip olan kişiye bir parça ekmek yedirilebilir veyahut tuzlu kraker ile midesinin bastırılması sağlanabilir. Yine yoğurt ve nişasta karışımı, yağsız pilav veya makarna gibi yiyeceklerin tüketilmesi de kusmanın durdurulmasına yardımcı olacaktır.

Kusma durumunda iyi gelebilecek ve bir anda durdurmasa bile azalmasına yardımcı olabilecek, mideyi rahatlatabilecek şeyleri aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür.

  • Zencefil tüketimi
  • Yoğurt tüketimi
  • Rezene çayı tüketimi
  • Nane limon çayı tüketimi
  • Patates püresi tüketimi
  • Pilav ve makarna tüketimi
  • Meyve tüketimi
  • Tuzlu kraker veya kurabiye tüketimi
  • Ekmek tüketimi
  • Elma sirkesi tüketimi

Kusma, mide bulantısı ile belli olan ve midede sindirilmemiş halde bulunan yiyecek ve içeceklerin dışarı atılmasıyla sonlanan bir durumdur.

makaleyi incele

Kusma durumu genellikle bir enfeksiyona bağlı olarak gelişir ve bunun sonucunda da öncelikle neden olan enfeksiyonun durdurulması ve iyileştirilme sağlanması gereklidir.

makaleyi incele